… ayyibeler fürûht ederler. Pîrleri Itriddîn-i Hindî'dir. Kabri yine Hindistân'da
Rey
şehrinde medfûndur. Hazret-i Resûl, râyiha-i tayyibeden haz edüp bunlar dâ’imâ …
Esnâf-ı âb-ı gülâbcıyân: Dükkân 41, nefer 70, bunlar Bedâsten-i atîk önünde husrevânî küp kadar bakır kazganlar içre Edirneli hâtûnlar gülâb satarlar. Gayrıları dükkânlarda buhûr suyu ve mâ’-i kâdî ve mâ’-i gülâb ve mâ’-i amber ve mâ’-i aselbend ve mâ’-i mâverd ve mâ’-i yâsemen misilli ıtrıyyât makûlesi mâ’-i tayyibeler fürûht ederler. Pîrleri Itriddîn-i Hindî'dir. Kabri yine Hindistân'da Rey şehrinde medfûndur. Hazret-i Resûl, râyiha-i tayyibeden haz edüp bunlar dâ’imâ Hazret['e] gülâb hedâyâ getirirlerdi. Kemerin Hazret-i Alî bend edüp pîr oldu. Bu tâ’ife pür-silâh alayda ubûr ederken dükkânlarından iki tarafda olan temâşâcılar üzre gülâb ve mâ’-i buhûr nisâr ederek ubûr ederler. Cümle şâhrâh mu‘attâr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158b ·
metinde göster ·
şehrindedir, yüz otuz yaşında âhirete nakl eyledi, cümle sakkâların silsilesi a …
Esnâf-ı sakkâyân-ı yeniçeriyân-ı dergâh-ı âlî: Cümle yüz altmış iki aded yeniçeri odalarının yedi yüz sakkâları vardır. Herbiri abraş gül-endâm-misâl küheylân atlarının üzerlerine telâtîn meşkleri ve telâtîn kovaları yükledüp atlarının yeleleri ve kuyrukları ve şikemleri Hasanî Hüseynî Kerbelâ kâtili ve Tuna geçidi kınalı atların sînelerinde ve kusgun ve paldımlarında gûnâ-gûn zîl ü bem çınkıraklar ve her atların başlarında beyâz ablak sorguclar ile tezyîn edüp sakkâlar siyâh çizme ve siyâh meşin dolamalarla ve serlerinde turna cığaları ile atların gûnâ-gûn çiçekler ile zeyn edüp piyâdeleri tarafeynde olan ibâdullâhlara mataralar ve sumaklar ile mâ’-i tâhir bezl edüp "Sakkâ sebîlillâh, şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ ervâhlarıyçün sebîl" deyü feryâd ederler. Zîrâ bu tâ’ife dahi ekmekciye yamakdır. Zîrâ ekmek susuz, ev tuzsuz olmaz. Bu sakkâların pîri Selmân-ı Kûfî'dir. Selmân-ı Pâris belin bağladı. Kabri Rey şehrindedir, yüz otuz yaşında âhirete nakl eyledi, cümle sakkâların silsilesi ana çıkar. Ammâ bu tâ’ifenin zâbitleri yeniçeri ocağında bölükbaşılardan bir çorbacı sakkâbaşıdır kim gedik sâhibidir, yoluyla gelüp kethudâyeri ve muhzır ağa olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 160a ·
metinde göster ·
… p Lazgi vilâyeti hudûdu içre niçe kurâ ve kasabâtların mezâri‘ [u] besâtînlerin
rey
edüp bu Gönye kal‘asının cânib-i (---) kullesi dibinde Karadeniz'e mahlut olur. …
Bu kal‘a nehr-i Çoruğ kenarında vâkı‘ olmuşdur. Nehr-i Çoruğ "cûy-ı rûh"dan galatdır. Cûy-ı rûh ya‘nî Rûh ırmağı demekle meşhûr bir âb-ı hayevândır. Erzurûm'un cânib-i garbîsinde Canha ve Koylıhisâr ve Şebin Karahisâr dağlarından cem‘ olup cereyân ederek Bayburd şehrinin içinden cereyân edüp iki tarafı ma‘mûr hânelerdir. Andan Bayburd kal‘ası kayaları altından ubûr edüp Lazgi vilâyeti hudûdu içre niçe kurâ ve kasabâtların mezâri‘ [u] besâtînlerin rey edüp bu Gönye kal‘asının cânib-i (---) kullesi dibinde Karadeniz'e mahlut olur. Geçid vermez ve kantara dutmaz deryâ-misâl bir nehr-i azîmdir kim niçe bin Laz meneksile kayıkları bu nehr ile baş yukarı şark cânibine Mikril vilâyetlerine tuz ve demir ve âlât-ı silâh ve elvân lekfûrî (?) bezler götürüp Mikrilistân ve Gürcîstân'dan çimşir ve şem‘-i asel ve asel-i musaffa ve mümtâz ü müstesnâ, mahbûb u mahbûbe çâker ü bintânlar alup Tarabefzûn'a getirirler. Latîf ticâret yerleridir. Bu şehri dahi seyr [u] temâşâ edüp Gönye'den yine şimâl cânibine gidüp Kemerler nâm yerden gayrı cümle gemilerle nehr-i Çoruğ'a girüp bir gün şark cânibine gidüp.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 254b ·
metinde göster ·
… uyu derler, niçe büleyde ve kurâlara uğrayup mezra‘aları ve bâğ u besâtînlerini
rey
edüp ubûr ederek Karadeniz'in sâhilinde kal‘a-i Samsun'un cânib-i şarkîsinde Ba …
Andan Ferhad Boğazlarından geçüp Amasiyye'ye uğrar ve bu nehre Lâdik gölünün ayağı Kavze önünden Suluova içinden berü gelüp Amasiyye kurbunda nehr-i Tozanlı'ya mahlût olur}. Amâsiyye'ye uğraduğiçün efvâh-ı nâsda yâvedir ammâ mezeden hâli değildir. "Tokat sıçar, Amasiyye içer" derler. Bu nehir Amasiyye'den aşağı geçdikden sonra Çihârşenbe suyu derler, niçe büleyde ve kurâlara uğrayup mezra‘aları ve bâğ u besâtînlerini rey edüp ubûr ederek Karadeniz'in sâhilinde kal‘a-i Samsun'un cânib-i şarkîsinde Bahr-i siyâha dökülür. Ammâ kasaba-i Çihârşenbe altında niçe uyûnlar karışır ve Sivas eyâletinde kal‘a-i Niksâr altından cereyân ederek Boğazkesen'de dahi nehr-i Kerkük'e mahlût olup yedi nehir mahlût oldukdan sonra Samsun dibinde deryâ-misâl deryâya mahlût olur. Bu nehr-i azîmin şehr-i Amasiyye iki cânibine vâki‘ olmuş kat-ender-kat dâmen-i dağlara ve bayırlara vâki‘ olmuş şehr-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280b ·
metinde göster ·
ve sarây-ı Şâh Bende Hân, diğer mahalle-i Rey ve sarây-ı Pîr Budak Hân, derveze …
Tavsîf-i sarây-ı a‘yân: Bin yetmiş sarâydır. Evvelâ sarây-ı Allahverdi Hân, der-mahalle-i Emîrekız ve sarây-ı Rüstem Hân, der-mahalle-i Rey ve sarây-ı Şâh Bende Hân, diğer mahalle-i Rey ve sarây-ı Pîr Budak Hân, derveze-i Rey ve hânlara mahsûs sarây câmi‘-i Hasan Şâh {kurbundadır}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 299b ·
