… ishâneler üzre külbelerin gûnâ-gûn oklardan heki ve puta ve âzmâyiş ve pişer ve
peleng ve
hadeng ve nâvek ve sehm ve zîzân ve gez ve pışar isimli kamış ve elvân çamlarda …
Bu okcuyân pâk askerdir. 189b Seyishâneler üzre külbelerin gûnâ-gûn oklardan heki ve puta ve âzmâyiş ve pişer ve peleng ve hadeng ve nâvek ve sehm ve zîzân ve gez ve pışar isimli kamış ve elvân çamlardan deste deste oklar ile dükkânların zeyn edüp ok yapup bir gözlerin yumup oka bakarak ve ok çevirerek bunlar cümle pür-silâh ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 189a–189b ·
metinde göster ·
… srî ve Bağdâdî ve münakkat ve alara ve martolos ve demkeş ve saya ve talazlı ve
peleng ve
çıbar ve şeber ve kızıl ala ve darkıl ala ve kara ala ve tekir ala ve çakır ala …
Bu gûne taklabâz, pal ve şeber ve cevizi ve Şâmî ve Mısrî ve Bağdâdî ve münakkat ve alara ve martolos ve demkeş ve saya ve talazlı ve peleng ve çıbar ve şeber ve kızıl ala ve darkıl ala ve kara ala ve tekir ala ve çakır ala ve habâr ala ve sâde kut ve tâclı kut ve çakşırlı kut, bu kadar elvân kebûter hümâmları besleyüp kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 190b ·
metinde göster ·
… kura Boğazı'dır. Râh-ı tenginin iki cânibleri eyle yalçın kayalardır kim bebr ü
peleng ve
külüng-i nâhunların ilişdirecek yer bulamaz. Bu kayalarda bir tüfenkli, bin ade …
Elbette bârçe galyonlar girse direklerinin serenlerinin cıvandıraları kayalara dokunmaz. Böyle mağaralı kayalar var kim içine yigirmişer bin atlı âdem girse "Yerimiz dardır" diyemezler. Eyle vâsi‘ ibret-nümâ gâr-ı yetîmânlardır. Kaçan kim lodos rüzgârı şiddet üzre esdikde talattum-ı deryâ cûş [u] hurûşa gelüp yedişerleme ta‘bîr etdikleri deryâ kumu dağlar gibi gelüp bu Nakura kayaları mağaralarına urdukda ol dağların sâ‘ikasından benî Âdem Nakura'dan geçmeğe cür’et edemeyüp zehresi çâk olur. Tâ bu merteb sıyt u sadâ verir kim üç menzil ba‘îd Şâm-ı Şerîf'de bu Nakura kayaları gârlarına temevvüc-i deryâ urduğunun gürüldüsü istimâ‘ olunup "Nakura dağları gürler" derler. Tâ bu mertebe gâr-ı azîmler, hattâ cemî‘i müfessirîn "Kur‘ân-ı Azîm'de zikr olunan Nakura Boğazı budur" derler. Cemî‘i mellâhân-ı bihârda ve cümle seyyâhân-ı berde meşhûr-ı âfâk bir Nakura Boğazı'dır. Râh-ı tenginin iki cânibleri eyle yalçın kayalardır kim bebr ü peleng ve külüng-i nâhunların ilişdirecek yer bulamaz. Bu kayalarda bir tüfenkli, bin aded âdemi geçirmek ihtimâli yokdur. Tüfenk atmayup taş yuvarlasa kifâyet edüp kuş uçamaz. El-ıyâzen-billâh sarp ve muhavvif ve muhâtara yerlerdir. Hamd-i Hudâ böyle bir sa‘bu'l-mürûr mahalde Murtezâ Paşa efendimize Dürüzî mel‘ûnlarının fethi müyesser olup hakîr-i pür-taksîr dahi böyle gazâda bulunduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 39a ·
metinde göster ·
… eder ve cümle süvâr oldukları atları eğerli ve uyanlı aslan u kaplan ve bebr ü
peleng ve
câmûs-ı beyâbânî ve esb-i hâmûnî ve sığın-ı kûhî ve ejderhâ ve evren-i su‘bânî …
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim bu diyâr dest-i Ermen'de iken bir harâbe zemîn-i bî-hâsıl idi. Bir gün bir kabîle-i Ermenî bu mahalden ubûr ederlerken görseler kim bir alây-ı azîm asker hayme vü hargâhlarıyla meks etmişler. Bu tâ’ife-i Ermenî bunların mâbeynlerine girüp ba‘zı haymelerde meks ederler. Görseler kim bir alây yüzü münevver âdemler, ammâ kimisinin gerdeninden kiminin kolundan ve gayrı vücûdlarından kanlar cereyân eder ve cümle süvâr oldukları atları eğerli ve uyanlı aslan u kaplan ve bebr ü peleng ve câmûs-ı beyâbânî ve esb-i hâmûnî ve sığın-ı kûhî ve ejderhâ ve evren-i su‘bânî bu makûle hayvânâtları bu kabâ’il-i Ermenîler gördüklerinde içlerinden biri su‘âl edüp eydür: "Sultânım siz kimlersiz" der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 244b ·
metinde göster ·
… bâğ-ı cinânları ve müşebbek bostânları var kim hurma hıyâbânları içinde bebr ü
peleng ve
arslan u kaplanları vardır. Basra ve Lahsa ve Ummân ve Kûfe ve Necef-i zer-kân- …
