İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

râhat*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
242
isabet
233 cümle/beyitte
89,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
29
farklı biçim
36 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi24298,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 242

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“râhat*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 7b … ım bûs edüp Ahî Çelebi câmi‘inden taşra çıkup gitdiler. Hakîr mebhût olup hâb-ı râhatdan bîdâr olup;
EÇS I 8b … âm mahalle gelüp anda serâperde-i Süleymânîyi kurup meks etdükde bir gece hâb-ı râhat edüp âb [u] hevâsından tarâvet kesb edince ol mahalde bir sarây-ı âlî ve gûnâ-g …
EÇS I 13a–13b … nâlişler edüp gitdiklerinde derhâl Kostantîn'e bir nevm galebe 13b edüp hâb-ı râhata yatdıkda hemân-dem vâkı‘asına Hazret-i Îsâ girüp eydir:
EÇS I 13b … şâ etsin ve Kudüs-i Şerîf içre bir kumâme yapsın" dedikde hemân Kostantîn hâb-ı râhatdan bîdâr olup vâlidesi Hellana'yı huzûruna çağırup vâkı‘a-i mâ-vaka‘ı bir bir takr …
EÇS I 20b … muvâfık eyyâm ile Kızıl Adalar'a lenger-endâz olup ol şeb asâkir-i İslâm hâb-ı râhatda yatırken İslâmbol tekrurunun bir oğlu iki yüz pâre gemi ile vakt-i seherde ale' …
EÇS I 63b Hemân Murâd Hân hâb-ı râhatdan bîdâr olup ertesi ammisi Mustafâ Hân'ı Eski Sarây'a nefy edüp,
EÇS I 69b … akâmı ısfehânîdir, büzürg makâmı anda vardır, bir zengûle faslın eylesem rûhuna râhat olup lezzetinde cân-perver olurdu" dediğimde yine Hünkâr,
EÇS I 76a … ûslarında Kara Mustafâ {Paşa} vezîr-i a‘zam bulunup ibkâ olundu. Ve halk-ı âlem râhat olup (---) sene sadrıa‘zam olup âhir-i kâr hasûd-ı nüdemâ-yı şehriyârî ığvâları …
EÇS I 104a … lî ceng [ü] cidâli ve Üstürgon kal‘asının harb [ü] kıtâli ile güzer edüp bir ân râhat olmadılar. Niçe feth [u] fütûhlar edüp niçe bin hayrât [u] hasenâtlar etdüği bâ …
EÇS I 104b–105a … selâtînler ve şehzâdegânlar ile mâl-â-mâl olup Mustafâ Hân'a dünyâda bir câ-yı râhat bulunmayup on yedi sâ‘at na‘ş-ı şerîfi meydân-ı musallâda kaldı.
EÇS I 105a … ihân emn [ü] emân oldu. Kara Mustafâ Paşa vezîr-i a‘zam bulunmağile halk-ı âlem râhat buldu.
EÇS I 113b … apanı'nda Ekmekci Alî Çelebi'nin âteş-i germâ-germli ekmek furununa girüp hâb-ı râhata vardı. Andan çıkup niçe yüz kimesne ile vedâlaşup Unkapanı'nda kendüyi deryâya …
EÇS I 120b … eccâde üzre iki rek‘at namâz kılup ba‘de's-selâm bir secde dahi edüp gûyâ hâb-ı râhata varup kaldı. Niçeler,
EÇS I 151a Dördüncü râhatın terk eylemekdir.
EÇS I 171b … i dükkânların zeyn edüp sükkerî pâlûde-i ter satarak silâhlarıyla ubûr ederken " Râhatü'l-hulkûm , kuvvet-i basarı ziyâde eder, müferrih ü mukavvî pâlûde" diyerek ubûr ederler.
EÇS I 171b–172a " Râhat-ı cândır, bedene kandır, benî âdemi kandırır, cânım hoşâb" diyerek alayköşkü dibi …
EÇS I 172a … rîklerin altında âteşler ile musanna‘ yapılmış ibrîkler ile bahârlı ve gülâblı " Râhat-ı cân sıhhatü'l-ebdân sa‘lebim nefâyis" deyüp feryâd ederek ubûr ederler. Ammâ ha …
EÇS I 197b … nlar gelüp îmân ile müşerref olup Hazret-i Risâlet-penâh sürûr [u] şâdumânından râhatü'l-ebdân içün ol gün Selmân-ı Pâk'e emr edüp Selmân-ı Pâk, Hazret-i Risâlet-penâh'ın müb …
EÇS II 240a … idüp hücresinde kalem-tırâş ile kalem yonarken kalem-tırâş batnına batup nevm-i râhata yatup dâr-ı cinâne revâne oldu. Kabri, Zeynîler cenbindedir.
