… çobra ve kırı çobra ve lakişe çobra niçe bunun emsâli çobraları var ammâ keklik
pilavlarına
ve nar pilavlarına ve gûnâ-gûn ter ü muharra kebâblarına aşk olsun.
Bu hammâmdan Paşa efendimiz çıkup kânûn [u] kâ’ide-i hân-ı âlîşân üzre paşaya mahsûs somât-ı Muhammedî meydân-ı muhabbete gelüp kâmil iki yüz gümüş lengerî ile ni‘met-i nefîse-i mümessekler meyân-ı meydâna zeyn oldukda ıtriyyât bûyundan âdemin dimâğı mu‘attar olur. Ammâ ekseriyyâ ta‘âmları kevkevila ve masfakar pilav ve çalav pilav ve düzda biryân pilav ve dûd pilav ve şılla pilav ve rummân pilav ve ud pilav ve anber pilav ve âbşıla pilav ve köfte pilav ve fısdık pilav ve kırma badem pilav ve kişmiş pilav ve mastaba çobra ve kırı çobra ve lakişe çobra niçe bunun emsâli çobraları var ammâ keklik pilavlarına ve nar pilavlarına ve gûnâ-gûn ter ü muharra kebâblarına aşk olsun.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 230a ·
metinde göster ·
… ve lakişe çobra niçe bunun emsâli çobraları var ammâ keklik pilavlarına ve nar
pilavlarına
ve gûnâ-gûn ter ü muharra kebâblarına aşk olsun.
Bu hammâmdan Paşa efendimiz çıkup kânûn [u] kâ’ide-i hân-ı âlîşân üzre paşaya mahsûs somât-ı Muhammedî meydân-ı muhabbete gelüp kâmil iki yüz gümüş lengerî ile ni‘met-i nefîse-i mümessekler meyân-ı meydâna zeyn oldukda ıtriyyât bûyundan âdemin dimâğı mu‘attar olur. Ammâ ekseriyyâ ta‘âmları kevkevila ve masfakar pilav ve çalav pilav ve düzda biryân pilav ve dûd pilav ve şılla pilav ve rummân pilav ve ud pilav ve anber pilav ve âbşıla pilav ve köfte pilav ve fısdık pilav ve kırma badem pilav ve kişmiş pilav ve mastaba çobra ve kırı çobra ve lakişe çobra niçe bunun emsâli çobraları var ammâ keklik pilavlarına ve nar pilavlarına ve gûnâ-gûn ter ü muharra kebâblarına aşk olsun.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 230a ·
metinde göster ·
… e sanavber pilav ve dûd pilav (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) misilli
pilavların
birisi dahi birbirine müşâbeheti yok idi.
Şehr-i Bitlîs'den taraf üç yüz aded âdemler nümâyân olup her birinin başlarında birer kâse ve tabak-ı fağfûrî ve mertebânî-i gûnâ-gûn kâr-ı Gavrî Sultân ve elli mikdârı sîm-i hâlisden sahûnlar ve mâ‘adâsı bakır âvânî sahûnlar ammâ cümle müzehheb ü mutallâ sahûnlar kim mülûk-i selef asrında amel olunmuş sahûnları yine Amber Ağa, paşa huzûruna koyup "Hanım Sultân efendimiz sultânım hazretlerine selâm edüp tahte'l-fütûr gönderdiler." deyü Amber Ağa huzûr-ı paşada dilîrâne dâmenin der-miyân edüp kemerine bir zerdûz peştemâli bend kılup ibtidâ zerdûz destehân-ı kâr-ı Isfahân döşedi kim görenler hezâr ahsen-i pesend etdiler. Andan bir zer-ender-zer pişkîr serdi ve bir leğen ibrik-i fağfûrî kim sâfî mücevher idi. Paşa dest-i şerîflerin gasl edüp der-ân paşanın huzûruna cümle fağfûrî mertebânîlerin kapakların açdıklarında azamet-i Hudâ ud u amber ü müşk ile tabh olmuş ni‘met-i nefîselerin râyiha-i tayyibesi Paşa'nın otağı içinde olanların dimâğların mu‘attar etdi. Hudâ'ya ayândır kim üç yüz aded sahûn u fağfûrî vü mertebânîlerin içinde olan ta‘âm-ı mümessekler cümle birer gûne et‘ıme-i nefîseler idi. Hatta yigirmi elvân pilav ve vezde büryân ve meza‘fer pilav ve kükü pilav ve çelav pilav ve avşıla pilav ve hoşek pilav-ı düvezdeh-büryân ve amber pilav ve gülnar pilav ve sarımsak pilav ve mâverd pilav ve gübeybe pilav ve bâdâm pilav ve sanavber pilav ve dûd pilav (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) misilli pilavların birisi dahi birbirine müşâbeheti yok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 278b ·
metinde göster ·
… ta‘âmı dinse sezâ idi. Hakîr dahi paşa ile bu ta‘âma bî-renc u bî-dirîğ pirinç
pilavlarının
envâ‘larına ve gayrı ni‘met-i nefîselerin mümesseklerine eyle dendân-ı sindân u …
