… an haber aldık, ammâ bu hakîr görmedim. Zamân-ı kadîmde millet-i Nasâra bu hara
perestiş
eylediklerinden {Har-put} şehri derler.
Garîbe-i acîbe: Bu cezîrede bir Ermenî deyri vardır. Hazret-i İsâ'nın hımârı (---) sene mu‘ammer olup fevt oldukda cemî‘i bıtrîk ü kıssîs ü ruhbân ve papaslar hımâr-ı İsâ na‘şın mûmyâ edüp hâlâ bu deyr içre zîr-i zemînlerde gâyetü'l-gâye mahfûzdur kim anı ol deyrin huddâmları bile bilmezler. Hâlâ vücûd-ı hımâr endâmiyle çârpâ üzre ber karâr olup şeb-çerâg gözlü zer-ender-zer çullu bir hımârdır deyü sikadan haber aldık, ammâ bu hakîr görmedim. Zamân-ı kadîmde millet-i Nasâra bu hara perestiş eylediklerinden {Har-put} şehri derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 83b ·
metinde göster ·
… Kürdü vardır kim gâyet şecî‘ ü zehredâr ve ciğerdâr kâfirleri cümle siyâh kelbe
perestiş
ederler.
Netice-i kelâm on gün on gice eyle ceng-i azîm olmuşdur kim Küçük Ahmed Paşa ile Dürzi dağlarında Ma‘ânoğlu 215b cengi böyle olmuşdur. Kâmil dokuz bin kelle ve on üç bin altı yüz nisvân-ı sâhib-isyân ve merd-i Yezîdân ve bintân u gılmân üsârâlar alındı. Ve altun ve gümüş avânî halhalları ve tavk u arakiyyeler ve kadeh ve sahunlar ve sâ’ir mâl-ı ganâ’imler alındı kim diller ile ta‘bîr ve kalemler ile tahrîr olunmazdı. Ve yedi aded Bapırleri giriftâr oldu. "Bapır" hâkimlerine ve şeyhlerine derler. Hatta bir Bapır zincirde iken sarıcaların serçeşmesi Zıpur Bölükbaşı yorgunla uyurken hemân ol Bapır nâm mel‘ûn-ı pîrsiz Zıpur Bölükbaşı'nın belinden hançerin kapup Zipur Bölükbaşı'ya tarfetü'l-ayn içre yedi yerde hançeriyle Zıpur Bölükbaşı'yı zahm-dâr eder. Zıpur Bölükbaşı da cân havliyle Bapır mel‘ûnun destinden hançeri alup ol ân emân vermeyüp Bapıri pîrsizlerinin yoluna gönderir. Ta bu mertebe mel‘ûn Yezîdî Kürdü vardır kim gâyet şecî‘ ü zehredâr ve ciğerdâr kâfirleri cümle siyâh kelbe perestiş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 215a–215b ·
metinde göster ·
Meğer bu ayu hayâtda iken kâmil kırk sene ol mefret ayuya
perestiş
eylemişler. Anıniçün hâlâ bu Leve kal‘asına cümle Orta Macar küffârları i‘tibâr …
Meğer bu ayu hayâtda iken kâmil kırk sene ol mefret ayuya perestiş eylemişler. Anıniçün hâlâ bu Leve kal‘asına cümle Orta Macar küffârları i‘tibâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 133a ·
metinde göster ·
… u handân olup Sadrıa‘zam huzûruna niçe bin kelle ve paça ve niçe yüz esîr haça
perestiş
edenleri huzûr-ı vezîre getirüp kimini tu‘ma-i şemşîr ve kimini esîr-i bend-i z …
Hamd-i Hudâ cümle guzât-ı müslimîn mansûr [u] muzaffer olup herkes şâdımân u handân olup Sadrıa‘zam huzûruna niçe bin kelle ve paça ve niçe yüz esîr haça perestiş edenleri huzûr-ı vezîre getirüp kimini tu‘ma-i şemşîr ve kimini esîr-i bend-i zencîr etdirüp dil getirenlere yine kefereleriyle yüzer altun ihsân ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 19a ·
