… anıŋ ertesi bir aylıḳ yol anıŋ keçesi bir aylıḳ yol aḳıttımız aŋar baḳır yulını
peridin
ol kim ʿamel ḳılur anıŋ utrusında iḍi yarlıġı birle kim kim ḳıssa olardın biziŋ …
12 Süleymanḳa yelni anıŋ ertesi bir aylıḳ yol anıŋ keçesi bir aylıḳ yol aḳıttımız aŋar baḳır yulını peridin ol kim ʿamel ḳılur anıŋ utrusında iḍi yarlıġı birle kim kim ḳıssa olardın biziŋ yarlıġımızdın taturġay-miz aŋar ol yelinigli tamuġ ḳınıdın
… kim ündeyür sen bizni aŋar ḳulaḳlarımız içinde aġırlıḳ biziŋ aramızda siziŋ ara
perde
ḳılġıl biz iş ḳılıġlılar-miz
5 aydılar: köŋüllerimiz örtüg içinde andın kim ündeyür sen bizni aŋar ḳulaḳlarımız içinde aġırlıḳ biziŋ aramızda siziŋ ara perde ḳılġıl biz iş ḳılıġlılar-miz
… ında seza boldı olar üze ʿazab ümmetler içinde bütünlükin keçtiler olarda burun
perilerdin
ademiler[din] olar boldılar ziyanlıġlar
25 gümarladımız olarḳa işler bezediler olarḳa olarda burun ol kim soŋlarında seza boldı olar üze ʿazab ümmetler içinde bütünlükin keçtiler olarda burun perilerdin ademiler[din] olar boldılar ziyanlıġlar
29 aydılar anlar kim tandılar: iḍimiz körkitgil bizke anlarnı kim azturdı bizni
perilerdin
ademilerdin ḳılalıŋ ol ikini aḍaḳlarımız astınında bolsun ol ikegü astınlardın
29 aydılar anlar kim tandılar: iḍimiz körkitgil bizke anlarnı kim azturdı bizni perilerdin ademilerdin ḳılalıŋ ol ikini aḍaḳlarımız astınında bolsun ol ikegü astınlardın
kiḍinindin azu ıḍur yalavaç yarlıġ ıḍur öz yarlıġı birle nė kim tilese ol yükse …
51 bolmaz bir yaŋluḳḳa sözlese aŋar taŋrı meger yarlıġ ıḍmaḳ azu perde kiḍinindin azu ıḍur yalavaç yarlıġ ıḍur öz yarlıġı birle nė kim tilese ol yüksek bütün işlig
Hamd-i bî-hadd ü sipâs ve senâ-yı bî-add ü bî-kıyâs, ol
perver[di]gâr-ı
âlemîn üzerine olsun kim hitâb-ı kün ile bu arz [u] semevâtı ve mülevven kâ’inâ …
Hamd-i bî-hadd ü sipâs ve senâ-yı bî-add ü bî-kıyâs, ol perver[di]gâr-ı âlemîn üzerine olsun kim hitâb-ı kün ile bu arz [u] semevâtı ve mülevven kâ’inâtı ademden vücûda getirdi. Ve dürûd-ı bî-tu‘add ol mahbûb u matlûb-ı Hudâ Muhammedü'l-Mustâfâ üzerine olsun kim feth-i kılâ‘ habîrü'l-fâtihîn ve sâhib-i eshâbü'l-mücâhidîndir ve vâris-i mülk-i dîn-i şer‘-i mübîndir kim fâtih-i Mekke [ve] Bedr-i Huneyn ve kâli‘ü'l-bâb-ı kal‘a-i Fahleteyndir, bu feth [u] fütûhâtlardan sonra Yemen ve Mısır ve Şâm ve Kostantıniyye hakkında ümmetlerini terğîb etmek içün niçe hadîs-i şerîfler buyurmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8a ·
metinde göster ·
… nâm [u] bî-nişân etdi. Ammâ bu maktûl Saydûn melikin felekde misli lâ-nazîr bir
perî-peyker
, melek-manzar duhter-i nâ-şüküfte-i münevvere-i ahteri ve matla‘-ı bâhteri var …
