… engâver ile asâkir-i nusret-me'seri muhâfaza ederdi ve etrâf [u] eknâfe çete ve
poturalara
giderdi.
El-hâsıl bunun mâ-fevkinde bir serdâr böyle kal‘a-kûpluk etmemişdir. Ve istimâ‘ olunup mutasavver değildir. Ve fî-nefsi'l-emr guzât-ı müslimîn nice ikdâm-ı tâm etmesünler kim her meteris yollarını ve her gedüğü erbâbına verüp ta‘yîn buyurmuşlardı. Ancak Seydî Ahmed Paşa Budin eyâletiyle bir kola ta‘yîn olunmadı. Belki ta‘yîn olunsa Köpürlü Mehemmed Paşa-yı Sadrıa‘zama rağmen bir gediğe girmeyeydi. Hemân kal‘anın şimâl cânibinde deryâ-misâl asâkir-i cengâver ile asâkir-i nusret-me'seri muhâfaza ederdi ve etrâf [u] eknâfe çete ve poturalara giderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 124a ·
metinde göster ·
… ümle bildiği gâzîleri Vârat altında başına cem‘ eyleyüp şebhûnlara ve çeteye ve
poturalara
giderdi.
Ba‘de'l-feth Seydî Paşa muhâfazada kalmasıyla meterise girmediğinin ayıbın setr eyleyüp cümle bildiği gâzîleri Vârat altında başına cem‘ eyleyüp şebhûnlara ve çeteye ve poturalara giderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 126a ·
metinde göster ·
… âb etdi. Anda iki gün meks olup cümle asker cem‘ oldukda niçe bin guzât çete ve
poturalara
gidüp sâlimîn ü gânimîn geldiler.
Lisân-ı Latince Posadarya (---)(---) demekdir. Bânîsi Pulya kralı binâsıdır. Fâtihi sene 944'de Hüsrev Paşa fethidir. Kal‘ası leb-i deryâ-yı körfezde bir küçük kal‘a idi. Venedik kâfiri harâb etdi. Anda iki gün meks olup cümle asker cem‘ oldukda niçe bin guzât çete ve poturalara gidüp sâlimîn ü gânimîn geldiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 139b ·
metinde göster ·
… gelüp gönlünde olan fetâ yiğitler kol kol olup kâfiristân vilâyetlerine çete ve
poturalara
revâne olurlardı. Andan Musik bayırından kalkılup yine sarp dere ve kayalar ara …
Ve bu menzilde Atlıbeğzâde ve Yenge Kırığı ve Gırbo Bölükbaşı nâm gâzîler sekiz yüz aded pür-silâh dilâver-i cülâver ve server ü hünerver yiğitler ile İspilet bâğlarından ve gayrı kılâ‘ların dağlarından bin altı yüz re’s mugân pîçe pençe-i âfitâblar kim her biri birer maralî ve gazâlî ve nergis gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü mahbûb u mahbûbe gılmân u bintânlar getirdiler kim kâkülleri perîşân ve çîm-ender-çîm ve ham-ender-ham kadd-i âşıkânı ham kılıcı gâzîlerin kılıçların meyânlarına bend kılıcı hüsndâr gulâmlar kim her biri birer ban ve kapudanzâdeler ve evc-i melâhetde bedr-i tamâm mehpâreler ve yüzden mütecâvizi dûşîze ve nâ-şüküfte sîm-endâm gül-fâm peri-peyker ve melek-manzar duhter-i pâkîze-ahterler ordu-yı İslâm'da ubûr etdirerek otağ önüne cem‘ edüp cümle guzât-ı müslimîn bu ciğer-kûşelerin şem‘-i ruhsârlarına pervâne-vâr cem‘ {olup} cümle uşşâkân sadâ-yı Hû'ya rehâ buldurup her tarafdan sadâ-yı "Yâ men Hû" gelüp gönlünde olan fetâ yiğitler kol kol olup kâfiristân vilâyetlerine çete ve poturalara revâne olurlardı. Andan Musik bayırından kalkılup yine sarp dere ve kayalar arasında ubûr edüp 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 143b ·
metinde göster ·
Ve bu mahalde asker-i İslâm üç gün üç gece çete ve
poturalara
seğirdüp Leh diyârında ve Krakov diyârında her kefere hânesinde ve kenîselerind …
