… olan Çasar-ı Nemse kal‘ası budur. Kal‘a-i Komran ve Tata ve Paya ve Semartin ve
Pojon
ve Pojap ve Beç kral tahtıdır, ve Perak ve Ni‘met-uğvar
Ammâ Nemse'nin Alman vilâyeti kal‘alarının esmâları böyle vâki‘ olmuşdur. İbtidâ Estorgon kal‘amıza hem-müşâ olan Çasar-ı Nemse kal‘ası budur. Kal‘a-i Komran ve Tata ve Paya ve Semartin ve Pojon ve Pojap ve Beç kral tahtıdır, ve Perak ve Ni‘met-uğvar
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 296a ·
metinde göster ·
… kılâ‘lardan sonra pây-ı taht Ungurus-ı menhûs olan kal‘a-i Peç'e andan kal‘a-i
Pojon
ve Yanık ve Komran ve bizim Üstürgon Vişegrad ve Vaç ve Peşte ve Budin ve Ösek …
Eyle bir arz-ı âlîye vâki‘ olmuş kim nehr-i Tuna ile nehr-i Sava bir yere cem‘ olduğu mahalde bir kayalı burun ucunda vâki‘dir. Nehr-i Sava cânib-i cenûbunda tâ Bosna ve {Hırvadistân ve Islovin} serhadlerinde Kırka sancağı ve Bihke sancağı ve Korpa sancağı ve Kosdaniçse ve Odvina ve Lika ve Çerniçse kal‘aları ve kâfirin Galya ve Dodoşka dağlarından ve Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu kefereleri vilâyetlerinin dağlarından nehr-i Sava cem‘ olup kal‘a-i Raça önünde {nehr-i Drin'e karışır, ammâ nehr-i Drin} yine Bosna serhadlerinde {Hersek sancağı dağlarında Çemerne dağından ve Zagor'dan ve Oluk dağlarından cem‘ olup şehr-i Foça içinde nehr-i Tihotine ile bir olup andan kasaba-i Ustikolona'ya ve Bosna Vişegrad'ı ve kasaba-i Sirebreniçse ve kasaba-i Valiva'ya ve niçe kurâ vü kasabâtlara uğrayup andan} kal‘a-i İzvornik önünden ve şehr-i Beline önünden cereyân eden nehr-i Drin bu nehr-i Sava'ya mahlût olup deryâ olarak kal‘a-i Böğürdelen'den ubûr edüp Belgrad'ın aşağı kal‘ası burnunda Sultân Süleymân kullesin döğerek nehr-i azîm Tuna'ya karışup mecma‘ü'l-bahreyn olup ikisi deryâ olur. Ve nehr-i Tuna dahi kal‘a-i Belgrad'ın cânib-i garbından cereyân edüp ibtidâ tulû‘ı Alman diyârında Alman dağlarından çıkup niçe kılâ‘lardan sonra pây-ı taht Ungurus-ı menhûs olan kal‘a-i Peç'e andan kal‘a-i Pojon ve Yanık ve Komran ve bizim Üstürgon Vişegrad ve Vaç ve Peşte ve Budin ve Ösek ve Varadin ve Islankamin ve Zümon nâmân kal‘aları önünden güzer edüp nehr-i Tuna mezkûr Belgrad dibinde nehr-i Sava'ya mahlût olur. şehr-i Belgrad'ın kal‘ası ve varoşu bu nehreyn-i azîmeynin burnunda bir püşte-i âlî üzre vâki‘ olmuş kal‘a-i zîbâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112a ·
metinde göster ·
… iderim ve illâ Budin'i hâke berâber ederim" deyü derûn-ı hisâra haber gönderir.
Pojon
kal‘ası hâkimi pes ü perdeden derûn-ı hisârda mahsûr olan Lagoş karısına haber …
"Eğer tâcı bana verirsen Budin altından kalkar giderim ve illâ Budin'i hâke berâber ederim" deyü derûn-ı hisâra haber gönderir. Pojon kal‘ası hâkimi pes ü perdeden derûn-ı hisârda mahsûr olan Lagoş karısına haber gönderüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 75a ·
metinde göster ·
… üzîde bahâdır zorâver ve dilâver batırlar ile nehr-i Vak'ı ubûr edüp tâ kal‘a-i
Pojon
semtlerin vurup yakup yıkmak fermân olundu.
