… rler, gâyet şiddet üzre akar tarfetü'l-ayn içre bir gemi Kandîlli bâğçe burnuna
sürer
. Bu akındı kenârında olan yalılar da Dizdâr yalısı ve Hacı Îsâ yalısı ve Kara H …
Ve bu şehrin önünden cereyân eden bahre Şeytân akındısı derler, gâyet şiddet üzre akar tarfetü'l-ayn içre bir gemi Kandîlli bâğçe burnuna sürer. Bu akındı kenârında olan yalılar da Dizdâr yalısı ve Hacı Îsâ yalısı ve Kara Hasan yalısı ve Narkçı Hasan Efendi yalısı ve Koska furunlu Mehemmed Ağa yalısı ve (---) Efendi yalısı ve Topkapulu Mahmûd Ağa yalısı ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137a ·
metinde göster ·
… dire ve digren ve şuzevle ve kerepe ve raga misilli âletler ile câmûsları saban
sürer
gibi sürüp "Ekmek benden bereket senden, ver Allâhım ver" deyü feryâd ederek bo …
Dükkânları yokdur ammâ dörd mevleviyyet yerde yigirmi altı bin tarla tahrîr olunup elli yedi bin çiftçi add olunmuşdur. Pîrleri zamân-ı kadîmde emr-i Hak ile Hazret-i Âdem idi ammâ Hazret-i Risâlet-penâh asrında pîrleri Hazret-i Reyyâs bin Ömerü'l-Harrât'dır. Hazret-i Alî kemerin bağladı. Kabri Havrân sahrâsı'ndadır. 159a Ağaları bostâncıbaşı tarafından terekecibaşıdır. Bu tâ’ife-i dihkânî ya‘nî ekinci, ayaklarında çarıklar ve eyinlerinde abâ ve kabâ dolamalar ve gûnâ-gûn hırka-i peşmîneler ve başlarında tâc-ı gûnâ-gûnlar üzre teller ile zeyn edüp niçe bin gûnâ-gûn sığırları ve câmûsların boynuzların altun varak ile mutallâ edüp her sevrin miyânında kemer kuşaklar ve sereng ve atlas çullar ve niçe bin kınalı sakar câmûslara boyunduruk geçirüp çifte çifte sabana ve pulluğa koşup ellerinde nodul ve öğendire ve digren ve şuzevle ve kerepe ve raga misilli âletler ile câmûsları saban sürer gibi sürüp "Ekmek benden bereket senden, ver Allâhım ver" deyü feryâd ederek boğazlarında tobra tobra atmaca ya‘nî tohum buğdayın halk üzre serperek "Benim elim değil Âdem ata elidir, Yâ Rabbî berekât-ı Halîl ver" diyerek gürûh gürûh ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158b–159a ·
metinde göster ·
… gistân'ın İşpaniye diyârına gitmişdir. Hattâ bir adamın dişi ağrısa bir mâvî su
sürer
dişin veca‘ı teskîn olur. Eğer ol dişi çıkartmak murâd edinirsen ol ağrıyan diş …
Der-vasf-ı cerrâhân [u] üstâdân: Evvelâ cümleden Boyacı kapusunda zimmî Karakaş Ermenî gâyet üstâd-ı kâmil cerrâhdır. İlm-i cerrâheti tekmîl etmek içün Frengistân'ın İşpaniye diyârına gitmişdir. Hattâ bir adamın dişi ağrısa bir mâvî su sürer dişin veca‘ı teskîn olur. Eğer ol dişi çıkartmak murâd edinirsen ol ağrıyan dişe bir la‘l-gûn su sürer kelpedâna muhtâc eylemeyüp ol dişi kendi elinle çıkarırsın 65b ve bu cerrâh Karakaş-ı zimmînin iki veled-i pelîdi var, biri Ucân ve biri Balıhan ikisi de bî-bedel üstâd-ı bî-cedellerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 65a–65b ·
metinde göster ·
… în olur. Eğer ol dişi çıkartmak murâd edinirsen ol ağrıyan dişe bir la‘l-gûn su
sürer
kelpedâna muhtâc eylemeyüp ol dişi kendi elinle çıkarırsın 65b ve bu cerrâh K …
Der-vasf-ı cerrâhân [u] üstâdân: Evvelâ cümleden Boyacı kapusunda zimmî Karakaş Ermenî gâyet üstâd-ı kâmil cerrâhdır. İlm-i cerrâheti tekmîl etmek içün Frengistân'ın İşpaniye diyârına gitmişdir. Hattâ bir adamın dişi ağrısa bir mâvî su sürer dişin veca‘ı teskîn olur. Eğer ol dişi çıkartmak murâd edinirsen ol ağrıyan dişe bir la‘l-gûn su sürer kelpedâna muhtâc eylemeyüp ol dişi kendi elinle çıkarırsın 65b ve bu cerrâh Karakaş-ı zimmînin iki veled-i pelîdi var, biri Ucân ve biri Balıhan ikisi de bî-bedel üstâd-ı bî-cedellerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 65a–65b ·
