… bir âdil kıral olup ibtidâ dîn-i Îsâ üzre nasrânî ya‘nî yardımcı bu olup cümle
putları
kırmışdır ve cümle heyâkilleri yıkmışdır ve yerlerine âyîn-i Îsâ olacak kenîsel …
Böyle zâlim ü cebbâr olup nâ-hak kan dökdüğiyçün bedeninin ve dişlerinin etleri dökülüp mürd olduğu sene bu Kostantîn anın havfından Roma şehrine firâr etmişdi. Andan Tâkyânûs yerine oğlu Ferenyal kıral olup iki yıldan ol dahi mürd olup yerine bu Kostantîn-i Kübrâ kıral olup âyîn-i Îsâ üzre hayâtda olan havâriyyûnların meşveretleriyle Nûşırevân-ı Kisrâ gibi bir âdil kıral olup ibtidâ dîn-i Îsâ üzre nasrânî ya‘nî yardımcı bu olup cümle putları kırmışdır ve cümle heyâkilleri yıkmışdır ve yerlerine âyîn-i Îsâ olacak kenîseler yapmışdır. Ammâ bu Kostantîn evvel Mecûsî idi. Kıral olup gâyet şecî‘ ve bahâdır ve müdebbir ve asker-perver olup Acem diyârın cümle harâca kesüp İslâmbol kal‘asın amâr etmeğe şürû‘ eyledi. Ve ilm-i hendese üzre sûru metânet üzre istihkâm eyledi. Zîrâ cemî‘i ulûm-ı şettâyı Roma şehrinde tahsîl eyledi. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13a ·
metinde göster ·
çıkarup bu Okmeydânı'nda hâlâ puta sepedi mahalline koyup haftada iki gün cümle …
Ve mesîregâh [u] teferrücgâh tekyeler: Cümle (---) ammâ cümleden atîk tekye-i Tîr-endâzân; ibtidâ müfîd [ü] muhtasar Ebü'l-feth binâsıdır zîrâ Ayasofya'dan putları çıkarup bu Okmeydânı'nda hâlâ puta sepedi mahalline koyup haftada iki gün cümle guzât-ı müslimîn putlara oklar atdıklarıyçün hâlâ puta oku derler bir gûne sehm-i kazâdır. Ol asırda kemândârân [u] kemânkeşân sohbet etmeleriyçün bu tekye binâ olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 126a ·
metinde göster ·
… ânı'nda hâlâ puta sepedi mahalline koyup haftada iki gün cümle guzât-ı müslimîn
putlara
oklar atdıklarıyçün hâlâ puta oku derler bir gûne sehm-i kazâdır. Ol asırda kem …
Ve mesîregâh [u] teferrücgâh tekyeler: Cümle (---) ammâ cümleden atîk tekye-i Tîr-endâzân; ibtidâ müfîd [ü] muhtasar Ebü'l-feth binâsıdır zîrâ Ayasofya'dan putları çıkarup bu Okmeydânı'nda hâlâ puta sepedi mahalline koyup haftada iki gün cümle guzât-ı müslimîn putlara oklar atdıklarıyçün hâlâ puta oku derler bir gûne sehm-i kazâdır. Ol asırda kemândârân [u] kemânkeşân sohbet etmeleriyçün bu tekye binâ olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 126a ·
metinde göster ·
… kral olup âyîn-i İsâ icrâ edüp ibtidâ Nasrânî bu Kostantin olup cümle Takyanus
putların
kırmışdır ve cemî‘i heyâkilleri âteşe yakmışdır ve yerlerine kenîseler yapmışdı …
Kadîm-i evvelde bunlara kayser-i Rûm derlerdi. Zîrâ Erzurûm'a ve Sivas'a ve Kayseriyye ve Konya şehirlerine mâlik olmağıla Kayser-i Rûm derlerdi. Birkaç kral cem‘ olsa kayâsıra derler. Ammâ bu Takyanus Rûm pâdişâhlarından olup tahtgâhı Roma ve Antakıyye idi. Târîh-i İskender-i Yunanî'nin sene 595 kral-ı dâl olup zulmünden Ashâb-ı Kehf âyet nass-ı kâtı‘ üzre ArapçaArapça mâ sadakı üzre yedi sekiz aded Ashâb-ı Kehf firâr etdikleri cemî‘i tefâsîrlerde mastûrdur. Ve bu Takyanus putperest idi ammâ mudârâdan millet-i mesîhiyye ve ehl-i Şâm ve Mısır'ı kırup kenîseleri harâb ederdi. Anların mâlıyla İskenderiyye üzre varup kendüye âsî olan vezîri hileyle katl edüp İskenderiyye sâhibi olup diyâr-ı Mısr'ı Buhtunnasr gibi harâb edüp andan diyâr-ı Acem'e bir vezîrin serdâr edüp Şapur Şâh ile ceng-i azîm edüp Şapur Şâh'ı katl ve cümle ehl-i ıyâli ve hazînesin Takyanus'a gönderüp ol mâl ile bu Antakıyye kal‘asın dahi ziyâde imâr edüp âhir yiğirmi sene kral olup cebbâr olduğundan dişlerinin etleri dökülüp mürd olup yerine veled-i pelîdi Karnibal kral olup iki yıldan ol dahi mürd olup kayâsıralar bunda inkırâz bulup devlet millet-i Mesîhiyye Nasârâsına müyesser olup Kostantin-i Kübra kral olup âyîn-i İsâ icrâ edüp ibtidâ Nasrânî bu Kostantin olup cümle Takyanus putların kırmışdır ve cemî‘i heyâkilleri âteşe yakmışdır ve yerlerine kenîseler yapmışdır ammâ Takyanus'dan} sonra Buhtunnasr evlâdları Antakıyye'i harâb edüp niçe mülûk destine girüp Âl-i Kayasıra-i Nasârâlar destinde iken Hazret-i Ömer hilâfetinde Kuds-i Şerîf feth olup Hâlid b. Velîd ve Esved b. Mikdâd ve Ebû Ubeyde ibn Cerrâh niçe bunun emsâli ashâb-ı güzînin güzîdeleri gelüp ceng-i azîmler edüp kimi feth edüp