… k ol sâl-i nâ-mübârekde Akka ve Sayda ve Berût'u ve Şâm Tarabulus'u ve Gazze ve
Remle ve
tâ arz-ı Hâsân'a varınca müstevlî olup iki binden mütecâviz Arabistân ü Havrân' …
Hikâyet-i netîce: Meğer mukaddemâ İslâmbol Kostantîni, Fransa kıralının kızına nâmzâd imiş. Fransa kıralı dahi kızının baht [u] tâli‘ine bir donanma-i azîm edüp altı yüz pâre gemi ile Arabistân yakaların nehb [ü] gâret ederek ol sâl-i nâ-mübârekde Akka ve Sayda ve Berût'u ve Şâm Tarabulus'u ve Gazze ve Remle ve tâ arz-ı Hâsân'a varınca müstevlî olup iki binden mütecâviz Arabistân ü Havrân'ın hûrân-misâl gözlü bâkirelerin esîre edüp ba‘dehu bu kadar milyon mâl-ı ganâyim ile ve bu kadar müslime cevârîler ile kıral ahd [ü] mîsâkına gûyâ vefâ edüp Fransa kıralı kızını İslâmbol tekuruna on pâre galyon ve on pâre kadırgayı mâl-ı Kârûn'a müstağrak edüp gönderdikde Akdeniz boğazına gelüp gördüler kim Türk cânibinden kal‘alar binâ olunmuş. Hemân mel‘ûnlar hîle edüp cümle tebdîl-i câme edüp bir keskin firişka kıyâmet lodos rûzgârında beş pâre boş gemiyi ileri yelkenleyüp boğazdan içeri girirken hemân boğazın iki tarafında olan kal‘aların cümle toplarına âteş edüp beş pâre boş gemiler gark-ı âb olup ardı sıra yigirmi pâre pür-silâh gemiler tarfetü'l-ayn içre girirler. Ahâlî-yi kal‘a bir dahi top doldurup kerteye alınca iki sâ‘atde gemiler yigirmi mîl menzil aldılar. Bu hîle ile İslâmbol'a gelüp tahrîr olunduğu üzre hamd-i Hudâ cümlesi esîr olup ol kıral kızından Sultân Bâyezîd-i Velî tevellüd etmişdir. Bu husûsda niçe müverrihîn gûnâ-gûn tahrîrât etmişlerdir. Ayn-ı Âlî bu kızı Ebü'l-feth'in babası alup Ebü'l-feth ol kızdan müştak oldu der. Ammâ kavl-i sahîh Ebü'l-feth isfendiyâr oğlunun kızı Alîme Hânım'dan mütevellid olmuşdur. Bu Fransa kıralının kızı Ebü'l-feth'in hâtûnudur kim Sultân Bâyezîd-i Velî'nin vâlidesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 28a ·
metinde göster ·
… hammed duhter-i nûr-ahterlerin bir ferde vaz‘-ı yed etdirmeyüp Akka ve Gazze ve
Remle ve
Havrân diyârlarına bu bâkirelerin isim [ve] resimleri ile deftere kayd edüp ol …
"Fetih günleri ol asırda size adâlet eylen buyurduk idi. Şimdi gerekdir kim şimdi bu size hâsekî olan Akîde Hânım ile cevârîliğe gelen üç bin ümmet-i Muhammed duhter-i nûr-ahterlerin bir ferde vaz‘-ı yed etdirmeyüp Akka ve Gazze ve Remle ve Havrân diyârlarına bu bâkirelerin isim [ve] resimleri ile deftere kayd edüp ol defterleri vilâyetlerin gönderüp cümlesinin peder ü mâderlerini İslâmbol'a getirüp rızâ-yı vâlideynleri ile her birin