metinde göster ·
… ar. Ammâ kerkes kuşları gâyet çokdur ve gâyet mu‘ammer olup hattâ bin sene ömür
sürer
derler. Beyt
Sun‘-ı diğer: Cemî‘i yırtıcı kuşlar dahi Sübhân dağında çiftleşüp biçe hâsıl edemediklerinden çıynaklı murglar asla duramazlar ve mu‘ammer de olmazlar. Ammâ kerkes kuşları gâyet çokdur ve gâyet mu‘ammer olup hattâ bin sene ömür sürer derler. Beyt
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 243b ·
metinde göster ·
… n ol ân Süleymân Hân 334b âsitâne-i Abdülkâdir-i Cîlânî'ye piyâdece gidüp yüz
sürer
ve tathîr ü termîme ol ân cidd-i ihtimâm eder. Ve İmâm-ı A‘zam hazretlerinin de …
Andan Süleymân Hân taht-gâh-ı selâtîn-i Âl-i Abbâsiyân'dan ve niçe mülûk-ı selef-i şâh-ı şâhâna âşiyân olan sarây-ı âbâdâna girüp taht-gâh-ı Âl-i Osmân olur. Hemân ol ân Süleymân Hân 334b âsitâne-i Abdülkâdir-i Cîlânî'ye piyâdece gidüp yüz sürer ve tathîr ü termîme ol ân cidd-i ihtimâm eder. Ve İmâm-ı A‘zam hazretlerinin de imâretin fermân edüp yüz bin altun masrûf eder ve ol etrâf-ı erba‘ayı telvîsât-ı Kızılbaş'dan pâk eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 334a–334b ·
metinde göster ·
… ddâmı olan ruhbân sandûkanın kapağın açup ol cesed-i şerîfe gâyet koyu tuzlu su
sürer
. Ben ol papasın esîri idim. Hattâ tuz sürdüğü altun taştı ben dutardım.
"Ben kendi gözümle gördüm. Bir mermer çâr-kûşe sandûka ki tûlu dörd adımdır. Ol sandûka üzre bir kat rusâs ile pûşîdedir. Mübârek cesed-i şerîfleri ol sandûka içre âsûdedir. Ve mübârek dizleri bükülmüşdür, ser-i sa‘âdetleri yok bir azîm ceseddir. Ve altında sâ‘at kumu döşelidir. Her sene baş huddâmı olan ruhbân sandûkanın kapağın açup ol cesed-i şerîfe gâyet koyu tuzlu su sürer. Ben ol papasın esîri idim. Hattâ tuz sürdüğü altun taştı ben dutardım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y205b ·
metinde göster ·
… bundan halt ederler. Yedi sekiz amel eder. Ammâ beden-i insândan cemî‘i ahlâtı
sürer
, mu‘tedil-i sehel aynü'l-hayâtdır. Bu dahi Hazret-i Îsâ'nın mu‘cize-i bâhiresid …
Ve bu ziyârete karîb bir deyr-i atîk vardır. Hâlâ içinde kıssîsleri vardır. Bu deyrin cenûbunda zeyl esâsından bir ayn çıkar. Sehel şorcadır. Ammâ cemî‘i hukemâ muğlab eşribelere bundan halt ederler. Yedi sekiz amel eder. Ammâ beden-i insândan cemî‘i ahlâtı sürer, mu‘tedil-i sehel aynü'l-hayâtdır. Bu dahi Hazret-i Îsâ'nın mu‘cize-i bâhiresidir, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y218a ·
metinde göster ·
. Meğer lafz-ı cidden sekizdir. Mısır'ı feth edüp İslâmbol'a varup sekiz sene sa …
deyü def‘-i meclis edüp Fâtiha deyüp el yüze sürer. Meğer lafz-ı cidden sekizdir. Mısır'ı feth edüp İslâmbol'a varup sekiz sene saltanatı olup vefât eder. İşte ilm-i rumûz-ı cifriyye böyle nihânî bir ilimdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y50a ·
metinde göster ·
… ba‘zısı hayli kâr eder. Ammâ cümleden Harâbe kahvesi her gün birer ferde kahve
sürer
. Ve her gün Habeşli kahvesi yevmiyye birer kantâr kahve sürüp azîm kâr ederler. …
