… bir âdil kıral olup ibtidâ dîn-i Îsâ üzre nasrânî ya‘nî yardımcı bu olup cümle
putları
kırmışdır ve cümle heyâkilleri yıkmışdır ve yerlerine âyîn-i Îsâ olacak kenîsel …
Böyle zâlim ü cebbâr olup nâ-hak kan dökdüğiyçün bedeninin ve dişlerinin etleri dökülüp mürd olduğu sene bu Kostantîn anın havfından Roma şehrine firâr etmişdi. Andan Tâkyânûs yerine oğlu Ferenyal kıral olup iki yıldan ol dahi mürd olup yerine bu Kostantîn-i Kübrâ kıral olup âyîn-i Îsâ üzre hayâtda olan havâriyyûnların meşveretleriyle Nûşırevân-ı Kisrâ gibi bir âdil kıral olup ibtidâ dîn-i Îsâ üzre nasrânî ya‘nî yardımcı bu olup cümle putları kırmışdır ve cümle heyâkilleri yıkmışdır ve yerlerine âyîn-i Îsâ olacak kenîseler yapmışdır. Ammâ bu Kostantîn evvel Mecûsî idi. Kıral olup gâyet şecî‘ ve bahâdır ve müdebbir ve asker-perver olup Acem diyârın cümle harâca kesüp İslâmbol kal‘asın amâr etmeğe şürû‘ eyledi. Ve ilm-i hendese üzre sûru metânet üzre istihkâm eyledi. Zîrâ cemî‘i ulûm-ı şettâyı Roma şehrinde tahsîl eyledi. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13a ·
metinde göster ·
çıkarup bu Okmeydânı'nda hâlâ puta sepedi mahalline koyup haftada iki gün cümle …
Ve mesîregâh [u] teferrücgâh tekyeler: Cümle (---) ammâ cümleden atîk tekye-i Tîr-endâzân; ibtidâ müfîd [ü] muhtasar Ebü'l-feth binâsıdır zîrâ Ayasofya'dan putları çıkarup bu Okmeydânı'nda hâlâ puta sepedi mahalline koyup haftada iki gün cümle guzât-ı müslimîn putlara oklar atdıklarıyçün hâlâ puta oku derler bir gûne sehm-i kazâdır. Ol asırda kemândârân [u] kemânkeşân sohbet etmeleriyçün bu tekye binâ olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 126a ·
metinde göster ·
… kral olup âyîn-i İsâ icrâ edüp ibtidâ Nasrânî bu Kostantin olup cümle Takyanus
putların
kırmışdır ve cemî‘i heyâkilleri âteşe yakmışdır ve yerlerine kenîseler yapmışdı …
Kadîm-i evvelde bunlara kayser-i Rûm derlerdi. Zîrâ Erzurûm'a ve Sivas'a ve Kayseriyye ve Konya şehirlerine mâlik olmağıla Kayser-i Rûm derlerdi. Birkaç kral cem‘ olsa kayâsıra derler. Ammâ bu Takyanus Rûm pâdişâhlarından olup tahtgâhı Roma ve Antakıyye idi. Târîh-i İskender-i Yunanî'nin sene 595 kral-ı dâl olup zulmünden Ashâb-ı Kehf âyet nass-ı kâtı‘ üzre ArapçaArapça mâ sadakı üzre yedi sekiz aded Ashâb-ı Kehf firâr etdikleri cemî‘i tefâsîrlerde mastûrdur. Ve bu Takyanus putperest idi ammâ mudârâdan millet-i mesîhiyye ve ehl-i Şâm ve Mısır'ı kırup kenîseleri harâb ederdi. Anların mâlıyla İskenderiyye üzre varup kendüye âsî olan vezîri hileyle katl edüp İskenderiyye sâhibi olup diyâr-ı Mısr'ı Buhtunnasr gibi harâb edüp andan diyâr-ı Acem'e bir vezîrin serdâr edüp Şapur Şâh ile ceng-i azîm edüp Şapur Şâh'ı katl ve cümle ehl-i ıyâli ve hazînesin Takyanus'a gönderüp ol mâl ile bu Antakıyye kal‘asın dahi ziyâde imâr edüp âhir yiğirmi sene kral olup cebbâr olduğundan dişlerinin etleri dökülüp mürd olup yerine veled-i pelîdi Karnibal kral olup iki yıldan ol dahi mürd olup