Der-sitâyiş-i me’kûlât: Evvelâ beyâz ekmeği ve kâhîsi ve çöreği ve ballı böreği ve helvasının gûnâ-gûnundan zülbiyyesi ve pandısı ve pişmânîsi ve tahînesi meşhûrdur. Ammâ sabûnesü ile cânım beyâz halka-i çinisin? âşıklar tenâvül etdikde âdemin dimâğı şukka olur. Başka mahsûs helvacı çârşûsu vardır. "Konya'da Âdeme helvayı döğerek yedirirler" deyü meşhûrdur. 14a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 13b–14a ·
metinde göster ·
… beden-i uryânın sarmış pençe-i âfitâb memlûklar fütûnî kiseler ile ve mümessek
sabunlar ile
hizmet edüp geysûların târ etdiklerinde âşık-ı şeydâların akılları târumâr olur …
Ve kubbenin dâmenlerinde niçe gûne hüsn-i hat kitâbeler üzre hammâma müte‘allık ebyâtlar tahrîr olunmuşdur. Ve ibrişim ve nîlgûn futalara beden-i uryânın sarmış pençe-i âfitâb memlûklar fütûnî kiseler ile ve mümessek sabunlar ile hizmet edüp geysûların târ etdiklerinde âşık-ı şeydâların akılları târumâr olur. Ve niçesi gûnâ-gûn micmereler ve buhûrdânlar ile öd ve anber yakup derûn-ı hammâm tamam ıtriyyât ile memlû olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 230a ·
metinde göster ·
Netice ba‘de't-ta‘âm mücevher altun leğen ve ibrik ve mümessek
sabun ile
eller gasl olup ale'l-akîb yine meydân-ı muhabbete bir deste-i hân ve bir tavîl …
Netice ba‘de't-ta‘âm mücevher altun leğen ve ibrik ve mümessek sabun ile eller gasl olup ale'l-akîb yine meydân-ı muhabbete bir deste-i hân ve bir tavîl zerdûz peşkir-i hân ve koknos ve mika ve sadef ve ceviz ve zümürrüd ve seylân ve akîk ve yemenî hoş-âb kaşıkları geldi kim her biri birer hazîne değer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 230b ·
metinde göster ·
halt olunsa vücûd-ı insâna dürtülse asla bir kıl komayup beden-i benî Âdemi pâk …
Sitâyiş-i tetimme-i külliyât-ı şehr-i Ahlat: Bu şehr-i Ahlat'ın kûh-ı bâlâlarında niçe bin elvân ma‘âdinler vardır, ammâ cümleden makbûl [ü] merğûb ma‘âdin-i zırnîh-ı ahmer, sabun ile halt olunsa vücûd-ı insâna dürtülse asla bir kıl komayup beden-i benî Âdemi pâk ü nerm eder kim gûyâ pembe gibi lahm-ı şahmı beyâz olur. Ve cüzzâm marazına mübtelâ olan bu nure (?) siyâh üzümle bir dank mikdârı tenâvül etse emrâz-ı kabadan ve barasdan ve firengiden ve cüzzâmdan ve dalasbatdan bi-emrillah halâs olur. Ve ma‘âdin-i zırnîh-ı asfer, bu dahi şehr-i Ahlat'ın şimâlî cânibindeki kûh-ı bülendlerde hâsıl olur. Türâb-ı tıbız gibi sakîl bir gûne sarı zırnîhdır kim Rûm u Arab u Acem'e ve Firengîstân'a bundan zırnîh gider, ammâ ehl-i kimyâ bu zırnîh-ı asferi nuhâs-ı hâssa koyup niçe eczâlar dahi idhâl edüp zer-i hâlis olur, derler. Anınçün Firengîstân'a bu zırnîhdan çok gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 242a ·
metinde göster ·
… ının sekizinci gün yigirmi bin güzîde Tatar askeri ve kırk-elli bin çatal esb-i
sabâ-sür‘at ile
hakîr dahi refîk gulâmlarımla çatal esb-i peymâlara süvâr olup "Tevekkülen-alal …
İbtidâ Melek Ahmed Paşa efendimin hayır du‘âsıyla sene 1071 ıyd-ı adhâsının sekizinci gün yigirmi bin güzîde Tatar askeri ve kırk-elli bin çatal esb-i sabâ-sür‘at ile hakîr dahi refîk gulâmlarımla çatal esb-i peymâlara süvâr olup "Tevekkülen-alallâh" deyüp Yalı Ağası Şâh Polad Ağa kuvvetiyle kona göçe at etleri ve talkan ve kurud ve yazmalar yeye içe ordu-yı hümâyûndan çıkup ol gün ol gece nehr-i Tise'nin beri Erdel cânibinde niçe yüz kurâlar ve kasabâtlar yaka yıka,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 10b ·
