çâr-kûşe beyâz mermer üzre müzehheb ve lâciverd ile Hattât Demircikulu'nun celî …
Ve kıble kapusundan taşra çıkarken sağ tarafda çâr-kûşe beyâz mermer üzre müzehheb ve lâciverd ile Hattât Demircikulu'nun celî hat ile tahrîr olunan hadîsdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 40a ·
metinde göster ·
… l cânibde Hünkâr mahfili kapusu, mahfil-i sultânî tahtânîdir ve Kıble kapusu ve
sağ tarafda
Mahkeme kapusu ve Kıble kapusu tarafında taşra soffası vardır, ammâ gayrı câmi‘ …
Evvelâ cümleden Ulu Câmi‘-i Kebîrdir. Sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân binâ etmişdir. Gûyâ bir kal‘a-i sedd-i Kahkahâ'dır. Bursa şehrinin hevâdâr mürtefi‘ yerine vâkı‘ olmuş bir câmi‘-i azîmdir. Câmi‘ içre cümle (---) aded çâr-kûşe pâye sütûnlardır kim her pâyenin aşağısı âdem kaddî mutallâ ve müzehheb ve münakkaşdır. Dahi fevkinde her pâyenin cânib-i erba‘ası(nda) Yâ Hannân ve Yâ Mennân ve Yâ Deyyân ve Yâ Sübhân ve esmâü'l-hüsnâ ve gûnâ-gûn hatlar ile münakkaşdır. Bu hatların hurûfları ve elifleri üçer zirâ‘ hatlardır kim tarz-ı Musta‘sımî'dir. Ve bu sütûnlar üzre cümle on tokuz kubbe-i tâk-ı kisrâlardır kim cümle imâreti rasâs-ı hâlis ile mestûrdur. Her kubbenin alemleri, şems-i afitâb gibi ziyâ verir. Yigirminci kubbe yeri câmi‘in ortasına vâkı‘ olup kasden üstâd-ı kâmil mekşûf binâ edüp mâhî şebekesi-misâl, kubbe yerine sarı pirinç telden ağ örülmüşdür kim hûş [u] tuyûr giremeyüp andan câmi‘ içre âfitâbın ziyâsı girüp rûşen eder ve bu küşâde kubbe altında kavl-i mezheb-i Hânefî üzre aşren-fe-aşr bir havz-ı müdevveri var, içinde gûnâ-gûn mâ’ide mâhîler şinâverlik ederler ve cümle cemâ‘at-ı kesîr ol havzdan tecdîd-i vuzu‘ edüp ibâdet-i Yezdân ederler. Ve mine'l-acâib mihrâbı vardır kim diller ta‘bîr ü tavsîfinde kâsırdır. Ve bir ceviz haşebi levhasından siyâh minberi üzre üstâd-ı neccâr, var makdûrun sarf edüp ızhâr-ı ma‘rifet edüp bir nakş-ı Mânî ve Erjeng-i nakş-ı bukalemoni minber etmişdir kim bunda olan {Bursa} Fahrî oyması 224a misâl-i şükûfe ve turunca ve islimî ve çâr-gül ve mutabbak gül ve katmer gülleri ve gûnâ-gûn mutahhil ve kitâbeleri cihân ressâmları cem‘ olsa böyle hurdekârlık etmeğe kâdir değillerdir. Gûyâ kuyumcu kalemkârî nakşı bir minber-i ra‘nâdır kim görmeğe muhtâc bir kürsî-i vâlâdır, misli meğer Karadenizin sâhilinde Sinop Câmi‘i'ndeki münakkaş minber ola. Ve bir münakkaş-ı ibret-nümâ mü’ezzinân mahfili var kim gûya mehâfil-i cennetdir. Ve cânib-i erba‘ası revzenler ile câm-ı billûr ve necef ve moranlar ile müzeyyen olmuş bir câmi‘-i rûşen-âbâddır. Evkâfı kavî olmağıla bunda olan halıçalar bir câmi‘de yokdur. Ve her şeb yedi bin kanâdiller ile çerâğân olur câmi‘-i münevverdir ve şeb [u] rûz cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir. Zirâ yetmiş yerde cemî‘î ulûm-ı kesîre dersi‘âmları vardır kim iki bin talebe derse meşgullerdir. Ve bu câmi‘in bir yan kapudan bir yan kapusuna varınca tûlu