olan san‘at-ı haddâdî ve billûr ve necef ve moran câmlarında olan şuğl-ı bennây …
Andan evsâf-ı Câmi‘-i Sultân Hasan: Azerbaycân şâhlarından Sultân Uzun Hasan binâ etmişdir. Ol Hasan'dır kim Erzurûm'un şarkîsine bir merhale karîb Hasankal‘asın binâ edüp Ebü'l-feth Sultân Mehemmed'le Tercân sahrâsında ceng-i azîm edüp cümle askeri Ebü'l-feth kılıcından geçüp ancak Uzun Hasan Şâh cân kurtarup bu Tebrîz'de dâğ-ı derûnundan cânın verüp bu câmi‘i cenbinde medfûn olan Uzun Hasan câmi‘idir kim serâpâ enderûn [u] bîrûnunun cânib-i erba‘ası ve kıbâbları cümle Kâşî çin ile mebnî olmuş câmi‘-i bî-bedeldir. Hakkâ ki Hasan hüsn-i nazarile bir câmi‘-i müstahsen binâ etmiş kim gûyâ Mısır'daki Sultân Hasan câmi‘idir. Minberi ve mihrâbı ve mü’ezzinân mehâfili üzre olan hûrde-kârlık ve san‘at-ı hezâr-fenlik hezârân üstâd-ı mermerber bir yire cem‘ olsa ol mihrâb ve minbere bir tîşe {ve erre, ya‘nî destere} urmağa kâdir değillerdir. Derûn-ı câmi‘in cânib-i erba‘asında olan revzenlerinde olan san‘at-ı haddâdî ve billûr ve necef ve moran câmlarında olan şuğl-ı bennâyî bir câmi‘de yokdur. Ve kıble kapusunın cânib-i erba‘asında olan gûnâ-gûn zîhler ve mukarnas ve islimîler ve kitâbe ve turuncalar ve girişme ve münakkaş rûmîler var kim her biri sihr-i mübîn mertebesi kasd-ı tasarruflar edüp üstâd-ı kalemkâr yed-i tûlâsın ayân u beyân etmişdir. Ve cümle derveze ve revzenler üzre mevzûnca kitâbeler üzre Yâkût-ı Müsta‘sımî hattıyla (---)(---) tahrîr olunmuşdur. Ve mihrâbın tarafeyninde iki mevzûn asferü'l-levn seng-i yerekânîsi vardır kim her biri birer İrân [u] Tûrân harâcı değer, gûyâ kehribâlardır. Bu sütûnların nazîri Mısır u Şâm ve Irâk-ı Arab ve Acem'de yokdur. İllâ bu Câmi‘-i Hasan'dadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 299a ·
metinde göster ·
… vü revende müsâfirîn mihmân ü mücâvir olmak içün iki yanında tâbhâneler vardır.
Revzenlerinden
imâma iktidâ olunur. Ba‘zı evkâtda cemâ‘at-ı kesîre olsa iki cânibde inşâ oluna …
Ve bu câmi‘in yemîn ü yesârında Gâzî Murâd Bey câmi‘i-misâl tarafeyninde âyende vü revende müsâfirîn mihmân ü mücâvir olmak içün iki yanında tâbhâneler vardır. Revzenlerinden imâma iktidâ olunur. Ba‘zı evkâtda cemâ‘at-ı kesîre olsa iki cânibde inşâ olunan tavhânede cemâ‘at-i firâvân tâ‘at-ı Yezdân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 153b ·
metinde göster ·
… ârında olan evlerin cümle pençereleri ve şâhnişînleri suya nâzırdır. Ba‘zı hâne
revzenlerinden
hâne sâhibleri balık sayd ederler.
