… âb bıçakları ve bellerinde kemend ipleri ve niçesinin eyinlerinde yüzülen koyun
postları
ile gürûh gürûh alay gösterirler.
Bunlar dahi pür-silâh olup araba üzre dükkânların tefne yapraklarıyla ve gûnâ-gûn bahâ[r]lar ile zeyn edüp ve semîn koyunlar ile zeyn edüp koyunları yüzerek ubûr edüp piyâde askerleri ellerinde ve bellerinde iri gümüşlü ve zencîrli kassâb bıçakları ve bellerinde kemend ipleri ve niçesinin eyinlerinde yüzülen koyun postları ile gürûh gürûh alay gösterirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 166b ·
metinde göster ·
… etdik. Ba‘de'z-ziyâfe elçilere ve hakîre ve Alacaatlı Hasan Ağa'ya latîf vaşak
postları
hedâyâ verüp andan aşağı haymelerimize geldikde ardımız sıra elli koyun ve bin …
Menzil-i kal‘a-i Karış, ibtidâ-i vilâyet-i diyâr-ı Acem: Sene (---) târihinde Şâhrûh b. Timur Hân binâsıdır. Ba‘dehû Azerbaycân Sultânı Uzun Hasan hükmüne girdi. Hâlâ Revân hâkinde Azerbaycân şehirlerindendir. Kal‘ası bir püşte üzre evce ser çekmiş şahin ve zağanos yuvası misâl kal‘a-i Azerbaycân-ı pür-cândır ve şekl-i murabba‘ sengîn bünyâd bir kal‘a-i Ferâh-âbâd-misâl kal‘a-i üstüvârdır. Cümle taş binâ bir metîn ve müstahkem binâ-yı ra‘nâ kal‘a-i zîbâdır. İçinde bin dizçöken tülüngi dizçökenleri vardır. Ser-neferleri bizimle olan elçilere hedâyâlar getirdikde bize rağmen kal‘adan yetmiş seksen pâre toplar atup şâdmânlar etdi, ammâ hûrde topları var. Sadâ-yı top-ı kûpden cânib-i erba‘asındaki dere ve depeler ra‘d-vâr gür gür gürleyüp velvele verdi. Kal‘anın zîrinde haymelerimizle meks edüp âheste reviş aşağı rıbâtı seyr [ü] temâşâ etdik, ammâ ol kadar ma’mûr değildir. Mâ-tekaddem şehr-i azîm ve kal‘a-i kadîm imiş. Ammâ sene (---) târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘, Revân seferi üzre müteveccih oldukda Erzurûm, Ahıçka ve Kars ve Van kulları bir yire cem‘ olup bu Karış şehrin nehb [ü] gâret edüp karış karış edüp hânelerin harâb u yebâb ve halkın esîr [u] kebâb idelden berü ilâ yevminâ hâzâ aşağı şehri dahi ol kadar imâr değildir. Ancak yedi minâreli câmi‘leri ve üç hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Lâkin bâğı ve bâğçesi çokdur. Şehri nehr-i Karış kenarına vâki‘ olmuş, âb [u] hevâsı sehîl ve latîf, pirinç hâsıl olur mahsûldâr sahrâsı vardır. Bu nehrin tulû‘ı kûh-ı Sükûn'dan sökün edüp nehr-i Araz'a munsab olur. Kal‘a ağası elçi ile hakîri ziyâfete da‘vet edüp atlarımızla güç ile kal‘aya nîm sâ‘atde urûc edüp aşağıda cümle zemîn nakş-ı bukalemûn-nümâyân idi. Hemân şâhın dizçöken ağası serinde zûrzuvileli tâcı üzre alaca serbend üzre gûnâ-gûn otâğalar zeyn edüp ve ablak çığçığa telleri başına bend kılup yanımıza geldikde temennâ edüp "Hey kurbân, tû hayr-mukdem, yüz basa, göz basa gelüp safâ geldiniz" deyü hâne-i cihân-nümâsına da‘vet edüp yahşi 293b mihmândârlık edüp meydân-ı muhabbete sofra yerine kalemkârî çit destehân gelüp on bir gûne pilâvdan avşıla pilav, göğü pilav, muza‘fer pilâv, od pilâv, şille pilâv, hoş pilâv, çalav pilâv, mu‘ammer pilâv, sarmısak pilâv, köse pilâv, düvezde pilâv ve düvezde püryân ve sebzevât ve nemekdân ve