İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

pesend*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
97
isabet
95 cümle/beyitte
35,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
15
farklı biçim
22 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi9739,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 97

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“pesend*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 10a … ir olur. Ve âsûde hevâda niçe keştîbânlara hakîr bu mahalli gösterdikde cümlesi pesend [ü] hezâr ahsend etdiler.
EÇS I 45b … böyle bir ibret-nümâ ilm-i hendese üzre kâmil ve mükemmel binâ görmedik" deyüp pesend hezâr ahsend etdiler. Hakîr eyitdim:
EÇS I 87a Evliyâ bu feth içinde bulunup etdi pesend / Âh edüp Manyalı dedi târîhin vay Zarnata. / Sene 1081
EÇS I 100a … dir" deyü Hasan Mu‘îd'i şehîd etmişdir. Âlimâne reddü'l-acz ale's-sadr, eş‘âr-ı pesendîdeleri vardır.
EÇS I 100a Hâkî: Üskübîdir eş‘âr-ı pesendîdesi çendân değildir.
EÇS I 109a pesendîde ebyâtdır. Zî-akl olan idrâk edüp demeğe kâdir değildir. Ba‘dehu ifâkat bulup ce …
EÇS I 118a–118b Ve kubbe-i mevzûnunun taşrasında olan hayâl-i pesendîde ma‘rifetler hadden efzûndur. Zamânemiz mi‘mârları eyle bir şîrînkârlık etmeğe k …
EÇS I 123b Cemî‘i hattât [u] erbâb-ı ma‘ârifin nazargâhı ve pesendîdesidir .
EÇS I 135b … a‘l-gûndur kim şimdiki üstâdları ana nazîre kubbe inşâ edemezler, gâyet refî‘ ü pesendîde kubbe-i âlîdir. Ve fukarâ hücreleri cânib-i garbında ma‘mûrdur. Ve meydân-ı sem …
EÇS I 146b Bu tekyede selef pehlivânlarının niçe bin darbları ve yayları ve pesendîde hünerleri Hazîne odasında maslûbdur.
EÇS I 173a … ın itmâm edüp nüshasın Belh [u] Buhârâ erenlerine gönderüp tilâvet etdiklerinde pesend edüp eydirler:
EÇS I 198b … elkîs'ı Berhıyây nakş etmişdi kim lisân-ı Kabâbıta'da darb-ı mesel olmuşdur kim pesendîde bir nakşa nakş-ı Berhıyâ gibi erba‘a ve işrîn kırât olmuş derler. Ammâ Acem ve …
EÇS I 199b … eb ü garâyibden harb [ü] kıtâllerin evâyil-i eyyâm üstâdlarının sihr-i i‘câz ve pesendîde ketebeli kalemleriyle iri İslâmbol tabakı kâğız cermleri üzre yazılmış tasvîrle …
EÇS I 204a Evvelâ kâr-ı pesendîde-i âlem pehlivânân-ı resenbâzân ya‘nî cânbâzân: İslâmbol'da hâzır bulunan pehlivân …
EÇS I 205b … n‘at-ı musanna‘dır. Alayköşkünden pâdişâh bu çarhları görüp "Ey tasnîfdir" deyü pesend edüp bu üç esnâfa bir kîse guruş ihsân etmişdir.
EÇS I 210b Âsitâne-i İslâmbol'da meşhûr-ı âfâk olan nüdemâ-yı mukallidînin pesendîde mudhikân âlüfte-gânlarından Murâd Hân Gâzî gibi rind-i cihân bir pâdişâh-ı Cem- …
EÇS II 224a–224b … ğil bir şekl-i âhar musanna‘ bir câmi'dir. Mi‘mârı Frenk âdemîsi olmağıla Frenk pesend bir câmi'dir kim aşağısı ibâdethâne, fevkânîsi dâiren-mâdâr medrese hücreleridi …
EÇS II 277a … . Şöhre-i şehr olduğundan ılgar ile niçe somunlarından Acem şâhına götürmüşler, pesend ahsend etmişler. Tâ bu mertebe lezîz ve hâs ve beyâz ekmeği olur, ammâ suyunun …
EÇS III 1b 39. Gark-ı deryâ olan kefere kalyonunun ihrâcı ve ilm-i simyâ ile pehlivânın pesendîde ma‘rifetleri.