Ba‘dehu Hânzâde vezîri olan Sefer Gâzî Ağazâde İslâm Ağa on bin aded güzîde bahâdır zorâver ve dilâver batırlar ile nehr-i Vak'ı ubûr edüp tâ kal‘a-i Pojon semtlerin vurup yakup yıkmak fermân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 115a ·
metinde göster ·
kal‘ası toprağına yüz elli bin askerle geçüp Uyvar imdâdına gelmek üzredir ve g …
"Hâlâ Nemse çâsârı yüz bin leşker ile Pojon kal‘ası toprağına yüz elli bin askerle geçüp Uyvar imdâdına gelmek üzredir ve gâyet yakındır, gâfil olman. Eğer i‘timâd etmezseniz bir iki âdem gönderin. Eğer sözümüz hilâf çıkarsa bizi katl edin" dediklerinde Sadrıa‘zam "N'ola katl edeyim?" deyü çaşıtların sözlerin dutup otak-ı nüh-tâk önünde kelle-pezân-ı paça edüp ol ân Kıbleli Paşa'ya bir fermân gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 115b ·
metinde göster ·
… gün Sührâb Mehemmed Paşa kolundan Mar‘ayş vilâyeti gâzîleri kâfirin tâ kal‘a-i
Pojon
altına varup 117b bir kapudan-ı benâm ve yüz elli kadar küffâr-ı bî-nâm dil g …
Hattâ bu Aktabya'ya yine küffâr istîlâ etdiği gün Sührâb Mehemmed Paşa kolundan Mar‘ayş vilâyeti gâzîleri kâfirin tâ kal‘a-i Pojon altına varup 117b bir kapudan-ı benâm ve yüz elli kadar küffâr-ı bî-nâm dil getirüp Sadrıa‘zam bu kâfirleri söyletdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 117a–117b ·
metinde göster ·
kal‘amız altında cisr-i azîm yapılup bizi bu Uyvar tarafına kırk bin aded güzîd …
"Îsâ ve Meryem Ana hakkıyçün sözüm budur, hâlâ Pojon kal‘amız altında cisr-i azîm yapılup bizi bu Uyvar tarafına kırk bin aded güzîde Hıristiyan askerler geçdiler. Anlar size hücûm edüp siz anlar ile cenge meşgûller iken ardınızda Komaran kal‘asına mukaddemâ on bin kefere-i imdâd geçmişdi. Siz cengde alak bulak iken yigirmi bin Hıristiyan Litre suyu kenârından Uyvar'a imdâda girmeğe me’mûrlardır. Anıniçün Uyvar kal‘asında olan Fargaçi kapudan ol imdâdlara bakup size Uyvar kal‘asın vermez, ammâ gâfil olman" deyü bu kapudan kâfir şâfî haberler verüp âzâd olundu ve gayri kefereleri getiren Mar‘aş gâzîlerine ihsân olunup niçe gûne in‘âmlar dahi oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 117b ·
metinde göster ·
Ve yine yevm-i mezbûrda küffârın Pojon tarafına gidenler gelüp çâsâr leşkeri Uyvar'ın feth olduğun işidüp cümle küffâr "Ba‘de harâbi'l-Basra" deyüp Uyvar imdâdına gelmeden ferâğat edüp cümle küffâr dâr-ı menhûslarına firâr etdikleri haberi gelüp henüz cünûd-ı müslimîn emn [ü] râhatda olup ol gün yevm-i çehârşenbe idi, cemî‘i şehîdân-ı müslimînin cemâ‘at-i kesîreler ile namâzları kılınup defn olundu, ammâ zikri sebkat eden Dîv Ali Beşe ile alaybeği birbirlerine sarılmış Aktabya üzre yigirmi yedi gün ter ü taze kanları akarak kalmış anın ikisin dahi Aktabya üzre defn edüp anların üzerlerine Sührâb Mehemmed Paşa bir haşeb kasr-ı cihân-nümâ inşâ edüp hâlâ ziyâretgâh-ı gâziyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 120b ·
metinde göster ·
… kal‘a-i Ovar ve kal‘a-i Kastel ve kal‘a-i Senmartin ve kal‘a-i Porok ve kal‘a-i
Pojon
ve kal‘a-i Yanık ve kal‘a-i Tata ve kal‘a-i Papa ve kal‘a-i Pirespirim bu üç ka …
Alaman Ungurus kal‘alarından evvelâ kal‘a-i Serinbe ve kal‘a-i Tancavar ve kal‘a-i Anpirvar ve kal‘a-i Şinvardo ve (---)(---)(---)(---) kal‘a-i Prak Nemse çâsârının bir tahtı dahi budur. (---)(---)(---) ve kal‘a-i Beç bir tahtı dahi budur ve şehr-i Peşpehel ve kal‘a-i Porok ve şehr-i Firav ve kal‘a-i Ovar ve kal‘a-i Kastel ve kal‘a-i Senmartin ve kal‘a-i Porok ve kal‘a-i Pojon ve kal‘a-i Yanık ve kal‘a-i Tata ve kal‘a-i Papa ve kal‘a-i Pirespirim bu üç kal‘a dağlardadır ve kal‘a-i Komaran, bu mezkûr kal‘alar cümle nehr-i Tuna kenârında Nemse çâsârının olup Yovahim nâm hâkimin hedâyâların almamız sebebiyle bile mezkûr kal‘aları gâret etmeyüp cümle kal‘aları sağ tarafımızda bırağup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 129a ·