kayâsıralar bunda inkırâz bulup devlet millet-i Mesîhiyye Nasârâsına müyesser olup Kostantin-i Kübra kral olup âyîn-i İsâ icrâ edüp ibtidâ Nasrânî bu Kostantin olup cümle Takyanus putların kırmışdır ve cemî‘i heyâkilleri âteşe yakmışdır ve yerlerine kenîseler yapmışdır ammâ Takyanus'dan} sonra Buhtunnasr evlâdları Antakıyye'i harâb edüp niçe mülûk destine girüp Âl-i Kayasıra-i Nasârâlar destinde iken Hazret-i Ömer hilâfetinde Kuds-i Şerîf feth olup Hâlid b. Velîd ve Esved b. Mikdâd ve Ebû Ubeyde ibn Cerrâh niçe bunun emsâli ashâb-ı güzînin güzîdeleri gelüp ceng-i azîmler edüp kimi feth edüp kimi bî-feth Medîne'ye avdet edüp âhir sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan Hârûnu'r-Reşîd üç kerre yüz bin asker ile Seyyid Battâl Ca‘fer Gâzî ile gelüp ceng-i azîm ile feth eyleyüp cümle küffârın dendân-ı tîğden geçirdiler ve Şehzâde Me’mûn'u hâkim nasb edüp Hârûnu'r-Reşîd yine Bağdâd'a gidüp merhûm olunca küffâr yine kal‘a-i Antakıyye'ye istilâ eyledi. Âhir Şâm pâdişâhı Nûreddîn eş-Şehîd hazretleri dest-i kefereden feth etdi. Ol merhûm olup Yûsuf Selâhaddîn Mısır sultânıyken Kudüs'ü ve Şâm Tarablus'u ve bu Antakıyye'ye küffâr-ı Frenk istîlâ edüp {Âl-i Türkmâniyân ki cümle beş neferdir, bunlardan biri Emîr Kerboğa'dır deryâ-misâl azîm asker ile kal‘a-i Antakıyye'i küffârdan istihlâsa geldikde Frenk-i pür-cenk elinde münhezim olup âr u gayret-i hamiyyetinden Haleb tahtın bırağup sene 495 târîhinde Acem diyârının Isfahân-ı nısf-ı cihânına giderken şehr-i Hoy'da merhûm olup anda medfûndur}. Ba‘dehû Selâhaddîn Yûsuf Mısır'dan deryâ-misâl asker ile gelüp Kudüs'ü ve Tarablus Şâm'ı ve bu Antakıyye'i feth edüp tâ Mısır pâdişâhlarının Çerâkizelerinden Sultân Gavrî hilâfetine dek Mısır pâdişâhlarının elinde kalup Selîm Şâh-ı Evvel Acem'le cenk ederken Mısır Sultânı Gavrî kızılbaşa imdâd edüp Çıldır sahrâsında Selîm Şâh Gavrî'nin Acem'e imdâdı sebebiyle münhezim olmuşken bi-emrillahi Te‘âlâ nesîm-i fursat Selîm Şâh üzre esüp Şâh İsmâ‘îl münhezimen firâr edüp kırk bin mikdârı güzîde Mısır askeri kılıçdan geçüp Selîm Şâh mansûr [u] muzaffer avdet edüp "Kızılbaşa imdâd eden müslim geçinen âdemin katli vâcibdür" deyü Kemâlpaşazâde Ahmed Efendi'den fetvâ-yı şerîfler alup Bismillah ile niyyetü'l-gazâ deyüp sene-i âtîde Mısır'da Gavrî'ye elçiler gönderüp elçileri de katl etdüğü haberi Selîm Şâh'a gelince bir fetvâ-yı huccet [ü] bürhân dahi ele alup yer götürmez asker ile ibtidâ Göksun yaylasında Mar‘aş pâdişâhı Sultân Alâüddevle'i bozup kırk bin Türkmân eşirrâsın katl edüp Alâüddevle'nin bî-devle başıyla yetmiş boy beğleri başıyla Mısır'da Gavrî Hân'a gönderüp "Hâzır ol vaktine!" dedi. Gavrî dahi Selîm Hân'ı Mercidâbık'da dört kerre yüz bin benî Âdemle karşulayup Hazret-i Dâvûd-ı Nebî Câlût Melik ile ceng etdüğü yerde bir ceng-i Selîm ü Gavrî oldu kim Gavrî bu cengin gavrına ermeden kal‘a-i Haleb'e ancak yedi yüz Çerâkes-i nâkes ile bî-kes olup firâr etdiler. Selîm