… Aras dörd konakdır ve kal‘a-i Gence dörd konakdır. Andan kalkup hândan iki yüz
refîk ve
üç yüz Abbâsî harc-ı râh alup cânib-i cenûba kâh-ı dağistân ve çengelistân, sa‘ …
Ve bu Tiflis'e kal‘a-i Kâht, beş menzildir ve kal‘a-i Aras dörd konakdır ve kal‘a-i Gence dörd konakdır. Andan kalkup hândan iki yüz refîk ve üç yüz Abbâsî harc-ı râh alup cânib-i cenûba kâh-ı dağistân ve çengelistân, sa‘b râh-ı tengler içre 4 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 320a ·
metinde göster ·
… den üç gün sonra paşa efendimizin neseb-i aynı ve kırk seneden berü yâr-ı gâr-ı
refîki ve
re’îsi Gınâyî Efendi merhûm olup rûh-ı revânı cinân-ı berîne revâne oldu. Rahme …
Hikmet-i Hudâ mezkûr vâkı‘anın ta‘bîr olunduğu günden üç gün sonra paşa efendimizin neseb-i aynı ve kırk seneden berü yâr-ı gâr-ı refîki ve re’îsi Gınâyî Efendi merhûm olup rûh-ı revânı cinân-ı berîne revâne oldu. Rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 145a ·
metinde göster ·
… müzeyyen ü şehr-i Medâyin-i Medyen olan taht-gâh-ı dârü'l-hulefâ-yı Bağdâd kim
refî‘u'l-bünyân ve
halkı Azîmü'ş-şân derler. Zîrâ bu şehr-i atîk zamân-ı kadîmden berü mecma‘-ı ul …
Evvelâ bu kal‘a-i Bağdâd-ı pür-dâd, dâr-ı İremezâtü'l-imâdı lem-yuhlak mislehâ fi'l-bilâd kim beyne'l-müverrihîn Irâk-ı behişt-âbâd nâmıyla meşhûr-ı âfâk olan kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn ve hisâr-ı kadîm ü bender-i azîm ve rabât-ı müzeyyen ü şehr-i Medâyin-i Medyen olan taht-gâh-ı dârü'l-hulefâ-yı Bağdâd kim refî‘u'l-bünyân ve halkı Azîmü'ş-şân derler. Zîrâ bu şehr-i atîk zamân-ı kadîmden berü mecma‘-ı ulemâ vü menba‘-ı fuzalâ ve mesken-i sulehâ vü burc-ı evliyâdır. Ve ıklîm-i acîbe ve garîbedendir kim cemî‘i ulemâsı ulûm-ı garîbeye ve fünûn-ı kesîreye mâliklerdir. Ve cemî‘i sıbyânları hemçünân tabî‘atları tîz-fehim olup gâyetü'l-gâye necîb ü reşîd ve zekiyyü't-tab‘ püserân-ı ciğer-kûşe âdemiyânları olur ve eyle zekiyyü't-tab‘ olduklarından ekseriyyâ ma‘sûmları niçe kütüb-i mu‘tebereleri hıfzen tekmîl etmişlerdir. Ammâ selîkaları Fârisî ve ilm-i inşâ ve ilm-i arûzda ebyât-ı eş‘âr semtine gitmişlerdir. Anınçün şu‘arâ vü mü’ellifîn ü musannifîni bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 345b ·
metinde göster ·
… ve zağar kelplerine ve şahin ve zağanos kuşlarına kim zırh vardır. şehr-i kadîm
refî‘ü'l-bünyân ve
halkı azîmü'ş-şândırlar. 20b
Ve bu kal‘a-i Tokat'da olan cebehâne bir kal‘ada yokdur. Hattâ tazı ve zağar kelplerine ve şahin ve zağanos kuşlarına kim zırh vardır. şehr-i kadîm refî‘ü'l-bünyân ve halkı azîmü'ş-şândırlar. 20b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 20a–20b ·
metinde göster ·
… azîm ve bir kirmen-ı müzeyyen ve bir şehr-i müdeyyendir kim kılâ‘lar mâbeyninde
refî‘ü'l-bünyân ve
halkı ekseriyyâ azîmü'ş-şân mücâhidün fî sebîlillâhlardır kim anların şânında s …
Bir sûr-ı hısn-ı hasîn ve sedd-i kavî metîn ve bir rabât-ı kadîm ve bir belde-i azîm ve bir kirmen-ı müzeyyen ve bir şehr-i müdeyyendir kim kılâ‘lar mâbeyninde refî‘ü'l-bünyân ve halkı ekseriyyâ azîmü'ş-şân mücâhidün fî sebîlillâhlardır kim anların şânında sûre (---) Kur’ân'da
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 117a ·
metinde göster ·
… n binâ-yı kadîm ve sûr-ı azîm bir rabât-ı müzeyyen ve bir belde-i medyendir kim
refî‘ü'l-beyân ve
halkı cümle azîmü'ş-şândır.