metinde göster ·
tarafından birkaç diller dutdum. Nemse çâsârının ve Kız kralın ve Danimarka kra …
"El-hükmülillâh Litre kal‘asın küffâr muhâsara etdikde biz dahi asker cem‘ edüp kal‘a-i Litre'ye imdâd yetişdiğimiz mahalde derûn-ı hisârda mahsûr olan guzât-ı acûl acele edüp kal‘a-i Litre'yi küffâra vere ile verüp cümle askeri hâlâ kal‘a-i Uyvar'dadır. Pâdişâh sağ olsun, kal‘a-i Litre'yi sultânımın fermânıyla bu kulun feth etdi ve inşâallâh efendimin devletinde yine ben feth ederim. Hemân devletinde kal‘a-i Uyvar'ı muhâfaza edelim, ammâ sultânım kâfirin Pojon tarafından birkaç diller dutdum. Nemse çâsârının ve Kız kralın ve Danimarka kralının ve Zirinoğlu ve Beganoğlu ve yedi aded hersekler ve on iki aded ban olan segler cümle yüz bin asker ile Kanije kal‘ası üzre gitmeğe turvin ve müşâvere etdiklerinin ve dâr-ı menhûslarından azîm leşker ile Kanije üzre gitdiklerinin sıhhat haberin dillerden alup sultânım bir ayak evvel Kanije kal‘asına Tatar askerin gönderüp sa‘âdetle siz dahi Kanije üzre azîmet buyurmadan hâlî olmayup kal‘a-i Uyvar'da bizi dahi hayr du‘âdan ferâmûş buyurmayasız" deyü Hüseyin Paşa'nın dahi bu yüzden Litre kal‘asına küffârın zafer bulduğu haber-i mûhişi gelince hemân ol ân Sadrıa‘zam-ı sâhib-kıran tuğlar ile sancağ-ı Resûlullâh'ı Belgrad sarâyı havlısına du‘â vü senâ ile çıkarup ve kurbânlar kesilüp sene 1074 Ramazân'ının yigirminci gün cemî‘i ümmet-i Muhammed sâimü'd-dehr iken cümle guzâta iftâr fermân olundukda tiryâkîler Zirinoğlu kâfirine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 139a ·
metinde göster ·
… m, hemân dostluk edelim" deyüp gelen nâme Cânpoladlı Hasan Ağa'ya verüp ol dahi
Pojon
kal‘ası üzre çâsârın Beç kal‘asına varup nâmeyi krala verüp ol dahi "Sem‘an ve …
"Baş üstüne pâdişâh-ı Rûm ne ki murâd edindi dahi ziyâde harâc ve dahi ziyâde hudûd verelim, hemân dostluk edelim" deyüp gelen nâme Cânpoladlı Hasan Ağa'ya verüp ol dahi Pojon kal‘ası üzre çâsârın Beç kal‘asına varup nâmeyi krala verüp ol dahi "Sem‘an ve tâ‘a" deyü Sadrıa‘zama üç günde mektûbları gelüp Sadrıa‘zam şâd [u] handân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 30a ·
metinde göster ·
Netîce-i merâm Cenâb-ı Allâh'ın ihsânı olup yigirminci günde derûn-ı hisârdan küffâr vere ile çıkup on bin kadar hayâtda, ammâ memâta karîb kalmış kâfirler amân ile Pojon kal‘alarına gidüp hamd-i Hudâ kal‘a-i Yanık dest-i İslâma be-dest-i Sinân Paşa ile feth olduğuna {târîh-i feth-i kal‘a-i Yanık:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 47a ·
metinde göster ·
… üp garb tarafına 2 sâ‘at gidüp sağ tarafımızda Tuna'nın karşu tarafında kal‘a-i
Pojon
bir sâ‘at ba‘îd bir bayır başında nümâyân olup andan yine garb tarafına 2 sâ‘at …
Bu şehr-i Firav'ı dahi geçüp garb tarafına 2 sâ‘at gidüp sağ tarafımızda Tuna'nın karşu tarafında kal‘a-i Pojon bir sâ‘at ba‘îd bir bayır başında nümâyân olup andan yine garb tarafına 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50a ·
metinde göster ·
kal‘asında dururdu. Sene 1073 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ asrında Ser …
Ammâ mukaddemâ bu gorona tâc dâ’imâ Pojon kal‘asında dururdu. Sene 1073 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ asrında Serdâr-ı mu‘azzam Köpürlüzâde Fâzıl Vezîr Ahmed Paşa Uyvar kal‘asın feth etdikde tâc duran Pojon {kal‘ası} kal‘a-i Uyvar'a karîb ve Uyva[r] hâkinde olmak {ile} küffârlar havflerinden tâcı Beç'den altı konak içeri Prak kal‘asına götürüp şimdi bu elçi paşa dîvânı galebesi olunca tâcı Prak'dan getirdüp kendü dîvânhânesinde tahtının üstünde bir kemercik altında on sekiz aded cevâhirli altun zencîrler ile asılı durur şekillidir, ammâ yine aşağa kenâreleri kemerin [d]îvârı üzre durur, ammâ taşra dîvânhâneden içeri kral yanına gelen âdem kral tâcı geymiş zann olunur. Tâ bu mertebe kralın başı üzre durur tâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 67b ·