kimi bî-feth Medîne'ye avdet edüp âhir sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan Hârûnu'r-Reşîd üç kerre yüz bin asker ile Seyyid Battâl Ca‘fer Gâzî ile gelüp ceng-i azîm ile feth eyleyüp cümle küffârın dendân-ı tîğden geçirdiler ve Şehzâde Me’mûn'u hâkim nasb edüp Hârûnu'r-Reşîd yine Bağdâd'a gidüp merhûm olunca küffâr yine kal‘a-i Antakıyye'ye istilâ eyledi. Âhir Şâm pâdişâhı Nûreddîn eş-Şehîd hazretleri dest-i kefereden feth etdi. Ol merhûm olup Yûsuf Selâhaddîn Mısır sultânıyken Kudüs'ü ve Şâm Tarablus'u ve bu Antakıyye'ye küffâr-ı Frenk istîlâ edüp {Âl-i Türkmâniyân ki cümle beş neferdir, bunlardan biri Emîr Kerboğa'dır deryâ-misâl azîm asker ile kal‘a-i Antakıyye'i küffârdan istihlâsa geldikde Frenk-i pür-cenk elinde münhezim olup âr u gayret-i hamiyyetinden Haleb tahtın bırağup sene 495 târîhinde Acem diyârının Isfahân-ı nısf-ı cihânına giderken şehr-i Hoy'da merhûm olup anda medfûndur}. Ba‘dehû Selâhaddîn Yûsuf Mısır'dan deryâ-misâl asker ile gelüp Kudüs'ü ve Tarablus Şâm'ı ve bu Antakıyye'i feth edüp tâ Mısır pâdişâhlarının Çerâkizelerinden Sultân Gavrî hilâfetine dek Mısır pâdişâhlarının elinde kalup Selîm Şâh-ı Evvel Acem'le cenk ederken Mısır Sultânı Gavrî kızılbaşa imdâd edüp Çıldır sahrâsında Selîm Şâh Gavrî'nin Acem'e imdâdı sebebiyle münhezim olmuşken bi-emrillahi Te‘âlâ nesîm-i fursat Selîm Şâh üzre esüp Şâh İsmâ‘îl münhezimen firâr edüp kırk bin mikdârı güzîde Mısır askeri kılıçdan geçüp Selîm Şâh mansûr [u] muzaffer avdet edüp "Kızılbaşa imdâd eden müslim geçinen âdemin katli vâcibdür" deyü Kemâlpaşazâde Ahmed Efendi'den fetvâ-yı şerîfler alup Bismillah ile niyyetü'l-gazâ deyüp sene-i âtîde Mısır'da Gavrî'ye elçiler gönderüp elçileri de katl etdüğü haberi Selîm Şâh'a gelince bir fetvâ-yı huccet [ü] bürhân dahi ele alup yer götürmez asker ile ibtidâ Göksun yaylasında Mar‘aş pâdişâhı Sultân Alâüddevle'i bozup kırk bin Türkmân eşirrâsın katl edüp Alâüddevle'nin bî-devle başıyla yetmiş boy beğleri başıyla Mısır'da Gavrî Hân'a gönderüp "Hâzır ol vaktine!" dedi. Gavrî dahi Selîm Hân'ı Mercidâbık'da dört kerre yüz bin benî Âdemle karşulayup Hazret-i Dâvûd-ı Nebî Câlût Melik ile ceng etdüğü yerde bir ceng-i Selîm ü Gavrî oldu kim Gavrî bu cengin gavrına ermeden kal‘a-i Haleb'e ancak yedi yüz Çerâkes-i nâkes ile bî-kes olup firâr etdiler. Selîm Şâh akîbine düşüp Haleb'i emân ile feth edüp Yûnus Paşa'ya dahi bu Antakıyye'nin miftâhların teslîm edüp niçe kerre yüzbin altun ile ahâlî-i vilâyet hedâyalar ile Haleb altında Selîm Hân'a gelüp du‘â vü senâ ile hedâyâların arz edüp Vâli-yi Antakıyye Bıyıklı Mehemmed Paşa olup Haleb eyâleti tahrîr olundu. İşbu feth-i fütûh sene 922 târîhinde feth-i Antakıyye vâkı‘ olmuşdur. İlâ hâze'l-ân dest-i Âl-i Osmân'da Haleb vâlîsi hâs-ı hümâyûnun voyvadalığı hükûmetinden üç yüz âdem ile zabt [u] rabt eder ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Niçe kerre beş yüz pâyesiyle niçe mollalara arpalık ihsân olunmuşdur. Mezâhîb-i erba‘adan şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir nâ’ibi ve muhtesibi vardır ve kal‘a dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları vardır. İçil olmağile kifâyet mikdârı cebehânesi ve sağîr ü kebîr yigirmi pâre mecrûh şekilli topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 22a ·
metinde göster ·
… i gibi zî-rûh-misâl timsâlleri var kim hemân zebân-ı hâlleri ve kelimâtları yok
putlardır
, ammâ tebessüm-künân ve nigerân olmaları ibretdir, ammâ bu sûretlere münâsib, b …
Ammâ hakkâ ki ma‘bedgâh-ı müslimîn olacak bir deyr-i musanna‘dır kim enderûn [u] bîrûnu Mânî ve Hassân ve Behzâd ve Ağa Rızâ tasvîrleri gibi zî-rûh-misâl timsâlleri var kim hemân zebân-ı hâlleri ve kelimâtları yok putlardır, ammâ tebessüm-künân ve nigerân olmaları ibretdir, ammâ bu sûretlere münâsib, beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106a ·
metinde göster ·
"Nedir bu cüzâm put tasvîrleri?" deyüp bir kerre at bırağup mezkûr tılsım-ı tuç sûrete bir kılıç eyle bir sâtûr-ı Alî Façatî urdu kim mânend-ı hıyâr ol sûretin sağ kolunu düşürdü. Andan gayrı halk dahi bu puta kılıç üşürdü. Hudâ âlimdir, bir kes bir kesek pâresin kesmeğe kâdir olmadılar. Hattâ çok yiğitler birbirlerin imtihân içün bu putlara kılıç urduklarında niçesinin kılıçları pâre pâre olurdu, ammâ Alî Ağa'nın kılıcı bir eski Alman idi. şast ber-kabza kılıç urdukda karış karış ve şerha şerha zahm ergürür idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 126a ·