Manzara-i eşkâl-i kal‘a-i Üsküb-i mahbûb: Müverrihân-ı Rûm bu kal‘aya kal‘a-i Mazenderân-ı Rûm dediklerinin aslı hîn-i savaşda derûn-ı hisârda yigirmi bin güzîde Acem Mazenderânîsi gibi Arnavud tüfeng-endâzı olup Gâzî Evrenos Beğ ile pey-der-pey yedi ay savaş-ı perhâş edüp âhirü'l-emr seyf-i Muhammed urulup yürüyüş ile feth olduğundan cümle cevâmi‘lerinde hatîb minbere kılıç ile urûc edüp hutbeyi tilâvet eder. Hâlâ iki kat bir hisâr-ı üstüvâr-ı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn binâ-yı kadîm ve sûr-ı azîm bir rabât-ı müzeyyen ve bir belde-i medyendir kim refî‘ü'l-beyân ve halkı cümle azîmü'ş-şândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 169b ·
metinde göster ·
… r-ı azîm yokdur ve eyle bir rabât-ı müzeyyen ve şehr-i medyendir kim binâsı bir
refî‘ü'l-bünyân ve
halkı halîm ü selîm ve sâhibü'ş-şân âdemlerdir. Üstâd-ı selef-i mühendisîn var …
Nehr-i Tuna sâhilinde Belgrad tarafında çâr-kûşe bir seng-i tırâş kal‘a-i savaşdır kim cemî‘i ahcârları Ferhâd-vâr tîşe-i üstâd mi‘mârdan çıkup mücellâ ve musaykal dîvâr-ı serâmeddir. Hakkâ ki Âl-i Osmân elinde eyle bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn hisâr-ı kadîm ve sûr-ı azîm yokdur ve eyle bir rabât-ı müzeyyen ve şehr-i medyendir kim binâsı bir refî‘ü'l-bünyân ve halkı halîm ü selîm ve sâhibü'ş-şân âdemlerdir. Üstâd-ı selef-i mühendisîn var makdûrun sarf edüp alâ mehil bir kal‘a inşâ etmişdir kim hâlâ seyyâhân-ı berr [ü] bihâr içre memdûh olup hasretü'l-mülûk bir kal‘a-i mahbûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 182b ·
metinde göster ·
… mâl-ı ganâ’imleri mezâd-ı sultânîde fürûht edüp cümle yedi kîse mâl olup cümle
refîklerimizle ve
sonra refîk olan Tatarlar ile kardaş gibice pây-berâber üleşüp ancak hakîre kır …
Ba‘dehu bizim getirdiğimiz cümle esîrleri ve mâl-ı ganâ’imleri mezâd-ı sultânîde fürûht edüp cümle yedi kîse mâl olup cümle refîklerimizle ve sonra refîk olan Tatarlar ile kardaş gibice pây-berâber üleşüp ancak hakîre kırk guruş ve bir gulâm düştü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4b ·
metinde göster ·
… ye ile seni bu mâlların tahsîline me’mûr eyledim. İşte sana yigirmi aded şehbâz
refîkler ve
iki kîse harc-ı râhlar, al şu temessükâtları durma oturma Arnavud İskenderiyyes …
"Evliyâm bilirsin, Erdel gazâsında İskenderiyye beği Yûsuf Beğ oğlu Mehemmed şa(?) Beğ'e on üç bin riyâl guruş karz-ı hasen verdim ve Dukagin beği (---)(---) on kîse solta riyâl karzullâh verdim. Piruzin beği Arslan Beğ'e beş kîse riyâl Tanrı borcu verdim ve Bihorlu Memi Beğ'e bin altun verdim. İşte cümle temessükâtları ve işte hüccet-i şer‘iyye ile seni bu mâlların tahsîline me’mûr eyledim. İşte sana yigirmi aded şehbâz refîkler ve iki kîse harc-ı râhlar, al şu temessükâtları durma oturma Arnavud İskenderiyyesine ve öbür sancak beğlerine gidüp bolay kim bu mâlları cümle altun alaydın, zîrâ sana götürmesi kolaydır ve sana beğler sancaklarında âdemler koşalar ve Evliyâ'ya ri‘âyet edeler deyü yazmışım. Ben İslâmbol'a giderim 32b Fâtıma Sultân düğününe ve gayri mesârıflarıma bana akçe lâzımdır, zîrâ ben Erdel seferinde tokuz ayda bin altmış kîse harc etdim. Elbette oğul bana akçeleri İslâmbol'a girmeden yetişdiresin" dedikde âlem-i hayretde kalup eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 32a–32b ·
metinde göster ·
… lar" deyü hakîre hammâm-bahâ bir kîse ve bir kat libâs ihsân etdi. Ve otuz aded
refîklerime ve
hüddâmlarıma onar guruş in‘âm edüp her bâr şeref-i sohbetleriyle müşerref olup …
"İnşâallâh on güne dek karz-ı hasen deynimizi dînimiz hakkıyçün edâ edüp sizi yollar" deyü hakîre hammâm-bahâ bir kîse ve bir kat libâs ihsân etdi. Ve otuz aded refîklerime ve hüddâmlarıma onar guruş in‘âm edüp her bâr şeref-i sohbetleriyle müşerref olup kâhîce Busatlar nâm karyede Yûsuf Beğzâde sarâylarına gidüp zevk ü safâlar ederdik, ammâ dâ’imâ İskenderiyye'ye gelirdik, zîrâ Venedik kâfirinin isyân [u] tuğyânları var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 33b ·
