… asarı ziyâde eder. Hulâsa-i kelâm, cemî‘î emrâz-ı muhtelifeyi def‘ edüp ol âdem
rahm-i
mâderden müştak olmuş gibi olur, ammâ bu zülâl bulunmada kimyâb-misâldir, meğer …
Hâssa-i âb-ı zülâl : Bir âdem cimâ‘dan ve bir hâtûn evlâddan kalsa âb-ı zülâl yiseler bi-emrillah evlâd hâsıl edeler ve cimâ‘a kuvvet verir, gâyet mukavvîdir ve kuvvet-i basarı ziyâde eder. Hulâsa-i kelâm, cemî‘î emrâz-ı muhtelifeyi def‘ edüp ol âdem rahm-i mâderden müştak olmuş gibi olur, ammâ bu zülâl bulunmada kimyâb-misâldir, meğer mülûk pâdişâhları murâd edüp bulalar, ammâ cebel-i kûh-ı Elburzda kelb kadar olur, derler. Ve râyegân dört ayakları olup yine kar içinde tavattun edüp taşra çıkup ân-ı vakt teneffüs edüp yine kar içre gider derler "el-uhdetü ale'r-râvî" hakîr, görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 230b ·
metinde göster ·
mâderden rûy-ı dünyâya kadem basdıkda niçe bin mutalsamât u âteş-gede-i Nemrûd …
Mâhîlerinin memdûhâtların beyân eder: Evvelâ cümleden levrek balığı ve kefâl balığı gâyet kalaklı balıkdır ve kalkan balığının kalağı yokdur. Ammâ âh cânım kalkan balığı gâyet lezîzdir. Nisâ tâ’ifesi yiseler elbette hâmile kalır. Devr-i Âdem'den beri nef‘i tecrübe olunmadadır. Ve birer karışdan ziyâde kırmızı başlı kızılca tekir balığı kızılbaşlı olmağıla bu dahi lezizdir. Ve kaloz balığı ve erba‘înde uskumru balığı ve niçe bin elvân mâhîleri vardır. Ammâ memdûh olan zikr olunan balıklardır. Bunlardan ziyâde muhabbet edüp üzerine bin cân ile kurbân olup bey‘ [u] şirâsı mahallinde ceng [ü] cidâl edüp kan etdikleri mâhî cânım hapsi balığıdır. Rûz-ı hamsînde zâhir olduğiyçün hamsi balığı derler ve hamsîn gününde çıkmasının sebebi İskender-i Kübrâ asrında bir üstâd-ı kâmil gelüp ruhbân ve bıtrîklere gıda olsun içün Moloz kapusundan taşra derya içinde bir amûd üzre bir hamsi balığı sıfatında bir tuç balık tılsım edüp rûz-ı hamsînde ol mâhîden bir sadâ zâhir olunca Karadeniz'de olan cümle hamsi balıkları Tarabefzûn limanına gelüp sâhil-i bahre düşerler. Ba‘dehû Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rahm-i mâderden rûy-ı dünyâya kadem basdıkda niçe bin mutalsamât u âteş-gede-i Nemrûd sönüp mutalsamlar münhedim olup bu hamsi tılsımı dahi yıkılup deryâya düşer. Lâkin deryâya müte‘allık tılsımât olmağıla hâlâ ameli nâfiz olup her sene yevm-i hamsînde hapsi mâhîleri karaya düşdükde yâhûd meneksile nâm kayıklarla mâl-â-mâl iskeleye geldikde balık dellâlları vardır, bu lisân ile nidâ eder: "Ey muhterûn, ey muhterûn. Esi çıfata zûn, den hurdesin, samur bâdâ taraşa, ey lefte karûn, ahnı kulup ipsarya, ala pamun, ey ümmet-i Muhammet ala pamun" deyüp bir gûne mürver ağacından boruları var. Bir kere sûr urunca azamet-i Hudâ eğer cemâ‘atle namâzı kılar istimâ‘ ederse ol ân namâzı bırağup hamsi balığına segirdirler. "Namâz bulunur ammâ hapsi bulunmaz" deyü câmi‘de imâm ve mü’ezzin dahi namâzı bozup "Ahçacuğumla bir makrama hapsi var" deyü ol nâzik sırmalı makramalara balığı koyup reftâr ederek balığın suyun akıdup giderken ba‘zılar balığın suyu akdığına acıyup "Bre palığın suyın ya ne akıdırsın, suyına bir pilavcık salsana" deyü birbirlerine 253a latîfe ederler. Yine murâd olan latîfedir. Bir kerre Çiço Hüseyin nâm bir kimesne ehliyle halet-i muhammışda ala-vere safâsında iken {balık dellâlının boru çalduğun istimâ‘ edüp} ehlinden balığın çeküp alıp uçkurun bağlayarak iskele başına gelüp hapsi balığı aldığı meşhûrdur, ammâ hakîr görmedim. Lâkin bir kerre balık meneksile borusu çalınınca (---)(---) hammâmından beş dâne uryân âdemler arak-âlûd olup har har soluyarak balık kayığına cân atup bellerindeki peştemâllarına balığı doldurup avret yerleri zâhir olur. Balıkçı bunlardan akçe isteyüp uryân âdemde akçe olmamağla balıkçıya kefîl vermiş. Balıkçı "Balık emîni kefîl ve yemîn almaz, hemân akçedür" deyince "Bre âdem, işte şu âdemler şâhid olsun imanım sana verdim" dermiş. Balıkçı da "Ben, kendim namâzlı îmânımdan bezdim, al benimki de senin olsun" demiş. Bu gûne hapsi balığı latîfeleri Tarabefzûn şehir oğlanları zurefâsı mâbeyninde darb-ı mesel olmuş latîfeler vardır. Ve yine Tarabuzun zurefâları Çiço re‘âyâlarına ulaşup derler kim, Tekerleme:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 252b–253a ·
metinde göster ·
… erîfleri İbrâhîmdir. Künyeleri Ebû İshâk'dır kim (---) kurbunda Kâzvin şehrinde
rahm-i
mâderden müştâk olmuşdur. Atası Şehriyâr idi. İslâm ile müşerref oldukda Ebû İs …
Evvelâ bedreka-i makâmât, âyine-i kerâmât, hâtır-ı esrâr-ı tarîkat, nâzır-ı envâr-ı hakîkat, âfitâb-ı nihânî, kamer-i zindegânî eş-şeyh Hazret-i Ebû İshâk-ı Kazvînî, aleyhi rahmeti'l-Bârî: İsm-i şerîfleri İbrâhîmdir. Künyeleri Ebû İshâk'dır kim (---) kurbunda Kâzvin şehrinde rahm-i mâderden müştâk olmuşdur. Atası Şehriyâr idi. İslâm ile müşerref oldukda Ebû İshâk'ın vâlidesi hâmile kalup Hicret-i Nebevî'nin üç yüz elli iki Ramazân'ında Ebû İshâk vücûda gelüp günden güne kutbu'l-aktâb oldu. (---) Asrında seyâhate çıkup Bursa'da ve Edirne'de makâm edinüp andan yine Erzurûm'a gelüp Tebrîz kapusunun iç yüzünde bir kulle-i azîm içinde dârü'l-karâr-ı bâkî edinüp anda medfûndur kim bir ak sakallı hâtûn türbedârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 289b ·
