… t çok, mâl-ı ganâ’im üsârâ ve şikârdan aslâ bir zerre yok. Gelin gâzîler nehr-i
Raba'yı karşu
geçmeyince bizler bir şikâr alup doyum olamazız" dediklerinde niçesi eyitdiler:
"Cümle kurâ ve kasabâtlar yerlü yerinde, ammâ içlerinde bir şey yok, ancak cengâver katanaları gâyet çok, mâl-ı ganâ’im üsârâ ve şikârdan aslâ bir zerre yok. Gelin gâzîler nehr-i Raba'yı karşu geçmeyince bizler bir şikâr alup doyum olamazız" dediklerinde niçesi eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 3a ·
metinde göster ·
… âfir bizi kıstayup dönüşde bu suyu nice geçelim" dedikde 3b âhır-ı kâr nehr-i
Raba'yı karşu
geçmeden ferâğat edüp,
Hâsıl-ı kelâm yine müşâvere edüp Kırım'da Mankıtlı Alî Mirze eydir: "İşte bir yol bulup cümlemiz murâdımız üzre Raba suyun karşuya geçdik. Yâ karşu tarafda bilir misiz küffâr deryâsı va[r]. Karşu çıkup bir gün iki gün ceng ideyüz, uruş hâlidir, bozmak ve bozulmak Allâh elindedir. İhtimâldir kâfir bizi kıstayup dönüşde bu suyu nice geçelim" dedikde 3b âhır-ı kâr nehr-i Raba'yı karşu geçmeden ferâğat edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 3a–3b ·
metinde göster ·
… olup "Ayâ küffâr nereye gâ’ib oldu?" deyü bir haber alınmazdı ve her gün nehr-i
Raba'yı karşu
tarafa ubûr etmeğe geçit bulunmazdı.
Hikmet-i Hudâ üç günden berü kâfir askeri nehr-i Raba'nın karşusunda konup göçmez olup "Ayâ küffâr nereye gâ’ib oldu?" deyü bir haber alınmazdı ve her gün nehr-i Raba'yı karşu tarafa ubûr etmeğe geçit bulunmazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 18a ·
metinde göster ·
… e tedârikler görülüp fi'l-hâl Sadrıa‘zam üç yüz aded pür-silâh yiğitleri nehr-i
Raba'yı karşu
geçirüp su ancak üzengilere çıkup a‘lâ geçit bulup bir hayli mesâfe-i ba‘îde ye …
Hemân "Fursat ganîmetdir" deyü nehri ubûr etmeğe tedârikler görülüp fi'l-hâl Sadrıa‘zam üç yüz aded pür-silâh yiğitleri nehr-i Raba'yı karşu geçirüp su ancak üzengilere çıkup a‘lâ geçit bulup bir hayli mesâfe-i ba‘îde yerlere gidüp bir kâfir köyünden vâfir şikârlar alup yine Sadrıa‘zama sâlimîn ü gânimîn gelüp ihsânlar aldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 18a ·
metinde göster ·
… nehrinden içeri geçmesinler diyü bu Kastel binâ olunmuşdur kim kurbunda nehr-i
Rabçe'nın karşu
tarafında,
Nehr-i Rabçe kenârında bir ağaç cisr başında bir toprakdan yığılı çim ve rıhtımlı ve sarp handaklı şekl-i müselles palankadan ve kârgîr binâ kal‘adan sarp toprakdan dağ gibi bir kal‘adır. Cümle üç yüz kulu ile kapudanı elçi paşaya istikbâle çıkup kal‘adan beş aded toplar atup şâdımân etdi. Bu kal‘a içre aslâ evler yokdur. Hemân solta[t] Nemseler olacak uzun hânlar vardır. Ancak geçit başında Macar ve Üstürgonlu bu Rabçe nehrinden içeri geçmesinler diyü bu Kastel binâ olunmuşdur kim kurbunda nehr-i Rabçe'nın karşu tarafında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49a ·
metinde göster ·