metinde göster ·
… u sûretlerin gûnâ-gûnu turfa ve acîbe timsâller idi kim her biri altun yaldızlı
putlar
idi kim her biri birer harâc-ı Rûm değerdi. Her birinde şeb çerâğ taş gözler ve …
Bu sûretlerin gûnâ-gûnu turfa ve acîbe timsâller idi kim her biri altun yaldızlı putlar idi kim her biri birer harâc-ı Rûm değerdi. Her birinde şeb çerâğ taş gözler ve yigirmişer kırat elmas tırnaklar ve birer tuçdan mebnî atlara süvâr olup ba‘zısının ellerinde yine tuçdan mücevher ve minâlı topuzlar ve salmalar ve 126b ve Sâm-süvâr-vâr gürz-i Ferâmurzları ve bellerinde kılıçları ve omuzlarında kalkanları cümle müzehheb ve mutallâ tuçdan idi. Ve ba‘zısı piyâde durup anları gören zî-rûh zann ederdi. Ve her birinin kadleri hâlâ benî Âdem kadlerinin iki kaddi kadar kadd-i kametleri var idi. Ve cümle atları dahi tuçdan dâbbetü'l-arz kadar musanna‘ timsâller idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 126a–126b ·
metinde göster ·
… ğeden ve ne çürümeden bâk [u] pervâsı yokdur, ammâ bu Alî Ağa niçe çalım ile bu
putları
kılıç ile çaldı" deyü bu ahvâl-i timsâlleri nakl eden ruhbân engüşt ber-dehen e …
Kıssîs eydir: "Bunların ibtidâ ma‘denleri diyâr-ı Acem'de Nahçuvan'dan gelüp hâlâ bunlar polad-ı Nahşivânî'dirler. Tuç ise iki şeyden mürekkebdir. Nısfı kalay ve nısfı bakır ola, hâlis tuç olur ve tuç-ı esferü'l-levn olsun deyü içine tutiya korsan sarı altun-misâl tuç olur. Ve hâlâ cümle kâfiristânda ve bizim bu Vârat kal‘asında olan üç yüz aded toplarımız bu terkîb ile dökülmüş altun gibi berrâk ve sarı toplardır kim ibtidâ bu toplar döküldükde germâ-germ otuz altı sâ‘at göyner çam ile âteş edüp kaynar kal olur. Ba‘dehû top dökerler. Yine hîn-i mahalde âteşde ol top kırıkların eritmek kabildir, ammâ bu bizim Vârat'da Alî Ağa'nın kılıç ile urduğu sûretler polad-ı Nahşivânî tucu olmağile ne âteşden ve ne eğeden ve ne çürümeden bâk [u] pervâsı yokdur, ammâ bu Alî Ağa niçe çalım ile bu putları kılıç ile çaldı" deyü bu ahvâl-i timsâlleri nakl eden ruhbân engüşt ber-dehen edüp nakl ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 126b ·
metinde göster ·
değillerdir. Ancak her birin birer üstâd birer gûne ilm ile mutalsam edüp biner …
"Bunlar putlar değillerdir. Ancak her birin birer üstâd birer gûne ilm ile mutalsam edüp biner sene hükm-i te’sîr ile tılsım edüp hükümleri nâfiz idi. Sene 1007 târîhinde Satırcı Mehemmed Paşa bu kal‘ayı muhâsara etdikde bu timsâllerin hükmüyle cümle Türk askerinin elleri dutmayup kışdan ve kıyâmet ve ra‘d u berk ve yağmurdan göz açmayup ve anların ordularına bir sinek askeri müstevlî olup Türkler cânlarından bîzâr olup kal‘a-i Vârat'ı bırağup hâ’ib ü hâsir gitdiler, zîrâ ol asırda bu timsâllerin hükmü zamânları olup bin sene olmamış idi, ammâ sene 1067 târîhinden berü hükümleri bâtıl olduğun bilüp Osmânlı ile müdârâ edüp Seydî Ahmed Paşa'yı niçe kerre bu kal‘aya koyup mâl-ı firâvânlar verdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 126b ·
metinde göster ·
… âyetinin ve Danimarka diyârının cümle düyûrlarında ol kadar tasvîrât-ı maslûbât
putlar
var kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf olur değildir. Hamd-i Hudâ Vârat kenîselerin …
Ve kavm-i Macar gerçi millet-i Mesîhiyyedendir, ammâ put-perest değillerdir ve kenîselerinde bir haçdan gayrı bir âsâr-ı bünyân ve birkaç çerâğdân ve kandildânlardan gayrı bir nişân yokdur. Cemî‘i der [ü] dîvârları incü-misâl beyâz dîvârdır, ammâ Nemse keferelerinin ve Donkarkız 127a vilâyetinin ve Danimarka diyârının cümle düyûrlarında ol kadar tasvîrât-ı maslûbât putlar var kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf olur değildir. Hamd-i Hudâ Vârat kenîselerinde aslâ ve kat‘â putlar bulunmayup cümle ma‘bedgâh-ı müslimîn oldu ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 126b–127a ·
metinde göster ·
… le ta‘bîr ü tavsîf olur değildir. Hamd-i Hudâ Vârat kenîselerinde aslâ ve kat‘â
putlar
bulunmayup cümle ma‘bedgâh-ı müslimîn oldu ve's-selâm.