mastaba çorbası ve latîf herîseleri tenâvül olunup cân sohbetleri etdik. Ba‘de'z-ziyâfe elçilere ve hakîre ve Alacaatlı Hasan Ağa'ya latîf vaşak postları hedâyâ verüp andan aşağı haymelerimize geldikde ardımız sıra elli koyun ve bin kadar beyâz ekmek ve yedi sekiz katır yükü meyve-i gûnâ-gûn ve avşıla şerbetleri kal‘a hâkimi sultândan gelüp ol gîce ıyd-ı ekber edüp iki gün meks edüp nehr-i Karış kenarında iki cânibde kasr-ı âlîleri temâşâ ederek hıyâbân [u] gülistân-ı İrem Kelenter bâğına varup anda dahi bir ziyâfet-i âli-i kal‘a-i sultânî edüp elçiye ve hakîre hedâyâ pârçeler verdi. Bâğdan gelirken Sultân Evhadullah Câmi‘in taşradan temâşâ etdik. Ammâ hakkâ kim bir minâre-i mevzûnlu câmi‘-i bî-bedeldir. Ve âna karîb Tâceddîn-i Münşî hammâmı ve yedi mihmân-sarâyı var. Âb u hevâsının letâfetinden mahbûb ve mahbûbesinin kudretden mükehhal karalı ve gazâlî gözleri var kim her biri uşşâka bir nigâh etdükde bin nikâh ihsân etmiş kadar câna safâ verir. Ertesi ale's-sabâh bu Karış şehrinden üç yüz baş kızılbaş-ı evbâş [u] kallâş-i Mâzenderânî esb-süvâr ile cânib-i şarka 12 sâ‘at kûh-ı bî-pâyânlar aşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 293a–293b ·
metinde göster ·
… ğiyle bir gice hüsn-i ülfet edüp bize elli aded zerdeva postu ve beyâbân kedisi
postları
cebeleyüp hakîr dahi ana üç aded münakkaş Kaya Sultân makramesi verdik. Bu kend …
Ülke-i kend-i Zahor: Bu dahi yüz elli pâre, kasaba-misâl bâğlı ve bâğçeli ve câmi‘li ve hân [u] hammâmlı kend-i azîmlerdir kim Dağıstân pâdişâhının boybeğlerinden Emîr Yûsuf Beğ hükmündedir. Lâkin bir kaç kerre Acem'e tâbi‘ olmışlardı. Hâlâ sünnî Şâfi‘iyyü'l-mezheb yedi bin cengâver ü dilâver ü server-i hünerver âdemleri vardır. Beğiyle bir gice hüsn-i ülfet edüp bize elli aded zerdeva postu ve beyâbân kedisi postları cebeleyüp hakîr dahi ana üç aded münakkaş Kaya Sultân makramesi verdik. Bu kend içre
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 318b ·
metinde göster ·
… llâbları vardır. Ve bu meydânın dâ’iren-mâdâr etrâfında nezerâtdan gelen kurbân
postları
döşelidir. Her bir postda birer sâhib-nazar ârif-i billah âşık-ı şey'illah ilm …
Der-sitâyiş-i tekye-i Akyazılı Sultân : Leb-i deryâda Varna şehri ve Balçık iskelesi mâbeyninde bir vâsi‘ öz içre bir hıyâbân koru kenarında evc-i âsumâna ser çekmiş şekl-i müsebba‘ bir kârgîr kulle-i âlîdir kim gûyâ İslâmbol'da Galata Kullesi'dir. Ammâ kurşum örtülü sivri külâhı eflâke ser çeküp zirve-i a‘lâsındaki alemi ebr-i kebûd içre şâ‘şâ‘a urur. Ammâ kubbe sivri külâhı cümle ahşâbâtdandır. Aslâ kârgîr kubbe değildir. 123b Hikmet-i mühendisân-ı kâr-ı mi‘mârân ile bir kubbe-i ser-âmeddir kim kubbe-i sernigûnun içi münakkaş levha tavandır. Garâbet andadır kim eyle kubbe-i azîmin içinde aslâ sütûn yokdur. Hemân bir vâsi‘ fezâ üzre bir nakş-ı bukalemun tavandır. Tâ vasatında üç yüz kandilli bir çerâğdân-ı sakîl maslûbdur. Ol dahi bir bâr-ı âhendir. Her şeb ol kanâdilleri dervîşân çerâğân edüp kubbe nûr iken nûrun alâ nûr olup her âşıkân-ı sâdıkân işgâl-ı ma‘rifete meşgûl olup cân sohbeti ederler. Cümle