… ile bu eyâleti sancağ paşaya ihsân edüp Erzurûm ve Sivas ve Mar‘aş ve Adana ve
Rakka
eyâletlerin bu Çıldır valilerine fermân-ber eyleyüp her sene muhâfaza-i Çıldır' …
Bu zikr olınan livâlarda cümle bu mertebe timar ve ze‘âmetdir. Her birinin alaybeğileri ve çeribaşıları ve yüzbaşıları vardır. Hîn-ı ma‘rekede 321b paşasının ve mîr-i livâsının ve alaybeğilerinin sancağı altında sefer eşmek şartıyla bin altmış pâre kurâlardan mahsûl yerler ve senevî cümle erbâb-ı timarın bin altmış pâre kurâdan üç yüz yigirmi kîse-i Osmânî hâsıl olup erbâb-ı zü‘emâ ve erbâb-ı timar tenâvül ederler. Selîm Hân fethinde tuğrâ-yı garrâ ile bu eyâleti sancağ paşaya ihsân edüp Erzurûm ve Sivas ve Mar‘aş ve Adana ve Rakka eyâletlerin bu Çıldır valilerine fermân-ber eyleyüp her sene muhâfaza-i Çıldır'a gelmeleri kânûn-ı Selîm Hân idi. Ve ibtidâ beş yüz akçe mevleviyyet ile kazâsı İskilîbî Ramazân Efendi'ye ihsân olunup ba‘dehû hâlâ üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır. Cümle nâhiyedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 321a–321b ·
metinde göster ·
kal‘ası olmağıla anın eyâleti olup hâlâ defterhâne-i pâdişâhîden gelen evâmîr-i …
İsmi Urfa'dır, ammâ kurbunda Rakka kal‘ası olmağıla anın eyâleti olup hâlâ defterhâne-i pâdişâhîden gelen evâmîr-i şerîfelerde "Rakka eyâletine mutasarrıf vezîrim fulân paşa", deyü tahrîr olunur. Kerrât ile ber-vech-i arpalık üç tuğlu vezîre ihsân olunmuş mansıb-ı âlîdir. Paşasının hâss-ı hümâyûnu altı yük, yetmiş altı bin akçedir. Ber-vech-i adâlet senevî kırk bin guruş hâsıl olur. Bin mikdârı asker ile paşası hükm-i hükûmât eder. Eyâletinde erbab-ı zu‘amâsı 3 ve erbâbı timarı 132, alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Kânûn üzre cebelüleri ile cümle bin dört yüz asâkir-i müsellah olup alaybeği bayrağı altında sefer eşerler. Paşası da hâssına göre bin iki yüz askerle gazâya gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 55a ·
metinde göster ·
… ıla anın eyâleti olup hâlâ defterhâne-i pâdişâhîden gelen evâmîr-i şerîfelerde "
Rakka
eyâletine mutasarrıf vezîrim fulân paşa", deyü tahrîr olunur. Kerrât ile ber-ve …
İsmi Urfa'dır, ammâ kurbunda Rakka kal‘ası olmağıla anın eyâleti olup hâlâ defterhâne-i pâdişâhîden gelen evâmîr-i şerîfelerde "Rakka eyâletine mutasarrıf vezîrim fulân paşa", deyü tahrîr olunur. Kerrât ile ber-vech-i arpalık üç tuğlu vezîre ihsân olunmuş mansıb-ı âlîdir. Paşasının hâss-ı hümâyûnu altı yük, yetmiş altı bin akçedir. Ber-vech-i adâlet senevî kırk bin guruş hâsıl olur. Bin mikdârı asker ile paşası hükm-i hükûmât eder. Eyâletinde erbab-ı zu‘amâsı 3 ve erbâbı timarı 132, alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Kânûn üzre cebelüleri ile cümle bin dört yüz asâkir-i müsellah olup alaybeği bayrağı altında sefer eşerler. Paşası da hâssına göre bin iki yüz askerle gazâya gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 55a ·
metinde göster ·
… ân olunur. Cümle (---) aded subaşılığı hâssı vardır. Evvelâ şehir subaşılığı ve
Rakka
subaşılığı ve Samsâd subaşılığı (---)(---)(---)(---)(---)(---) üç yüz akçe …