birer guzât-ı müslimîne akd-i nikâh edüp İslâmbol şehrin amâr edesiz" dedikde Akşemseddîn'in bu re’y [ü] tedbîriyle her diyâra âdemler gidüp ân-ı zamânda cümle bâkirelerin on bin mikdârı peder ü mâder ve akrabâ vü ta‘allukâtları gelüp üç bin bâkire üç bin bahâdırâna izn-i şer‘ile verüp azîm sûrlar edüp İslâmbol amâr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 31b ·
metinde göster ·
… lunca bu nehrin cânib-i kıblesi ve cenûbu ve garbı tâ Arz-ı Hâsân ve Askalân ve
Remle ve
Yafa ve Akka ve Sayda ve Berat ve Şâm Tarablus ve Tartûs-ı Tarsûs'a varınca arz …
Menzil-i Cisr-i Râstân: Nehr-i Âsî üzre bir cisr-i azîmdir kim Arz-ı Mukaddes'de cereyân eden iki nehr üzre böyle cisr yokdur. Arz-ı Mukaddes'de cereyân eden nehr-i âzîmin biri nehr-i Furât'dır kim Malâtiyye hudûdundan tâ bahr-i Ummân'a bu nehr-i Furât rîzân olunca bu nehrin cânib-i kıblesi ve cenûbu ve garbı tâ Arz-ı Hâsân ve Askalân ve Remle ve Yafa ve Akka ve Sayda ve Berat ve Şâm Tarablus ve Tartûs-ı Tarsûs'a varınca arz-ı mukaddesdir. Andan Ramazânoğlu yaylası hudûd olup tâ Mar‘aş ve Malâtiyye'ye ve sâhil-i nehr-i Murâd'a varınca arz-ı mukaddesdir. Cemî‘i müfessirînin kavl-i sahîhi üzre Arz-ı Mukaddes oldur kim Cenâb-ı Bârî rûz-ı mahşerde İsrâfîl Sûr'una nefh urup cemî‘i mevtâ ihyâ oldukda bu Arz-ı Mukaddesi Kâdir-i Lem-yezel ol kadar vâsi‘ ede kim cemî‘i ins ü cân u cin u tuyûr ve {cümle mahlûk-ı Hudâ'nın} sü’âli Kuds-i Şerîf olup cümle mahlûk bu Arz-ı Mukaddes'de cem‘ ola. Anınçün Arz-ı Mukaddes derler. Rivâyet-i uhrâda Hazret-i Dâvûd-ı Nebî aleyhisselâm ile bir tâbût bile giderdi. Ol tâbût kangı şehre ve kangı hudûda vardı ise ol mahalle arz-ı mukaddes dediler. Bu tâbût hikâyesi Kur’ân-ı Azîm ile müsbetdir. Âyet, sûre-i Bakara
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 26b ·
metinde göster ·
… kelelerinden beher sene bu Yafa iskelesine niçe yüz pâre gemiler gelüp Gazze ve
Remle ve
kasaba-i Lût'a ve Kuds-i Şerîf'e zahâyir ü metâ‘ ve tüccâr ü züvvâr getirirler. …
Gazze sancağı hâkinde leb-i deryâda şekl-i murabba‘ bir taş binâ bir şîrîn kal‘a-i ra‘nâdır. Remle nevâhîsinde Gazze subaşılığı hükmün[de]dir. Dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları vardır. Sene (---) târîhinde bânîsi (---) On yılda temâm olmuşdur. Gâyet metîn ü müstahkem kal‘adır. Cebehânesi ve limanına nâzır topları vardır. Ve a‘lâ latîf demir dutar limanı vardır. Cezîre-i Kıbrıs'dan ve Şâm Tarablus ve Sayda ve Berût ve Akka ve İskenderiyye ve Reşîd ve Dimyât ve Teyme kal‘ası iskelelerinden