seyyâhân-ı berr ü bihâr bu âsitânenin sütûnsuz sâbite olduğuna engüşt-ber-dehen edüp vâlih [ü] hayrân olurlar. Tâ bu mertebe vâsi‘ meydân üzre mestûr kubbedir kim kapudan ocağa varınca meydân-ı fukarâ yüz ayakdır. Serâpâ beyâz mermer-i hâm ile mefrûş bir meydândır. Ortada bir şâzirvân-ı revân olmadadır. Cümle uşşâkân andan def‘-i atşân ederler. Ve bu âsitâne ortasında niçe yüz aded âdem kaddi sarı pirinçden her bir pâdişâhın birer yâdigâr çerâğdânları vardır. Her şeb çerâğları gelen kurbânların yağından yakup şeb-i muzlimleri leyle-i isrâ olup gûyâ rûz-ı rûşen olur. Hakîr bu kubbe tavanının ber-karâr olmasına hayrân kalup âhir tekyenişîn Arslan Dede izniyle kubbenin tavanı üstüne çıkup temâşâ etdim. El-azametullah üstâd-ı neccârân bu kubbe içre tâ alemden rûy-ı tavana gelince bir amûd-ı haşeb-i dırâz vaz‘ edüp niçe yüz bin haşebleri ana kadamış kim gûyâ bir ağaç ormanı olmuş. Âdemin aklı ihâta etmeyüp dîde pür-nem hîrelendiği san‘at-ı hezâr-ahsendir kim "Şenîden ki bûd mânend dîde" makûlesidir. Ve bu meydânın cânib-i erba‘ası demir pencerelerdir kim etrâfında olan bâğçe-i gülistâna nâzırdır. Ve her revzenlerin mâbeyninde kat-ender-kat dervîşân dollâbları vardır. Ve bu meydânın dâ’iren-mâdâr etrâfında nezerâtdan gelen kurbân postları döşelidir. Her bir postda birer sâhib-nazar ârif-i billah âşık-ı şey'illah ilm [ü] amele ve her biri birer kâra meşgûllerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 123a–123b ·
metinde göster ·
… den ejder ile firâr edüp işte harârı bunda kaldı. Bu harâr içre ne kadar hayvân
postları
var ise anları zî-rûh göstermeğe kâdirdir kim evveli sun‘-ı Hudâ'dır kim harârı …
Paşa eyitdi: "Ya bu hayvân derilerin ve zî-rûh hayvânları mahpus edüp neyler." Hân eyitdi: "Belî sultânım, yahşı su‘âl buyurdunuz. Anın işlediği cemî‘i kâr-ı simyânın aslı yine Cenâb-ı Bârî'nin yed-i kudretiyle halk olan eşyâ-yı mevcûdâtdır. Yahûd manzûr-ı şerîfiniz olan bu şeylerdir. İktizâsı mahalline göre ma‘rifet sarf eder. Meselâ vücûduna hokkasından bir yağ-ı ber-efsûn süründü, kendüyi zekersiz ve hayâsız gösterdi ve kurağı ve çiyik yağı süründü, kendüyi ber-hevâ gösterdi. Ve kumkuma ibrik ile halk üzre su dökerdi. Halk anı üzerimize işer derlerdi. Ve zemîne efsûnlu su döküp halk kendüyi gark-ı âb görüp uryân oldular. Ve bu yılanın birin harârdan çıkarup bir efsûn okuyup ejderhâ sûretinde görünüp sultânımın havfinden ejder ile firâr edüp işte harârı bunda kaldı. Bu harâr içre ne kadar hayvân postları var ise anları zî-rûh göstermeğe kâdirdir kim evveli sun‘-ı Hudâ'dır kim harârında her birinden birer cüz cânı başı gibi hıfz ederdi." deyü Monlâ Muhammed'i hüsn-i terbiyeler etdi. Paşa eyitdi: "Kaldırın şu sihirbâzın gararın. Ben şu perendebâz pehlivân-ı şâhbâzdan hazz etdim." dedikde yine meydân-ı muhabbete Pehlivân Zengüzer, ya‘nî avretden geçmiş mücerred pâk olmuş demekdir, mezkûr pehlivân def ü kudümün çalmağa başladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 232b ·
metinde göster ·
… gibi yığılmış tüfengler var idi. Ve kâmil üç yüz aded kaplan ve arslan ve bebr
postları
var idi.