metinde göster ·
… mâ bu âb-ı hayâtdır. Ve umkı yetmiş kulaçdır. Bu buhayre Hazret-i Risâlet-penâh
rahm-i
mâderden müştak olduğu şeb tâk-i Kisrâ ve cümle esnâm-ı Mekke ve Ayasofya kubbe …
Evsâf-ı buhayre-i Erdebîl: Cânib-i (---) bir âb-ı hayât buhayredir kim rûy-ı âbında niçe yüz pâre keşti-i sayyâd-ı mâhîleri var. Cânib-i şarkîsi Tebriz'e karîbdir. Cânib-i garbîsi şehr-i Rûmiyye'ye bir fersah yerdir. Ammâ bu buhayre Erdebîl'e bir mesâfe-i ba‘îdedir. Erdebîl ile buhayre mâbeyni hıyâbân ve çengelistân ve ma‘mûr [u] abadân kend [ü] büldânlar ile müzeyyendir. Bu buhayre içre yetmiş aded elvân mâhîleri olur kim gûyâ her biri birer Mâ’ide-i Mûsâ'dır. Ve bu buhayre içre olan kayıklar bâzargânları ve erbâb-ı hâcâtları metâ‘larıyla alup murâd [u] merâmları kendlerine ve cânib-i garbda Rûmiyye ve Dumdumî ve Dumbulî şehirlerine götürüp kâr eder. Bu buhayrenin dâiren-mâdâr edvârı Van deryâsından büyükdür kim on günde piyâde âdem devr eder. Van deryâsı semm-i helâhildir ammâ bu âb-ı hayâtdır. Ve umkı yetmiş kulaçdır. Bu buhayre Hazret-i Risâlet-penâh rahm-i mâderden müştak olduğu şeb tâk-i Kisrâ ve cümle esnâm-ı Mekke ve Ayasofya kubbesi münhedim olduğu gice bu buhayre zâhir olup cânib-ı etrâfında sağîr ve kebîr kırk beş aded uyûn-ı câriyeler munsab olur. Cümleden nehr-i Seylân, Erdebîl'i rey edüp ba‘dehû bu buhayreye gelir ve nehr-i Kehrân dahi katılır. Gayrı enhârın ismi ma‘lûmum değildir ve manzûrumuz olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 306a ·
metinde göster ·
… 'da, hâlâ Acem hükmündedir. İbtidâ bânîsi Enûşirvân'dır. Hazret-i Risâlet-penâh
rahm-i
mâderden sa‘âdetle rûy-ı arza kadem basdıkda Nûşirevân "İşte bir sâhib-hurûc zu …
Hudûd-ı Gürcîstân'da, hâlâ Acem hükmündedir. İbtidâ bânîsi Enûşirvân'dır. Hazret-i Risâlet-penâh rahm-i mâderden sa‘âdetle rûy-ı arza kadem basdıkda Nûşirevân "İşte bir sâhib-hurûc zuhûr etdi. Anın ümmetleri şerrinden benim re‘âyâ vü berâyâm hıfz u emânda olalar" deyü bu kal‘ayı kûh-ı Elbur[z] dâmeninde havâlesiz arz-ı mahsuldârda şekl-i muhammes seng-binâ bir kal‘a-i ra‘nâ etmişdir. Ammâ mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri münhedim olmuşdur. Dâiren-mâdâr cirmi Husrev gulâmın hatvesiyle on dörd bin adımdır ve yüz yetmiş burcu ve üç dervezesi var. Ve derûn-ı kal‘ada iki bin aded âbâdân hâneler ve câmi‘-i harâblar ve hân ve hammâm-ı imârlar ve çârsû-yı bâzâr-ı şâhîler ile ârâste ve her hânesi gül-i gülistân ile pîrâste olmış, âb [u] hevâsı ve mahbûb u mahbûbesi memdûh-ı âlemdir. Âb-ı zülâlden nişân ver[ir] suları kûh-ı Elburz'un yedinci tabaka aşağı dâmenlerinden gelüp şehr-i Kâht'ın hadîka-i gaytân [u] ravza-i rıdvân hıyâbânların rey edüp cânib-i şarkda iner nehr-i Kür'e rîzân olur bir âb-ı nâbdır. Lâkin hevâsı bürûdete meyyâl olmağıla ipeği memdûh değildir. Ekseriyyâ halkı Ermeni ve Gökdolak ve Gürcî tâ’ifesidir. Hâkimleri başka sultândır. Bin kadar mezheb-i Kaderî nöker-i Ği‘îye mâlikdir. Ve on iki hâkimi ve kadısı vardır. Ammâ âb [u] hevâsının letâfetinden Şâh İsmâ‘îl, Selîm Hân ile Çıldır gazâsın etmezden mukaddem bu şehrde üç sene sâkin olup kal‘adan taşra sadranc nakşı esvâklar ile bir varoş-ı mu‘azzam tarh [u] vaz‘-ı esâs edüp imâr etmiş kim gûyâ Orta Macar diyârında Kaşa şehrin imâr etmiş. Ba‘dehû kendüsü Selîm Şâh ile Çıldır'da münhedim olup yüz bin askeri dendân-ı tîğ-ı bî-dirîğdan geçüp kendüsü Azerbaycân'a cân atup Âl-i Osmân'ın urğuncu askeri Gürcîstân askeriyle bu şehr-i Kâht'a gelüp nehb ü gâret edüp harâb etdiklerinden berü ol kadar imâr olmamış, ammâ yine sâ’ir şehir varoşlarından müzeyyendir. Ferhâd Paşa Aras kal‘asın imâr ederken bu şehrden niçe bin araba bârı seng-i gûnâ-gûnları Aras kal‘asına ref‘ etmiş. Bu şehr sultânı hakîre muhabbeten bir konak refîk olup cânib-i kıblede kend-i Hodrây Hân'da meks olundu. Nehr-i Kür kenarında bin hâneli câmi‘ ve hân u hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı kenddir. Tiflis hudûdunda bâğlı ve kelenterli kenddir. Andan (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 318b ·
metinde göster ·
… rvân-ı Gürcîstân'dır kim Hazret-i Resûl-i Kibriyâ Muhammedü'l-Mustafâ sa‘âdetle
rahm-i
mâderden müştakk olup bu edîm-i arza kadem basdıkda bu Enûşirvân üstâd-ı kâmil …