Ve müverrihân-ı selef bu arz-ı Kûfe ve hâk-i Medâyin ve türâb-ı Irâk içün "Arz-ı mukaddesdendir." deyü tahkîk etmişlerdir. Hakkâ ki bir sahrâ-yı ferah-fezâdır kim sayf [u] şitâsında ahâlî-i Irâk zindedirler. Cemî‘i hâmûnları kurâ vü kasabât ve halîcler ile ve tur‘a ve uyûn-ı câriyeler ile ma‘mûr u âbâdân ve her tarafı gül-i gülistân u nahlistân olup ravza-i Rıdvân misilli bâğ-ı cinânları ve müşebbek bostânları var kim hurma hıyâbânları içinde bebr ü peleng ve arslan u kaplanları vardır. Basra ve Lahsa ve Ummân ve Kûfe ve Necef-i zer-kân-ı sadef sahrâlarına varınca nahlistânı cihânı dutup bâğbân-ı semeristânların kavilleri üzre diyâr-ı Bağdâd'da yetmiş gûne hurma olur dediler. Her sene niçe yüz keştî yükü hurma Bağdâd diyârından Hindistân'a ve Sindistân'a gider ammâ cümleden hastavî hurması ve bedrâsyîsi ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 345b ·
metinde göster ·
… kim hemân fîl ve gergerdân ve zurnapây yokdur. Yohsa arslan ve kaplan ve bebr u
peleng ve
cemî‘i tilki ve çakal ve kurd ve Yenidünyâ mahlûkâtından bu dünyâda görülmemiş …
Ve bir köşesinde dahi hayvânâtın envâ‘ları var kim hemân fîl ve gergerdân ve zurnapây yokdur. Yohsa arslan ve kaplan ve bebr u peleng ve cemî‘i tilki ve çakal ve kurd ve Yenidünyâ mahlûkâtından bu dünyâda görülmemiş hayvânlar var kim gören âdem hayrân u vâlih olur. Bunların dahi hüddâmları başkadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 52b ·
metinde göster ·
kaplanlı ve şaklı sarp ve sa‘b çengelistân dağlar olmak ile bu Dağıstân pâdişâh …
Ammâ vilâyetleri gâyetü'l-gâye bebr ü peleng ve kaplanlı ve şaklı sarp ve sa‘b çengelistân dağlar olmak ile bu Dağıstân pâdişâhına bir düşman zafer bulmak muhâldir. 162a Gerçi Rûmeli ve Anatolu kadar ülkesi yok, küçükdür, ammâ ma‘mûr u âbâdân bir dâr-ı diyârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161b–162a ·
metinde göster ·
… ve kehenelerin ve sihrile yapdıkları bu gördüğümüz aslan ve kaplan ve bebr [ü]
peleng ve
ejderhâlar asâ-yı Mûsâ tenâvül edüp Fir‘avn münhedim olup firâr eder. Meğer bu …
emri üzre elinden çatal başlı asâsını zemîne bırağınca bir su‘bân olup Fir‘avn'ın cemî‘i seherelerin ve kehenelerin ve sihrile yapdıkları bu gördüğümüz aslan ve kaplan ve bebr [ü] peleng ve ejderhâlar asâ-yı Mûsâ tenâvül edüp Fir‘avn münhedim olup firâr eder. Meğer bu manzûrumuz olan haşerât eşkâlleri asâ-yı su‘bânın dendânından bâkî kalanlarmış, ba‘dehu bi-emrillâh taş olmuşdur. Acîb ü garîb temâşâgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y390a ·
metinde göster ·
… da üç gün sayd [u] şikârlar edüp yetmiş fîl ve on altı gergerdân ve niçe bebr ü
peleng ve
niçe bin hargûş ve hımâr-ı berrî ve kazık boynuz ve zürefâ ve kûsfend-i beyâban …
Ve bu Sincilâh sahrâsında üç gün sayd [u] şikârlar edüp yetmiş fîl ve on altı gergerdân ve niçe bebr ü peleng ve niçe bin hargûş ve hımâr-ı berrî ve kazık boynuz ve zürefâ ve kûsfend-i beyâbanî ve'l-hâsıl hadden bîrûn ve kıyâsdan efzûn hayvânlar şikâr oldu kim bu sahrâda olan mahlûk-ı Hudâ'nın yüz kerre yüz bininde biri sayd olunmadı. Tâ bu mertebe Cenâb-ı Bârî bu sahrâyı ecnâs-ı mahlûklar ile mâl-â-mâl eylemişdir. Ve cezîre-i Mısır'da böyle vâsi‘ mahsûldâr Q 330b sahrâ-yı P 327b hoş-havâ yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y426b ·
metinde göster ·
… rdır. Ve yılan u çıyan ve akreb ve fîl ü gergerdân ve arslan u kaplan ve bebr ü
peleng ve
ukkâb ve gayrı yırtıcı canavarlar gâyetü'l-gâye çok olup dağıstân sengistân yer …
"Biz bu şehre Nîl başından gelince karadan gelemeziz. Zîrâ yolları gâyet mahûf u muhâtara yerlerdir kim semm-i helâhilli kepçe kuyruk gibi ve su‘bân ve evren gibi havfnâk canavarlar vardır. Ve yılan u çıyan ve akreb ve fîl ü gergerdân ve arslan u kaplan ve bebr ü peleng ve ukkâb ve gayrı yırtıcı canavarlar gâyetü'l-gâye çok olup dağıstân sengistân yerler olduğundan âbâdân değildir. Ol ecilden karadan gidilmez. Ve ol mahallerde Sencere derler bir kavm vardır, dîn diyânet nedir bilmezler, kendülerden gayrı bir mahlûk görseler elbette dutup kebâb edüp yerler", dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y430a ·
metinde göster ·