metinde göster ·
… sarây-ı Rüstem Hân, der-mahalle-i Rey ve sarây-ı Şâh Bende Hân, diğer mahalle-i
Rey
ve sarây-ı Pîr Budak Hân, derveze-i Rey ve hânlara mahsûs sarây câmi‘-i Hasan Ş …
Tavsîf-i sarây-ı a‘yân: Bin yetmiş sarâydır. Evvelâ sarây-ı Allahverdi Hân, der-mahalle-i Emîrekız ve sarây-ı Rüstem Hân, der-mahalle-i Rey ve sarây-ı Şâh Bende Hân, diğer mahalle-i Rey ve sarây-ı Pîr Budak Hân, derveze-i Rey ve hânlara mahsûs sarây câmi‘-i Hasan Şâh {kurbundadır}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 299b ·
metinde göster ·
… sarây-ı Şâh Bende Hân, diğer mahalle-i Rey ve sarây-ı Pîr Budak Hân, derveze-i
Rey
ve hânlara mahsûs sarây câmi‘-i Hasan Şâh {kurbundadır}
Tavsîf-i sarây-ı a‘yân: Bin yetmiş sarâydır. Evvelâ sarây-ı Allahverdi Hân, der-mahalle-i Emîrekız ve sarây-ı Rüstem Hân, der-mahalle-i Rey ve sarây-ı Şâh Bende Hân, diğer mahalle-i Rey ve sarây-ı Pîr Budak Hân, derveze-i Rey ve hânlara mahsûs sarây câmi‘-i Hasan Şâh {kurbundadır}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 299b ·
metinde göster ·
… Cümle suları kûh-ı Sehen'den gelüp şehrin enderûn [u] bîrûnunda olan imâretleri
rey
edüp çeşmesârlardan cereyân ederek cümle tokuz yüz kariz ve kanavât-ı âbları bâ …
Der-beyân-ı zülâl-i âb-ı hayavân: Cümle suları kûh-ı Sehen'den gelüp şehrin enderûn [u] bîrûnunda olan imâretleri rey edüp çeşmesârlardan cereyân ederek cümle tokuz yüz kariz ve kanavât-ı âbları bâğistânlara sarf olur. Ve Mihranzûd'ın âbı ve Tebriz'in hevâsı bürûdete karîbdir. Ve cümle âbı hâzımu'l-ifrâtdır kim âdeme hayât [u] cân bağışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 300a ·
metinde göster ·
… mâmlardır. Ve Sultân Hasan Câmi‘i ardında Şütürbân mahallesi hammâmı, Derveze-i
Rey
hammâmı, Hıyâbân hammâmı, Sürhâb mahallesi hammâmı}.
Evsâf-ı aded-i hammâmât-ı gâsılân: Cümle yigirmi bir hammâm-ı safâ-engîzi var kim her birinde birer ve ikişer havz-ı Şâfi‘i ile ve nîm soffa ve şâzirvân-ı selsebîller ile bünyâd olunmuş âb-ı latîf ve hevâsı nazîf ve mahbûb dellâkleri afîf, perî-rû civânlar var. Sultân Hasan hammâmı ve Pes-i Köşk hammâmı ve hammâm-ı Lusar ve hammâm-ı Cihân Şâh, kurb-ı câmi‘-i Cihân Şâh ve Mırmır Mahallesi hammâmı {Derveze-i Ser mahallesi hammâmı, cüllâhlar bâzârın geçüp Zerçü dervezesi hammâmı, Pülbâğ dervezesi hammâmı, bu hammâmların cümlesi âb [u] hevâsı ve binâsı latîf hammâmlardır. Ve Sultân Hasan Câmi‘i ardında Şütürbân mahallesi hammâmı, Derveze-i Rey hammâmı, Hıyâbân hammâmı, Sürhâb mahallesi hammâmı}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 300a ·
metinde göster ·
… r kırk beş aded uyûn-ı câriyeler munsab olur. Cümleden nehr-i Seylân, Erdebîl'i
rey
edüp ba‘dehû bu buhayreye gelir ve nehr-i Kehrân dahi katılır. Gayrı enhârın is …
Evsâf-ı buhayre-i Erdebîl: Cânib-i (---) bir âb-ı hayât buhayredir kim rûy-ı âbında niçe yüz pâre keşti-i sayyâd-ı mâhîleri var. Cânib-i şarkîsi Tebriz'e karîbdir. Cânib-i garbîsi şehr-i Rûmiyye'ye bir fersah yerdir. Ammâ bu buhayre Erdebîl'e bir mesâfe-i ba‘îdedir. Erdebîl ile buhayre mâbeyni hıyâbân ve çengelistân ve ma‘mûr [u] abadân kend [ü] büldânlar ile müzeyyendir. Bu buhayre içre yetmiş aded elvân mâhîleri olur kim gûyâ her biri birer Mâ’ide-i Mûsâ'dır. Ve bu buhayre içre olan kayıklar bâzargânları ve erbâb-ı hâcâtları metâ‘larıyla alup murâd [u] merâmları kendlerine ve cânib-i garbda Rûmiyye ve Dumdumî ve Dumbulî şehirlerine götürüp kâr eder. Bu buhayrenin dâiren-mâdâr edvârı Van deryâsından büyükdür kim on günde piyâde âdem devr eder. Van deryâsı semm-i helâhildir ammâ bu âb-ı hayâtdır. Ve umkı yetmiş kulaçdır. Bu buhayre Hazret-i Risâlet-penâh rahm-i mâderden müştak olduğu şeb tâk-i Kisrâ ve cümle esnâm-ı Mekke ve Ayasofya kubbesi münhedim olduğu gice bu buhayre zâhir olup cânib-ı etrâfında sağîr ve kebîr kırk beş aded uyûn-ı câriyeler munsab olur. Cümleden nehr-i Seylân, Erdebîl'i rey edüp ba‘dehû bu buhayreye gelir ve nehr-i Kehrân dahi katılır. Gayrı enhârın ismi ma‘lûmum değildir ve manzûrumuz olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 306a ·
metinde göster ·
… lân mahbûbu gâyet memdûhdur. Cümle pembe mezâri‘lerini ve müşebbek bostânlarını
rey
edecek âb-ı hayâtları cânib-i garbîsinde kûh-ı Elburz'dan tulû‘ edüp cereyân ed …
Evsâf-ı kal‘a-i şehr-i Serîrü'l-lân: Kadîm-i evvelde kal‘ası Hürmüz-i Tâcdâr ibn Enûşirvân binâsıdır. Bu şehr üzre niçe mülûk mâlik olmağiçün ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl ide ide Dağıstân şâhı elinden Acem Şâhı Kör Hudâbende istîlâ etdikde bir dahi Dağıstân ve Gürcîstân ve Âl-i Osmân tama‘ edüp istîlâ etdükde mütehassın olmasınlar deyü kal‘asın münhedim edüp hâlâ şehri dest-i Acem'de Eriş kal‘ası hâkimi hükmünde kûh-ı Elburz dâmeninde zamân-ı kadîmde Dağıstân pâdişâhının taht-ı kadîmi bu şehr-i azîm idi. Tevârîh-i Dağıstân'da bu şehri ibtidâ Hazret-i Süleymân kûh-ı Elburz'u Belkıs Hâtûn ile ve yer götürmez ins [u] cîn ve cemî‘î emrine râm olan mahlûkât ile kûh-ı Elburz'u seyr [u] temâşâya geldikde ber-hevâ tayarân eden serîrin bu şehrde koyup andan kûh-ı Elburz'ı temâşâ edüp bu şehri imâr edüp serîri bunda kalmağile şehr-i Serîrü'l-lân