Galat-ı meşhûr üzre elsine-i nâsda Ahıska, Ahkıska ve Ahçıska ve Akıska ve Akhısha {ve Akısha} derler. Zîrâ cânib-i erba‘asında elsîne-i muhtelife tekellüm eder benî Âdem çok olmağıla her biri bir lehce ile nâm komuşlardır ammâ Defterhâne-i pâdişâhîde "Eyâlet-i Çıldır'a mutasarrıf vezîrim fülân paşa" deyü tahrîr olunur. İbtidâ bu kal‘a-i metînin bânîsi sâhib-i eyvân, tâk-i kisrâ Enûşirvân-ı Gürcîstân'dır kim Hazret-i Resûl-i Kibriyâ Muhammedü'l-Mustafâ sa‘âdetle rahm-i mâderden müştakk olup bu edîm-i arza kadem basdıkda bu Enûşirvân üstâd-ı kâmil kâhin idi. "Hây! Âhir zamân Muhammedi sâhib-i hurûc bu gice zuhûr etdi" deyü bu kal‘a esâsına mübâşeret etdüğü İskender târîhinden Vilâdet-i Resûlullah'a gelince 882 sene olmuşdu kim bu kal‘a binâ olunup ol kadar imâristân oldu kim Enûşirvân her sene Bağdâd-ı behişt-âbâddan gelüp bu Ahıçka'da altı ay yaylağ faslı ederdi. Zîrâ hâlâ âb [u] hevâsı latîfdir. Andan sonra bu kal‘a üzre niçe bin mülûk tama‘a düşüp mâlik-i Ahıçka 321a oldukların biz mâ-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek bir mücelled kitâb olur. Ancak be-kavl-i târîh-i Şerefnâme, hicret-i Nebeviyye'nin sene (---) târîhinde Âl-i Emevîden Hişâm b. Abdülmelik hazretleri Şâm'dan deryâ-misâl asker ile Haleb ve Ayntâb ve Mar‘aş ve Malatıyye ve Diyârbekir ve Erzurûm kılâ‘ların feth ederek gelüp bu kal‘a-i Ahıçka'yı feth edüp ibtidâ dârü'l-mülk-i İslâm sedd-i Gürcîstân olan bu kal‘a-i Ahıçka'dır, andan asâkir-i bî-pâyân gönderüp Tiflis [u] Tomanis ve Gence ve Şirvân ve Bâbü'l-ebvâb'ı ve vilâyet-i Dağıstân'ı cümle feth edüp İslâm ile müşerref eden Emîrü'l-mü’minîn Halîfe Hişâm'dır. Andan yine dârü'l-mülkü olan Şâm-ı cennet-meşâma müteveccih oldular. Andan yine tâ’ife-i Gürcîstân istilâ etdi. Andan Azerbaycân şâhlarından Karakoyunlu Kara Yûsuf Şâh, mâlik oldu. Timur Hân sâhib-i hurûc olup Kara Yûsuf üzre geldikde Kara Yûsuf, salâbet-i Timur'a tâkat getiremeyüp Kara Yûsuf Âl-i Osmân'dan Yıldırım Bâyezîd Hân'a firâr edüp ba‘dehû bu kal‘a-i Ahıçka'ya Sultân Uzun Hasan mâlik oldu. Ba‘dehû Timur Uzun Hasan Şâh üzre geldikde Hasan Şâh âkılâne hareket edüp Timur-ı bî-nûrun pây-i semendine yüz sürüp rikâbında piyâde yürüyen on bir pâdişâh ile berâber Hasan Şâh dahi yürüyüp Hasan Şâh'a yine vilâyet-i Azerbaycân'ı ihsân edüp nehb [u] gâret etmedi. Andan sonra devlet-i Azerbaycân Şeyh Safî evlâdlarından şâh-ı İrân-zemîn olan Şâh İsmâ‘îl destine girüp bu Ahıska'yı yaylağ edüp cemî‘î Gürcîstân tümenin kendüye mutî‘ [u] münkâd edüp asr-ı Bâyezîd Hân'da vilâyet-i Âl-i Osmân'ın dâr [u] diyârların harâb u yebâb ederek tâ Arpa Çukuru nâmıyla ma‘rûf olan Sivas'a gelince yedi eyâlet yeri kabza-i tasarrufa aldı. Ol asrda Şehzâde Selîm Hân-ı Evvel, Tarabefzûn hâkimi idi. Kağan arslan gibi şâh-ı bed-fi‘âl askerinin kâhîce ardın alup tîğ-i Selîm'den geçirirdi. Cenâb-ı Bârî yârî kılup taht-ı Âl-i Osmân, Selîm Hân'a erzânî oldukda ibtidâ Niyyetü'l-gazâ! deyüp Şâh İsmâ‘îl üzre deryâ-misâl asker ile gelüp bu Çıldır sahrâsında bir ceng [ü] savaş-ı perhâş edüp yüz bin kızılbaş-ı evbâş, sürhserânların serleri seyf-i Muhammedî ile tırâş olup ancak Şâh kuş cânıyla cân atup cânib-i Azerbaycân'a cân düşürüp halâs olduğu cemî‘î tevârîh-i Âl-i Osmân'da mestûrdur kim tahrîri lâzım değildir. Andan Selîm Hân bu kal‘a-i Ahıska'yı feth eyleyüp cümle Gürcîstân'ı mutî‘ [u] münkâd etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 320b–321a ·
metinde göster ·
Eş-Şeyh Mehemmed Hamdullah ibn Akşemseddîn: Pederlerinden sonra seccâde-nişînliği kabûl etmeyüp Yûsuf [u] Züleyhâ te’lifîne mukayyed olduğu bâlâda mestûrdur. Ammâ bunlar dahi rahm-i mâderde iken vâlideleri karnına pederleri urup "Bre benim zî-akl Aristo-yı zû-fünûn ve şâ‘ir ü mâhir ve musannif ü mü’ellif oğlum" deyü vâlidi, vâlidesinin batnın ohşarmış. Hikmet-i Hudâ sene 853 târîhinde rahm-i mâderden müştakk olup sekiz yaşında dîvân sâhibi olup Leylâ ve Mecnûn kitâbın ve Mevlûd-ı Manzûm dahi anındır. Ammâ Yûsuf [ü] Züleyhâ'sı te’lîfi makdûr-ı beşer değildir. Ancak aşk-ı İlâhî ile âlûde olan kelâmıdır. Müddet-i ömr-i azîzleri altmış altıya yetmiş iken sene 909 târîhinde vefât edüp pederleri cenbinde medfûnlardır. Yüz yetmiş pâre risâle ve kütüb-i mu‘teber te‘lîfâtları vardır. Rahmetullahi aleyh. Ammâ Kıyâfetnâme'si ve Yûsuf [u] Züleyhâ'sı memdûh-i âlemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 368b ·
metinde göster ·
mâderden müştakk olup sekiz yaşında dîvân sâhibi olup Leylâ ve Mecnûn kitâbın v …
Eş-Şeyh Mehemmed Hamdullah ibn Akşemseddîn: Pederlerinden sonra seccâde-nişînliği kabûl etmeyüp Yûsuf [u] Züleyhâ te’lifîne mukayyed olduğu bâlâda mestûrdur. Ammâ bunlar dahi rahm-i mâderde iken vâlideleri karnına pederleri urup "Bre benim zî-akl Aristo-yı zû-fünûn ve şâ‘ir ü mâhir ve musannif ü mü’ellif oğlum" deyü vâlidi, vâlidesinin batnın ohşarmış. Hikmet-i Hudâ sene 853 târîhinde rahm-i mâderden müştakk olup sekiz yaşında dîvân sâhibi olup Leylâ ve Mecnûn kitâbın ve Mevlûd-ı Manzûm dahi anındır. Ammâ Yûsuf [ü] Züleyhâ'sı te’lîfi makdûr-ı beşer değildir. Ancak aşk-ı İlâhî ile âlûde olan kelâmıdır. Müddet-i ömr-i azîzleri altmış altıya yetmiş iken sene 909 târîhinde vefât edüp pederleri cenbinde medfûnlardır. Yüz yetmiş pâre risâle ve kütüb-i mu‘teber te‘lîfâtları vardır. Rahmetullahi aleyh. Ammâ Kıyâfetnâme'si ve Yûsuf [u] Züleyhâ'sı memdûh-i âlemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 368b ·
