"Mühimmât [u] levâzımâtların benden alın ve şu resm-i musanna‘ üzre vaz‘-ı esâs eylen" deyü Hazret-i Hızır ta‘lîmiyle Ayasofya'nın binâsına şürû‘ etdiler. İbtidâ zemînin ka‘ra varınca hafr-ı azîm edüp bir ay kâmil temeline rusâs-ı hâssı eridüp nehr-i azîm gibi akıdup ibtidâ zemîne kurşum temel bırakdılar. Anın üzerine bin bir amûd-ı müntehâlar üzre tâklar ve toloz kubbeler inşâ etdiler kim altı su sahrîci olup âb-ı rahmet ile mâl-â-mâl ola. Ve İslâmbol'da zelzele-i azîmeler olmağile cümle binâların esâsın boş edüp zelzeleden emîn olmak mülâhazasıyla Ayasofya'nın zîr-i zemînin sahrîc etdiler. Hâlâ Kırkçeşme Suyu ile memlûdur. Ve câ-be-câ yerlerin ta‘mîr içün ve rahnedâr yerlerin gözetmek içün Ayasofya altında kayıklar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11a ·
metinde göster ·
… e serâhu bu câmi‘-i behişt-âsânın hâ’it-ı şimâlinde ve garbında bir tarh ve bir
resm-i
nazîf üzre iki aded latîf minâre-i mevzûnlar ihdâs edüp birer şerîfe ile inşâ e …
Andan sene 986 târîhinde fâtih-i Şirvân ve Şamâkı ve Demirkapu-yı Bakü olan Sultân Murâd-ı Sâlis tâbe serâhu bu câmi‘-i behişt-âsânın hâ’it-ı şimâlinde ve garbında bir tarh ve bir resm-i nazîf üzre iki aded latîf minâre-i mevzûnlar ihdâs edüp birer şerîfe ile inşâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36a ·
metinde göster ·
… gibi bunların dahi müsellem ocağının çiftlikleri olup hâsıl olan kendü öşürleri
resmi
alınmayup kendülere tîmâr mahsûlü kayd olunup anın tahtında sefer eşerler idi. …
Ve Rûmeli'nde olduğu gibi bunların dahi müsellem ocağının çiftlikleri olup hâsıl olan kendü öşürleri resmi alınmayup kendülere tîmâr mahsûlü kayd olunup anın tahtında sefer eşerler idi. Şimdiki hâlde piyâde ve müsellem tâ’ifesi ref‘ olup cümlesi re‘âyâ kayd olunup ve çiftlikleri tîmâr ve ze‘âmet kayd olunup zü‘amâ ve erbâb tîmârları kapudan paşa ile deryâ seferine me’mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 55a ·
metinde göster ·
… nevbeti hidmetin edâ edüp yüz yigirmi sekiz nefer sefer eşerler idi. Anlar dahi
resm-i
kadîmden mensûh olup ze‘âmet ve tîmâr kayd olunmuşdur ve's-selâm.
Bunlardan mâ‘adâ bin iki yüz seksen nefer cânbâzân ve azebistân tâ’ifesi dahi vardır. On neferde bir neferi sefer nevbeti hidmetin edâ edüp yüz yigirmi sekiz nefer sefer eşerler idi. Anlar dahi resm-i kadîmden mensûh olup ze‘âmet ve tîmâr kayd olunmuşdur ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 55a ·
metinde göster ·
… buldu serîr-i mülk-i Osmânî / Erişdi âfitâb ü âsumâna efser ü deyhim / Yazıldı
resm-i
Osmânî ile teşrîfine târîh / Cülûs-ı pâdişâh-ı dâd-ger Sultân İbrâhîm. / Sene 1 …
Yine kadr ü şeref buldu serîr-i mülk-i OsmânîErişdi âfitâb ü âsumâna efser ü deyhimYazıldı resm-i Osmânî ile teşrîfine târîhCülûs-ı pâdişâh-ı dâd-ger Sultân İbrâhîm.Sene 1049.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 76a ·
metinde göster ·
… offaların mihrâb dîvârında serâpâ ebyât, eş‘âr, müfredât-ı gûnâ-gûn ve bir azîm
resm-i