Ve kavm-i Macar gerçi millet-i Mesîhiyyedendir, ammâ put-perest değillerdir ve kenîselerinde bir haçdan gayrı bir âsâr-ı bünyân ve birkaç çerâğdân ve kandildânlardan gayrı bir nişân yokdur. Cemî‘i der [ü] dîvârları incü-misâl beyâz dîvârdır, ammâ Nemse keferelerinin ve Donkarkız 127a vilâyetinin ve Danimarka diyârının cümle düyûrlarında ol kadar tasvîrât-ı maslûbât putlar var kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf olur değildir. Hamd-i Hudâ Vârat kenîselerinde aslâ ve kat‘â putlar bulunmayup cümle ma‘bedgâh-ı müslimîn oldu ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 126b–127a ·
metinde göster ·
… ı üzre sefere gitmek içün kal‘a-i Vârat'dan çıkan polad-ı Nahçivânî olan mezkûr
putları
top dökmek içün bir putu Ferhâdî külünkler ile yüz bin renc-i anâ çekerek kırup …
Mukaddemâ bu şehr-i azîm bâlâda memdûhdur, ammâ şimdi bunda cümle asâkir-i İslâma meştâ fermân olunup dellâllar nidâ etdikde el-azametullâh Erdel diyârında alınan mâl-ı ganâ’imler meydân-ı mahabbete çıkup envâ‘-ı sîm ve zerrîn âvânları ve pençe-i âfitâb-ı mehtâb duhter-i pâkîze-ahterler ve rûh-ı musavver pençe-i âfitâb muğpîçeler ve dûşîze ve şûrîze kâlim nisvân-ı sâhib-isyânlar bâzâr-ı Belgrad'da bey‘u şirâ olundu kim hadd [ü] hasırdan efzûn idi ve serdâr-ı muzafferimizin fermânıyla şarbatak kal‘asına ve Sekelhit kal‘aları üzre sefere gitmek içün kal‘a-i Vârat'dan çıkan polad-ı Nahçivânî olan mezkûr putları top dökmek içün bir putu Ferhâdî külünkler ile yüz bin renc-i anâ çekerek kırup âteşe bırağup eritmek mümkün olmayup âhir-i kâr âteşden çıkarup ferâgat etdiler. Tâ bu mertebe böyle bir garîb ü acîbe me‘âdin-i ibret-nümâ iken Façatlı Alî Ağa'nın dest [ü] bâzûsuna kuvvet kim böyle bir polad-ı Nahçivânîyi bir tîğ-i bürrân ile iki pâre eden Alî Ağa'ya hezâr ahsend ve sadlek ve kez lek bâr[ek] Allâh. Ba‘dehû Belgrad'dan yine cânib-i cenûba,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 127a ·
metinde göster ·
ve nâkûs ve erganon ve torompete nâm Deccâl sazların ve cümle salîbe ve çelipa …
Ve cemî‘i putları ve nâkûs ve erganon ve torompete nâm Deccâl sazların ve cümle salîbe ve çelipa ve esnâm-ı haşeblerin pâre pâre edüp kerâhet-i bed-âyîn ve kıssîs [ü] ruhbândan cümle düyûrları tathîr edüp mihrâb-ı münhariflerin Mekke-i Mükerreme'ye doğru etdiler kim sûre-i Bakara'da âye[t]: Arapça nassı üzre mihrâb ve minberler olup ibtidâ hutbe-i şerîfi Hünkâr imâmı olan Ebussu‘ûd Efendi telâmîzi Nûrullâh Efendi tilâvet edüp teberrüken imâmeti ol asırda kadıasker olan Ebussu‘ûd Efendi Hünkâr câmi‘i ki hâlâ ana Fethiyye câmi‘i derler, anda imâmet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 77b ·
metinde göster ·
… âm-ı kerâhat-intizâmdan cümle tathîr ve Süvâ‘ ve Yeğûs ve Vedd ve Ye‘ûk misilli
putlardan
tebzîr etdirüp minber ü mihrâb ve kürsî [vü] mahfil inşâ olunmak fermân olundu, …
"Tîz bu ma‘bedgâha bir mihrâb ve bir minber ü nîk eser ve bir kürsî vü mahfil-i mü’ezzinân-ı hûb-manzar inşâ et kim bir vâcibü's-seyr eser bünyâd oluna kim bu câmi‘-i pür-nûra revnak u fer vere ve cemâ‘at-i müslimîn ve gürûh-ı gâziyân-ı muhavvihidîn tâ‘at-ı Sübhânî ve şükr-i Yezdânî edüp namâzlar kılınup niyâzlar oluna. Elbette bu mezkûr âsârlar yevm-i Cum‘aya yetişmek gerekdir" deyü ibrâm-ı mâlâ-kelâm edüp kal‘a içre gezerken vâlide sultâna câmi‘ olmağiçün Nemse deyrin bulup fi'l-hâl bir kenîse-i ibret-nümâyı asnâm-ı kerâhat-intizâmdan cümle tathîr ve Süvâ‘ ve Yeğûs ve Vedd ve Ye‘ûk misilli putlardan tebzîr etdirüp minber ü mihrâb ve kürsî [vü] mahfil inşâ olunmak fermân olundu, ammâ bu deyr-i azîmden çıkan lâşe-i murdâr bir deyrde çıkmayup kâmil bir haftada gücile tathîr olup şeb [ü] rûz ûd u amber çerâğân olup yine bed râyihadan bu deyrin yanına varılmazdı. Meğer cümle mürd olan Nemseleri bunda meşad ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 121a ·
metinde göster ·
… yaparlar. Ve beyâz kâfûrlarından âdem sûretleri yapup satarlar ve niçe gûnâ-gûn
putlar
yapup putlara taparlar.