Hakkâ ki cennet ta‘âmı dinse sezâ idi. Hakîr dahi paşa ile bu ta‘âma bî-renc u bî-dirîğ pirinç pilavlarının envâ‘larına ve gayrı ni‘met-i nefîselerin mümesseklerine eyle dendân-ı sindân urmışız kim inşâallah Ma‘dîkerb Gâzî eyle ta‘âm tenâvül etmemişdir. Hâzâ min fazlı Rabbî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 278b ·
metinde göster ·
Ba‘dehû meydâna sâfî fağfûrî tabaklar ile yigirmi elvân
pilavlar
gelüp ve yigirmi kâse çobra gelüp çâşnigîrbaşı olan cümle tabaklar arasına girü …
Ba‘dehû meydâna sâfî fağfûrî tabaklar ile yigirmi elvân pilavlar gelüp ve yigirmi kâse çobra gelüp çâşnigîrbaşı olan cümle tabaklar arasına girüp hân önündeki mümessek u muza‘fer pilavdan kepçe ile alup herkesin önündeki tabağa pilav-ı gûnâ-gûn kor idi. Meselâ, dâhil-i meclis olanlara kepçe ile hân önünden pilav ve cilav vermek ri‘âyet ola. Hulâsa-i kelâm Acem'in pilavından gayrı ni‘metleri memdûh değildir. Ve birkaç gûne çobraları var idi. Câ-be-câ dûzde bünyânları da memdûh-ı âlemdir. Gayri ta‘âmları olmadığından Kızılbaş-ı bed-ma‘âş derler. Hakîkatü'l-hâl Karaçi halkının ve Tülüngi nökerlerinin ma‘îşetleri gâyet bed olduğundan bed-ma‘âş derler. Ammâ efsâne kelâmdır. Her ne gûne ta‘âm tenâvül olunsa yine benî Âdem def‘-i cû‘ eder. İstersen şîr-i hurma [vü] katr-ı nebât ye, istersen siyâh kara darı ekmeği ye, cümle def‘-i cû‘ etmede yeksândır. Niçe ta‘âmlar tenâvül olunup destehânlar kalkup hoş-âblar gelmedi. {Zîrâ} diyâr-ı Acem hoşâb u zerde memdûh değildir. Zîrâ hoşâbı Hazret-i Osmân te’lîf etdi. Zerdeyi Yezîd'in pederi Mu‘âviye ibn Ebî Süfyân peydâ etdiğinden bu iki ni‘met ülke-i Acem'de memdûh değildir. Ammâ niçeler nihânîce yerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 290b ·
metinde göster ·
… da merhûm ve mağfûrun leh Gâzî Süleymân Paşa Türbesi tekyesinde kurbânları edüp
pilavlar
pişirüp niçe yüz aded fukarâlar ve gâzîler gelüp tenâvül edüp bade't-ta‘âm teky …
Hakkâ ki 28a bu Ustolni-Belgrad kal‘ası bir mübârek kal‘adır. Her bâr bu hisâr-ı üstüvâra gelsem elbette bir şey intifâ‘ ederim. Hamd-i Hudâ min indillâhdır kim eş-şükrü lillâh hemân bu mâl-ı ganâ’imin şükrânına bir kurbân ve bu kadar pirinç ve bal ve yağ alup Budin kapusundan taşra göl kenârında merhûm ve mağfûrun leh Gâzî Süleymân Paşa Türbesi tekyesinde kurbânları edüp pilavlar pişirüp niçe yüz aded fukarâlar ve gâzîler gelüp tenâvül edüp bade't-ta‘âm tekye fukarâları gülbâng-ı Muhammedîler çeküp hakîre hayr du‘âlar etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 27b–28a ·
metinde göster ·
… m devlet-i Âli- Osmân'dadır. Hind ü Sind ü Acem'de dahi ta‘âm yokdur, hemân bir
pilavları
meşhûr.
Ammâ cemî‘i kâfiristânın ta‘âmı meşhûr değildir. Cümle kefere perhîz ile çatal demir ucuyla elli dirhem ta‘âm ve elli dirhem şarâb yeyüp içerler. Ta‘âm devlet-i Âli- Osmân'dadır. Hind ü Sind ü Acem'de dahi ta‘âm yokdur, hemân bir pilavları meşhûr.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 63b ·
metinde göster ·
… alâtdan sonra Hak yetişdirüp âyende vü revendeye elbette bir koyunu ve yoğurdlu
pilavları
mukarrerdir, anınla şöhret bulmuşlardır. Cenâb-ı Bârî hazâ’in-i gaybdan verir. …
Kadıasker kapusu kurbunda Beyne'l-Kasreyn'e karîb bir atfe içinde bir karanlık derbde bir küşâde dergâhdır, ammâ ol kadar vâsi‘ değildir. Evkâfı yokdur, parsa ile geçinir yigirmi mikdârı ihtiyâr ehl-i ırz dervîşleri vardır. Bir küçük meydânı ve bir türbe-i pür-envârı var. Her cum‘a edâ-yı salâtdan sonra Hak yetişdirüp âyende vü revendeye elbette bir koyunu ve yoğurdlu pilavları mukarrerdir, anınla şöhret bulmuşlardır. Cenâb-ı Bârî hazâ’in-i gaybdan verir. Ve yukaru iç kal‘ada Mukâbeleci konağı içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y114a ·
metinde göster ·