İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

süm*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
136
isabet
123 cümle/beyitte
50,4
milyonda
tüm derleme göre
4
eserde geçiyor
30
farklı biçim
20 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi13153,5
Tunyukuk Yazıtı21.640,7
Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası252,5
Şine Usu Yazıtı1841,0

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 136

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“süm*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
T 14 … ye : / t(a)bġ(a)çda : ḳurya : ḳur(ı)d(ı)nta : yırya : oġ(u)zda : (ė)ki üç biŋ : sü- / m(ü)z : k(e)lt(e)çim(i)z : b(a)r mu ne : (a)nça öt(ü)nt(ü)m :
T 15 (ė)ki bıŋ (e)rt(i)m(i)z [: (ė)ki] süm[(ü)z b]oltı: türk bod(u)n : ḳı[l(ı)n- / g](a)lı: türk ḳ(a)ġ(a)n : ol(u)rġ(a)lı: ş(a) …
ŞU G 9 meniŋ süm üç (...) -p bėrti tug [taşıḳa]r bėş yüz kedimlig yadag bir ėki şaşıp kelti küŋi …
KuT Ku. T. 34/44b2 173 bütünlükin biziŋ sümiz olar ġalib boluġlılar turur
KuT Ku. T. 37/17a3 21 boyun sümek hem eḍgü söz kerek erdi ḳaçan berk bolsa iş eger rast tursalar taŋrı fermanıḳa …
EÇS I 12b … r kim her sene niçe bin nasârâ varup Kumâme'de pür gumâm olup ziyâret edüp hâşâ sümme hâşâ hac etmiş olalar. Ammâ haç edüp haç-perestlik etdükleri mukarrerdir. Bu de …
EÇS I 37b–38a … n çille-i merdân çeküp otur, ammâ anda olan kimesnelerin bir fi‘line karışmayup sümmün bükmün durup aslâ dünyâ kelâmın etme,
EÇS I 74a Ba‘de sümme azl u nâsb el-Mevlâ Azmîzâde Efendi. Fî Zilhicce sene 1032.
EÇS I 74a Ba‘dehu Çeşmî Mehemmed Efendi İslâmbol oldu ve sümme azl yerine Hasan Efendi oldu.
EÇS I 74a Sümme azl ve Çeşmî Efendi sâlisen İslâmbol olup yine ma‘zûl olunca yerine Sâlih Efend …
EÇS I 108a … Hudâ bu hakîr-i pür-taksîr böyle mazanna-i kerâme kimesnelerin nazar-gerdesiyiz sümme elhamdü lillâh cümlesinin himmetleri hâzır u nâzır ola. Âmin.
EÇS I 114b Atmeydânı'nda Sümüklü Dede: Dîvâna giden bir âdeme sümük atsa ol gün dîvânda elbette fâ’ideden hâlî o …
EÇS I 114b Atmeydânı'nda Sümüklü Dede: Dîvâna giden bir âdeme sümük atsa ol gün dîvânda elbette fâ’ideden hâlî olmazdı. Ve eğer bir âdem üzre tükür …
EÇS I 115a … ü bir sille urunca hemân dîvâne elin burnuna koyup âhir dîv burnundan bir fasla sümük yârânımızın çehresine urunca hemân yârânımız,
EÇS I 115a … ı" deyü nazar etdik meğer zâlim dîvânenin burnunda bir aydan berü kaskatı olmuş sümük ile urunca yârânımız balgamı gözünün akı karası zan edüp feryâd ederdi.
EÇS I 115b "Bire Çelebi çufuddur, müselmân değildir" dedikçe kimine balgam kimine sümük atarak kimine muşt urarak Yahûdî tâbûtu altından geçmek murâd edindikde cuhûdla …
EÇS I 121b … edüp halâs olmuşdur. Zîrâ bilâd-ı Acem'de ism-i Ömer istimâ‘ olunmamışdır. Haşâ sümme hâşâ ism-i Ömer'e adı yaman derler.
EÇS I 138b … adeniz'in cânib-i erba‘asın tâ Abaza vilâyetlerine varınca teferrüc etmişizdir. Sümme elhamdü lillâh.