deyü tesmiye olunmışdır. Ya‘nî serîr-i taht-ı Süleymân'dır. Lân, luğat-i Fârisî'de yuva'dır, bir lüğatde serîr seyrân idicidir. Ya‘nî "Gezici yuva" şehri demek ola. Anın içün şehr-i Serîrü'l-lân derler. Hâlâ bir püşte-i hevâdâr üzre hıyâbân-ı Acem bir mesîregâh yerdir, serîr-i Süleymân'ın yeridir, derler, sahîhdir. Bâbü'l-ebvâb ve Şemahı ve Niyâzâbâd şehirlerinin mâbeynine vâkı‘ olmuş şehr-i kadîmdir. Lâkin üç serhad mâbeyninde kalmak ile ol kadar imâristân değildir. Ve hevâsı burûdet üzre olmağıla bâğı ve bâğçesi azdır. Cümle üç bin hâk-ı pâk ile mestûr hânelerdir. Câmi‘leri vardır, lâkin dest-i Acem'de olmağıla cemâ‘atden garîb câmi‘lerdir. Yedi hammâm ve on bir kârbânsarâyı ve yetmiş aded çârsû-yı bâzâr dükkânları vardır. Bir şeb müsâfir olmağıla ol kadar temâşâ edemedik. Ammâ yine hânlıkdır ve kadılıkdır. Kelenteri ve münşî ve darûgası ve bin mikdârı nökeri ve dizçökeri ve şâhçöreği yiyüp bende-i şâhdırlar, lâkin Sünnî âdemleri çokdur. Cümlenin kâr [u] kesbleri pembe bezi cüllâhlarıdır. Ammâ âb [u] hevâsının letâfetinden Serîrü'l-lân mahbûbu gâyet memdûhdur. Cümle pembe mezâri‘lerini ve müşebbek bostânlarını rey edecek âb-ı hayâtları cânib-i garbîsinde kûh-ı Elburz'dan tulû‘ edüp cereyân ederek nehr-i Kür'e rîzân olur. Âb-ı hayâtdan nişân verüp niçe yüz âsiyâbları vardır. 318b Andan yine cânib-i kıbleye (---) sâ‘at gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 318a–318b ·
metinde göster ·
edüp cânib-i şarkda iner nehr-i Kür'e rîzân olur bir âb-ı nâbdır. Lâkin hevâsı …
Hudûd-ı Gürcîstân'da, hâlâ Acem hükmündedir. İbtidâ bânîsi Enûşirvân'dır. Hazret-i Risâlet-penâh rahm-i mâderden sa‘âdetle rûy-ı arza kadem basdıkda Nûşirevân "İşte bir sâhib-hurûc zuhûr etdi. Anın ümmetleri şerrinden benim re‘âyâ vü berâyâm hıfz u emânda olalar" deyü bu kal‘ayı kûh-ı Elbur[z] dâmeninde havâlesiz arz-ı mahsuldârda şekl-i muhammes seng-binâ bir kal‘a-i ra‘nâ etmişdir. Ammâ mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri münhedim olmuşdur. Dâiren-mâdâr cirmi Husrev gulâmın hatvesiyle on dörd bin adımdır ve yüz yetmiş burcu ve üç dervezesi var. Ve derûn-ı kal‘ada iki bin aded âbâdân hâneler ve câmi‘-i harâblar ve hân ve hammâm-ı imârlar ve çârsû-yı bâzâr-ı şâhîler ile ârâste ve her hânesi gül-i gülistân ile pîrâste olmış, âb [u] hevâsı ve mahbûb u mahbûbesi memdûh-ı âlemdir. Âb-ı zülâlden nişân ver[ir] suları kûh-ı Elburz'un yedinci tabaka aşağı dâmenlerinden gelüp şehr-i Kâht'ın hadîka-i gaytân [u] ravza-i rıdvân hıyâbânların rey edüp cânib-i şarkda iner nehr-i Kür'e rîzân olur bir âb-ı nâbdır. Lâkin hevâsı bürûdete meyyâl olmağıla ipeği memdûh değildir. Ekseriyyâ halkı Ermeni ve Gökdolak ve Gürcî tâ’ifesidir. Hâkimleri başka sultândır. Bin kadar mezheb-i Kaderî nöker-i Ği‘îye mâlikdir. Ve on iki hâkimi ve kadısı vardır. Ammâ âb [u] hevâsının letâfetinden Şâh İsmâ‘îl, Selîm Hân ile Çıldır gazâsın etmezden mukaddem bu şehrde üç sene sâkin olup kal‘adan taşra sadranc nakşı esvâklar ile bir varoş-ı mu‘azzam tarh [u] vaz‘-ı esâs edüp imâr etmiş kim gûyâ Orta Macar diyârında Kaşa şehrin imâr etmiş. Ba‘dehû kendüsü Selîm Şâh ile Çıldır'da münhedim olup yüz bin askeri dendân-ı tîğ-ı bî-dirîğdan geçüp kendüsü Azerbaycân'a cân atup Âl-i Osmân'ın urğuncu askeri Gürcîstân askeriyle bu şehr-i Kâht'a gelüp nehb ü gâret edüp harâb etdiklerinden berü ol kadar imâr olmamış, ammâ yine sâ’ir şehir varoşlarından müzeyyendir. Ferhâd Paşa Aras kal‘asın imâr ederken bu şehrden niçe bin araba bârı seng-i gûnâ-gûnları Aras kal‘asına ref‘ etmiş. Bu şehr sultânı hakîre muhabbeten bir konak refîk olup cânib-i kıblede kend-i Hodrây Hân'da meks olundu. Nehr-i Kür kenarında bin hâneli câmi‘ ve hân u hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı kenddir. Tiflis hudûdunda bâğlı ve kelenterli kenddir. Andan (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 318b ·
metinde göster ·
ederek inüp bu şehr-i Bâyburd içre aşağı şehrden kal‘a altına doğru cereyân edü …
Evsâf-ı nehr-i Çoruğ: 328a Eyâlet-i Erzurûm'da (---) dağlarından tulû‘ edüp niçe büleydelere ve kasabâtların mezârı‘ların rey ederek inüp bu şehr-i Bâyburd içre aşağı şehrden kal‘a altına doğru cereyân edüp bu nehrin iki cânibi kat-ender-kat ma‘mûr [u] âbâdân şâh-nişînler ve müzeyyen kârgîr binâ sarây-ı âlîler ve gûnâ-gûn maksûreler ile ârâste ve câ-be-câ gül ü gülistânlı hadîkalar ile pîrâste olmış hânedânları vardır. Herkes kâh-ı Havernaklarında oturup nehr-i Çoruğ'da şinâverlik eden alabalıkları sayd [u] şikâr edüp tenâvül ederler bir âb-ı hayât nehr-i zülâldir kim nehr-i Çoruğ,, cûy-ı rûh'dan galatdır. Ya‘nî rûh ırmağı demekle meşhûr bir berrâk u sâf ve billûr-misâl bir nehr-i zülâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 327b–328a ·
metinde göster ·
… Ebî Tâlib ve İsmâ‘îl ibn Huzeyme, Sirâcüddîn ibn Hâlid ve Sâlih Berkî ibn Abd-i
Rey
. Bunlardan mâ‘adâ niçe bin sahâbe-i kirâmlar medfûnlardır, ammâ bunları ziyâret …