Ammâ Mağrib-zemînde Bahr-i Okyûnûs içre Ferendûz nâm bir cezîre içre Saydûn nâm bir azîmü'ş-şân pâdişâh var idi. Gâyet mağrûr ve müdemmiğ olup Hazret-i Süleymân'a ser-fürû etmeyüp serkeşlik etdi. Andan Hazret-i Süleymân yer götürmez cünd-i firâvân ile ve cemî‘i ecnâs-ı hayevân ile Saydûn Pâdişâh'ın üzerine varup cümle dâr [u] diyârın harâb [ü] yebâb ve ahâlîsin esîr [ü]8b itâb edüp âhir Melik Saydûn'u sayd-ı dâm-ı giriftâr-ı bend-i hicrân edüp serâperde-i Süleymân önünde şemşîr-i âteş-tâb ile katl edüp bî-nâm [u] bî-nişân etdi. Ammâ bu maktûl Saydûn melikin felekde misli lâ-nazîr bir perî-peyker, melek-manzar duhter-i nâ-şüküfte-i münevvere-i ahteri ve matla‘-ı bâhteri var idi. Hazret-i Süleymân ol duhteri mâl-ı ganâyimden alup izdivâclarında indirâc etdiler. Zîrâ ol mahalde Hazret-i Süleymân mücerred-i pâk idi kim Yemen diyârında Sabâ şehri pâdişâhının kızı Belkîs Havvâ Bursa nevâhîlerinde Aydıncık nâm taht-ı azîmde merhûme olup Süleymân Nebî mücerred kalup bu Saydûn Pâdişâhın kızı Aline'yi firâşiyle müşerref edüp Rûm ellerine getürdükde ol kız ığvâ-yı şeytân ile dâ’imâ bükâ-âlûd idi. Hazret-i Süleymân bu duhter-i bed-ahterin ahvâl-i pür-melâlinden su’âl etdükde kız eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8a–8b ·
metinde göster ·
… âl ricâsı hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup Hazret-i Süleymân cemî‘i ins [ü] cinne ve
perîlere
emr edüp Diyâr-ı Makdon'da {ya‘nî Erzurûm ve Filibe ve Edirne ve İslâmbol'da ve …
"Ya Emînallâh dilerim kim benim içün bu mahalde bir sarây-ı âlî binâ edüp anda dâ’imâ bakıyyetü'l-ömrümü ibâdet ile geçirem ve babamın sûretin inşâ kıldırup ana nazarım ta‘alluk etdükçe bükâdan fâriğ olam" deyü gûnâ-gûn ricâlar etdi. Derhâl ricâsı hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup Hazret-i Süleymân cemî‘i ins [ü] cinne ve perîlere emr edüp Diyâr-ı Makdon'da {ya‘nî Erzurûm ve Filibe ve Edirne ve İslâmbol'da ve İzmit'de} âb [u] hevâsı latîf yerleri deverân ederek yedi günde Hazret-i Süleymân'a gelüp haber verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8b ·
metinde göster ·
… bir medâris-i incîlhâne bünyâd etdi. Hâlâ Zeyrekbaşı kurbünde âbâdân Medrese-i
Perî
Paşa derler ve mezkûr sahrîc-i mahzen-i âb'a Sovuksu derler. Yedi yüz amûd-ı âl …
Ve bu deyre muttasıl bir sahrîc inşâ edüp içine Kırkçeşme uyûnun cereyân etdirüp üzerine bir medâris-i incîlhâne bünyâd etdi. Hâlâ Zeyrekbaşı kurbünde âbâdân Medrese-i Perî Paşa derler ve mezkûr sahrîc-i mahzen-i âb'a Sovuksu derler. Yedi yüz amûd-ı âlîler üzre mebnî buhayre-misâl bir yah-pâre âb-ı rakîki vardır. Mâh-ı Temmûz'da Un- 12b -kapanı keştîbânları ve gayrı cânlar andan def‘-i atşân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a–12b ·
metinde göster ·
… r timsâlin ihdâs etdirüp her sene ol murg-ı bî-rîğ te’sîr-i vefk ile sayha urup
perr
[ü] bâlin küşâde edince azamet-i Hudâ ekâlîm-i seb‘ada ne kadar murg-ı zeyrek v …