beher sene bu Yafa iskelesine niçe yüz pâre gemiler gelüp Gazze ve Remle ve kasaba-i Lût'a ve Kuds-i Şerîf'e zahâyir ü metâ‘ ve tüccâr ü züvvâr getirirler. Bender iskeledir ammâ Dimyât ve Reşîd benderi gibi ma‘mûr u müzeyyen şehr-i azîm değildir. Ancak beşyüz hâne ve câmi‘ ve hân u hammâmı ve çârsû-yı bâzârı ve bâğ u bâğçeli ma‘mûr kasabacıkdır. Cenûbî ve şarkî ve şimâlî tarafı cümle kum deryâsıdır. Şimâlinde kal‘a-i Akye benderi iki yüz mildir. Cenûbunda Tima benderi yetmiş mildir. Kudüs'e bir konak yerdir kim bundan yakîn Kudüs iskelesi yokdur. Kefere zamânı Kudüs hâtıriçün şehir bender-i azîm imiş. Andan yine cânib-i kıbleye kumistân içre şehir hâricinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 45b ·
metinde göster ·
… urâd edindiklerinde bir zelzele-i azîm olup şehr-i Askalân ve şehr-i Filistîn-i
Remle ve
şehr-i kal‘a-i Kalinseve ol zelzeleden harâb olup içindeki cümle kefereler dahi …
Ulu'l-azm peygamberlerdendir. Kavm-i Benî İsrâ’îl'e ba‘s olunup ümmetinden biri İslâm ile müşerref olmadıklarından Cenâb-ı Bârî anlara tâ‘ûn-ı ekber verüp şehr-i Askalân'dan taşra firâr ederlerken Cenâb-ı Allah Cibrîl-i Emîn'e emr edüp bunlara "Mûtû bi-emrillah" deyü bir sayha urunca cümlesi ol sayhadan zehresi çâk olup biri biri üzre cümlesi helâk oldular. Kamusu bir yerde helâk olmalarının sebebi oldur kim mâbeynimize tâ‘ûn girmesin deyü birbirlerin derâğûş edüp eyle çıtâçıt sık olmuşlardı kim mâbeynlerinden su sızmazdı. Ba‘dehû niçe yüz yıl mürûrundan sonra Hazret-i Uzeyr bu mevtânın üstühânları üzre uğrayup gördü kim deryâ-misâl âdem üstühânları birbirine çatılmış yatar. Âlem-i hayretde kalup "Yâ Rabbî! Bu ne hâldir kim cümle mevtânın üstühânları bir yerde yatar. Birisi pârekende ve perîşân değildir. Bu ne hikmetdir?" deyü âlem-i tahayyürde iken hâtifden bir nidâ geldi kim "Yâ Uzeyr! Bunlar benim tâ‘ûn azâbımdan kaçup helâk olup senin du‘âna muntazırlardır kim onlara yine hayât verem" nidâsı geldikde Hazret-i Uzeyr du‘â edince el-azametullah cümle uzuvlar birbirine karış katış olmuşken her cesedin kemikleri yerli yerine varup Cenâb-ı Bârî kudretin ızhâr içün cümle kemikler üzre sinirler ve damarlar bağlanup üstüne deriler halk olup ba‘dehû cümlesi hayât bulup ayak üzre kalkup cümlesi bir kerreden Hazret-i Uzeyr'i görünce "Lâ ilâhe illallah, Uzeyrun ibnullah" deyüp hâşâ sümme hâşâ Uzeyr'i Cenâb-ı Bârî'ye şerîk koşup diri eden Hazret-i Uzeyr'i zann etdiler kim sûre-i (---)Arapça dedikleri bu âyet ile müsbetdir. Hâlâ Yahûd kavminin sarı benizli ve