… ûh-ı bülend üzre sîm-i hâlis gibi nümâyândır. Anınçün bu Erdebîl'in cemî‘î âb-ı
rahmetleri
kûh-ı Seylân'dan gelüp cemî‘î mezâri‘ât yerleri reyy eder bir lezîz âb-ı hayât …
Cânib-i Irâk'a vâki‘ olmuşdur. Azerbaycân hâkinde ibtidâ Acem şâhlarının taht-ı kadîmi, mekân-ı Şeyh Safî'dir. Sene (---) târîhinde Süleymân asrında feth olup mîr-i mîrânlık olmuşdur. Ba‘dehû havâriciyân istîlâ edüp niçe kerre harâb u yebâb, hâneleri türâb ve halkı esîr-i kebâb olmuşdur. Ba‘dehû sene 1039 târîhinde Murâd Hân-ı Râbi‘in serdâr-ı mu‘azzamı Husrev-i şîr, dilîrâne ve sîyrâne hareket edüp ne Hemedân ve ne Dergüzîn ve Erdebîl'in koyup nehb ü gâret idelden berü gâyetü'l-gâye imâr olup hâlâ İrân-zemîn hükmünde hânlıkdır. Üç bin askere mâlikdir. Darûgası ve kelenteri ve münşîsi ve korucubaşı ve kadısı ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı vardır. Şehri cebel-i Sehlân'a bir günlük yoldur. Ve cânib-i erba‘ası birer günlük yol kûh-ı bâlâlardır. Şehri bir vâsi‘ sahrâ-yı çemenzâr [u] mahsûldârın tâ vasatına vâki‘ olup (---) cânibe bir âb-ı hayât buhayre vâki‘ olmuşdur. İbtidâ bânîsi Ermen meliklerinden Erdebîl veled-i Erdemînî, Yunaniyân'dandır. Hazret-i Ömer Basra'yı feth edüp Nihâvend'e Şeyh Sâriyetü'l-Cebel'i serdâr etdüğü sene hilâfet-i Hazret-i Ömer'de Hazret-i Ömer havfından binâ olunmuşdur. Zîrâ Hazret-i Ömer ahdinde cemî‘î müddet-i hilâfeti diyâr-ı Acem'de havâricî tâ’ifesiyle geçdiğinde anınçün diyâr-ı Acem'de Hazret-i Ömer'i sevmezler, ammâ Ebâbekir ve Osmân'a ol kadar dınmazlar. Ve bu Erdebîl, zamân-ı kadîmde eyle sevâd-ı mu‘azzam imiş kim bir tarafı tâ cebel-i Seylân'a varırmış. Hâlâ bu şehr ile kûh-ı Seylân'ın mâbeyni iki fersahdır. Her fersahı on ikişer bin girme adımdır. Bu hesâb üzre yigirmi dörd bin adım 306a olur. Bir kûh-ı bülend-i Seylân'dır kim tâ zirve-i a‘lâsında ilâ kıyâmı'd-deverân zemîn-i İrân {ber-devâm olalı} ol kûh-ı bülend üzre berf zâ’il olmamışdır. Hâlâ şitâ ve Temmûz'da selc rahmeti kûh-ı bülend üzre sîm-i hâlis gibi nümâyândır. Anınçün bu Erdebîl'in cemî‘î âb-ı rahmetleri kûh-ı Seylân'dan gelüp cemî‘î mezâri‘ât yerleri reyy eder bir lezîz âb-ı hayât [u] cân, zülâl-ı hayevân, ayn-ı Seylân'dır. Ve gâyet serî‘u'l-hazm olduğundan şehr-i Erdebîl'in ahâlîsi ma‘dî kerb kadar ta‘am tenâvül edüp âb [u] hevâsının letâfetinden gâyet tenperver ve tendürüst mahbûb u mahbûbeleri olur. Ve cümle ünâsı Şâfi‘iyyü'l-mezheb geçinürler ammâ dürûğ güftâr ederler. Şâh İsmâ‘îl anları mezheb-i nâ-hakk-ı Ca‘ferîyyeye da‘vet edüp teşennu‘ı teşeyyu‘a tebdîl idelden berü cümlesi nohûdî mezheblerdir. (---) Ve Erdebîl şehriyle şehr-i Tebrîz-i dilâvîz mâbeyni yigirmi beş fersahdır. Sebük-bâr atı ile iki merhale zemîndir. Ve hevâ-yı dilârâsı gûyâ Erzurûm'a müşâbihdir, şiddet-i şitâsı şedîd olur. Lâkin galle-i mahsûlât-ı hubûbâtı vefret üzre olup gendüm mahsûlâtının kesretinden hâsılı sene-i âtiyyeye kalır. Bir kilesinden seksen kile hubûbât hâsıl olur. Lâkin zemistânından bâğ u bâğçesi ve müsmirrâtı yokdur. Ammâ müşebbek bostânları ve gül-i gülistânları çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 305b–306a ·