Sancağ-ı Taht-ı Urfa: Cümle mîr-i mîrânlar bu Urfa'da sâkin olur. Mâl defterdârı yokdur. Ve defter kethüdâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethüdâsı ve çavuşlar emîni vardır. Lâkin eyâlet-i kadîmdir. Niçe kerre ber-vech-i arpalık üç tuğlu vüzerâya ihsân olunur. Cümle (---) aded subaşılığı hâssı vardır. Evvelâ şehir subaşılığı ve Rakka subaşılığı ve Samsâd subaşılığı (---)(---)(---)(---)(---)(---) üç yüz akçe şerîf kazâdır. Sultân Ahmed asrında akrabâlarımızdan Kütahiyyeli Fırâkîzâde'ye beş yüz akçe mevlevîyyet ile ihsân olunmuşdur. Senevî yedi bin guruş hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 55a ·
metinde göster ·
{Bu Harrân hâkinde nehr-i Dehendâniyye derler. Bir ayn-ı câriyyedir. Kal‘a-i
Rakka
kurbunda nehr-i Peliç ile bir olup nehr-i Furât'a rîzân olur. İkisi de âb-ı hay …
{Bu Harrân hâkinde nehr-i Dehendâniyye derler. Bir ayn-ı câriyyedir. Kal‘a-i Rakka kurbunda nehr-i Peliç ile bir olup nehr-i Furât'a rîzân olur. İkisi de âb-ı hayâtdır}. Ya‘nî pirinç gölü demekdir. Kaçan Hazret-i Alî radiyallahu anhu Hazret-i Mu‘âviye ile bu mahalde Sıffîn-i nahsîn cengin ederken bu mahalde pirinç eküp bu uyûn ile reyy edüp hâlâ anların kerâmetiyle Hudâyî pirinç hâsıl olduğundan bu göle Ayn-i rûz derler. Türkmân kabîlesi girüp gusl ederler. Meşhûr ziyâretgâh-ı inâs-ı Urbân u Türkmân-ı yamandır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 58b ·
metinde göster ·
… den sene 922 târîhinde Selîm Hân'a ahâlîsi mutî‘ olup Süleymân Hân tahrîri üzre
Rakka
eyâleti 59a tahtı olup karîbü'l-ahd eyyâmlarda Urbân [u] Türkmân eşkıyâsı ve …
Bânîsi (---)(---) nice mülûkden mülûke değüp âhir-kâr Mısır Sultânı Gavrî'nin destinden sene 922 târîhinde Selîm Hân'a ahâlîsi mutî‘ olup Süleymân Hân tahrîri üzre Rakka eyâleti 59a tahtı olup karîbü'l-ahd eyyâmlarda Urbân [u] Türkmân eşkıyâsı ve eşirrâsı destinden harâb olup taht-ı Rakka hâlâ şehr-i Urfa olmuşdur, ammâ bu kal‘a-i Rakka çölde Furât ve nehr-i Dicle mâbeynindeki cezîre vasatına karîb bir püşte üzre bir kal‘a-i azîmdir, ammâ içinde Urbân u Türkmân kışlar. Temmûzda bir âdem bulunmaz. Zamân-ı imâretinin âsâr-ı binâları hâlâ harâb u yebâb [u] turâb yaşar. Bâğları ve dud bâğçeleri kendi biter kendi yiter gider. Harâbın görmesi âdeme keder verir. Zamân-ı kadîmde şehr-i azîm olup Bağdâd bunun cânib-i şarkîsindedir. Bu Rakka dârü'l-hilâfe-i Bağdâd'ın cânib-i garbîsinde Cezîre-i Dicle'dedir. Hâk-i amber-i pâki yine Urfa paşası hükmünde olmağıla Urbân [u] Türkmân'ından otlak hakkın Urfa paşası alır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 58b–59a ·
metinde göster ·
… d eyyâmlarda Urbân [u] Türkmân eşkıyâsı ve eşirrâsı destinden harâb olup taht-ı
Rakka
hâlâ şehr-i Urfa olmuşdur, ammâ bu kal‘a-i Rakka çölde Furât ve nehr-i Dicle mâ …