metinde göster ·
… ‘azzam Köpürlüzâde Fâzıl Vezîr Ahmed Paşa Uyvar kal‘asın feth etdikde tâc duran
Pojon
{kal‘ası} kal‘a-i Uyvar'a karîb ve Uyva[r] hâkinde olmak {ile} küffârlar havfle …
Ammâ mukaddemâ bu gorona tâc dâ’imâ Pojon kal‘asında dururdu. Sene 1073 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ asrında Serdâr-ı mu‘azzam Köpürlüzâde Fâzıl Vezîr Ahmed Paşa Uyvar kal‘asın feth etdikde tâc duran Pojon {kal‘ası} kal‘a-i Uyvar'a karîb ve Uyva[r] hâkinde olmak {ile} küffârlar havflerinden tâcı Beç'den altı konak içeri Prak kal‘asına götürüp şimdi bu elçi paşa dîvânı galebesi olunca tâcı Prak'dan getirdüp kendü dîvânhânesinde tahtının üstünde bir kemercik altında on sekiz aded cevâhirli altun zencîrler ile asılı durur şekillidir, ammâ yine aşağa kenâreleri kemerin [d]îvârı üzre durur, ammâ taşra dîvânhâneden içeri kral yanına gelen âdem kral tâcı geymiş zann olunur. Tâ bu mertebe kralın başı üzre durur tâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 67b ·
metinde göster ·
"Beç varoşların Türk urmasın" deyü bu kal‘ayı Uyvar toprağıyla
Pojon
toprağında geçit başında henüz binâ etmeğe mübâşeret edüp iri nerdübân gibi per …
"Beç varoşların Türk urmasın" deyü bu kal‘ayı Uyvar toprağıyla Pojon toprağında geçit başında henüz binâ etmeğe mübâşeret edüp iri nerdübân gibi pergâller ile ve gönyeler ile üstâd-ı mühendis bennâlar cümle bir yere gelüp cümle erbâb-ı cengleri dahi bu kal‘a tarhında cem‘ olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73b ·
metinde göster ·
… ene (---) târîhinde binâ etmişdir. Hâlâ Nemse çâsârı hükmündedir. Lâkin kal‘a-i
Pojon
hâkimi hâkinde Tuna nehri kenârında bir sivri topraklı bayır-ı âlî üzre çâr-kûş …
Uyvar sâhibi Fargaçi Kapudan'ının dedesi Süleymân Hân havfinden sene (---) târîhinde binâ etmişdir. Hâlâ Nemse çâsârı hükmündedir. Lâkin kal‘a-i Pojon hâkimi hâkinde Tuna nehri kenârında bir sivri topraklı bayır-ı âlî üzre çâr-kûşe Şeddâdî binâ bir kal‘a-i zîbâ ve iç kal‘ası şekl-i müdevver vâki‘ olup kıbleye nâzır birer kapusu var ve kal‘a içre kârgîr binâ bir manastırı ve aşağı varoşda iki bin kadar şindire örtülü hâneleri ve birkaç çan kulleli manastırları var, ammâ taşrada bâğı ile ve bâğçeleri bî-hisâbdır. Ve ekseriyyâ Beç kal‘ası a‘yânı ve Pojon kal‘ası a‘yânının bu vâdîlerde mahsûldâr bâğları var. Andan bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75a ·
metinde göster ·
… â taşrada bâğı ile ve bâğçeleri bî-hisâbdır. Ve ekseriyyâ Beç kal‘ası a‘yânı ve
Pojon
kal‘ası a‘yânının bu vâdîlerde mahsûldâr bâğları var. Andan bir sâ‘at gidüp,
Uyvar sâhibi Fargaçi Kapudan'ının dedesi Süleymân Hân havfinden sene (---) târîhinde binâ etmişdir. Hâlâ Nemse çâsârı hükmündedir. Lâkin kal‘a-i Pojon hâkimi hâkinde Tuna nehri kenârında bir sivri topraklı bayır-ı âlî üzre çâr-kûşe Şeddâdî binâ bir kal‘a-i zîbâ ve iç kal‘ası şekl-i müdevver vâki‘ olup kıbleye nâzır birer kapusu var ve kal‘a içre kârgîr binâ bir manastırı ve aşağı varoşda iki bin kadar şindire örtülü hâneleri ve birkaç çan kulleli manastırları var, ammâ taşrada bâğı ile ve bâğçeleri bî-hisâbdır. Ve ekseriyyâ Beç kal‘ası a‘yânı ve Pojon kal‘ası a‘yânının bu vâdîlerde mahsûldâr bâğları var. Andan bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75a ·
metinde göster ·
… tân Süleymân Hân Nemse çâsârlarına tâc-ı İskender olan goronayı ihsân edince bu
Pojon
kal‘asın temelinden münhedim edüp müceddeden âhır-ı kâr bu kal‘ayı inşâ edüp on …