Bu mezkûr üstâdların tüfenglerinden mâ‘adâ bin aded tüfenglerdir kim bunlardan gayrı odun yığını gibi yığılmış tüfengler var idi. Ve kâmil üç yüz aded kaplan ve arslan ve bebr postları var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 277b ·
metinde göster ·
… ve Kesân beği içün paşaya kırkar kise guruş ve birer katır yükü kaplan ve vaşak
postları
ve beşer katar-ı katırlar ve birer tula küheylân atlar verüp Paşa'dan hil‘at gi …
Ba‘dehû Van ağaları ve yeniçeri ağası ve hapisde olan Zerikî beği ve Espa‘ird beği ve Karni beği ve Kesân beği içün paşaya kırkar kise guruş ve birer katır yükü kaplan ve vaşak postları ve beşer katar-ı katırlar ve birer tula küheylân atlar verüp Paşa'dan hil‘at giyerlerken dördine de birer sille-i pehlivânî urup ağızlarından ve burunlarından kan Van'da revâne olup "Bir dahi pâdişâh vekîlinin fermânların tutun, yohsa sizi hayâsızlar kelle paça ederim. Tiz Evliyâ Beğ üzre sefere hâzır olun!" deyü bunları reddetdi ve her biri dâr-ı diyârlarına gitdi. Ertesi gün ne kendiler ve ne imdâdları gelmeyen Van beğlerinden Ağakis beği tarafından ve Ekrâd tarafından ve Benî Kutur tarafından ve Berda‘ beği tarafından ve Erecik beğindan ve Şureger'den ve Çobanlu tarafından ve Alagird tarafından ve Körladik beğinden bu merkûm dokuz aded Ekrâd beğlerinden âdemler gelüp Van a‘yânlarına daşınup her birinden beşer kise ve beşer katar-ı katır ve birer tola küheylân atlar hedâyâ gelüp gelen âdemleri hil‘atler giyüp cürümleri afv olunup ertesi gün dokuz aded beğler i‘timâd edüp paşaya birer el hedâyâlarıyla gelüp müşerref olup hil‘atler giyüp her birine yine birer sille urdu kim Çobanlu beği sadme-i pehlivânîden teker meker oldu. Meğer fakîrin fıtıkı var imiş. Şehrine varup merhûm olıcak yerini Murâd Hân'a verüp yigirmi kise dahi andan geldi. Melek Paşa efendimizin de'bi ol idi kim, kendü fermânın dutmayana deyenek ururdu. Fermân-ı pâdişâhîye itâ‘at etmeyeni ya katl ederdi ya muşt ve sille ile çehresine urup elbette kanın akıdırdı. Ve ceng mahallinde Allahümme âfinâ ejder-i heft-ser olurdu. Ammâ gayrı zamân halûk u halîm ü selîm olup pek gazab-âlûd olsa, "Bre âdem", "Hey hayâsız" ve "Hey nâmerd" deyü ıtâb etmeden gayrı bir şetm etmezdi. Ammâ hırsız ve harâmîye asla amân u zamân vermezdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 283b ·
metinde göster ·
… yâfet etmişdir kim ta‘bîr olunmaz. Bunda dahi yine Evliyâ Beğ tarafından kaplan
postları
pîşkeş hedâyâlar alup beş yüz aded koyunlar ile cümlesin Van'a fürûht etmeğe gö …
Menzil-i Mellahan: Evc-i semâya ser çekmiş kayalar mâbeyninde bir vâsi‘ dere içre bin hâneli bâğlı u bâğçeli Ekrâd Müselmanlardır kim cümle Şâfi‘îyyü'l-mezheb kimesnelerdir. Ekseriyyâ Mahmûdî'nin güzîde askeri bundadır ve cümle Evliyâ Beğ'e tâbi‘lerdir. Hatta Evliyâ Beğ bu kende bir ayn-ı zülâlin başında İremezâtdan nişân verir bir bâğ-ı İrem inşâ etmiş kim gûyâ Konya'nın bâğ-ı Merâm'ıdır. Kethudâsı gelüp bu bâğçede bir ziyâfet etmişdir kim ta‘bîr olunmaz. Bunda dahi yine Evliyâ Beğ tarafından kaplan postları pîşkeş hedâyâlar alup beş yüz aded koyunlar ile cümlesin Van'a fürûht etmeğe gönderdim. Andan üç sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 287a ·