metinde göster ·
… l-hâsıl yedi bin aded tahrîr olunan kıbâb u âteş-gedeler cümle Hazret-i Risâlet
rahm-i
mâderden müştak olduğu leyle-i mübârekede cümlesi kudûm-i Resûl edîm-i arza kad …
Ve bu şehirde bir deyr-i mu‘azzam var idi, gûyâ Ayasofya idi. Anda Andire Yoroz nâmında bıtrîk ü kıssîs papa ve ladika ve ruhbânlar var idi. Ol ser-çeşme-i palas pûşân-ı sâhib-i nâr-ı zünnâr Andire mel‘ûn ilm-i nücûmda yed-i tûlâ sâhibi olmağıla Hazret-i Resûl-i Hudâ, Muhammedü'l-Mustafâ'nın Mekke'de zuhûr edeceğin ve cemî‘i kamâme ve düyûr mutalsamâtların münhedim olacağın ta‘ayyün-i yevm, sâ‘at, derîce, dakîka ile demiş idi. Ve ol gün bu Avganda deyri yıkılır derken hikmet-i Hudâ Mekke'de Hazret-i Mustafâ vücûda geldikde Bağdâd'da tâk-i Kisrâ ve Irâk'da âteş-gede-i Nemrûd ve Ayasofya ve Kızılelma ve Kudüs'de kamâme ve Beytü'l-lahm ve Budin Kızılelmasında Makbûl İbrâhîm Paşa'nın câmi‘ etdiği deyr-i azîm ve Üstürgon deyri kubbesi ve Üstolni-Belgrad kubbesi ve Tarabefzûn'da ve Kostantiniyye'de Sarâyburnu'nda balık dalyanı tılsımâtları ve Mısır İskenderiyyesi'nde Âyine-i İskender ve Mısır'da Ehrâm dağları dibinde taşdan Ebü'l-hevl kellesi söylemez olup ve'l-hâsıl yedi bin aded tahrîr olunan kıbâb u âteş-gedeler cümle Hazret-i Risâlet rahm-i mâderden müştak olduğu leyle-i mübârekede cümlesi kudûm-i Resûl edîm-i arza kadem basınca cümlesi münhedim olunca cemî‘i millet-i Mesîhiyye bildiler kim Muhammed-i Arabî rûy-ı arza kadem basdı. Hemân ol sâ‘at bu Zağra şehrindeki Avganda deyrinde olan mezkûr papas Andire Yoros "İşte bugün Muhammed dünyâya gelir" deyü müterakkib iken bir zelzele-i azîm zâhir olup deyr-i Avganda münhedim olup içinde Papa Andire mürd olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 132a ·
metinde göster ·
… tahrîr eylemişler kim Hazret-i Resûl-i Kibriyâ-yı Mustafâ Mekke-i Mükerreme'de
rahm-i
mâderden müştâkk olduğu gice Tâk-i Kisrâ ve Ayasofya Kubbesi münhedim olup ol g …
Sitâyiş-i Buhayre-i Rûmiyye-i Kübrâ: Bu buhayreye niçeler bahr-i Rûmiyye ve bahr-i Dümbülî ve bahr-i Debîl ve bahr-i Tebrîz derler. Zîrâ etrâfında vâki‘ olan bilâdların ismiyle müsemmâ bir buhayredir. Van deryâsına Vastân bahri ve Erceyeş bahri ve Âdilcevâz bahri derler. Bu dahi eyledir. Ammâ Tebrîz bu deryâya mesâfe-i ba‘îde olup Rûmiyye karîb olmağile Rûmiyye bahri denmeğile ma‘rûf bir buhayre-i mâlih-i mevsûfdur. Böyle bir buhayredir kim rûy-ı deryâsında niçe yüz sayyâd-ı mâhî kayıkları vardır. Ba‘zı âyende vü revende tüccâr-ı sevdâgerân götürür ve getirir keştîleri vardır. Cânib-i şarkîsi şehr-i Tebrîz'dir ve taraf-ı garbîsi şehr-i Rûmiyye ve kal‘a-i Dümbülî'dir ve niçe kendlerdir. Ammâ cenûbunda şehr-i kadîm Erdebil'e hayli mesâfe-i ba‘îdedir. Bu buhayrenin dâ’iren-mâdâr etrâfı Van deryâsından büyükdür. Van deryâsın bir âdem sür‘at ile sekiz günde devr eder ammâ bu on iki günde devr olunur. Ve umkı yetmiş kulaçdır. Ve müverrihân-ı İrân-zemîn ve müverrih Mıkdısî bu buhayre içün {eyle} tahrîr eylemişler kim Hazret-i Resûl-i Kibriyâ-yı Mustafâ Mekke-i Mükerreme'de rahm-i mâderden müştâkk olduğu gice Tâk-i Kisrâ ve Ayasofya Kubbesi münhedim olup ol gice bu buhayre yerinde olan Pâncüm şehri ka‘r-ı zemîne geçüp bu buhayre zâhir olur, deyü yazmışlar. El-ilmü indallah.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 295b ·
metinde göster ·
… â bâğlar kenârında Şûrî Baba ve ana karîb Şeybeden ve Cığalı Sultân bi-emrillah
rahm-i
mâderden müştakk oldukda alnında sinir gibi bir cığatıl gibi bir şey ile vücûda …
Ziyâretgâh-ı kal‘a-i Dümbülî: Evvelâ bâğlar kenârında Şûrî Baba ve ana karîb Şeybeden ve Cığalı Sultân bi-emrillah rahm-i mâderden müştakk oldukda alnında sinir gibi bir cığatıl gibi bir şey ile vücûda geldiğinden Cığalı Baba derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 298b ·
metinde göster ·
… e niçe ibret-nümâlar var ammâ niçe mutalsamlar Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle
rahm-i
mâderden müştak olduğu şeb-i mezkûr tılsımların amelleri bâtıl olup hâlâ kimi c …
Şehr-i kadîm olmağile niçe ibret-nümâlar var ammâ niçe mutalsamlar Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rahm-i mâderden müştak olduğu şeb-i mezkûr tılsımların amelleri bâtıl olup hâlâ kimi cârîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 308a ·
metinde göster ·
… di kim cemî‘i selâtîn-i Irâk'ın yaylagâhı idi. Hazret-i Resûl-i Ekrem sa‘âdetle
rahm-i
mâder-i Emîne Hâtûn'dan Mekke-i Mükerreme'de müştakk olduğu leyle-i mübârekde b …