kuvvetsiz olup ağızları kokduklarının aslı Hazret-i Uzeyr du‘âsıyla mevtâ iken hayât bulan Yahûd tâ’ifesi neslinde olan Yahûdîlerin hâlâ ağızları leş gibi kokup yüzlerinde ve gözlerinde nûr yokdur. Ba‘dehû Hazret-i Uzeyr Nebî yüz sene mu‘ammer olup ba‘dehû merhûm olup şehr-i Remle-i Filistîn'de defn etdiler. Ba‘dehû Cenâb-ı Bârî kudretin ızhâr içün Hazret-i Uzeyr'e ve hımâr-ı Uzeyr'e hayât verüp üç yüz yıl dahi halkı dîne da‘vet etdüğine Cenâb-ı Allah Habîbi Muhammedü'l-Mustafâ'ya alâ tarîkı'l-hikâye sûre-i (---)Arapça âyeti ki Hazret-i Uzeyr'i ölüden diri edüp yine halkı dîne da‘vet etdüğün bu âyet ile i‘lâm buyururlar. Ba‘dehû yine Hazret-i Uzeyr merhûm olup Yafa şehri hâricinde bu mezkûr mahalde medfûndur. Anınçün Hazret-i Uzeyr'in iki yerde kabri münevveri vardır. Biri Remle'de, biri bu Yafa şehri hâricinde. Mevtâdan hayât bulup iki kerre merhûm olan peygamberin biri bu Hazret-i Uzeyr'dir. Biri kırk kerre ölüp dirilüp külü göğe savrılup yine hayât bulan Hazret-i Çircîs aleyhi's-selâmdır kim Irâk-ı Musul'da medfûndur. Ammâ bu Hazret-i Uzeyr'i, kabr-i şerîfinden İşpaniye küffârı çıkarup Kızılelma'ya götürmek murâd edindiklerinde bir zelzele-i azîm olup şehr-i Askalân ve şehr-i Filistîn-i Remle ve şehr-i kal‘a-i Kalinseve ol zelzeleden harâb olup içindeki cümle kefereler dahi helâk olup bu bilâd-ı selâse üç yüz sene vîrân yatup imâr oldukda Mısır pâdişâhlarından el-Melikü'l-Kâmil asrında yine 46a İşpaniye küffârı Kudüs'e istîlâ etdiklerinde Hazret-i Uzeyr kabrine vaz‘-ı yed etmeğe cür’et edemeyüp Hazret-i Uzeyr'in hımârı üstühânların kabrinden çıkarup hâlâ hımârın iki ön ayakları Nemse çesarının hazînesinde cevâhir kutu ile hımârın tırnakların cümle mücevher edüp hazînelerinde mahfûzdır. Ve kıç ayakları İşpaniyye Kızılelması'nın İrimpapa hazînesindedir. Sâ’ir üstühânları yine şehr-i Yafa kurbunda Hazret-i Uzeyr cenbinde medfûndur. Küffâr ol sene kim Kudüs'e istîlâ etdüğü mahalde Malta küffârı fırsat bulup Nablus kurbunda karye-i Sabastiyye'den Hazret-i Yahyâ'nın cesed-i şerîfin serîka edüp Tarsûs bâbında karargâhları olan Karagözgez nâm kal‘aya götürdüler. Anı Me’mûn Halîfe feth edüp Malta küffârı cesed-i Yahyâ ile kal‘a-i Malta Rodosu'na vardılar. Sene 928 târîhinde anı dahi Süleymân Hân muhâsara etdükde cesed-i Yahyâ'yı hâlâ Malta olan cezîrede Hazret-i Yahyâ'nın vücûd-ı şerîfi anda cevâhir sanduka içinde Sencuvan hazînesinde mahfûzdır. Sencuvan, vücûd-ı Yahyâ Nebî'dir. Anı kendülere ricâl-i gayb edinüp anın dest-i şerîfi nakşı olan bayrakların