metinde göster ·
… üheylân kara çubuk atları ve sekiz re’s alaca yorga atlar ve ikişer aded kaplan
postları
ve beşer kıt‘a Keşân katîfeleri ve onar kıt‘a Gücürât kutnîler ve yigirmişer kı …
Hân mektûblar gönderdiğimizden hazz edüp dilşâd ve gam u gussadan sehel âzâd oldu. Ve ol gün hân ile sayd-ı şikâra gidüp çevgânlar oynayup Kocağa Sultân azîzin bâğ-ı hıyâbânında hân hazretleri hakîre ve cümle sultânlara ziyâfet-i uzmâ edüp ba‘de't-ta‘âm hân buyurdu ki "Evliyâ akaya menim hâtırım içün birer zâd bâğışlarsız. Zîrâ kayser-zemîn hânından size ve bize me’mûr olup gelmişdir kim ana ikrâm lâzımdır." dedi. Meğer mukaddem dahi şehr-i Rûmiyye'de iken tenbîh etmişdi. Ol ân sekiz sultândan sekiz re’s küheylân kara çubuk atları ve sekiz re’s alaca yorga atlar ve ikişer aded kaplan postları ve beşer kıt‘a Keşân katîfeleri ve onar kıt‘a Gücürât kutnîler ve yigirmişer kıt‘a elvân Lefkûrî boğasılar verdiler. Ve cümlesi ma‘zûr ola deyü özür dileyüp ba‘de'l-asr yine tablbâzlarımız döğerek sayd-ı şikârımızla şehr-i Rûmiyye'ye dâhil olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 292a ·
metinde göster ·
Ve niçe deliler ve gönüllüler ser-bürehne başı açık olup alnında ve iki kulakları yanın delüp kanları revân olarak turna ve şahin ve zağanos ve balaban kuşu tellerin sokup kellelerinde teslîm dağları ve makteli'l-Hüseyin dâğları yaka yaka dâğ üzre dâğdan niçesinin kelleleri dâğlar ile gül gül olmuşdu ve cümle ellerindeki Kosdaniçse sırıklarında kurd postları sarılı cidâları üzre nakş-ı bukalemûn harîr-i gûnâ-gûn filandıra-i dırâzlarla sahrâ-yı İznikmit lâle-izâr oldu. 81b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 81a–81b ·
metinde göster ·
… nlerinde birer dâne meşinden girde-bâliş-i nâliş önlerinde her fukarânın kurbân
postları
döşeyüp herkes bir ilme meşgûl olup kimi hezâr-pâre musanna‘ kaşıklar ve çevgân …
Bu meydân-ı mahabbetin cânib [u] etrâfında ale't-tertîb dollâblar önlerinde birer dâne meşinden girde-bâliş-i nâliş önlerinde her fukarânın kurbân postları döşeyüp herkes bir ilme meşgûl olup kimi hezâr-pâre musanna‘ kaşıklar ve çevgân ve zerdeste ve keşküller yeyüp kifâf-ı nefs ederler, cânânım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 180a ·
metinde göster ·
… ve kaplan postundan kalpak tâc geyüp arkalarında kaplan ve bebr ve kurd ve ayu
postları
var. Ve koltukları altlarında bağlı kartal ve karakuş kanatları var ve ellerind …