Ömer tahrîr olunmuşdur. Bundan taşra dehlîz-i harem dahi tûlânî (---) amûd-ı sa …
Ve taşra dehlîz soffaları üzre (---) aded amûd-ı zenbûrîler üzre (---) aded kubâblardır. Bu soffaların mihrâb dîvârında serâpâ ebyât, eş‘âr, müfredât-ı gûnâ-gûn ve bir azîm resm-i Ömer tahrîr olunmuşdur. Bundan taşra dehlîz-i harem dahi tûlânî (---) amûd-ı sağîr üzre tahta tavan sütûhdur kim cümle bu câmi‘ rusâs-ı hâlis ile pûşîde bir câmi‘-i nûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125b ·
metinde göster ·
… sekiz yüz (---) târîhinde devlet-i Kostantîn anın eline gire. İmdi bu kal‘anın
resmi
senin Mehemmed isminle binâ olunmak gerek. Biz bu işe kırk bir yıldır me’mûrum …
"Pâdişâhım ism-i şerîfin Mehemmed'dir. Kitâbımızda Hazret-i Muhammed'in Muhammed'i kadı sarıklı ola sekiz yüz (---) târîhinde devlet-i Kostantîn anın eline gire. İmdi bu kal‘anın resmi senin Mehemmed isminle binâ olunmak gerek. Biz bu işe kırk bir yıldır me’mûrum ve ilm-i mi‘mârîde üstâd-ı kâmilim ammâ bir ferde keşf-i râz etmemişim" deyüp ruhbân-ı nihânî etek der-miyân edüp cümle bennâları başına cem‘ edüp bu Rûmeli Hisârı'nı kûfî hat üzre Mehemmed ismi resminde binâ etmişdir kim Anatolu Hisârı bâğları dağından râyegân hatt-ı kûfî üzre ism-i Muhammed'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136b ·
metinde göster ·
… n Nâsır Habîb taşın yanına varup altı elif, üç mîm ve üç sîn ve bir kuş çelengi
resmi
edüp Nâsır Habîb Okmeydânı'nın bir tarafına gidince hemân ardı sıra fakîr taş h …
Nâsır Habîb-i Mağribî: Murâd Hân, Tershâne bâğçesinde Okmeydânı'na teferrüce çıkup bu Nâsır Habîb bir yağ değirmeni taşın getirdüp beş yüz karavana pâyzen gücile hünkâr huzûruna kodular, hemân Nâsır Habîb taşın yanına varup altı elif, üç mîm ve üç sîn ve bir kuş çelengi resmi edüp Nâsır Habîb Okmeydânı'nın bir tarafına gidince hemân ardı sıra fakîr taş hareket edüp araba tekerleği gibi tekerlenerek, Nâsır ne cânibe müteveccih olursa fakîr taş zağar gibi gezerdi. Nâsır seğird[ir]se ol dahi eyle yuvarlanırdı kim, göz ermezdi. Hattâ Cüvân Dilsiz taşın önün alam sandı, altında kalup hurd olayazdı. Ol taş niçe zamân Okmeydânı'nda kaldı ve Nâsır Habîb bir kîse ihsân aldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 216b ·
metinde göster ·
… iki halveti var, birine akhalvet derler bir kurnası var. Kurnasında bir kurbağı
resmi
var, ana işâretdir kim "Sen benî Âdem'sin, kurbağı gibi suda çok durma" demekdi …
Amma beşinci ılıca-i kebîr tâ şehrin ayne'l-fi‘linde vâki‘ olup bir kubbe-i azîm câmekânı vardır. Bin aded âdem alur ortasında havz [u] şadırvanı var, andan içeri bir kubbe-i azîmi var kim âdem birbirin güç ile teşhîs eder. Kubbenin cânib-i erba‘asında altı aded kemerler vardır. Her kemer altında birer hanefî kurnaları kol kalınlığı suları cereyân etmededir. Ve iki halveti var, birine akhalvet derler bir kurnası var. Kurnasında bir kurbağı resmi var, ana işâretdir kim "Sen benî Âdem'sin, kurbağı gibi suda çok durma" demekdir. Ve halvet gâyet rûşen ve beyâz mermer-i hâmlar ile