Bânîsi Laslo Kral'dır. Mukaddemâ bir küçük kal‘a imiş. Ba‘dehu Sultân Süleymân Hân Nemse çâsârlarına tâc-ı İskender olan goronayı ihsân edince bu Pojon kal‘asın temelinden münhedim edüp müceddeden âhır-ı kâr bu kal‘ayı inşâ edüp on iki bin leşker ile tâc-ı İskender'i bunda kor.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75a ·
metinde göster ·
… ile Beç'e vardığımızda tâcı Beç'e alay ile Prak'dan getirdiler, zîrâ bu kal‘a-i
Pojon
hâlâ bizim Uyvar kal‘amıza üç merhale yakın olduğundan cemî‘i Nemse küffârları …
Ve bu mezkûr iç kal‘ada olan sarâyda mukaddemâ krallar gelüp turvin müşâveresin edüp krallar tahta cülûs etmeğe bunda gelüp tâc-ı goronayı başına geyüp baş irşek papas eliyle beline kılıç kuşanup kal‘a-i Beç'e gidermiş, zîrâ gorona dedikleri tâc-ı İskender bu Pojon'da durmak ile bu şehre kavm-i Nemse Kudüs-i Şerîf kadar i‘tibâr ederlerdi. Lâkin şimdi devlet-i Âl-i Osmân'da sene 1073 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ vezîri Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa Uyvar kal‘asın feth {edeli} Nemse kralı havfinden tâc-ı İskender'i bu Pojon'dan kaldırup Beç kal‘asından altı konak içeri tâcı Prak kal‘asına götürdüler. Hattâ biz elçi paşa ile Beç'e vardığımızda tâcı Beç'e alay ile Prak'dan getirdiler, zîrâ bu kal‘a-i Pojon hâlâ bizim Uyvar kal‘amıza üç merhale yakın olduğundan cemî‘i Nemse küffârları havfe düşüp tâcı kaldılar ve Pojon'u amâr edüp on iki bin leşker kodular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75b ·
metinde göster ·
… de Tuna gemileri tolaşup girüp çıkarlar. Ve maşrık tarafından bu handaka nehr-i
Pojon
Akyaylalardan berü gelüp bu handak içinde nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Ve bu han …
Ve mezkûr iç kal‘a olan sarây hâlâ mesdûd olup içinde cebehâneden gayri bir şey olmayup hâlâ etrâfına sarâya muttasıl mağribden maşrıka tûlen beş bin adım iki kat bir amîk toprak handak kazup içinden Tuna cereyân edüp bir yanında Tuna gemileri bağlanır. Tâ bu mertebe enli handaklardır. Hemân aynı Roma kal‘ası handakı gibi şekl-i bâdemî nev binâ bir metîn handak kazmışdır ve henüz kenârlarına Şeddâdî binâ dîvârlar yapmışdır. Ve bu handak düz yerde olmak ile iki kat handakın içinde Tuna gemileri tolaşup girüp çıkarlar. Ve maşrık tarafından bu handaka nehr-i Pojon Akyaylalardan berü gelüp bu handak içinde nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Ve bu handaklar etrâfında on bir aded nev binâ toprakdan metîn tabyalar etmiş kim her biri birer Sedd-i İskende[r]e mânend fosdiçelerdir. Bu mezkûr nev binâ handakların içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75b ·
metinde göster ·
kapdanına gösterüp üç gün safâlar eyleyüp kapudandan ihsânlar ile refîkler alup …
Bunda dahi kralın papintaların Pojon kapdanına gösterüp üç gün safâlar eyleyüp kapudandan ihsânlar ile refîkler alup andan cânib-i şarka amâristân içre bir gün gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75b ·
metinde göster ·
… mahalleri tâ Komaran ve Uyvar ve Litre ve nehr-i Vak aşırı tâ henüz geçdiğimiz
Pojon
kal‘ası ve Akyaylalar ve Sucever kal‘ası ve Ban kal‘asına varınca yigirmi konak …
El-hâsıl bir gece haymemizle nehr-i Vak sâhilinde bir çemenzâr yerde yatup 76a andan ertesi ale's-sabâh nehr-i Vak'ın geçidin bulup yüz bin renc-i anâ ile nehri ubûr edüp Uyvar hâki taraflarına düşdük, ammâ henüz kâfiristânın katana yerlerine geldik. Bunda dahi niçe yüz ihrâk olmuş kurâ ve kasabâtlar ubûr etdik ve niçe ihrâk etdiğimiz köylere ve şehirlere râst gelüp âşinâ çıkup alâmetleriyle bildim, ammâ niçe yüz kârgîr binâlı kenîse ve manastırlar Şeddâdî binâ olmağile meydânda sögeli kalmışlar idi, zîrâ bu mahalleri tâ Komaran ve Uyvar ve Litre ve nehr-i Vak aşırı tâ henüz geçdiğimiz Pojon kal‘ası ve Akyaylalar ve Sucever kal‘ası ve Ban kal‘asına varınca yigirmi konak yerleri tâ Tot vilâyetine varınca bu vilâyetleri berbâd etmişdik. Lâkin henüz amâr olmada, ammâ yüz yüz elli bin esîrleri alınup bu kadar mâl-ı ganâ’imleri alındığından bu üç seneden berü bir hoş amâr olmamış. Hamd-i Hudâ üç seneden sonra yine harâb etdiğimiz yerleri amâr olur görmek müyesser oldu. Andan bu sahrâları dahi bir günde ılgar ile geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75b–76a ·