EÇS II 244b–245a Bin elli Cemâziye'l-âhirenin gurresinde vilâyet-i Batum Tarabefzûn-ı râhat-füzûn şehrine gitdiğimiz menâzilleri ve büleydeleri beyân eder 245a
EÇS II 259a … leceğin fehm edüp kendüye nân-pâre ve vesîle peydâ edecek kadar bilüp seyâhatde râhat ola. Zîrâ "kellimu'n-nâs(e) alâ-kadari ukûlihim" buyurmuşlar. Eyle olsa her lis …
EÇS II 266a Bu tekyegâhda on gice mest [u] medhûş hâb-ı râhatda yatup şiddet-i şitâda çekdiğimiz âlâm-ı şedâ’idler ve havf u haşyetlerden cümle …
EÇS II 278a râhatlık / avret
EÇS II 291b … mlekde bulgur kaynar gibi kaynar. Bunâ muttasıl bir ayn-ı bârid vardır. İçinden râhat-ı cân ile üç taş çıkaramazsın. Şiddet-i burûdetinden dest-i âdem tahammül edemez …
EÇS II 313a Ammâ cümleden âb u hevâsı lâtîf, rûşen-binâ-yı rûşenâ, hammâm-ı râhat-fezâ-yı dilküşa Şâbûrî hammâmıdır. Müte‘addid halvetleri ve miyânında havz u fevvâreler …
EÇS II 351b–352a … almamış ol pîr-i fânî baş açup "İslâmbol vezîri, Çalap Allah kılıcına dûş gele, râhatlığının ve kızanlarının ve kendinin devri döne. Bu yatan gerçek er demine hû diyelim hû …
EÇS II 353a … d-i Hudâ böyle şiddet-i şitâda üç gice eynimizden esbâb [u] zırhlarımız çıkarup râhat ile yatmak müyesser olup pâk esbâblar giydik. Ammâ şehrin cânib-i erba‘asında s …
EÇS II 369b … h-ı şerîfleriyçün bir hatm-i şerîfe bed‘ edüp yine hânemize gelüp ol gice hâb-ı râhatda yatup merhûm ve mağfûrun leh pederim vâkı‘da görürüm "Seyâhat, ticâret [ve] ziy …
EÇS II 372b–373a … eb 373a içün Anadolu vilâyetinde yigirmi sancak yerde niçe yüz bin ibâdullahı râhatda komayup tâ cülûs-ı Mehemmed Hân'ın ibtidâsına gelince üç eyâlet yeri harâb u ye …
EÇS III 44a … ç karnına bir mesâne zahmına mübtelâ olan kimesne nûş etse mesânesi yolu açılup râhat ile tebevvül eyleye. Ammâ çok isti‘mâl ederse sidiğin dutamaz olup selisü'l-bev …
EÇS III 44b … z yigirmi dörd bin peygamberin dörd bini min muhabbetillahi Te‘âlâ câme-i hâb-ı râhatında merhûm olmamışlardır. Cümlesin bu Yahûd tâ’ifesi şehîd etmişlerdir. Eğer Yahyâ …
EÇS III 65b … ın yüzi cânib-i şimâle mekşûfdur. Ol ecilden havâsı bâd-ı sabâ-misâl bir gûne-i râhatü'l-ervâh havâsı vardır kim seher-hîz olan cân şemmü'l-hevâ etdikde hevâ-yı nesîmin müşâh …
EÇS III 85a–85b … i Zülkarneyn derlerdi. Ammâ İskender bu iki boynuzun veca‘ından bir sâ‘at hâb-ı râhatda olamazdı. Veca‘-ı karneyne dâ’-i devâ içün niçe zamân seyâhat edüp niçe bin hük …
EÇS III 85a–85b … sağ tarafında cereyân eden uyûndan nûş edince hemân kal‘a kayası dibinde hâb-ı râhata varup safâ eder. Hâbdan bidâr olup ol nehrin tulû‘ı mahalline varup yedi gün nû …
EÇS III 99b–100a … an. Bre Allah Allah" deyü bir ağızdan sadâ-yı Allah Allah'a rehâ buldurup hâb-ı râhatda yatan askerin içlerine at bırağup cümle çadırların başlarına yıkup kimi uryân v …