üç yüz elli ayakdır ve kıble kapusundan mihrâba varınca yüz seksen ayakdır. Üç kapusu var, sol cânibde Hünkâr mahfili kapusu, mahfil-i sultânî tahtânîdir ve Kıble kapusu ve sağ tarafda Mahkeme kapusu ve Kıble kapusu tarafında taşra soffası vardır, ammâ gayrı câmi‘ler gibi harem-i kebîri yokdur. Bir küçük haremdir. Ortasında Şeyhülislâm Azîz Efendi bir âbdesthâne havzı ve muslukları binâ etmiş. Ve bu câmi‘in yemîn [u] yesârında iki kalın tula minâre-i âlîleri var kim eflâke ser çekmişdir. Mahkeme tarafındaki minârenin kadehinde üstâd-ı mi‘mâr bir şâzirvan kadehi îcâd edüp âb-ı zülâlin tâ Keşîş Dağı'ndan uçurup hakkâ ki kemâl-i ma‘rifet ızhar etmişdir. Ammâ şimdiki hâlde mürûr-ı eyyâm ile su yolları bozulup fıskıyye mu‘attal olmuşdur, ammâ kaçan kim bârân-ı rahmet bu şehr üzre nâzil oldukda bu minârenin şerîfesinde cem‘ olan matar-ı rahmet bu mezkûr şâzirvân kadehine cem‘ olup cemî‘î hûş [u] tuyûr-ı vahşîler ol bârân-ı rahmetden nûş edüp def‘-i atşân ederler. Hulâsa-i kelâm bu şehr içre böyle rûhâniyyetli câmi‘ yokdur. Bursa şehrinin gûyâ Ayasofyası'dır. Ve şehrin güzîde yerinde olmağıla cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir kim arâzî-i ma‘mûrede bu câmi‘in nazîri yokdur. İbn-i âdem bu câmi‘in vaz‘-ı esâsı ta‘rîf ve tavsîfinde âciz ü kâsırdır. Bu câmi‘, cümle câmi‘lerden kebîr olmağıla ibtidâ bu ibâdethâne tahrîr olundu. Ammâ ibtidâ Bursa fethinde binâ olunan yukaru ve iç kal‘ada
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 223b–224a ·
metinde göster ·
… ârcı Velî Ağa, Van cânibine revâne olup hakîr bizim elçi ve Nahşıvân elçisi ile
sağ tarafda
dağlar içre Nahşıvân yoluna revâne olup cânib-i şarka niçe yaylağ ve dağ u rağ …
Menzil-i Çağla Gurna: Ma‘mûr köydür. Cümle ahâlîsi Ekrâd-ı Şuşik'dir. Kal‘a-i Şuşik sol cânibimizde sarp kayalar üzre nümâyân olup "safâ geldiniz" deyü yedi selâm topu atup me’kûlât [u] meşrûbâtlarından vâfir hedâyâları yeni beğ cânibinden geldi. Bu mahalde Revân Hânı Elçisi Kâsım Hân ile Niksârlı kilârcı Velî Ağa, Van cânibine revâne olup hakîr bizim elçi ve Nahşıvân elçisi ile sağ tarafda dağlar içre Nahşıvân yoluna revâne olup cânib-i şarka niçe yaylağ ve dağ u rağ u bâğlar aşup 13 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 293a ·
metinde göster ·
Kara Baba ve sol tarafda Alî Baba ve Darağacı kurbünde Seyyid Kemâhlı Sultân; S …
Evvelâ Aspuzu râhı üzre sağ tarafda Kara Baba ve sol tarafda Alî Baba ve Darağacı kurbünde Seyyid Kemâhlı Sultân; Seyyid Battâl ile İslâmbol'a varup Hârûnu'r-Reşîd ile fetihde bulunmuşlardır. Andan Aspuzu bâğları içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 196b ·
metinde göster ·
… Ağa yedi oda yeniçeri cümle iki bin piyâde ve müsellah tüfeng-endâz yeniçeriyân
sağ tarafda
ve beş yüz topcıyân ve beş yüz cebeciyân sol tarafda pür-silâh tüfeng-endâzlar …