metinde göster ·
Bânîsi ma‘lûmum değil, ammâ hâlâ Nemse çâsârı hükmündedir, ammâ
Pojon
hâkimi tarafından Aliban kapudan zabt eder, ammâ hâk-i pâki Tot vilâyeti add ol …
Bânîsi ma‘lûmum değil, ammâ hâlâ Nemse çâsârı hükmündedir, ammâ Pojon hâkimi tarafından Aliban kapudan zabt eder, ammâ hâk-i pâki Tot vilâyeti add olunur. Niçe kerre Orta Macar hâkimi topal Palatinuş Hersek bu kal‘aya mâlik olmuşdur. Mukaddemâ Uyvar'dan niçe kerre çete ve poturalara seğirtmişdik, bu kal‘ayı görmek nasîb olmadı. Ammâ hâlâ Macar ile mâl-â-mâl bir kal‘a-i pür-me’âldir. Hattâ derûn-ı hisârda Macar ve Nemse vardır. Taşra kurâlarında re‘âyâlarında kavm-i Tot ve kavm-i Macar kâfirleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76a ·
metinde göster ·
kenârında havâlesiz bir Şeddâdî tula binâ bir sûr-ı ra‘nâ kal‘a-i metîn-i bî-be …
Ammâ kal‘ası nehr-i Pojon kenârında havâlesiz bir Şeddâdî tula binâ bir sûr-ı ra‘nâ kal‘a-i metîn-i bî-bedeldir, ammâ küçükdür. Ve şekl-i muhammes vâki‘ olup iki kapusunun biri cenûba ve biri şarka mekşûf olup beş köşesinde beş aded Kahkahâ-vâr metîn ve kavî tabyaları var, ammâ handakı ol kadar derin ve dîvârları ol kadar âlî değildir. Lâkin henüz Uyvar feth olalı Nemse çâsârının fermânıyla yigirmi bin aded Tot re‘âyâları bu kal‘aya üşüp evvelki tarzından ellişer adım her cânibinden kal‘a dîvârın enli ve bir kat handak dahi yapmağa mübâşeret etmişler. Ve varoşu etrâfların dahi beş Uyvar kal‘ası cirminden büyük ediyorlardı ve cümle re‘âyâ deryâ-misâl üşüntü edüp çalışırlardı. Ammâ hakîri görünce Uyvar altında alınan ve Raba cenginde esîr olan ümmet-i Muhammedleri cümle kaldırup pinhân etdiler. Lâkin Uyvar yılı feth olan kal‘aların kâfire dönen re‘âyâları ve Uyvar köyleri re‘âyâları ve niçe bin Tot vilâyeti re‘âyâları bu aşağı yeni Jebel varoşunda mütemekkin edüp bir kal‘ayı amâr etdiklerinden kal‘a-i Uyvar'a re‘âyâ az kaldı ve bu Jebel kal‘ası sahrâsı ol kadar bir bâğ ve bâğçeli yerdir kim hadîka-i müşebbek bostânları bir konak yeri zeyn etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76a ·
metinde göster ·
… da çâsârın bir kal‘a yapalım" dedüği nev binâ bu kal‘a-i nâ-tamâmdır kim nehr-i
Pojon
ile nehr-i Vak mâbeynindeki cezîre içre nehr-i Vak kenârında ve nehr-i Vak ile …
"İzn-i pâdişâhîyle Nemse hudûdunda çâsârın bir kal‘a yapalım" dedüği nev binâ bu kal‘a-i nâ-tamâmdır kim nehr-i Pojon ile nehr-i Vak mâbeynindeki cezîre içre nehr-i Vak kenârında ve nehr-i Vak ile nehr-i Pojon bir yere mahlût olduğu mahalde hâlâ kırk elli bin kadar küffâr deryâ-misâl olup niçe bin arabalarıyla taş ve kireç ve keraste ve sâ’ir mühimmât u levâzımâtlar taşıyup yeri göğü toz dutmuş. Niçe bin küffâr handaklar kazmağa ve kal‘a temellerin hafr etmeğe çalışırlardı. Hattâ kal‘a temeli bir âdem kaddi kârgîr ve rıhtım binâ rûy-ı arza çıkmış ve yigirmi arşın kadar dahi dîvâr-ı âlî olursa kifâyet eder derlerdi. Tâ ol kadar metîn ve derin handakı içre deryâ-misâl nehr-i Pojon ve nehr-i Vak cereyân ederdi. Ve temeli serâpâ sâfî hurde hurde kemerler olup dîvârı kâmil elli adım enli Şeddâdî tula rıhtım binâdır. Ve Uyvar gibi şekl-i müseddesdir, ammâ kâmil iki Uyvar kal‘ası kadardır. Ve kal‘a handakından taşra bir kat handak dahi kazmağa işâret edüp çizmişler ammâ dahi kazmamışlar. Lâkin yüz elli adım enli ve vâsi‘ handak tarh etmişler. Bu hisâb üzre bu kal‘a eğer itmâmı müyesser olursa Uyvar kal‘asından sarp ve metîn olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76a ·