Andan hikmet-i Hudâ evvelbahârda balmûmu yerden çemen gibi bitmeğe başlar. Eğer mukaddemâ zemînde kalan mûmu sarı ise za‘afrân gibi sarı mûm biter. Eğer kırmızı ise kırmızı ve beyâz ise beyâz ve yeşil ise yine yeşil çemen gibi gûnâ-gûn balmûmları bi-emrillâh zemînden bitüp Hudâya ayândır râyihası âdemin demâğın mu‘attar eder. Tâ ki her balmûmu zemînden üç karış âlî olduğu mahalde kemâlin bulup şiddet-i hârdan erimeğe başladıkda ol diyârın küffârları mevsimin bilüp cemî‘i evlâd [u] iyâlleriyle dağlara ve bâğlara ve tarlalara çıkup balmûmlarının gûnâ-gûnların değşirüp şem‘-i asel yaparlar. Ve beyâz kâfûrlarından âdem sûretleri yapup satarlar ve niçe gûnâ-gûn putlar yapup putlara taparlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 128a ·
metinde göster ·
Andan hikmet-i Hudâ evvelbahârda balmûmu yerden çemen gibi bitmeğe başlar. Eğer mukaddemâ zemînde kalan mûmu sarı ise za‘afrân gibi sarı mûm biter. Eğer kırmızı ise kırmızı ve beyâz ise beyâz ve yeşil ise yine yeşil çemen gibi gûnâ-gûn balmûmları bi-emrillâh zemînden bitüp Hudâya ayândır râyihası âdemin demâğın mu‘attar eder. Tâ ki her balmûmu zemînden üç karış âlî olduğu mahalde kemâlin bulup şiddet-i hârdan erimeğe başladıkda ol diyârın küffârları mevsimin bilüp cemî‘i evlâd [u] iyâlleriyle dağlara ve bâğlara ve tarlalara çıkup balmûmlarının gûnâ-gûnların değşirüp şem‘-i asel yaparlar. Ve beyâz kâfûrlarından âdem sûretleri yapup satarlar ve niçe gûnâ-gûn putlar yapup putlara taparlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 128a ·
metinde göster ·
… leden büyüğü ve mükemmeli Macar kenîsesidir kim içinde aslâ timsâl-i asnâmâtdan
putları
yokdur. Hemân dürr-i beyz-âsâ mücellâ beyâz dîvârları var ve birkaç yerinde haç …
Ve bu kal‘ada üç aded mükellef ve binâ-yı metîn manastır-ı mu‘azzamları var. Cümleden büyüğü ve mükemmeli Macar kenîsesidir kim içinde aslâ timsâl-i asnâmâtdan putları yokdur. Hemân dürr-i beyz-âsâ mücellâ beyâz dîvârları var ve birkaç yerinde haçları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 131a ·
metinde göster ·
… îvârı mücevher timsâlât suverât ile ârâste ve niçe bin hey’et-i garîbe vü acîbe
putlar
ile pîrâste olmuş bir deyr-i gamâme iken cümle asnâmları guzât-ı müslimîn pâre …
Ve cümle rûy-ı dîvârı mücevher timsâlât suverât ile ârâste ve niçe bin hey’et-i garîbe vü acîbe putlar ile pîrâste olmuş bir deyr-i gamâme iken cümle asnâmları guzât-ı müslimîn pâre pâre edüp çirk-i şirkden bu deyr pâk ü pâkîze oldukda bir câmi‘-i rûşen olmuşdur kim hâlâ bir serhadde misli yokdur. Meğer kal‘a-i Üstürgon'da Kızılelma câmi‘i ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 131a ·
metinde göster ·
… akûlesi cevâhir-i zî-kıymetler ve cemî‘i düyûr-ı gamâmelerden ol kadar mücevher
putları
ve zeheb-i hâlisden salîbeler ve yedi yüz aded hemân bıtrîk ve kıssîs ve ruhbân …
Ve kal‘ada olan 4a küffârlar bu vâveylâyı işidüp niçe yüz aded toplar atmağa başlayup hemân kal‘adan küffâr hınzîr gibi çıkup cümlesi bize hücûm edüp biz dahi bir elbeşti kadarca ceng edüp ba‘dehu sahrâya doğru yan verince küffâr bî-haber bizi kovarak sahrâya çıkup atlıları ve yayanları bî-tâb u bî-mecâl kaldıkda cümlemiz bir kerre "Dönek kaytavul" deyü kâfir üzre dönüp der-akab bu sahrâ-yı vâsi‘de küffârı ortaya alup ân-ı vâhidde cümlesin tu‘ma-i şemşîr edüp bakıyyetü's-seyfleri kal‘alarına firâr ederlerken bizler dahi akîblerince kal‘aya girüp hamd-i Hudâ bir âsân vech ile kal‘a zabt olunup kal‘a kapuların sedd edüp kâmil yedi sâ‘at-i nücûmî bu kal‘a içinde meks edüp meymene vü meysereyi bî-bâk ü bî-pervâ vilâyet sâhibi gibi cümle kâfir karılarına ve kızlarına ta‘âmlar pişirdüp ba‘de't-ta‘âm bu şehr-i azîmden ol kadar sîm âvân ve ol kadar şem‘dân ve buhûrdân ve ol kadar akmişe-i fâhire ve ol kadar elbise-i nâdireler ve ol kadar kemyâb makûlesi cevâhir-i zî-kıymetler ve cemî‘i düyûr-ı gamâmelerden ol kadar mücevher putları ve zeheb-i hâlisden salîbeler ve yedi yüz aded hemân bıtrîk ve kıssîs ve ruhbânlar esîr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 3b–4a ·
metinde göster ·
… Ve Macar Sarâyı önünde bir musanna‘ manastır-ı azîmi var, içinde olan mücevher
putlar
ve gûnâ-gûn maslûbât âvîzeler kim âdemin gözleri hîrelenir. Ve hâlâ mukaddemâ h …
Ve bu ulu yolun iki tarafları cümle dükkânlardır, ammâ tertîb üzre değil dağınık dükkânlardır. Ve berber dükkânlarından mâ‘adâ dükkânlarda avretler oturup metâ‘ satarlar. Ve Nemse Sarâyı önünde bir hayli vâsi‘ meydân vardır, andan bir çâh-ı cahîm zindânı var, içinde ümmet-i Muhammed esîrleri mâl-â-mâldır. Ve zindân yanında bir musanna‘ kuyusu var, çarhlar ile âdem kovalarına yapışmadan suyu çekilir garîb temâşâdır. Ve Macar Sarâyı önünde bir musanna‘ manastır-ı azîmi var, içinde olan mücevher putlar ve gûnâ-gûn maslûbât âvîzeler kim âdemin gözleri hîrelenir. Ve hâlâ mukaddemâ hîn-i fethde câmi‘ etdiğimiz bir musanna‘ kenîsedir kim bir kal‘ada misli yokdur. Yine minberi ve mihrâbı ve mü’ezzinler mahfili durur. Hudâ yine dest-i İslâma müyesser edüp âyîn-i Muhammedî olmak müyesser ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48a ·