Biri dahi Bâb-ı Hümâyûn dâhilinde hâlâ cebehâne olan kubbe-i köhne bünyâddır kim ilâ yevminâ cebehâne-i Âl-i Osmân ile mâl-â-mâldır kim hisâb [u] kitâbdan hâric ve âric bir dahme-i Efrâsiyâb-misâl bir âlât-ı silâhhânedir. Bu gûne kubâb-ı azîmler ve dâr-ı şifâlar ve dâr-ı ulûmlar ve dâr-ı müsâfirîn ü mücâvirîn ve mihmânhâne ve tîmârhâneler ile Ayasofya etrâfın ârâste ve şehr-i Makdonya'yı pîrâste edüp mezkûr bin bir kubâbların tâ vasatında Tavukbâzârı nâm mahalde evc-i âsumâna ser çekmiş seng-i sumparadan bir serâmed amûd-ı müntehâ inşâ edüp tâ zirve-i a‘lâsına beyâz mermer-i hâm üzre bir tuyûr timsâlin ihdâs etdirüp her sene ol murg-ı bî-rîğ te’sîr-i vefk ile sayha urup perr [ü] bâlin küşâde edince azamet-i Hudâ ekâlîm-i seb‘ada ne kadar murg-ı zeyrek ve tuyûr-ı sığırcık-ı pür-reng var ise cemî‘i dünyâ hadîkalarına müstevlî olup minkârlarına birer zeytûn ve nâhuneynlerine ikişer zeytûn alup her tayr üçer dâne zeytûn hedâyâ ile İslâmbol'a gelüp mezkûr amûdun zeylinde olan kilar kubbesinin zirvesindeki delikden zeytûnları bırağup edâ-yı hidmet edüp giderlerdi. Aceb te’sîrât-ı mutalsamâtdır. Ve bu zeytûnları cemî‘i ruhbânlar tenâvül edüp def-i cû‘ ederlerdi. Bu gûne niçe bin mutalsamât-ı acîbler olduğu mahallinde tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12b ·
metinde göster ·
… cem‘ edüp cellâdlar katl edecek mahalde cümle ma‘sûmların vâlideynlerine pes ü
perdeden
haber etdük, anlar dahi hâzır olup vâveylâ vü vâveledâ deyü feryâd etdüklerinde …
"Pâdişâhım, cemî‘i diyârın Bokrât ve Sokrât ve Restetâlîs ve Câlinûs ve Eflâtûn mertebesinde olan hukemâları kıralıma niçe yüz bin gûne edviyeler ile mu‘âlece etdük, aslâ ilâc pezîr olmadı. Âhir bildik kim sana derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden du‘â lâzımdır, âhir bunu tedbîr eyledik kim ma‘sûmların kanına giresin, ma‘sûmları cem‘ edüp cellâdlar katl edecek mahalde cümle ma‘sûmların vâlideynlerine pes ü perdeden haber etdük, anlar dahi hâzır olup vâveylâ vü vâveledâ deyü feryâd etdüklerinde kıralım merhamet edüp cümle ma‘sûmları âzâd etdüğinizde du‘âları müstecâb olup anlara rahm etdüğinden Hırıstos dahi sana merhamet edüp şifâ verdi" deyü hekîm-i hâzik kelâm-ı cevâb verdikde Kostantîn ol hekîm-i sâhib-kelâmı afv edüp azâd etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13b ·
metinde göster ·
… u amûdun tâ zirve-i a‘lâsında yekpâre beyâz mermer üzre bir maksûrecik üzre bir
perî-çehre
hûbân-ı zamâne ve pençe-i âfitâb-ı cihâne timsâlin yine beyâz mermerden inşâ ed …
Ve bu amûdun tâ zirve-i a‘lâsında yekpâre beyâz mermer üzre bir maksûrecik üzre bir perî-çehre hûbân-ı zamâne ve pençe-i âfitâb-ı cihâne timsâlin yine beyâz mermerden inşâ edüp yılda bir kerre bir sayha urup rû-yı arzda ne kadar tuyûr var ise ol sûret üzre deverân ederken niçe kerre yüz bin ecnâs-ı tuyûr zemîne düşüp ahâlî-yi Rûm alup tenâvül ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 16a ·
metinde göster ·