El-hâsıl mehâbet ve salâbetli ve şecâ‘atli pür-silâh mehîb askerdir, zîrâ başlarında tâcları semmûr ve tilki ve kaplan postundan kalpak tâc geyüp arkalarında kaplan ve bebr ve kurd ve ayu postları var. Ve koltukları altlarında bağlı kartal ve karakuş kanatları var ve ellerinde kurd derisi sarılı Kostaniçe sırıkları ve niçesinin ellerinde sûrları ve gürzleri ve şeştüper topuzları ve salıkları ve gûnâ-gûn navurtaları var bir alay ucbe-likâ garîbü'l-heykel korkunç kâfire belâ-yı âsumânî gibi bir kazâ ve kader askeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59b ·
metinde göster ·
… ı pâre geyim yancıklar cümle polad-ı Nahşivânîden olup bahrî hotaslar ve kaplan
postları
ile asker arasında çavuşlar na‘ra-i Allâhu Ekber sadâsın urarak ve cümle askere …
Andan bu asker içre altı çift alay çavuşları ve ucbe-likâ heykel ile müsellah ve mükemmel zer-ender-zer nîmtâne haftanlar ve sîm ü zer mutalla‘ kemerler ve mükellef gümüş çevgân ve katîfe çerkâb düğme şalvarlar ve başlarından gûnâ-gûn serbendler üzre sîmurğ-ı ankâ otağaları ve niçe gûne 54b ablak cığalar ve turna telleri ve şâhîn tellerin başlarına zeyn edüp atlarının başlarında dahi ablak çığçığalar ve gerdenlerinde zîller ve altı pâre geyim yancıklar cümle polad-ı Nahşivânîden olup bahrî hotaslar ve kaplan postları ile asker arasında çavuşlar na‘ra-i Allâhu Ekber sadâsın urarak ve cümle askere "İkişer ikişer ağalar" deyü na‘ralar urarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 54a–54b ·
metinde göster ·
… le sultân Şamhal'dan beleğan-mâ-belağ ihsânlar ile kerevke ve zırhlar ve kaplan
postları
ve vaşak kürkleri ve niçe ihsânlar alup vedâlaşup azm-i râh etdik. 166a
Âhır-ı kâr Maskov vilâyetinden Azağ'a izin alup Maskov'un Terek kal‘ası kapudanına ve Kalmık pâdişâhına ve Demirkapu ve Şirvân ve Şamâkî hânlarına mahabbetnâmeler ile sultân Şamhal'dan beleğan-mâ-belağ ihsânlar ile kerevke ve zırhlar ve kaplan postları ve vaşak kürkleri ve niçe ihsânlar alup vedâlaşup azm-i râh etdik. 166a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 165b–166a ·
metinde göster ·
üzre refîkleriyle oturup tilâvet-i Kur’ân ve ma‘ârif-i îmân bahisleri edüp ve b …
Ve herkes yine birer dollâba mâlik olup postları üzre refîkleriyle oturup tilâvet-i Kur’ân ve ma‘ârif-i îmân bahisleri edüp ve ba‘zı gûnâ-gûn ma‘rifetler icrâ 379a edüp yüz pâreli sadefkârî musanna‘ kaşıklar ve zerdeste ve kâseler keşküller ve karaçalı ve zeytûn ve çemşir köklerinden kaşıklar ve arka kaşağıları ve niçe bin gûne dervîşân ma‘rifetlerinden şeyler îcâd-ı sihr-i‘câz edüp âyende vü revendegânların a‘yân [u] eşrâflarına ma‘rifetlerinden hedâyâlar verüp herkesden ihsân [u] in‘âmlar alup kifâf-ı nefs ve hırka-bahâ edinirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 378b–379a ·
metinde göster ·
… erdir. Ve bundan mâ‘adâ her dıraht-ı müntehânın sâyesinde nezerât kurbânlarının
postları
üzre gûy gûy sohbet edüp tahsîl-i ilim ederler. Ve her mâ-i cârînin kenârında h …
