… -yı hâmûnda yedi yerde püşte püşte benî Âdem üstühânları mâl-â-mâl idi. Bizimle
refîk olan
yasavul ağası olan Zâl-ı zamândan, "Bu üstühânlar nedir?" deyü su’âl etdikde ol …
Bu sahrâ-yı hâmûnda yedi yerde püşte püşte benî Âdem üstühânları mâl-â-mâl idi. Bizimle refîk olan yasavul ağası olan Zâl-ı zamândan, "Bu üstühânlar nedir?" deyü su’âl etdikde ol kırçıl eyitdi: "Ey oğul! Sene 940 târîhinde Süleymân Hân Tebrîz'in Ucân yaylasında otururken Acem diyârın nehb ü gâret etmeğe İbrâhîm Paşa'yı seksen bin asker ile serdâr edüp Erdebil ve Merâğa ve Kehrevân ve Kum ve Kâşân câniblerin âlân u tâlân ide. Şâh dahi Osmânlı'nın bu hareketinden haberdâr olup yetmiş bin güzîde asker ile Halefüddîn Hân'ı sipehsâlâr-ı mu‘azzam edüp gönderüp bu Sercem sahrâsı içre iki asker meks ederler. Çün inâyet ü himâyet-i Bârî yârî olup Akkoyunlu beğzâdelerinden Murâd Beğ kim diyâr-ı Horasân'dan üç bin fetâsıyla gelüp Osmânlı'ya mu‘în ü yâr ve Kızılbaş'a adüvv-i hûnhâr olmuşdu. Hikmet-i Rabbânî mezkûr beğ karavulda nigehbânlık ederken Acem askerinden bir korucubaşı ele getirüp Serdâr İbrâhîm Paşa huzûruna kayd ü bend ile getirüp Âsaf-ı Berhıyâ İbrâhîm Paşa dili söyledir ve şâhın dahi geleceğin haber alır ve Hoca Hâfız-ı Şîrâzî Dîvânı'ndan tefe‘ül edüp bu beyt gelir. Şi‘r:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 304a ·
metinde göster ·
… -ı sultânîde fürûht edüp cümle yedi kîse mâl olup cümle refîklerimizle ve sonra
refîk olan
Tatarlar ile kardaş gibice pây-berâber üleşüp ancak hakîre kırk guruş ve bir gu …
Ba‘dehu bizim getirdiğimiz cümle esîrleri ve mâl-ı ganâ’imleri mezâd-ı sultânîde fürûht edüp cümle yedi kîse mâl olup cümle refîklerimizle ve sonra refîk olan Tatarlar ile kardaş gibice pây-berâber üleşüp ancak hakîre kırk guruş ve bir gulâm düştü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4b ·
metinde göster ·
… sıl-ı kelâm bu cengde iki yüz nefer gâzîlerimiz şehîd oldu, ammâ hakkâ ki sonra
refîk olan
Pojaga askeri şecî‘âne ey savaş-ı perhâş edüp küffâra aç kurd gibi girirlerdi v …
Hâsıl-ı kelâm bu cengde iki yüz nefer gâzîlerimiz şehîd oldu, ammâ hakkâ ki sonra refîk olan Pojaga askeri şecî‘âne ey savaş-ı perhâş edüp küffâra aç kurd gibi girirlerdi ve yigirmi altı bin küffâr mürd olup tokuz bin kadar mahbûb u mahbûbe perî-çehre mûğpîçe gulâmlar müşterî-çehre pâkîze ve bâkire sîm-gabgab kızlar ve sâ’ir mâl-ı ganâ’im ve sîm ü zer âvânî makûlesi ganâ’imlerin hadd [ü] hasrların Hudâ-yı Kerîm bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 186a ·
metinde göster ·
… deryâ-misâl asâkir-i İslâm hemân yan verüp bizimle mukaddemâ Pojaga'[ya] giden
refîk ola[n]
askerler dahi Pojaga müsellimine varup,
"Bire âsîler, bire zorbâz pâdişâhın re‘âyâsın alup esîr etmişsiz. Sizin haklarınızdan geliriz" deyüp cümlesi cenge yaraklandıklarında hemân biz dahi hamle eyleyüp cenge âheng etmek sadedinde iken gördüler kim deryâ-misâl asâkir-i İslâm hemân yan verüp bizimle mukaddemâ Pojaga'[ya] giden refîk ola[n] askerler dahi Pojaga müsellimine varup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 186b ·
metinde göster ·
… ‘âmetleridir kim iki kılıç altında Macar re‘âyâlı köylerdir. Hatta bu hakîr ile
refîk olan
serhadliler ba‘zı kurâların hakladılar.