metinde göster ·
… sâr-ı azîm ve bir sûr-ı kadîm rabât-ı müzeyyen ve bir tahtgâh-ı müdevven ve bir
refî‘u'l-bünyân ve
kal‘a-i azîmü'ş-şân bir hisâr-ı üstüvâr seng-binâ-yı Şeddâdîdir kim gûyâ Acem'd …
Evvelâ bu kal‘a-i Budin nehr-i azîm Tuna'nın cânib-i garbîsi kenârında bir till-i refî‘ yalçın kayalı sarp seng-i hârâ üzre şarkdan garba tûlânî vâkı‘ olmuş Hazret-i Risâlet'in vilâdetinden 882 sene evvel İskender-i Kübrâ vilâdetinde Nemçe krallarından Koca Grondi Mikloş kral altı yüz on yıl mu‘ammer olup bu kal‘a ol kral-ı pür-kemâl-i hoş-hısâlin binâsıdır. Hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn ve bir hisâr-ı azîm ve bir sûr-ı kadîm rabât-ı müzeyyen ve bir tahtgâh-ı müdevven ve bir refî‘u'l-bünyân ve kal‘a-i azîmü'ş-şân bir hisâr-ı üstüvâr seng-binâ-yı Şeddâdîdir kim gûyâ Acem'de kal‘a-i Kahkahâ ve diyâr-ı Ermen'de kal‘a-i Van'dır yâhûd sedd-i İskender-i Kübrâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 79b ·
metinde göster ·
… ı bedenler ile ârâste ve kesme kaya fecc-i amîk handaklar ile pîrâste olmuş bir
refî‘u'l-bünyân ve
bir hisâr-ı âlîşândır.
Bu dahi dâ’iren-mâdâr cirmi şekl-i murabba‘ Şeddâdî seng-tırâş bir hisâr-ı hâzır-bâşdır kim bu serhadlerde misli yokdur. Hattâ dîvârının arzı on zirâ‘-ı mekkîdir ve kaddi yetmiş arşın âlîdir. Leb-i deryâsı yalın kat hâ'ıt-ı metîneler ile inşâ olunmuşdur, ammâ kara tarafında Voraniçse bâğları tarafına kat-ender-kat dirsekli ve mazgal delikli ve metîn ü müstahkem kulleler ve ebrâclar ve dendân-ı bedenler ile ârâste ve kesme kaya fecc-i amîk handaklar ile pîrâste olmuş bir refî‘u'l-bünyân ve bir hisâr-ı âlîşândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154b ·
metinde göster ·
Eşkâl-ı zemîn-i kal‘ası: Evc-i semâya ser çekmiş bir
refî‘u'l-bünyân ve
bir kal‘a-i dâr-ı gâziyândır kim misli meğer kal‘a-i Amâdiyye ve kal‘a-i Van ol …
Eşkâl-ı zemîn-i kal‘ası: Evc-i semâya ser çekmiş bir refî‘u'l-bünyân ve bir kal‘a-i dâr-ı gâziyândır kim misli meğer kal‘a-i Amâdiyye ve kal‘a-i Van ola. Bir kırmızı kayalı ve şâhin ve zağanos yuvalı tell-i refî‘ üzre seng-tırâş bir kal‘a-i savaş-ı hâzır-bâş bir hisâr-ı üstüvârdır kim güyâ hemân Erzurûm'a karîb kal‘a-i Kemah gibidir, ammâ bu gâyet küçükdür, lâkin şâhin yuvası kal‘a-i bî-hemtâdır. Derûn-ı hisârda ancak yigirmi aded kayağan örtülü hâneleri ve bir câmi‘-i sağîri ve bir anbârı ve su sarnıçları var, ammâ topları ve cebehâneleri yokdur. Cânib-i şarka meyyâl bir kapusu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 159a ·
metinde göster ·
… sında ve bir deryâ-misâl bir fecc-i amîk batak ve çatak içinde cezîre-misâl bir
refî‘u'l-bünyân ve
bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i bî-amân olmağile buheyre-i azîmin derd …
Derûn-ı hisârda mahsûr olan Zirniski Mikloş ve Zirin Hersek nâm segler ile derûn-ı kal‘ada mahsûr yigirmi altı bin kefere kapandığı muhakkak olup anlar dahi derûn-ı hisârdan cenge âhenge başladılar. Ammâ bu kal‘a-i sedd-i İskender nehr-i Reyke bataklığı ve berkeliği içinde cezîre gibi kalmış bir sedd-i Kahkahâ'dır. Hemân cümle guzât fermân-ı şehriyârî ile mezkûr batağın suyun kesüp altıncı günde taşra varoş feth olup bin altı yüz kadar küffâr-ı hâksâr 173a dendân-ı kılıçdan geçüp orta kal‘a fethine mübâşeret olunur, ammâ bu orta kal‘a bir sahrâ-yı azîmin ortasında ve bir deryâ-misâl bir fecc-i amîk batak ve çatak içinde cezîre-misâl bir refî‘u'l-bünyân ve bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i bî-amân olmağile buheyre-i azîmin derdinden kal‘anın yanına varılmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 172b–173a ·