EÇS III 3a 143. Ve mine'l-acâ’ib ibret-nümâ-yı seyr-i azîm-i pesendîde .
EÇS III 23b … -ı mücezza‘ ile ve mermer-i ebrî ve sommâkî ve yeşim-i yerekânî gûnân ile mebnî pesen-dîde düyûr-ı kebîrler var idi. Hazretin mevlûdü gicesi çoğu münhedim olup hâlâ âsâr- …
EÇS III 42a Der-beyân-ı kâr-ı pesendîde-i pehlivân
EÇS III 68a … idi, ammâ cümleye mümtâz [u] müsellem Abdurrahmân Hassân ve bu İmrü'l-Kays idi. Pesendîde eş‘âr-ı belîğlerin Hazret-i Resûl kıra’at edüp Seb‘a-yı Mu‘allaka nâm mahalde s …
EÇS III 119a … sarâyın temâşâ etdiğimiz bin altmış bir târîhi idi. Göncüzâde nâm ilm-i nücûmda pesendîde-i hâs [u] âm bir kimesne eydür "Bin doksan târîhinde Âl-i Osmân'dan Mehemmed Hân …
EÇS III 155b deyüp engüşt ber-dehen eder. Bu câmi‘in bir pesendîde san‘atı dahi üstâd-ı russâsı bu câmi‘in cemî‘i kıbâbların eyle rasâs-ı hâs ile …
EÇS III 158b … da selef pehlivânlarının demirden yayları ve hadengleri ve gürzleri ve gûnâ-gûn pesendîde kemânkeş darbları ve salıkları ve zerdeste ve matrakları ve kırkar ellişer vakı …
EÇS IV 187a 42. Ma‘rifet-i sihr-i‘câz-ı nev‘-i diğer ma‘rifet-i pesendîde-i kâr-ı pehlivânî ve ibret-nümâ-yı a‘ceb [ü] garâ’ib.
EÇS IV 219b Evsâf-ı ibret-nümâ-yı âsâr-ı ebniyye-i acîbe ve hayrât-ı musanna‘-ı garîbe pesendîde-i mühendisân ya‘nî vâcibü's-seyr cisr-i Batmân
EÇS IV 232b–233a Diğer pesendîde-i ma‘rifet-i pehlivânî: Yine huddâmları def [u] kudüme el urup pehlivân meydân-ı …
EÇS IV 233b Bu gûne elvân sahtiyânlar ta dip Firengîstân'a gidüp pesend ederler kim anlar bu gûne sahtiyân idememişlerdir. Ekseriyyâ güderi derisi işle …
EÇS IV 250b … lâr Alîcân niçe tülüngî Kızılbaş-ı rîş-tıraşlar ile bir şeb-i muzlimde kemend-i pesendleriyle kal‘adan nüzûl edüp Elkas Mirzâ'nın haymesine varup dahl düşerler. Elkas Mirzâ …
EÇS IV 252b … iyle ârâste ve köşe-bendler ile pîrâste olmuş hisâriçe ta‘bîr etdikleri dîvâr-ı pesenddir . Ammâ bu dîvâr üzre asla top yokdur ve bu dîvârın iç yüzünde zîr-i zemîn içre k …
EÇS IV 275a … ahîfesinde olan kıt‘alar yüzer guruş değer. Selef hattâtlarının gûnâ-gûn hatt-ı pesendîdeleridir kim gûyâ hatt-ı Hazret-i Osmân'dır.