Ve cümle üç bin aded kiremitsiz Eflak tahtasıyla örtülü bâğ-ı İremli ve cümle avluları çam tahta dîvârlı hâne-i zîbâlardır. Kârgîr binâ dîvârlı evler ve taş binâ sarâylar katı nâdirdir. Ekseriyyâ tahta ile mebnî büyût-ı ra‘nâlardır, zîrâ dağları cümle dırahtistân olmak ile tahtası çokdur, ammâ ba‘zı mükellef hâneleri vardır, ammâ nehr-i Osma kenârında olan evlerin cümle pençereleri ve şâhnişînleri suya nâzırdır. Ba‘zı hâne revzenlerinden hâne sâhibleri balık sayd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 55b ·
metinde göster ·
… şindire tahta örtülü yokuş aşağı vâkı‘ olmuş birbirinden âlî binâ olunup cümle
revzenlerinden
ve cümle dam u bâmlarından Uyvar'a varınca medd-i basarlı cihân-nümâ hânedân-ı …
Bu rabât-ı ma‘mûre kal‘a-i Litre'nin zeylinde kal‘a-i Litre'nin cânib-i kıblesinde bir düz çemenzâr yerde bir varoş-ı azîmdir kim etrâfı dolma çit dîvârlı ve rıhtım dolma palankalı kavî ve metîn rabât-ı şîrîndir kim dâ’iren-mâdârı altı bin hatve hisâr-ı üstüvârdır. Her tarafda cümle yedi aded tabyalardır. İçinde olan evleri cümle üç bin aded kârgîr binâ musanna‘ ve müzeyyen ve ma‘mûr u âbâdân hânedânlardır kim serâpâ şindire tahta örtülü yokuş aşağı vâkı‘ olmuş birbirinden âlî binâ olunup cümle revzenlerinden ve cümle dam u bâmlarından Uyvar'a varınca medd-i basarlı cihân-nümâ hânedân-ı ra‘nâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 123a ·
metinde göster ·
cümle avret ve oğlan ve sığâr u kibâr bizim kal‘a altına varıncaya dak seğirdüp …
İçindeki evlerinin şâhnişîn ve revzenlerinden cümle avret ve oğlan ve sığâr u kibâr bizim kal‘a altına varıncaya dak seğirdüp 157b alan u tâlân etmeğe girdiğimize nazar ederlerdi. Ve cümle evleri kayalarda biri biri üzre kat-ender-kat olup cümle pençereleri cânib-i şimâle deryâ-yı körfeze nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157a–157b ·
metinde göster ·
… la geçüp andan çârsû içre ve hânedânların şâhnişînleri altından geçerken herkes
revzenlerinden
ve gûnâ-gûn maksûrelerinden balıklar sayd edüp andan Çârsû câmi‘inin bu nehr-i …
Bu kal‘a altından nehr-i Makla geçüp andan çârsû içre ve hânedânların şâhnişînleri altından geçerken herkes revzenlerinden ve gûnâ-gûn maksûrelerinden balıklar sayd edüp andan Çârsû câmi‘inin bu nehr-i Makla sol tarafından geçüp ve yassı sokak 38a köprüsünden ve gayri taş cüsûrlardan ve ağaç kantaralardan geçüp ve Ilıca kapusu dibinde yine demir pençereden taşra çıkup Beşli Çayırı nâm mahalden cereyân edüp kıble tarafına akarak nehr-i Tise'ye mahlût olur bir âb-ı hayât sudur, ammâ Eğre içre bundan lezîz kaynak ve kuyularda âb-ı kevser-misâl sular vardır. Ve bu Ilıca kapusu taşrasında nehr-i Makla üzre altı göz su değirmenleri, bunlar dahi vâcibü's-seyrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 37b–38a ·
metinde göster ·
Ve sabâhısı kal‘anın cemî‘i tabyaları üzre filandıra ve bayraklar ve sancaklar ve alemler zeyn olup (---) yüz aded koldan cümle vüzerâların ve mîr-i mîrânların ve mîr-i livâların taraf taraf mehterhâneleri çalınup ve evkât-ı hamse edâ olundukdan sonra du‘â vü senâ olunup üçer nevbet gülbâng-ı Muhammedî çekilüp ba‘dehu birer yaylım tüfeng ve birer yaylım toplar atılup yedi gün yedi gece bu tertîb-i mastûr üzre gûnâ-gûn şâdımânlar olup gecemiz Kadr gündüzümüz ıyd-ı adhâ-yı rûz-ı nevrûz-ı Hârezmşâhî idi. Ammâ karşu tarafda olan küffârların rûzları rûz-ı cahîm ve zevkleri azâb-ı elîm olup bizim etdiğimiz sürûr [u] şâdımânları anlar gûyâ dâr-ı cahîm revzenlerinden nigerân edüp köse sakalların yolup gûyâ hakîm saparnasından kalkmış cuhûda dönmüşler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 305a ·
metinde göster ·
buhayre ve sahrâ-yı bî-pâyân içre cümle amâristân zâhir ü bâhirdir. Ve haremind …
Ve kıblesi önünde revzenlerinden buhayre ve sahrâ-yı bî-pâyân içre cümle amâristân zâhir ü bâhirdir. Ve hareminde kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş dıraht-ı müntehâlar var kim her birinin zıll-ı himâyesindeki çemenzâr yerlerde cümla ahibbâ ve yârân-ı bâ-safâ-yı erbâb-ı ma‘ârifân oturup kesb-i tarâvetler edüp mübâhase-i ilm-i şer‘iyyeler edüp bir tarafda dahi levendât makûlesi tâze cüvânlar gûnâ-gûn lu‘bedebâzlıklar ve silâhşorluklar ta‘lîm etmededirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 370a ·
metinde göster ·
… tânlı ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar ile pîrâste bir sahrâ-yı mahsûldârdır. Her hâne
revzenlerinden
bu sahrâ temâşâ oldukda âdem hayât bulur.