Bir tarafa hisâr eri ve sağ cânibe azebistân eri cümle pür-silâh tüfeng-endâz, andan Van kal‘asının Yeniçeri Ağası Abdî Ağa yedi oda yeniçeri cümle iki bin piyâde ve müsellah tüfeng-endâz yeniçeriyân sağ tarafda ve beş yüz topcıyân ve beş yüz cebeciyân sol tarafda pür-silâh tüfeng-endâzlar selâm alup paşanın önü sıra yeniçeriler dahi ileri topcılar dahi ileri cebeciler dahi ileri paşanın sekban ve sarıca dayıları ve bölük kâtibleri cümle piyâde gidüp gülbâng-ı Muhammedî çekerek saf saf giderken el-azametullah kal‘a-i Van'ın zîr ü bâlâsından üçer kerre gülbâng-ı Muhammedî sadâsı gelüp andan ale'l-akîb bir yaylım tüfeng ve bir yaylım top atup üçer kerre tüfeng u top şâdumânîleri olup kal‘a-i Van murg-ı semender-vâr âteşleri nişân içre kalup karpuz kadar gülleleri Van deryâsı üzre seküp giderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 248a ·
metinde göster ·
… Biz kaçamak verdik" deyüp yıldırım gibi cümle geçdiler. Biz dahi sol tarafda ve
sağ tarafda
serdârımızla bir sarp dereler içlerine pusuya girüp âmâde durduk.
"Bire meded, kâfir geliyor. Pusuya girin. Biz kaçamak verdik" deyüp yıldırım gibi cümle geçdiler. Biz dahi sol tarafda ve sağ tarafda serdârımızla bir sarp dereler içlerine pusuya girüp âmâde durduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 144a ·
metinde göster ·
Hisârpîçe kapusu, şarka manzûr şâhrâh değil bir küçük kapudur. Ve bâlâda tahrîr …
Ve bu kapuya karîb sağ tarafda Hisârpîçe kapusu, şarka manzûr şâhrâh değil bir küçük kapudur. Ve bâlâda tahrîr olunan yedi aded orta kal‘a kapularının içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80b ·
metinde göster ·
… up âfitâb-ı âlem-tâb acebâ Üstürgon tarafından doğdu mu doğmadı mı derken hemân
sağ tarafda
nümâyân olan on bin kadar piyâde Çeh ve Leh ve İsfaç kavmi kâfiri torompete ve …
Ammâ bize asker-i İslâm tarafından aslâ bir âdem gelmez, illâ "Allâh Allâh" sadâsı imdâdı gelir. Bu ceng [ü] cidâlimiz ol mahalle vardı kim kâmil vakt-i Hanefî olup âfitâb-ı âlem-tâb acebâ Üstürgon tarafından doğdu mu doğmadı mı derken hemân sağ tarafda nümâyân olan on bin kadar piyâde Çeh ve Leh ve İsfaç kavmi kâfiri torompete ve luturyan boruların çalarak ve nâkûs ve tabılların döğerek bizim askeri gözüne almayup "Yajuj ve Yajuj" diyerek haçlı bayrakların çeküp gelmede. Subh-ı sâdık olunca Lara bayırı dibindeki meşeyistândan çinganeler ormandan çıkar gibi sürü sürü çıkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 102b ·
metinde göster ·
… plara {küffâr} âteş etdikde bir kerre yan verüp topların gülleleri hebâya gidüp
sağ tarafda
duran {mukaddemâ} sındırdığımız Nemse atlılarına girdik, hamd-i Hudâ niçe yüz k …
Hemân cümle gâzîlerimiz bir ağızdan tekbîr-i Muhammedî getirüp, aç kurd koyuna ve koyun tuza seğirdir gibi derûn-ı kâfire girirken toplara {küffâr} âteş etdikde bir kerre yan verüp topların gülleleri hebâya gidüp sağ tarafda duran {mukaddemâ} sındırdığımız Nemse atlılarına girdik, hamd-i Hudâ niçe yüz kâfirlerin ömürlerine girdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 103b ·