metinde göster ·
… n imâretlerin ve Kızılelma sarâyının cümle dam u bâmlarından nüzûl eden bârân-ı
rahmetler
bu zîr-i zemîn sarnıçlarda cem‘ olup vakt-i muhâsarada dollâblar ile çekilüp eh …
Ve dahi Tophâne meydânı ve Balı Paşa meydânı ve bu sarây meydânı altı serâpâ tâk-ı Kisrâlar üzre zîr-i zemîn sarnıçlardır. Ve bu meydânların ve etrâfında olan imâretlerin ve Kızılelma sarâyının cümle dam u bâmlarından nüzûl eden bârân-ı rahmetler bu zîr-i zemîn sarnıçlarda cem‘ olup vakt-i muhâsarada dollâblar ile çekilüp ehl-i beled nûş ederler azîm hayrâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 82a ·
metinde göster ·
Ve gayri gâzîlerden cümle dörd bin yetmiş âdem şehîd-i deşt-i Kerbelâ gibi şehâdet câmların nûş edüp dâru'l-karârları huld-ı berîn-i firdevs-i âşiyân oldu ve sâ’ir nâ-ma‘dûd bî-esâmî mîr-i mîrân ve sâ’ir ümerâ ve garîb ü gurebâ askerlerinin şehâdeti nâ-ma‘lûmdur. Cümlesine Cenâb-ı Allâh garîk garîk rahmetler ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 22b ·
metinde göster ·
… k Te‘âlâ Sultân Mehemmed'e ve Sultân Bâyezîd'e ve Sultân Süleymân'a garîk garîk
rahmetler
eylesin, cümle İslâmbol halkını Tuna'ya ve gayri suya muhtâc etmedi. Hak Te‘âlâ …
Ammâ şimdi Âl-i Osmân pâdişâhı murâd edinse yolların tathîr edüp nehr-i Tuna'yı İslâmbol'un Aksarây içinden akıtmak emr-i seheldir, ammâ çok hazîne gider, lâkin nef‘i az olur. Hak Te‘âlâ Sultân Mehemmed'e ve Sultân Bâyezîd'e ve Sultân Süleymân'a garîk garîk rahmetler eylesin, cümle İslâmbol halkını Tuna'ya ve gayri suya muhtâc etmedi. Hak Te‘âlâ'nın [i]râdet-i aliyyesi ol imiş kim İslâmbol halkı Tuna suyu içmeyeler. Eğer içmiş olsalar 98a ehl [ü] ıyâl ve sığâr [u] kibâr başka tabî‘atde olup zabt [u] rabtları mümkin olmayup tâ’ife-i nisvânları sâhib-i isyân olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 97b–98a ·
metinde göster ·
… billûr gibi kireç sıvalı sütûhları olup dam u bâmlarından cereyân eden matar-ı
rahmetleri
cümle evlerin su sarnıçlarına cereyân edüp mâh-ı Temmûz'da buz gibi suları nûş …
Bu zikr olunan cirimdeki kal‘a içinde cümle dörd bin aded kat-ender-kat cümle deryâya nâzır şâhnişîn ve revzen ve (...)lı ve maksûreli cümle Frengî kârgîr ve kâfirî binâlı hânedân-ı zîbâlı şehr-i ma‘mûr sarâylar ve büyût-ı ra‘nâlardır kim cümle billûr gibi kireç sıvalı sütûhları olup dam u bâmlarından cereyân eden matar-ı rahmetleri cümle evlerin su sarnıçlarına cereyân edüp mâh-ı Temmûz'da buz gibi suları nûş olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284b ·
metinde göster ·
… indeki su sarnıçlarına cem‘ olup cümle deyrleri 316b damlarından akan matar-ı
rahmetler
kiremitlerinden nüzûl edüp sarnıçlara cem‘ olur.
