"Mühimmât [u] levâzımâtların benden alın ve şu resm-i musanna‘ üzre vaz‘-ı esâs eylen" deyü Hazret-i Hızır ta‘lîmiyle Ayasofya'nın binâsına şürû‘ etdiler. İbtidâ zemînin ka‘ra varınca hafr-ı azîm edüp bir ay kâmil temeline rusâs-ı hâssı eridüp nehr-i azîm gibi akıdup ibtidâ zemîne kurşum temel bırakdılar. Anın üzerine bin bir amûd-ı müntehâlar üzre tâklar ve toloz kubbeler inşâ etdiler kim altı su sahrîci olup âb-ı rahmet ile mâl-â-mâl ola. Ve İslâmbol'da zelzele-i azîmeler olmağile cümle binâların esâsın boş edüp zelzeleden emîn olmak mülâhazasıyla Ayasofya'nın zîr-i zemînin sahrîc etdiler. Hâlâ Kırkçeşme Suyu ile memlûdur. Ve câ-be-câ yerlerin ta‘mîr içün ve rahnedâr yerlerin gözetmek içün Ayasofya altında kayıklar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11a ·
metinde göster ·
… ve Gedikpaşa kurbünde ve Peykhâne kurbünde azîm su sahrîcleri bünyâd edüp âb-ı
rahmet ile
leb-ber-leb edüp cümle şâhrâhları hâr ü hâşâkdan ve gird ü gubârdan pâk etdirir …
Ve Sultânselîm'de ve Sivasî Tekyesi altında ve Edirnekapusu dâhilinde ve Ma‘cûncu mahallesi kurbünde ve Gedikpaşa kurbünde ve Peykhâne kurbünde azîm su sahrîcleri bünyâd edüp âb-ı rahmet ile leb-ber-leb edüp cümle şâhrâhları hâr ü hâşâkdan ve gird ü gubârdan pâk etdirirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12b ·
metinde göster ·
… azamet-i Hudâ şehr-i Erdebîl üzre üç gün üç gice bârân-ı rahmet nâzil olup âb-ı
rahmet ile
cemî‘î mezâri‘leri ve kurâ ve kasabâtları reyy olup bârândan müstağnî olurlar. …
Zikr-i seng-i sebeb-i bârân-ı rahmet Erdebîl cây-ı sebîlin bîrûnunda demirden katı bir seng-i siyâh-ı müdevver vardır. Tahmînen üç kantar gelir bir seng-i musaykal u mücellâdır. Selef köhneleri ve hukemâ-yı kudemâları bu seng-i siyâh üzre bir gûne hatt-ı Iberî hurûfları yazmışlar. Hakkâ ki sikkeyi mermerde kazmışlar ve bir âdem sûreti tahrîr etmişler kim iki ellerin ebr-i semâya kaldırup küşâde etmişdir. Kaçan kim belde-i Erdebîl'de bârân-ı rahmet nâzil olmasa a‘yân-ı kibâr u sığâr bu taşı gelüp galtân ederek şehre götürürken azamet-i Hudâ şehr-i Erdebîl üzre üç gün üç gice bârân-ı rahmet nâzil olup âb-ı rahmet ile cemî‘î mezâri‘leri ve kurâ ve kasabâtları reyy olup bârândan müstağnî olurlar. Ba‘dehû ol taşı çinçhıyr (?) ederek ol sengi yine cây-ı ma‘hûduna vaz‘ edince bârân yine teskîn olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 306a ·
metinde göster ·
… Ve nehr-i Kür'den bu mahsûlâtlara aslâ fâ’ide (yarkıdde) yokdur. Cümle bârân-ı
rahmet ile
hayr [u] berekât mütekâsirdir. Nehr-i Kür'ün tulû‘undan gurûbuna varınca yüz el …