Bu mahall gerçi Arz-ı Mukaddes'dir, ammâ bu mahalde sahâbe-i güzînin medfûn olmalarının sebebi oldur kim hicret-i Nebeviyye'nin sene (---) târîhinde Hazret-i Alî ile Hazret-i Mu‘âviye bu Ca‘ber Kal‘ası mukâbelesinde ceng-i azîm edüp tarafeynden niçe bin sahâbe-i kirâm ve erbâb-ı soffa 59b ve muhâcirîn-i ensâr ve tebe‘-i tâbi‘în şehîd olup hâlâ ol sahrâ-yı Ca‘ber'de kabr-i münevvereleri ve seng-i mezârları ve kıbâblarıyla niçe yüz merâkıd-ı pür-envâr âşikâredir. Evvelâ kabr-i Beşîr ibn Hâtem-i Tayy, Mûsâ ibn Hazret-i Zübeyr ve Zeyneddîn ibn Akîl ibn Ebî Tâlib ve İsmâ‘îl ibn Huzeyme, Sirâcüddîn ibn Hâlid ve Sâlih Berkî ibn Abd-i Rey. Bunlardan mâ‘adâ niçe bin sahâbe-i kirâmlar medfûnlardır, ammâ bunları ziyâret edüp rûh-ı şerîfleriyçün at üzre Kur’ân tilâvet edüp yine Furât'a gelüp gemiyle karşu Ca‘ber tarafına geçip istirâhat etdik. Andan yine gemiyle beri Haleb hâkinde ubûr edüp cânib-i garba çölistân içre (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 59a–59b ·
metinde göster ·
… hâvend ve Kum ve Kâşân ve Kazvîn ve Merâğa ve Esedâbâd ve şehr-i Ucân ve şehr-i
Rey
ve şehr-i Isfahân-ı nısf-ı cihâna varınca hâk-i Irâk'da ve hâk-i Âzerbaycân'da …
Anlar zeyl-i Van'a varup meterislere girüp niçe bin asâkir-i İslâm etrâf-ı Van'da diyâr-ı Acem'i harâb u yebâb edüp âlet-i mülâhaza Van'ı muhâsara etmişlerdi. Pâdişâh-ı Dârâ-kişver on günde şehr-i Tebrîz-i dilâvîz sahrâsına varup Şâh Tahmas'ın birâder-i kîhteri olan Elkas Mirzâ'nın iğvâsıyla yine Elkas'ı serdâr edüp kal‘a-i Hemedân ve Dergezîn ve Erdebil ve Nihâvend ve Kum ve Kâşân ve Kazvîn ve Merâğa ve Esedâbâd ve şehr-i Ucân ve şehr-i Rey ve şehr-i Isfahân-ı nısf-ı cihâna varınca hâk-i Irâk'da ve hâk-i Âzerbaycân'da ve hâk-i İrân-zemînde kırk günde yetmiş altı şehri harâb u yebâb ve ahâlîsin esîr ü kebâb ve hânedânların türâb edüp Elkas Mirzâ ile şehr-i Tebrîz altına ol kadar mâl-ı ganâ’im ile asker-i İslâm geldiler kim bir harbende bir katar bâr-ı şütür müşk [ü] amber-i hâma mâlik olduğu meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 250a ·
metinde göster ·
… aycân-ı Ucân Hazret-i Sârî elinde Kazvîn ü Hemedân ve Dergezîn ü Kum ve Kâşân u
Rey
ve Sehend ü Kehrevân Sâriye fethidir. 308b Ba‘dehû Şeyh Sârî yine Hazret-i Öm …
Hazret-i Şeyh (---) Sârî Nihâvend hâkimi olup cümle Irâk-ı Acem ve diyâr-ı Âzerbaycân-ı Ucân Hazret-i Sârî elinde Kazvîn ü Hemedân ve Dergezîn ü Kum ve Kâşân u Rey ve Sehend ü Kehrevân Sâriye fethidir. 308b Ba‘dehû Şeyh Sârî yine Hazret-i Ömer hilâfetinde Amr ibn el-Âs ile Mısr fethinde bulunup Mısır-ı Fustat'ın hâricinde Âmir-i Cüheynî ve Zünnûn-ı Mısrî ve Mansûr-ı Ensârî ve Şeyh Sârî bir anda şehîd olup Şeyh Sârî hazretleri Mısr-ı Cedîd'in yukaru iç kal‘ası içinde Tavâşî Süleymân Paşa câmi‘i hareminde bir zîr-i zemîn içinde medfûndur. Hâlâ ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır. Ammâ Sârî hazretleri ile bu Nihâvend cenginde kâmil yedi bin iki yüz ashâb-ı güzîn şehîd olup niçesi râvî-yi hadîsdir. Hâlâ kabr-i münevverelerinde seng-i mezârları hattıyla mastûr merkad-i pür-envârlardır. İnşâallah mahalliyle tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 308a–308b ·
metinde göster ·
… fı çâr-deh bâbdır. Derveze-i Kâşân ve derveze-i şehr-i Sâve ve derveze-i şehr-i
Rey
ve derveze-i şehr-i Demâvend ve derveze-i Bağdâd ve derveze-i şehr-i Deylem ve …
{Mevlûd-i Nebî'nin} sene 6 târîhinde bânîsi Enûşirvân-ı âdil ümerâlarından Hâtem-i Tay-yi Arabî'nün karındaşı Emîr Cerbân Kan binâsı olduğundan Cerbân Kan nâmıyla meşhûr bir şehr-i ma‘mûrdur. Kavm-i Moğol bu şehre Kan derler. Lisân-ı Çîn'de kan hâkime derler. Hâlâ bu şehr-i Cerbân Kân, hâk-i Irâk'da ve hükm-i Şâh-ı Acem'de Kâşân eyâletinde başka sultânlıkdır kim bin güzîde nökere mâlikdir. Sûru harâbdır ammâ şehri imâr-ı kâmyâbdır. Medînesinin cümle etrâfı handak hafr-i türâbdır ve cânib-i eknâfı çâr-deh bâbdır. Derveze-i Kâşân ve derveze-i şehr-i Sâve ve derveze-i şehr-i Rey ve derveze-i şehr-i Demâvend ve derveze-i Bağdâd ve derveze-i şehr-i Deylem ve derveze-i şehr-i Şehribân ve derveze-i Isfahân-ı nısf-ı cihân ve derveze-i Derteng ve derveze-i şehr-i Kum ve derveze-i şehrü'l-Mut ve derveze-i (---). Hulâsa-i kelâm cümle on dörd kapusu vardır. Bu kapular dâhilinde olan bir şehr-i müzeyyendir kim cümle yedi bin hâne-i âbâdândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 323b ·
metinde göster ·
… inâ etdi ve eyle imâr [u] avâdân oldu kim Bağdâd-ı behişt-âbâd-ı atîk bu şehr-i
Rey
yanında bir kendce gelmezdi. Bu kevn-i çarh-ı kec-revün âdeti üzre niçe bin mül …
Müverrihân-ı İrân-zemîn ve sahâ’if-i münşiyân-ı Irâk-ı Dergezîn müverrihleri tahrîri üzre bu şehr-i Rey'i ibtidâ binâ eden İrân-ı Turan şâhlarından Keyûmers Şâh binâ etmişdir. Mürûr-ı eyyâm ile her tarafdan yâğî vü dağî rahneleri görmek ile harâba mü’eddî olup ba‘dehû Şâh Hûşah binâ etdi ve eyle imâr [u] avâdân oldu kim Bağdâd-ı behişt-âbâd-ı atîk bu şehr-i Rey yanında bir kendce gelmezdi. Bu kevn-i çarh-ı kec-revün âdeti üzre niçe bin mülûkdan mülûka intikâl edüp hâlâ hâk-i Irâk'da hükm-i Acem'de kûh-ı Demâvend'in cânib-i garbîsinde bir ferahfezâ-yı çemenzâr [u] lâle-ızârda Bursa şehri gibi temevvüc edüp kat-ender-kat bâğ-ı İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr-i dilşâd-ı Rey âbâdândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 325a ·
metinde göster ·
… temevvüc edüp kat-ender-kat bâğ-ı İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr-i dilşâd-ı
Rey
âbâdândır.