EÇS IV 276a–276b … kâ ki sihr-i füsûn-ı işve-gûne kalemi târdır ve murdâr elin eşkâlât-ı hayâlâtda pesendîde kalemi vardır. Hatta bir esb-i câdû ve pîl-i câdû tasvîr 276b etmişdir kim si …
EÇS IV 277a … mû‘a-i acîb dahi üç yüz seksen varak idi. Her sahîfesinde selef mühürgânlarının pesend-i zemîn ü zamân ve ta‘lîk u nesih u rık‘a seci‘-i manzûmları var idi kim benî Âde …
EÇS IV 278b … kılup ibtidâ zerdûz destehân-ı kâr-ı Isfahân döşedi kim görenler hezâr ahsen-i pesend etdiler. Andan bir zer-ender-zer pişkîr serdi ve bir leğen ibrik-i fağfûrî kim …
EÇS IV 302b … rertesi gün {Bitlîs} hânı askerine bir seyf-i Melek uruldu kim felekde melekler pesend eylediler. Âhir-ı kâr Bitlîs hânı firâr edüp nâbûd olup ciğer-kûşesin yerine hâ …
EÇS IV 314b–315a … r ve eyle kâr-ı hurdegîr görmedim. Niçe bin ilm-i hendese üzre gûnâ-gûn hayâl-i pesend tasarrufları vardır ammâ mülûk-ı selef içün bu câmi‘ içre bir maksûresi var kim …
EÇS IV 316a Pesendîde-i kâr-ı sanâ‘ât:
EÇS IV 347b Mukâbil olsa rezminde pesend etmez Nerîmân'ı
EÇS V 11a … ân halkı ve cemî‘i Âl-i Osmân diyârı halkı, ‘Hezâr-ahsend ey hân-ı âlîşân’ deyü pesend edeler. Melek'e sadlek la‘net ve Hâman ve Fir‘avn ve Karûn ve Yezîd'in la‘netin …
EÇS V 16a Bu kantara-i vâcibü's-seyrin pesendîde bir ma‘rifet arz edüp yed-i tûlâsın ayân u beyân etdiği oldur kim tâk-ı Kisrâsı …
EÇS V 21a … ddir. Bir musanna‘ rakîk minâre-i zîbâsı vardır. İlm-i mi‘mârîden haberdâr olan pesend eder.
EÇS V 21a … su ile doldurup yine taşra suyu bir âsân vech ile ol ma‘sûm çeker kim her gören pesend eder. Tâ bu mertebe tetik ile inşâ olunmuş kuyu çıkrığıdır.
EÇS V 94a … i ibret-nümâ-yı mahbûb üzre mebnî bir bâğ-ı İremdir kim her semtinin birer gûne pesendîde maksûreleri ve havuz u şazrevân-ı selsebîl ve fevvâreleri ne diller ile ta‘bîr …
EÇS V 106a … r kim bu deyr-i mezbûrun kubâb-ı nüh-tâk revâk-ı tâk-ı kisrâlarında olan Fireng pesend hurde nakş-ı sihr-âsârları bir diyârda görmedim. Hattâ üstâd-ı nakkaş arz-ı ma‘ …
EÇS VI 15a … Rızâ ve Murdâr âleng(?) nâm nakkâşân-ı benâm cümle bir yere gelüp böyle Fireng pesende Firdevs ve Adn-i berîn ve huld-i irem ve ılliyyîn ile bir dâr-ı cahîm ve sa‘îr …
EÇS VI 18a Hulâsa-i kelâm hezâr pesend kim bu ma‘rifetleri iki yüz otuz sene mukaddem tahrîr ü tasvîr etmiş.
EÇS VI 63b–64a … Cümle asâkir-i İslâm bu alayımızı görüp "Bârekallâh" deyü engüşt ber-dehen edüp pesend etdiler.
EÇS VI 80b Hakkâ ki zehî zeber-dest pehlivân-ı sâhib-kırânlıkdır. Hattâ bu darb-ı pesendîde Cevrî Çelebi târîh demişdir: