Andan Selîm Şâh müstakil pâdişâh-ı Cem-azamet olup refîk-ı yâr-ı
sâdıkı olan
Temrik Bay'ın ricâsıyla bu Temrik kal‘asın Temrik Bay mu‘temed olup binâ etdiği …
Andan Selîm Şâh müstakil pâdişâh-ı Cem-azamet olup refîk-ı yâr-ı sâdıkı olan Temrik Bay'ın ricâsıyla bu Temrik kal‘asın Temrik Bay mu‘temed olup binâ etdiğiyçün Temrik Bay kal‘asıdır, ammâ müverrihân-ı Tatar hâk-i Berber-zemîn derler. İşte sebeb-i binâsı ve vech-i tesmiyesi budur. Hattâ Selîm Hân silihdârı olup bile seyâhat eden Selîm-nâme nâm tevârîhinde cümle üç buçuk yıl seyâhatlerin ve ceng ü cidâllerin mufassal tahrîr etmişdir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 146a ·
metinde göster ·
Menzil-i tekye-i Memi Baba Sultân: Bu hânkâh-ı pürnûr Eğribucak kazâsı hâkinde ulu dergâh-ı hânkâh olduğu mâ-tekaddem sene (---) târîhinde zahîre-bahâ tahsîliyçün geldiğimizde cild-i (---) de evsâfı mufassalan tahrîr olunmuşdur, ammâ şimdi bir gece mihmân olup cümle âşıkân-ı sâdıkân olan fukarâ-yı Bektaşiyân cânlarıyla cân sohbetleri edüp azîz-i merkûmun kabr-i pür-envârı dîvârı safhasına bu ebyâtı tahrîr etdim. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 234a ·
metinde göster ·
… in yedi krallık yerde ve üç aded İslâm pâdişâhlığı vilâyetlerinde refîk-i yâr-ı
sâdıkım olan
Hindî Baba Mansûr'u, Karabaş Yûnus Dede'yi, Tofu nâm bir dedeyi ve niçe fukarâl …
Bundan sonra bu hakîrin yedi krallık yerde ve üç aded İslâm pâdişâhlığı vilâyetlerinde refîk-i yâr-ı sâdıkım olan Hindî Baba Mansûr'u, Karabaş Yûnus Dede'yi, Tofu nâm bir dedeyi ve niçe fukarâları hakîrin iki aded şehîd gulâmlarımı ve üç aded paşalardan Kara Mustafâ Paşa'yı ve Katırcızâde Mehemmed Paşa'yı ve Vanlı Mehemmed Paşa'yı ve niçe mîr-i livâları ve niçe a‘yân-ı kibâr şühedâları ve gayri mevtâları hasbeten lillâh gasl edüp defn ederdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 293a ·
metinde göster ·
kubbe-i mehbat-ı nûr-ı Hudâ'yı görünce atından ve üştür esterinden piyâde olup …
"Bu dağ filândır, bu dere filândır" diyerek bir sâ‘at gidüp bir mürtefi‘ bel başıdır. Bu mahalle gelince kıble cânibine teveccüh etdükde Medîne-i münevverenin bâğ u bâğçeleri ve bizzât Hazret-i Risâlet-penâh'ın kubbe-i âlî-i münevveri eflâke ser-çekmiş nümâyân olup müzehheb ve mutallâ alem-i şerîfinin şa‘şa‘asından sahrâ-yı Medîne-i münevvere içre nûrun alâ-nûr leme‘ân urup çeşm-i insân hîrelenüp derhâl âşık-ı sâdık olan kubbe-i mehbat-ı nûr-ı Hudâ'yı görünce atından ve üştür esterinden piyâde olup du‘â:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y276a ·
metinde göster ·
… ü üzerine at sürüp yakın vardığımda harekete başlayup pervâz edince perlerinden
sâdır olan
gürüldüden altımda kısrağım ürküp hakîr gerüye döndüm. Hemân huccâc bu vahşî ta …
Hattâ hakîr bir kumdan bayır üzre bir kara dağ parçası-misâl bir şey gördüm "Âyâ bu ne ola." deyü üzerine at sürüp yakın vardığımda harekete başlayup pervâz edince perlerinden sâdır olan gürüldüden altımda kısrağım ürküp hakîr gerüye döndüm. Hemân huccâc bu vahşî tayrı görünce huccâc içinden bir gırîv [ü] feryâd zâhir olup ol murg-ı ukkâb semâya urûc edüp gözden gâyib oldu. Bunun emsâli niçe zî-rûh cânverler vardır. Husûsan deve kuşları sür[ü] sürü hurde pîçeleri ile gâyet çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y381b ·
metinde göster ·