Müverrihân-ı İrân-zemîn ve sahâ’if-i münşiyân-ı Irâk-ı Dergezîn müverrihleri tahrîri üzre bu şehr-i Rey'i ibtidâ binâ eden İrân-ı Turan şâhlarından Keyûmers Şâh binâ etmişdir. Mürûr-ı eyyâm ile her tarafdan yâğî vü dağî rahneleri görmek ile harâba mü’eddî olup ba‘dehû Şâh Hûşah binâ etdi ve eyle imâr [u] avâdân oldu kim Bağdâd-ı behişt-âbâd-ı atîk bu şehr-i Rey yanında bir kendce gelmezdi. Bu kevn-i çarh-ı kec-revün âdeti üzre niçe bin mülûkdan mülûka intikâl edüp hâlâ hâk-i Irâk'da hükm-i Acem'de kûh-ı Demâvend'in cânib-i garbîsinde bir ferahfezâ-yı çemenzâr [u] lâle-ızârda Bursa şehri gibi temevvüc edüp kat-ender-kat bâğ-ı İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr-i dilşâd-ı Rey âbâdândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 325a ·
metinde göster ·
: Hâlâ bir hân-ı âlîşânlıkdır kim yedi yâr aşkına heft hezâr nökere mâlikdir. Şe …
Der-beyân-ı ahvâl-i hâkimân-ı şehr-i Rey: Hâlâ bir hân-ı âlîşânlıkdır kim yedi yâr aşkına heft hezâr nökere mâlikdir. Şehir mollası ve hâce şeyhülislâmı ve şeyhü's-sâdât-ı kirâmı ve dizçöken ağası ve korucubaşı ve yasavul akası ve kelenteri ve daroğası ve münşî ve şâhbenderi ve eşik ağası ve mihmândârı vardır ve bu hâkimler bu şehr içre eyle adl-i adâlet [ve] hükm-i hükûmât ederler kim gûyâ adl-ı Enûşirvân-i Kisrâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 325a ·
metinde göster ·
: Gerçi sâ’ir diyârlar gibi kal‘ası amâr değildir ammâ şehri gâyet ma‘mûrdur. Cü …
Sitâyiş-i imârât-ı hânedân-ı şehr-i Rey: Gerçi sâ’ir diyârlar gibi kal‘ası amâr değildir ammâ şehri gâyet ma‘mûrdur. Cümle dokuz bin sekiz yüz aded derveze add olunur bâğlı u bâğçeli hânedânlardır. Her derveze içre ekall-i mâ-yekûn onar ve on beşer hâne-i müte‘addideler var. Cümle âsâr-ı binâları kerpiç ile mebnîdir ve cümle dam u bâmları türâb-ı pâk ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır. Ammâ bu şehrin cânib-i erba‘asında sûr hafri-misâl handak-i vâsi‘i ve umk-ı azîmi vardır kim yâğî vü bâğîden emîndir. Ve cânib-i etrâfında sekiz aded dervezeleri vardır. Ammâ cümle haşeb levha bâblardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 325a ·
metinde göster ·
içre cümle yüz on aded çeşme-sârlar vardır kim âyende vü revendegân u müsâfirân …
Ve çeşme-sâr-ı âb-ı hayvân: Bu şehr-i Rey içre cümle yüz on aded çeşme-sârlar vardır kim âyende vü revendegân u müsâfirân ve devâbâtları nûş eder ammâ şehir halkının sâhib-tab‘ olanları çâh-ı mâdan nûş eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 325b ·
metinde göster ·
şehrinin hevâsı gayrı diyâr hevâsı gibi memdûh değildir, şiddet-i hâr üzredir. …
Ve hevâ-yı bâd-ı sabâ-yı diyâr-ı İrân: Bu Rey şehrinin hevâsı gayrı diyâr hevâsı gibi memdûh değildir, şiddet-i hâr üzredir. Ammâ sayf u şitâda cemî‘i halkı damları üzre her gice serîrler üzre yatup kisb-i tarâvet ederler, gicesi latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 326a ·
metinde göster ·
Ve ekâlîm-i arz-ı büldân: Be-kavl-i Hâkim Batlamyus, bu şehr-i
Rey
19 iklîm-i örfiyyede bulunmuşdur. Ve Monlâ Tâc Şâh dahi eyle dedi ammâ hakîr ir …
Ve ekâlîm-i arz-ı büldân: Be-kavl-i Hâkim Batlamyus, bu şehr-i Rey 19 iklîm-i örfiyyede bulunmuşdur. Ve Monlâ Tâc Şâh dahi eyle dedi ammâ hakîr irtifâ‘ almadım. Ve arz-ı beledi (---)(---)(---) ve tûl-ı nehârı (---) sâ‘atdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 326a ·
metinde göster ·
şehrinin cânib-i garbîsinde olan kûh-ı Demâvend'den nüzûl eden âb-ı revânlar ol …
Ve şehrengîz-i tetimme-i külliyât: Evvelâ bu Rey şehrinin cânib-i garbîsinde olan kûh-ı Demâvend'den nüzûl eden âb-ı revânlar ol kadar memdûh değildir. Ancak şehr-i Rey'ün mezâri‘ât ü bâğ u bostâniyânların reyy edüp cânib-i şarkda eyâlet-i Rey kendlerin reyy ederek nehr-i azîm (---) munsabb olur nehreyn-i sağîreyndir. Birinin ismi (---)(---)(---) ve birinin nâmı (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 326b ·
metinde göster ·
… hr-i Rey'ün mezâri‘ât ü bâğ u bostâniyânların reyy edüp cânib-i şarkda eyâlet-i
Rey
kendlerin reyy ederek nehr-i azîm (---) munsabb olur nehreyn-i sağîreyndir. Bir …
Ve şehrengîz-i tetimme-i külliyât: Evvelâ bu Rey şehrinin cânib-i garbîsinde olan kûh-ı Demâvend'den nüzûl eden âb-ı revânlar ol kadar memdûh değildir. Ancak şehr-i Rey'ün mezâri‘ât ü bâğ u bostâniyânların reyy edüp cânib-i şarkda eyâlet-i Rey kendlerin reyy ederek nehr-i azîm (---) munsabb olur nehreyn-i sağîreyndir. Birinin ismi (---)(---)(---) ve birinin nâmı (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 326b ·
metinde göster ·
… ve Kehrânî ve Dümbülî ve Dümdümî Türkmanânı yayla hakların Acem Şâhı tarafından
Rey
şehri hânı alur. Ammâ yine bu kûh-ı Demâvend'in cânib-i kıblesinde ve taraf-ı g …
