… âr olup ormanları kırarak ve haşebden ve yaprakdan cüsûrlar ihdâs ederek şedd-i
rahil
ederlerdi.
Netîce-i kelâm zemîni eniş yokuş edüp kış günleri bu eniş yokuş yolların çamurunda yürümek azâb-ı elîmdir. Ümmet-i Muhammed şeb [ü] rûz bu eniş ve yokuş yolları ubûr etmeden bîzâr olup ormanları kırarak ve haşebden ve yaprakdan cüsûrlar ihdâs ederek şedd-i rahil ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17b ·
metinde göster ·
… bir merhalede Lankada kasabasıyla hem-hâkdir. Yine ol tarafda bir günlük şedd-i
rahilde
Sidirkapsi kasabası ve {nâhiye-i Aynaroz keşişliği} karîbdir.
Der-beyân-ı müşâ-yı arâzî-i kurâ vü kasabât: Evvelâ cânib-i garba on sâ‘at karîb müşâsında Vardar Yenicesi şehridir. Yine ol tarafda kasaba-i Vodina ile hem-hudûddur. Dahi garb cânibinde Demirhisâr ile bir merhale yerde hudûddeşdir. Yine şimâl tarafında Beşik kasabalarıyla hem-çetdir. Yine şimâle meyyâl bir merhalede Lankada kasabasıyla hem-hâkdir. Yine ol tarafda bir günlük şedd-i rahilde Sidirkapsi kasabası ve {nâhiye-i Aynaroz keşişliği} karîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 229b ·
metinde göster ·
… câc zeytûn bâğları içre meks edüp üç gün meks edecek iken nısfu'l-leylde şedd-i
rahil
nefîrleri çalınup ale's-sabâh yine alay-ı azîm ile yine kıble cânibine Sultân M …
Ba‘de'd-du‘â ve's-senâ kurbânlar kesilüp ahâlî-i şâm, şâm'a gitdiler. Anda cümle huccâc zeytûn bâğları içre meks edüp üç gün meks edecek iken nısfu'l-leylde şedd-i rahil nefîrleri çalınup ale's-sabâh yine alay-ı azîm ile yine kıble cânibine Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘in vâlidesi tathîr etdüği şâhrâh ile ma‘mûr belîde ve çiftlikler ubûr ederek 4 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y258a ·
metinde göster ·
… ve ner ü mâye tülü develer var ise yedi bin kadar deve cem‘ olup nefîr-i şedd-i
rahile
dem urulup cümle huccâc harekete şurû‘ edüp paşanın cemî‘i bâr [u] büngâhın ref …
"Devletli vezîr! Biz bu ordunun cânib-i erba‘asını hep devr etdik. şu yolumuz üzre bir göl kenârında Tarra köğü derler bir çemenzâr ve bir cânibi kumsal yerler vardır. Huccâc-ı müslimîni bu çamurdan çıkarup anda nakl edin. Yer yerden kutludur. İnşâallâh, ola kim hevâ dahi yahşi ola" deyince Paşa hazretleri derhâl cümle Türkmân beğlerine ve boylarına ve Acem hânlarına fermânlar yazup mübâşir ağalar ta‘yîn eyleyüp cümle huccâc-ı müslimîn içre ne kadar tâvûsî ve arvana ve beserek ve ner ü mâye tülü develer var ise yedi bin kadar deve cem‘ olup nefîr-i şedd-i rahile dem urulup cümle huccâc harekete şurû‘ edüp paşanın cemî‘i bâr [u] büngâhın ref‘ edüp niçe kerre yüz bin derd [ü] belâ ile gark [u] müstağrak-ı tîn [u] türâb olarak bir sâ‘at olan yere dörd beş sâ‘atde vardılar. Ammâ niçe develerin çatıları ayrılup çamur içre kaldı. Meğer bu şâm-ı şerîfin gök devesi ve beledî devesi çamura dayanmazmış. Ammâ tülü Rûmun Türkmân devesi ve Acem'in tâvûsî mâye develeri çamur deryâsın sökerek cemî‘i bârları selâmete çıkarup paşa bizzât iç ağaları ile menzil mahalline gelüp yine cümle develeri gerü dönderüp yurd yerinde kalan bî-kes huccâcın bâr [u] büngâhı ve hayme [vü] hargâhın yükledüp yurd yerine gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y262a ·
metinde göster ·
… zilde Y 268b hâb-ı râhat yok idi. [[(---) (---) (---)]] gece ve gündüz şedd-i
rahil
edüp giderdik, ammâ kuvvet ve kudret sâhibi Allâh cemî‘i üştür ester bârkeşlere …
Hakîr Hüseyin Paşa der-i devletinde her menzilde kendü ile ni‘met-i nefîseler tenâvül edüp huddâmlarıma [[(---) (---) (---)]] idi. Arapça Cümle huccâc ganîmet üzre idiler. Ammâ bir menzilde Y 268b hâb-ı râhat yok idi. [[(---) (---) (---)]] gece ve gündüz şedd-i rahil edüp giderdik, ammâ kuvvet ve kudret sâhibi Allâh cemî‘i üştür ester bârkeşlere [[(---) (---) (---)]] kalsa ermek ihtimâli yok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y268a–Y268b ·
metinde göster ·