sinândan geçdiler. Ammâ asker-i İslâm deryâda katre-misâl azacık asker yine böy …
"İlâhî ma‘bedgâh-ı İslâm eyle" deyü hayr du‘âlar edüp deyr-i azîmin cânib-i erba‘asın seyr [ü] temâşâ ederken papas ve kıssîslerin tahrîkiyle fursat ganîmetdir, bunlar serdâr-ı Muhammedî'dir, hemân amân vermeyüp bunları kıralım deyüp cümle küffâr yek-dil [ü] yek-cihet olup asker-i İslâm'a hâb-ı hargûş verüp ziyâfetler ederek şehr-i Kostantînimizi seyr [ü] temâşâ edün diyerek askeri Âhûrkapu'ya der-kenâr olmuş kadırkalardan ba‘îd Edirnekapusu tarafına götürürken cânib-i erba‘adan niçe bin küffâr-ı hâksâr ümmet-i Muhammed üzre hücûm etdüklerinde derhâl cümle asker-i Urbân tîğ uryân edüp şehr-i Kostantîn içre bir ceng-i azîm edüp tarfetü'l-ayn içre Tekfur-ı bî-nûrun cünd-i murdârı dendân-ı tîğdan ve rumh-ı sinândan geçdiler. Ammâ asker-i İslâm deryâda katre-misâl azacık asker yine böyle iken üç sâ‘at-i nücûmî bin mikdârı muvahhidîn şehir içre ceng-i Alî ederlerken dam u bâmlardan ve baca ve revzen ve şâhnişînlerden muğ-pîçe ve avretler asker-i İslâmı zebûn edüp âhir ceng-i germâ-germ ile Eğrikapu nâm mahalle gelüp bâbı kal‘ edüp ve bevvâbân [u] nigâhbânların bi'l-cümle katl edüp Ebâ Eyyûb Eğrikapu'dan çıkarken anda taş ile mecrûh olup ol mahalde zahîr zahmetine dahi mübtelâ idi, ol bahâne ile günden güne ishâli müşted olup şehîd olduğun kal‘ada mahsûr olan küffârlar Ebâ Eyyûb'un şehâdetin istimâ‘ edüp;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20b ·
metinde göster ·
… di gün yedi gecede yüz binden mütecâviz küffâr-ı dûzah-karâr dendân-ı tîğdan ve
rumh-ı
sinândan geçdiğinden mâ‘adâ Galata cenginde bizzât kıralları olan ilyana nâm me …
Bu ceng-i azîmde gerçi yigirmi üç bin âdem câm-ı şehâdeti nûş etdiler, ammâ yedi gün yedi gecede yüz binden mütecâviz küffâr-ı dûzah-karâr dendân-ı tîğdan ve rumh-ı sinândan geçdiğinden mâ‘adâ Galata cenginde bizzât kıralları olan ilyana nâm mel‘ûn kırk vezîriyle ve anası Aliya ile ve yedi yüz tabl [u] nâkûs beğleri ve cehennem segleri ile cümle katl olup şehr-i Kostantîn bî-kıral kalup her tarafdan birer kıral hurûc edüp İslâmbol içre kırallık içün bir fetret [ve] isyân [u] tuğyân olup cümle küffâr birbirlerine eyle kılıç urdular kim yedi günde yüz yetmiş bin küffâr-ı cân-ber cehenneme gitdikleri kendi tevârîhlerinde mastûrdur kim "Ervâh-ı Arab bizi kırdı" derler. Meşhûr [u] mahrûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22a ·
metinde göster ·
… nâm şerîf Yenbû‘ü'l-berr Q 137a kurbunda asâkir-i Mısırı ve niçe yüz huccâcı
rumh-ı
sinândan geçirüp bu kadar bednâmlık ve rüsvâ-yı âmlık etdüği Mısır vezîri Kethu …