Bu şehr-i Heremdâd'da bir zamân kavm-i Yahûd çok olmağile Buhtunnasr hûn-ı Yahyâ talebiyçün hurûc edüp ibtidâ bu şehrin Yahûdların kırup şehri dahi harâb u yebâb etdi ve altı yüz sene harâb yatdı. Ba‘dehû Hazret-i Risâlet-penâh senesinden evvel Enûşirvân-ı âdil yedi aded kenz-i Kârûn bulup bu şehr-i Bağdâd-ı atîki ve Tâk-i Kisrâ'yı imâr etdi. Zîrâ Tâk-i Kisrâ eyle bir kasr-ı ulyâ idi kim cemî‘i selâtîn-i Irâk'ın yaylagâhı idi. Hazret-i Resûl-i Ekrem sa‘âdetle rahm-i mâder-i Emîne Hâtûn'dan Mekke-i Mükerreme'de müştakk olduğu leyle-i mübârekde bu Tâk-i Kisrâ münhedim oldu ve Urfa şehrinde âteşgede-i Nemrûd-ı merdûd söndü ve Tarabefzûn şehrinde üç yüz tılsımât ser-nigûn oldu ve Kırım diyârında kal‘a-i Kefe'de tuçdan bir atlı sûret ile ser-nigûn oldu ve İslâmbol'da Sarâyburnu'nda ve Atmeydânı'nda ve Altımermer'de ve Yedikulle'de ve Avretbâzârı ve Tavukbâzârı'nda ve Galata Kullesi yerinde üç yüz altmış altı {aded} tılsımâtlar cümle baş aşağı olup Ayasofya kubbesi ve İşpaniye'de Kızılelma Deyri kubbesi münhedim oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 332b ·
metinde göster ·
… İmâm Hüseyin âsitânesine yedi gün müdâvemet edüp yüz sürse bi-emrillahi Ta‘âlâ
rahm-i
mâderden henüz müştakk olmuş gibi vücûdunda bir illet kalmayup zinde olur. Tâ b …
Muhassal-ı merâm âdem müşk ü amber-i hâm-ı hoş-bûdan sermest ü hayrân ve gûyâ bî-ser ü sâmân olur. Ve müstecâbü'd-da‘ve misilli olduğuna delîldir kim bir âdem ne kadar mağmûm u pür-gussa vü müte’ellim olup nutka mecâli olmasa bir kerre ziyâret edince cemî‘i gıll u gışdan ve gam u gussa ve evhâm-ı mühlikden ve vesvâs-ı düllîden ârî olup bir gûne inşirâh-ı sadr-ı zevk-i derûn hâsıl olup âdeme bir gûne cevelân u tab‘ u zekâvet hâsıl olur. Ve her kim emrâz-ı muhtelifeye mübtelâ olsa bu İmâm Hüseyin âsitânesine yedi gün müdâvemet edüp yüz sürse bi-emrillahi Ta‘âlâ rahm-i mâderden henüz müştakk olmuş gibi vücûdunda bir illet kalmayup zinde olur. Tâ bu mertebe dâru'ş-şifâ-yı kûy-ı yâr-ı Hüseyni'ş-şehîdi'r-rızâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 351a ·
metinde göster ·
… ukarrebîni görür oldular ve kelimât ederlerdi. Ve mevlûdün sene 22 Sa‘du Vakkâs
rahm-i
mâderden müştakk oldu. Ve sene 24 Zübeyr ibnü'l-Avvâm ve Talha ibn Ubeydullah v …
Ba‘dehû Hazret on ikisine bâliğ iken Ebû Tâlib ile Şâm'a ve Şâm'a karîb Busrâ şehrine ticârete gitdiler. Yine Mekke'ye geldikde mevlûdun 23. senesinde Hazret-i Ömer vücûda geldi. Ve bu sene Ebû Tâlib Hazret-i Resûl'ü ve Abbâs'ı ve Zübeyr b. Abdülmuttalib'i ticâret ile Yemen'de belde-i Aden'e gönderdi ve Yemen'den geldikde Hazret yigirmisine bâliğ iken melâ’ike-i mukarrebîni görür oldular ve kelimât ederlerdi. Ve mevlûdün sene 22 Sa‘du Vakkâs rahm-i mâderden müştakk oldu. Ve sene 24 Zübeyr ibnü'l-Avvâm ve Talha ibn Ubeydullah vücûda geldi ve sene 25 sâlde Hazret-i Hadîce-i Kübrâ mâlıyla Hadîce'nin Müyesser nâm gulâmı bile Şâm'a ticârete gidüp fâyide-i firâvân ile Mekke'ye geldikde Hadîce kırk yaşında Hazret yigirmi beş yaşında iken Hadîce Hazret'in menkûhası oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 354a ·
metinde göster ·
… ümle ahâlîsiyle helâk olup şehri harâb olur. Bir kavilde Hazret-i Risâlet-penâh
rahm-i
mâderden müştakk olduğu leyle-i mübârekde Tâk-i Kisrâ münhedim olduğu gice "Bu …
Sebeb-i harâbîsi içün bir müverrih eyle tahrîr etmiş kim bu Musul pâdişâhı Âzerbaycân'da Ahlat pâdişâhıyla mâbeynlerine bürûdet hâsıl olup Musul pâdişâhı nâmesinde Ahlat pâdişâhına eyle tahrîr eder kim "Musul şehrimin imârı hakkiyçün sana bir iş ederim ki Buhtunnasr kal‘a-i Sıfet'e ve şehr-i Taberistân ve şehr-i Askalân'a ve Arz-ı Hasan'a etmemiş ola." deyü nâmesin Ahlat pâdişâhına gönderir. Ahlat pâdişâhı da bir alây-ı Dârü'l-Büleh ya‘nî Oğuz kavim kimesneler bir yire gelüp Musul içün bed-du‘â ederler. Bi-emri Hudâ ol gice bir zelzele-i azîm olup şehr-i Musul cümle ahâlîsiyle helâk olup şehri harâb olur. Bir kavilde Hazret-i Risâlet-penâh rahm-i mâderden müştakk olduğu leyle-i mübârekde Tâk-i Kisrâ münhedim olduğu gice "Bu şehr-i Musul da harâb oldu." derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 399a ·
metinde göster ·
Hatta be-kavl-i müverrihân-ı Arab u Acem Hazret-i Risâlet-penâh sallallahu aleyhi ve sellem rahm-i mâderden rûy-ı arza sa‘âdetle kadem basmadan mukaddem hayâtda olanlarını Hazret-i Hızır bu şehr-i Hızır'a da‘vet edüp ziyâfetler edüp cümle hâzır olan enbiyâlar Hazret-i Hızır'dan ilm-i ledünni tekmîl ederlerdi. Böyle bir nazargâh-ı enbiyâ olduğiyçün cemî‘i mülûk ü selâtîn bu şehre gelüp her sene seyr [ü] temâşâ edüp himâye ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 407a ·
metinde göster ·
… lı kavm-i Germiyânî arasında lafz-ı "ece" karındaşa derler. Bunlar Kütâhiyye'de
rahm-i
mâderden müştak oldukları mahalde Orhân Gâzî ibn Osmân Gâzî ol mahalde ana rahm …
Bir câmi‘i dahi İznik şehri içindedir, ammâ bu Çârdâk'daki câmi‘inin minâresine sâ‘ika-i yıldırım isâbet edüp münhedim olunmuşdur. İnşâ’allâh amâr ederiz ve bu sâhibü'l-hayrâta Ece Ya‘kûb denmesinin aslı kavm-i Germiyânî arasında lafz-ı "ece" karındaşa derler. Bunlar Kütâhiyye'de rahm-i mâderden müştak oldukları mahalde Orhân Gâzî ibn Osmân Gâzî ol mahalde ana rahminden {Kütâhiyye'de} müştak olup Ece Ya‘kûb ile süd emişüp rıdâ‘en süd karındaş olduklarından Ece Ya‘kûb derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 89b ·
