… zre on yedi yerde alçacık yaya âdem ubûr edecek iskele cisrleri vardır, cümlesi
pranka
zencîrler ile bağlıdır.
Bu cisrlerden mâ‘adâ Piyâlepaşa deresine varınca on bir haşeb cisrlerdir. Ve Cum‘abâzârı cisrinden Şeyh deresiyle tâ Hacı Ahmed bostânı'na varınca bu dere üzre on yedi yerde alçacık yaya âdem ubûr edecek iskele cisrleri vardır, cümlesi pranka zencîrler ile bağlıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 126b ·
metinde göster ·
… rinde Bağdâd kargısı asâlar ile her arslanın boğazında dörd zencîr kim her biri
pranka
kalınlığı altun ve gümüş mutallâ demir zencîrlerdir. On aded arslan ve beş aded …
Bu arslancıyân cümle pür-silâh olup ellerinde ceyrân etinden afyonlu ve dârûlu ma‘cûnlar ile her biri ellerinde Bağdâd kargısı asâlar ile her arslanın boğazında dörd zencîr kim her biri pranka kalınlığı altun ve gümüş mutallâ demir zencîrlerdir. On aded arslan ve beş aded bebr ve on iki aded kaplan ve niçe kurd ve sırtlan ve niçe tilki ve çakalları dahi birer âdem keşân-ber-keşân çeküp ubûr ederler. Kaçan kim bir arslan gazaba gelüp halka hücûm etse derhâl arslancı elindeki ceyrân etiyle mülemma‘ dârûyu burnuna dutunca hemân şem etdüği dem, dem-beste olup mest olup bu gûne zabt ederler, yohsa aslâ zabtı mümkün değildir. Bu uslûb üzre bunlar dahi ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 169a ·
metinde göster ·
… inâ gören âdemlerin zehreleri çâk olur. Her bir yaban âdemleri beşer ve altışar
pranka
zencîrler ile bağlayup her birin beşer altışar âdem keşân-ber-keşân çekerken ya …
Bir fırkası dahi yine hayvânât derilerine sarılmış yaban âdemleri yapmışlar kim Allâhümme âfinâ gören âdemlerin zehreleri çâk olur. Her bir yaban âdemleri beşer ve altışar pranka zencîrler ile bağlayup her birin beşer altışar âdem keşân-ber-keşân çekerken yaban âdemleri seyirci olan âdemlerin üstüne hücûm etdikce ol ucbe-likâlar havfından halk içre bir hây-hû kopar kim ta‘bîr olunmaz. Ve niçe yüz gûnâ-gûn dîv ve perîler sûretleri edüp ayakları hevâda başı ser-nigûn ammâ yine zemînde iki ayağıyla yürüyüp halk üzre hücûm ederler. Ve niçe eşkâl-i acîbe cinler ederler kim bu alayı görmeyen âdem gördükde aklı perîşân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 193a ·
metinde göster ·
… sına giderken Rûmeli ve Anadolu kal‘alarından iki yüz aded balyemez ve şayka ve
pranka
toplar atıldı kim el-azamet[ullâh] her gülle kubbe kadar deryâ üzre keklik gibi …
Ve bu şehirden sa‘âdetlü pâdişâh başdarda-i hümâyûna süvâr olup aşağı Boğazhisârlar henüz tamâm olmadan anların seyr [ü] temâşâsına giderken Rûmeli ve Anadolu kal‘alarından iki yüz aded balyemez ve şayka ve pranka toplar atıldı kim el-azamet[ullâh] her gülle kubbe kadar deryâ üzre keklik gibi seke seke tâ Kepez burnuna ve Piyâle Paşa Bâğçesi'ne ve Kamışlı buruna gıjgırup pâdişâhın başdardasının kayalığından ve solundan deryâyı Galata handakı gibi açarak talattum-ı deryâ ederek gülleler geçüp karaya çıkup dağları ve bâğları âlân u tâlân ederdi ve ba‘zı keklik gibi seken sekdirme gülleler deryâ içinde birbirlerine râst gelüp bir mehîb sadâ zâhir olurdu. Bu dahi bir acâ’ib ü garâ’ib temâşâ idi. Bizler dahi bu seyri Anadolu tarafında atlar üzre karada seyr [ü] temâşâ edüp cânib-i cenûba (---) sâ‘atde gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 91a ·
metinde göster ·
… azîmleri var kim her birinde kırkar ve ellişer aded balyemez ve kolumbur[na] ve
pranka
ve şayka ve havân topları var ve her tabyaları ol kadar vâsi‘dir kim her birind …
Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i (---) kenârının câ-be-câ batağı içinde şekl-i (---) yetmiş dörd kulleli bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn sedd-i İskender-misâl bir hisâr-ı üstüvâr-ı müstahkem Kahkahâ kal‘ası gibi şeddâdî binâ bir kal‘a-i zîbâdır kim cümle on bir aded tula binâ tabya-i azîmleri var kim her birinde kırkar ve ellişer aded balyemez ve kolumbur[na] ve pranka ve şayka ve havân topları var ve her tabyaları ol kadar vâsi‘dir kim her birinde biner kefere ceng etse yerim dar demezler. Ve cümle altı bin askere ve altmış bin âdeme mâlik bir kal‘a-i mu‘azzamdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 29a ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin her köşe başında karşu karşuya üç dör[d] kat kalın
pranka
demir zincîrler çekilirmiş, hâlâ yerleri âşikâredir. Ve her köşe başında evleri …
Ve bu şehrin her köşe başında karşu karşuya üç dör[d] kat kalın pranka demir zincîrler çekilirmiş, hâlâ yerleri âşikâredir. Ve her köşe başında evlerin birer kemerleri var. Kefere zamânı ol kemerler içinde sokaklara nâzır iri saçma topları âmâde etmiş kim "Her kankı sokağa düşman yürüyüş ederse mezkûr zincîrlerden atlı geçemeyüp yayanları topların güllelerinden helâk olalar" deyü yoluna hiyel ü şeytanatlı hâzır-bâş kal‘a etmiş. Hâlâ her köşede top delikleri zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 81a ·
metinde göster ·
… rine âdem sığar toplardır. Ve gayri kolumburuna ve zarbuzan ve havân ve şâhî ve
pranka
ve saçma ve kumbara toplarının hisâbın Hudâ bilür.