Ve ol sahrâ-yı bî-pâyân bâğ u bostân ve reyhân gül [ü] gülistânlı ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar ile pîrâste bir sahrâ-yı mahsûldârdır. Her hâne revzenlerinden bu sahrâ temâşâ oldukda âdem hayât bulur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y34a ·
metinde göster ·
… ile urûc olunur fevkânî bir kasr-ı âlî-misâl bir câmi‘-i rûşen-âbâddır. Cemî‘i
revzenlerinde
limanı nümâyândır. Ve kârgîr binâ üç kubbesi vardır. Ve minâre-i mevzûnu mihrâb …
Kapudan Koca Abdurrahmân Paşa câmi‘i: Otuz kademe taş nerdübân ile urûc olunur fevkânî bir kasr-ı âlî-misâl bir câmi‘-i rûşen-âbâddır. Cemî‘i revzenlerinde limanı nümâyândır. Ve kârgîr binâ üç kubbesi vardır. Ve minâre-i mevzûnu mihrâbın sağ cânibine vâki‘ olmuşdur. Ve kapusu üzre müzehheb hatt ile tahrîr olunan târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y58b ·
metinde göster ·
… üzeyyen ve mukarnas şâhnişînli sarây-ı âlîlerdir. Ve her birinin kapularında ve
revzenlerinde
olan tasvîrât-ı nükûşâtın medhinde lisân kâsırdır. Ve bu yolu üstâd mühendis çı …
Ve Enderûn câmi‘inden baş yukaru bir ulu şâhrâhdır, tûlu kâmil beş yüz adımdır. İki tarafı gûnâ-gûn nakş-ı bûkalemûn musanna‘ Şeddâdî binâ dîvârlı ve müzeyyen ve mukarnas şâhnişînli sarây-ı âlîlerdir. Ve her birinin kapularında ve revzenlerinde olan tasvîrât-ı nükûşâtın medhinde lisân kâsırdır. Ve bu yolu üstâd mühendis çırpı ile eyle hemvâr etmişdir kim Y 121a bir ser-i mû kadar münharif değildir. Ve iki cânibi çırpıdan çıkma musaykal kaldırımdır. Ve şâhrâhın ortası serepâ kuş gözü hurde gûnâ-gûn safra taşı mebsût olunmuşdur. Tâ Freng hisârı önünde Lonca dîvânhânesine varınca böyle münakkaş hurde kaldırımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y120b–Y121a ·
metinde göster ·
… cemî‘i şâhrâhın iki cânibi kat-ender-kat âdem deryâsı olup cemî‘i hânedânların
revzenlerinden
ve sakf [u] sütûhları üzre şîb ü zerbefe müstağrak nisvân tâ’ifeleri paşayı gör …
Ve cemî‘i şâhrâhın iki cânibi kat-ender-kat âdem deryâsı olup cemî‘i hânedânların revzenlerinden ve sakf [u] sütûhları üzre şîb ü zerbefe müstağrak nisvân tâ’ifeleri paşayı görünce bir ağızdan zılkıt sadâsı evc-i âsumâna peyveste oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y277a ·
metinde göster ·
… hânedânların demir kapuların sedd edüp dam [u] bâmları üzre ve şâhnişînleri ve
revzenlerinden
tâ’ife-i nisvânlar guzât-ı müslimîn üzre taş ve top ve ıssı su ve kül ve necâse …
Bu hâl üzre Tumanbay ve Kertbay ve (---) Bay yetmiş seksen kerre aşağı şehre imdâd edüp savaş olurdu. Ve her hânedânların demir kapuların sedd edüp dam [u] bâmları üzre ve şâhnişînleri ve revzenlerinden tâ’ife-i nisvânlar guzât-ı müslimîn üzre taş ve top ve ıssı su ve kül ve necâset atarlardı. Âhir-i kâr Selîm Hân Mısır havâtînlerine ulûfe ta‘yîn edüp aşağı şehir feth oldu. Hâlâ Mısır'da cevârî ulûfesi Selîm Hân'dan kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y52b ·
metinde göster ·
… nârında olup gûnâ-gûn şâhnişînlerden a‘yân-ı vilâyet birbirlerine âşinâlık edüp
revzenlerinden
mâhîleri sayd ederler. Ve cemî‘i halkı Nîl'de mâhîvâr âdem mahbûb-ı mâhtâbânlar …
Ve ekseriyyâ hâne-i zîbâları ve sarây-ı âlîleri halîc kenârında olup gûnâ-gûn şâhnişînlerden a‘yân-ı vilâyet birbirlerine âşinâlık edüp revzenlerinden mâhîleri sayd ederler. Ve cemî‘i halkı Nîl'de mâhîvâr âdem mahbûb-ı mâhtâbânlar ile şinâverlik edüp birbirlerin mahabbet şebekesilye sayd edüp küştegîrâne alt üst olup kuc-kucağ ber-bucağ olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y357b ·
metinde göster ·