metinde göster ·
Ve Beç kal‘ası maşrıkdan mağribe tûlânî şekl-i bâdemî vâki‘ olup Tuna kenârında bir alçak zemînde sağîr ü kebîr ve enderûn [u] bîrûnda cümle yigirmi yedi aded tabyalı bir sedd-i metîn ve bir hısn-ı hasîn sûr-ı refî‘u'l-bünyân ve nâmı âlîşân bir kal‘a-i Alman-ı bî-amân dâr-ı bî-îmândır. Hudâ sâhib-i îmâna müyesser ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56a ·
metinde göster ·
köleler ve seyishânem ile kal‘aya girirken vakt-i seherde kal‘a kapusu açılup a …
Bu ednâ kemter fakîr bu kal‘aya ibtidâ refîkler ve köleler ve seyishânem ile kal‘aya girirken vakt-i seherde kal‘a kapusu açılup anı gördüm: Dörd beş yüz cürd atlı pür-silâh gâzîler kal‘a kapusundan taşra çıkar. Hakîr dahi cisr başında tevakkuf ederken hemân Kassâbzâde ve Behlûl Ağa ve Dizdâroğlu ve niçe gâzîler hemân hakîri görünce,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84a ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin batı tarafından nehr-i Kraşva cereyân edüp bu mahalle karîb nehr-i Tuna'ya munsab olur latîf sudur, ammâ küçükdür. Ve bu nehrin 93b ibtidâ tulû‘-ı hurûcu Erdel vilâyetinin Kraşva dağlarından gelüp Virse kal‘asıyla bu Yeni Kal‘a sahrâsından cereyân edüp nehr-i Tuna'ya girir ve nehr-i Terhal Çalmaş yaylağından gelüp bu şehrin maşrık cânibi dibinde bu da Tuna'ya rîzân olur. Ve hakîr bu Yeni Palanka'dan bir keştîye refîklerimle ve şehir a‘yânıyla alâ tarîkı's-seyr Tuna'dan karşu kıble cânibine nehr-i Tuna'yı ubûr ederken renc-i anâlar ve rîh-ı akîmler çekerek bir mîlde karşu geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93a–93b ·
metinde göster ·
… dar dükkânlarında kızlar oturup kâr ederler. Bunda hâkim olan boyardan ulûfe ve
refîkler ve
iki talika arabalar alup seyishânelerimizin bârların arabalara tahmîl eyleyüp a …
Bu dahi başka boyarlıkdır. Hakîri boyar bir mükellef sarâya kondurup i‘zâz [u] ikrâmlar etdi. Bu şehr-i ra‘nâ nehr-i Rimlik kenârında ve bir yayla kûh-ı serbülend dâmeninde bâğlı ve bâğçeli şehirdir. Altı aded manastırları ve beş yüz kadar dükkânlarında kızlar oturup kâr ederler. Bunda hâkim olan boyardan ulûfe ve refîkler ve iki talika arabalar alup seyishânelerimizin bârların arabalara tahmîl eyleyüp andan yine semt-i şarka (---) sâ‘at giderken bir yağmur ve mihnet ile bir sahrâ-yı azîm içre giderken âhıru'l-emr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 103b ·
metinde göster ·
… n efendimize ubûdiyyetnâmeler ile hedâyâlar verüp ve elli aded pür-silâh kefere
refîkler ve
arabalar verüp bir kîse harc-ı râh ve yüz altun hüddâmlarıma verüp,
Mâ-tekaddem sene (---) târîhinde Lipul Beğ oğlu İstifan Beğ'i ender[û]ndan Boğdan beği edüp Burunsuz Kostantin ile bu Yaş şehri altında Tatar ile Burunsuz Kostantin'e bir kılıç urup Yaş şehrine İstifan Beğ hâkim olduğu ve diyâr-ı Boğdan ve vilâyet-i Eflak'ı nehb ü gâret ve harâb [u] yebâb etdiğimiz sene-i merkûmda Yaş şehri evsâfıyla mufassal tahrîr olunmuşdur. Ammâ şimdi bu gelişimizde (---)(---) Beğ'e buluşup Eflak beğinin ve Nigebolı müselliminin mektûblarıyla Beç kal‘asında Nemse kralının bu hakîre verdiği emân kâğızı ve ta‘yînât defterlerin verdikde Boğdan beği Nemse çâsârının hattını yüzüne gözüne sürüp ayağa kalkup hakîre hayli ta‘zîm ü tekrîm edüp Divan Efendisi Mehemmed Efendi'nin konağına muttasıl hakîre bir menzil ârâste edüp ulûfe ve ta‘yînâtlarımız beleğan-mâ-belağ verüp üç gün istirâhat edüp dördüncü gün yol mektûbların boyarlarına ve Bender beğine ve yalı ağasına ve bizzât Tatar Hân efendimize ubûdiyyetnâmeler ile hedâyâlar verüp ve elli aded pür-silâh kefere refîkler ve arabalar verüp bir kîse harc-ı râh ve yüz altun hüddâmlarıma verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 104b ·
metinde göster ·