döşendiğinden "akhalvet derler. Ve birine "karahalvet derler, hakkâ ki muzlimdir. Ve bir kurnaya "diner kurna" derler, havz-ı kebîrin sol cânibindedir. Kurnaya ba‘îd dîvârda bir delik vardır, ol deliğe bir âdem parmağın soksa yâhûd ol deliğe ağzıyla üflese ol kurnanın suyu akmaz olur. Parmağın çeküp üflemese yine akmağa başlar, aceb temâşâdır. Bu kubbe-i azîmin ortasında halîc kadar bir havz-ı azîm vardır kim âdem kaddinde aşren fe-aşren pâk mâ-i suhn ile leb ber-lebdir. Dâ’iren-mâdârında altışar kademe nerdübânları var ve mermer ejder ve arslan kellelerinden âb-ı hayât sular cereyân edüp havza rîzân olur ammâ gâyet ıssıdır. Bu havz içre cemî‘i âşıkân-ı sâdıkân müştâkân-ı ma‘şûka ve yârân-ı bâ-safâlarıyla bilâ-vâsıta koç-kucağ olup mâlik-i bahr gibi şinâverlik edüp kimi perendebâzlık, kimi rakkâslık edüp el ele verüp semâ‘ ederler. Niçesi el ele olup turna katarı olup "kur kur" deyü turna sadâsı ederek deverân ederler. Kimisi bir yire cem‘ olup birbirlerin derâğûş edüp omuzlarına ayak üzre bir kat âdem dahi birbirlerin kucaklayup eyle semâ‘ ederler. Bir hây-hûydur kim ta‘bîr olunmaz. Hakîr bu havza "mecma‘-i dilberân" dedim. Zîrâ herkes dilber-i ra‘nâlar ile bîlâ vâsıta koç-kucağ ba‘dehû bir genc künci bucâğ isterse ol çağ; istemezse öbür çağ eder. Böyle bir havz-ı vâsıtadır. Ve niçe yüz garîb ü gurebâ kurnalarda câmekânda, câme vü câmehâbın gasl edüp pâk eder. Ve niçe yüz âdem dahi mahbûb dellâklare kese ve sabun sürdürüp kendi dahi dellâke sabun gibi sürünüp kimi pâk ve kimi şerâ’it-i guslü bilmeyüp nâ-pâk olur. Bir cah-cahûn hengâme-i hâl-i diyer-gûndur kim akl-ı kâsır hayrân olur. Ve bu ılıcada bây [u] gedâ birdir. Eğer peştemâlın var ise hammâmcıya bir akçe vermeden çıkarsın, meğer esbâbın hıfz edene bir penez veresin. Zîrâ Camâpur askeri gibi bî-hisâb ecnâs-ı mahlûkât haşerâtlar gelüp gitmededirler. Ve eğer peştemâlın yok ise hammâmdan peştemâl alup kise sabun sürünürsen iki akçe verirsin. Ve ba‘zı şehir a‘yânı şeb-i yeldâlarda yetmiş seksen aded yârân u pîr [ü] cüvân banayı halvet edüp niçe yüz aded kanâdiller ile ve gûnâ-gûn şem‘-i asel-i kâfûrîler ile çerâğân edüp âlem-i ağyârdan bî-haber tâ sabâha dek cân-ı cânân sohbetleri edüp gûnâ-gûn et‘ıme-i nefîse ve mümessek hoşâblar ve gülâb ü ûd-ı anberler ile derûn-ı hammâm hoş-bû olup hoşâb zevkleri ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 140a ·
metinde göster ·
Ancak Hünkâr Sarâyı hammâmı bir tarh-ı bedî‘ ve bir
resm-i
garîb üzre mebnî bir hammâm-ı selâtîndir kim misli meğer İslâmbol'da Yeni Sarây …
Ancak Hünkâr Sarâyı hammâmı bir tarh-ı bedî‘ ve bir resm-i garîb üzre mebnî bir hammâm-ı selâtîndir kim misli meğer İslâmbol'da Yeni Sarây'da gılmân-ı hâssalar içre hazîneye muttasıl hammâm içinde hammâm-ı ibret-encâm ola. Lâkin bu Edirne şehri içre manzûrumuz olan ebniye-i hayrât-ı selâtînlerden mâ‘adâ niçe bin ebniye-i âliye ve imârât-ı sâmiye ve esvâk-ı âmireleri bî-hadd u bî-pâyândır. Ammâ bu hakîr ihtisâr üzre tahrîr etdik. Zîrâ imârât-i bi-nefsihîsi tahrîr etdiğimizden bin kez o kadar ekserü min en-yühsâdır. Seyecîü mahalliyle yazılır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 164a ·