Ve kazâ-i (---)(---)(---)(---)(---)(---) Yenbû‘ ve kazâ-i Bedr-i Huneyn ve kazâ-i Abbâs (---)(---)(---) Örf Cidde hâkimi (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve Ciddevî ağaları Mısır kullarıdır. (---)(---)(---) Cidde paşası Hasan Paşa ile (---)(---)(---)(---)(---)(---) Mekke içinde ceng-i azîm ol dahi ol dahi olup niçe bin ibâdullâhın mâlı yağmâ ve niçesi şehîd olup ve Hamûd nâm şerîf Yenbû‘ü'l-berr Q 137a kurbunda asâkir-i Mısırı ve niçe yüz huccâcı rumh-ı sinândan geçirüp bu kadar bednâmlık ve rüsvâ-yı âmlık etdüği Mısır vezîri Kethudâ İbrâhîm Paşa'ya mün‘akis olup ol dahi der-i devlete i‘lâm etdükde cânib-i pâdişâhîden hatt-ı şerîf ile bir kapucubaşı Mısır'a gelüp üç bin asker-i Mısır ve üç bin asker-i Şâm bu senemizde Y 333b cem‘ olup huccâc-ı müslimîne ve Âl-i Osmân mîr-i mîrânına hıyânet eden şürefâlardan intikâm alınup Şerîf Sa‘d firâr edüp yerine Şerîf Berekât şerîf olup şehr-i Mekke âsûde-hâl ve cümle huccâc u mücâvirîn ve müsâfirîn bî-melâl oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y333a–Y333b ·
metinde göster ·
… boğaz vardır, bir kerre Urbân bu Ezlem askerin anda hasâre edüp niçe yüz âdemi
rumh-ı
sinândan geçirmişdir. Anıniçün bu asker mükemmel mazbût gider ve ziyâde mâl göt …
Ve altı şâhî top ve bir oda topcu ve bir oda cebeci ta‘yîn olunur. Ve bir oda top arabacısı dahi gider. Bu sefere me’mûr olanlar cümle huddâmları ile beş bin müsellah âdem olur. Ve beş bin âdem dahi tüccâr kavmi olur, anlar dahi pür-silâh giderler. Zîrâ Akabe derler bir teng ü târ ve mahûf [u] muhâtara dar boğaz vardır, bir kerre Urbân bu Ezlem askerin anda hasâre edüp niçe yüz âdemi rumh-ı sinândan geçirmişdir. Anıniçün bu asker mükemmel mazbût gider ve ziyâde mâl götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y206a ·
metinde göster ·
… -i mezelletde fenâ fillâh abâsı ve kabâsın geyüp beyâbânda hûş [u] tuyûr ile ve
rumh-ı
bî-emânlı cebel-i Ahzar sübû‘ları ve sâyir yırtıcı hayvânâtlar ile ülfet edüp v …
eş-Şeyh Şehzâde Yahyaddîn ibn Sultân Nâsıruddîn, sultân-ı Mısır: Bu şehzâde-i cüvânbaht tâc [u] tahtı terk edüp hâk-i mezelletde fenâ fillâh abâsı ve kabâsın geyüp beyâbânda hûş [u] tuyûr ile ve rumh-ı bî-emânlı cebel-i Ahzar sübû‘ları ve sâyir yırtıcı hayvânâtlar ile ülfet edüp vâdî-i hâmûnda sâkin idi. Ba‘dehu kendüye hidâyet-i Hak erüp kutbiyyete kadem basar. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Ve buna karîb bir kubbede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y309a ·
metinde göster ·
… lerine gelüp hisse isterler, bunlar dahi vermeyüp ceng-i azîm edüp gelen Urbânı
rumh-ı
sinândan geçirirler. Ol zamândan berü kabâ’il-i Künûzeyn derler, münhedim olan …
Şeyh Alî-i Vâsıtî obasında mihmân olduk. Bu kabîle Künûzeyn lakabiyle mülakkab olduklarının aslı İsvân harâbistânında iki kenz bulup cümle ale's-sevî taksîm-i guremâ ederler. Ba‘dehu bir kabîle Urbân dahi üzerlerine gelüp hisse isterler, bunlar dahi vermeyüp ceng-i azîm edüp gelen Urbânı rumh-ı sinândan geçirirler. Ol zamândan berü kabâ’il-i Künûzeyn derler, münhedim olan Urbâna kabâ’il-i Karh derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389a ·
metinde göster ·
… mmâ iki dişi birer yanında birer karış uzuv yerlerinden taşra çıkmışdır, ucları
rumh-ı
sinândan nişân verir. Gerdeni gâyet kasîrdir, ammâ omuzuyla ve dûşuyla berâber …