Bânîsi (---)(---) nice mülûkden mülûke değüp âhir-kâr Mısır Sultânı Gavrî'nin destinden sene 922 târîhinde Selîm Hân'a ahâlîsi mutî‘ olup Süleymân Hân tahrîri üzre Rakka eyâleti 59a tahtı olup karîbü'l-ahd eyyâmlarda Urbân [u] Türkmân eşkıyâsı ve eşirrâsı destinden harâb olup taht-ı Rakka hâlâ şehr-i Urfa olmuşdur, ammâ bu kal‘a-i Rakka çölde Furât ve nehr-i Dicle mâbeynindeki cezîre vasatına karîb bir püşte üzre bir kal‘a-i azîmdir, ammâ içinde Urbân u Türkmân kışlar. Temmûzda bir âdem bulunmaz. Zamân-ı imâretinin âsâr-ı binâları hâlâ harâb u yebâb [u] turâb yaşar. Bâğları ve dud bâğçeleri kendi biter kendi yiter gider. Harâbın görmesi âdeme keder verir. Zamân-ı kadîmde şehr-i azîm olup Bağdâd bunun cânib-i şarkîsindedir. Bu Rakka dârü'l-hilâfe-i Bağdâd'ın cânib-i garbîsinde Cezîre-i Dicle'dedir. Hâk-i amber-i pâki yine Urfa paşası hükmünde olmağıla Urbân [u] Türkmân'ından otlak hakkın Urfa paşası alır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 58b–59a ·
metinde göster ·
… sı destinden harâb olup taht-ı Rakka hâlâ şehr-i Urfa olmuşdur, ammâ bu kal‘a-i
Rakka
çölde Furât ve nehr-i Dicle mâbeynindeki cezîre vasatına karîb bir püşte üzre b …
Bânîsi (---)(---) nice mülûkden mülûke değüp âhir-kâr Mısır Sultânı Gavrî'nin destinden sene 922 târîhinde Selîm Hân'a ahâlîsi mutî‘ olup Süleymân Hân tahrîri üzre Rakka eyâleti 59a tahtı olup karîbü'l-ahd eyyâmlarda Urbân [u] Türkmân eşkıyâsı ve eşirrâsı destinden harâb olup taht-ı Rakka hâlâ şehr-i Urfa olmuşdur, ammâ bu kal‘a-i Rakka çölde Furât ve nehr-i Dicle mâbeynindeki cezîre vasatına karîb bir püşte üzre bir kal‘a-i azîmdir, ammâ içinde Urbân u Türkmân kışlar. Temmûzda bir âdem bulunmaz. Zamân-ı imâretinin âsâr-ı binâları hâlâ harâb u yebâb [u] turâb yaşar. Bâğları ve dud bâğçeleri kendi biter kendi yiter gider. Harâbın görmesi âdeme keder verir. Zamân-ı kadîmde şehr-i azîm olup Bağdâd bunun cânib-i şarkîsindedir. Bu Rakka dârü'l-hilâfe-i Bağdâd'ın cânib-i garbîsinde Cezîre-i Dicle'dedir. Hâk-i amber-i pâki yine Urfa paşası hükmünde olmağıla Urbân [u] Türkmân'ından otlak hakkın Urfa paşası alır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 58b–59a ·
metinde göster ·
Bânîsi (---)(---) nice mülûkden mülûke değüp âhir-kâr Mısır Sultânı Gavrî'nin destinden sene 922 târîhinde Selîm Hân'a ahâlîsi mutî‘ olup Süleymân Hân tahrîri üzre Rakka eyâleti 59a tahtı olup karîbü'l-ahd eyyâmlarda Urbân [u] Türkmân eşkıyâsı ve eşirrâsı destinden harâb olup taht-ı Rakka hâlâ şehr-i Urfa olmuşdur, ammâ bu kal‘a-i Rakka çölde Furât ve nehr-i Dicle mâbeynindeki cezîre vasatına karîb bir püşte üzre bir kal‘a-i azîmdir, ammâ içinde Urbân u Türkmân kışlar. Temmûzda bir âdem bulunmaz. Zamân-ı imâretinin âsâr-ı binâları hâlâ harâb u yebâb [u] turâb yaşar. Bâğları ve dud bâğçeleri kendi biter kendi yiter gider. Harâbın görmesi âdeme keder verir. Zamân-ı kadîmde şehr-i azîm olup Bağdâd bunun cânib-i şarkîsindedir. Bu Rakka dârü'l-hilâfe-i Bağdâd'ın cânib-i garbîsinde Cezîre-i Dicle'dedir. Hâk-i amber-i pâki yine Urfa paşası hükmünde olmağıla Urbân [u] Türkmân'ından otlak hakkın Urfa paşası alır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 58b–59a ·
metinde göster ·
… nı derler bir mel‘ûn kavimdir. {Ve Şâvî Urbânı İtrisoğlu hükmündedir} Harrân ve
Rakka
ve Ca‘ber ve Bâlîs ve Ane ve Selme ve Hadîse kal‘alarını berbâd etmişdir. Bu me …