metinde göster ·
… ol kadar sâhib-i hendesedir kim bu mezkûr sarây-ı azîmin cümle tarz-ı tarh [u]
resmi
cümle kendünün zâde-i tab‘ı ta‘lîmiyle binâ olunmuş sarây-ı azîmdir kim gûyâ sa …
Ve ilm-i mi‘mârîde ol kadar sâhib-i hendesedir kim bu mezkûr sarây-ı azîmin cümle tarz-ı tarh [u] resmi cümle kendünün zâde-i tab‘ı ta‘lîmiyle binâ olunmuş sarây-ı azîmdir kim gûyâ sarây-ı Belkıs ve sarây-ı Kaydefâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 228a ·
metinde göster ·
… ur. Türbedârları olmayup ve seng-i mezârında ve atabe-i ulyâsında târîh u ism-i
resmi
olmamağın kankı Mansûr b. Alî olduğu ma‘lûmumuz olmadığında tezce geçilüp mufas …
Ziyâretgâh-ı Mansûr b. Alî: Bir kubbe-i âlîde medfûndur. Türbedârları olmayup ve seng-i mezârında ve atabe-i ulyâsında târîh u ism-i resmi olmamağın kankı Mansûr b. Alî olduğu ma‘lûmumuz olmadığında tezce geçilüp mufassalca tahrîr olunmadı. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Andan cânib-i berr-i Acem içre 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 368a ·
metinde göster ·
… nazar ile nazar edüp "Hay hay fenâ dünyâ, vallâhi gerçek Evliyâ'nın güftesi ve
resm-i
bukalemûnudur. Sübhânallâh, işte Defterdârzâde Mehemmed Paşa oğlumuz da bu sarâ …
Paşa dahi ziyâdece im‘ân-ı nazar ile nazar edüp "Hay hay fenâ dünyâ, vallâhi gerçek Evliyâ'nın güftesi ve resm-i bukalemûnudur. Sübhânallâh, işte Defterdârzâde Mehemmed Paşa oğlumuz da bu sarâyda bir âsâr eyledi. Niçe cânlar böyle eser edemeyeler. Anıniçün derler kim ‘Er ölür adı kalır’. El-hâsıl hayr ile yâd olunmağiçün niçe böyle hayrâtlar inşâ etmek gerek" deyü bu kasr içre gezer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 17a ·
metinde göster ·
bir dahi Rimpapa Kızılelması kim Rûmiyyet-i Kübrâ'dır, anda Rimpapa hazînesinde …
"Pâdişâhım, bu dest-i şerîf resmi bir dahi Rimpapa Kızılelması kim Rûmiyyet-i Kübrâ'dır, anda Rimpapa hazînesinde durur. Bir dest-i şerîf nakşı dahi Van deryâsı içinde Ahdimvar cezîresindeki Ermenî kenîsesi papaslarında durur. Biz bu resm-i şerîfi anlardan ziyâde cevâhir içinde hıfz ederiz. Bu bizim cemî‘i kâfiristân papasları üzre tasaddur etmemize bâ‘is olup bizde olmak ile tefâhür kesb ederiz" deyü cümle papas ve kıssîs ve ruhbân ve bıtrîk ve ladika ve keşîş-i palâs-pûşân sâhib-i zünnârlar ricâ etdikde Mehemmed Hân ricâların kabûl edüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 100b ·
metinde göster ·
… eryâsı içinde Ahdimvar cezîresindeki Ermenî kenîsesi papaslarında durur. Biz bu
resm-i
şerîfi anlardan ziyâde cevâhir içinde hıfz ederiz. Bu bizim cemî‘i kâfiristân p …