Ve bu âsitânenin cânib-i erba‘asında olan kûh-ı Bîsütûnlar içre hücre hücre mağâralar vardır. Ve cümlesi leb-ber-leb tâlib-i ilim sûhtelerdir. Ve bundan mâ‘adâ her dıraht-ı müntehânın sâyesinde nezerât kurbânlarının postları üzre gûy gûy sohbet edüp tahsîl-i ilim ederler. Ve her mâ-i cârînin kenârında herkes şerîkleri ile mübâhase-i ilm edüp rûh-ı Nu‘mân ibn Sâbit'i şâd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y141a ·
metinde göster ·
… dır kim girân-bahâlı sâfinâtü'l-ciyâd atlar olur. Bu atlar ile elli çift kaplan
postları
ve yigirmi şemâme amber-i hâm gönderüp paşa hedâyâsın kabûl etmeyüp,
"Vallâhi, hedâyâsın gönderirem, kendim varmam". deyüp üç dâne küheylân at gönderdi kim her ayakları birer kîse değer. Zîrâ bunlar mâbeyninde küheylân atların hasîb nesebiyle gerdenlerinde şecereleri vardır kim girân-bahâlı sâfinâtü'l-ciyâd atlar olur. Bu atlar ile elli çift kaplan postları ve yigirmi şemâme amber-i hâm gönderüp paşa hedâyâsın kabûl etmeyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y266a ·
metinde göster ·
… rkar ellişer dirhem mücevher dalyan tüfengler ile başlarında keçeleri ve kaplan
postları
ve ayaklarında kırmızı yemenî pabucları ile reftâr ederek ubûr ederler. Ve alay …
Andan balabanlar, andan dalyanlar, andan dayılar cümle pür-silâh iskerled dolamalar ile mülebbes olup kırkar ellişer dirhem mücevher dalyan tüfengler ile başlarında keçeleri ve kaplan postları ve ayaklarında kırmızı yemenî pabucları ile reftâr ederek ubûr ederler. Ve alayları ortasında siyâh dolamalı başı üsküf keçeli altı nefer çavuşları Y 66a ve sakkâları alay düzerek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y65b–Y66a ·
metinde göster ·
döşelidir. Mihrâb dibinde Şeyh Mehemmed Dede, alt yanında baş halîfe, andan imâ …
Bu dergâhın cânib-i erba‘asında kurbân postları döşelidir. Mihrâb dibinde Şeyh Mehemmed Dede, alt yanında baş halîfe, andan imâm, andan mü’ezzin, andan du‘âcı, andan şerî‘atçı, andan tarîkatçı, andan asâdâr, andan alemdâr, andan meydâncı, andan mihmândâr, andan aşçıbaşı, andan etmekçibaşı, hâsıl-ı kelâm cümle fukarâ postları üzre yollu yollarınca ber-karâr olup tâcların kec kılup her biri kendü işgâllerinde olup kimi ders ile mukayyed ve kimi tilâvet-i Kur’ân, kimi kesb-i irfân edüp bir alay ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at abdâlândır kim âyende vü revendeye hizmet edüp "Safâ geldin, cân" deyüp ol müsâfir cânın yoluna cân baş üzre kulluk edüp cânlar fedâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y112b ·
metinde göster ·
üzre yollu yollarınca ber-karâr olup tâcların kec kılup her biri kendü işgâller …