metinde göster ·
… hr-i Vak mâbeynindeki cezîre içre nehr-i Vak kenârında ve nehr-i Vak ile nehr-i
Pojon
bir yere mahlût olduğu mahalde hâlâ kırk elli bin kadar küffâr deryâ-misâl olup …
"İzn-i pâdişâhîyle Nemse hudûdunda çâsârın bir kal‘a yapalım" dedüği nev binâ bu kal‘a-i nâ-tamâmdır kim nehr-i Pojon ile nehr-i Vak mâbeynindeki cezîre içre nehr-i Vak kenârında ve nehr-i Vak ile nehr-i Pojon bir yere mahlût olduğu mahalde hâlâ kırk elli bin kadar küffâr deryâ-misâl olup niçe bin arabalarıyla taş ve kireç ve keraste ve sâ’ir mühimmât u levâzımâtlar taşıyup yeri göğü toz dutmuş. Niçe bin küffâr handaklar kazmağa ve kal‘a temellerin hafr etmeğe çalışırlardı. Hattâ kal‘a temeli bir âdem kaddi kârgîr ve rıhtım binâ rûy-ı arza çıkmış ve yigirmi arşın kadar dahi dîvâr-ı âlî olursa kifâyet eder derlerdi. Tâ ol kadar metîn ve derin handakı içre deryâ-misâl nehr-i Pojon ve nehr-i Vak cereyân ederdi. Ve temeli serâpâ sâfî hurde hurde kemerler olup dîvârı kâmil elli adım enli Şeddâdî tula rıhtım binâdır. Ve Uyvar gibi şekl-i müseddesdir, ammâ kâmil iki Uyvar kal‘ası kadardır. Ve kal‘a handakından taşra bir kat handak dahi kazmağa işâret edüp çizmişler ammâ dahi kazmamışlar. Lâkin yüz elli adım enli ve vâsi‘ handak tarh etmişler. Bu hisâb üzre bu kal‘a eğer itmâmı müyesser olursa Uyvar kal‘asından sarp ve metîn olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76a ·
metinde göster ·
… fâyet eder derlerdi. Tâ ol kadar metîn ve derin handakı içre deryâ-misâl nehr-i
Pojon
ve nehr-i Vak cereyân ederdi. Ve temeli serâpâ sâfî hurde hurde kemerler olup d …
"İzn-i pâdişâhîyle Nemse hudûdunda çâsârın bir kal‘a yapalım" dedüği nev binâ bu kal‘a-i nâ-tamâmdır kim nehr-i Pojon ile nehr-i Vak mâbeynindeki cezîre içre nehr-i Vak kenârında ve nehr-i Vak ile nehr-i Pojon bir yere mahlût olduğu mahalde hâlâ kırk elli bin kadar küffâr deryâ-misâl olup niçe bin arabalarıyla taş ve kireç ve keraste ve sâ’ir mühimmât u levâzımâtlar taşıyup yeri göğü toz dutmuş. Niçe bin küffâr handaklar kazmağa ve kal‘a temellerin hafr etmeğe çalışırlardı. Hattâ kal‘a temeli bir âdem kaddi kârgîr ve rıhtım binâ rûy-ı arza çıkmış ve yigirmi arşın kadar dahi dîvâr-ı âlî olursa kifâyet eder derlerdi. Tâ ol kadar metîn ve derin handakı içre deryâ-misâl nehr-i Pojon ve nehr-i Vak cereyân ederdi. Ve temeli serâpâ sâfî hurde hurde kemerler olup dîvârı kâmil elli adım enli Şeddâdî tula rıhtım binâdır. Ve Uyvar gibi şekl-i müseddesdir, ammâ kâmil iki Uyvar kal‘ası kadardır. Ve kal‘a handakından taşra bir kat handak dahi kazmağa işâret edüp çizmişler ammâ dahi kazmamışlar. Lâkin yüz elli adım enli ve vâsi‘ handak tarh etmişler. Bu hisâb üzre bu kal‘a eğer itmâmı müyesser olursa Uyvar kal‘asından sarp ve metîn olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76a ·
metinde göster ·
… âkıbet-endîşin anladığı oldur, bu kal‘ayı binâ edüp içine kırk elli kâfir koyup
Pojon
kal‘asın muhâfaza edüp fursat buldukda kal‘a-i Uyvar'ı 76b Osmânlı elinden su …
Ve kal‘a dîvârı tamâm oldukda temelden çıkan ve handak içinden çıkan toprakları kal‘a dîvârı üzre tabyalara yığmağa benî âdem karınca [gibi] toprak taşıyup yedi tabya üzre yedi aded toprakdan kûh-ı Elburz-misâl dağlar yığmışlar. Ve bu kal‘aya iki aded kapu tarh etmişler. Uyvar feth olalı kâfir-i bed-kârların etekleri tutuşup bu kal‘aya mübâşeret etdi, ammâ bu dûrbîn-fikr küffârın elbette bir şeytanatı vardır. Bu hakîr-i âkıbet-endîşin anladığı oldur, bu kal‘ayı binâ edüp içine kırk elli kâfir koyup Pojon kal‘asın muhâfaza edüp fursat buldukda kal‘a-i Uyvar'ı 76b Osmânlı elinden suhûletle ala. Bu kal‘ayı binâ etmeğe taraf-ı şehriyârîden izin verildiği ayn-ı hatâ olup sû-i tedbîr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76a–76b ·
metinde göster ·