metinde göster ·
Der-ta‘rîf-i dıraht-ı müntehâ-yı ibret-nümâ-yı azîm: Bu kavmin
perestiş
eyledikleri şecer-i serâmed kad-keşân Âdemî pişkövünün cenûbîsinde bir hayli me …
Der-ta‘rîf-i dıraht-ı müntehâ-yı ibret-nümâ-yı azîm: Bu kavmin perestiş eyledikleri şecer-i serâmed kad-keşân Âdemî pişkövünün cenûbîsinde bir hayli mesâfe-i ba‘îde yerde ve [bir] vâsi‘ çemenzâr vâdîde evc-i âsumâna kad çekmiş bir gûne kavak-misâl berkleri var, ammâ kavak ağacı değildir. Yaprakları sarıdır ve müşk [ü] anber ve za‘ferân gibi kokar, müdevverden tûlânîce yaprakdır. Kaçan bir âdem elinde bir yaprakdan ovalasa bir hafta elinden râyiha-i tayyibesi gitmez. Hattâ ba‘zı sâhib-i san‘at Çerkesler bu berklerden siyâbları içine koyup sıyâbları za‘ferân gibi kokar. Hattâ bu yapraklardan diyâr diyâr hedâyâ götürürler. Yüz yıl dursa reng-i rûyu müteğayyire olmayup râyiha-i tayyibesi dahi ziyâde olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 153a ·
metinde göster ·
… mme hâşâ bu dırahtın reng-i rûy-ı münevverin görüp ma‘bûd ittihâz edüp bu ağaca
perestiş
eder bir alay ağaç îmânlı kefereler cem‘ olurlar.
Hulâsa-i kelâm Hind ü Sind ve Çîn [ü] Mâçîn ve Hıtâ vü Hoten ve Fağfûr u Maskov ve'l-hâsıl ekâlîm-i seb‘a tüccârları gelüp bu mahalde cemî‘i zî-kıymet metâ‘ların fürûht edüp şecer-perest olanlar hâşâ sümme hâşâ bu dırahtın reng-i rûy-ı münevverin görüp ma‘bûd ittihâz edüp bu ağaca perestiş eder bir alay ağaç îmânlı kefereler cem‘ olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 153a ·
metinde göster ·
ederlermiş. Hâlâ ilâ hâze'l-ân cemî‘i millet-i nasârâ-yı Mesîhiyye bu serv yanı …
Ve Hazret-i İbrâhîm babası Âzeryû[n] asrında kavm-i kâfir hâşâ sümme hâşâ bu ser[v] ağacını ma‘bûd ittihâd edinüp perestiş ederlermiş. Hâlâ ilâ hâze'l-ân cemî‘i millet-i nasârâ-yı Mesîhiyye bu serv yanında geçdiklerince başlarından tartur-ı pur-puturların çıkarup başı kaba birkaç kerre tapınup geçdikleri hakîrin manzûru olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 261b ·
metinde göster ·
… iki bin âdemdir. Cümlesi Nusayrî mezhebindedirler ve pinhânî şems tulû‘ etdükde
perestiş
ederler ve beyne'l-halk namâz kılarlar ve kızlarun kendüleri nikâh ederler.
Şâm-ı Tarabulus eyâletinde Lâtikıyye sancağı hâkinde bir bayır üzre yüz mikdârı toprak örtülü bâğlı ve zeytûnlu ve dud ormanlığı içinde bir ma‘mûr köydür. Ammâ ne‘ûzübillâh iki bin âdemdir. Cümlesi Nusayrî mezhebindedirler ve pinhânî şems tulû‘ etdükde perestiş ederler ve beyne'l-halk namâz kılarlar ve kızlarun kendüleri nikâh ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y177a ·
metinde göster ·