metinde göster ·
… n mağrib tarafında dörd koldan onar aded yeniçeri odaları meterise girüp evvelâ
sağ tarafda
kol kethudâ (---) Ağa ve dahi beri tarafda Zağarcıbaşı Arnavud İbrâhîm Ağa ve B …
"Herkes kendüye birer mezâr kazup diri dizliklerinde pâdişâh dirliğimiz vardır" deyü meteris nâmında birer kabre girüp hamd-i Hudâ bu gece karanusunda kırk oda yeniçeri ve yigirmi oda cebeci Allâhu Ta‘âlâ'ya sığınup kal‘adan küffârın aslâ haber [ü] âgâhları yok iken Uyvar'ın mağrib tarafında dörd koldan onar aded yeniçeri odaları meterise girüp evvelâ sağ tarafda kol kethudâ (---) Ağa ve dahi beri tarafda Zağarcıbaşı Arnavud İbrâhîm Ağa ve Beç kapusu önünde handak hâricinde Yassı Tabya önünde yeniçeri ağası Sâlih Paşa, anın sol tarafında Samsoncubaşı (---) Ağa, anın solunda Başçavuş (---) Ağa, bu beş aded koldan cümle gâziyân-ı yeniçeriyânlar kal‘a-i Uyvar'ın nısfın kat-ender-kat meterislerle kuşadup fi'l-hâl cümle guzât takırdı ve patırdı ve kütürdü olmadan yer altına girüp gûnâ-gûn san‘atlar ile sıçan yolları kazup cümle yeniçeriler gûyâ ka‘r-ı zemînde tahte's-serâya girdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 109b ·
metinde göster ·
… ire yaklaşdı. Kâfirin dahi ileri çarkasında yüz mikdârı yayan tüfenglisi var ve
sağ tarafda
bir mâvî harîr bayrak altında iki yüz mikdârı kâfirleri ancak var ve sol kolda …
Ol mahalde bizim çarhacılarımız kâfire yaklaşdı. Kâfirin dahi ileri çarkasında yüz mikdârı yayan tüfenglisi var ve sağ tarafda bir mâvî harîr bayrak altında iki yüz mikdârı kâfirleri ancak var ve sol kolda bir altun haçlı ve zerdûz işleme kırmızı peyker altında kıyâsen yüz elli kâfiri var, ammâ gâyet pâk yiğitleri ve yunakları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 8a ·
metinde göster ·
… nleri limana nâzırdır. Ve bu iskele kapusunun taşrasında kapudan içeri girirken
sağ tarafda
kal‘a dîvârında yere yakın üç aded âdem bâzûları kalınlıkda demir halkalar vard …
Biri iskele kapusudur kim cümle keştîler anda yanaşırlar. Ve gümrük emîni bu kapu taşrasında gümrükhâne-i azîmde oturur leb-i deryâya nâzır şâhnişîn ve pençereleri var bir mükellef emînhânedir. Ve Kefe paşalarının kat-ender-kat sarây-ı cihânnümâsı bu iskele kapusu üzredir. Cemî‘i dîvânhâne ve hücrelerinin şâhnîşin ve revzenleri limana nâzırdır. Ve bu iskele kapusunun taşrasında kapudan içeri girirken sağ tarafda kal‘a dîvârında yere yakın üç aded âdem bâzûları kalınlıkda demir halkalar vardır kim içlerinden âdemler geçmek mümkindir. Limanda lenger-endâz olan gemiler kıçları bu demir halkalara bağlarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 139b ·
metinde göster ·
dîvârda bir âdem kaddi âlîde celî hat ile beyâz mermer üzre tahrîr olunan târîh …