Bu varoş ve bu sahrâlarda geçdiğimiz kurâların cümlesi bizim Kanijeli ve Ustolni-Belgradlı ve Üstürgonlu askerlerinin cümle kurâlar tîmâr ve ze‘âmetleridir kim iki kılıç altında Macar re‘âyâlı köylerdir. Hatta bu hakîr ile refîk olan serhadliler ba‘zı kurâların hakladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49a ·
metinde göster ·
… yanına geldiler. Hemân bizim gulâmlar atlara sarılup yedeğe aldılar. Hemân bize
refîk olan
Maskov kefereleri
Meğer gerüde üç aded Tatar dahi var imiş. Anlar bu hâl-i pür-melâli görünce firâr ederken atları tavuşun istimâ‘ etdik, ammâ mukayyed olup komadık. Bir zamândan sonra anı gördük, üç dâne at bizim atların yanına geldiler. Hemân bizim gulâmlar atlara sarılup yedeğe aldılar. Hemân bize refîk olan Maskov kefereleri
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 182a ·
metinde göster ·
… ndere mütevekkilen alellâh deyüp sarp çengelistân ve hıyâbân içre girdikde bize
refîk olan
Etrâkler "Yollar emînlikdir ve bu şâhrâhdan gayri sağa ve sola sapar yol yokdur …
Menzil-i karye-i Zâl Derbendi: Eynegöl nâhiyesi kurâlarından yüz evli ma‘mûr Etrâk beledidir. Ve gâyet derbend ağzında olmak ile cemî‘i tekâlîf-i şâkkadan mu‘âf [u] müsellem bir alay müsellimlerdir. Bundan iki Pamukçu Etrâki refîkler alup Y 6b ale's-sabâh azm-i râh ederek Domalic dağı nâm derbend-i calendere mütevekkilen alellâh deyüp sarp çengelistân ve hıyâbân içre girdikde bize refîk olan Etrâkler "Yollar emînlikdir ve bu şâhrâhdan gayri sağa ve sola sapar yol yokdur, varın sıhhat ile" deyüp ormanlık içine girüp gâyib oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y6a–Y6b ·
metinde göster ·
… tuldum. Şimdi Sakız'a yine beni kaçıran ağama giderim" deyü cevâb etdi. Ve bize
refîk olan
Urlalılar bu oğlanı bildiler. Hakîr eyitdim:
"Vallâhi benim sultânım. Ben İzmirli (---) Çelebi'nin oğluyum. Kapudan Kaplan Mustafâ Paşa İzmir'e gelüp ben pederimden firâr edüp Kapudan Paşa'nın bir ağası beni hıfz edüp donanma ile Sakız'a varup limanda yatırken babam ardım sıra Sakız'a gelüp Kapudan Paşa huzûruna çıkup beni ağamdan alup bu yol ile babam ve büyük ağam ve iki lalam ve ben atlarımız ile beş kişi giderken ileride Çarpan boğazı ile Turna boğazı deresi ormanlarından üzerimize kırk elli Y 52a mikdârı yaya tüfengli dökülüp ceng ede ede babam ve ağam ve iki kölem kırılup hamd-i Hudâ ben hâlâs olup gerüye kaça kaça bu mahalle geldim. İşte bu sizde karacalarından bağlı olan âdem hırsızlardandır. Karındaşım bunu alt edüp ayağından kılıç ile yaraladı, hâlâ yaralıdır. Ve karındaşımı bunun üzerinde bunun yoldaşları yaraladılar. Elhamdülillâh babam ve karındaşım derdlerinden kurtuldum. Şimdi Sakız'a yine beni kaçıran ağama giderim" deyü cevâb etdi. Ve bize refîk olan Urlalılar bu oğlanı bildiler. Hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y51b–Y52a ·