… i binâ edüp ba‘dehu Nemse'nin çâsârı istîlâ edüp hâlâ kral inpirator tarafından
Pojon
hâkimi kapudanı zabt eder. Nehr-i Vak kenârında bir küçücük kârgîr tula binâ bi …
Zamân-ı kadîmde Uyvar hâkimi Fargaçi Kapudan'ın dedesi binâ edüp ba‘dehu Nemse'nin çâsârı istîlâ edüp hâlâ kral inpirator tarafından Pojon hâkimi kapudanı zabt eder. Nehr-i Vak kenârında bir küçücük kârgîr tula binâ bir kal‘a-i zîbâ idi. Uyvar'ı Fâzıl Ahmed Paşa döğerken Kıbleli Mustafa Paşa'yı Şâm eyâleti askeriyle ve Kardaş Kazak askeriyle bu kal‘ayı muhâsara etmeğe me’mûr olup yigirmi gün yigirmi gece bu kal‘ayı Kıbleli Mustafa Paşa döğüp fethi yakın olmuşken görün(?) üstünden Âl-i Osmân üzre Nemse çâsârı ve Z[ir]inoğlu leşkeri gelmesi istimâ‘ olunca bu kal‘a-i Galgofça'yı döğmeden ferâğat edüp ordu-yı İslâma gelesin deyü fermân-ı sadrıa‘zam sâdır olunca hemân Kıbleli Paşa bu kal‘a altından topları çeküp Şâm askeri ve Kazak askeriyle Uyvar altına teveccüh etdikde hakîr ol mahalde Akyaylalar çetesinden üç bin askerle ve bu kadar mâl-ı ganâ’imle bu kal‘a-i Galgofça altına gelüp bir hoş seyr-i temâşâ edemeyüp fethi müyesser olmadan Kıbleli Paşa ile ordu-yı hümâyûna gelmişdik, ammâ şimdi bu sulh mâbeyninde bir hoş seyr-i temâşâ etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76b ·
metinde göster ·
… âmda ve ne mertebedir" deyü kâmil iki sâ‘at Beç'i ve Prağ'ı ve Yanık kal‘ası ve
Pojon
kal‘aların sorup hakîr yoldan gelmemle bî-tâb u bî-mecâl kalup ahşama alıkoyup …
"Âferim işde anları bize getir" dedikde "el-emrü emrüküm" deyüp üç yıllık sergüzeşt [ü] serencâmımız bir bir söyledü[p] "Nemse çâsârının Beç kal‘asında ne kadar zamân oturdun, ne tarz [u] tavırda ve şekl-i şemâ’ilde ve metânet-i istihkâmda ve ne mertebedir" deyü kâmil iki sâ‘at Beç'i ve Prağ'ı ve Yanık kal‘ası ve Pojon kal‘aların sorup hakîr yoldan gelmemle bî-tâb u bî-mecâl kalup ahşama alıkoyup tâ nısfu'l-leyle varınca üç yıllık seyâhatim hakîre söyledüp yine Beç kal‘asın sorar. Hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 203a ·
metinde göster ·
Nemçe dahi derler. Ve Alaman kralı derler, ammâ sâ’ir krallar elkâbları gibi elkâbı vardır. Nemse çâsârı ve "İnperator" dahi derler, şehinşâh demekdir. Hattâ yedi krala hükm eder kim bâlâda Leh kralına varınca tahrîr olunmuşdur. Sevâd-ı mu‘azzama ve asker-i bî-kerâna mâlikdir. Ve bin yedi yüz yıldan berü kraldır. Ve bin yedi yüz kal‘aya mâlikdir kim herbiri birer sedd-i Kahkahâ'dır. Tahtı Beç ve Prag'dır. Ve sikkesinde kendü sûretleri yazılur. Hûşeng şâh evlâdından geçinirler. Ve tâc-ı Gorona dâ’imâ Pojon kal‘asında dururdu. Âl-i Osmân Uyvar'ı feth edeli tâcı Prag kal‘asına getürdüler. Cümle evsâfları yetmiş dördde vardığımızda mastûrdur, nazar oluna. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y35a ·
metinde göster ·
… e Seyyidvar ve Kanije ve Ustolni Belgrad ve Tata ve Papa ve Komaran ve Yanık ve
Pojon
ve Senmartin ve Pojab [Pojaga?] ve Peşpehil ve Beç ve Prag ve Lonçat ve Amıstır …
İklîm-i hâmis tûlu iki bin beş yüz elli fersahdır ve arzı yüz iki fersahdır. Ve bin kırk pâre Y 256a şehir var, yedi yüzü bender şehirdir. Ve otuz beş tağdır ve otuz vâdîsi vardır. Cânib-i şarkîsinde olan şehirler evvelâ Gûre ve Kânc ve Kâş ve Hârezm ve Tübbet ve Kûze ve Ermeniyye ve Buhârâ ve Semerkand ve Hocend ve Taşkend ve Gülkend ve Dikend ve Sincâb ve Kırmân ve Antaliyye ve Bahr-i Rûm'un garbında bilâd-ı Efrenc'in Nemse diyârında Budin ve Usturgon ve Seyyidvar ve Kanije ve Ustolni Belgrad ve Tata ve Papa ve Komaran ve Yanık ve Pojon ve Senmartin ve Pojab [Pojaga?] ve Peşpehil ve Beç ve Prag ve Lonçat ve Amıstırdam'da karâr edüp karşu cânibi cezîre-i İngilisdir. Dahi verâsı yedi bin mîl Yeni Dünyâ'dır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y255b–Y256a ·
metinde göster ·