Ammâ bu Ortahisâr'da mezkûr Paşa sarâyından çıkup kıble tarafına üç yüz adım gidüp Tophâne meydânı kapusuna varılır. Bir gûne balvan meşe direklerinden ağaç kanatlı metîn kapudur. Bu bâb-ı kavîden içeri bir pâk ü pâkîze meydân-ı azîm etrâfında toplar dökecek kârhâneler ve tophâneler ve kumbarahâneler ve cebehâneler imâretleri var ve damlar altında elli pâre balyemez toplar var kim her biri birer Rûm harâcı değer ve elli pâre şayka toplar var kim içlerine âdem sığar toplardır. Ve gayri kolumburuna ve zarbuzan ve havân ve şâhî ve pranka ve saçma ve kumbara toplarının hisâbın Hudâ bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 81a ·
metinde göster ·
… var kim tâ Kastel burnunu döğer. Ol tarafa nâzır top-ı {kal‘a}-kûplara şayka ve
pranka
top derler. Âdem kolu kalınlığı demir halkalı ibret-nümâ toplardır kim her biri …
Bu kapudan içeri gidüp tophâne hisârpîçesi başka bir hisârdır kim kapusu cânib-i garba mekşûf bâb-ı kavîdir. Bu kal‘ada leb-i deryâda suya nâzır on aded top kemercikleri var. Cümle demir kapulardır kim her kemerlerin altlarında birer aded mefret top-ı azîmleri var kim her birine birer âdem sığup içinde âdem bağdaş kurup oturmak mümkin toplar var kim tâ Kastel burnunu döğer. Ol tarafa nâzır top-ı {kal‘a}-kûplara şayka ve pranka top derler. Âdem kolu kalınlığı demir halkalı ibret-nümâ toplardır kim her biri birer kal‘a değer toplardır kim liman-ı azîmi korudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 248a ·
metinde göster ·
topları var. İçlerine âdem sığar. Bu top-ı kûplar deryâda aslâ bir çırnık ve bi …
Ve cümle üç aded tabya-i azîmlerdir. Altun tabyası ve gümüş tabyaları cümleden metîn ü müstahkemdir. Ve bir tabya-i azîm tâ liman ağzında bir yalçın kaya üzre dökme balmûmuna benz[er] bir musanna‘ burc-ı bârûda deryâya berâber elli pâre serâmed balyemez topları ve şayka nâm pranka topları var. İçlerine âdem sığar. Bu top-ı kûplar deryâda aslâ bir çırnık ve bir kayık gezdirmediklerinden mâ‘adâ rûy-ı deryâda martı kuşu uçurmazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284b ·
metinde göster ·
… h el-Berkî deyü künye dediler. Hâlâ âsitânesinde niçe duşaklar ve niçe neybe ve
pranka
esîr zencîrleri vardır. İlâ hâze'l-ân birkaç senede bir ba‘zı âdem bu sultânın …
Ve Re’sü't-tîn kurbunda eş-Şeyh Hazret-i Seyyid Abdullâh-ı Berkî. Âsitânesi Mustafâ Paşa kullesi ardında İncîr burnunda medfûndur. Y 327b Niçe bin menâkıbı vardır. Cümleden biri bir müselmân esîr olur, meğer bu Abdullâh el-Berkî'nin âşinâsı imiş, hemân bâtın göziyle Abdullâh el-Berkî görür kim ol dostu esîr oldu, der-akab himmet edüp ol kimesneyi pâ-bendi ile berg-i hâtif gibi İskenderiyye'ye getirdiğiyçün cümle Mısır vâlîleri ana Abdullâh el-Berkî deyü künye dediler. Hâlâ âsitânesinde niçe duşaklar ve niçe neybe ve pranka esîr zencîrleri vardır. İlâ hâze'l-ân birkaç senede bir ba‘zı âdem bu sultânın rûhâniyyeti sebebiyle halâs olup esîr olan kimesne demirlerin bu sultânın âsitânesine salb eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y327a–Y327b ·
metinde göster ·