metinde göster ·
Ve bunda olan niçe bin Mısır hazînesi mâl değer gûnâ-gûn
putlar
ve niçe kerre yüz bin aded musanna‘ âvîzeler var kim her biri birer diyâr krall …
Ve bunda olan niçe bin Mısır hazînesi mâl değer gûnâ-gûn putlar ve niçe kerre yüz bin aded musanna‘ âvîzeler var kim her biri birer diyâr krallarından ve her biri birer üstâd-ı kâmillerden gelmiş maslûbât âvîzeler var ve ol kadar bin altun ve gümüş ve murassa‘ kanâdîller ve şem‘dânlar ve çerâğdânlar ve buhûrdân ve micmereler var kim görenin aklı gider. Ammâ bu deyr döşeli değildir. Cümle bâlâda tahrîr olunan ahcâr-ı gûnâ-gûn-ı mütenevvi‘alar ile füsûs-kârî ruhâm-ı ibret-nümûndur kim her bir taşı kuş gözü gibi gûnâ-gûn nukûş-ı garîbeler ile mefrûş deyr-i kebîrdir. Cânib-i etrâfında cümle üç bin aded iskemlelerdir kim Cenâb-ı Allâh bu rûy-ı arzda ne kim halk etdi ise cümle mevcûdâtdan musanna‘ iskemleler var kim her biri birer kral-ı dâllin ve birer a‘yân-ı pür-melâlin hayrâtlarıdır. Üzerlerinde cemî‘i küffârlar oturup zu‘m-ı bâtıllarınca âyîn-i Îsâ edüp ibâdet ederler. Hatta bu deyr içre mezkûr iskemlelerin cümlesi birbirine benzemek ihtimâli olmaduğundan mâ‘adâ kuş kemiğinden ve âdem kemiğinden balık dişi ve fîl dişinden ve'l-hâsıl cemî‘i ahşâbâtdan ustolniler, ya‘nî iskemleler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 60a ·
metinde göster ·
… içre ol kadar timsâl ü tasvîrât ve nukûş-ı benî âdem ve ol kadar gûnâ-gûn sanem
putlar
var kim Uyvar fethinden sonra vilâyet-i Leh'de ve Çeh'de ve İsfaç'da ve Macar'd …
Bu deyr içre ol kadar timsâl ü tasvîrât ve nukûş-ı benî âdem ve ol kadar gûnâ-gûn sanem putlar var kim Uyvar fethinden sonra vilâyet-i Leh'de ve Çeh'de ve İsfaç'da ve Macar'da ve Donkarkız'da ve Danimarka'da ve Daniska iskelesindeki düyûr-ı mu‘azzamlarda böyle çok putlar görmemişim. Hattâ bir kaç papaslar ile hüsn-i ülfet edüp anları ilzâm içün ve latîfe olup hüsn-i ihtilât olmak içün eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 60b ·
metinde göster ·
… kız'da ve Danimarka'da ve Daniska iskelesindeki düyûr-ı mu‘azzamlarda böyle çok
putlar
görmemişim. Hattâ bir kaç papaslar ile hüsn-i ülfet edüp anları ilzâm içün ve l …
Bu deyr içre ol kadar timsâl ü tasvîrât ve nukûş-ı benî âdem ve ol kadar gûnâ-gûn sanem putlar var kim Uyvar fethinden sonra vilâyet-i Leh'de ve Çeh'de ve İsfaç'da ve Macar'da ve Donkarkız'da ve Danimarka'da ve Daniska iskelesindeki düyûr-ı mu‘azzamlarda böyle çok putlar görmemişim. Hattâ bir kaç papaslar ile hüsn-i ülfet edüp anları ilzâm içün ve latîfe olup hüsn-i ihtilât olmak içün eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 60b ·
metinde göster ·
… oğ'a gidüp kal‘a-i Segedin'in kenîseleri asnâm-ı Vüdd ve Süvâ‘ ve Yağûs misilli
putlardan
ve çirk-i şirkden kenîseler pâk olup ma‘bedgâh-ı müslimîn olur.
Ale'l-akîb Serdâr İbrâhîm Paşa dahi zîr-i kal‘ada meterise girüp cenge âheng edüp üç gün gece cengden sonra Süleymân Hân deryâ-misâl asker ile gelüp yine germâ-germ cengden sonra küffâr nerm [ü] râm olup kal‘ayı vere ile verüp amân ile bî-silâh altı bin kadar küffârın cümlesi kal‘a-i Sonloğ'a gidüp kal‘a-i Segedin'in kenîseleri asnâm-ı Vüdd ve Süvâ‘ ve Yağûs misilli putlardan ve çirk-i şirkden kenîseler pâk olup ma‘bedgâh-ı müslimîn olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 80b ·
metinde göster ·
… ri murassa‘ ve cevâhirlidir. Bunda olan "Vedd ü Süvâ‘ ve Yağus u Ya‘ûk" misilli
putları
Alman diyârında ve Amıstırdam'da ve Loncat şehrinde ve Daniska şehrinde görmedi …
Cemî‘i âvîzeleri ve cümle maslûbâtları ve kamu kanâdîlleri murassa‘ ve cevâhirlidir. Bunda olan "Vedd ü Süvâ‘ ve Yağus u Ya‘ûk" misilli putları Alman diyârında ve Amıstırdam'da ve Loncat şehrinde ve Daniska şehrinde görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 241a ·
metinde göster ·
… ezkûr şeb-çerâğ kandîlleri ve cevâhirden zencîrleri ve niçe bin aded girân-bahâ
putları
ve şem‘dânları ve cevâhirli salîbeleri cümle almış ammâ kubbe-i mînâ ûd ağacınd …