Bu dergâhın cânib-i erba‘asında kurbân postları döşelidir. Mihrâb dibinde Şeyh Mehemmed Dede, alt yanında baş halîfe, andan imâm, andan mü’ezzin, andan du‘âcı, andan şerî‘atçı, andan tarîkatçı, andan asâdâr, andan alemdâr, andan meydâncı, andan mihmândâr, andan aşçıbaşı, andan etmekçibaşı, hâsıl-ı kelâm cümle fukarâ postları üzre yollu yollarınca ber-karâr olup tâcların kec kılup her biri kendü işgâllerinde olup kimi ders ile mukayyed ve kimi tilâvet-i Kur’ân, kimi kesb-i irfân edüp bir alay ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at abdâlândır kim âyende vü revendeye hizmet edüp "Safâ geldin, cân" deyüp ol müsâfir cânın yoluna cân baş üzre kulluk edüp cânlar fedâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y112b ·
metinde göster ·
Alay-ı deli: Bunlar dahi elinde kosdancalarında kurd
postları
sarılmış, avuçlarında elvân filandıralar ve başlarında semmûr tâclar üzre turna …
Alay-ı deli: Bunlar dahi elinde kosdancalarında kurd postları sarılmış, avuçlarında elvân filandıralar ve başlarında semmûr tâclar üzre turna telleri ve zağanos ve şâhin telleri ve atlarının başında ablaklar ve Hasenî Hüseynî Tuna geçidi kınâlar ve yancık ve bahrî hotas ve altı pâre âlât-ı yancık ile atları ve beşer onar köçekleri müzeyyen ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y151b ·
metinde göster ·
… mme âfinâ, ol şehirlerde âdemi hımâr ve kelb edüp ulur ve anırır, ve küpleri ve
postları
ve tekneleri havâya perrân Y 394a uçururlar.
Ammâ sehere avretleri meşhûre-i cihânelerdir. Niçe Rûm garîblerin sihr ile kayd-bend etmişler. Ammâ sehhâreleri İbrîm kadar ve Azrak Câdû şehri Der kadar değildir. Allâhümme âfinâ, ol şehirlerde âdemi hımâr ve kelb edüp ulur ve anırır, ve küpleri ve postları ve tekneleri havâya perrân Y 394a uçururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y393b–Y394a ·
metinde göster ·
… z aded Berberî beytleri vardır. Şimâle nâzır ağac kapusu üzre timsâh-ı bî-cenâh
postları
mıhlıdır. Kapu üzre târîhi sene (---) zikr olunan imâretden bir şey yokdur. And …
Nîl'in şarkında tula-binâ şekl-i bâdemî bir kal‘a-i cedîd misl-i hadîddir. Sene (---) târîhinde Mısır pâdişâhlarından el-Melik Aybeğ et-Türkmânî Fûncistân meliki re‘âyâsından tezallüm edüp Aybeğ dahi dostluğa binâ’en Fûnc meliki mutahassın olsun deyü bu kal‘ayı binâ etdirir. Dâyiren-mâdâr cirmi iki bin adımdır. Ve içinde tûbdan câmi‘i var ve üç yüz aded Berberî beytleri vardır. Şimâle nâzır ağac kapusu üzre timsâh-ı bî-cenâh postları mıhlıdır. Kapu üzre târîhi sene (---) zikr olunan imâretden bir şey yokdur. Andan on altı sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y408a ·
metinde göster ·
… mdir. Cümle uryânlardır, ancak avret yerleri ceyrân ve arslan ve kaplan ve bebr
postları
ile mestûrdur.
Bu Nîl'in şarkında Koz vezîrleri sağ kol vezîridir kim koz derler. Üç kerre yüz bin askere ve on kerre yüz bin Koz re‘âyâsına mâlikdir. Cümlesi mü’min [ü] muvahhid Mâlikiyyü'l-mezheb kavmdirler. Vezîrlerine Koz dedikleriyçün re‘âyâsı dahi ol isim ile müsemmâ olup Koz kavmi derler. Şecî‘ [ü] bahâdır kavmdir. Cümle uryânlardır, ancak avret yerleri ceyrân ve arslan ve kaplan ve bebr postları ile mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y432b ·
metinde göster ·