açup ne cânibe teveccüh ederlerse mansûr olurlar. Ve Malta küffârının cemî‘i küffâr mâbeyninde mu‘azzez ü mükerrem olmaları Hazret-i Yahyâ cesedi anlarda olduğundandır, kim Sencuvan nâmıyla şöhret bulmuşdur. Ammâ ser-i sa‘âdetleri Şâm-ı şerîf kal‘asında câmi‘-i Ümeyye vasatında zîr-i zemîn içre bir altun tepsi üzre re’s-i şerîf-i Hazret-i Yahyâ hâlâ andadır. Sene 797 târîhinde Timurlenk açup ziyâret edüp manzûrı olmuşdur. Ammâ bu Yafa şehrinde Hazret-i Uzeyr'in kabr-i şerîfin bir ferd açmağa kâdir olmamışlardır. Her peygamberin hayât-ı sa‘âdetlerindeki gibi kimi celâl, kimi cemâl sâhibidir. Hazret-i Uzeyr celâl sâhibi olmağıla kabr-i şerîfine bir kral-ı dâl vaz‘-ı yed etmeğe kâdir olmamışlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 45b–46a ·
metinde göster ·
Andan şehzâde Mısır'da bir azîmü'ş-şân pâdişâh olup Akka ve
Remle ve
Yafa kal‘alarında ve Antakiyye altında İşpaniye kâfiriyle ceng-i azîmler edüp m …
Andan şehzâde Mısır'da bir azîmü'ş-şân pâdişâh olup Akka ve Remle ve Yafa kal‘alarında ve Antakiyye altında İşpaniye kâfiriyle ceng-i azîmler edüp mansûr u muzaffer olup el-Melikü'l-Muzaffer es-Sultânu'l-Mu‘azzam Turan Şâh b. el-Melikü's-Sâlih Necmeddîn Eyyûb {b. el-Melikü'l-Kâmil Muhammed} deyü nâmdâr bir pâdişâh-ı sâhib-vakâr oldu. "Bu kal‘a-i Hasînkeyfâ anın binâsıdır." deyü niçe müverrihân-ı Arab eyle tahrîr etmişler ve müverrih dahi mezkûr mezkûr şehzâdenin bu zemîn-i Hasînkeyfâ maskat-ı re’si olmağile müstakil halîfe olunca "Mısır'dan hazîne gönderüp bu Hasînkeyfâ'yı binâ etdi." deyü tahrîr etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 388b ·
metinde göster ·
… k olup Şâm-ı Trâblûs ve Cübeyle ve Sayda ve Berut ve Akkâ ve Yâfa ve Askalân ve
Remle ve
Gazze ve Kuds-i Şerîf ahvâlleri ve mezkûr bender iskeleleri su’âl edüp elbette …
Hulâsa-i kelâm üç ay kadar şeref-i sohbetleriyle müşerref olup netîce-i merâm cemî‘i musâhabetlerimiz ekseriyyâ seyâhate müte‘allık olup Şâm-ı Trâblûs ve Cübeyle ve Sayda ve Berut ve Akkâ ve Yâfa ve Askalân ve Remle ve Gazze ve Kuds-i Şerîf ahvâlleri ve mezkûr bender iskeleleri su’âl edüp elbette her bâr Kuds-i Şerîf su’âl olunurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73a ·
metinde göster ·
… velâ kazâ-i Kudüs-i şerîf ve kazâ-i Halîlü'r-rahmân ve kazâ-i Nâbulus ve kazâ-i
Remle ve
kazâ-i Kerek ve kazâ-i Leccûn ve kazâ-i Cinîn. Bu kazâlar cümle ilhâk olunup me …