… hümâyûn-ı ma‘dalet-makrûnum dahi ihrâc olunup im‘ân-ı nazar ile nazar olundukda
sâdır olan
tenbîhnâme-i hümâyûnuma mugâyir bir iş olunmuş ise def‘ u ref‘ olunup fermân-ı …
Ve sen ki vezîrim müşârun-ileyhsin zamân-ı hükûmetinde mevâdd-ı mezkûreleri bu vech üzre icrâ edüp bunun hilâfı bir vaz‘ u hâlet irtikâb etmeden hazer edesin ve etdirmeyesin. İnşâallâhu ta‘âlâ meddü'd-dehr düstûrü'l-amel olmağıçün bu hatt-ı hümâyûn-ı şevket-makrûnumu mahrûse-i Mısır'ın kulle-i hizânesinde hıfz u ibkâ edesin ki her Tût evvelinde icmâller olundukda bu hatt-ı hümâyûn-ı ma‘dalet-makrûnum dahi ihrâc olunup im‘ân-ı nazar ile nazar olundukda sâdır olan tenbîhnâme-i hümâyûnuma mugâyir bir iş olunmuş ise def‘ u ref‘ olunup fermân-ı hümâyûnuma tevfîk oluna deyü fermân-ı şerîfim muktezâsınca fermân-ı kazâ-cihân-ı sultânî ve emr-i âlî-i vâcibü'l-ittibâ‘-ı hâkânî sâdır olmağile eyâlet-i Mısır'da Tût evvelinden âhirine dek bir senede dâhil-i hızâne tahsîl olan emvâlin ve rûznâme ve muhâsebe ve mukâta‘ât ve sâyir aklâm-ı müteferrika defâtirinde müfredâtile tafsîl-i nâtık olunduğu üzre eyâlet-i Mısır'da vâki‘ olan kurâların harâc arâzîsinde mâl-ı küşûfiyye-i kebîrden iskeleler iltizâmı mâlından ve sâyir mukâta‘âtdan vâki‘ olan emvâl-i müteferrikadan vezîr-i müşârun-ileyh hazretlerinin zamân-ı şerîflerinde tahsîl olan emvâlin îrâd u masârîfi tahrîr olunmağın hatt-ı hümâyûn-ı şerîfim ile ma‘yûr olup erbâb-ı aklâm-ı kalem ve Mısır'ın yedlerinde usûl-i defâtirin icmâlleri Âsitâne'ye vezîr-i müşârun-ileyh hazretleri irsâl buyurmağın tekrâr erbâb-ı kalemlerin tahsîl-i tashîh ve hutûmlarıyle mahtûm olup kulle-i hızâneye vaz‘ buyurulan aklâm-ı seb‘anın müceddeden tahrîr olunan defâtir-i müfredâta tatbîk olundukda Şarkıyye kalemine tâbi‘ olan kurânın harâc arâzîsinde[n] bin seksen dörd kîse-i Mısrıyye ile on iki bin üç yüz toksan dörd para, ve kalem-i Garbiyye'[ye] tâbi‘ olan kurâların harâc arâzîsinden bin elli yedi kîse ile yedi bin elli yedi para, ve kalem-i şehre tâbi‘ olan harâc kurânın arâzîlerinden üç yüz on altı kîse ile sekiz bin üç yüz otuz iki para, ve kalem-i rûznâmeye tâbi‘ olan kurâların harâc arâzîsinden yüz altmış yedi kîse ile tokuz bin beş yüz otuz bir para eder, ve kalem-i mukâta‘-i îrâd-ı gılâle tâbi‘ olan kurâların harâc arâzîlerinden yigirmi altı kîse ile on yedi bin yedi yüz yigirmi sekiz para eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y71a ·
metinde göster ·
… erkeğinin iki hâyası olur ve dişisinin iki ferci olur. Sağ yanındaki fercinden
sâdır olan
sakankûr olur, sol fercinden tulû‘ eden keler olur. Yahlukullâhu mâ yeşâu ve ye …
Hikmet-i sun‘-ı Girdigâr erkeğinin iki hâyası olur ve dişisinin iki ferci olur. Sağ yanındaki fercinden sâdır olan sakankûr olur, sol fercinden tulû‘ eden keler olur. Yahlukullâhu mâ yeşâu ve yehtâr.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y163a ·
metinde göster ·
keşf ü kerâmetleri üzre Mülakkab Alî Beğ ve İbrâhîm-i Irâkî türbedârı şeyh Metb …
Hikmet-i Hudâ kelâm-ı dürerbârlarından sâdır olan keşf ü kerâmetleri üzre Mülakkab Alî Beğ ve İbrâhîm-i Irâkî türbedârı şeyh Metbûl dahi merhûm olup ale'l-akîb bunlar dahi defn olundular, rahmetullâhi aleyh. Azîz hazretlerinin kurbunda âsûdedirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y276b ·
metinde göster ·