Evsâf-ı yaylağ-ı kûh-ı Demâvend: Bir cebel-i kûh-ı serbülenddir kim zamân-ı kadîmde yedi aded sûr-ı metîneler ile âbâdân hâlâ biri ma‘mûrdur kim kal‘a-i Demâvend nâmıyla meşhûr-ı âfâk olup sene 995 târîhinde Murâd Hân-ı Sâlis vezîri Cığalzâde Sinân Paşa kal‘a-i Demâvend'i yedi günde feth edüp hâk ile yeksân etmişdi. Ve kûh-ı Demâvend'den beş kerre yüz bin koyun sürmüşdü. Hâlâ yine bu yaylada on kerre yüz bin devâbât makûlesi vardır. Bu yaylanın şark cânibinde yaylayan Avşarî ve Kehrânî ve Dümbülî ve Dümdümî Türkmanânı yayla hakların Acem Şâhı tarafından Rey şehri hânı alur. Ammâ yine bu kûh-ı Demâvend'in cânib-i kıblesinde ve taraf-ı garbîsinde yaylayan Urbân u Türkman u Ekrâd-ı Zıbarı'nın {yaylamakların} İmâdiyye hâkimi ve Akra beği alırlar. Tâ bu mertebe böyle bir kûh-ı azîm-i mahsûldârdır ve ma‘âdin-i hadîd gâyet çokdur. Ol ecilden sularının nef‘i yokdur. Bu kûh-ı Demâvend'in şimâlinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 326b ·
metinde göster ·
… eyüp harcı hâsılıyla berâber gelmez demiş idi. Meğer lağv imiş. Bu hakîr şehr-i
Rey
temâşâsında iken Akra kûhundan yedi katar-ı katır yükü tibr altun Rey hânına ge …
Evsâf-ı kûh-ı Akra: Lakab-ı sahîhi kûh-ı Akra‘dır. Bu dahi şehr-i Rey'ün cânib-i garbîsi ve şimâlîsine meyyâl nümâyândır, ammâ üç merhale ba‘îd bir uryân u bî-dıraht u bî-semer bir cebel-i Akra‘dır kim Kürdistân Akra beğiyle Acem müşâsında bir kûh-ı bâlâdır kim kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş bir kûh-ı serbülenddir. Nebâtât [u] giyâhâtı firâvân ve uyûn-ı câ’iyeleri âb-ı hayât-ı revândır. Sene (---) târîhinde İmâdiyye'ye giderken bu kûh-ı Akra‘da meks edüp Monlâ Karnî nakli üzre bu kûh-ı Akra‘da altun ma‘deni vardır ammâ Ekrâd diyârında olmağile zer-i hâlisin husûle getiremeyüp harcı hâsılıyla berâber gelmez demiş idi. Meğer lağv imiş. Bu hakîr şehr-i Rey temâşâsında iken Akra kûhundan yedi katar-ı katır yükü tibr altun Rey hânına gelüp tîz-âb ile suya çeküp ba‘dehû âteş-i germâ-germde kâl edüp bir nerm zer-i hâlis hâsıl oldu kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 326b ·
metinde göster ·
… îr şehr-i Rey temâşâsında iken Akra kûhundan yedi katar-ı katır yükü tibr altun
Rey
hânına gelüp tîz-âb ile suya çeküp ba‘dehû âteş-i germâ-germde kâl edüp bir ner …
Evsâf-ı kûh-ı Akra: Lakab-ı sahîhi kûh-ı Akra‘dır. Bu dahi şehr-i Rey'ün cânib-i garbîsi ve şimâlîsine meyyâl nümâyândır, ammâ üç merhale ba‘îd bir uryân u bî-dıraht u bî-semer bir cebel-i Akra‘dır kim Kürdistân Akra beğiyle Acem müşâsında bir kûh-ı bâlâdır kim kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş bir kûh-ı serbülenddir. Nebâtât [u] giyâhâtı firâvân ve uyûn-ı câ’iyeleri âb-ı hayât-ı revândır. Sene (---) târîhinde İmâdiyye'ye giderken bu kûh-ı Akra‘da meks edüp Monlâ Karnî nakli üzre bu kûh-ı Akra‘da altun ma‘deni vardır ammâ Ekrâd diyârında olmağile zer-i hâlisin husûle getiremeyüp harcı hâsılıyla berâber gelmez demiş idi. Meğer lağv imiş. Bu hakîr şehr-i Rey temâşâsında iken Akra kûhundan yedi katar-ı katır yükü tibr altun Rey hânına gelüp tîz-âb ile suya çeküp ba‘dehû âteş-i germâ-germde kâl edüp bir nerm zer-i hâlis hâsıl oldu kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 326b ·
metinde göster ·
… önderdi. Hâlâ tibr-i Akra‘ Kürdistân-ı Acemistân'da meşhûrdur. 327a Bu şehr-i
Rey
etrâfında bir imâret esâsı hafr etseler altında ol hafr olunan yerde beş on yah …
Ba‘dehû ol katar-ı katırlar ile mezkûr tibri hân şâha gönderdi. Hâlâ tibr-i Akra‘ Kürdistân-ı Acemistân'da meşhûrdur. 327a Bu şehr-i Rey etrâfında bir imâret esâsı hafr etseler altında ol hafr olunan yerde beş on yahûd on beş kıt‘a cevâhir-i zî-kıymetden elmas u la‘l u yâkût çıkup sâhib-i zemîn girân bahâya fürûht eyleyüp binâya mübâşeret eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 326b–327a ·
metinde göster ·
içre eyledir kim her sene elbette derûn-ı şehirde ve yahûd bîrûn-ı şehirde elbe …
Temâşâ-yı garîbe: Hâlâ bu şehr-i Rey içre eyledir kim her sene elbette derûn-ı şehirde ve yahûd bîrûn-ı şehirde elbette her sâl birer ikişer defîne mâl çıkar. Ammâ bu künûzlar çıkması sebebiyle niçe bin mahlûk-ı Hudâ kâr u kisb pîşesinden âvâre olup şeb [u] rûz Ferhâd-vâr çalışup kenz-i Kârûn küşâde etmeğe cidd ü ihtimâm-ı tâm edüp derbeder benâm olup bu mekr ile ifnâ-yı vücûd etmededirler. Ve bu kenz-küşâlığın bir kubhu dahi oldur kim, bu mahalde bir kenz vardır deyü niçe yüz âdem hân tarafından ol hânedâna üşüp Ferhâdî tîşeler urup ilâ hâze'l-ân eyle şehr-i âbâdân eski mısır gibi harâb (---) olup bûm u gurâb u masasaya âşiyân olmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 327a ·
metinde göster ·
… Hüseyin şehzâdeliğinde ve gayrı Devâzde İmâmân-ı hümâmân asırlarında bu şehr-i
Rey