metinde göster ·
mâderden müştak olup sahîfe-i rûzgâr-ı zorkâra kadem basdıklarında hayr-mukadde …
Der-îrâd-ı mutalsamât-ı üstâdân: Bu şehirde zamân-ı cehele-i fecereler asırlarında Lipve nâm bir üstâd-ı be-nâm niçe tılsımâtlar edüp niçeleri Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rahm-i mâderden müştak olup sahîfe-i rûzgâr-ı zorkâra kadem basdıklarında hayr-mukaddem olup Bağdâd'da Enûşirvân'ın tâk-ı kisrâsı ve Urfa şehrinde âteş-i Nemrûd sönüp niçe alâmetler zuhûr etdikde Ayasofya kubbesi ve bu şehirde Milya deyri kubbeleri münhedim olup bu şehrin niçe gûne tılsımâtları ser-nigûn olup illâ fâre, ya‘nî kesegen, Türkçe sıçan dedikleri muzırrın tılsımâtı kalır. Hâlâ şehr-i Sarây'da sıçan nâdir olduğundan Bosnasarâyı'nda dahi kedi nâdirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130a ·
metinde göster ·
masdar yerlerin pâk ü pâkîze edüp bir ser-i mûdan eser komayup aşağı kapuları p …
Havâss-ı âhar: Bu germâbın kaynağı mahallinden aşağı bir gûne balçık cem‘ olur. Ol balçıkdan bizim vâlideler ve hemşîreler avret yerlerine ve sîm-endâmlarına dürtseler nûre, ya‘nî hırızamdan a‘lâ bâb-ı rahm-i masdar yerlerin pâk ü pâkîze edüp bir ser-i mûdan eser komayup aşağı kapuları pâk billûr gibi olup kulak şahmesi-misâl germ ü nerm olup ehl [ü] iyâlile kisb-i safâ etmeğe müsta‘id olur, bir nâfi‘ debbâğhâne ılıcasıdır. Ve bu mahalde niçe hânelerde dahi ılıcalar vardır. Bu ılıcalar cihetinde Tabahâne varoşu ahâlîsinin zevk u safâları vardır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85b ·
metinde göster ·
… ve vilâyet-i Bağaniski ve vilâyet-i Rümeyletü'l-himâl'dir kim Hazret-i İdrîs'in
rahm-i
mâderden müştak olduğu şehr-i azîmdir.
Birkaç evlâdları vilâyet-i Mağrib-zemînde Evcile ve Cirbe ve Trâblûs ve Tunus ve Cezâyir ve Tanca ve Fas ve Merankeş ve Tilimsân ve Sûdân ve Îse(?) ve İsvân ve Donkola ve Berberistân ve Foncistân [ve] vilâyet-i Daho(?) ve vilâyet-i Kakan ve vilâyet-i Afnû ve vilâyet-i May Bornu ve vilâyet-i Bağaniski ve vilâyet-i Rümeyletü'l-himâl'dir kim Hazret-i İdrîs'in rahm-i mâderden müştak olduğu şehr-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 149a ·
metinde göster ·
… ı evlâdları sekiz ayda ve yedi ayda dünyâya gelir, ammâ kızları kâmil bir yılda
rahm-i
mâderden müştak olur. Kızları sekiz ve tokuz yaşında bülûğuna erüp on yaşında v …
Ammâ ba‘zı evlâdları sekiz ayda ve yedi ayda dünyâya gelir, ammâ kızları kâmil bir yılda rahm-i mâderden müştak olur. Kızları sekiz ve tokuz yaşında bülûğuna erüp on yaşında vaz‘-ı haml eder. Gulâmları onunda on birinde ve on ikisinde bâliğ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 319b ·
metinde göster ·
Ve avretleri merhûme oldukda Arapça ile kapudan taşra çıkar. Bir dahi
rahm-i
mâder masdarından taşra çıkup dünyâya kadem basar, lâkin her bâzâr günleri mezk …
Ve avretleri merhûme oldukda Arapça ile kapudan taşra çıkar. Bir dahi rahm-i mâder masdarından taşra çıkup dünyâya kadem basar, lâkin her bâzâr günleri mezkûr üz[r]e feryâd [u] figânları cihânı dutdukları lâ-be’isdir. Yılda bir kerre zenâneleri vâlideynlerinin hânelerine gidemez, tâ bu mertebe Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde havâtînleri vardır. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 355b ·
metinde göster ·
… ene, re’s-i mâ’ide mâh-ı Rebî‘ülevvel'in on ikinci gece isneyn gecesi sa‘âdetle
rahm-i
mâderden müştakk olup Tâk-ı Kisrâ ve Kasr-ı Havarnak ve kubbe-i Ayasofya ve bu …
Ve bu ortada kubbenin garb tarafına muttasıl bir kubbe-i âlî dahi vardır, gûyâ şehr-i Selânik'deki Ayasofya kubbesidir. Ammâ bunun ortası Q 95a açıkdır. Hazret-i Risâlet-penâh be-kavl-i Tevârîh-i ibn Abbâs, İskender-i Kübrâ'nın vefâtı târîhinden vilâdet-i Habîb-i Hudâ'ya gelince 882 senedir. Ve Yûnâniyân tevârîhi üzre Hazret-i Îsâ zamânından Hâtemü'l-enbiyâ'ya gelince 600 sene, re’s-i mâ’ide mâh-ı Rebî‘ülevvel'in on ikinci gece isneyn gecesi sa‘âdetle rahm-i mâderden müştakk olup Tâk-ı Kisrâ ve Kasr-ı Havarnak ve kubbe-i Ayasofya ve bu mezkûr Kumâme kubbesi ol gece münhedim olup niçe kerre kralların imdâdıyla ta‘mîr ü termîm edüp aslâ esâs dutmayup örtüsü hâlâ küşâde olup telden şebeke edüp hûş [u] tuyûrdan emîn olmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y222a ·
metinde göster ·
Hakîkatü'l-hâl eyle bir ulu pâdişâh-ı ûlü'l-azm imiş kim
rahm-i
mâderden müştak olduğu mezkûr Beytü'l-lahm'deki gâr içredir. Âdem ol gâra girdi …
Hakîkatü'l-hâl eyle bir ulu pâdişâh-ı ûlü'l-azm imiş kim rahm-i mâderden müştak olduğu mezkûr Beytü'l-lahm'deki gâr içredir. Âdem ol gâra girdikde cemî‘i vücûdu lerzân olur, bir mehîb gârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y226a ·
metinde göster ·
… ve gümüş kubbe lâzım değildir. Biz Cenâb-ı Bârî'den dünyâ devleti ricâ etmedik.