Eşkâl-i kal‘a-i Tiflis: Evvelâ nehr-i Kür kenarında yalçın kayalar üzre birbirine mukâbil iki kal‘a-i Betlis-i Tiflis'dir kim mâbeyne-hümâsından nehr-i Kür cereyân edüp bir kayadan bir kayaya cisr-i azîm ile kal‘adan kal‘aya ubûr olunur. Kal‘a-i kebîr, nehr-i Kür'ün cânib-i cenûbundadır. Ve küçük kal‘a nehr-i Kür'ün şimâlindedir. Ve nehr-i Kür büyük kal‘anın sahrâya nâzır tarafında küçük kal‘aya açılan kapusu önünden nehr-i Kür kal‘a dîvârına dokunarak cereyân ederek yedinci konakda Bakü kal‘asıyla Gîlân şehri mâbeyninde Bahr-i Haraz'a mahlût olur. İbtidâ matla‘ı vilâyet-i Çıldır'da (---) dağlarından hurûc edüp tâ Kara Ardahân'dan ve kal‘a-i Ahıska'ya ve kal‘a-i Azgur'a uğrayup Tiflis içinden geçüp Bahr-i Haraz'a munsab olur. Bir nehr-i azîmdir kim müverrihân-ı İrân-zemîn, "Bu nehr-i Kür'e bin altmış uyûn-ı câriye rîzân olur" deyü tahrîr etmişler. Hakkâ ki nehr-i Furât'dan sonra nehr-i Kür azîm sudur. Bu nehr kenarında yalçın kaya üzre Betlis'in binâ etdiği kal‘a-i kebîrin dâiren-mâdâr cirmi altı bin adımdır ammâ binâ-yı atîkdir. Dîvârının kaddi altmış zirâ‘ ve yetmiş burc ve üç bin bedendir. Ve bir cisr bâbı var, handakı yokdur. Nehr-i Kür üzre suluk kullesi var. Hîn-ı muhâsarada andan def‘-i atşân ederler. Derûn-ı hisârda altı yüz bâğsız ve bâğçesiz hâne-i hâk-i mestûrı var ve Hân sarâyı bu kal‘adadır. Câmi‘i ve hân [ve] hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı ve küçük kal‘a sonradan Yezdcir[d] Şâh binâ etmişdir, bir yalçın püşte üzre sad-ribâz-misâl bir seng-âbâd şekl-i murabba‘ küçük kal‘adır. Cisr başına ancak bir dervezesi var. Derûn-ı kal‘ada üç yüz hâne ve câmi‘ var. Lâkin bedâsteni ve imâret yokdur. Bu kal‘anın büyük kal‘a cenûb tarafındadır. Ammâ bu küçük kal‘a sûr-ı kebîrden metîndir. Bu kal‘aların cümle üç bin nigehbânları vardır. Her şeb-i muzlimde kal‘ayı meş‘aller ile çerâğân edüp dîdebânlar "Hudâ hûb" deyü feryâd ederek nigehbânlık ederler. Gerçi Acem diyârıdır, ammâ ekseriyyâ ahâlîsi Osmânlı zamânından berü Sünnî ve Hanefî ve Şâfi‘îyyü'l-mezheb bî-hisâb kimesneleri vardır ve ulemâsı ve mahbûb ve mahbûbesi vâfirdir. Memdûhâtından, dânedâr gendümü ve hâs ve beyâz Tiflis nânı ve beyâzî ve âl tebekânî yanaklı şeftâlûsü ve âbdâr [ve] lezîzât şeftâlûsü gâyet latîf ve hoş-hordur. Zîrâ Gürcî zenâneleri bâğında hâsıl olur et şeftâlûleridir. Hubûbât [u] nebâtâtı mahsûlleri gâyet memdûhdur. Pembesi ve harîri olmaz, amma âbdâr engürü mevsûfdır. Ve nehr-i Kür'den bu mahsûlâtlara aslâ fâ’ide (yarkıdde) yokdur. Cümle bârân-ı rahmet ile hayr [u] berekât mütekâsirdir. Nehr-i Kür'ün tulû‘undan gurûbuna varınca yüz elli pâre şehre uğrayup aslâ bu kurâ ve kasabâtların mezâri‘âtlarına fâ’ide olmaduğundan nehr-i Kür derler, Moğol kavmi Kür-i ur derler, ya‘nî fâ’idesiz 320a demekdir, ammâ lezîz âb-ı nâbdır. Dâ’imâ pest akmağile âlî yerleri reyy edemez ve hammâmları memdûh değildir. Zîrâ bu şehirde ılıcalar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 319b–320a ·
metinde göster ·
… yedi bin bâğ u bâğçe ve cinîn ve gaytândır. Suları kıllet üzre olmağile bârân-ı
rahmet ile
reyy olunur, yahûd sevâkîler ile çâh-ı mâlardan çekilüp saky olunur.