Mollâsı kal‘a neferâtların ba‘zı müşkil nâhiyelere ve dest-i hükmünde olan kazâlara gönderir ki kazâları bunlardır: Evvelâ kazâ-i Kudüs-i şerîf ve kazâ-i Halîlü'r-rahmân ve kazâ-i Nâbulus ve kazâ-i Remle ve kazâ-i Kerek ve kazâ-i Leccûn ve kazâ-i Cinîn. Bu kazâlar cümle ilhâk olunup mevleviyyet olmuşdur. Ammâ ba‘zı zamân mollânın isti‘dâdına göre kazâ ilhâk ederler. Ammâ ba‘zısına yalnız Kudüs ihsân olunur. Hulâsa-i kelâm ber-vech-i adâlet kırk bin guruş hâsıl olur şerîf mevleviyyetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y209a ·
metinde göster ·
… Atabegiyân'dandır. Aceb şecî‘ ve gâzî pâdişâh imiş. Sene 653 târîhinde Gazze ve
Remle ve
Akke ve Sayda ve Beyrût'a Freng-i bedreng istîlâ edüp bu Melikü't-Tâhir istihlâ …
Ve câmi‘-i Ümeyye'nin cânib-i şimâlinde karîb Sultân Melikü't-Tâhir Âl-i Ekrâd Atabegiyân'dandır. Aceb şecî‘ ve gâzî pâdişâh imiş. Sene 653 târîhinde Gazze ve Remle ve Akke ve Sayda ve Beyrût'a Freng-i bedreng istîlâ edüp bu Melikü't-Tâhir istihlâs eylemişdir. Ammâ şâm'a hâne-i avârızı bunlar ihdâs etdiğiyçün ahâlî-i şâm Melikü't-Tâhir'e hâtır-mânde olup ziyâret etmezler. Kubbe-i âlîsinin bâbı mestûrdur. Ammâ gâyet musanna‘ kubbe-i murassa‘dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y255a ·
metinde göster ·
… Aclûn ve meşâyih-i Benî Zeyt ve meşâyih-i Sıfed ve meşâyih-i Akke ve meşâyih-i
Remle ve
meşâyih-i Gazze ve meşâyih-i Kudüs ve meşâyih-i Halîlü'r-rahmân. Ve'l-hâsıl kân …
Evvelâ Benî (---) ve Âl-i Umûr ve Âl-i Reşîd ve Âl-i Ribâh ve Âl-i Ma‘ân ve Âl-i şehâb ve Âl-i Turâbî ve ibn Harfûş ve ibn Haneş ve ibn Sa‘îd ve Benî İbrâhîm ve Benî Sâlim ve Benî Atâ ve Benî Atıyye ve Benî Safer ve Benî Zühd ve Benî Vahîdât. Ve meşâyih-i Nâbulus ve meşâyih-i Aclûn ve meşâyih-i Benî Zeyt ve meşâyih-i Sıfed ve meşâyih-i Akke ve meşâyih-i Remle ve meşâyih-i Gazze ve meşâyih-i Kudüs ve meşâyih-i Halîlü'r-rahmân. Ve'l-hâsıl kânûn-ı pâdişâhî üzre şâm hazînesinden surre ve atıyye alan yetmiş yedi kavmin meşâyihleri tevâbi‘leri ile bi-esrihim cümlesi bu Müzeyrib sahrâsına gelüp kırk elli bin deve ile huccâca mâlları ile hidmet etmek kânûn-ı Süleymânî'dir ki bu sahrâda ecnâs-ı mahlûkâtdan güzer olunmaz. Ammâ herkes dâ’iresin gözetmeğe mukayyed olmak gerek, zîrâ sürmeden gözü çalup sürme Y 260b sürülmeyüp yerinde kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y260a–Y260b ·
metinde göster ·
… Ve Kudüs-i şerîfden ve Y 379a Halîlü'r-rahmân ve Nâbulus ve Aclûn ve Kâkûn ve
Remle ve
Gazze ve Mısır'dan me’kûlât u meşrûbât ve niçe bin deve getirirler kim ta‘bîr o …