… âlet rahm-ı mâderden müştak olduğu mahalde bir zelzele-i azîm olup zirvesindeki
perî
sûreti ve cümle nâkûslar ser-nigûn olup mîl minâre zelzele te’sîrinde pâre pâre …
Ba‘dehu bu mîl minâre Hazret-i Risâlet rahm-ı mâderden müştak olduğu mahalde bir zelzele-i azîm olup zirvesindeki perî sûreti ve cümle nâkûslar ser-nigûn olup mîl minâre zelzele te’sîrinde pâre pâre olduğu hâlâ zâhir ve bâhirdir. 16b Ammâ mutalsam olması cihet[iy]le münhedim olmayup ilâ yevminâ-hâz[â] dâ’im ve kâ’im bir temâşâgâh-ı azîmdir kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 16a–16b ·
metinde göster ·
… İslâmbol içre akrabâ ve ta‘allukâtları ile fırka fırka ceng ederek pârekende ve
perîşân
olup bir fırkası Emînönü'ne gelüp Arz-ı Mukaddes türâbına düşüp Üsküdar'a geçme …
Âhir gulû-yı âmma muhâlefet kuvvet-i hatâdandır, deyü herkes İslâmbol içre akrabâ ve ta‘allukâtları ile fırka fırka ceng ederek pârekende ve perîşân olup bir fırkası Emînönü'ne gelüp Arz-ı Mukaddes türâbına düşüp Üsküdar'a geçmek sadedinde iken bir alay küffâr-ı dûzah-karâr bu ibâdullâhı cümle şehîd edüp hâk-i mezelletde rimâl-i türâb üzre bırakdılar. Hâlâ ol kân-ı şühedâya şehîdkapusu derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22a ·
metinde göster ·
… hammed Zü'l-hayâl bir sâhib-i şecî‘ nâmdâr serdâr iken şehîd olup cümle guzâtın
perr
ü bâlleri şikest olup bir yerden dahi imdâd gelmemek ile yedi gün dahi cenge tâ …
Ammâ Galata'da olan ümmet-i Muhammed cümle yigirmi üç bin bahâdır-ı nâmdâr asker idi. Var kuvveti bâzûya getirüp yedi gün yedi gece ceng-i Muhammed-i Arabî edüp yedi kerre küffâr üzre galebeler edüp şebhûnlar edüp âhir serdârları olan Muhammed Zü'l-hayâl bir sâhib-i şecî‘ nâmdâr serdâr iken şehîd olup cümle guzâtın perr ü bâlleri şikest olup bir yerden dahi imdâd gelmemek ile yedi gün dahi cenge tâkat getirüp sekizinci gün küffâr Galata kal‘asının câ-be-câ münhedim olan yerlerinden yürüyüşler edüp cümle ibâdullâhı şehd-i şehâdet ile şehîd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22a ·
metinde göster ·
hâl olup derûn-ı kal‘ada beyne'l-küffâr bir güft [ü] gû oldu. Andan cümle guzât …
"Âyâ bu ne ola" deyü perişân hâl olup derûn-ı kal‘ada beyne'l-küffâr bir güft [ü] gû oldu. Andan cümle guzât-ı müslimîn yüz elli pâre gemileri Tershâne bâğçesi dibinde Şâhkulu nâm iskelede deryâya indirdikleri yerler hâlâ Okmeydânı içre nümâyândır. Ve ol asırda keştîlerin altına nisâr olunan dârûlar ile'l-ân ol câ-yı ma‘hûdda kendü bitüp kendü yiter.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26a ·
metinde göster ·
… bir âteş zâhir olup evc-i âsumâna peyveste olup evc-i âsumâne şeddâdî binâları
perrân
ber-hevâ atup kimi berre ve kimi cânib-i bahre düşüp ol gün derûn-ı kal‘adan üç …