Rahm-i
mâderden beri ümmetim der idim. Eğer benim rızâm isterseniz beni münkirîn ü müş …
"Yâ ümmetlerim! Benim hâtırım dilersiz bana cevâhir ve altun ve gümüş kubbe lâzım değildir. Biz Cenâb-ı Bârî'den dünyâ devleti ricâ etmedik. Rahm-i mâderden beri ümmetim der idim. Eğer benim rızâm isterseniz beni münkirîn ü müşrikînden hıfz içün şeş cihetime şebeke edüp mescidimi vüs‘at üzre edüp sünnetim üzre gidüp gazâ-yı ekberler edüp Sahâbe-i kirâmlarım gazâ mâlıyla bir hoş gözedesiz" buyururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y281a ·
metinde göster ·
… de vücûde gelmişlerdir kim mâh-ı Rebî‘ü'l-evvel'in on ikinci gece isneyn gecesi
rahm-i
mâderden müştakk olduğu mâh-ı Nîsân'ın yigirmisi idi ki âlem münevver oldu. Amm …
Muhammed bin İshâk kavlince Hazret-i Risâlet'in vilâdeti ve bâ-sa‘âdeti Hazret-i Îsâ zamânına dek sene 600, İskender zamânından vilâdete gelince sene 882 olmuşdur. Ve Mekke-i mükerremede vücûde gelmişlerdir kim mâh-ı Rebî‘ü'l-evvel'in on ikinci gece isneyn gecesi rahm-i mâderden müştakk olduğu mâh-ı Nîsân'ın yigirmisi idi ki âlem münevver oldu. Ammâ cemî‘i kâfiristânda kıyâmet kopup Tâk-ı Kisrâları ve cümle âteşgedeleri sönüp cümle esnâmları sernigûn olup zîr [ü] zeber oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y287b ·
metinde göster ·
… Âye[t]: " Arapça âyet mazmûn-ı şerîfi üzre bu sanemler Hazret-i Risâlet-penâh
rahm-i
mâderden müştakk oldukda cümlesi sernigûn oldular. Ba‘dehu Kureyş câhillerinden …
Ve Safâ ve Merve mâbeyninde acele ile sa‘y eylemeğe (---)(---) derler. Zamân-ı cehâletde bu Safâ ve Merve kemerleri üzre beşer put var idi. Âye[t]: " Arapça âyet mazmûn-ı şerîfi üzre bu sanemler Hazret-i Risâlet-penâh rahm-i mâderden müştakk oldukda cümlesi sernigûn oldular. Ba‘dehu Kureyş câhillerinden Ebû Cehil ve Ebû Leheb yine ol sanemleri yerlerine kodular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y316b ·
metinde göster ·
… ü Ta‘âlâ Y 349b İbrâhîm Nebî'nin sadâsın beyne's-semâ ve'l-arz olan mahlûkâta
rahm-i
mâderde alaka ve muzga olanlara bile istimâ‘ etdirdi. Cümle mahlûk bir kerre ve …
Allâhü Ta‘âlâ Y 349b İbrâhîm Nebî'nin sadâsın beyne's-semâ ve'l-arz olan mahlûkâta rahm-i mâderde alaka ve muzga olanlara bile istimâ‘ etdirdi. Cümle mahlûk bir kerre ve iki kerre ve beş on ve elli kerre "Lebbeyk allâhümme lebbeyk" deyü telbiye edenler her ne kadar telbiye etdilerse ol kadar hacc müyesser olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y349a–Y349b ·
metinde göster ·
… Hazret-i Risâlet'e nübüvvet geldikde vâlidesinden intikâl eden hâne ki Hazretin
rahm-i
mâderden müştakk olduğu bu mezkûr beyt-i şerîfin Ukayl bin Ebî Tâlib'e Q 144a …
Ba‘dehu vâlidesi akrabâları Hazreti Mekke'ye mâlıyla götürüp Abdülmuttalib ki Hazret'in dedesidir, Hazreti ana teslîm ederler. Ba‘dehu kırk yaşında Hazret-i Risâlet'e nübüvvet geldikde vâlidesinden intikâl eden hâne ki Hazretin rahm-i mâderden müştakk olduğu bu mezkûr beyt-i şerîfin Ukayl bin Ebî Tâlib'e Q 144a hibe edüp kendileri Hadîce-i Kübrâ'nın hânesine nakl eder. Mürûr-ı eyyâm ile Ukayl hazretlerinin vârisleri bu beyt-i latîfi Haccâc Yûsuf Zâlime bey‘ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y351b ·
metinde göster ·
… zâlleri nâbînâ iken rûşen olup nûr-ı dîde ciğer-kûşesin gördü. Ammâ şu‘ayb Nebî
rahm-i
mâderden a‘mâ müştak oldu ve a‘mâ gitdi.
Hazret-i Ya‘kûb dahi a‘mâ idi. Ammâ iftirâk-ı Yûsuf aleyhisselâmdan hüzün-âlûd olarak a‘mâ olup on yedi seneden sonra ehl [ü] iyâliyle Hazret-i Yûsuf'a Mısır şehirlerinden şehr-i Feyyûm'a varup Hazret-i Yûsuf'un bağrına Y 377b bastıkda çeşm-i gazâlleri nâbînâ iken rûşen olup nûr-ı dîde ciğer-kûşesin gördü. Ammâ şu‘ayb Nebî rahm-i mâderden a‘mâ müştak oldu ve a‘mâ gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y377a–Y377b ·
metinde göster ·
mâderden müştak olduğu dıraht sâyesine varup ol dırahtı dîbâceler ile pûşîde kı …
Ve bu şehzâdelerin her biri birer boybeğleri mesâbesinde mutasarrıflar idi. Ammâ ulu birâderleri Mısrâyim cümleden melik, azîmü'ş-şân pâdişâh-ı cihân olup ibtidâ Arîş nâm mahalde rahm-i mâderden müştak olduğu dıraht sâyesine varup ol dırahtı dîbâceler ile pûşîde kılup zî-kıymet ahcâr ile eşcârı tezyîn eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y6b ·
metinde göster ·
Hikmet-i Hudâ ol cengde Ebü'l-feth beli nâm yerden şehzâde Bâyezîd ünüp [enüp]
rahm-i
mâder nâm mahalle düşüp tokuz ay on gün ceng ede ede halâs olup bir şehzâde-i c …
Hikmet-i Hudâ ol cengde Ebü'l-feth beli nâm yerden şehzâde Bâyezîd ünüp [enüp] rahm-i mâder nâm mahalle düşüp tokuz ay on gün ceng ede ede halâs olup bir şehzâde-i cüvân-baht oldu. Mukaddemâ bu Fransa kızının kal‘asın ol gece Ebü'l-feth feth etdükde ba‘de-gusül Akşemseddîn huzûruna Mehemmed Hân gelüp dest-bûs etdikde Akşemseddîn eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y28b ·
metinde göster ·
… ‘in bürke kenârında soffaların eyle zeyn ederler kim gûyâ Risâlet-penâh ol gece
rahm-i
mâderden müştak oldu. Ol gece Mısır üzre nûr leme‘ân eder bir acâyib bürke-i az …
