… ve Belkıs'dan sonra bu Perihân gelmişdir deyü cemâl-i bâ-kemâl ile meşhûre bir
peri-peyker
Perihân idi. Bi-emrillâh merhûme oldukda bu Zincirli câmi‘ sâhasında medfûnedir …
Andan bâzâr meydânında Zincirli câmi‘. (---) binâsıdır. Bu dahi cümle kurşumlu kubâblar ile ma‘mûr bir serâmed minâreli câmi‘dir kim şeb [ü] rûz cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir. Bu câmi‘-i pür-nûr sâhasında Gürcistân hâkimi Mavrol Hân kızı Perihân kim İpşir Paşa'nın ehlidir. Bu cihân içre Züleyhâ ve Kaydefa ve Belkıs'dan sonra bu Perihân gelmişdir deyü cemâl-i bâ-kemâl ile meşhûre bir peri-peyker Perihân idi. Bi-emrillâh merhûme oldukda bu Zincirli câmi‘ sâhasında medfûnedir kim bâlâda İbrâhîm Hân {bu hurmeyi} taleb etdiği mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 20b ·
metinde göster ·
… ve nerm ü râm mahbûbü'l-kulûb ve sâhib-cemâl ve latîfü'l-i‘tidâl hûb-manzar ve
peri-peyker
ve gül-çehre mü’eddeb ve sâlih-i pür-behre necîb ü reşîd gılmân-ı pür-nûrları v …
"Askerimiz henüz hidmetkâr yerin {buldu} ve bekârlıkdan kurtuldu ve cümlenin yüzleri güldü, ammâ biz de henüz akça oğlana mâlik olduk" demişler, ammâ hakîkatü'l-hâl havâsının (letâfetinin) letâfetinden ekmeği ve gılmânları beyâzü'l-levndirler ve tâzeliklerinde her biri bir peri rû, sîmîn beden ve ince miyân 130b ve nerm ü râm mahbûbü'l-kulûb ve sâhib-cemâl ve latîfü'l-i‘tidâl hûb-manzar ve peri-peyker ve gül-çehre mü’eddeb ve sâlih-i pür-behre necîb ü reşîd gılmân-ı pür-nûrları var. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130a–130b ·
metinde göster ·
Ve bu menzilde Atlıbeğzâde ve Yenge Kırığı ve Gırbo Bölükbaşı nâm gâzîler sekiz yüz aded pür-silâh dilâver-i cülâver ve server ü hünerver yiğitler ile İspilet bâğlarından ve gayrı kılâ‘ların dağlarından bin altı yüz re’s mugân pîçe pençe-i âfitâblar kim her biri birer maralî ve gazâlî ve nergis gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü mahbûb u mahbûbe gılmân u bintânlar getirdiler kim kâkülleri perîşân ve çîm-ender-çîm ve ham-ender-ham kadd-i âşıkânı ham kılıcı gâzîlerin kılıçların meyânlarına bend kılıcı hüsndâr gulâmlar kim her biri birer ban ve kapudanzâdeler ve evc-i melâhetde bedr-i tamâm mehpâreler ve yüzden mütecâvizi dûşîze ve nâ-şüküfte sîm-endâm gül-fâm peri-peyker ve melek-manzar duhter-i pâkîze-ahterler ordu-yı İslâm'da ubûr etdirerek otağ önüne cem‘ edüp cümle guzât-ı müslimîn bu ciğer-kûşelerin şem‘-i ruhsârlarına pervâne-vâr cem‘ {olup} cümle uşşâkân sadâ-yı Hû'ya rehâ buldurup her tarafdan sadâ-yı "Yâ men Hû" gelüp gönlünde olan fetâ yiğitler kol kol olup kâfiristân vilâyetlerine çete ve poturalara revâne olurlardı. Andan Musik bayırından kalkılup yine sarp dere ve kayalar arasında ubûr edüp 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 143b ·
metinde göster ·
… n şehridir, zîrâ cemî‘i dükkânlarında kızlar oturup her biri birer mâh-cibîn ve
peri-peyker
ve melek-manzarlar metâ‘ların âşikâr fürûht ederler. Anlarda metâ‘ satmak ayıb …
şehri gâyet ma‘mûr u müzeyyendir, ammâ dâ’iren-mâdâr kaç bin adımdır ma‘lûmum değildir, lâkin pâk şehirdir. Çakatorna'dan küçük olduğuna şübhe yokdur, ammâ on bir aded ma‘mûr u müzeyyen duyûrları var. Çan kulleleri üzre sâfî altun haçları var. Birkaçı kurşum örtülü idi. Bir kapudanı ve yedi bin askeri ve Çakatorna'dan Ligrad Ligrad'dan Çakatorna görünür. Lisân-ı Latin'de grad kal‘a isimlerine şâmildir. Meselâ Belgrad, Vişegrad, Kamingrad ve Novgrad ve İsgıradin. Bunun emsâli kal‘alara grad derler. Anıniçün bunda Ligradçık derler. Gelin şehridir, zîrâ cemî‘i dükkânlarında kızlar oturup her biri birer mâh-cibîn ve peri-peyker ve melek-manzarlar metâ‘ların âşikâr fürûht ederler. Anlarda metâ‘ satmak ayıb değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 162b ·
metinde göster ·
… içre perendebâzlıklar edüp gavvâs-ı bahr-i ma‘ârif-vâr ol gümüş balıkları gibi
peri-peyker
ve melek-manzar gulâm-ı nâ-resîdeler âşıklarıyla kuc-kucak olup deniz mâlikleri …
Ve bu cây-ı müferrihda cemî‘i âşıkân sâdıkan uşşâkân herkes yârân-ı bâ-safâlarıyla cavk cavk olup semt semt bir hay huy-ı sâz u sûz nağamât-ı asvât-ı hazînler ile mutrıbân hânende ve sâzendegânlar Hüseyin 177b Baykara fasılları etmede. Kimisi mahbûblarıyla havz-ı şâfi‘îler içre perendebâzlıklar edüp gavvâs-ı bahr-i ma‘ârif-vâr ol gümüş balıkları gibi peri-peyker ve melek-manzar gulâm-ı nâ-resîdeler âşıklarıyla kuc-kucak olup deniz mâlikleri gibi şinâverlik edüp felekden kâm alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 177a–177b ·
metinde göster ·