… vücûdunun derisi kara kara soğan zarı gibi soyulup, vücûdu dürr-i yekdâye dönüp
sîm-ten
sîmîn beden olup Kükürdlü kaplıcası bu mertebe nâfi‘dir. Suyun her bâr içse dah …
Der-sitâyiş-i kaplıca-i Kükürdlü : Bu dahi bir müfîd [u] muhtasar binâlı ılıcadır, ammâ gâyet ıssıdır ve gâyetü'l-gâye kükürdlüdür. Ammâ nef‘i ol mertebedir kim bir âdem Banaz ve Honaz kasabası halkı gibi giciyik yâhud kızıl uyuz olsa bu kükürdlü germ-âbında başka dellâklar vardır, uyuz ahvâlin katî a‘lâ bilüp uyuzlukdan haberdâr olmuşlardır. Anlar cereb olan âdemlere pâk kîseler sürüp kükürdlü halvetine girüp nîm sâ‘at tahammül edene aşk olsun. Taşra çıkup bir eski gömlek giyüp bir gün bir gicede tâ ki acâyibât görüp sun‘-ı Hudâ'yı müşâhede ede. Cümle vücûdunun derisi kara kara soğan zarı gibi soyulup, vücûdu dürr-i yekdâye dönüp sîm-ten sîmîn beden olup Kükürdlü kaplıcası bu mertebe nâfi‘dir. Suyun her bâr içse dahi nâfi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 227b ·
metinde göster ·
… ıcaları vardır kim üçünün dahi aşren-fe-‘aşr havz-ı azîmlerinde Acem mahbûbları
sîm-ten
mâhîleri gibi havz-ı Şâfi‘î'de şinâverlik edüp birbirlerin bî-tekellüf derağûş …
Germâb-ı Sidirgi: Şehr hâricinde bâğlar kenarında kubbe-i âlîli ılıcaları vardır kim üçünün dahi aşren-fe-‘aşr havz-ı azîmlerinde Acem mahbûbları sîm-ten mâhîleri gibi havz-ı Şâfi‘î'de şinâverlik edüp birbirlerin bî-tekellüf derağûş ederler. Bu şehrin ekseriyyâ halkı Gökdolak ve Cüllah'lardır. Âşıkâne ma‘niyyâtlar okurlar, hûb bülend savtları vardır. Andan yine cânib-i şarka 13 sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 294b ·
metinde göster ·
… ile rûşendir kim gûyâ derûn-ı hammâma nûr doğmuşdur ve anadan doğma nûr-ı İlâhî
sîm-ten
ü sîmîn-beden dilberin dellâk-i bî-bâk cüvânlar kâküllerin perîşân edüp her âde …
Memdûhât-ı musanna‘ hammâmların bildirir: Cümle (---) aded hammâmdır ammâ Arnavud Mehemmed Paşa hammâmı kadar hammâm-ı rûşenâ bir diyârda görmedim. Evvelâ diyâr-ı Kırım'da Bâğçesarây içinde Muhammed Girây hammâmın gördüm ammâ bu nev binâ olmağile cemî‘i kıbâblarında billûr ve necef ve moran câm-ı münevverler ile rûşendir kim gûyâ derûn-ı hammâma nûr doğmuşdur ve anadan doğma nûr-ı İlâhî sîm-ten ü sîmîn-beden dilberin dellâk-i bî-bâk cüvânlar kâküllerin perîşân edüp her âdemin huzûrunda hizmete dururlar. Cümle futaları elvân harîr peştemâllerdir ve silecek ve havlı makrameleri cümle pâk u pâkîze bisâtdır ve derûn-ı hammâmda cemî‘i Hanefî kurnalarının ve havz-ı Şâfi‘înin lüleleri ve cümle taşları altun yaldızlı lüleler ve taşlardır. Ve'l-hâsıl cemî‘i huddâmları hûr [u] gılmân-misâl dilberân-ı urbândır. Andan (---) hammâmı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 26a ·
metinde göster ·
… tîf olduğundan mahbûb u mahbûbesi ve Macar güzelleri bir serhadde yokdur. Gâyet
sîm-ten
şahme-misâl nerm u râm kızları olur. Gerçi hayâsızlardır, ammâ bî-hayâ, ya‘nî k …
Hevâ-yı hûb-ı câvidânı: Gâyet latîf olduğundan mahbûb u mahbûbesi ve Macar güzelleri bir serhadde yokdur. Gâyet sîm-ten şahme-misâl nerm u râm kızları olur. Gerçi hayâsızlardır, ammâ bî-hayâ, ya‘nî kalîlü'l-edeb değillerdir. 16a Cümle
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15b–16a ·
metinde göster ·
… rî beyâzdır ve tenâsüb-i a‘zâları gâyetü'l-gâye kulak şahmesi gibi yumuşak olup
sîm-ten
bir alay Alman mahbûbları var kim gâyet beyâzlıklarından çoğu asferü'l-levndirl …
Hevâsının letâfetinden cümle halkı kâfûrî beyâzdır ve tenâsüb-i a‘zâları gâyetü'l-gâye kulak şahmesi gibi yumuşak olup sîm-ten bir alay Alman mahbûbları var kim gâyet beyâzlıklarından çoğu asferü'l-levndirler, ammâ bir mel‘anetleri var kim ta‘bîr olunmaz. Gerçi kabâhatdir, ammâ sergüzeştimiz olmağile sehel sehel tahrîr edelim, ammâ müstemi‘ olan ahbâb afv edeler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 71a ·
metinde göster ·
… aşan gâzîlerden püserân [u] bintânlar ve oğul balı gibi zî-şânlar ve dilberân-ı
sîm-ten
sîm-endâmlar hâsıl olup 148b anlar dahi anaları tarafında olan dedelerine ve …
Kavm-i Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr-ı bî-rahmler dahi Kırım hânları da birbiri akîblerince Âl-i Osmân'a imdâd ederek hadden efzûn ve hisâbdan bîrûn mâl-ı ganâ’imler ve esîrler gelerek mâd[yân]larına aşan aygırlardan küheyl atlar hâsıl olup binerler ve küffârın kızları ve avretlerine aşan gâzîlerden püserân [u] bintânlar ve oğul balı gibi zî-şânlar ve dilberân-ı sîm-ten sîm-endâmlar hâsıl olup 148b anlar dahi anaları tarafında olan dedelerine ve akrabâlarına onar on beşer yaşında iken anlar da kılıç urmağa âheng ederek dedelerinin dâr-ı diyârların başına dar ederek niçe bin tâze kurâ ve kasabât ve şehir kılâ‘ları ve belde-i mu‘azzamaların feth etmededirler. İlâ mâşâallâh devlet-i Âl-i Osmân mü’ebbed olup Lazistân ve Mikrilistân ve Abazistân ve Çerkezistân vilâyetleri gibi her dâr-ı diyâr düyûr kâfiristânı feth edüp deyrlerin mesâcid [ü] cevâmi‘ler edeler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 148a–148b ·
metinde göster ·