sonra seccâde-nişînliği kabûl etmeyüp Yûsuf [u] Züleyhâ te’lifîne mukayyed oldu …
Eş-Şeyh Mehemmed Hamdullah ibn Akşemseddîn: Pederlerinden sonra seccâde-nişînliği kabûl etmeyüp Yûsuf [u] Züleyhâ te’lifîne mukayyed olduğu bâlâda mestûrdur. Ammâ bunlar dahi rahm-i mâderde iken vâlideleri karnına pederleri urup "Bre benim zî-akl Aristo-yı zû-fünûn ve şâ‘ir ü mâhir ve musannif ü mü’ellif oğlum" deyü vâlidi, vâlidesinin batnın ohşarmış. Hikmet-i Hudâ sene 853 târîhinde rahm-i mâderden müştakk olup sekiz yaşında dîvân sâhibi olup Leylâ ve Mecnûn kitâbın ve Mevlûd-ı Manzûm dahi anındır. Ammâ Yûsuf [ü] Züleyhâ'sı te’lîfi makdûr-ı beşer değildir. Ancak aşk-ı İlâhî ile âlûde olan kelâmıdır. Müddet-i ömr-i azîzleri altmış altıya yetmiş iken sene 909 târîhinde vefât edüp pederleri cenbinde medfûnlardır. Yüz yetmiş pâre risâle ve kütüb-i mu‘teber te‘lîfâtları vardır. Rahmetullahi aleyh. Ammâ Kıyâfetnâme'si ve Yûsuf [u] Züleyhâ'sı memdûh-i âlemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 368b ·
metinde göster ·
… ne dürr-i yetîm-âsâ birer dürr-i nâ-sufte ve birer gonca-i nâ-şüküftedirler kim
pederlerinden
gayri er yüzün {görmüş} ve merd sözün istimâ‘ etmiş değillerdir.
Kelimâtları mevzûn ve dişleri lü’lü’-i meknûn, her siyâbı kendülere uykun, Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde ehl-i perde, zâhide, sâhib-i cemâl havâtîn-i mü’eddebeleri vardır. Gerçi böyle bir sevâd-ı mu‘azzamda "Çam çakalsız olmaz" kelâmı üzre koç kaçkını eder nisvân-ı sâhib-isyânları da olur ammâ sâ’ir diyâra nazar ederek bu şehr-i Edirne aslah-ı mevcûddur. Zîrâ duhter-i pâkîze-ahterleri gâyet perhîzkâr pâkizeleri var kim henüz her biri birer gûne dürr-i yetîm-âsâ birer dürr-i nâ-sufte ve birer gonca-i nâ-şüküftedirler kim pederlerinden gayri er yüzün {görmüş} ve merd sözün istimâ‘ etmiş değillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 166b ·
metinde göster ·
… up her biri bir zâhide-i sâhib-cemâl havâtînlerdir ve duhter-i pâkîze-ahterleri
pederlerinden
gayrı er yüzü görmemişlerdir. Müşerref olduğumuz dostân, evvelâ velî-ni‘metimiz …
Tavsîf-i mahbûbe-i zamâne: Hudâ âlimdir nisâların görmedim, ammâ sikâ yâr-ı gârlarımızın nakilleri üzre cümlesi hüsn-i cemâlde ve latîf-i i‘tidâlde olup her biri bir zâhide-i sâhib-cemâl havâtînlerdir ve duhter-i pâkîze-ahterleri pederlerinden gayrı er yüzü görmemişlerdir. Müşerref olduğumuz dostân, evvelâ velî-ni‘metimiz Mallı Kaya Çelebi ve bürâderi (---) çelebi ve Hadım Ca‘fer Ağa ve Kulağası Hüseyin Ağa ve oğulları.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 257b ·
metinde göster ·
… gûyâ her biri birer dürr-i yektâ-yı nâ-sifte ve birer gonca-i nâ-şüküftelerdir.
