… -emrillâh âsândır. Hemân buna çâre oldur kim, bu câmi‘ bir metîn binâdır. Değme
rahne ile
yıkılmaz, ammâ mürûr-ı eyyâm ile şiddet-i şitâ te’sîrinden kıble yüzüne bir rah …
{Pederim eyitdi}: ‘Bi-emrillâh âsândır. Hemân buna çâre oldur kim, bu câmi‘ bir metîn binâdır. Değme rahne ile yıkılmaz, ammâ mürûr-ı eyyâm ile şiddet-i şitâ te’sîrinden kıble yüzüne bir rahne gelmiş, eyle olur. Buna ilâc oldur kim bu câmi‘ kıble tarafına eğilüp bel vermiş. Kıblenin ensesi kim ardıdır, ardında bir derince handak kazup tâ içinde sular çıkınca anda iki arşın eyi temel bırağup ve câmi‘ içinde olan huddâm cemâ‘atlere ta‘âmlar yedirüp kisveler verüp bi-emrillâhi Te‘âlâ ol câmi‘ gerü kazılup su çıkan handaka yerleşir. Ömrü oldukca ilâ mâşallâh ol câmi‘ mü’ebbed olur. Buna ilâc budur, gayrı çâre olmaz ve bu benim cânım pâresi ciğer köşem oğlum seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem Evliyâ-yı bî-riyâyı İslâmbol'a ale'l-fevr gönder. Câmi‘in levâzımâtların ve ta‘mîr ü termîmâtlara müte‘allık eşyâlar ve hekîm-i hâzık-kâr âdemler getire’ deyüp pederimiz bu şâfî haberleri verüp dest bûs edüp pederimiz selâm verüp gitdi. İşte efendim bu gece gördüğüm 33a vâkı‘a budur" deyü takrîr edüp hâmûş-baş oldum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 32b–33a ·
metinde göster ·
… eferesi} esîr ve haylisi mecrûh ve niçe bini firâr edelden berü küffâr bu kadar
rahne ile
sehel cengden el çeküp guzât-ı müslimîn âsûde oldular, ammâ yine fitne vü fesâd …
"Eğer serdârınızın emrine fermânber olmayup kal‘aya küffâr bir hîle ile Allâhümme âfinâ sizin tekâsül-i batıyyü'l-hareketinizle kal‘anın birine {kefere} istîlâ ederse kâfire firâr etmeğile elimden kurtulmayup cümleniz evlâd [u] ıyâliniz ile kılıçdan geçmeniz mukarrerdir" deyü dîvân-ı Özü'de bu mektûblar kırâ’at olundukda zahîre gemileriyle gelen imdâdı da ahâlî-i kal‘a görüp "Hamd-i Hudâ Paşa dahi birkaç günden seksen bin asker ile işte gelirmiş" deyü herkesin ayakları sürûrdan yere basmayup Yûsuf Kethüdâ dahi gördüm ki kağan arslana dönüp ejder-i heft-sere dönüp cümle askeri birbirine katup şeb [ü] rûz çengleri terakkîde olup cenge âhenk ederlerdi, ammâ küffâr-ı dûzah-karâr Nigebolı ve Silisre gâzîleri küffârın meterislerin basaldan berü hayli kırılup hayli {keferesi} esîr ve haylisi mecrûh ve niçe bini firâr edelden berü küffâr bu kadar rahne ile sehel cengden el çeküp guzât-ı müslimîn âsûde oldular, ammâ yine fitne vü fesâd kaşağısı mel‘ûn hıyel ü şeytanat etmeden hâlî olmazlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 59b ·
metinde göster ·
… hamd-i Hudâ zafer bulamayup niçe gemileri darebât-ı topdan gark olup birer gûne
rahne ile
menkûb olup gitdiler.
Bu kastelin ve karşu İnebahtı Kastel'inin azîm vezni üzre tabyalarındaki serâmed balyemez topları boğazdan aslâ kuş uçurmazlar, zîrâ iki Kastel'in mâbeyne-hümâları bir mîlden sehel ziyâdecedir. Niçe kerre Venedik küffârının donanması gelüp bu Kastel'leri döğüp hamd-i Hudâ zafer bulamayup niçe gemileri darebât-ı topdan gark olup birer gûne rahne ile menkûb olup gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 260b ·
metinde göster ·