Kal‘anın şarkında bir azîm ordu-yı bâzâr durur kim gûyâ Dolyan bâzârıdır. Ve cânib-i erba‘ası Benî şâhinli kabîlesi sâkin olmağile gâyet âbâdândır. Cümle Urbân ve tıflân [u] nisvân kâlây [u] metâ‘ların getirüp bey‘ [u] şirâ edüp ol kadar ganîmet olur kim ta‘bîr olunmaz. Ve Kudüs-i şerîfden ve Y 379a Halîlü'r-rahmân ve Nâbulus ve Aclûn ve Kâkûn ve Remle ve Gazze ve Mısır'dan me’kûlât u meşrûbât ve niçe bin deve getirirler kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y378b–Y379a ·
metinde göster ·
… leb ve şâm'ı ve Bilbeys ve Taberistân'ı P 161b ve Nâbulus ve Kudüs ve Akka ve
Remle ve
Sıfet ve Gazze ve Mısırı ve İskenderiyye ve'l-hâsıl bin yedi yüz pâre İsrâ‘îlî …
Andan Kûbiş melik olup berre ve bahre seferler edüp eli vilâyet gâret edüp ve anın zamânında Kürdistân'dan Buhtunnasr hûn-ı Yahyâ Nebî talebi içün hurûc edüp Haleb ve şâm'ı ve Bilbeys ve Taberistân'ı P 161b ve Nâbulus ve Kudüs ve Akka ve Remle ve Sıfet ve Gazze ve Mısırı ve İskenderiyye ve'l-hâsıl bin yedi yüz pâre İsrâ‘îlî şehri harâb [u] yebâb ve halkın esîr [ü] kebâb edüp hûn-ı Yahyâ'yı da‘vâ edüp niçe bin (---)(---) Yahûd kavmi katl eyleyüp Mısır kâmil kırk sene harâb kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y9b ·
metinde göster ·
… Cebeliyye ve Markab ve Hüsün ve Tarabulus ve Berût ve Sayda ve Akka ve Sıfet ve
Remle ve
Zübdâniyye ve Ba‘lebekke ve Şıkıf ve Taberistân ve Filistîn ve Leccûn ve Aclûn …
Evvelâ Mar‘aş ve Ayntâb ve Rîha ve Ma‘arra ve Rûha ve Birecik ve Harrân ve Kilis ve Azez ve Haleb ve Hamâ ve Hıms ve Mıdık ve Şecer ve Ayntâkıyye ve Lâtıkıyye ve Cebeliyye ve Markab ve Hüsün ve Tarabulus ve Berût ve Sayda ve Akka ve Sıfet ve Remle ve Zübdâniyye ve Ba‘lebekke ve Şıkıf ve Taberistân ve Filistîn ve Leccûn ve Aclûn ve Nâbulus ve Kudüs ve İzzetü'l-Hâşim, bu makûle yüz kırk pâre kılâ‘-i metîneler amân ile feth olup ahâlîleri mutî‘ [u] münkâd oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y48b ·
metinde göster ·
… î Ca‘fer ve meşâyih-i Nâbulus ve meşâyih-i Sıfed ve meşâyih-i Akka ve meşâyih-i
Remle ve
meşâyih-i Filistîn ve meşâyih-i Gazze ve meşâyih-i Kudüs ve meşâyih-i Halîlü'r- …
Evvelâ Benî Zühd ve âl-i Umûr ve âl-i Reşîd ve âl-i Ribâh ve âl-i Ma‘ân ve âl-i Şehâb ve âl-i Turâbî ve âl-i Harfûş ve âl-i Haneş ve âl-i Sa‘îd ve Benî İbrâhîm ve Benî Sevâlim ve Benî Atâ ve Benî Atıyye ve Benî Amrân ve Benî Havâlim ve Benî Havrân ve Benî Busrâ ve Benî Ca‘fer ve meşâyih-i Nâbulus ve meşâyih-i Sıfed ve meşâyih-i Akka ve meşâyih-i Remle ve meşâyih-i Filistîn ve meşâyih-i Gazze ve meşâyih-i Kudüs ve meşâyih-i Halîlü'r-rahmân ve meşâyih-i