Sene (---) târîhinde Âl-i Emeviyyûn asrında Mağrib-zemînden Sultân Mansûr, bin pâre gemiyle cezîre-i Girid'i ve cezîre-i Çiçilya'yı ve bu kal‘a-i Atina'yı feth edüp mezkûr şeb-çerâğ kandîlleri ve cevâhirden zencîrleri ve niçe bin aded girân-bahâ putları ve şem‘dânları ve cevâhirli salîbeleri cümle almış ammâ kubbe-i mînâ ûd ağacından olduğunu bilmeyüp almamışlar. Hâlâ şimdiki hâlde dahi kimesne bilmez. Ammâ ve mine'l-acâ’ib kubbe-i mînâ-yı ibret-nümâ-yı temâşâgâhdır. Ammâ hâlâ bizim minbere muttasıl dörd aded zümürrüd-misâl yeşil somâkî direkler var kim içlerinde gûnâ-gûn eşkâl-i acîbe ve gûnâ-gûn şükûfe-i garîbeler müşâhede olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 251b ·
metinde göster ·
… lup dîn-i Îsâ'dan nükûl edüp Mecûsî mezheb bir putperest {kefere} olup iki aded
putları
düzdürüp biri babası ve biri kendüsi kıyâfetine düzdürüp cümle millet-i Mesîhiy …
Ol dahi kırk yıldan sonra mürd olup küçük karındaşı Martin nâm pelîd kral-ı dâll olup dîn-i Îsâ'dan nükûl edüp Mecûsî mezheb bir putperest {kefere} olup iki aded putları düzdürüp biri babası ve biri kendüsi kıyâfetine düzdürüp cümle millet-i Mesîhiyye kavmini müte’ezzî edüp putperest etdi. Ammâ ankâ-yı zî-şân pâdişâh-ı gümrâh olup cemî‘i leb-i deryâda olan pâdişâhları kendüye birer takrîb ile mutî‘ [u] münkâd etdi, ammâ Rûmeli kıyılarında Karlıeli vilâyeti kralı sarp yerlerde sâkin olmak ile Martin krala itâ‘at etmeyüp be-dürüstî isyân [u] tuğyân üzre oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 318b ·
metinde göster ·
gibi timsâller vardır. Anıniçün cemî‘i tevârîhlerde bu kal‘aya kal‘a-i Zengibâr …
Ve bu orta hisârın kapusu kıbleye nâzır bir kapudur. Ve bu kapu yanında kullenin taşları üzre beyâz mermerden kal‘a sâhibleri ve zengiler sûretleri ceseden putlar gibi timsâller vardır. Anıniçün cemî‘i tevârîhlerde bu kal‘aya kal‘a-i Zengibâr derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y15b ·
metinde göster ·
… -kıymet âvîzeler ve mücevher gûnâ-gûn kanâdîller bir deyrde yokdur. Ve ol kadar
putlar
ve sanem ve timsâller var kim her biri Vüdd ü Suvâ‘ ve Yeğûs ve Ye‘ûk gibi putl …
Ve bunda olan musanna‘ ve murassa‘ zî-kıymet âvîzeler ve mücevher gûnâ-gûn kanâdîller bir deyrde yokdur. Ve ol kadar putlar ve sanem ve timsâller var kim her biri Vüdd ü Suvâ‘ ve Yeğûs ve Ye‘ûk gibi putlardır kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y222b ·
metinde göster ·
… tlar ve sanem ve timsâller var kim her biri Vüdd ü Suvâ‘ ve Yeğûs ve Ye‘ûk gibi
putlardır
kim ta‘bîr olunmaz.
Ve bunda olan musanna‘ ve murassa‘ zî-kıymet âvîzeler ve mücevher gûnâ-gûn kanâdîller bir deyrde yokdur. Ve ol kadar putlar ve sanem ve timsâller var kim her biri Vüdd ü Suvâ‘ ve Yeğûs ve Ye‘ûk gibi putlardır kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y222b ·
metinde göster ·
… lesi üzre zamân-ı dalâletde iki sanem var imiş, yılda bir kerre yüz bin âdem bu
putların
müvâcehesine cem‘ olup bu putlar birbirlerine su’âl cevâb edüp,
Ve bu kal‘anın göle nâzır kullesi üzre zamân-ı dalâletde iki sanem var imiş, yılda bir kerre yüz bin âdem bu putların müvâcehesine cem‘ olup bu putlar birbirlerine su’âl cevâb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y258b ·
metinde göster ·
… em var imiş, yılda bir kerre yüz bin âdem bu putların müvâcehesine cem‘ olup bu
putlar
birbirlerine su’âl cevâb edüp,
Ve bu kal‘anın göle nâzır kullesi üzre zamân-ı dalâletde iki sanem var imiş, yılda bir kerre yüz bin âdem bu putların müvâcehesine cem‘ olup bu putlar birbirlerine su’âl cevâb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y258b ·
metinde göster ·
… dâ bu mahalle karîb Busrâ şehrin feth edüp andan bu Sanemeyn'i feth edüp mezkûr
putları
kırup taşların mezkûr göle ilkâ ederler.
"Muhammed ise bu sene bu diyârı alup harâca kesüp vilâyeti harâb eder" dediği sene Hazret-i Risâlet-penâh Ömer ibn Abdülazîz'i ve Hâlid ibn Velîd'i serdâr edüp altmış bin asker ile gelüp ibtidâ bu mahalle karîb Busrâ şehrin feth edüp andan bu Sanemeyn'i feth edüp mezkûr putları kırup taşların mezkûr göle ilkâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y258b ·
metinde göster ·
nazarım ta‘allûk etmesin içün seğirde seğirde geçerlerdi. Hâlâ ümmetine dahi sü …
Ba‘dehu Hazret-i Resûl bu mahalden ubûr ederken putlara nazarım ta‘allûk etmesin içün seğirde seğirde geçerlerdi. Hâlâ ümmetine dahi sünnet olup ol mahalden acele ile geçmeğe (---)(---) derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y316b ·
metinde göster ·
ibâdet edüp sa‘y ederdik. Şimdi İslâm ile müşerref oldukda yine mi sa‘y edelim? …
"Yâ Resûlallâh, zamân-ı cehâletde bunda putlara ibâdet edüp sa‘y ederdik. Şimdi İslâm ile müşerref oldukda yine mi sa‘y edelim? Cehâletde etdiğimiz hâtıra hutûr etmez mi? Husûsan dîn-i mübîn âşikâre oldu. Şimdi Kureyş anpirleri demez mi ki yine Muhammedîler bizim putlarımız yerinde ibâdet ederler. Meğer bizim putlarımız hak imiş, derler. P 132a Hele yâ Muhammed, ben bu mahalde sa‘y-ı Safâ etmem" deyü Hazret-i Ömer mu‘âraza etdükde Hazret-i Risâlet gâyet müte’ellim olup tefekküre vardıkda derhâl bir bulut zâhir olup Hazret-i Y 317a Cibrîl-i Emîn gıjlayarak nümâyân olduğun Hazret-i Ömer ve sâ’ir Ashâb yakîn müşâhede etdiler kim "Cibrîl-i Emîn nâzil oldu" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y316b–Y317a ·