… halk olmuş bir mavî kaya üzre çâr-kûşe bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn binâ-yı
refî‘u'ş-şân ve
halkı azîmü'ş-şân hâl sâhibi kimesneler vardır kim bir serâmed Kahkahâ-âsâ iç k …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Sudak: İbtidâ bânîsi Âl-i Emeviyyûn havfinden bir Ciniviz kralzâdesi cezîre-i Girid'de kal‘a-i Suda'yı bırağup gelüp bu kal‘ayı binâ edüp ismine Suda deyü tesmiye eder, ammâ kavm-i Tatar-ı sabâ-reftâr Sudak kirmân derler. 135b Hâlâ kal‘ası Karadeniz kenârında evc-i âsumâna kehkeşân-vâr ser çekmiş bir tell-i refî‘ üzre bir pilav depesi gibi halk olmuş bir mavî kaya üzre çâr-kûşe bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn binâ-yı refî‘u'ş-şân ve halkı azîmü'ş-şân hâl sâhibi kimesneler vardır kim bir serâmed Kahkahâ-âsâ iç kal‘aya mâliklerdir, ammâ içinde aslâ evler ve imâretler yokdur. Ancak bir karavulhânesinde birkaç âdem nevbet ile beklerler, zîrâ Kazak-ı âk keferesinden havf ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135a–135b ·
metinde göster ·
elçinin âdemleriyle cümle atlarımız yedi pâre gemilere koyup yine Bahr-i [Hare] …
Ba‘dehu hakîre Çerkes beği on aded cürd atlı ve Terek kapudanı yigirmi atlı ve yüz aded piyâde tüfengliler verüp bu hakîr deryâdan gitmeğe tevbe etmişken evdeki hisâb bâzâra uymayup bi'z-zarûrî yine refîkler ve elçinin âdemleriyle cümle atlarımız yedi pâre gemilere koyup yine Bahr-i [Hare]z sâhilleriyle Kalmık havfinden emîn olarak deryâda bir gece poyraz rûzgârıyla gidüp sehel fırtınacık çeküp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 167b ·
metinde göster ·
gulâmlarım mest [ü] medhûş gibi serâsime yatup Ashâb-ı Kehf hâbına varmışlar id …
Cümle refîk ve gulâmlarım mest [ü] medhûş gibi serâsime yatup Ashâb-ı Kehf hâbına varmışlar idi, ammâ hakîr ve Baba Mansûr-ı Hindî uyah idik. Cümle silâhlarımız ile kelblerimiz yanımızda, ammâ vakit dahi 182a henüz nısfu'l-leyl olmuşdu. Mâh-ı felek de henüz kubbe-i felekden baş gösterdiği mahal olup bizim Şak[ı] nâm bir zağar kelbimiz bizden bir hayli mesâfe-i ba‘îdede yatırmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181b–182a ·
metinde göster ·
Hemân kelb hüngürmeğe(?) ve çakğırmağa(?) başlayınca hemân hakîr ve refîkim Baba Mansûr refîklerimizi ve memlûklarımızı üç aded kulağız Maskov keferelerin hâbdan bî-dâr edince cümle pür-silâh âmâde oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 182a ·
metinde göster ·
… layım" deyüp hakîre üç yüz guruş ve bir semmûr kafâsı kürk ve niçe ihsânlar ile
refîk [ve]
gulâmlarım mesrûr edüp her birimize birer re’s iri Maskov bârgîrleri ile her hü …
"Seni Edirne'de bulayım" deyüp hakîre üç yüz guruş ve bir semmûr kafâsı kürk ve niçe ihsânlar ile refîk [ve] gulâmlarım mesrûr edüp her birimize birer re’s iri Maskov bârgîrleri ile her hüddâmlarıma birer Azak nâfesi kürkler ihsân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 187b ·
metinde göster ·
samson ve tazı ve zağarlarımla şikâra gezerken bir yaban atına râst geldik, amm …
Hikmet-i Hudâ bu mahalde yine hüddâmlar ve refîkler ve samson ve tazı ve zağarlarımla şikâra gezerken bir yaban atına râst geldik, ammâ gûyâ fîl-i mahmûdî gibi cüssedâr ve semîn esb-i beyâbânî idi. Refîklerim ile bu ata on yedi ok ve yedi sekiz kurşum urduk. Aslâ fâ’ide etmeyüp yine kaçardı, ammâ gide gide zahmlar bunu alup cüst ü çâpıklık etmez oldu. Hele gulâmımın biri dahi bu atın kızılca koltuğunda kolan yerine bir çatal kurşum urunca bir iki kerre dizleri üzre gelüp kalkarken hakîr bu atı yine sinirleyüp refîkler ile boğazlayup pâre pâre hissemend olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 189b ·
metinde göster ·
… n dutup buzları kırup atların suda yüzdürürdü ve ba‘zı elleri ve ayakları dutar
refîk ve
hüddâmlarımız atları başından ve kıçından çekerek buzdan taşra çıkarırdı.