Nehr-i Pilîç tuğyân ile geldikde bir buhayre-i azîm olur. Etrâfı hıyâbân u ormanlı ve cümle dud bâğlı gül-i gülistânlı mahsûldâr bir cây-ı safâdır. Lâkin içinde âsî çöl Urbânı sâkin olur. Semek Urbânı derler bir mel‘ûn kavimdir. {Ve Şâvî Urbânı İtrisoğlu hükmündedir} Harrân ve Rakka ve Ca‘ber ve Bâlîs ve Ane ve Selme ve Hadîse kal‘alarını berbâd etmişdir. Bu mezkûr Bük içinde sâkin olup harîr-i zibâ hâsıl edüp Urfa paşasına harbe ucuyla sehel öşür verirler. Ve Rakka'dan cânib-i şarka 10 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 59a ·
metinde göster ·
… rdir. Câmi‘i ve hânı ve hammâmı ve esvâk-ı müfîd ü muhtasarı vardır. Ve kal‘a-i
Rakka
bu Bâlîs'in şarkîsinde bir konak menzil-i çöldür. Ve Rakka yoluna dahi karîbdir …
İbtidâ bânîsi Ca‘fer Devânikî vezîri Bâlîs nâm bir Ekrâd-ı hümâm binâ etmişdir. Nehr-i Furât'ın garbîsi çölündedir. Haleb eyâletinde sancakbeği tahtıdır. Beğinin hâssı kânûn-ı pâdişâhî üzre 220.000 yük akçedir. Kılıç ze‘âmeti 14 ve kılıç erbâb-ı timarı 57 ve çeribaşısı ve alaybeğisi vardır. Hîn-i seferde beğinin askeriyle cümle cebelüleriyle bin altmış kılıç asker olur. Sipâh-kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı yokdur, ammâ yüz elli akçe kadısı vardır. Şehri cümle hâk-i amber-i pâk ile mestûr câ-be-câ bâğçeli (---) aded hânelerdir. Câmi‘i ve hânı ve hammâmı ve esvâk-ı müfîd ü muhtasarı vardır. Ve kal‘a-i Rakka bu Bâlîs'in şarkîsinde bir konak menzil-i çöldür. Ve Rakka yoluna dahi karîbdir, ammâ Cânpulâdoğulları asrında ma‘mûr [u] âbâdân, dud bağlı şehr-i bender imiş. Tâ nehr-i Furât'dan gelir tur‘aları kenarında ma‘mûr u müzeyyen kurâları var imiş. Cânpulâd'dan sonra harâb olmuş. Andan cânib-i (---) sâ‘atde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 59b ·
metinde göster ·
… ı vardır. Ve kal‘a-i Rakka bu Bâlîs'in şarkîsinde bir konak menzil-i çöldür. Ve
Rakka
yoluna dahi karîbdir, ammâ Cânpulâdoğulları asrında ma‘mûr [u] âbâdân, dud bağl …
İbtidâ bânîsi Ca‘fer Devânikî vezîri Bâlîs nâm bir Ekrâd-ı hümâm binâ etmişdir. Nehr-i Furât'ın garbîsi çölündedir. Haleb eyâletinde sancakbeği tahtıdır. Beğinin hâssı kânûn-ı pâdişâhî üzre 220.000 yük akçedir. Kılıç ze‘âmeti 14 ve kılıç erbâb-ı timarı 57 ve çeribaşısı ve alaybeğisi vardır. Hîn-i seferde beğinin askeriyle cümle cebelüleriyle bin altmış kılıç asker olur. Sipâh-kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı yokdur, ammâ yüz elli akçe kadısı vardır. Şehri cümle hâk-i amber-i pâk ile mestûr câ-be-câ bâğçeli (---) aded hânelerdir. Câmi‘i ve hânı ve hammâmı ve esvâk-ı müfîd ü muhtasarı vardır. Ve kal‘a-i Rakka bu Bâlîs'in şarkîsinde bir konak menzil-i çöldür. Ve Rakka yoluna dahi karîbdir, ammâ Cânpulâdoğulları asrında ma‘mûr [u] âbâdân, dud bağlı şehr-i bender imiş. Tâ nehr-i Furât'dan gelir tur‘aları kenarında ma‘mûr u müzeyyen kurâları var imiş. Cânpulâd'dan sonra harâb olmuş. Andan cânib-i (---) sâ‘atde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 59b ·
metinde göster ·