Kerek ve meşâyih-i Akabe ve meşâyih-i Sakar ve tevâbi‘i ile bi-esrihim yetmiş yedi meşâyih-i Urbân pây-bûs-ı şehriyârîyi bûs edüp herbiri iltifât [u] ihsân-ı Selîm Şâh ile behremend olup cümle aşâyir [ü] kabâ’illeri ile mutî‘ oldular. Ve cümlesi uğur-ı pâdişâhîde cân [u] baş ile hizmet etmeğe ta‘ahhüd edüp Katıyye ve Ümmü'l-Hasan çölün aşmağa dörd kerre yüz bin deve yükü su âl-i Osmân pâyine nisâr etmeğe âmâde oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y50b ·
metinde göster ·
… ve Bağdâd ve Ebyâr ve Hît, andan hâk-i şâm ve Hamâ ve Hıms ve Sûr [ve] Akka ve
Remle ve
Sâve ve Taberiyye ve Gazze ve Beytü'l-mukaddes ve Askalân ve Medâyin ve Kulzüm …
İklîm-i sâlis bilâd-ı Sîn'e ve Hindistân ve Kandehâr'a ve bilâd-ı Sind'in şimâlinden ubûr edüp Kâbil ve Kirmân ve Cîrût(?) ve Sicistân ve sevâhil-i Kasra'dan mürûr edüp medîne-i İstahr ve Sâbûr ve Mihribân ve şîrâz ve Sebkîr ve Gûr ve Ehvâz ve Irâk ve Vâsıt ve Kûfe ve Bağdâd ve Ebyâr ve Hît, andan hâk-i şâm ve Hamâ ve Hıms ve Sûr [ve] Akka ve Remle ve Sâve ve Taberiyye ve Gazze ve Beytü'l-mukaddes ve Askalân ve Medâyin ve Kulzüm Selmiyye, ba‘dehu esâfil-i arz-ı Mısır'ı kat‘ edüp Kırmâ [Fermâ?] ve Tennis ve Dimyât ve Reşîd ve İskenderiyye ve Fustât ve Feyyûm ve bilâd-ı [şa]rkıyye'i ubûr edüp arz-ı İfrîk'den geçüp Bahr-i Mağrib'de nihâyet bulup pes Tarabulus ve Tûnus ve Cezâyir ve Tanca ve Fes ve Endelüs ve Kurtuba ve Merânkûş, cümle bu diyârlar üçüncü iklîm içindedir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y254a ·
metinde göster ·
… azret-i Ömer hilâfetine gelince Kudüs ve Tarabulus ve Sayda ve Berût ve Akka ve
Remle ve
Gazze ve Tîne ve Dimyât ve Reşîd ve İskenderiyye ve Mısır ve cümle leb-i deryâd …
Andan İskender ol mâl-ı ganâyimle iki bin pâre gemi ile İskenderiyye'yi Kabâbıta meliki Melik Sûrîd elinden alup diyâr-ı Mısır'a velvele-ârâ olup Mısır'ı dahi alup Kıbtî melikin boybeğleri edüp Urbân-ı eşirrâ Rûm tâ’ifesine tâbi‘ olup Kıbtîlerden rûgerdân oldular. Ba‘dehu bu İskender Mısır'ı Kostantiniyye'deki Ayasofya deyrine vakf eyleyüp beher sene Mısır'dan on altı kerre yüz bin altun cem‘ olup Ayasofya ruhbânlarına nezûrât giderdi. Tâ Hazret-i Risâlet-penâh'ın zamân-ı bâ-sa‘âdetlerinden Hazret-i Ömer hilâfetine gelince Kudüs ve Tarabulus ve Sayda ve Berût ve Akka ve Remle ve Gazze ve Tîne ve Dimyât ve Reşîd ve İskenderiyye ve Mısır ve cümle leb-i deryâda P 277a olan kılâ‘lar küffâr-ı Efrenc Rûm-u şûm elinde idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y314b ·
metinde göster ·