Ashâb-ı güzîn ve Muhâcirîn [ve] Ensârîn ile imâr olup cümle ehl-i Mekke ve ehl- …
Hazret-i Ömer hilâfetinde ve Hazret-i İmâm Hüseyin şehzâdeliğinde ve gayrı Devâzde İmâmân-ı hümâmân asırlarında bu şehr-i Rey Ashâb-ı güzîn ve Muhâcirîn [ve] Ensârîn ile imâr olup cümle ehl-i Mekke ve ehl-i Bekke ve ehl-i Medîne bu şehr-i Rey'de sâkin olurlardı. Âhir dâr-ı âhirete intikâl edenleri bu şehr-i Rey cebbânesinde defn ederlerdi. Hâlâ mekâbîr-i Ashâb-ı güzîn şehrin cânib-i kıblesinde ziyâretgâh-ı azîmdir. Ve niçe kibâr-ı evliyâullah ulemâ ve sulehâ ve mü’ellif-i fukahâ-yı şu‘arâ medfûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 327a ·
metinde göster ·
… bu şehr-i Rey'de sâkin olurlardı. Âhir dâr-ı âhirete intikâl edenleri bu şehr-i
Rey
cebbânesinde defn ederlerdi. Hâlâ mekâbîr-i Ashâb-ı güzîn şehrin cânib-i kıbles …
Hazret-i Ömer hilâfetinde ve Hazret-i İmâm Hüseyin şehzâdeliğinde ve gayrı Devâzde İmâmân-ı hümâmân asırlarında bu şehr-i Rey Ashâb-ı güzîn ve Muhâcirîn [ve] Ensârîn ile imâr olup cümle ehl-i Mekke ve ehl-i Bekke ve ehl-i Medîne bu şehr-i Rey'de sâkin olurlardı. Âhir dâr-ı âhirete intikâl edenleri bu şehr-i Rey cebbânesinde defn ederlerdi. Hâlâ mekâbîr-i Ashâb-ı güzîn şehrin cânib-i kıblesinde ziyâretgâh-ı azîmdir. Ve niçe kibâr-ı evliyâullah ulemâ ve sulehâ ve mü’ellif-i fukahâ-yı şu‘arâ medfûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 327a ·
metinde göster ·
ve şehr-i Kum ve şehr-i Kâşân ve şehr-i Dergezîn ve şehr-i Hemedân ve şehr-i Mi …
Mukaddemâ zemîninde hulefâ-yı Benî Abbâsiyân'dan bir kal‘a inşâ etmişler ammâ mürûr-ı eyyâm ile bu kal‘a kerpiç binâ ile inşâ olunduğundan berbâd olur. Ammâ sene 995 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis vezîri Cığalzâde Sinân Paşa serdâr-ı mu‘azzamlık ile diyâr-ı Bağdâd'a gelüp andan deryâ-misâl asker ile Cem-cemâl yoluyla vilâyet-i Âzerbaycân'da şehr-i Tebrîz-i dilâvîze atf-ı inân etdikde şehr-i Rey ve şehr-i Kum ve şehr-i Kâşân ve şehr-i Dergezîn ve şehr-i Hemedân ve şehr-i Mihribân ve şehr-i Bâğ-ı cinân ve şehrü'l-Lusûs ve şehr-i Gazvîn ve şehr-i Cem-cenâb ve kal‘a-i Şehribân ve kal‘a-i Kinkur ve kal‘a-i Nihâvend ve kal‘a-i Sehend ve kal‘a-i Erdebil ve kal‘a-i Serâh ve kal‘a-i Kehrevân ve kal‘a-i Merâğa ve kal‘a-i Karakan ve kal‘a-i Sultâniyye ve şehr-i Tebrîz'e varınca mezkûr kılâ‘ları ve şehr-i azîmeleri nehb ü gâret etmeğe ahd-i amân etmişdi. Zîrâ zikri sebkat eden kal‘a-i Serâv altında Cığalazâde bir gûne münhezim olmuşdu kim devlet-i Âl-i Osmân'da eyle bir serdâr münhezim olmayup bed-nâmlık olduğu intikâmın Acem'den almak içün {Cığalzâde Sinân Paşa} dârü'l-hilâfe olan Bağdâd-i bî-dâddan leşker-keş olup niyyetü'l-gazâ diyerek ibtidâ kal‘a-i Cem-cemâl'den niçe gün kat‘-ı menâzil ederek kal‘a-i Pilever'e andan kal‘a-i Denâver'e andan kal‘a-i Despol'a andan kal‘a-i Sorhbîd-i Rûsipîd'e andan ibret-nümâ olan kûh-ı Bî-sütûn'a bir kal‘a-i müfîd binâ edüp andan kat‘-ı menâzil ederek kûh-ı Demâvend'e geldikde gördü kim Bağdâd ile Hemedân ve Tebrîz yolları üzre bir cây-ı menâs olacak kal‘a yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 327a ·
metinde göster ·
… ş bir sûr-ı azîmdir. Lâkin etrâfında handakı yokdur. Ve iki kapusu vardır. Biri
Rey
kapusu ve biri Bağdâd dervezesi vardır. Ve kal‘a içre hâlâ üç yüz hâne ve Câmi‘ …
Kûh-ı Demâvend dâmeninde bir püşte-i âlî üzre bir kal‘a-i serbülenddir. Ammâ bu dahi hâk-i çim ile rıhtım olmuş bir sûr-ı azîmdir. Lâkin etrâfında handakı yokdur. Ve iki kapusu vardır. Biri Rey kapusu ve biri Bağdâd dervezesi vardır. Ve kal‘a içre hâlâ üç yüz hâne ve Câmi‘-i Murâd Hân-ı Sâlis ve hân ve hammâm ve kifâyet mikdârı dükkânları vardır. Ve dâ’iren-mâdâr ecrâm-ı kal‘a iki bin adımdır. Ve hâlâ dest-i Acem'de Rey şehri hükmünde sultânlıkdır kim bin aded güzîde nökere mâlik kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 327b ·
metinde göster ·
… vardır. Ve dâ’iren-mâdâr ecrâm-ı kal‘a iki bin adımdır. Ve hâlâ dest-i Acem'de
Rey
şehri hükmünde sultânlıkdır kim bin aded güzîde nökere mâlik kal‘adır.
Kûh-ı Demâvend dâmeninde bir püşte-i âlî üzre bir kal‘a-i serbülenddir. Ammâ bu dahi hâk-i çim ile rıhtım olmuş bir sûr-ı azîmdir. Lâkin etrâfında handakı yokdur. Ve iki kapusu vardır. Biri Rey kapusu ve biri Bağdâd dervezesi vardır. Ve kal‘a içre hâlâ üç yüz hâne ve Câmi‘-i Murâd Hân-ı Sâlis ve hân ve hammâm ve kifâyet mikdârı dükkânları vardır. Ve dâ’iren-mâdâr ecrâm-ı kal‘a iki bin adımdır. Ve hâlâ dest-i Acem'de Rey şehri hükmünde sultânlıkdır kim bin aded güzîde nökere mâlik kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 327b ·
metinde göster ·
… urlar. Bu kûh üzre Arab u Acem ve Türkman ü Terekemân-ı yamân yayla faslın edüp
Rey
hânına ve Bağdâd vâlîsine yayla hakkı verirler.
