… kalup zahîre ve alef peydâ etmek içün beş aded gulâmımla ve on aded yâr-ı gâr-ı
refîklerimle
sahrâ-yı Üstürgon'un cânib-i garbîsine beş sâ‘at gidüp bir latîf yulaflı ve arp …
Hikmet-i Hudâ efendimiz Kadızâde İbrâhîm Paşa cisir yapmağa Tuna'nın karşu tarafına gemilerle geçüp bu hakîr Üstürgon temâşâsiyçün beri tarafda kalup ta‘yînâtımız olmadığından on bir re’s atlarımız ve hüddâmlarımız aç kalup zahîre ve alef peydâ etmek içün beş aded gulâmımla ve on aded yâr-ı gâr-ı refîklerimle sahrâ-yı Üstürgon'un cânib-i garbîsine beş sâ‘at gidüp bir latîf yulaflı ve arpalı tarla bulup cümle atlarımız bağlayu[p] yulafa salup bizler arpa demetleri düğmeğe başlayup fi'l-hâl birer cak yükü arpa peydâ edüp, "Bire meded, asker bu mahalle gelmeden dahi arpa düğelim" derken anı gördük: Üç yüz aded cürd atlı pür-silâh gözleri kızmış şehbâz gâzî yiğitler bize doğru gelüp selâm {vermeden},
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98b ·
metinde göster ·
… asker-i İslâm'a dîdebânlık ederdi. Bu mahalde dahi hakîr gulâmlarımla ve birkaç
refîklerimle
bir ma‘mûr köğe girüp {mısra‘:
Andan cümle başsız ve buğsuz asker üç sâ‘at dahi Komaran tarafına sahrâ-yı giyâhât içre revâne olup kal‘a-i Komaran Tuna nehri içinde bir cezîre-i âbâdânda beyâz kuğu gibi nümâyân oldukda Gürcî Paşa kethudâsı da bir püşte üzre atından enüp mehterhânesin çalmadan fâriğ olup cümle paşalılar zîr-i zeber olup etrâf [u] eknâfa karavullar komadan nefîr-i hâba başladıklarında cümle derinti asker mûr [u] mâr gibi taraf taraf pârekende ve perîşân olup "Ota otluğa gideriz" deyü câ-be-câ kurâları nehb ü gâret etmeğe ve mâl-ı ganâ’im almağa ve mahsûlât dermeğe mukayyed olduklarında serdârımız kethudâsı bir sâ‘at gerüde kalup korsa(?) asker-i İslâm'a dîdebânlık ederdi. Bu mahalde dahi hakîr gulâmlarımla ve birkaç refîklerimle bir ma‘mûr köğe girüp {mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 123b ·
metinde göster ·
… nibi dibinde bu da Tuna'ya rîzân olur. Ve hakîr bu Yeni Palanka'dan bir keştîye
refîklerimle
ve şehir a‘yânıyla alâ tarîkı's-seyr Tuna'dan karşu kıble cânibine nehr-i Tuna' …
Ve bu şehrin batı tarafından nehr-i Kraşva cereyân edüp bu mahalle karîb nehr-i Tuna'ya munsab olur latîf sudur, ammâ küçükdür. Ve bu nehrin 93b ibtidâ tulû‘-ı hurûcu Erdel vilâyetinin Kraşva dağlarından gelüp Virse kal‘asıyla bu Yeni Kal‘a sahrâsından cereyân edüp nehr-i Tuna'ya girir ve nehr-i Terhal Çalmaş yaylağından gelüp bu şehrin maşrık cânibi dibinde bu da Tuna'ya rîzân olur. Ve hakîr bu Yeni Palanka'dan bir keştîye refîklerimle ve şehir a‘yânıyla alâ tarîkı's-seyr Tuna'dan karşu kıble cânibine nehr-i Tuna'yı ubûr ederken renc-i anâlar ve rîh-ı akîmler çekerek bir mîlde karşu geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93a–93b ·
metinde göster ·
… edüp herkes mertebesinde karâr-dâde olup tahsîl-i mâla şürû‘ edüp ol gün hakîr
refîklerimle
mübârek-bâda vardıkda,
Hemân ertesi gün alay-ı azîm ile yeni beğ olan Esîr Debecioğlu (---) Beğ iskemle ağası ve sancak ağasıyla gelüp bu taht-ı sânî Tirkoviş'de 103b iskemle ağasının taraf-ı pâdişâhîden gelen iskemle üzre karâr-dâde olup önüne pâdişâhın ihsân etdiği tuğları ve sancağ u bayrakları koyup eline topuzun alup dîvân-ı azîm etdikde cemî‘i mertebe sâhibi boyarlar yeniden(?) bî‘at edüp herkes mertebesinde karâr-dâde olup tahsîl-i mâla şürû‘ edüp ol gün hakîr refîklerimle mübârek-bâda vardıkda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 103a–103b ·
metinde göster ·
… i günü sevâd-ı mu‘azzam İslâmbol'a sâlimîn ü gânimîn on altı gulâmımla ve cümle
refîklerimle
ve on altı re’s atlarımla ve üç bin aded nakid guruşumla ve bu kadar mâl-ı menâ …
Andan (---) sâ‘atde sene 1077 mâh-ı Zilka‘de'sinin on yedinci günü sevâd-ı mu‘azzam İslâmbol'a sâlimîn ü gânimîn on altı gulâmımla ve cümle refîklerimle ve on altı re’s atlarımla ve üç bin aded nakid guruşumla ve bu kadar mâl-ı menâl-i metâ‘-ı gûnâ-gûnlarımla hâneme vâsıl olup yüz bin hamd [ü] senâ etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 203b ·
metinde göster ·