Bu hisâb üzre bu kal‘a-i Dimetoka cümle altı katdır. Ve cümle bölme dîvârlarında olan kapularla cümle (---) kat metîn hadîd bâb-ı kavîlerdir. Ammâ aşağıda iki kapu dediğimizin taşrasındaki kapudan içeri girirken sağ tarafda dîvârda bir âdem kaddi âlîde celî hat ile beyâz mermer üzre tahrîr olunan târîh budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 205b ·
metinde göster ·
… mîrânları asâkirleriyle ve cümle yeniçeri leşkeriyle göz karardup Mısır cunûdu
sağ tarafda
ve Anadolu ceyşi sol tarafda ve sipâh ve silihdâr ve altı bölük zümre-i gâziyân …
Ve öte Göllük tarafında Ebü'l-hayr İbrâhîm Kethudâ Paşa Haleb eyâleti askeri ve yedi eyâlet mîr-i mîrânları asâkirleriyle ve cümle yeniçeri leşkeriyle göz karardup Mısır cunûdu sağ tarafda ve Anadolu ceyşi sol tarafda ve sipâh ve silihdâr ve altı bölük zümre-i gâziyânlar ile Göllük'ün Kum tabyasını döğe döğe altı ayda kuma berâber edüp Göllük tabyasın dahi küle berâber edüp külün göğe savurup yedi yerden Zeyrek yokuşları gibi şâhrâhlar olup derhâl İbrâhîm Paşa-yı müdebbir cümle guzâta bezl-i mâl nisâr edüp Kum tabyası ve Göllük tabyası üzre duran balyemez topları küffârın gözleri önünde cümle guzât-ı serdengeçdiler mezkûr toplara zencîr bağlayup hâh-nâ-hâh keşân-ber-keşân topları çekerken altı bin aded küffâr topların ardları sıra hücûm etdiklerinde niçe bini bizim top gülleleri darbından niçesi kurşum darbından helâk olup niçe yüz aded küffârlar "Topları halâs edelim" deyü toplar ile bile bizim meterisler içlerine dökülüp bizim meterislerimizi basdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 296a ·
metinde göster ·
… a altından gerüye dönerken yemîn ü yesârda olan lağımâtları birer birer saydık.
Sağ tarafda
yüz aded lağım-ı azîm yolları var kim her biri biner ve ikişer bin kîse bârûd a …
Âhır-ı kâr bu Aktabya altından gerüye dönerken yemîn ü yesârda olan lağımâtları birer birer saydık. Sağ tarafda yüz aded lağım-ı azîm yolları var kim her biri biner ve ikişer bin kîse bârûd alır hazîneli lağımlar ve aralarında cümle üç yüz aded küçük püskürme lağımlar var. Bunların altlarında dahi ol kadar lağımlar var, tâ ka‘r-ı zemîne enince böyle lağımlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 311b ·
metinde göster ·
… eryâdan garb tarafına otuz mîldir. Lâkin İzmir körfezi ağzında Karaburun kazâsı
sağ tarafda
dağlar eteğince cenûba yedi mîl dahi bir küçük körfezcik dahi vardır, anın nihâ …
Ve İzmir'den Urla şehrine deryâdan garb tarafına otuz mîldir. Lâkin İzmir körfezi ağzında Karaburun kazâsı sağ tarafda dağlar eteğince cenûba yedi mîl dahi bir küçük körfezcik dahi vardır, anın nihâyetinde Urla iskelesidir. Ammâ Urla bir sâ‘at içeri dağlar içredir. Andan Sancak kal‘asın temâşâ edüp atlarımıza süvâr olup leb-i deryâ ile düz kumsal yerler ile dörd sâ‘at cânib-i garba ve bir sâ‘at kıbleye bir kayalı dere ve depeli Q 25b yerde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y48b ·
metinde göster ·
… cisri endirüp kal‘a kapuları küşâde olur. Ve bu cisirden taşra varoşa çıkarken
sağ tarafda
handak başında bir sebîlhâne vardır.