Ve bürkenin cânib-i erba‘asında olan hânedân sâhibleri herkes hudûdu mertebesin ve şâhnişîn ve der-i dîvâr revzenlerin niçe kerre yüz bin kanâdîller ve meş‘al ve fânûslar ile çerâğân ederler. Ve bürkenin etrâfında olan cevâmi‘lerin nâzırları kat-ender-kat minâreleri ve câmi‘in bürke kenârında soffaların eyle zeyn ederler kim gûyâ Risâlet-penâh ol gece rahm-i mâderden müştak oldu. Ol gece Mısır üzre nûr leme‘ân eder bir acâyib bürke-i azîmdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y132a ·
metinde göster ·
… r, ya‘nî gözleri cimroz olur. Ve hamâsînde Mısırlı cimâ‘ edüp ehli hâmile kalsa
rahm-i
mâderden müştak oldukda ma‘sûmu bi-emrillâh bir emrâz-ı muhtelife ile tevellüd …
Ve bu yaylağ-ı Kayıtbay gerçi vîrândır, ammâ havâsı gâyetü'l-gâye latîfdir. Ve hâlâ erbâb-ı tabî‘at olan kimesneler Mısır'ın menhûs hamâsîn(i) günlerinde iki üç ay ehl [ü] iyâliyle bunda sâkin olup döl döş dökerler. Ve ba‘zı âdem evlâdların bunda süd anaya verüp kesb-i hevâdan gözleri gazâl gözlerine müşâbih olur. Ammâ Mısır şehrinde hâsıl olan evlâdların bi-emrillâh gözleri kuloğlu [Kuloğlu?] gözlerine döner. Mısır'ın bu kelâm darb-ı meselidir, ya‘nî gözleri cimroz olur. Ve hamâsînde Mısırlı cimâ‘ edüp ehli hâmile kalsa rahm-i mâderden müştak oldukda ma‘sûmu bi-emrillâh bir emrâz-ı muhtelife ile tevellüd eder. Ve beş altı aylık ma‘sûmun beynisi üstü deşilüp taşra boza gibi çıkup sirke gibi kokarak ma‘sûm helâk olur. Ammâ bu Kayıtbay yaylağında perveriş olan ma‘sûmlar bu âfâtdan berîlerdir. Böyle bir hevâ-yı latîf cân-safâ yayladır. Anıniçün ba‘zı âdemler göçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y139b ·
metinde göster ·
… ve hamsîn, müddet-i ömürlerinde gün başına Y 263b birer te’lîfâtları vardır.
Rahm-i
mâderden Gazze şehrinde müştak olmuşlardır. Üç sene vâlideleri rahminde durdula …
Ve müddet-i ömürleri erba‘ ve hamsîn, müddet-i ömürlerinde gün başına Y 263b birer te’lîfâtları vardır. Rahm-i mâderden Gazze şehrinde müştak olmuşlardır. Üç sene vâlideleri rahminde durdular, tâ ki Nu‘mân ibn Sâbit ya‘nî İmâm-ı A‘zam hazretleri dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye irtihâl etmeyince İmâm şâfi‘î doğmayup üç yıl ana rahminde durup İmâm-ı A‘zam merhûm olduğu sâ‘at İmâm şâfi‘î vücûda gelüp yedi sene bâliğ iken İmâm Muhammed'den ve İmâm Mâlik'den ahz-i ulûm edüp anların telâmîzi olmuşdur. Hâlâ pây-ı sa‘âdetleri tarafında İmâm Muhammed halîfelerinden İmâm şâfi‘î'nin iki şerîkleri sandûkası cenbinde bile medfûnlardır. Acâyib rûhâniyyetleri vardır. İsm-i şerîfleri eş-şeyh Muhammed ve eş-şeyh Seyyid Abdülazîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y263a–Y263b ·
metinde göster ·
… yâ binâ etdüği şehirdir. Mukaddemâ kurâ şekilli bir beled imiş. Âsaf bu beledde
rahm-i
mâderden müştak olup maskat-ı re’si olduğuyçün bu şehri hikmet üzre binâ edüp i …
Hazret-i Süleymân'ın vezîri Âsaf-ı Berhıyâ binâ etdüği şehirdir. Mukaddemâ kurâ şekilli bir beled imiş. Âsaf bu beledde rahm-i mâderden müştak olup maskat-ı re’si olduğuyçün bu şehri hikmet üzre binâ edüp itmâmında Hazret-i Süleymân'ı ziyâfete da‘vet edüp kasr-ı âlîler binâ etmiş. Ve her mahlûk-ı Hudâ'nın elbette pâdişâhları vardır, Süleymân Nebî ile anları da‘vet edüp herbirine birer kâh ve birer Havernak ve birer mak‘ad ve birer cây ve birer maksûre-i gûnâ-gûn ile Nîl'in sâhilin eyle âbâdân etmiş kim yedi sâ‘at Nîl kenârınca cenûba, yedi sâ‘at yine Nîl kenârınca şimâle, gûnâ-gûn kasırlar binâ edüp her ecnâs-ı mahlûkun sûretlerin kasrı üzre tâbaka'n-na‘lu ceseden timsâl etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y426b ·
metinde göster ·
… u‘temed müverrihler eyle tahrîr etmişler kim Hazret-i Mûsâ bin İmrân bu şehirde
rahm-i
mâderden müştak olup Fir‘avn havfından Mûsâ'yı bir levha üzre bağlayup Nîl'e bı …
Nîl'e karîb yüz evli, bir câmi‘li beleddir. Ahâlîsi gâyet musallî Şafi‘î-mezheb kavmdirler. Bu zamân-ı kadîmde eyle şehr-i mu‘azzam imiş kim bir günde âsâr-ı binâların ve acîb ü garîb ibret-nümâ kubâb ve kâ‘a ve sarâyların ubûr edemedik. Gâyetü'l-gâye sevâd-ı mu‘azzam şehr imiş. Hattâ niçe mu‘temed müverrihler eyle tahrîr etmişler kim Hazret-i Mûsâ bin İmrân bu şehirde rahm-i mâderden müştak olup Fir‘avn havfından Mûsâ'yı bir levha üzre bağlayup Nîl'e bırağırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y445a ·
metinde göster ·
… n kim Hazret-i Mûsâ aleyhi's-selâm Sa‘îd-i âlî'de İsne diyârında Ermen şehrinde
rahm-i
(---)(---)(---)(---) ziyâ[re]t etdükleri mahalde vâlidesi Yûhâ Ana Fir‘avn-ı …
Ziyâret-i âhar, yine bu Ulu Câmi‘de: kaçan kim Hazret-i Mûsâ aleyhi's-selâm Sa‘îd-i âlî'de İsne diyârında Ermen şehrinde rahm-i (---)(---)(---)(---) ziyâ[re]t etdükleri mahalde vâlidesi Yûhâ Ana Fir‘avn-ı la‘înin havfından Mûsâ'yı bir şermûta Q 350aP 344a sarup sarmalayup bir sandûk içre koyup berk edüp Nîl'e ilkâ eder. Hikmet-i Hudâ Hazret-i Mûsâ'nın vücûd-ı nazenîni Nîl ile cereyân ederek Fir‘avn'ın sarâyının önünden ubûr ederken şâhnişînden meğer Fir‘avn'ın hâtûnu bâkire Âsiye Ana bu sandûkayı görüp bir hâcibe emr eder kim sandûkayı getireler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·