Sebeb-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ammâ ibtidâ bânîsi (---)(---)(---)(---) hâkinde vâsi‘ sahrâ içre zamân-ı kadîmde şehr-i azîm imiş. Hâlâ harâbe olmada bir kasaba kalmışdır. Câmi‘i ve hânı ve hammâmı ve birkaç dükkânı vardır. Rakka kurbunda Cezîre-i Düceyl'de nehr-i Furât kenarında nehr-i Hâbûr, Furât'a mülhakk olduğu mahalde şehr-i azîm imiş. Ve nehr-i Furât kenarında cânib-i şarkındadır. Ve nehr-i Hâbûr'un ibtidâ tulû‘ı nehr-i Re’sü'l-Ayn'dir. Andan bu mahalde nehr-i Furât'a munsab olur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 59b ·
metinde göster ·
… mülûka intikâl edüp Hazret-i Risâlet-penâh asrında Bağdâd ve Medâyin ve Kûfe ve
Rakka
ve Rûm ve bu Malatıyye Enûşirvân-ı âdil hükmünde iken ol kadar ma‘mûr oldu kim …
Diyâr-ı Rûm'dandır. Lisân-ı Yunan'da Rukbe derler, şehr-i kadîmdir. İbtidâ Hazret-i Yûnus aleyhisselâm şehr-i Musul'da iken anların ta‘lîmiyle anlara imân getiren Rukbe nâm kayser dâr-ı emn olmağiyçün bu Malatıyye zemîninin âb [u] hevâsın beğenüp bir kal‘a inşâ edüp bir bender şehr-i azîm oldu. Ba‘dehû niçe mülûkdan mülûka intikâl edüp Hazret-i Risâlet-penâh asrında Bağdâd ve Medâyin ve Kûfe ve Rakka ve Rûm ve bu Malatıyye Enûşirvân-ı âdil hükmünde iken ol kadar ma‘mûr oldu kim "Dâr-ı Rukbe" deyü cihân-ârâ bir şehr-i azîm idi. Niçe kerre Hârûnu'r-Reşîd bu Malatıyyeyi muhâsara etdi, âhir bî-feth avdet etdi. Hikmet-i Hudâ hicret-i nebeviyyeden iki yüz sene mürûrunda Hazret-i Ömer radıyallahu anh evlâdlarından Emîr Ziyâd ve onun oğlu Emîr Lokmân ve onun oğlu Emîr Ömer iki yüz bir asker-i İslâm ile gelüp bu kal‘ayı muhasara etdi. Bi-emri Hayy-ı Kadîr kırk yedinci günü Seyyid Battâl Gâzî'nin pederi Hazret-i Hüseyin Gâzî tarafından feth oldukda Emîr Ömer bu kal‘ayı temlîk üzre fethine sebeb olan Hüseyin Gâzî'ye ihsân edüp dâr-ı rukbe iken dârü'l-hilâfe oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 192b ·
metinde göster ·
… in âdem Mâhân'dan gelüp bu Ca‘ber kal‘ası ve Ane ve Selme ve Balis ve Bomboç ve
Rakka
ve Urfa ve Birecik kal‘aları etrâflarında diyâr-ı Ermenden niçe yüz yerleri ala …
Bunların bu diyârda refâhiyyet-i hâtırların Mâhân diyârında sâ’ir kabâ’illeri istimâ‘ edüp niçe bin âdem Mâhân'dan gelüp bu Ca‘ber kal‘ası ve Ane ve Selme ve Balis ve Bomboç ve Rakka ve Urfa ve Birecik kal‘aları etrâflarında diyâr-ı Ermenden niçe yüz yerleri alan u talan ve küffârlarını nâlân etmeğe başladılar. Âhir kendülere bir cây-ı me’men ve cây-ı menâs olmağiçün sene 583 târîhinde merkûm Muhammed ibn Dânişmend bu Malatıyye kal‘asın müceddeden binâ etdi. Hâlâ bir kal‘a-i köhne-âbâddır. Ammâ seng-tıraşları gâyet kebîrdir. Dîvârının kaddi yigirmi altı arşındır. Cümle (---) aded kulledir ve cümle (---) aded (---) dendân-ı bedendir ve cümle (---) aded bâb-ı hadîd-i cedîdlerdir. Evvelâ Alaca kapu, Süpürge kapusu, Meşak kapusu, Bâzâr kapusu, bunlar şâhrâh kapulardır. Şimâli deredir. Etrâfında handakı (---) ve dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil beş bin yüz adımdır. Ol kadar vâsi‘ değildir. Derûn-ı kal‘ada (---) câmi‘i ve mesâcidleri ve cebehânesi ve gılâl anbarları ve üç yüz kadar hâneleri ve dizdârı ve iç el olmak 194a ile yetmiş aded neferi vardır. Gayri imâret ve bezzâzistân yokdur. Cümle sûk-ı sultânî taşradadır. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 193b–194a ·
metinde göster ·