metinde göster ·
… bölük sağkol sipâhîler ağası ve Tire ve Mağnisa zu‘amâsı ve yigirmi bin Tatar-ı
sabâ-reftâr ile
Kırım Hânı şehzâdesi ve altı pâre balyemez toplar ile elli aded top-ı şâhisi cü …
Evvelâ sene 1074 mâh-ı Rebî‘ulevvel'[in]in gurresinde Novigrad kal‘ası üzre Kaplan Paşa serdâr olup hil‘at-i pâdişâhî geyüp umûmen Anatolu eyâleti askeri ve on oda yeniçeri ma‘a Zağarcıbaşı İbrâhîm Ağa ve dörd oda topçıyân ve dörd oda mükellef cebeciyâna Fazlı Kethudâları serdâr oldu. Ve aşağı bölükden bir bölük sağkol sipâhîler ağası ve Tire ve Mağnisa zu‘amâsı ve yigirmi bin Tatar-ı sabâ-reftâr ile Kırım Hânı şehzâdesi ve altı pâre balyemez toplar ile elli aded top-ı şâhisi cümle mühimmâtlarıyla verilüp bu mezkûr elli bin askere Kaplan Paşa serdâr olup du‘â ve senâ ile hil‘at-i pâdişâhîyle şeref-yâb olup Novigrad gazâsına alay-ı azîm ile Tevekkülen-alallâh deyüp azm-i râh-ı Novigrad etdiler. Hudâ-yı Müte‘âl emr-i sehel ile feth-i Novigrad'ı müyesser eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 122a ·
metinde göster ·
Kal‘a-i Uyvar altından kâmil kırk bin aded Tatar-ı adû-şikâr-ı
sabâ-reftâr ile
vilâyet-i Alaman'a ve Bahr-i Muhît kenârına ve vilâyet-i Holandiye'ye ve İsfaç …
Kal‘a-i Uyvar altından kâmil kırk bin aded Tatar-ı adû-şikâr-ı sabâ-reftâr ile vilâyet-i Alaman'a ve Bahr-i Muhît kenârına ve vilâyet-i Holandiye'ye ve İsfaç vilâyetinin menâzillerin bildirir
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 125b ·
metinde göster ·
… 'a Orta Macar memleketin urup nehb ü gâret etmek fermân olunup kırk bin Tatar-ı
sabâ-reftâr ile
Macaristân'a revâne oldular.
Bu mahalde Ahmed Giray Sultân'a Orta Macar memleketin urup nehb ü gâret etmek fermân olunup kırk bin Tatar-ı sabâ-reftâr ile Macaristân'a revâne oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 134b ·
metinde göster ·
… de Ahmed Giray Sultân'a mü’ekked emr-i şerîfler yazılup seksen yedi bin Tatar-ı
sabâ-reftâr ile
ve yalı ağası kırk bin güzîde Tatar ile Ösek'de Gürcî Mehemmed Paşa serdâr yanı …
Ammâ hikmet-i Hudâ bu mahalde yine serhad-i mezbûrelerin beğlerinden ve dizdâr ağalarından feryâdnâmeler gelüp kal‘a-i Seğitvar kurbunda Sultân Süleymân'ın bağırsakları ve ciğeri ve kalbi türbesi kal‘asın Bobofça ve Berezense ve Şekeş kal‘asın Peçoy kal‘asının taşradaki kal‘asın Ösek köprüsün yakup Darda kal‘asın dahi mezkûr kal‘alar ile cümlesin küffâr alduğu ve yakduğu ve Peçoy'un hâlâ iç kal‘asını muhâsara edüp döğdüğü feryâdcıları gelince hemân Sadrıa‘zam yanında olan askeri dahi cümle Ösek'de Gürcî Mehemmed Paşa'ya gönderüp dahi ardları sıra Sombor kal‘asında meştâ eden Hânzâde Ahmed Giray Sultân'a mü’ekked emr-i şerîfler yazılup seksen yedi bin Tatar-ı sabâ-reftâr ile ve yalı ağası kırk bin güzîde Tatar ile Ösek'de Gürcî Mehemmed Paşa serdâr yanına gitmeğe me’mûr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 138b ·
metinde göster ·
… elmeyüp Karasu şehri kurbunda Akkaya nâm sahrâda cümle Şîrînli kırk bin Tatar-ı
sabâ-sür‘at ile
cem‘iyyet-i kübrâ edüp Bâğçesarây'ı basup hânı ve kalgayı ve Vezîr İslâm Ağa'yı …