Bu minvâl-i meşrûh üzre kal‘a-i Kostantıniyye yigirmi gün muhâsara olup aslâ feth [u] fütûhdan bir eser zuhûr etmeyüp cümle guzât-ı müslimîn ve yetmiş evliyâullâh-ı muvahhidîn ve üç binden mütecâviz mezâhib-i erba‘ada fetvâ sâhibi ulemâ-yı âmilîn ve bu kadar meşâyihân-ı sâlikîn kal‘anın yigirmi günden berü feth olmaduğuna müte’ellim olup cümlesi bir yerden Cenâb-ı Bârî'ye derûn-ı dilden teveccüh-i tâm edüp fethin ricâ etdükleri hâlde hemân bi-emrillâhi Ta‘âlâ İslâmbol üzre bir zulemât çöküp bir ra‘d ü berk olup ol ân 27b Atmeydânı tarafında bir âteş zâhir olup evc-i âsumâna peyveste olup evc-i âsumâne şeddâdî binâları perrân ber-hevâ atup kimi berre ve kimi cânib-i bahre düşüp ol gün derûn-ı kal‘adan üç bin kâfir havf [u] haşyetlerinden kal‘adan taşra firâr edüp kimi İslâm ile müşerref olup hidmet-i pâdişâhide oldu, kimi birer diyâra firâr etdi. Ammâ yine küffâr gayret-i Mesîhiyye'yi elden komayup kal‘anın rahnedâr yerlerin termîm edüp ceng ederdi. Ammâ derûn-ı kal‘ada olan küffâr kaht [u] galâdan hâlleri mükedder idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27a–27b ·
metinde göster ·
… fîri katl edüp sağ elin kâfirin kanına bulayup Sultân Mehemmed'in huzûrunda bir
pertâb
edüp elinin kızıl kanın bir beyâz mermere sürüp pençe nakşı edüp alâmet etdi. H …
Hemân Ebü'l-feth asâkir-i İslâm ile Ayasofya deyrine sarıca arı gibi sarılup üç gün üç gece ceng-i azîm olup elli üçüncü günde Ayasofya-i Kebîr feth olup ibtidâ Sultân Mehemmed Ayasofya içre girüp niçe ruhbânı katl edüp elindeki livâ-yı Resûlullâhı mihrâb mahalline diküp ibtidâ ezân-ı Muhammedî'yi Sultân Mehemmed tilâvet edüp sâ’ir guzât-ı müslimîn ruhbânıyâna kılıç urup derûn-ı Ayasofya hûn-ı müşrikîn ile mâl-â-mâl oldu. Hemân Ebü'l-feth Gâzî dal-tîrkeş olup alâmetim olsun içün bir hadeng-i çâr-cenâh Ayasofya kubbesinin tâ ortasına atdı. Hâlâ alâmet-i tîr-i Mehemmed Hân nümâyândır. Ve bir hünkâr solağı sol eliyle bir kâfîri katl edüp sağ elin kâfirin kanına bulayup Sultân Mehemmed'in huzûrunda bir pertâb edüp elinin kızıl kanın bir beyâz mermere sürüp pençe nakşı edüp alâmet etdi. Hâlâ ol kanlı solak pençesi türbe kapusundan içre girdikde karşu köşede beş âdem kaddi bâlâda bir pençe-i kebîr-i sâhib-dilîr zâhir ü bâhirdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 30a ·
metinde göster ·
… ân ve Hâtem-i Tay merhûm olup Hazret-i Risâlet'i ammileri Ebû Tâlib yanına olup
perverde
etdiler. Hazret on ikisine bâliğ iken Ebû Tâlib ile Şâm kurbünde Busrâ şehrine …
Andan yedi sene sonra Enûşirvân ve Hâtem-i Tay merhûm olup Hazret-i Risâlet'i ammileri Ebû Tâlib yanına olup perverde etdiler. Hazret on ikisine bâliğ iken Ebû Tâlib ile Şâm kurbünde Busrâ şehrine ticârete gitdiler. Busrâ şehrinde bir ulu râhib var idi. Ol eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34b ·
metinde göster ·
… îl sûretleridir kim hâlâ kanatların küşâde edüp dururlar kim kadd [ü] kâmetleri
perr
ü bâlleri ile ellişer zirâ‘ timsâl-i acîbelerdir, tâ Hazret-i Risâlet vücûda ge …