metinde göster ·
… mübîn âşikâre oldu. Şimdi Kureyş anpirleri demez mi ki yine Muhammedîler bizim
putlarımız
yerinde ibâdet ederler. Meğer bizim putlarımız hak imiş, derler. P 132a Hele …
"Yâ Resûlallâh, zamân-ı cehâletde bunda putlara ibâdet edüp sa‘y ederdik. Şimdi İslâm ile müşerref oldukda yine mi sa‘y edelim? Cehâletde etdiğimiz hâtıra hutûr etmez mi? Husûsan dîn-i mübîn âşikâre oldu. Şimdi Kureyş anpirleri demez mi ki yine Muhammedîler bizim putlarımız yerinde ibâdet ederler. Meğer bizim putlarımız hak imiş, derler. P 132a Hele yâ Muhammed, ben bu mahalde sa‘y-ı Safâ etmem" deyü Hazret-i Ömer mu‘âraza etdükde Hazret-i Risâlet gâyet müte’ellim olup tefekküre vardıkda derhâl bir bulut zâhir olup Hazret-i Y 317a Cibrîl-i Emîn gıjlayarak nümâyân olduğun Hazret-i Ömer ve sâ’ir Ashâb yakîn müşâhede etdiler kim "Cibrîl-i Emîn nâzil oldu" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y316b–Y317a ·
metinde göster ·
… ez mi ki yine Muhammedîler bizim putlarımız yerinde ibâdet ederler. Meğer bizim
putlarımız
hak imiş, derler. P 132a Hele yâ Muhammed, ben bu mahalde sa‘y-ı Safâ etmem" …
"Yâ Resûlallâh, zamân-ı cehâletde bunda putlara ibâdet edüp sa‘y ederdik. Şimdi İslâm ile müşerref oldukda yine mi sa‘y edelim? Cehâletde etdiğimiz hâtıra hutûr etmez mi? Husûsan dîn-i mübîn âşikâre oldu. Şimdi Kureyş anpirleri demez mi ki yine Muhammedîler bizim putlarımız yerinde ibâdet ederler. Meğer bizim putlarımız hak imiş, derler. P 132a Hele yâ Muhammed, ben bu mahalde sa‘y-ı Safâ etmem" deyü Hazret-i Ömer mu‘âraza etdükde Hazret-i Risâlet gâyet müte’ellim olup tefekküre vardıkda derhâl bir bulut zâhir olup Hazret-i Y 317a Cibrîl-i Emîn gıjlayarak nümâyân olduğun Hazret-i Ömer ve sâ’ir Ashâb yakîn müşâhede etdiler kim "Cibrîl-i Emîn nâzil oldu" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y316b–Y317a ·
metinde göster ·
… rler, müdevver ü mücellâ ve musaykal taşlardır. Rehven-i Hindî kavminin yapdığı
putların
gözleridir derler. Hâlâ ol diyâr kavmi ol müdevver taşları bulup bir cerre suya …
Hâlâ Sây şehrinin Sâbiyye tarafındaki dağlarda asferü'l-levn bir gûne müdevver taş olur, ismine Aynü's-sanem derler, müdevver ü mücellâ ve musaykal taşlardır. Rehven-i Hindî kavminin yapdığı putların gözleridir derler. Hâlâ ol diyâr kavmi ol müdevver taşları bulup bir cerre suya koyup tarfetü'l-ayn içre ol sudan nûş eden su hamr keyfiyyetini bulur. Kavm-i Künûz Urbânı Y 395a ol şarâbdan nûş edüp serhoş olurlar, Ammâ ol diyâr halkı nakli üzre mezkûr Aynü's-sanem nâm taş diyâr-ı Habeşistân'da Tennîs şehri dağlarında olur olup suya kosalar şarâb olup olur. Portakal küffârları Tennîs şarâbı deyü nice vilâyetlere hedâyâ götürürler. Ammâ zerre kadar humârı olmaz imiş, lâkin gâyet müskirdir. Hakîr varup Habeşli Kara Nâ’ib ile bir ay meks etdik, ol şarâbı görmedim ve işitmedim, ammâ Sây şehrinde içenleri gördüm.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y394b–Y395a ·
metinde göster ·
… mü Alî nâm bir kenîsede Kıbtî ruhbânları zabtındadır, ana taparlar. Mâ-takaddem
putlar
cehele-i kefereler zamânında Vüdd ü Suvâ‘ ve Yeğûs ve Ye‘ûk ve Nesir misilli vü …
Ve bu Şeytân'ın tahrîr etdüği Ken‘ân sûreti Q 344bP 338b olan musavver tahta Mîne şehri mukâbelesinde Nîl'in karşu cânibinde Deyr-i Ümmü Alî nâm bir kenîsede Kıbtî ruhbânları zabtındadır, ana taparlar. Mâ-takaddem putlar cehele-i kefereler zamânında Vüdd ü Suvâ‘ ve Yeğûs ve Ye‘ûk ve Nesir misilli vücûden ağacdan ve taşdan binâ olunmuş putlar idi, ana taparlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450a ·
metinde göster ·
… Suvâ‘ ve Yeğûs ve Ye‘ûk ve Nesir misilli vücûden ağacdan ve taşdan binâ olunmuş
putlar
idi, ana taparlardı.
Ve bu Şeytân'ın tahrîr etdüği Ken‘ân sûreti Q 344bP 338b olan musavver tahta Mîne şehri mukâbelesinde Nîl'in karşu cânibinde Deyr-i Ümmü Alî nâm bir kenîsede Kıbtî ruhbânları zabtındadır, ana taparlar. Mâ-takaddem putlar cehele-i kefereler zamânında Vüdd ü Suvâ‘ ve Yeğûs ve Ye‘ûk ve Nesir misilli vücûden ağacdan ve taşdan binâ olunmuş putlar idi, ana taparlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450a ·
metinde göster ·
yalvarur-iseŋ men 'ālemleri yoḳdan var iden allahuma ṣıġındum didi ḥaḳ ta'āla c …
ya 'āṣi mel'un sen putlaruŋa yalvarur-iseŋ men 'ālemleri yoḳdan var iden allahuma ṣıġındum didi ḥaḳ ta'āla cebrā'ile buyurdı kim ya cebrā'il var şol ḳuluma ḳırḳ erçe kuvvet virdüm didi