Evsâf-ı aded-i bâğavât: Hoca Bâlî nakli üzre cümle on yedi bin bâğ u bâğçe ve cinîn ve gaytândır. Suları kıllet üzre olmağile bârân-ı rahmet ile reyy olunur, yahûd sevâkîler ile çâh-ı mâlardan çekilüp saky olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 316a ·
metinde göster ·
… e mestûr tarz-ı kadîm câmi‘-i pür-nûrdur. Ve yedi sekiz sarnıçları var, bârân-ı
rahmet ile
memlûdur. Ve kal‘adan Boyana gölüne enecek su yolları vardır kim ahâlî-i kal‘a …
Ve derûn-ı hisârda evler azdır, ancak Sultân Mehemmed câmi‘i kiremit ile mestûr tarz-ı kadîm câmi‘-i pür-nûrdur. Ve yedi sekiz sarnıçları var, bârân-ı rahmet ile memlûdur. Ve kal‘adan Boyana gölüne enecek su yolları vardır kim ahâlî-i kal‘a bilir, taşrada düşman göremez mestûr su yollarıdır, hîn-i muhâsarada anlardan su alırlar, ammâ bu kal‘ada dükkânlar yokdur, ancak yüz aded neferât hânecikleri ve buğday anbârları vardır, ammâ cebehânesi ve şâhâne topları vardır, lâkin Boyana gölü aşırı Torondoş dağından bu kal‘ayı döğdüğü dağ sehel bu kal‘aya havâledir, ammâ kırkar karış top-ı kal‘a-kûp-ı tavîl lâzımdır; eğer küçük toplar ise bu kal‘aya ol havâleden zarar yokdur, zîrâ arada göl vardır. Ve kal‘a dibinde kayalar kenârında Boyana gölü içre çam direkleri üzre balık dalyanları var, başka emânetdir kim kal‘a kulu aklâmıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 33b ·
metinde göster ·
… ı âlîsi var. Anda bir câmi‘ var, Selîm Hân'ındır. Bir kasîr minâresi ve bârân-ı
rahmet ile
memlû bir sarnıcı var. Ve yedi dükkân ve iki galâl anbârı var.
Ve kal‘a ortasında bir meydân-ı âlîsi var. Anda bir câmi‘ var, Selîm Hân'ındır. Bir kasîr minâresi ve bârân-ı rahmet ile memlû bir sarnıcı var. Ve yedi dükkân ve iki galâl anbârı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y182b ·
metinde göster ·
… e yokdur. Ve bu kal‘a-i dâ’iren-mâdâr handak ihâta etmişdir. Ba‘zı yerinde âb-ı
rahmet ile
memlûdur. Ba‘zı yerleri yâbisdir ve amîk olan yerlerinde gûnâ-gûn mâhîler şinâv …
Ve cümle üç yüz ma‘mûr u mükellef toprak ve kireç örtülü hânelerdir. Ve hammâm ve hân ve dükkân ve bezzâzistân ve medrese ve imâret bu kal‘a içre yokdur. Ve bu kal‘a-i dâ’iren-mâdâr handak ihâta etmişdir. Ba‘zı yerinde âb-ı rahmet ile memlûdur. Ba‘zı yerleri yâbisdir ve amîk olan yerlerinde gûnâ-gûn mâhîler şinâverlik ederler. Ve ahâlî-i kal‘a bu âb-ı rahmetden def‘-i atşân ederler. Ve bundan gayri kal‘a içre azîm sahrîcler vardır. Bârân-ı rahmet ile leb-ber-lebdir. Sayf u şitâda suları eksik değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y183b ·
metinde göster ·
… def‘-i atşân ederler. Ve bundan gayri kal‘a içre azîm sahrîcler vardır. Bârân-ı
rahmet ile
leb-ber-lebdir. Sayf u şitâda suları eksik değildir.