Esnâf-ı kahveciyân-ı piyâde: Bunların dükkânları yokdur. Nâzük ibrîkler ile sûk-ı sultânîlerde mutantan ve mümessek Y 168a kahve fürûht ederler. Bakarsın bunların ba‘zısı hayli kâr eder. Ammâ cümleden Harâbe kahvesi her gün birer ferde kahve sürer. Ve her gün Habeşli kahvesi yevmiyye birer kantâr kahve sürüp azîm kâr ederler. Paşanın şâtırbaşısına avâyid verirle, zîrâ anın himâyesindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y167b–Y168a ·
metinde göster ·
, yetişmeyen üstüne destârın ve makramasın atup mahmele sürer ve ucundan destârı …
Ve niçe bin âdem mahmel-i şerîfe yüz sürer, yetişmeyen üstüne destârın ve makramasın atup mahmele sürer ve ucundan destârı ve makramayı çeküp teberrüken mahmele dokunmuş makramayı yüzüne ve gözüne Y 204a sürer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y203b–Y204a ·
metinde göster ·
… ahmel-i şerîfe yüz sürer, yetişmeyen üstüne destârın ve makramasın atup mahmele
sürer
ve ucundan destârı ve makramayı çeküp teberrüken mahmele dokunmuş makramayı yüz …
Ve niçe bin âdem mahmel-i şerîfe yüz sürer, yetişmeyen üstüne destârın ve makramasın atup mahmele sürer ve ucundan destârı ve makramayı çeküp teberrüken mahmele dokunmuş makramayı yüzüne ve gözüne Y 204a sürer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y203b–Y204a ·
metinde göster ·
… makramayı çeküp teberrüken mahmele dokunmuş makramayı yüzüne ve gözüne Y 204a
sürer
.
Ve niçe bin âdem mahmel-i şerîfe yüz sürer, yetişmeyen üstüne destârın ve makramasın atup mahmele sürer ve ucundan destârı ve makramayı çeküp teberrüken mahmele dokunmuş makramayı yüzüne ve gözüne Y 204a sürer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y203b–Y204a ·
metinde göster ·
… i vardır. Ba‘zı ten-perver olan âdemler hammâma girüp bu turmusu cümle vücûduna
sürer
, cümle kiri ref‘ edüp âdemin vücûdun eyle yumşak eder kim gûyâ pâlûde-i ter olu …
Turmus: Bakla gibi yassıca ve müdevverce ve sarıca bir ni‘metdir. Tuzlu suda ısladup Y 239b yerler. Ba‘zılar bişirirler ve ba‘zılar bu turmusu değirmende çeküp un ederler. Ba‘de't-ta‘âm ellerine sürüp su ile gasl edüp cümle ta‘âm zifirin âdemin elinden izâle edüp âdemin elin bezm eder. Cümle Mısır hânedânlarında sâbûn yerine el yaykamağa ba‘de't-ta‘âm anı isti‘mâl ederler. Râyiha-i tayyibesi vardır. Ba‘zı ten-perver olan âdemler hammâma girüp bu turmusu cümle vücûduna sürer, cümle kiri ref‘ edüp âdemin vücûdun eyle yumşak eder kim gûyâ pâlûde-i ter olur. Anıniçün dilberânları hammâmda vücûdlarına sürerler, hazzı vardır. Ammâ esbâb yaykamağa olmaz. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y239a–Y239b ·
metinde göster ·
… tse cümle ta‘âmı hal edüp mi‘deyi tas[h]îh eder, ve cemî‘i ahlât-ı rîhi tahtânî
sürer
, ve gâyet mukavvî ve kuvvet-i basarı ziyâde eder. Kırk gün tenâvül eden kimesne …
Ve şem‘in bir âdem cevz-i bevvâ kadar ba‘de't-ta‘âm tenâvül etse cümle ta‘âmı hal edüp mi‘deyi tas[h]îh eder, ve cemî‘i ahlât-ı rîhi tahtânî sürer, ve gâyet mukavvî ve kuvvet-i basarı ziyâde eder. Kırk gün tenâvül eden kimesnenin vücûdunda aslâ safrâ ve sevdâdan bir ahlât kalmayup rûy-ı rengi ahmerü'l-levn olup ten-dürüst olur. Mısır'da sûk-ı Fahhâmîn'de şem‘-i İsvân çok bulunur, böyle hâssaları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y387b ·
metinde göster ·