… ve kâr-ı zarâfeti vasfdan hâric ve beyândan âricdir. İnkırazu'd-deverân binâ-yı
sâbite ola
, âmîn yâ Mu‘în.
Bu kelâm-ı dırâz-ı pür-melâlden murâd [u] merâm oldur kim dedemizden pederimiz ve pederimizden bu kemtere irs ile intikâl etmiş {üç yüz seneden berü} sergüzeşt [ü] serencâmlar vardır. Ve pederimizden istimâ‘ etdiğimiz Selîm Hân câmi‘inin evsafı dahi çokdur, ammâ biz muhtasar kıldık. Hulâsa-i kelâm, devlet-i Âl-i Osmân'da meşhûr-ı âfâk olan {câmi‘in} biri Süleymâniyye ve biri bu Edirne'de Selîmiyye'dir. Ammâ bunun misli arâzî-i ma‘mûrede yokdur. Âdem oğlanı anın vaz‘-ı binâsı beyânında âciz u kâsırdır. Zîrâ bu savma‘ada mergûb ve zîbâ san‘atlar ve gûnâ-gûn tasarruflar vâkı‘ olmuşdur kim ehl-i vasf anın midhatinde kâsırdır. El-hâsıl hüsn-i letâfeti ve kâr-ı zarâfeti vasfdan hâric ve beyândan âricdir. İnkırazu'd-deverân binâ-yı sâbite ola, âmîn yâ Mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 156a ·
metinde göster ·
… ezârân nağamâtı evsâfdan hâric ve beyândan âricdir. Inkırâzu'd-devr mesîregâh-ı
sâbite ola
.
Âmmeten yetmiş yedi aded yerde lâlezâr ve murgzâr mesîregâhları var, ammâ cümleden kal‘a-i Peçoy ardı şimâlinde bir kûhsâr ve hıyâbân ve gül [ü] gülistân ve dırahtistân ve koyağıstân içre aslâ güneş te’sîr etmez bir sâyedâr zemîn-i çemenzârda dâmen-i kûhdan niçe yüz aded uyûn-ı câriyeler yesârında bîd-i ser-nigûn ve çınar ve ar‘ar ve şimşâd ve uhlamur nâm şecere-i gûnâ-gûnların zıll-ı himâyelerinde niçe yüz mevzi‘e çemenzâr mastaba-i âlîler üzre selsebîl ve havz u şazrevânlar fevvârelerinden pertâb edüp cemî‘i dilberânlar yârân [u] ihvânlarıyla cavk cavk köşe be köşe maksûrelerde ayş [ü] işret edüp cân sohbetleri ederler. Ve cereyân eden uyûnlar üzre kebâb-i dil-âbları şişlerine içleri hoş-bûlu bahâr ile memlû kuzuları sancup dollâblar Mevlevî-vâr deverân ederek kebâb pişüp tenâvül ederler. Böyle bir hıyâbân-ı Acem-misâl bir mesîregâhdır kim ehl-i vasıflar anın midhatinde kâsırlardır ve hâk-i pâki ol kadar latîfdir kim üstâd-ı fağfûr-i çîn-misâl kâse ve kûzeler yaparlar. El-hâsıl bu mesîregâhın her cihetde hüsn [ü] letâfeti ve kâr-ı zerâfeti ve niçe bin aded andelîbânların hezâr hezârân nağamâtı evsâfdan hâric ve beyândan âricdir. Inkırâzu'd-devr mesîregâh-ı sâbite ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 69a ·
metinde göster ·
… an hâric ve beyândan âric bir mihmân-sarây-ı kârîdir, ınkırâzu'd-devrân binâ-yı
sâbite ola
dest-i Âl-i Osmân'da âmîn ve yâ Mu‘în.
El-hâsıl bu kârhâne-i 82b kadîmin hüsn [ü] letâfeti ve kâr-ı zerâfeti vasfdan hâric ve beyândan âric bir mihmân-sarây-ı kârîdir, ınkırâzu'd-devrân binâ-yı sâbite ola dest-i Âl-i Osmân'da âmîn ve yâ Mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 82a–82b ·
metinde göster ·
… dgâhın misli arâzî-i ma‘mûre[de] yokdur. İnkırâzu'd-devrân müebbed olup binâ-yı
sâbite(?) ola
, âmîn ve yâ Mu‘în.
Ebyâtı bu câmi‘-i pür-envâr hakkında ola, zîrâ bu ma‘bedgâhın misli arâzî-i ma‘mûre[de] yokdur. İnkırâzu'd-devrân müebbed olup binâ-yı sâbite(?) ola, âmîn ve yâ Mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 253a ·
metinde göster ·