Ve bu kal‘anın iki yerden demir kapuları şâhrâhdır. Biri cânib-i cenûba mekşûfdur kim andan varoşa gidilir. Taş cisir ile handakdan ubûr olunur. Ammâ kapunun eşiği dibinde zemberekli asma tahta cisirdir. Her şeb dîdebânlar makara ve dollâblar ile zencîrlerin keşân-ber-keşân keşîde kılup kal‘a kapusuna cisri dayayup siper edüp kal‘a kapusu dahi metîn olup ale's-sabâh du‘â vü senâ ile cisri endirüp kal‘a kapuları küşâde olur. Ve bu cisirden taşra varoşa çıkarken sağ tarafda handak başında bir sebîlhâne vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y57a ·
metinde göster ·
… hmân olduk. Ammâ bu kal‘aya gelirken bu kal‘a göründuğü mahalde limana girirken
sağ tarafda
bir küçük adacık vardır. Andan gâyet ihtirâz lâzımdır. Yakın varmayup sol taraf …
Hamd-i Hudâ selâmetle dizdârın hânesinde mihmân olduk. Ammâ bu kal‘aya gelirken bu kal‘a göründuğü mahalde limana girirken sağ tarafda bir küçük adacık vardır. Andan gâyet ihtirâz lâzımdır. Yakın varmayup sol tarafda Anatolu cânibin üzleyerek limana girmek gerek, azîm limandır. Beş yüz pâre gemi alır sulu demir tutar ve sekiz rûzgârdan emîn âlâ yatakdır. Ba‘zı yerleri kumsaldır. Lengeri batı cânibine bırağup Y 63b koltuğu kal‘a dibine bağlaya. Ammâ dere içi olmağile gâhîce sağanağı eksik değildir, ihtirâz lâzımdır. Koltukları muhkem ısparçina ve gomanalar ile muhkem kayd [u] bend etmek gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y63a–Y63b ·
metinde göster ·
… â Kara bâğlar kıyısı tarafından geçüp Çatal adalara uğrar. Andan Paşa adalarını
sağ tarafda
bırağup yüz mîlde İstanköy'e dâhil olur. Birbirinden dağları küşâde hevâda nümâ …
Husûsâ bu şehrin lodos cânibinden İstanköy cezîresi yüz mîl yakındır. Ol cezîreyi ganîmet eden bu Balat iskelesidir kim gemileri İstanköy'e giderken ibtidâ Kara bâğlar kıyısı tarafından geçüp Çatal adalara uğrar. Andan Paşa adalarını sağ tarafda bırağup yüz mîlde İstanköy'e dâhil olur. Birbirinden dağları küşâde hevâda nümâyândır. Bu Balat kal‘ası leb-i deryâdan sehel ba‘îddir. Ammâ Menderes nehri ile çekeleve kayıkları ve Gelibolu ve İstanköy kayıkları ve Sönbeki ve Anabolu firkateleri ve zarbuna ve şayka gemileri nehr-i Menderes'den içeri girüp bu Balat şehrinden metâ‘ alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y72b ·
metinde göster ·