Bu hâl-i pür-melâl üzre böyle renc-i anâ ve rîh-ı gınâ çekerek her menzilde kırkar ve ellişer yerde bataklı ve çataklı ve buz donmuş ve donmamış buzlap akar suları geçerken atların ayakları buza geçerdi. Ammâ cânı başında olan iş görmüş yiğitler atların yularlarından dutup buzları kırup atların suda yüzdürürdü ve ba‘zı elleri ve ayakları dutar refîk ve hüddâmlarımız atları başından ve kıçından çekerek buzdan taşra çıkarırdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 192a ·
metinde göster ·
… i günü sevâd-ı mu‘azzam İslâmbol'a sâlimîn ü gânimîn on altı gulâmımla ve cümle
refîklerimle ve
on altı re’s atlarımla ve üç bin aded nakid guruşumla ve bu kadar mâl-ı menâl-i …
Andan (---) sâ‘atde sene 1077 mâh-ı Zilka‘de'sinin on yedinci günü sevâd-ı mu‘azzam İslâmbol'a sâlimîn ü gânimîn on altı gulâmımla ve cümle refîklerimle ve on altı re’s atlarımla ve üç bin aded nakid guruşumla ve bu kadar mâl-ı menâl-i metâ‘-ı gûnâ-gûnlarımla hâneme vâsıl olup yüz bin hamd [ü] senâ etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 203b ·
metinde göster ·
… z sengîn binâ bir sûr-ı ra‘nâ-yı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn hisâr-ı üstüvâr-ı
refî‘u'l-bünyân ve
halkı azîmü'ş-şân kirmân-ı kadîmdir kim eyle bir rabât-ı ma‘mûre bu mertebe sâh …
Evvelâ Bahr-i Sefîd'in Rûmeli sâhilinde tûlu yüz mîl aded bir körfezin cânib-i garbîsi nihâyetinde vâki‘ olup ol halîcin bir kumsal pâk limanı kenârında iç kal‘ası bir topraklı ve kayalı püşte-i âlî üzre şekl-i müselles Şeddâdî seng-i beyâz sengîn binâ bir sûr-ı ra‘nâ-yı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn hisâr-ı üstüvâr-ı refî‘u'l-bünyân ve halkı azîmü'ş-şân kirmân-ı kadîmdir kim eyle bir rabât-ı ma‘mûre bu mertebe sâhil-i Bahr-i Ebyaz'da misli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 224a ·
metinde göster ·
Zîrâ şehr-i Atina eyle bir hûb u merğû[b] şehr-i âbâdândır kim
refî‘u'l-bünyân ve
halkı azîmü'l-kân bir dâr-ı diyârdır kim rûy-ı arzda vâki‘ olan acâ’ibât u garâ …
Zîrâ şehr-i Atina eyle bir hûb u merğû[b] şehr-i âbâdândır kim refî‘u'l-bünyân ve halkı azîmü'l-kân bir dâr-ı diyârdır kim rûy-ı arzda vâki‘ olan acâ’ibât u garâ’ibâtu'd-dehrden her ne kadar musanna‘ât eşyâlar var ise bu şehr-i ma‘mûrede mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 251a ·
metinde göster ·
… ır bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn rabât-ı müzeyyen ve şehr-i medîndir kim bir
refî‘u'l-bünyân ve
halkı azîmü'ş-şân gâzî fetâlardır. Ammâ bu kal‘anın etrâflarında aslâ handak ve …
Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve bâcdârı ve mi‘mârı ve harâc ağası ve şehir kethudâsı ve Rûmlar üzre portoyorozi vardır. Kal‘a dizdârı ve toksan aded gâzî merdüm-hisârı cümle Cezâyir levendleri gibidir. Kal‘ası leb-i deryâdan bir top menz[il]i içeri şark cânibinde karada Cum‘a köyü(?) dağı burnunda bir mürtefi‘ havâlesiz şekl-i bâdemî bir seng-i tırâş ve bir kârgîr ve metîn kal‘a-i savaş muhkem hisâr-ı üstüvâr-ı hâzır-bâşdır kim ejder-i heft-ser gibi cânib-i erba‘aya ve deryâya nâzır bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn rabât-ı müzeyyen ve şehr-i medîndir kim bir refî‘u'l-bünyân ve halkı azîmü'ş-şân gâzî fetâlardır. Ammâ bu kal‘anın etrâflarında aslâ handak ve hafirden bir nişân yokdur, zîrâ sâfî yalçın kayalar üzre vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 265b ·
metinde göster ·
… i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn hisâr-ı üstüvâr-ı kadîm ve bir sûr-ı azîmdir kim
refî‘u'l-bünyân ve
halkı azîmü’ş-şân kimesnelerdir.
