… t-nümûn eylemişler kim değme âdem bu tasvîrâtlardan haberdâr olamaz, ammâ ilm-i
resimden
haberdâr olan im‘ân-ı nazar ile nazar edüp mezâyâ-yı suverâna nâil olup temâşâ …
Ba‘dehu ol zamândan berü bu sarâyda olan tasvîrlere bir san‘at-ı nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn eylemişler kim değme âdem bu tasvîrâtlardan haberdâr olamaz, ammâ ilm-i resimden haberdâr olan im‘ân-ı nazar ile nazar edüp mezâyâ-yı suverâna nâil olup temâşâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 153a ·
metinde göster ·
gerek, böyle gerek şöyle gerek" deyü müşâvereler ile şekl-i müsebba‘, ya‘nî yed …
"Düşman bu kal‘ayı muhâsara ederse bu kal‘a şu resimde gerek, böyle gerek şöyle gerek" deyü müşâvereler ile şekl-i müsebba‘, ya‘nî yedi köşe bir temel kazmağa elli bin re‘âyâ cem‘ olup ibtidâ ipler ile kal‘anın zemînin tarh edüp andan taşra handakları ve tabyaları ve kapuların tarh ederken azîm temâşâlar edüp temelleri kazdıklarının tozu ve toprağı eflâke peyveste olup hafirler kazarlardı. İçinde henüz dahi imâretden bir ev yok idi, ancak Tuna kenârında beş bin kadar soltat olacak sazdan ve kamışdan odalar ve azîm toprak tabyaları müfîd [ü] muhtasar yapup kırk elli pâre toplar koyup mukaddemâ ma‘mûr olan gümrükhâne köy bu kal‘aya varoş kalmış olur, ammâ eğer bu kal‘a itmâm bulursa gâyetü'l-gâye metîn kal‘a-i üstüvâr olur. İki yüz yerde hemân dağlar gibi kırmızı tula pişirüp âmâde dururdu. Bu kal‘a cümle tuladan olsa gerek. Bu kal‘anın üssü hafirlerin seyr-i temâşâ edüp yine şimâl tarafına sahrâlar ve ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar içre 3 sâ‘atde gidüp, 74a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73b–74a ·
metinde göster ·
… sdur. Birkaç yerde dahi böyle taşdan kubbeler vardır, ammâ anlar gayrı-mükerrer
resimdedir
. Ve Mısır bennâları zamân-ı kadîmde birbirlerine arz-ı ma‘rifet etmek içün iki …
Bu taşdan kubbe ma‘rifeti Mısır'a mahsûsdur. Birkaç yerde dahi böyle taşdan kubbeler vardır, ammâ anlar gayrı-mükerrer resimdedir. Ve Mısır bennâları zamân-ı kadîmde birbirlerine arz-ı ma‘rifet etmek içün iki şey’i iltizâm edinmişler. Biri cemî‘i câmi‘lerin kubbeleri birer gûne binâ olunmuşdur, aslâ ve kat‘â birbirlerine müşâbeheti yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y98b ·
metinde göster ·
Ve bu câmi‘in iki cânibinde biribirine müşâbih bir
resimde
ve bir kıt‘ada iki münakkaş taş ile mebnî kubbe-i âlîler içinde Sultân Berkûk e …
Ve bu câmi‘in iki cânibinde biribirine müşâbih bir resimde ve bir kıt‘ada iki münakkaş taş ile mebnî kubbe-i âlîler içinde Sultân Berkûk evlâd [u] iyâlleri ile anda medfûnlardır. Ammâ bu âsitânede olan Kelâm-ı kadîm hüsn-i hatlar bir câmi‘de yokdur. Hattâ bir büyük Kelâm-ı İzzet eczâları var, Kız Kelâm-ı İzzet'i derler, on iki yaşında bir duhter-i pâkîze-ahter tastîr etmiş, ammâ sihr-i i‘câz mertebesinden bir hatt-ı âb-ı hayâtdır kim âyetün min-ayâtillâhdır, yine tahrîr eden kerîme-i selâtîne olmağile anda medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y138a ·
metinde göster ·