Arab kullesi evc-i âsumâna ser çekmiş çârkûşe bir kulle-i Kahkahâ'dır ve seksen …
Poyraz limanına girecek mahalde sağ tarafda Arab kullesi evc-i âsumâna ser çekmiş çârkûşe bir kulle-i Kahkahâ'dır ve seksen arşın bâlâ bir kulle-i vâlâ ve müntehâ ve cihân-ârâ bir kulle-i Arab-nümâdır, tâ zirve-i a‘lâsının her köşesinde alçak minâre gibi ağzı açık kadeh gibi dörd kulle var. Her kadehin içine kırkar ve ellişer âdem sığar. Ve bu dörd kadeh kulleciklerin ortasında anlardan on arşın bâlâ bir kulle-i mevzûn dahi vardır. Bunun dahi ağzı kadeh-misâl açıkdır ve gâyet musanna‘ kulledir. Ammâ kenârlarında bedenleri yokdur. Ve bu orta kulleciğin Y 116b taşrasından tolaşma bir taş nerdübânı vardır ve kenârlarında korkuluk içün demir parmaklıkları vardır. Bir vâcibü's-seyr kulle-i mevzûn müzeyyendir kim bir diyârın kal‘alarında böyle üstâdâne kulle-i serâmed yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y116a–Y116b ·
metinde göster ·
… scid kubbesinin sağında bir küçük kubbecik vardır. Anın bâbından içeri girdikde
sağ tarafda
Hazret-i Mûsâ'nın sol kadem-i şerîfleri bir bucakdadır. gûyâ henüz basmışdır. B …
Bu mescid kubbesinin sağında bir küçük kubbecik vardır. Anın bâbından içeri girdikde sağ tarafda Hazret-i Mûsâ'nın sol kadem-i şerîfleri bir bucakdadır. gûyâ henüz basmışdır. Bir seng-i hârâdır. Nakşının tûlu iki karış iki parmakdır. Miskîn ve marîzler içine su koyup nûş ederler. Bi-emrillâh şifâ bulmaları muhakkakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y203a ·
metinde göster ·
… ü's-seyr birer üstâd-ı kâmil kârıdır. Ve sol cânibinde Hazret-i Hızır kapusu ve
sağ tarafda
bâb-ı Mâlikî ve minber dibinde bâb-ı Medrese ve kıble kapularından taşra altı a …
Ve bu câmi‘de cümle on kapudur. Yedisi kıbleye mekşûfdur. Bu yedi kapunun vasatındaki bir bâb-ı âlîdir kim kaddi kâmil on beş arşındır. Ve kâr-ı kadîm kalemkârı bir pirinç mînâ kapudur. Bu bâbın yemîn [ü] yesârında bundan alçak üç kapular vardır. Anlar dahi vâcibü's-seyr birer üstâd-ı kâmil kârıdır. Ve sol cânibinde Hazret-i Hızır kapusu ve sağ tarafda bâb-ı Mâlikî ve minber dibinde bâb-ı Medrese ve kıble kapularından taşra altı amelî sütûn üzre kubbelerdir. Bu kapulardan taşra gûyâ dehlîzdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y211b ·
metinde göster ·
Bu haremden câmi‘i pür-envâr içine girme, üç kapudan duhûl olunur.
