… erdir. Cümle halkı kalemkârî ve halkârî iki peşli haftân giyüp başlarında tâc-ı
Revâc
ve pâylarında yeşil don ve yeşil kîmhat-ı pây-pûş-ı mihâc giyerler ve ekseriyyâ …
Ve bu ahâlî-i şehr-i Cerbân Kan nice gûne ulûm-ı acîbe ve garîbe ve felsefiyyâta mâliklerdir ammâ zâlimler gâyetü'l-gâye Şî‘îlerdir. Cümle halkı kalemkârî ve halkârî iki peşli haftân giyüp başlarında tâc-ı Revâc ve pâylarında yeşil don ve yeşil kîmhat-ı pây-pûş-ı mihâc giyerler ve ekseriyyâ halkı ilm-i edvâr üzre hânendelerdir kim her biri ayş u tarab mahallerinde destine müdevver dâ’ireyi alup on iki makâm ve kırk sekiz terkîb ve yigirmi dörd usûl ile savt-ı hoş-elhân ve fasl-ı makâm-ı Isfahân etdikde istimâ‘ eden yârân-ı hâzırân hayât-ı câvidân bulur. Ekseriyyâ murabba‘ât u kâr ü nakş tasnîfâtları tarz-ı Horasân üzre beste olunup ekseriyyâ güfte ve besteleri bu sûret şehrengîz kelâmlarıdır. Makâm-ı sabâ, usûleş evfer beste-i kara karçığa:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 324a ·
metinde göster ·
… ûnu üzre ta‘rîf [ü] tavsîfi mümkün değil, görmeğe muhtâc bir kârhâne-i âsiyâb-ı
revâc
bir dollâb-ı çarh-ı felekdir kim bu kadar yüz yıldan berü aslâ fenâ bulmamışdır …
dediği mısra‘ın mazmûnu üzre ta‘rîf [ü] tavsîfi mümkün değil, görmeğe muhtâc bir kârhâne-i âsiyâb-ı revâc bir dollâb-ı çarh-ı felekdir kim bu kadar yüz yıldan berü aslâ fenâ bulmamışdır. İlâ mâşâ’allâh ınkırâzu'd-devrân bu âsiyâb deverân etmede ola, âmîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a ·
metinde göster ·
Ammâ bu kal‘a-i Leve görmeğe muhtâc bir kâr-ı kadîm kâr-ı
revâc
kal‘adır, ammâ iç kal‘ası küçük kârgîr binâ şekl-i murabba‘dır kim cânib [ü] et …
Ammâ bu kal‘a-i Leve görmeğe muhtâc bir kâr-ı kadîm kâr-ı revâc kal‘adır, ammâ iç kal‘ası küçük kârgîr binâ şekl-i murabba‘dır kim cânib [ü] etrâfında altı aded sâde kullecikleri vardır. İçinde kapudan {hânesi} ve cebehânesi ve anbârlardan gayri bir eser-i binâsı yokdur. Ve kıbleye nâzır bir küçük kapusu var, mezkûr ayunun kellesi bu kapuda mıhlıdır. Hakkâ ki mefret ayu başıdır. Hâlâ Acem diyârının Tebrîz'indeki Şâm-ı Kazan tekyesinin kazganı kadar bir büyük ve mehîb ayu kellesidir. Bu kadar yüz yıldan ne tüğlerine ve kaşı ve gözleri ve kulakları ve dişlerine bir zarar gelmemiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 133b ·
metinde göster ·
… perveriş eder. Bu abdâllar dahi yedi terk keçe külâh bozdoğanî kisbet ve tâc-ı
revâc
geyerler. Ve dâ’imâ "Şey’en lillâh" ile geçinirler. Osmân Baba'dan berü bunlara …
Karye-i Alî Baba Tekyesi: Bu azîz-i merhûm dahi Osmân Baba Sultân'ın halîfesidir. Yigirmi otuz kadar abdâlânları var. Evkâfları olmayup hemân kanâ‘at tekyesi olduğundan subh u mesâ Cenâb-ı Bârî fukarâların nafakaların verir. Sûre-i (---)Arapça nass-ı kâtı‘ı üzre fukarâların Rabbü'l-ibâd yedirüp içirüp geydirüp kuşadup perveriş eder. Bu abdâllar dahi yedi terk keçe külâh bozdoğanî kisbet ve tâc-ı revâc geyerler. Ve dâ’imâ "Şey’en lillâh" ile geçinirler. Osmân Baba'dan berü bunlara eyle nefes olunmuş ammâ yine cümle fukarâları "Yâ Ganî" ismine mazharlardır. Ve Cenâb-ı Bârî elbette beher yevm bu tekye fukarâlarına birer koyun kurbân gelmek mukarrerdir. Ve yine her tarafdan sadaka ve nezerât ve ihsân [u] in‘âmlar eksik değildir. Ve yine âyende vü revendelere ni‘metleri mebzûldur. Andan anı geçüp niçe yerler ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 379b ·
metinde göster ·
… ar ve kahvehâneler îcâd edüp on gün on gece bey‘ [ü] şirâ olup bâzâr-ı mahabbet
revâc
bulur.
Evvelâ bu mevlûd Seyyid Ahmed el-Bedevî mevlûdu kadar deryâ-misâl âdem cem‘ olup tantana-i azîm olmaz. Ammâ yine ne kadar âşıkân-ı sâdıkân var ise, cümle bunda mevcûddur. Ve ne kadar ehl-i sanâyi‘ tüccâr u züvvâr var ise beş o kadar ziyâde cem‘ olup hayme ve hargâhlar ve külbeler ile cedîd çârsû-yı bâzâr ihdâs edüp şehr-i Nehâriyye tâze cân bulur. Ve Nîl kenârında dıraht-ı müntehâlar sâyesinde niçe yüz hayemâtlar ile dükkânlar ve kahvehâneler îcâd edüp on gün on gece bey‘ [ü] şirâ olup bâzâr-ı mahabbet revâc bulur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y300b ·
metinde göster ·