Şâh akîbine düşüp Haleb'i emân ile feth edüp Yûnus Paşa'ya dahi bu Antakıyye'nin miftâhların teslîm edüp niçe kerre yüzbin altun ile ahâlî-i vilâyet hedâyalar ile Haleb altında Selîm Hân'a gelüp du‘â vü senâ ile hedâyâların arz edüp Vâli-yi Antakıyye Bıyıklı Mehemmed Paşa olup Haleb eyâleti tahrîr olundu. İşbu feth-i fütûh sene 922 târîhinde feth-i Antakıyye vâkı‘ olmuşdur. İlâ hâze'l-ân dest-i Âl-i Osmân'da Haleb vâlîsi hâs-ı hümâyûnun voyvadalığı hükûmetinden üç yüz âdem ile zabt [u] rabt eder ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Niçe kerre beş yüz pâyesiyle niçe mollalara arpalık ihsân olunmuşdur. Mezâhîb-i erba‘adan şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir nâ’ibi ve muhtesibi vardır ve kal‘a dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları vardır. İçil olmağile kifâyet mikdârı cebehânesi ve sağîr ü kebîr yigirmi pâre mecrûh şekilli topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 22a ·
metinde göster ·
… ğeden ve ne çürümeden bâk [u] pervâsı yokdur, ammâ bu Alî Ağa niçe çalım ile bu
putları
kılıç ile çaldı" deyü bu ahvâl-i timsâlleri nakl eden ruhbân engüşt ber-dehen e …
Kıssîs eydir: "Bunların ibtidâ ma‘denleri diyâr-ı Acem'de Nahçuvan'dan gelüp hâlâ bunlar polad-ı Nahşivânî'dirler. Tuç ise iki şeyden mürekkebdir. Nısfı kalay ve nısfı bakır ola, hâlis tuç olur ve tuç-ı esferü'l-levn olsun deyü içine tutiya korsan sarı altun-misâl tuç olur. Ve hâlâ cümle kâfiristânda ve bizim bu Vârat kal‘asında olan üç yüz aded toplarımız bu terkîb ile dökülmüş altun gibi berrâk ve sarı toplardır kim ibtidâ bu toplar döküldükde germâ-germ otuz altı sâ‘at göyner çam ile âteş edüp kaynar kal olur. Ba‘dehû top dökerler. Yine hîn-i mahalde âteşde ol top kırıkların eritmek kabildir, ammâ bu bizim Vârat'da Alî Ağa'nın kılıç ile urduğu sûretler polad-ı Nahşivânî tucu olmağile ne âteşden ve ne eğeden ve ne çürümeden bâk [u] pervâsı yokdur, ammâ bu Alî Ağa niçe çalım ile bu putları kılıç ile çaldı" deyü bu ahvâl-i timsâlleri nakl eden ruhbân engüşt ber-dehen edüp nakl ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 126b ·
metinde göster ·
… ı üzre sefere gitmek içün kal‘a-i Vârat'dan çıkan polad-ı Nahçivânî olan mezkûr
putları
top dökmek içün bir putu Ferhâdî külünkler ile yüz bin renc-i anâ çekerek kırup …
Mukaddemâ bu şehr-i azîm bâlâda memdûhdur, ammâ şimdi bunda cümle asâkir-i İslâma meştâ fermân olunup dellâllar nidâ etdikde el-azametullâh Erdel diyârında alınan mâl-ı ganâ’imler meydân-ı mahabbete çıkup envâ‘-ı sîm ve zerrîn âvânları ve pençe-i âfitâb-ı mehtâb duhter-i pâkîze-ahterler ve rûh-ı musavver pençe-i âfitâb muğpîçeler ve dûşîze ve şûrîze kâlim nisvân-ı sâhib-isyânlar bâzâr-ı Belgrad'da bey‘u şirâ olundu kim hadd [ü] hasırdan efzûn idi ve serdâr-ı muzafferimizin fermânıyla şarbatak kal‘asına ve Sekelhit kal‘aları üzre sefere gitmek içün kal‘a-i Vârat'dan çıkan polad-ı Nahçivânî olan mezkûr putları