EÇS III 124a Balçıkbaşı nâm bir mahalde hayme ü hargâhlarımızla meks edüp hâb-ı râhatda yatarken re‘âyâdan bir recül-i sâlih gelüp paşaya mülâkî olup eydür "Sultânım, …
EÇS III 130a–130b … a anı gördüm, bir hareket eder şeklinde bir ayak savaşı oldu. Hemân hakîr hâb-ı râhatdan bîdâr olup anı gördüm, acûze karı kapuyu açup ocakdan bir avuç kül alup fercine …
EÇS III 144b–145a … ret-i kelâmdan bî-tâb u bî-mecâl kalup girde-bâlişe nâliş ederek söylenüp hâb-ı râhata vardı. Cümle enderûn [u] bîrûn ağaları ve gayri huzzâr-ı meclis kimesneler paşa …
EÇS III 175b–176a … ldum. Ve bu âyet-i şerîfi bunların nutk-ı dürerbârlarından istimâ‘ etdiğim gibi râhatü'l-ervâh buldum. Maksad [u] merâmıma vâsıl oldum," deyü Dervîş Sünnetî'nin elin eline al …
EÇS III 177a–177b … tenbîh etdikde hazîne çadırına varup def‘-i cû‘ edüp bî-mecâl olduğumdan hâb-ı râhata vardım. Netîce-i merâm sahrâ-yı Konya'da İpşir Paşa ile yedi gün sohbet edüp "e …
EÇS IV 204b … boynuz sâhibi demekdir. İskender bu iki boynuzların veca‘ından bir sâ‘at hâb-ı râhata varamazdı. Âhir veca‘ı karneynine dâ-i devâ içün cihân-geşt olup cemî‘i nedim-i …
EÇS IV 204b … a gelüp Şattu'l-Arab'ı nûş idince karneyninin veca‘ayni teskîn olup sehel hâb-ı râhata varır. Netîce-i kelâm kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek nehr-i Batmân ile …
EÇS IV 213b … sîbîn'in taraf-ı cenûbundadır ve kal‘a-i Musul'a iki günde sür‘atle ve üç günde râhatla varılır. Ammâ kal‘a-i Sincâr bu kal‘a-i Musul'un cânib-i garbîsindedir ve kal‘a …
EÇS IV 222a … ğundan Karneyn dediler. Ammâ İskender bu boynuzların veca‘ından bir sâ‘at hâb-ı râhata varamazdı ve cemî‘i hukemâları ana ilâc bulamazdı.
EÇS IV 222a–222b … -i Batmân Şatt'a mahlût olduğu mahalle gelüp nehr-i Batmân'dan nûş edince hayli râhat olur. Sâhil-i Batmân ile gidüp Kefindir kal‘ası altına vardıkda Bitlîs'den berü …
EÇS IV 222a–222b … afından cereyân eden uyûndan nûş edince hemân kal‘a kayası dibinde hâb-ı 222b râhata varup safâ eder.
EÇS IV 224a … âb-ı hayâtdan nişân verir ıssı suları var. Bunları dahi mütevellîsi ıssı eder. Râhat üzre andan âbdest alup yine câmi‘e girerler. Niçeleri ders kırâ’at etmeden fâri …
EÇS IV 257b Sitâyiş-i hammâm-ı râhat-ı cân: Cümle (---) aded hammâm-ı gâsilândır. Evvelâ Mezgitli çârsûsu başında Sult …
EÇS IV 258b … t: Bu Van şehrinin ibtidâ meşrûbâtının memdûhâtında Kûh-ı Verek balının şerbeti râhat-ı cândır. Hatta darçın ile üç gün dursa sehel keyf verir. Ve Sergiloğlu ve Şirek …
EÇS IV 293b … şir'in katliyle İrân-zemîne yahşı hörmet edipdir. Biz İpşir havfından hânemizde râhat yatabilmezdik. Şâh-ı İrân, İpşir'in katli haberin istimâ‘ etdikde 'henim heft i …