Ve burnundan girüp çıkan rûzgâr mahalli başkadır. Burnu sommâkî burundur, kulakları vâsi‘dir, dişleri at dişi gibidir. Ammâ iki dişi birer yanında birer karış uzuv yerlerinden taşra çıkmışdır, ucları rumh-ı sinândan nişân verir. Gerdeni gâyet kasîrdir, ammâ omuzuyla ve dûşuyla berâber yekpâre bir gerden-i kûtehdir. Yelesi tâ yerde sürünür, büklüm ve büklüm fitîle fitîle olmuşdur. Perçem yerinde bir şâha var, perçemi yokdur. Q 323bP 320b Ve şikemi Husrevânî küp kadardır. Ve husseteyni yine at gibi. Ve çârpâsı câmûs-ı azîm pâları gibi amûd-vâr kısa ve kalın ve çatal tırnaklı ayaklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y411a ·
metinde göster ·
… r âdem kucaklar kalın pâyelerdir. Ve çatal tırnakları vardır, herbiri nâhünleri
rumh-ı
sinândan nişân verir. En aşağı ağzı gâr-ı yetîmân kadar vâsi‘dir. Ve vücûdu kûh …
Yedi başlı bir ejderhâdır kim her seri eflâke serçekmişdir, ammâ yine birbirlerine muttasıldır. Ve cümle vücûdu kırmızı sommâkî taşdandır. Ve altı ayağının herbirin onar âdem kucaklar kalın pâyelerdir. Ve çatal tırnakları vardır, herbiri nâhünleri rumh-ı sinândan nişân verir. En aşağı ağzı gâr-ı yetîmân kadar vâsi‘dir. Ve vücûdu kûh-ı yekpâredir. Ve kuyruğun kec kılup ucu zahrına muttasıl durur. Ön ayaklarından kıç ayaklarına varınca tûlü yedi yüz adımdır. Hakîrin bir gulâmı aşağı ağzından içeri girüp temâşâ edüp gâr-ı cahîm gibi cevf bir temâşâdır, deyü nakl etdi. Ammâ melik hazretleri buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y429a ·
metinde göster ·
{Andan bu mahalle Abdurrahmân Paşa alay-ı azîmile otağına ocağına gelürken Sâlihiyye sahrâsında Şarkıyye hâkinde sâkin olan Benî Harb Süveyd Urbânı âl-i Benî Sakar ve âl-i Benî (---) cümle on bin asker olup mezkûr sahrâda iki kavm-i cebbâr bir ceng-i azîm edüp Benî Harb altı [bin?] askerle âl-i Sakar üzre (---) tarafeynden beş bin âdem nîze-i rumh-ı sinândan güzâr edüp lâşe-i murdârların temâşâ etdiğimiz ceng-i azîmdir. Mufassal yazıla.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… el atdırmayup mızrak ile anı anda kimin kanda edüp tarfetü'l-ayn içre cümlemiz
rumh-ı
sinândan geçirüp cümle mülâzımları soymağa başladılar.
Hikmet-i Hudâ fe-izâ câ’e'l-kazâ amiye'l-basar. Olacak olur, atalar sözün tutmayan hatâlar dedikleri üzre ve sürüden ayrılan koyunu kurd yer dedikleri üzre Bilbeys'in kenârında cümmeyzler altında bazımız şehre dâhil olmuşken hemân sol tarafımızdan mukaddemâ bizimle atbaşı berâber gelen Bağdâdlı paşa askeri zann etdiğimiz seksen aded hayyâl asker ale'l-umûm içimize at koyup ale'l-gafle cümlemize silâha el atdırmayup mızrak ile anı anda kimin kanda edüp tarfetü'l-ayn içre cümlemiz rumh-ı sinândan geçirüp cümle mülâzımları soymağa başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… yhü'l-Arab cengde kurşum ile urup şehîd edüp bin mikdârı Rûm yiğitleri dendân-ı
rumh-ı
sinândan geçüp câm-ı şehâdeti nûş etdiler.
Bu sene-i menhûsede Gazze paşası Ömer Paşa'yı Râkid nâm bir şeyhü'l-Arab cengde kurşum ile urup şehîd edüp bin mikdârı Rûm yiğitleri dendân-ı rumh-ı sinândan geçüp câm-ı şehâdeti nûş etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·