Eşkâl-i kal‘ası: Rûmeli tarafında leb-i deryâda (---) dağı burnunda bir topraklı ve kayalı bir kûh-ı müntehâ üzre şekl-i müselles bir Şeddâdî mutarraş taş binâ-yı hâzır-bâş li-ecl-i savaş-ı perhâş bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn hisâr-ı üstüvâr-ı kadîm ve bir sûr-ı azîmdir kim refî‘u'l-bünyân ve halkı azîmü’ş-şân kimesnelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 338a ·
metinde göster ·
… emâya kad çekmiş bir till-i refî‘ üzre bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn binâ-yı
refî‘u'l-bünyân ve
halkı azîmü'ş-şân şekl-i muhammes bir Şeddâdî seng binâ bir kal‘a-i bâlâdır kim …
Kal‘ası Yanya gölü kenârında kehkeşân-âsâ semâya kad çekmiş bir till-i refî‘ üzre bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn binâ-yı refî‘u'l-bünyân ve halkı azîmü'ş-şân şekl-i muhammes bir Şeddâdî seng binâ bir kal‘a-i bâlâdır kim bir tarafdan aslâ havâlesi olmayup kenâr-ı buhayrede yalçın kayalar üzre seng binâ bir kal‘a-i garrâdır kim der-girdâ-gird-i kılâ‘ât cümle üç bin adım ihâta eder bir hisâr-ı üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 346b ·
metinde göster ·
… ‘i umur-ı mühimmât [u] levâzımâtımız âmâde edüp sekiz gulâmımız ve üç yâr-ı gâr
refîkımız ve
on beş re’s küheylân atlarımız ile bu hakîr-i fakîr-i pür-taksîr müsâfirîn-i be …
Âhirü'l-emr cemî‘i umur-ı mühimmât [u] levâzımâtımız âmâde edüp sekiz gulâmımız ve üç yâr-ı gâr refîkımız ve on beş re’s küheylân atlarımız ile bu hakîr-i fakîr-i pür-taksîr müsâfirîn-i berr ü bahr ve gâhî sakinîn-i kurâ ve şehr olmağiçün bu kemîne-i dîrîne bir gün zevrak-ı rûzigâr şitâba süvâr olup bâdbân-ı keştîyi küşâde kılup ınân-ı ihtiyâr ile deryâ üzre muvâfık eyyâm ile İslâmbol'dan Arz-ı Mukaddes hâki olan Üsküdar cânibine mün‘atıf ve râdet-i cevzi deryâdan ubûr etmeğe munsarıf olup hamd-i Hudâ âsân vech ile tokuz mîlde ibtidâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y3b ·
metinde göster ·
Evvelâ Sakız kullesinin içinde cümle (---) mahalledir. Aslâ kefere yokdur. Ve cümle iki bin iki yüz kat-ender-kat beşer altışar tabaka kârgîr ve metîn ve zîbâ ve ra‘nâ ve musanna‘ ve müzeyyen evlerdir. Zîrâ ceng [ü] cidâl ile feth olmayup bir hâneye top-ı kûp ile zarar isâbet etmeden dest-i Âl-i Osmân'a girmek ile şâhâne vâcibü's-seyr ibret-nümâ Frengî binâlar var kim vasfında lisânlar kâsır ve kalemler kâsirdir. Serâpâ Ciniviz binâsı kal‘a-misâl büyûtları refî‘ü'l-bünyân ve halkı azîmü'ş-şândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y57b ·
metinde göster ·
on aded tevâbi‘imiz cümle pür-silâh ve hâzırbaş bu Dalkavak içre "yâ Fettâh ve …
Hakîr cümlesine tenbîh ü tekîd edüp yigirmi refîkimiz ve on aded tevâbi‘imiz cümle pür-silâh ve hâzırbaş bu Dalkavak içre "yâ Fettâh ve yâ Rezzâk" ismine meşgûl olarak giderken hemân on piyâde ve beş küheylân atlı bir seyishâneleri üzre bir siyâh Habeşî gulâmlı âdemler zâhir olup biz dahi hâzırbaş olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y93a ·
metinde göster ·
… ed Re’îs'i re’îs edüp yetmiş bahâdır pür-silâh şehbâz ile altı atlarımız ve beş
refîkımız ve
ba‘zı âmâde yolcular ile firkateye süvâr olup Marmaris'den yelken yırtup muvâfı …