top dökmek içün bir putu Ferhâdî külünkler ile yüz bin renc-i anâ çekerek kırup âteşe bırağup eritmek mümkün olmayup âhir-i kâr âteşden çıkarup ferâgat etdiler. Tâ bu mertebe böyle bir garîb ü acîbe me‘âdin-i ibret-nümâ iken Façatlı Alî Ağa'nın dest [ü] bâzûsuna kuvvet kim böyle bir polad-ı Nahçivânîyi bir tîğ-i bürrân ile iki pâre eden Alî Ağa'ya hezâr ahsend ve sadlek ve kez lek bâr[ek] Allâh. Ba‘dehû Belgrad'dan yine cânib-i cenûba,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 127a ·
metinde göster ·
ve nâkûs ve erganon ve torompete nâm Deccâl sazların ve cümle salîbe ve çelipa …
Ve cemî‘i putları ve nâkûs ve erganon ve torompete nâm Deccâl sazların ve cümle salîbe ve çelipa ve esnâm-ı haşeblerin pâre pâre edüp kerâhet-i bed-âyîn ve kıssîs [ü] ruhbândan cümle düyûrları tathîr edüp mihrâb-ı münhariflerin Mekke-i Mükerreme'ye doğru etdiler kim sûre-i Bakara'da âye[t]: Arapça nassı üzre mihrâb ve minberler olup ibtidâ hutbe-i şerîfi Hünkâr imâmı olan Ebussu‘ûd Efendi telâmîzi Nûrullâh Efendi tilâvet edüp teberrüken imâmeti ol asırda kadıasker olan Ebussu‘ûd Efendi Hünkâr câmi‘i ki hâlâ ana Fethiyye câmi‘i derler, anda imâmet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 77b ·
metinde göster ·
… leden büyüğü ve mükemmeli Macar kenîsesidir kim içinde aslâ timsâl-i asnâmâtdan
putları
yokdur. Hemân dürr-i beyz-âsâ mücellâ beyâz dîvârları var ve birkaç yerinde haç …
Ve bu kal‘ada üç aded mükellef ve binâ-yı metîn manastır-ı mu‘azzamları var. Cümleden büyüğü ve mükemmeli Macar kenîsesidir kim içinde aslâ timsâl-i asnâmâtdan putları yokdur. Hemân dürr-i beyz-âsâ mücellâ beyâz dîvârları var ve birkaç yerinde haçları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 131a ·
metinde göster ·
… akûlesi cevâhir-i zî-kıymetler ve cemî‘i düyûr-ı gamâmelerden ol kadar mücevher
putları
ve zeheb-i hâlisden salîbeler ve yedi yüz aded hemân bıtrîk ve kıssîs ve ruhbân …
Ve kal‘ada olan 4a küffârlar bu vâveylâyı işidüp niçe yüz aded toplar atmağa başlayup hemân kal‘adan küffâr hınzîr gibi çıkup cümlesi bize hücûm edüp biz dahi bir elbeşti kadarca ceng edüp ba‘dehu sahrâya doğru yan verince küffâr bî-haber bizi kovarak sahrâya çıkup atlıları ve yayanları bî-tâb u bî-mecâl kaldıkda cümlemiz bir kerre "Dönek kaytavul" deyü kâfir üzre dönüp der-akab bu sahrâ-yı vâsi‘de küffârı ortaya alup ân-ı vâhidde cümlesin tu‘ma-i şemşîr edüp bakıyyetü's-seyfleri kal‘alarına firâr ederlerken bizler dahi akîblerince kal‘aya girüp hamd-i Hudâ bir âsân vech ile kal‘a zabt olunup kal‘a kapuların sedd edüp kâmil yedi sâ‘at-i nücûmî bu kal‘a içinde meks edüp meymene vü meysereyi bî-bâk ü bî-pervâ vilâyet sâhibi gibi cümle kâfir karılarına ve kızlarına ta‘âmlar pişirdüp ba‘de't-ta‘âm bu şehr-i azîmden ol kadar sîm âvân ve ol kadar şem‘dân ve buhûrdân ve ol kadar akmişe-i fâhire ve ol kadar elbise-i nâdireler ve ol kadar kemyâb makûlesi cevâhir-i zî-kıymetler ve cemî‘i düyûr-ı gamâmelerden ol kadar mücevher putları ve zeheb-i hâlisden salîbeler ve yedi yüz aded hemân bıtrîk ve kıssîs ve ruhbânlar esîr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 3b–4a ·