Sitâyiş-i kûh-ı Demâvend: Bu dahi bir kûh-ı Bî-sütûn'a ve kûh-ı Akra'ya ve kûh-ı Elvend'e mânend bir kûh-ı serbülenddir kim üzerinde niçe kerre yüz bin hayvânât çerâgâhlarında tenâvül-i giyâhât edüp semîn olurlar. Bu kûh üzre Arab u Acem ve Türkman ü Terekemân-ı yamân yayla faslın edüp Rey hânına ve Bağdâd vâlîsine yayla hakkı verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 327b ·
metinde göster ·
Ve nehr-i Kavatîl-i Sülüs, üç nehirdir. Üçü de Şatt'dan ayrılup Selemen
Rey
kal‘ası esfelinden ubûr edüp yine Dicle'ye üçü de birer yerde mahlût olurlar.
Ve nehr-i Kavatîl-i Sülüs, üç nehirdir. Üçü de Şatt'dan ayrılup Selemen Rey kal‘ası esfelinden ubûr edüp yine Dicle'ye üçü de birer yerde mahlût olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 344b ·
metinde göster ·
Ve nehr-i Dücle, bu nehirden birkaç tur‘a-i azîm münşa‘ib olduğundan nehr-i Düceylân dahi derler. Ammâ bu nehrin mahreci zamân-ı kadîmde Bağdâd'a evvel varup gördüğümüzde nehr-i Şatt'dan çıkdığı mahal Sürremin Rey nâm mahalden aşağıda Şatt'dan ayrılup niçe kurâ vü kasabâtları reyy edüp ba‘dehû Batâyıh nâm nevâhîlerin altında ve cânib-i şarkîsinde ve taraf-ı garbîsinde bu nehr-i Dücle'den tur‘alar ayrılup müdün-i Furât'a müştemil küre-i kebîre kendlerin saky edüp çölde gâyip olur ya‘nî vücûd-ı âbdan eser kalmaz, ammâ şimdi Murtezâ Paşa efendimiz bu temâşâ etdiğimiz mahalde bu nehr-i Dücle'nin Sürremin'den gelen yerin sed eyleyüp bir menzil Şatt'ın bâlâsından bir hafr-i azîm açup kendü mâlından kâmil bin kise harc edüp elli bin kadar Arab u Urbân ve Kürd ü Türkman kavmine mâl-ı firâvân bezl eyleyüp bu kadar ummâl-i bennâlar ile yedi ayda bu nehr-i Dücle tur‘asın müceddeden minâre kaddi kazup deryâ-misâl nehr-i Şatt'ı bu nehr-i Dücle hafrine akıdup Deşt-i Kerbelâ'yı seylâb etdirüp bu nehrin yemîn ü yesârına üç yüz pâre kurâlar iskân etdirüp hâk-i Irâk'ı hulefâ asrından ziyâde âbâdân edüp Düceylân hâkimi nâm bir mîr-i benâm nasb edüp bu imâr olan kurâlardan hâlâ pâdişâha beher sene beşer yüz kise ve üç yüz kise vâlî-i Bağdâd'a ve yüz kise hâkim-i Düceylân'a tahsîl olur bir nehr-i azîm oldu. Ammâ bu nehr-i Dücle'nin cânib-i şarkîsine nehr-i Ehvâz'dan gayrı ulu nehirler karışmaz. Cümleden evvelki nehr-i Ehvâz'dır. Ammâ Şatt'ın cânib-i garbîsinde nehr-i Şatt'a bî-hadd ü bî-pâyân sular mahlût olur. Hatta cümle keştîbân-ı Şatt-ı Furât kavilleri üzre bu "Nehr-i Şatt'a bin aded enhârdan ziyâde mahlût olur." deyü kelekçi Hacı Hüsâm bir ihtiyâr-ı benâm eyle takrîr eyledi ve sahîh söyledi. Zîrâ anlar mellahân-ı Şatt u Furât'dır. Bu nehreyn-i azîmeynin kûçe-be-kûçe umkunu ve sayını ve kurb [u] bu‘dunu cümle kırât be-kırât bilirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 344b ·
metinde göster ·
… en nehr-i Vardar'dır. Andan aşağı Ofcabolu nevâhîlerine cereyân ederek kurâları
rey
eder. Andan yine cânib-i cenûba gidüp bir sâ‘atde,
Suları cümle Üsküb'den gelen nehr-i Vardar'dır. Andan aşağı Ofcabolu nevâhîlerine cereyân ederek kurâları rey eder. Andan yine cânib-i cenûba gidüp bir sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 175b ·
metinde göster ·
… u buheyrenin ayağı dörd sâ‘at cânib-i garba akup giderek niçe bâğ u besâtînleri
rey
ederek körfez deryâsına mahlût olur. Ve kal‘anın mebnî olduğu kayaların dibinde …
Bu mahalden aşağı bu buheyrenin ayağı dörd sâ‘at cânib-i garba akup giderek niçe bâğ u besâtînleri rey ederek körfez deryâsına mahlût olur. Ve kal‘anın mebnî olduğu kayaların dibinde on aded balık dalyanları var, cümle mîrîdir, bu dalyanlarda ve gölde sayd olunan mâhîler cümle emîn tarafından zabt u rabt olunup mâlı kal‘a neferâtlarının aklâmıdır ve câmi‘-i selâtînlerin e'imme ve hutebâlarının vazîfe-i mu‘ayyeneleri bu dalyanların mahsûlünden verilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 34b ·
metinde göster ·
… e-câ kayalardan âb-ı hayât uyûn-ı zülâller çıkup evden eve uğrayup her hânedânı
rey
eder uyûn-ı cârîleri var. Beğ sarâyı gâyet vâsi‘dir.
Sitâyiş-i imâret-i şehr-i Vize: Cümle (---) aded bâğlı ve bâğçeli ve serâpâ la‘l-gûn kiremitli biri biri üzre bâlâ hâne-i ra‘nâlardır. Ve câ-be-câ kayalardan âb-ı hayât uyûn-ı zülâller çıkup evden eve uğrayup her hânedânı rey eder uyûn-ı cârîleri var. Beğ sarâyı gâyet vâsi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 41b ·
metinde göster ·
… Kasaba içinde bir âb-ı hayât su kayadan kaynayup bu rabtanın bâğ u besâtînlerin
rey
eder bir mâ-i sâfîdir kim gûyâ âb-ı kevserdir. Cemî‘i müverrihler ve pîr-i fânî …
Evsâf-ı kasaba-i Yenehisâr: Bânîsi Tekrûr kraldır. Lisân-ı Rûm'da "yene", su kaynağı olan yere derler. Kasaba içinde bir âb-ı hayât su kayadan kaynayup bu rabtanın bâğ u besâtînlerin rey eder bir mâ-i sâfîdir kim gûyâ âb-ı kevserdir. Cemî‘i müverrihler ve pîr-i fânîler "Bu ayn-ı zülâl nehr-i Tuna'dan gelir" deyü yazmışlar ve ihtiyârlar böyle nakl etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42a ·
metinde göster ·