metinde göster ·
… ı azîmler sâyesinde Alâ’iyye müsellimi anda meks edüp Çerçisli karyesinden bize
refîk olan
yigirmi tüfeng-endâz bizi müsellime teslîm edüp bizden sıhhat kâğıdları ve bir …
Karye-i Alara: Alâ’iyye hâkinde altmış yetmiş mikdârı müselmân Y 138b evleridir. Bir câmi‘leri var. Ve bu Alara nehri kenârında azîm hıyâbân mesîregâh-ı cihân çemenzâr yerlerde dıraht-ı azîmler sâyesinde Alâ’iyye müsellimi anda meks edüp Çerçisli karyesinden bize refîk olan yigirmi tüfeng-endâz bizi müsellime teslîm edüp bizden sıhhat kâğıdları ve bir kaç guruş hakk-ı tarîk alup avdet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y138a–Y138b ·
metinde göster ·
… in huzûrunda memlûklerimize ve huddâmlarımıza ve bize Y 418a kal‘a-i Itşân'da
refîk olan
Dervîş Seyyid Ni‘metullâh ve Dilrîş Seyyid Cârullâh['a] birer Gücerât ve birer …
Hakîr dahi hedâyâyı getiren âdemin huzûrunda memlûklerimize ve huddâmlarımıza ve bize Y 418a kal‘a-i Itşân'da refîk olan Dervîş Seyyid Ni‘metullâh ve Dilrîş Seyyid Cârullâh['a] birer Gücerât ve birer Bruc bezler verüp gelen âdeme bir boğca don gömlek verdiğim gibi aklı gitdi. Melik Kakan'a belâ-yı azîm olan iki fîli ve bir at ve iki çift boğça al u al kamîs serâvîl ve iki top sof ve bir donluk al londrine ve bir deste Ferhâd-hânî destâr ve üç zerdûz makrama, bunları hakîr kendü âdemlerim ile melike gönderüp âdemlerimize beş kutnî [ve] birer boynuz zebât verüp şâdumân geldiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y417b–Y418a ·
metinde göster ·
Bu vezîr istikbâle çıkdıkda iki fîl-i azîm getürdi kim biri süd beyâz idi. Bin yaşındadır, derlerdi. Yigirmi kademe nerdübân kemend ile çıkılır fîller idi. Ol mertebe fîl dahi görmemiş idim. Ve fîl bunlara eyle enîs ü mûnis gamgüsâr kim bir nân pâre içün kelb gibi âdemin akîbince gezer, gâyet üns ülfet etmişlerdir. Ve Rûm'daki fîller kadar ekûl değillerdir, ancak kesb-i havâdan cesîm ü semîndir. Benî âdeme gâyet meftûndur. Hattâ Itşân kal‘asında refîk olan Dervîş Ni‘metullâh'ın gergerdânı fîlleri gördükce hücûm edüp Dervîş Ni‘metullâh gücile zabt ederdi. Ve fîller gergerdânı gördükde cihân başına dar olup hortumun ber-havâ edüp gâhîce zemînden hâr hâşâk alup havâya püskürüp süheyl ururdu. Gûyâ bir bâkire kız sadâsı gibi hazîn savtı vardır. Q 329aP 326a Ve herbir fîlin arkasında kırkar mahbûb Bağanıskı memlûkleri süvâr olup melike eyle hedâyâ gelmişlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y423a ·
metinde göster ·
Dervîş Ni‘metullâh'ın süvâr olduğu gergerdân ölüp boynuzun ve tırnakların almış …