"Pâdişâhım, bu dest-i şerîf resmi bir dahi Rimpapa Kızılelması kim Rûmiyyet-i Kübrâ'dır, anda Rimpapa hazînesinde durur. Bir dest-i şerîf nakşı dahi Van deryâsı içinde Ahdimvar cezîresindeki Ermenî kenîsesi papaslarında durur. Biz bu resm-i şerîfi anlardan ziyâde cevâhir içinde hıfz ederiz. Bu bizim cemî‘i kâfiristân papasları üzre tasaddur etmemize bâ‘is olup bizde olmak ile tefâhür kesb ederiz" deyü cümle papas ve kıssîs ve ruhbân ve bıtrîk ve ladika ve keşîş-i palâs-pûşân sâhib-i zünnârlar ricâ etdikde Mehemmed Hân ricâların kabûl edüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 100b ·
metinde göster ·
… n-ı pâkine tahsîn ü sad-hezâr / Kim bu arada idi bu germâbe-yi binâ, / Gördükde
resm-i
tarhını der ehl-i sun‘ olan, / Peh bârek[allâh] özge makâm-ı ferah-fezâ, / Fazl …
Hân ibn-i hân ibn-i Selâmet Geray Hân,Ya‘nî ki Hân Mehemmed o sultân-ı bâ-safâ,İz‘ân-ı pâkine tahsîn ü sad-hezârKim bu arada idi bu germâbe-yi binâ,Gördükde resm-i tarhını der ehl-i sun‘ olan,Peh bârek[allâh] özge makâm-ı ferah-fezâ,Fazlî-i kemter eyledi târîhini beyân,Cây-ı sürûr-ı zât-ı musaffâ-yı dilküşâ.Sene 1070.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 127a ·
metinde göster ·
… ve kıyâsdan bîrûn hayır du‘âlar ederiz. Zîra kavanîn-i Sultân akılda merkûm ve
resm-i
âyin-i şehriyâr fehm-i hıredde mersûmdur ki mecmû‘-ı efkâr ve ezkârda belki her …
Ve hayr du‘â ve senâ ve pâdişâh-ı İslâm: Güzîde-i sultân vâcibü'l-i‘zâm hallede mülkehu ve ebbede saltanatahu ilâ inkırâzı'd-devrân es-Sultân ibnü's-Sultân es-Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ ibn Sultân İbrâhîm Hân'a hadden efzûn ve kıyâsdan bîrûn hayır du‘âlar ederiz. Zîra kavanîn-i Sultân akılda merkûm ve resm-i âyin-i şehriyâr fehm-i hıredde mersûmdur ki mecmû‘-ı efkâr ve ezkârda belki her kârda pâdişâh-ı zıllullâha senâ ve midhat olsa savâb-ı lâ-yuhsâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y2a ·
metinde göster ·
(---) 41 varakda, Bulak tershânesin ve Kayıtbay yaylası şehrin ve menâkıb-ı
resm-i
pây-ı Kademü'n-nebî ve vâkı‘a-i Sultân Ahmed Hân-ı ibret-nümâ berâ-yı Kademü'n- …
(---) 41 varakda, Bulak tershânesin ve Kayıtbay yaylası şehrin ve menâkıb-ı resm-i pây-ı Kademü'n-nebî ve vâkı‘a-i Sultân Ahmed Hân-ı ibret-nümâ berâ-yı Kademü'n-nebî'yi bildirir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y454b ·
metinde göster ·
… âlik olmak kasdına Mısır üzre hurûc edenleri ve mutasarrıf olan mülûkların ismi
resmi
ve elkâbları ile ve her mülûk ne kadar nefer olup müddet-i saltanatların ve müd …
Ol asırdan tâ zamân-ı âl-i Osmân'da Sultân Mehemmed-i Hân-ı Râbi‘a gelince ümmet-i Muhammed'den Mısır'a pâdişâh olanları ve mâlik olmak kasdına Mısır üzre hurûc edenleri ve mutasarrıf olan mülûkların ismi resmi ve elkâbları ile ve her mülûk ne kadar nefer olup müddet-i saltanatların ve müddet-i ömürlerin Y 17b beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y17a–Y17b ·
metinde göster ·
… ısır'ın kâseleri ve ibrîkleri ve bakracların dollâblardan çıkarup herkesin ismi
resmi
ve marazı bakracları üzre bir makramada Y 123b kâğıdlar içre yazılup ol yılan …
