… ü'l-Mustafâ mâh-ı Rebî‘u'l-evvel'in on ikinci gice isneyn gicesi Emîne Hâtûn'un
rahminden
müştakk olup sa‘âdetle bu rûy-ı arza kadem basdukda ol leyle-i mübâreke içre ce …
Evvelâ cümle muhaddisîn ü müverrihîn ve bâ-husûs müfessirîn Keşşâf hazretleri eyle tahrîr eylemişler kim bu Nasîbîn şehrine hukemâ-yı kudemâ kehhânları şehr-i Sakalân derlerdi. Niçe bin yıl bu şehr üzre ecinne kavmi ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl ederlerdi. Zîrâ Cenâb-ı Allah bu rûy-ı arzı sûre-i (---)(---) âyet-i şerîfe fehvâsında (---)Arapça nass-ı şerîfi üzre 393a bu edîm-i arzı altı günde lafz-ı "Kün" ile halk etdükde bu yer yüzün niçe bin ecnâs-ı mahlûkât-ı gûnâ-gûn ile mâl-â-mâl edüp ecinne kavmine bu arz-ı Irâk'da bu Nasîbîn-zemînin mesken [ü] me’vâ edüp mutasarrıflar idi. Tâ ki Enûşirvân-ı Ekâsire hâkim-i Irâk iken târîh-i İskender-i Yunan'dan sene 882 geçüp ve zamân-ı Hazret-i İsâ'dan sene altı yüz geçüp Hazret-i Muhammedü'l-Mustafâ mâh-ı Rebî‘u'l-evvel'in on ikinci gice isneyn gicesi Emîne Hâtûn'un rahminden müştakk olup sa‘âdetle bu rûy-ı arza kadem basdukda ol leyle-i mübâreke içre cemî‘i dünyâda düyûrların kubbeleri yıkılup ve cümle âteşgede-i Nemrûdlar sönüp ve bu şehr-i Nasîbîn-i Dârü's-sakalân dahi cümle tılsımâtlarıyla heme âsâr-ı binâları münhedim {olup} kavm-i ecinne dahi güzel mesken-i latîf oldu. Zîrâ kavm-i ecinne harâb-âbâddan hazz ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 392b–393a ·
metinde göster ·
… hm-i mâderden müştak oldukları mahalde Orhân Gâzî ibn Osmân Gâzî ol mahalde ana
rahminden
{Kütâhiyye'de} müştak olup Ece Ya‘kûb ile süd emişüp rıdâ‘en süd karındaş olduk …
Bir câmi‘i dahi İznik şehri içindedir, ammâ bu Çârdâk'daki câmi‘inin minâresine sâ‘ika-i yıldırım isâbet edüp münhedim olunmuşdur. İnşâ’allâh amâr ederiz ve bu sâhibü'l-hayrâta Ece Ya‘kûb denmesinin aslı kavm-i Germiyânî arasında lafz-ı "ece" karındaşa derler. Bunlar Kütâhiyye'de rahm-i mâderden müştak oldukları mahalde Orhân Gâzî ibn Osmân Gâzî ol mahalde ana rahminden {Kütâhiyye'de} müştak olup Ece Ya‘kûb ile süd emişüp rıdâ‘en süd karındaş olduklarından Ece Ya‘kûb derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 89b ·
metinde göster ·
… let-penâh sa‘âdetle mâh-ı Rebî‘u'l-evvel'in on ikinci isneyn gecesi Emîne Hâtûn
rahminden
dünyâya kadem basdıkda ol kubbe münhedim oldukda bu Selânik Ayasofya kubbesi ve …
El-hâsıl midhatinde lisân kâsır ve kalemler kâsirdir. Lâkin kubbe-i ser-nigûnu kurşum örtülü değildir. Küffâr zamânında kâr-ı kadîm bir gûne çâr-kûşe kiremit örtülüdür kim bu dahi bir vâcibü's-seyr musanna‘ kiremitdir. Hattâ Ayasofya-i İslâmbol kubbesi Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle mâh-ı Rebî‘u'l-evvel'in on ikinci isneyn gecesi Emîne Hâtûn rahminden dünyâya kadem basdıkda ol kubbe münhedim oldukda bu Selânik Ayasofya kubbesi ve bu Hortaç Sultân câmi‘i kubbesi