Çünki cümle dörd bin üç yüz piyâde(?) tüfeng-endâz hâzır-bâş olup seksen bin aded dahi Tatar atlısı hâzır olduğun Şîrîn beğleri işidüp cemî‘i zamânda Tatar hânlar beş yüz tüfengliye mâlik olmamışlardır diyü hândan küşümleyüp hânın seferine gelmeyüp Karasu şehri kurbunda Akkaya nâm sahrâda cümle Şîrînli kırk bin Tatar-ı sabâ-sür‘at ile cem‘iyyet-i kübrâ edüp Bâğçesarây'ı basup hânı ve kalgayı ve Vezîr İslâm Ağa'yı katl etmeğe ken[g]eş edüp ale's-sabâh Bâğçesarây'ı uracak olduklarının haberi hâna gelince hemân hân cümle tüfenglileriyle Bâğçesarây'ın cânib-i etrâfın ve kayalar başı ve dereler ağızlarına meterislere girdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 196b ·
metinde göster ·
… âre-vâr bürûc bür[û]c seyrân ederek kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil edüp esb-i
sabâ- Y 339a -sür‘at ile
geşt-i diyâr ederek kilk-i cevâhirimi güftâre getirüp gâh evsâf-ı büldân ve gâh …
Fasıl, iclâl [ü] ikrâma mahsûs olan Beytullâhü'l-harâm'ın cemî‘i ahvâlâtın beyân eder: Evvelâ bu hakîr Evliyâ-yı bî-riyâ âlem-i şebâbda ve ömr-i nâzenîn ber-hevâ perîşânda ve kuvâ-yı beden terakkîde iken derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden seyâhate tâlib [ü] râgıb olup kuvvet-i basar ile her ne tarafa nazar etsem ol kez nazarım tîri atılup ol ân nişânın bulup tayy-i mekân ederdim ve murâd [u] maksûdum olan diyâra kadem basardım. Ve ekâlîm-i seb‘ayı seb‘a-i seyyâre-vâr bürûc bür[û]c seyrân ederek kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil edüp esb-i sabâ- Y 339a -sür‘at ile geşt-i diyâr ederek kilk-i cevâhirimi güftâre getirüp gâh evsâf-ı büldân ve gâh emdâh-ı peygamberân ve gâh tilâvet-i Kur’ân ederek ve gâh seyr [ü] temâşâ etdiğimiz şehr-i azîmeleri ve kılâ‘-ı kadîmeleri ile ve nehr-i azîm ve cibâllerin irtifâ‘ıyla ilm-i hey’et üzre Papamunta ve Atlas ve Coğrâfiyye kitâbları gibi cümle geşt [ü] güzâr etdiğimiz memâlik-i mahrûseleri sûrete getirüp muharrir-vâr cemî‘i âsârları ile tahrîr etmeğe bezl-i himmet etmişdim ki "Ulüvvü'l-himmeti mine'l-îmân"dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y338b–Y339a ·
metinde göster ·
… ‘de't-ta‘âm paşa âdet-i kadîmesi üzre ke'l-evvel cümle asâkir-i Mısır ile esb-i
sabâ-reftârları ile
alay-ı sâlis ederek saf saf, mevc mevc, fevc fevc, alay alay, bölük bölük asâki …
Ba‘de't-ta‘âm paşa âdet-i kadîmesi üzre ke'l-evvel cümle asâkir-i Mısır ile esb-i sabâ-reftârları ile alay-ı sâlis ederek saf saf, mevc mevc, fevc fevc, alay alay, bölük bölük asâkir-i İslâm kavânîn [ü] kâ‘ideleri üzre ale't-tertîb çifte çifte atbaşı berâber muhteşemâne şevket [ü] vakâr ile gürûh gürûh ubûr ederler. Paşa dahi pâdişâhâne selîmîsi üzre iki otağasını ser-i sa‘âdetine zeyn kılup semmûr kabaniçse üzre murassa‘ tîrkeş ile ubûr edüp bu Mısır'ın şâhrâhının her tarafında kat-ender-kat pîr [u] cüvân, sağîr ü kebîr, merd [ü] nisvân istikbâle durup paşa bunlara selâm verdikçe nisvân tâ’ifesi zılgıt na‘rası ederler, ve ihtiyârlar ve şeyh u şâblar,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y156a ·
metinde göster ·
… dur. Andan bismi-ilâh ile Mısır'dan pâk ü pâkîze bisâtlarımız ve küheylân esb-i
sabâ-sür‘atlerimiz ile
Ümmü Dünyâ'dan tulû‘ edüp kıble cânibine andan iki sâ‘atde bir düz sahrâda,
Allâhü ta‘âlâ hayr ile seyâhatin müyesser edüp sâlimîn ü gânimîn avdet müyesser eyleye. Zîrâ derûn-ı dilden o câniblerin seyâhatin bu dil ârzû ederdi. Hamd-i Hudâ İzâ erâdellâhu şey’en heyye’e esbâbehu'dur. Andan bismi-ilâh ile Mısır'dan pâk ü pâkîze bisâtlarımız ve küheylân esb-i sabâ-sür‘atlerimiz ile Ümmü Dünyâ'dan tulû‘ edüp kıble cânibine andan iki sâ‘atde bir düz sahrâda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y360b ·
metinde göster ·