EÇS I 155a … dahi "Varyemez mâlı ister ayyârlarız. Pîrimiz Amr-ı Ayyâr'dır" derler ammâ hâşâ sümme hâşâ. Ve,
EÇS II 220b–221a … eyitdi "Ey birâder-i cân-berâberim Evliyâ-yı mâ. Gel senin ile "Evvelu'r-refîk, sümme't-tarîk " fehvâsınca refîk olup beş-on gün içinde taht-ı kadîm-i evvel, sevâd-ı mu‘azzam …
EÇS II 221a … şedâ’id-i bahri çeküp Fındıklı kasabası önünde sehl-ârâm edüp "Evvelu'r-refîk, sümme't-tarîk " fehvâsınca bir kaç üstâd-ı kâmil keştîbân yolcular gemimize gelüp refîk oldula …
EÇS II 268b–269a … sâfirdir, deyü ri‘âyet edüp limanımıza koruz. Yohsa biz ahid-şikenlik edüp hâşâ sümme hâşâ kızlar ağanız gemisiyle almış olayız. Bu habâseti edüp limanımıza giren Ma …
EÇS II 278b sümeğe / fâ’idesiz
EÇS II 297a … Şi‘î ve Teberrâ‘î olmağıla diyâr-ı Acemde ibtidâ (sebb-i) Hazret-i Ömer'e hâşâ sümme hâşâ sebb etdiklerin bunda işidüp aklım gitdi. Ammâ ne çâre henüz dahi za‘afdan …
EÇS II 297b–298a … ret-i Osmân'a katî sebb etmezler, ammâ derd-i serleri Hazret-i Ömer'ledir. Hâşâ sümme hâşâ anın hakkında zebân-dırâzlık ederler. Ol gün hân tarafından on aded şîb u …
EÇS II 324b–325a … araya ve bereye korlar, mücerrebdir. Ve kuyumcular böresi ve berber bileğisi ve sümüger taşı, ya‘nî kayağan taşı ma‘deni bu Kağızmân dağlarında hâsıl olup kal‘a neferâ …
EÇS II 334b–335b … t ile azm-i Mısır deyüp bir refîk dahi kendi tabî‘atine münâsib "Evvelü'r-refîk sümme't-tarîk " fehvâsınca bir refîk-ı yâr-ı sâdık bulup iki kişi deşt-i hâmûn çölistân budur …
EÇS II 353b–355b … ca ve Kelâm-ı İzzet'e yemîn verüp "Bu sır burda kala" deyü Fâtiha okuyup hakîr " sümmün bükmün" oldum ve keşf-i râz etmemek içün vâkıf-ı esrâr olan sikadan memlûklarım …
EÇS III 31a–31b … nahîf ve bîçâre, çekirge bacaklı eli kalemtraş bıçaklı tiryâkîler burunlarının sümüğün akıdup maslûbun min-indillah şeklinde kec-gerdân ve kec-dehân ve şütür-leb olup …
EÇS III 45b–46a … reden Hazret-i Uzeyr'i görünce "Lâ ilâhe illallah, Uzeyrun ibnullah" deyüp hâşâ sümme hâşâ Uzeyr'i Cenâb-ı Bârî'ye şerîk koşup diri eden Hazret-i Uzeyr'i zann etdile …
EÇS III 47a … el verüp diyâr-ı Rûm'da Filibe ve Tırhala ve Maşkolor panayırları semtinde hâşâ sümme hâşâ rubûbiyyet da‘vâsında olup Cemşîd üzre Şeddâd ibn Âd hurûc edüp Cemşîd Boğ …
EÇS III 56a … Nemrûd-ı la‘în rübûbiyyet da‘vâsında olup kartal kuşlarıyla göğe urûc edüp hâşâ sümme hâşâ "Gök tanrısı ile ceng ederim", deyü semâya ok atup bi-emri Hudâ oku kanlı …
EÇS III 73b–74a … etdiniz?" dedikde "Va'llahi efendi! Kavm-i Sivas bî-mezheb olup ‘Kur’ân-ı azîm sümme hâşâ mahlûkdur’ deyü âyet-i mensûhlara nazîre âyet etdiklerinden mâ‘adâ yedi ây …
EÇS III 78a–78b … kızı buna âşık olup ol dahi ana meyl [ü] muhabbet edüp mürted oldu derler. Hâşâ sümme hâşâ! Ol kızı ve kızın babasını ve üç bin aded âdemlerin cümle İslâm ile müşerr …