Bu dahi mukaddemâ memdûhdur. Bu şehir kâ’immakâmında Allâh emâneti Q 339b koduğumuz bâr-ı sakîlleri ve cümle hecîn ve develeri ve siyâh memlûkleri ve sâyir huddâmlarımız cümle sıhhatde bulup aldık. Ammâ şehr-i Itşân'da refîk olan Dervîş Ni‘metullâh'ın süvâr olduğu gergerdân ölüp boynuzun ve tırnakların almış, hakîr ana bir hecîn verüp ana süvâr oldu. Ammâ Dervîş Cârullâh'ın süvâr olduğu kazık boynuz hayvânı gâyet zinde idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
… azık boynuz hayvânları çokdur. Hattâ bu mahalle meks edince Itşân şehrinde bize
refîk olan
Dervîş Cârullâh'ın merkebi olan kazık boynuz hayvân kazığında bağlı dururken bi …
Bu dağlarda fîl ü gergerdân yokdur, ammâ maymun ve ceyrân ve kazık boynuz hayvânları çokdur. Hattâ bu mahalle meks edince Itşân şehrinde bize refîk olan Dervîş Cârullâh'ın merkebi olan kazık boynuz hayvân kazığında bağlı dururken bir kerre zemîni koklayup başın havâya kaldırup bir kerre hırz-ı cân ile hımâr-vâr bir sadâ-yı zâr-ı nizâr edince dağlar içinde bu feryâda mânend sadâlar zâhir olup dağdan niçe bin kazık boynuz hayvânları sahrâya nüzûl edüp bizim askerimiz üzre gelmeğe yüz tutdular. Hemân bu bizim refîkımızın kazık boynuzu kazığın koparup azığın bırağup licâmiyle ve eğeriyle dağdan gelen kazık boynuzlara katılup depişerek oynaşarak dağlar içre gitdi, gider. Ba‘dehu hakîr Dervîş Cârullâh'a bir hecîn bağışladım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
… ûncistân melikinin üç âdemi ve Habeş'den (---)(---)(---)(---)(---) yanımıza
refîk olan
âdemler ve Kara Nâ’ib kethudâsı Mehemmed Ağa ile cümle sekiz kimesne hil‘at-ı p …
Ve dahi bu Cîze şehrinde niçe ziyâretler edüp bir gece mihmân olup ertesi ale's-sabâh gemiler ile Fûncistân melikinin hedâyâları gelüp Eski Mısır'a ubûr olunup anda bâr-ı sakîlleri dâbbe-i cemellere tahmîl edüp bin seksen üç Muharrem'inin gurresi günü Mısır sarâyına dâhil olup cümle hedâyâları bunda gelüp Fûncistân sultânının kâ’imeleri ile ve nâmeleri ile ve âdemleriyle bir alay-ı azîm ile cümle metâ‘-ı hedâyâları âdet-i tertîb dîvân-ı Mısır'da İbrâhîm Paşa hazretlerine teslîm edüp bî-kusûr u bi't-tamâm verüp hakîr ve iki âdem ve Fûncistân melikinin üç âdemi ve Habeş'den (---)(---)(---)(---)(---) yanımıza refîk olan âdemler ve Kara Nâ’ib kethudâsı Mehemmed Ağa ile cümle sekiz kimesne hil‘at-ı pâdişâhî ile (---)(---)(---)(---)(---) müşerref olup el-hamdü lillâh cümlemiz sıhhatle geldiğimize bir deve ve beş koyun kurbân edüp (---)(---)(---)(---)(---) secdegâhın içinde du‘alar edüp Q 350bP 344b paşaya ve kethudâya ve şehir havâlesi ve dîvân efendisine ve gayrı ehibbâya hedâyâlarımız bezl eyleyüp anlar dahi mukâbelesinde bize niçe ihsânlar etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·