Bu eşkâllerden mâ‘adâ kubbe-i azîmin dörd pâye-i azîmlerinin tabaka-i âlîsi nihâyetinde dörd köşede birer melek sûreti vardır. Bilâ-teşbîh biri Cebrâ’îl ve biri Mîkâ’îl ve biri İsrâfîl ve biri Azrâ’îl sûretleridir kim hâlâ kanatların küşâde edüp dururlar kim kadd [ü] kâmetleri perr ü bâlleri ile ellişer zirâ‘ timsâl-i acîbelerdir, tâ Hazret-i Risâlet vücûda gelince bu ferişte sûretleri göbeğinde olan ağızlarından kelimât edüp Cebrâ’îl tasvîri cânib-i şarkda olup olacak alâ’imât ü vakâyi‘âtları ayân edermiş. Ve Mîkâ’îl sûreti cânib-i garbdan düşmen zuhûr eder ve kaht [u] galâ olur deyü haber verirmiş. Ve İsrâfîl sûreti cânib-i şimâlde olacak vakâyi‘âtdan haber verirmiş. Ve Azrâ’îl timsâli cemî‘i dünyâda müte‘ad[did] pâdişâhların mevti haberin verirmiş. Hâlâ ol zikr olunan dörd sûret-i mehîb râyegândır. Ammâ Hazret'den berü tılısmâtları bâtıl olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35a ·
metinde göster ·
… eder, yine Gülâbî Ağa sipâhın eteğin elinden komayınca sipâh Gülâbî Ağa'ya bir
pergâr
çevirüp bir kaç yerde başın mecrûh edüp semmûr kürkün pâre pâre eder. Cemâ‘at-i …
"Bire var âdem, bizi kendi hâlimize koy. Biz senin dediğin âdem değiliz" deyü niçe gûne elfâz-ı yâve ve niçe kerre şütûm-ı dilâzârlıklar eder, yine Gülâbî Ağa sipâhın eteğin elinden komayınca sipâh Gülâbî Ağa'ya bir pergâr çevirüp bir kaç yerde başın mecrûh edüp semmûr kürkün pâre pâre eder. Cemâ‘at-i kebîrenin bir haylisi bunların mâbeynlerin fasl edüp giderler. Ammâ yine Gülâbî Ağa sipâhın yanından bir hatve ba‘îd olmayup ricâ ve minnet etmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37b ·
metinde göster ·
… tahta biçilmiş taşlar vardır. Âfitâb-ı âlem-tâb kulle-i felekden tulû‘ etdükde
pertevi
bu hücerât-ı gûnâ-gûnlara pertev urdukda her bir hücreden bir gûne güneş ziyâ v …
Temâşâgâh-ı hücerât-ı pür-envâr: Yine tabaka-i âlînin cânib-i şarkîsinde beş altı kıt‘a rakîk gûnâ-gûn tahta biçilmiş taşlar vardır. Âfitâb-ı âlem-tâb kulle-i felekden tulû‘ etdükde pertevi bu hücerât-ı gûnâ-gûnlara pertev urdukda her bir hücreden bir gûne güneş ziyâ verüp çeşm-i benî âdem bakmağa tâkat getiremez. 39b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39a–39b ·
metinde göster ·
urdukda her bir hücreden bir gûne güneş ziyâ verüp çeşm-i benî âdem bakmağa tâk …
Temâşâgâh-ı hücerât-ı pür-envâr: Yine tabaka-i âlînin cânib-i şarkîsinde beş altı kıt‘a rakîk gûnâ-gûn tahta biçilmiş taşlar vardır. Âfitâb-ı âlem-tâb kulle-i felekden tulû‘ etdükde pertevi bu hücerât-ı gûnâ-gûnlara pertev urdukda her bir hücreden bir gûne güneş ziyâ verüp çeşm-i benî âdem bakmağa tâkat getiremez. 39b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39a–39b ·
metinde göster ·
… âste ve bir matbah ve me’kel-i dârü'z-ziyâfe ile pîrâste ve dâr-ı müsâfîrin ile
perhâste
bir haremdir.