Pederlerinden
gayrı er yüzün ve erkek sözün istimâ‘ etmiş değillerdir. Ve hokka dehen ü la‘l …
Sitâyiş-i tâ’ife-i zenâne-i masdar-ı insân: Ekseriyyâ hâk-i Bağdâd'ın zenâneleri hüsn-i cemâlde ve lûtf-i i‘tidâlde olup kelimâtları cümle mevzûn ve dür-dâne dişleri gûyâ dürr-i meknûn halk olup geysû-yı müşkbârların çim-çim ve ham-be-ham edüp sarkıddıklarında bir cihetde uşşâkı mu’âhaze edüp cânlarına bin cân u dil eyle akıdırlar ammâ yine böyle iken her biri Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde ehl-i perde zâhide-i sâhib-cemâle havâtînleri vardır ve niçe bin duhter-i pâkîze-ahterleri ve gâyet perhîzkâr bikr-i nâ-şükûfteleri var kim gûyâ her biri birer dürr-i yektâ-yı nâ-sifte ve birer gonca-i nâ-şüküftelerdir. Pederlerinden gayrı er yüzün ve erkek sözün istimâ‘ etmiş değillerdir. Ve hokka dehen ü la‘l fâm ve sîm-beden ve nâzük endâm olurlar. Ve söze gelseler bedî‘u'l-beyân u fasîhu'l-lisân olurlar. Her birinin cünbüş-i harekâtları ve reftâr u güftârları âdemi hayrân u ser-gerdân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 345b ·
metinde göster ·
… üfte ve birer gonça-i nâ-şüküftedirler. Hüsn-i cemâlde ve lütf-i i‘tidâlde olup
pederlerinden
gayrı er yüzün ve erkek sözün istimâ‘ etmemiş bintânları vardır.
Ve duhter-i pâkîze-ahterleri dahi gâyet perhîzkâr bâkire kızları var kim henüz her biri birer dürr-i nâ-süfte ve birer gonça-i nâ-şüküftedirler. Hüsn-i cemâlde ve lütf-i i‘tidâlde olup pederlerinden gayrı er yüzün ve erkek sözün istimâ‘ etmemiş bintânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 116b ·
metinde göster ·
… bir eski püskü parçayı meyyit üslûbunda bir tahta üzre koyup niçe yüz gılmânlar
pederlerinden
gördükleri üzre kimi hande(?) ederek kimi gülüp şaka ederek kimi tevhîd ederek …
"Paşa bize her bâr ihsân eder, ana bed-du‘â etmeziz. Ammâ kadı hasîs ü le’îm ve hem üstâdlarımıza darb-ı şedîd edüp ol ecilden bizler dahi ta‘zîr olunduk. Gelin kadıaskerin Q 252aP 249a cenâzesi namâzın kılalım", deyüp bir eski püskü parçayı meyyit üslûbunda bir tahta üzre koyup niçe yüz gılmânlar pederlerinden gördükleri üzre kimi hande(?) ederek kimi gülüp şaka ederek kimi tevhîd ederek esvâk-ı sultânî içre ubûr ederken ehl-i sûk,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y250a ·
metinde göster ·
… ssûkî sene (---) târîhinde vücûda gelüp müddet-i ömr-i azîzleri (---) sene olup
pederlerinden
sonra (---) pâdişâh asrında sene (---) târîhinde dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye rev …
Nîl kenârında yüz evli ve hûrmâ bâğlı bir ma‘mûr karyedir. Cümle meşâyihân fukarâları gemilerinden çıkup bunda bir gece mevlûd ederler. Zîrâ İbrâhîm-i Dessûkî hazretlerinin peder-i azîzleri eş-şeyh Hazret-i Ebülmecd hazretleri bundaki Câmi‘-i Kebîr civârında nahlistân gülistânlı bâğ içinde bir kubbe-i âlîde medfûnlardur. Bunların dahi niçe yüz menâkıbı ve keşf [ü] kerâmâtları vardır. Cümleden biri hemân piyâde yetmiş kerre hacc-ı şerîf etmişlerdir. Sene (---) târîhinde vefât etmişlerdir. Ammâ eş-şeyh İbrâhîm-i Dessûkî sene (---) târîhinde vücûda gelüp müddet-i ömr-i azîzleri (---) sene olup pederlerinden sonra (---) pâdişâh asrında sene (---) târîhinde dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye revâne olmuşlardır, rahmetullâhi aleyh. Q 275b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y304a ·
metinde göster ·