dahi münhedim olup yine ta‘mîr ü termîm etdikleri alâmetleri kubbenin kıble tarafında amâr olan yerleri âşikâredir. Cemî‘i Rûm tevârîhlerinde Büyük Kostantin-ipol'un anası Hellana karı bu Hortaç Sultân câmi‘in binâ edüp sonra Kuds-i Şerîf'de keferelerin bilâ-teşbîh ka‘besi olan Kumâme-i gumâme deyrini binâ etmişdir deyü yazmışlardır, ya‘nî tâ bu mertebe ma‘bedgâh-ı kadîmdir kim kapusu üzre tahrîr olunan târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 226a ·
metinde göster ·
… en sene 882'de mâh-ı Rebî‘ü'l-evvel'in on ikinci gece isneyn gecesi Emîne Hâtûn
rahminden
müştakk olup sa‘âdetle edîm-i arza kadem basup âlemi münevver kıldıkda mâh-ı Ni …
Zamân-ı cehâletde Yesrib nâmıyla bir belîdecik idi. Ba‘dehu Hazret-i Risâlet-penâh Mekke-i mükerremede İskender-i Kübrâ'nın vefâtı târîhinden sene 882'de mâh-ı Rebî‘ü'l-evvel'in on ikinci gece isneyn gecesi Emîne Hâtûn rahminden müştakk olup sa‘âdetle edîm-i arza kadem basup âlemi münevver kıldıkda mâh-ı Nisanın yigirmisi idi. Kırk yaşında kâmil olup nübüvvet geldi. Nübüvvetden sonra mi‘râcları Mekke'de vâki‘ olup sinn-i sâlleri elli bir yaşında ve tokuz aylık iken Mekke münkirleri ile bilâhire geçinmek mümkin olmayup emr-i Rabb-i Celâl ile Mekke'den Medîne'ye hicret etdi. Hâlâ cemî‘i Tevârîh-i Âl-i Osmân ve Tevârîh-i Urbân Hicret-i Nebeviyye'den tahrîr ederler. Ammâ Yûnâniyân İskender'den zabt ederler. Yahûdâ Âdem-i Sânî Nûh'dan tahrîr ederler. Kabâbıta Hazret-i İdrîs'den terkîm eder. Hâlâ bu zikr olunan ecnâsın târîhleri böyle mazbût u merbûtdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y279a ·
metinde göster ·
… en tevbe eden günâh etmemiş gibi olur. Bir kul her kande tâ’ib ü tâhir olsa ana
rahminden
doğmuşa döner. Hemân i‘tikâd ile tâlib olmak gerek. Beyt:
buyurmuşlardır. Bir kerre derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden tevbe eden günâh etmemiş gibi olur. Bir kul her kande tâ’ib ü tâhir olsa ana rahminden doğmuşa döner. Hemân i‘tikâd ile tâlib olmak gerek. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y294b ·
metinde göster ·
… mâblara girüp miskînlikden ve gayrı mahûf u muhâtara emrâzlardan halâs olup ana
rahminden
doğmuş gibi olur. Anıniçün diyâr-ı Fûncistân'da ve İsvân'da Ilgun halkı ve esme …
Ve halkı Berâbire re‘âyâsı ve sâlihlerdir. Ve zirâ‘atları darı ve arpadır. Ve bâğ u bostânları ve develeri ve koyun ve sığırları çokdur. Ve Berberistân ve Fûncistân ve Sûdân'da bundan gayrı neft ü katrân ma‘âdinleri yokdur. Ve ılıca germâbları çokdur. Cümle memâlik-i mahrûselerden ahâlî-i vilâyetler gelüp bunda germâblara girüp miskînlikden ve gayrı mahûf u muhâtara emrâzlardan halâs olup ana rahminden doğmuş gibi olur. Anıniçün diyâr-ı Fûncistân'da ve İsvân'da Ilgun halkı ve esmerü'l-levn buğda enli mahbûb u mahbûbesi makbûl u mu‘teberdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y408b ·
metinde göster ·