Beri tarafda küpler içre kalan yılan maslûkasını bir aydan berü niçe şefâ‘atnâmeler ile gelen a‘yân-ı Mısır'ın kâseleri ve ibrîkleri ve bakracların dollâblardan çıkarup herkesin ismi resmi ve marazı bakracları üzre bir makramada Y 123b kâğıdlar içre yazılup ol yılan çorbası suyundan kâse ve bakraclara doldurup ba‘zı marîzlerine göre maslûka üzre dahi edviyeler zam edüp herkese kâse ve bakr[ac]ların teslîm edüp niçe yüz yere böyle yılan çorbası gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y123a–Y123b ·
metinde göster ·
Andan Sultân Ahmed alay-ı deryâ-misâl ile Eyyûb Sultân'dan kadem-i Q 209a
resm-i
şerîfi bizzât ırk-ı tâhirden olan nakîbü'l-eşrâf hazretlerinin dirâgûşuna verüp …
Andan Sultân Ahmed alay-ı deryâ-misâl ile Eyyûb Sultân'dan kadem-i Q 209a resm-i şerîfi bizzât ırk-ı tâhirden olan nakîbü'l-eşrâf hazretlerinin dirâgûşuna verüp alay ile İslâmbol içine girdükde âdem deryâsının gulû-yı âmmından şefâ‘at yâ Resûlullâh deyüp feza‘ [u] çeza‘ edüp nakîbü'l-eşrâfa sarılan âdem deryâsından bîzâr olup bilâhire solaklara ve asesbaşı ve subaşıya fermân edüp anlar bî-rahm cellâdlar halkı ziyâretden men‘ ederler. Yine böyle iken Eyyûb'dan ahşâma dek kadem-i şerîfi Yenicâmi‘e gücile vâsıl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y136b ·
metinde göster ·
… çâre âşıklarım var idi kim hâk-i pâyime yüz sürmeğe teşne idiler, bu takrîb ile
resm-i
pâyime yüz sürüp murâd [u] maksûdlarına nâ’il oldular, sen dahi ed-dâll ale'l-h …
"Yok, bi-emrillâh anlar Mehdî zuhûruna dek Âyetü'l-kürsî'de Arapça 'dan Arapça 'e gelince ne kadar hurûf var ise ol kadar mülûk âl-i Osmân'dan gelüp Mısır'a ve cemî‘i kâfiristâna mâlik olup bu rûy-ı arzda küffâr kalmayup Yeni Dünyâ arzına giderler, andan eşrât-ı sâ‘at olur. Ammâ Ahmed bunda hikmet vardır, benim bî-çâre âşıklarım var idi kim hâk-i pâyime yüz sürmeğe teşne idiler, bu takrîb ile resm-i pâyime yüz sürüp murâd [u] maksûdlarına nâ’il oldular, sen dahi ed-dâll ale'l-hayr kefâ‘ilih (---) üzre savâba nâ’il oldun. Lâkin Kayıtbay'ımın gazâ mâlıyla alınan resm-i pâyim tîz Mısır'da türbesine gönder, yohsa sen bilirsin" deyü fermân edüp hall-i meclis olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y137a ·
metinde göster ·
"Yok, bi-emrillâh anlar Mehdî zuhûruna dek Âyetü'l-kürsî'de Arapça 'dan Arapça 'e gelince ne kadar hurûf var ise ol kadar mülûk âl-i Osmân'dan gelüp Mısır'a ve cemî‘i kâfiristâna mâlik olup bu rûy-ı arzda küffâr kalmayup Yeni Dünyâ arzına giderler, andan eşrât-ı sâ‘at olur. Ammâ Ahmed bunda hikmet vardır, benim bî-çâre âşıklarım var idi kim hâk-i pâyime yüz sürmeğe teşne idiler, bu takrîb ile resm-i pâyime yüz sürüp murâd [u] maksûdlarına nâ’il oldular, sen dahi ed-dâll ale'l-hayr kefâ‘ilih (---) üzre savâba nâ’il oldun. Lâkin Kayıtbay'ımın gazâ mâlıyla alınan resm-i pâyim tîz Mısır'da türbesine gönder, yohsa sen bilirsin" deyü fermân edüp hall-i meclis olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y137a ·
metinde göster ·
… sâ‘at bir eyyâm-ı muvâfık olur kim yedi ayda yüz bin renc [ü] anâ ile gelmeyen
resm-i
pâk-i Kademü'n-Nebî yedi günde İskenderiyye'ye, andan bir günde Mısır'a dâhil o …