Ve bu câmi‘in iç harem[i] hâricinde olan sahrâ-misâl harem-i azîmin cânib-i selâsında dekâkînler inşâ edüp esnâf-ı sanâyi‘ât [u] ehl-i hıref ile ârâste ve bir matbah ve me’kel-i dârü'z-ziyâfe ile pîrâste ve dâr-ı müsâfîrin ile perhâste bir haremdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 42a ·
metinde göster ·
Ve haremin tâ ortasında bir âbdest havzı ve fevvâreleri dâ’imâ pertâb edüp cemâ‘at-i müslimîn tecdîd-i vuzû’ ederler âb-ı hayâtdan nişân verir zülâli vardır. Bu havuz üzre dahi Murâd Hân-ı Râbi‘ sekiz sütûn üzre bir sivri kubbe-i levha inşâ etmişdir. Ve havuz etrâfında çâr servi dırahtı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a ·
metinde göster ·
Andan bir sene hâli üzre durup gayrı esâslara ve gûnâ-gûn sengleri trâş etmeğe mübâşeret 43b etdiler. Bir seneden sonra Sultân Bâyezîd-i Velî'nin mihrâbı peresesine göre vaz‘-ı mihrâb olunup cânib-i erba‘asında hâ'itlerin kubbe girehlerine varınca üç senede kâmil etdiler. Andan çâr-pâye-i kavî metîn üzre kubbe-i âlîyi binâ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a–43b ·
metinde göster ·
… alçak kubbedir. Ammâ garâyib bu kim cemî‘i havzın şâzrevânları aşağıdan yukaru
pertâb
etdüğiyçün şâzrevân derler. Ammâ bunun âb-ı hayâtı kubbesinden aşağı Selsebîl-â …
Ve bu harem-i beyâzın tâ vasatında bir havz-ı ibret-nümûn vardır. Bu dahi vâcibü's-seyr sihr-i i‘câz bir havz-ı murabba‘dır. Ammâ âbdest havzı değildir. Cânib-i erba‘ası mermer kafeslerdir. Cemâ‘at âb-ı hayâtından nûş ederler. Üstü yassı kurşum örtülü alçak kubbedir. Ammâ garâyib bu kim cemî‘i havzın şâzrevânları aşağıdan yukaru pertâb etdüğiyçün şâzrevân derler. Ammâ bunun âb-ı hayâtı kubbesinden aşağı Selsebîl-âsâ cereyân eder. Garâyib temâşâdır kim im‘ân-ı nazar ile temâşâ eden hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
… ıniçün ol minâreye hâlâ "Cevâhir Minâre" derler. Âfitâbın şu‘lesi ba‘zı taşlara
pertev
urup şu‘le verir. Ammâ ba‘zı taşlar şiddet-i hârdan ve berf [ü] emtârdan fenâ b …
Beri tarafda üstâd mi‘mâr bu cevâh[ir]leri birer gûne san‘at ile minârenin her şeşhânesine 45a zıhlar içre kitâbeler dahi ortasına gûnâ-gûn mutabbak mermer güller içre bu cevâhirleri birer san‘at ile zeyn edüp anıniçün ol minâreye hâlâ "Cevâhir Minâre" derler. Âfitâbın şu‘lesi ba‘zı taşlara pertev urup şu‘le verir. Ammâ ba‘zı taşlar şiddet-i hârdan ve berf [ü] emtârdan fenâ bulup ziyâsı mahv olmuş. Ammâ câmi‘in kıble kapusu soffa kemeri ortasında bir pîrûze-i nişâbûrî vardır kim bir kâse-i müdevver kadar vardır. Hâlâ şu‘lesinden çeşm-i benî âdem hîrelenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44b–45a ·
metinde göster ·