Bu temâşâlardan sonra kal‘a-i Marmaris'den Habîb Bölükbaşı'nın firkatesine Tokalac Ahmed Re’îs'i re’îs edüp yetmiş bahâdır pür-silâh şehbâz ile altı atlarımız ve beş refîkımız ve ba‘zı âmâde yolcular ile firkateye süvâr olup Marmaris'den yelken yırtup muvâfık eyyâm ile Hudâ'ya sığınup ol körfez içre on bir mîl iki câniblerinde sun‘-ı Hudâ'yı temâşâ ederek ubûr ederken hikmet-i Hudâ eyyâm aşağı koyup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y111b ·
metinde göster ·
… a‘mûr köydür. Bunda sehel istirâhat edüp ve tahte'l-kahve ve tenâvül edüp cümle
refîklerimizin ve
hakîrin atlarına ikişer at yemi alup cümle toksan dörd yem alup üç guruş verdik …
Karye-i Veşle: Yüz evli kal‘a-misâl bir ma‘mûr köydür. Bunda sehel istirâhat edüp ve tahte'l-kahve ve tenâvül edüp cümle refîklerimizin ve hakîrin atlarına ikişer at yemi alup cümle toksan dörd yem alup üç guruş verdik. Hâzâ bereket-i Mûsâ deyüp bir kaç âdem silâhlarıyla bize refîk oldular, zîrâ bu mahaller gâyet havf ü haşyet çekecek yerlerdir. Andan yine göz göz gön olmuş sa‘b [u] sengistân içre 6 sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y233a ·
metinde göster ·
… en bin seksen iki mâh-ı saferü'l-muzafferin evvelki gün yigirmi atlı tevâbi‘ ve
refîklerimiz ve
abd-i müşterâlarımız ile mütevekkilen alallâh deyüp sâhil-i Nîl'de bir gemiye b …
Evvelâ Circe'den bin seksen iki mâh-ı saferü'l-muzafferin evvelki gün yigirmi atlı tevâbi‘ ve refîklerimiz ve abd-i müşterâlarımız ile mütevekkilen alallâh deyüp sâhil-i Nîl'de bir gemiye binüp Nîl'i ubûr edüp vilâyet-i şarkistân'a kadem basdık. Bu diyârlarda Nîl'in karşı tarafına şarkistân, Circe tarafına Garbistân derler. Bu şarkistân hâki Y 378b Ebû Yahyâ hükmündedir. On bin hayyâl safînâtü'l-ciyâd atlı güzîde rumhzen askere mâlikdir. Ba‘zı tevâbi‘leri hakîre istikbâle çıkup i‘zâz u ikrâm ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y378a–Y378b ·
metinde göster ·
… m kal‘amızdan içeri neferâtlarımızdan Rûm uşağı gitse katl ederler. Biz size ne
refîk ve
ne mektûb veririz. Bizim bu kal‘adan taşra cenûb cânibine atımız işlemez" deyü …
"Bizim kal‘amızdan içeri neferâtlarımızdan Rûm uşağı gitse katl ederler. Biz size ne refîk ve ne mektûb veririz. Bizim bu kal‘adan taşra cenûb cânibine atımız işlemez" deyü kat‘î cevâb verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y394a ·
metinde göster ·
Andan ale's-sabâh hâkim hakîre hecînli ve eli harbeli
refîkler ve
firâvân darı ekmekleri ve pişmiş koyunlar ve karpuz ve hûrmâlar verüp Nîl kenâr …
Andan ale's-sabâh hâkim hakîre hecînli ve eli harbeli refîkler ve firâvân darı ekmekleri ve pişmiş koyunlar ve karpuz ve hûrmâlar verüp Nîl kenârına yine cenûba dağlı ve taşlı ve sindiyân ve âbnûs ağacı ormanlı yerleri ubûr ederek iki günde anâ çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y395b ·
metinde göster ·
… ve hurûf-ı hâ-i hevvez ile kâf bir yerde ve hâ-i zamîr i‘râbları yerinde ya‘nî
ref‘ ve
nasb ve cer yerine kâ’imdir. Bu gûne hatları var kim:
Ve gâyet zinde kavmdir. Ve bu kavmde ilm-i arabî ve kitâbet vardır. Siyâh siyâh dağlarında niçe kerre yüz bin gârlar vardır. Kimi gârlarda ve kimi taşrada haymelerde sâkinlerdir. Gârlar içre defn etdikleri âdemlerinin başları ucunda mevtâlarının isimleri elbette taşa kazılmışdır, Süryânîce bir gûne hatt-ı garîbedir. Ekser dörder üçer elif bir yerde ve hurûf-ı hâ-i hevvez ile kâf bir yerde ve hâ-i zamîr i‘râbları yerinde ya‘nî ref‘ ve nasb ve cer yerine kâ’imdir. Bu gûne hatları var kim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·