Ve bu mahalde asker-i İslâm üç gün üç gece çete ve poturalara seğirdüp Leh diyârında ve Krakov diyârında her kefere hânesinde ve kenîselerinde zevk u safâlarda iken giriftâr-ı bend-i hicrân oldular ve evlâd-ı nâ-resîdeleri babalarından gayri er yüzün gö[r]meyüp ve merd sözün işitmemişken niçe bin güzîde âlü'l-âl sâhib-cemâl bedr-i mâhtâb-misâl gılmân ve bintânlar ele girdi kim her birinin sîm-i hâlis-misâl gerdenlerinde 24a ve rûy-ı münevverlerinde olan püskürme benlerin her dânesi hâl-i Hâşimî-vâr bin reşk-i müşg-i Tatar değer kim dest-i hakkâk değmemiş bir dürr-i yektâlar idi. Ve dâmenlerine hâr [u] hâşâk ilişmemiş ve gözleri açılmamış bir gonça-i nâ-şüküfte cüvân [u] bintânlar ele girüp cümle guzât-ı müslimîn mansûr u muzaffer ve sâlimîn ü gânimîn Seykel sahrâsında cümle çeteciler cem‘ olup gerüde bir merd kalmayup kâmil dörd bin araba yükü bâr-ı sakîller ile Seykel gazâsından avdet olunup Seykel boğazından çıkarken hemân mukaddemâ feth olan Tabur boğazında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 23b–24a ·
metinde göster ·
… ûlciyân derler bilâ-kayd u bilâ-vazîfe iki bin kadar gâzîler bu diyârda çete ve
poturalara
gidüp eyi atlar ve eyi gulâmlar ve pâk silâhlar bunlardadır. Ma‘zûlen gedik bek …
Evvelâ sağkol ve solkol ve azebistân ve gönüllü ve ma‘zûlciyân ve martolosân ve topçıyân ve cebeciyân ve niçe gûne ocak ağaları var, ammâ kapukulu yeniçeri ağaları yokdur, lâkin ma‘zûlciyân derler bilâ-kayd u bilâ-vazîfe iki bin kadar gâzîler bu diyârda çete ve poturalara gidüp eyi atlar ve eyi gulâmlar ve pâk silâhlar bunlardadır. Ma‘zûlen gedik beklerler. Kaçan kim Budin erenlerinden bir cân merhûm olsa vâlî-i vilâyet bu ma‘zûlcinin bir hidmeti sebkat etmiş eşbehcesine merhûmun gediğin verir. Âhara tevcîh ederse Balı Paşa meydânında gulû edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 90b ·
metinde göster ·
… mmâ kapudan ve askeri ve martolosân ve çeteciyân ve poturacıyân, bunlar çete ve
poturalara
gidüp baş ve dil alup ba‘zı ulak ve yolcuları götürüp getirmeğe me’mûr askerler …
Mezkûr yigirmi aded ağaların cümle (---) aded kal‘a neferâtları vardır, ammâ bunlar cümle kal‘a müstahfızânlarıdır. Kal‘adan ba‘îd aslâ bir yere gitmezler, ammâ kapudan ve askeri ve martolosân ve çeteciyân ve poturacıyân, bunlar çete ve poturalara gidüp baş ve dil alup ba‘zı ulak ve yolcuları götürüp getirmeğe me’mûr askerlerdir, ammâ cümlesi gâyet güzîde bahâdır ve şecî‘ ve nâmdâr yiğitleri var. Cümlesi bir yere seğirdim etseler dörder ve beşer çatal atlar ile seğirdüp her birinin elinde ve belinde ve yeninde ve yakasında ve atlarının eğer kaşlarında ve terkilerinde beşer ve altışar aded çarhlı karabina tüfengleri var. Cümle esbâbları Macar gibi güderi dolama geyerler. Gören bunları Macar katanası sanırlar, zîrâ şeb [ü] rûz Macar içinde ceng etmededirler. Ve cümlesi fasîh ü belîğ Macar lisânı bilirler. Bu lisânlarıyla tâ vilâyet-i Alaman'a gidüp esîr kapup gelirler. Gâyet zehr-i mârdan kattâl asâkir-i sâhib-i celâldirler. Hattâ Budin kavmi bu Üstürgon gâzîlerine mu‘âdil olamaz, zîrâ bunlar hışm-ı sihâm-ı kazâ-yı mübrem gibi bî-amân kavmdirler. Cemî‘i Macaristân'da bir Tatar askerinden bir dahi bu Üstürgon kavminden havf ederler. Hattâ diyâr-ı Alaman'da bir kâfir bir kefereye söğse,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93a ·
metinde göster ·
… atinuş Hersek bu kal‘aya mâlik olmuşdur. Mukaddemâ Uyvar'dan niçe kerre çete ve
poturalara
seğirtmişdik, bu kal‘ayı görmek nasîb olmadı. Ammâ hâlâ Macar ile mâl-â-mâl bir …
Bânîsi ma‘lûmum değil, ammâ hâlâ Nemse çâsârı hükmündedir, ammâ Pojon hâkimi tarafından Aliban kapudan zabt eder, ammâ hâk-i pâki Tot vilâyeti add olunur. Niçe kerre Orta Macar hâkimi topal Palatinuş Hersek bu kal‘aya mâlik olmuşdur. Mukaddemâ Uyvar'dan niçe kerre çete ve poturalara seğirtmişdik, bu kal‘ayı görmek nasîb olmadı. Ammâ hâlâ Macar ile mâl-â-mâl bir kal‘a-i pür-me’âldir. Hattâ derûn-ı hisârda Macar ve Nemse vardır. Taşra kurâlarında re‘âyâlarında kavm-i Tot ve kavm-i Macar kâfirleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76a ·
metinde göster ·