… nümâyândır. Ve halîc-i İslâmbol ve Boğaz içre bâdbânların küşâde edüp niçe bin
pereme
ve kayık ve gayrı keştîlerin şinâverlik etdikleri birer birer râyegân bir harem …
Ve cânib-i şarka nâzır Hammâmkapusu, bu dahi (---) kademe nerdübân ile hammâma nüzûl olunur. Ammâ bu tarafda haremin dîvârı olmayup şehr-i İslâmbol'u temâşâ içün bir kenâr sedd-i dîvâr-ı pes çekilmişdir. Cümle cemâ‘at anda meks edüp Hünkâr sarâyı ve Üsküdar'ı ve Boğazhisâr'ı ve Beşiktaş'ı ve Tophâne ve Galata ve Kâsımpaşa ve Okmeydânı serâpâ nümâyândır. Ve halîc-i İslâmbol ve Boğaz içre bâdbânların küşâde edüp niçe bin pereme ve kayık ve gayrı keştîlerin şinâverlik etdikleri birer birer râyegân bir harem-i seyr-i cihân yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45a ·
metinde göster ·
Vezîr-i a‘zam Ayas Paşa: Ârnâbûdü'l-asl idi. Harem-i Hümâyûn'da
perveriş
bulmuş idi. Ba‘dehu yeniçeri ağası ve Rûmeli eyâletine mutasarrıf olup vezîr ol …
Vezîr-i a‘zam Ayas Paşa: Ârnâbûdü'l-asl idi. Harem-i Hümâyûn'da perveriş bulmuş idi. Ba‘dehu yeniçeri ağası ve Rûmeli eyâletine mutasarrıf olup vezîr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47a ·
metinde göster ·
… sancaklardır kim tahrîr olunur: Sağman ve Kulp ve Mihrani ve Tercil ve Atak ve
Pertek
ve Çapakçur ve Çermik. Ve mefrûzu'l-kalem ve maktû‘u'l-kadem olan sancak hâkiml …
Ve yurdluk ve ocaklık tarîkiyle tasarruf olunan bu sancaklardır kim tahrîr olunur: Sağman ve Kulp ve Mihrani ve Tercil ve Atak ve Pertek ve Çapakçur ve Çermik. Ve mefrûzu'l-kalem ve maktû‘u'l-kadem olan sancak hâkimlerine Âsitâne-i Sa‘âdet tarafından bir emir sâdır olsa anların elkâblarında cenâb yazılur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52a ·
metinde göster ·
… Harîr ve Rûdîn ve Tiltarı ve Sîhuzencîr ve Acûr ve Ebrûmân ve Dâvdân ve Pâk ve
Perenli
ve Belkâs ve Uşti ve kal‘a-i Gâzî ve Şehrezûl paşa sancağıdır.
Sancakları bunlardır: Sürücek ve Erbîl ve Keşân ve Şehr-i Bâzâr ve Cengûle ve Cebel-i Cimri ve Hezârmerd ve Dulhuvarân ve Merkâve ve Harîr ve Rûdîn ve Tiltarı ve Sîhuzencîr ve Acûr ve Ebrûmân ve Dâvdân ve Pâk ve Perenli ve Belkâs ve Uşti ve kal‘a-i Gâzî ve Şehrezûl paşa sancağıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 53a ·
metinde göster ·
… Seğitvar fî sene 973 muhâsara olunup ceng-i azîm ederken Erdel cânibinde Serdâr
Pertev
Paşa kal‘a-i Göle ve Yanova'yı ve kal‘a-i Vilagoş'u feth etdiler sene 974.
Azîmet-i sefer-i hümâyûn Seğitvar fî sene 973 muhâsara olunup ceng-i azîm ederken Erdel cânibinde Serdâr Pertev Paşa kal‘a-i Göle ve Yanova'yı ve kal‘a-i Vilagoş'u feth etdiler sene 974.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57b ·
metinde göster ·