Der-tahrîrât-ı aded-i mahallât: Kal‘a defterdârı milota nâm zımmî defteriyle cümle Kandiye içinde kırk bir aded mahallât ve papaslıkdır. Yigirmi mahallesi Freng'dir, yigirmi bir mahallesi Rûm kefereleri idi. Cümle kefereleri gemilere koyup ceneral-i la‘în Venedik'e götürdü, ammâ Freng mahallelerinin sarâyları ma‘mûr olup cümle dam u bâmları kireç ve horasânî olup bârân-ı rahmetden cereyân eden suları evler içindeki su sarnıçlarına cem‘ olup cümle deyrleri 316b damlarından akan matar-ı rahmetler kiremitlerinden nüzûl edüp sarnıçlara cem‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 316a–316b ·
metinde göster ·
… e olan hatlardan yukaru âb-ı rahmet cereyân etmesiyçün nuhâsdan kalaylı mîzâb-ı
rahmetler
vardır. Bundan yukaru rusâs ile pûşîde dâ’iren-mâdâr kubbe saçaklarıdır. Ve bu …
Bu kâşîler üzre olan hatlardan yukaru âb-ı rahmet cereyân etmesiyçün nuhâsdan kalaylı mîzâb-ı rahmetler vardır. Bundan yukaru rusâs ile pûşîde dâ’iren-mâdâr kubbe saçaklarıdır. Ve bu kurşumlu saçaklardan yukaru on arşın âlî kalem-i Çîn ile münakkaş kâşî-i Çîn kaplıdır. Ve sihr-i i‘câz mertebesi musanna‘dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y212b ·
metinde göster ·
… ldir. Ancak sandûkası ahdargûn atlas ile mestûrdur. Ve câmi‘ hareminde bir âb-ı
rahmetle
memlû bir sarnıcı var. Cümle halk andan isti‘mâl ederler. Ve bu karyeden bize ş …
Ve bu (---)(---) nâm bir mahalde imâm yan Urbân fukârası içre olmağile ol kadar müzeyyen değildir. Ancak sandûkası ahdargûn atlas ile mestûrdur. Ve câmi‘ hareminde bir âb-ı rahmetle memlû bir sarnıcı var. Cümle halk andan isti‘mâl ederler. Ve bu karyeden bize şeyh Q 99aP 99a hazretleri elli tüfeng-endâz Urbân şehbâz refîk verdi. Zîrâ Gazze paşası şeyh Beşîr'i katl etmiş. Ol ecilden cümle Urbân dağı ve taşı kaplamışlar ki Gazze'yi basup şeyhlerinin intikâmın alalar. Biz dahi Nâbulus yoluna gitmeyüp Rabbü'l-Belhî nâm sengistân ve çengelistân yerlerden şiddet-i harâret çekerek ol mahûf u muhâtara yolları ubûr edüp Hazret-i Mûsâ yoluna azîmet etdik. 12 sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y232b ·
metinde göster ·