Ve cümle üç yüz ma‘mûr u mükellef toprak ve kireç örtülü hânelerdir. Ve hammâm ve hân ve dükkân ve bezzâzistân ve medrese ve imâret bu kal‘a içre yokdur. Ve bu kal‘a-i dâ’iren-mâdâr handak ihâta etmişdir. Ba‘zı yerinde âb-ı rahmet ile memlûdur. Ba‘zı yerleri yâbisdir ve amîk olan yerlerinde gûnâ-gûn mâhîler şinâverlik ederler. Ve ahâlî-i kal‘a bu âb-ı rahmetden def‘-i atşân ederler. Ve bundan gayri kal‘a içre azîm sahrîcler vardır. Bârân-ı rahmet ile leb-ber-lebdir. Sayf u şitâda suları eksik değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y183b ·
metinde göster ·
… beyâz münevverdir. Ve câ-be-câ etrâfında hücreleri vardır. Ve hareminde bârân-ı
rahmet ile
memlû bir âb-ı hayât bârid çâh-ı mâsı var. Ve minâre-i mevzûnu var kim misli me …
Semm-i helâhil-misâl suyu vardır. Sâhilinde bir kubbe-i mehbıt-ı münevverde âsûdedir. Çöl [ü] çölistân ve berr [ü] beyâbân ve bir cânibi sengistân olmağile cânib-i erba‘asında şenlik yokdur. Ammâ kubbe-i âlîsine muttasıl bir câmi‘-i âlîsi var kim dürr-i beyz-âsâ beyâz münevverdir. Ve câ-be-câ etrâfında hücreleri vardır. Ve hareminde bârân-ı rahmet ile memlû bir âb-ı hayât bârid çâh-ı mâsı var. Ve minâre-i mevzûnu var kim misli meğer Mısır'da Gavriyye minâresi ola. Ve haremden taşra yine bârân-ı rahmetden memlû bir birke-i azîmi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y233b ·
metinde göster ·
… uhayre-misâl bir bürkedir. Sâ’ir bürkeler gibi suyu dollâblar ile yâhûd bârân-ı
rahmet ile
değildir. Kal‘a cânibinde hurmâlık içinden berü Ayn-ı Zerka gelüp bürke kenârın …
Bu kal‘anın cânib-i garbında bir bürke-i azîm vardır kim içinde kadırga gezse yerim dar demez, eyle bir vâsi‘ bürkedir. Dâ’iren-mâdâr cirmi altı yüz adımdır. Hac yolunda böyle bir bürke-i azîm yokdur. Güzelce Bürke ismiyle müsemmâ buhayre-misâl bir bürkedir. Sâ’ir bürkeler gibi suyu dollâblar ile yâhûd bârân-ı rahmet ile değildir. Kal‘a cânibinde hurmâlık içinden berü Ayn-ı Zerka gelüp bürke kenârındaki mescidin dîvârı dibinden bürke-i azîme dâhil olup deryâ olur. Andan taşup bürkenin cânib-i garbîsindeki besâtînlere müstevlî olup rey eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y308b ·
metinde göster ·
… . Selef mülûkleri buna ilâc bulamayup niçe kerre Harem-i P 139a Şerîf matar-ı
rahmet ile
deryâ-misâl olup huccâc-ı müslimîn bârân-ı rahmet içinde şinâverlik ederek tavâ …
