… r göndermişler ve üç aded mekâtibler dahi akrabâlarımızdan gelüp "Siz sağ olun.
Pederiniz
merhûm oldu. İnnâ-lillah" deyü haber gelince cihân başıma teng ü dar oldu. Ve m …
Bu şehirde üç gün meks edüp safâ ederken Âsitâne tarafından ulaklar gelüp paşaya hakîr içün ammîlerimden ve Memekzâde efendimden ve Abdürrahîm efendimden mektûblar gelüp "Evliyâ kulunuzun pederi merhûm olup cemî‘î mülkü ve eşyâsı üğey vâlidesi elinde ve hemşîreleri ve kassam elinde memhûrlu kalmışdır. Lütfunuzdan ricâ ederiz kim Evliyâ Çelebi dâ‘îniz bu cânibe gönderüp birkaç zamândan sonra işlerin tamâm edüp yine huzûrunuza vara" deyü mektûblar göndermişler ve üç aded mekâtibler dahi akrabâlarımızdan gelüp "Siz sağ olun. Pederiniz merhûm oldu. İnnâ-lillah" deyü haber gelince cihân başıma teng ü dar oldu. Ve mektûbları paşaya gösterdim. Paşa dahi kendüye gelen mektûbları gösterüp bî-karâr oldum. Hemân ol mahalde yine gelmek şartıyla izin taleb edüp dest-bûs etdim. Nola deyüp kethüdâ ve hazinedârın çağırup beş yüz esedî harc-ı râh ve iki küheylân at ve iki köle ihsân edüp sâ’ir levâzımâtlarımı ve bir mükellef cerke ve merhûm Varvar Alî Paşa'nın ihsân etdüğü üç katıra üç katır dahi ihsân edüp kâmil bir katar katır olup yedi abd-i memlûk ve sekiz nefer yapışma huddâmımla Beğbâzârı şehrinden paşa efendimizle vedâlaşup ve cümle ehibbâ ve dûstânlar ile cümle vedâlaşup
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 367b ·
metinde göster ·
Ba‘dehû bade'l-asr hân tarafından eşik ağası gelüp "Buyurun, sizi hân ister." dedikde Van ağavâtlarının mektûbların ve Mahmûdî İbrâhîm Beğ'in koyun tahsîli içün ricânâme mektûbların alup Paşa efendimizin hâna hedâyâ gönderdiği diğer at ki birin altun rahtıyla ve cevâhir zeyniyle pâk u mülebbes eğerleyüp dîbâ zilpûşin yelegendez kılup pâk yedekçiler çekdi. Ve bir zîbâ çul ile yelegendez çeküp yine alâya bizim âdemlerimizin mükellefçeleri bile gidüp hân âdemleri dahi mukaddemce gidüp hân huzûruna iki re’s küheylân atları çekince murassa‘ eğerli atı {hân} görüp aklı gitdi ve öbür atı görüp âlem-i hayretde kaldı. "Paşa pederiniz kayser-zemîn atlarıdır. Ma‘zûr buyurup kabûl eylesinler." deyü hânıma selâm-ı firâvân edüp bu hüssânları hânıma hedâyâ gönderdi ve buyurdular kim eğer hân-ı âlîşân oğlumuzun yanında Pinyaniş fukarâlarının koyunları ricâsı geçerse biz anlara çok küheylân-ı Rûm atları gönderirim ve dünyâ ve âhiret oğlum olsun. İnşâallah şâhdan ben ana Revân hânlığın ricâ ederim. Babası yurdun imâr itsin." dedikde hân bu kelâm-ı müferrihlerinden safâ edüp "Melek vezîr babamız olsun. Bizi beyne'l-akrân mümtâz etdi. Allah da anı serefrâz eylesin." deyüp murassa‘ eyerli atın müzehheb ü mutallâ sîm-i hâlis rikâbına nazar edüp bilâ-rikâb ata süvâr olup sarây meydânında bir kaç müşvâr çevelân edüp cihân kadar hazz etdi ve ikisin dahi huzûrunda gümüş berbende urup atlar cevelân ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 292a ·
metinde göster ·
… berü müştak [u] garîbiniz idim. Hamd-i Hudâ bugünkü gün Hân-ı âlîşân hazretleri
pederiniz
boyahâne hüccetleri verüp çerâğ etdi. Dahi gayrı şân-ı şerîfinize ne lâyık ise …
Hemân hakîr eyitdim: "Vallâhi beğlerim, bu dünyâda dervîşân gûnâ-gûndur. Ben dahi âvân-ı nâs mâbeyninde bu gûne atlı ve donlı ve bârhâne ve hidmetkârlı dervîşim. Ben umûr-ı dünyâ kaydında değilim. Ceng oldu ve vilâyet harâb oldu ve gâret ü yebâb oldu. Ben anları bilmem. Ancak bu hakîr bir du‘âgûyunuzum ve kendi hânedânınıza gelmiş yigirmi yıldan berü müştak [u] garîbiniz idim. Hamd-i Hudâ bugünkü gün Hân-ı âlîşân hazretleri pederiniz boyahâne hüccetleri verüp çerâğ etdi. Dahi gayrı şân-ı şerîfinize ne lâyık ise anı eylen. Hâlâ bu âsitânenin müsâfiriyim. Size mahabbetimden gelüp âlüfte vü âşüftelik ederim" deyü vâfir tevâzu‘-âmîz kelimâtlar edüp tahta'l-kahve yerim, ammâ semm-i helâhil yeyüp ensemden geçer. Hemân Bedir Beğ mu‘ammer olsun.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 9b ·
metinde göster ·