EÇS III 87a … ddâd Van deryâsı zemîninde evc-i âsumâna beraber bir sedd-i âlî binâ edüp, hâşâ sümme hâşâ Cenâb-ı Rabbü'l-İzzet ile ceng etmeğe kasden ol seddi Şeddâd itmâm etdikde …
EÇS III 103a–104a … âm eyle" deyüp koynundan mührü çıkarup verdi. İbrâhîm Ağa eydür "Sultânım, hâşâ sümme hâşâ, ben mührü almağa gelmedim" dedi. Paşa eyitdi "Al imdi şu bin altunu, var …
EÇS III 111a … aslı odur. Ba‘zı melâhide-i münkerîn Saltık nâmında bir papas imiş derler. Hâşâ sümme hâşâ ol Saltık papas bunların nâmıyla Nasârâyı idlâl ederdi. Muhammed-i Saltık …
EÇS III 111a … d-i Buhârî hakkında zebân-dırâzlık eden ne‘ûzü billah min-zâlike esm olur. Hâşâ sümme hâşâ. Ammâ yine sadede rücû‘ edelim. Mezkûr Pirevadi kurbunda Kızan balkanında …
EÇS III 125a … rucalı deyü sehl mezmûm ü müttehemlerdir kim şâhseven deyü iftirâ ederler. Hâşâ sümme hâşâ şehi sevmezler ammâ pâdişâhlar pâdişâhı ve Habîb Muhammedü'l-Mustafâ'yı dü …
EÇS III 146a–146b … r kâse süd içerdi. Bu riyâzetle niçe mugayyabâtlardan haber verirdi. Hattâ hâşâ sümme hâşâ "Mesîh ibnullah gelir" deyü haber verüp hikmet-i Hudâ Hazret-i İsâ babasız …
EÇS III 151b … erler. Hemân şeyh-i mu‘ânid kürsîye urûc edüp "Bismillah!" demeğe kâdir olmayup sümmün bükmün kalup lâl [u] hayrân olur. Niçe kerre cür’et-i kelâm idem sanup hasîr ol …
EÇS III 165b … ânı gördükçe şifâdan me’yûs olup dîvâne-misâl olup gözünün akı karasına ve yaşı sümüğüne ve tükrüğü balgamına ve balgamı salyasına karışup timarhâne faslı edeceği geldi …
EÇS III 176a … în kavli üzre bu âyet-i şerîfin ma‘nâsı böyle olup siz Melek ve İpşir ola, hâşâ sümme hâşâ ehl-i şer‘ bu tefsîre râzî değillerdir, ancak meşâyihân-ı bâtınân, ulûm-ı …
EÇS IV 190a 221. Menzil-i kasaba-i cedîd Düceyle ya‘nî şehr-i kadîm Sümeyke .
EÇS IV 227a hırgû tolı / burnu sümüklü
EÇS IV 232a … eği ve yer solucanı ve iri karıncalar ve kutularda diri yılanlar ve akrepler ve sümüklü böcekler, Van deryâsında hâsıl olur gûnâ-gûn böcek haşerâtları ve hatta bir kur …
EÇS IV 237a … [u] tahrîr u tastîr kılmışdır kim kaçan kim Nemrûd-ı la‘în ve pelîd-i anîd hâşâ sümme hâşâ rubûbiyyet da‘vâsında oldukda âlemi geşt ederek Van diyârının irtifâ‘-ı ar …
EÇS IV 240b–241a … dahi ma‘mûr u âbâdân şehr-i nısf-ı cihân imiş. Fir‘avn büleyde-i Mısır'da hâşâ sümme hâşâ rubûbiyyet da‘vâsında oldukda bu şehr-i Ahlat sâhibi olan pâdişâh-ı cem-ce …
EÇS IV 284b … ile mülâkât idesüz. Bâkî fermân sultânımındır. Ve benim efendim. Elhamdülillah sümme elhamdülillah. Bitlîs hânı nâm şakînin mâh-ı ramazânu'l-mübârekde asker-i Van i …
EÇS IV 297a … dürüp herkes birer âdemin karısın kucaklayup bir bucakda bacaklar derler." Hâşâ sümme hâşâ.