İhvân-ı zevî'l-ukûle şöyle ma‘lûm-i sa‘âdet ola kim bu Mekke-i mükerrem ve Beytullâhi'l-harem, Bekke nâm bir teng ü dar bir dere içine vâki‘ olup dâ’imâ yedi dereden cereyân eden bârân-ı rahmetin seylânı gark-ı harem edermiş. Selef mülûkleri buna ilâc bulamayup niçe kerre Harem-i P 139a Şerîf matar-ı rahmet ile deryâ-misâl olup huccâc-ı müslimîn bârân-ı rahmet içinde şinâverlik ederek tavâf edüp edâ-yı farz etmek vâki‘ olmuşdur. Zîrâ ins ü cinnin tavâfından hâlî olmaduğından mâ‘adâ Ka‘be üzre kerrûbiyânlar dahi tavâf etmeden hâlî değillerdir. Ol ecilden Süleymân Hân Ka‘be-i şerîfi seylâba gark olmadan halâs içün Mi‘mâr Sinân'ı ve Kara Mahmûd Paşa'yı mu‘temed nasb edüp yedi senede Harem-i şerîfi müceddeden tevsî‘ edüp ve cânib-i erba‘asında olan otuz tokuz aded bâb-ı kebîrlerin atebe-i tahtânîlerin âlî edüp beşer altışar kademe Y 334a taş nerdübân ile urûc olunup onar ve on ikişer kademe taş nerdübân ile nüzûl olunur bâb-ı âlîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y333b–Y334a ·
metinde göster ·
… " deyince azametüllâh eyle bârân-ı rahmet nüzûl etdi kim tağ ve vâdîler matar-ı
rahmet ile
leb-ber-leb olup nebâtât [u] giyâhât firâvân oldu. Cümle kabâyil-i Kureyş Muham …
"Görün ey kavm-i Kureyş yağmur nice olur" deyince azametüllâh eyle bârân-ı rahmet nüzûl etdi kim tağ ve vâdîler matar-ı rahmet ile leb-ber-leb olup nebâtât [u] giyâhât firâvân oldu. Cümle kabâyil-i Kureyş Muhammed'e mahabbet edüp Ka‘be'yi tecdîd etmeğe bezl-i himmet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y340a ·
metinde göster ·
Ve paşanın hasîl-harc ağası dahi üç gün mukaddem deli ve gönüllü askeriyle Küpler nâm mahalde yetmiş seksen pâre mükellef ü mükemmel çergeler ile hasîl-harc ağa meks edüp ol gün Mısır'ın ne kadar bin deve su sakkâları ve hammâr sakkâları var ise cümle hasîl-harc ile gelüp cümle suları mukaddemâ vüzerâlar ve sâhibü'l-hayrâtlar inşâ etdikleri küplere ve havz u sarnıclara doldurup ba‘dehu Bürke'den cümle develere ve atlara huccâcın dermânsızların bindirirler. Ve paşanın Tatar askeri ve deli ve gönüllü ve müteferrika askerleri huccâcın yolları üzre durup gelen ehl-i atşân huccâca âb-ı Nîl'i bezl ederler. Ve yüz deve yükü ekmek ve bin don ve bin gömlek ve yüz koyun ve mükellef ü mükemmel summât-ı Muhammedî ile gelen cî‘ân-ı huccâcı toplayup ve âb-ı rahmet ile saky Y 208b edüp def‘-i atşân etdirüp cümle fukarâ-yı Urbân huccâcı geydirüp hayr du‘â ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y208a–Y208b ·
metinde göster ·
… Kulzüm kenârında bir harâb-âbâd şehirdir. Ancak bir bürke-i azîmi var, bârân-ı
rahmet ile
mâl-â-mâl. Anda bir gece mihmân olup cemî‘i tulumları bu mâ-i zülâlden doldurup …
Bahr-i Kulzüm kenârında bir harâb-âbâd şehirdir. Ancak bir bürke-i azîmi var, bârân-ı rahmet ile mâl-â-mâl. Anda bir gece mihmân olup cemî‘i tulumları bu mâ-i zülâlden doldurup ertesi gün çöl çölistân içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y443a ·
metinde göster ·