metinde göster ·
… ri murassa‘ ve cevâhirlidir. Bunda olan "Vedd ü Süvâ‘ ve Yağus u Ya‘ûk" misilli
putları
Alman diyârında ve Amıstırdam'da ve Loncat şehrinde ve Daniska şehrinde görmedi …
Cemî‘i âvîzeleri ve cümle maslûbâtları ve kamu kanâdîlleri murassa‘ ve cevâhirlidir. Bunda olan "Vedd ü Süvâ‘ ve Yağus u Ya‘ûk" misilli putları Alman diyârında ve Amıstırdam'da ve Loncat şehrinde ve Daniska şehrinde görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 241a ·
metinde göster ·
… ezkûr şeb-çerâğ kandîlleri ve cevâhirden zencîrleri ve niçe bin aded girân-bahâ
putları
ve şem‘dânları ve cevâhirli salîbeleri cümle almış ammâ kubbe-i mînâ ûd ağacınd …
Sene (---) târîhinde Âl-i Emeviyyûn asrında Mağrib-zemînden Sultân Mansûr, bin pâre gemiyle cezîre-i Girid'i ve cezîre-i Çiçilya'yı ve bu kal‘a-i Atina'yı feth edüp mezkûr şeb-çerâğ kandîlleri ve cevâhirden zencîrleri ve niçe bin aded girân-bahâ putları ve şem‘dânları ve cevâhirli salîbeleri cümle almış ammâ kubbe-i mînâ ûd ağacından olduğunu bilmeyüp almamışlar. Hâlâ şimdiki hâlde dahi kimesne bilmez. Ammâ ve mine'l-acâ’ib kubbe-i mînâ-yı ibret-nümâ-yı temâşâgâhdır. Ammâ hâlâ bizim minbere muttasıl dörd aded zümürrüd-misâl yeşil somâkî direkler var kim içlerinde gûnâ-gûn eşkâl-i acîbe ve gûnâ-gûn şükûfe-i garîbeler müşâhede olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 251b ·
metinde göster ·
… lup dîn-i Îsâ'dan nükûl edüp Mecûsî mezheb bir putperest {kefere} olup iki aded
putları
düzdürüp biri babası ve biri kendüsi kıyâfetine düzdürüp cümle millet-i Mesîhiy …
Ol dahi kırk yıldan sonra mürd olup küçük karındaşı Martin nâm pelîd kral-ı dâll olup dîn-i Îsâ'dan nükûl edüp Mecûsî mezheb bir putperest {kefere} olup iki aded putları düzdürüp biri babası ve biri kendüsi kıyâfetine düzdürüp cümle millet-i Mesîhiyye kavmini müte’ezzî edüp putperest etdi. Ammâ ankâ-yı zî-şân pâdişâh-ı gümrâh olup cemî‘i leb-i deryâda olan pâdişâhları kendüye birer takrîb ile mutî‘ [u] münkâd etdi, ammâ Rûmeli kıyılarında Karlıeli vilâyeti kralı sarp yerlerde sâkin olmak ile Martin krala itâ‘at etmeyüp be-dürüstî isyân [u] tuğyân üzre oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 318b ·
metinde göster ·
… lesi üzre zamân-ı dalâletde iki sanem var imiş, yılda bir kerre yüz bin âdem bu
putların
müvâcehesine cem‘ olup bu putlar birbirlerine su’âl cevâb edüp,
Ve bu kal‘anın göle nâzır kullesi üzre zamân-ı dalâletde iki sanem var imiş, yılda bir kerre yüz bin âdem bu putların müvâcehesine cem‘ olup bu putlar birbirlerine su’âl cevâb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y258b ·
metinde göster ·
… dâ bu mahalle karîb Busrâ şehrin feth edüp andan bu Sanemeyn'i feth edüp mezkûr
putları
kırup taşların mezkûr göle ilkâ ederler.