"Hemân vakfullâhı yerine gönderin" dediklerinde hazîneden bir kantâr sîm-i hâlis çıkup hakîrin pederi ol asırda ser-zergerân-ı Dergâh-ı Âlî idi, kırk gün kırk gecede bu Kademü'n-Nebîye kalemkârî altun kitâbe ve muta(l)hhıllar edüp silu ve mînâlar tezyîn edüp bir dollâb etmişdir kim hâlâ Mısır içinde eyle kâr-ı zergerî yokdur, hemân dollâbca tamâm olup yine Murâd Re’îs'e kadem-i şerîfi teslîm etdükleri sâ‘at bir eyyâm-ı muvâfık olur kim yedi ayda yüz bin renc [ü] anâ ile gelmeyen resm-i pâk-i Kademü'n-Nebî yedi günde İskenderiyye'ye, andan bir günde Mısır'a dâhil oldukda cümle a‘yân-ı Mısır alay-ı azîm ile Kayıtbay'a getürüp yine ke'l-evvel yerine P 207b vaz‘ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y137b ·
metinde göster ·
pây-i Resûl'ün mukâbelesinde yine bir levha dollâb içre hazret-i (---) Ahmed ka …
Ve bu resm-i pây-i Resûl'ün mukâbelesinde yine bir levha dollâb içre hazret-i (---) Ahmed kadem-i şerîfi vardır, ol dahi iki kademdir. Dollâbının içi kâfûr müşk amber-i hâm ile memlûdur. Ve bu kubbede dîvâra gerilmiş bir seccâde vardır. Üstâd-ı kâmil anda ebyât [u] eş‘ârlar dokumuşlar kim her gören kerâmetdir derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y137b ·
metinde göster ·
kadem-i şerîf üzre bir kubbe-i âlî ve bir tekye-i tîr-endâz tekyesi cümle Defte …
Azîm âsitânedir. Bir câmi‘-i kebîri ve resm-i kadem-i şerîf üzre bir kubbe-i âlî ve bir tekye-i tîr-endâz tekyesi cümle Defterdâr İbrâhîm Paşa'nındır, bâlâda tavsîf olunmuşdur. Bunda dahi bir gün bir gece mevlûd-ı azîm olup sâhibü'l-hayr Defterdâr İbrâhîm Paşa'ya hayır du‘â ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y224a ·
metinde göster ·
… z söz ve hây hûy kerrenây kös ve nefîr ve tabllar nedir? Ya bu herkesin ismi ve
resmi
ile bilüp haber verme nedir? Aklım perîşân oldu. Aceb sırr-ı Hudâ-yı ibret-nümâ …
Ammâ hikmet bu kim bu kehfin içi seng-i hârâdan oyulmuş bir gâr-ı azîmdir. Ve eyle mücellâdır kim bir hûş [u] tuyûr-ı vahşî minkârın ildirecek yer yokdur. Ancak ol sadâ gelen çatlamış kaya vardır, gayrı yerleri musaykaldır, bir âdem girecek yer yokdur. Ya bu sâz söz ve hây hûy kerrenây kös ve nefîr ve tabllar nedir? Ya bu herkesin ismi ve resmi ile bilüp haber verme nedir? Aklım perîşân oldu. Aceb sırr-ı Hudâ-yı ibret-nümâdır. Sultâna ve ba‘zı ihtiyâr nüdemâlarına su’âl etdim, gûnâ-gûn haber verdiler. Ancak horos boğazlayan kehfin huddâmı nakl etdi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y426a ·
metinde göster ·
… ından Allâsime nâm bir ulemâ medfûndur. Atebe-i âlîsinde Kıbtî hattıyle ism [ü]
resmi
ve târîhleri vardır. Bu sâhib-i kabrin menâkıbı bu yüzden tahrîr ve terkîm olun …
Bu şehrin mezâristânı içinde bir binâ-yı Âdî, kubbe-i Şeddâdî vardır, anda Benî İsrâ’îl ulemâlarından Allâsime nâm bir ulemâ medfûndur. Atebe-i âlîsinde Kıbtî hattıyle ism [ü] resmi ve târîhleri vardır. Bu sâhib-i kabrin menâkıbı bu yüzden tahrîr ve terkîm olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·