Sağ tarafda
bâb-ı Yûsuf ve ortada bâb-ı İbrâhîm ve solda bâb-ı Sâre. Ve bu kapulardan girüp …
Bu haremden câmi‘i pür-envâr içine girme, üç kapudan duhûl olunur. Sağ tarafda bâb-ı Yûsuf ve ortada bâb-ı İbrâhîm ve solda bâb-ı Sâre. Ve bu kapulardan girüp tâ mihrâba varınca câmi‘in tûlu ve arzı ikişer yüz ayakdır. Ve ortadaki kubbe-i âlî çâr amelî sütûnlar üzre eflâke ser çekmiş bir kubbe-i nîlgûndur. Ve bu kubbenin cânib-i erba‘ası toloz kemer kubbelerdir. Ve câmi‘in cevânib-i etrâfı serâpâ üç âdem kaddi bâlâ sâfî sommâkî ve yeşim ve yerekânî mevvâc seng-i mücellâlar kaplıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y228b ·
metinde göster ·
Ve bu câmi‘in enderûn [u] birûnunda cümle yigirmi dörd kapudur. On ikisi kıbleye mekşûfdur. Sol Y 243a tarafda Îsâ minâresi bâbı, sağ tarafda kıble dîvârında Bâb-ı (---) sahhâflar ve mücellidler sûkuna nâzırdır. Gâyet musanna‘ şuğl-ı zergeri pirinçden mebnî kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y242b–Y243a ·
metinde göster ·
… hi Mısır İskenderiyyesi kal‘asının leb-i deryâdaki Bâb-ı Ahdar'ı içeri girdikde
sağ tarafda
bir kulle-i azîm içre ziyâretgâh-ı Sa‘d Vakkâs'dır. Anda dahi niçe pehlivânları …
Ve bir makâmı dahi Mısır İskenderiyyesi kal‘asının leb-i deryâdaki Bâb-ı Ahdar'ı içeri girdikde sağ tarafda bir kulle-i azîm içre ziyâretgâh-ı Sa‘d Vakkâs'dır. Anda dahi niçe pehlivânların gürzleri ve niçe kemânkeşlerin darbları ve ibret-nümâ işleri vardır. Ziyâretgâh-ı ehl-i züvvârdır. Zâhirâ bu dahı makâmları ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y299a ·
metinde göster ·
Ve mihrâb [u] minberi gâyet musanna‘dır. Ve iki kapusu var. Biri sağ tarafda âbdesthâne kapusudur, ammâ tarîk-ı âm üzre vâki‘ olmağile haremi yokdur. Ve kıble kapusu şâhrâha açılur. Bu kapunun yemîn ü yesârındaki celî hatlar budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y94a ·
metinde göster ·
… Sol tarafda garba cereyân eden Nîl bender-i Reşîd'e gidince (---) mîldir. Beri
sağ tarafda
şimâle cereyân eden Nîl bender-i Dimyât'a varınca (---) mîldir. Bu iki Nîl'in m …
Cezîre-i Batnü'l-bakar nâm mahal Nîl-i mübârek vasatında bir burundur kim Nîl-i mübârek ol mahalde iki bölük olur. Hazret-i Nûh'dan sonra bu mahalli Seyf-i Zülyezen kesüp iki şak etmişdir. Sol tarafda garba cereyân eden Nîl bender-i Reşîd'e gidince (---) mîldir. Beri sağ tarafda şimâle cereyân eden Nîl bender-i Dimyât'a varınca (---) mîldir. Bu iki Nîl'in mâbeyninde olan cezîre-i azîmdir. İki kâşiflik hükûmetdir, biri Garbiyye hâkimidir, biri Menûfiyye hâkimidir. Bin pâre kurâ-yı âbâdân ile müzeyyen bir cezîre-i azîmdir. Tâ vasatında Garbiyye hâkinde Tanta nâm bir kasabada Seyyid Ahmed el-Bedevî medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y279b ·
metinde göster ·
… ebânî dahi derler. Tâ Hazret-i Ömer fethinde binâ olunmuşdur. Zâviyeye girdikde
sağ tarafda
kırk Sahâbe-i kirâm medfûn olduğu târîhleri ile müsbetdir. Sandûkalarının kenâr …
Bu Dimyât'ın câmi‘leri Reşîd'den çok selâtîn câmi‘leri vardır. Ve zâviyeleri dahi çokdur. Cümle zâviyelerden cemâ‘at-ı kesîreye mâlik çârsû içinde zâviye-i Erba‘în. Bu mescide mescid-i Atebânî dahi derler. Tâ Hazret-i Ömer fethinde binâ olunmuşdur. Zâviyeye girdikde sağ tarafda kırk Sahâbe-i kirâm medfûn olduğu târîhleri ile müsbetdir. Sandûkalarının kenârında haşeb üzre oyup celî hat ile bu târîh mektûbdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y347a ·
metinde göster ·