"Muhammed ise bu sene bu diyârı alup harâca kesüp vilâyeti harâb eder" dediği sene Hazret-i Risâlet-penâh Ömer ibn Abdülazîz'i ve Hâlid ibn Velîd'i serdâr edüp altmış bin asker ile gelüp ibtidâ bu mahalle karîb Busrâ şehrin feth edüp andan bu Sanemeyn'i feth edüp mezkûr putları kırup taşların mezkûr göle ilkâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y258b ·
metinde göster ·
… mübîn âşikâre oldu. Şimdi Kureyş anpirleri demez mi ki yine Muhammedîler bizim
putlarımız
yerinde ibâdet ederler. Meğer bizim putlarımız hak imiş, derler. P 132a Hele …
"Yâ Resûlallâh, zamân-ı cehâletde bunda putlara ibâdet edüp sa‘y ederdik. Şimdi İslâm ile müşerref oldukda yine mi sa‘y edelim? Cehâletde etdiğimiz hâtıra hutûr etmez mi? Husûsan dîn-i mübîn âşikâre oldu. Şimdi Kureyş anpirleri demez mi ki yine Muhammedîler bizim putlarımız yerinde ibâdet ederler. Meğer bizim putlarımız hak imiş, derler. P 132a Hele yâ Muhammed, ben bu mahalde sa‘y-ı Safâ etmem" deyü Hazret-i Ömer mu‘âraza etdükde Hazret-i Risâlet gâyet müte’ellim olup tefekküre vardıkda derhâl bir bulut zâhir olup Hazret-i Y 317a Cibrîl-i Emîn gıjlayarak nümâyân olduğun Hazret-i Ömer ve sâ’ir Ashâb yakîn müşâhede etdiler kim "Cibrîl-i Emîn nâzil oldu" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y316b–Y317a ·
metinde göster ·
… ez mi ki yine Muhammedîler bizim putlarımız yerinde ibâdet ederler. Meğer bizim
putlarımız
hak imiş, derler. P 132a Hele yâ Muhammed, ben bu mahalde sa‘y-ı Safâ etmem" …
"Yâ Resûlallâh, zamân-ı cehâletde bunda putlara ibâdet edüp sa‘y ederdik. Şimdi İslâm ile müşerref oldukda yine mi sa‘y edelim? Cehâletde etdiğimiz hâtıra hutûr etmez mi? Husûsan dîn-i mübîn âşikâre oldu. Şimdi Kureyş anpirleri demez mi ki yine Muhammedîler bizim putlarımız yerinde ibâdet ederler. Meğer bizim putlarımız hak imiş, derler. P 132a Hele yâ Muhammed, ben bu mahalde sa‘y-ı Safâ etmem" deyü Hazret-i Ömer mu‘âraza etdükde Hazret-i Risâlet gâyet müte’ellim olup tefekküre vardıkda derhâl bir bulut zâhir olup Hazret-i Y 317a Cibrîl-i Emîn gıjlayarak nümâyân olduğun Hazret-i Ömer ve sâ’ir Ashâb yakîn müşâhede etdiler kim "Cibrîl-i Emîn nâzil oldu" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y316b–Y317a ·
metinde göster ·
… rler, müdevver ü mücellâ ve musaykal taşlardır. Rehven-i Hindî kavminin yapdığı
putların
gözleridir derler. Hâlâ ol diyâr kavmi ol müdevver taşları bulup bir cerre suya …
Hâlâ Sây şehrinin Sâbiyye tarafındaki dağlarda asferü'l-levn bir gûne müdevver taş olur, ismine Aynü's-sanem derler, müdevver ü mücellâ ve musaykal taşlardır. Rehven-i Hindî kavminin yapdığı putların gözleridir derler. Hâlâ ol diyâr kavmi ol müdevver taşları bulup bir cerre suya koyup tarfetü'l-ayn içre ol sudan nûş eden su hamr keyfiyyetini bulur. Kavm-i Künûz Urbânı Y 395a ol şarâbdan nûş edüp serhoş olurlar, Ammâ ol diyâr halkı nakli üzre mezkûr Aynü's-sanem nâm taş diyâr-ı Habeşistân'da Tennîs şehri dağlarında olur olup suya kosalar şarâb olup olur. Portakal küffârları Tennîs şarâbı deyü nice vilâyetlere hedâyâ götürürler. Ammâ zerre kadar humârı olmaz imiş, lâkin gâyet müskirdir. Hakîr varup Habeşli Kara Nâ’ib ile bir ay meks etdik, ol şarâbı görmedim ve işitmedim, ammâ Sây şehrinde içenleri gördüm.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y394b–Y395a ·
metinde göster ·