İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

sabâ

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
37
isabet
37 cümle/beyitte
13,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
35 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3715,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–37 / 37

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“sabâ” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 8a–8b … diler. Zîrâ ol mahalde Hazret-i Süleymân mücerred-i pâk idi kim Yemen diyârında Sabâ şehri pâdişâhının kızı Belkîs Havvâ Bursa nevâhîlerinde Aydıncık nâm taht-ı azî …
EÇS I 69b … e nişâbûrek ve nikrîz ve mâhûr ve rehâvî ve ırâk ve hüseynî ve nevâ ve uşşâk ve sabâ ve muhayyer bâzâr ile âyâ bûselik edüp gerdâniyye ile makâm-ı zengûle ile râst …
EÇS I 207b Üçüncü fırkası, tel tanbûracısı ve sâde tanbûracılar makâm-ı sabâ faslı ederler.
EÇS II 346b–347a … şîn ve derveze ve revzenleri kıble cânibine sahrâ-yı Merzifon'a nâzırdır. Bâd-ı sabâ rîhı bu şehr içre deverân etdüğünden cemî‘î ahâlîsi tendürüstlerdir. Niçe bigi …
EÇS III 66a … i tarafı mesdûd olmağıla vakt-i tâbestân ve eyyâm-ı pâyîzde dâ’imâ hevâsı bâd-ı sabâ ve rîh-i nesîm-i Irâk'dır.
EÇS IV 203b Hevâsı ol kadar latîfdir kim vakt-i seherde bâd-ı sabâ esüp âdem hayât-ı ebed bulur. Ve hâbdan âdem bîdâr oldukda zinde vü pür-şevk ka …
EÇS IV 229a … eşcâr-ı müsmirrâtları tertîb üzre dikilüp cümlesi meyân-beste dilber gibi bâd-ı sabâ te’sîrinden hırâmânî hırâmânî hareket ederler. Hemân hurma ve hummeyz ve muz ve …
EÇS IV 229b … miş. Cümle kapakların oymaları içre siyâh anber-i hâm dolmuşdur. Taşradan bâd-ı sabâ urdukça câmekânda olan âdemlerin dimâğları mu‘attar olur. Bu câmekânın cânib-i …
EÇS IV 240b … y‘ u şirâ olsun" dedikde hakîr hemân (...) (...) sûre-i Sâd'dan savt-ı a‘lâ ile Sabâ makâmında,
EÇS IV 315b … câvidân: Hevâsı ol kadar latîf germâ ve sermâ üzredir kim bâd-ı nesîm ve bâd-ı sabâ ve rîh-i seher bu şehr içre vakt-i seherde esince benî Âdem hayât-ı câvidân bul …
EÇS IV 324a … te olunup ekseriyyâ güfte ve besteleri bu sûret şehrengîz kelâmlarıdır. Makâm-ı sabâ , usûleş evfer beste-i kara karçığa:
EÇS IV 386b Der-medh-i hevâ-yı nesîm-i câvidân: Bu şehr-i hevâ-yı hoş-rîhi bâd-ı sabâ ve bâd-ı nesîmden nişân verir. Bâ-husûs evvel-i zemîstândan âhir-ı şitâya varın …
EÇS IV 399a … harâb olmasiyçün lisân-ı Süryân'da böyle şi‘ir demişler. Güfte-i Midâc, makâm-ı sabâ , usûleş sofyâne:
EÇS IV 403b … enâb-ı Bârî yârî kılup rîh-ı sabâya emr edüp hâkister-i Circîs'i bir yere rîh-ı sabâ cem‘ edüp yine Hallâk-ı Ezel gubâr-ı Circîs'e hayât verüp yine şehr-i Mifârıkîn …
EÇS V 37a Bucak Tatarı kavmi dedikleri kim kırk bin şiydak[lı] ener biner Tatar-ı sabâ reftâr adû-şikâr kavimdirler. Cümle iki yüz yetmiş pâre köy ve kışla ve otar kö …
EÇS V 171b … avâ-yı hûb-ı nesîm-i câvidân: Âb [u] havâsının letâfetinden rîh-i nesîm-i bâd-ı sabâ bu şehre mahsûs olduğundan cümle halkı zindedirler.
EÇS VI 87b … m-i hûb-ı câvidân: Bu şehr-i Budin'in âb [u] hevâsı ol kadar latîfdir kim bâd-ı sabâ vü bâd-ı nesîm-i subh-dem esüp âdeme cân bağışlar. Hattâ gayri şehirlerden arab …
EÇS VI 163a … vücûd-ı insân billûr gibi olur" dediklerinde meğer Hazret-i Süleymân'ın hâtûnu Sabâ şehri pâdişâhının kızı Belkîs Hâtûn'un topuklarından yukarusu kıllı imiş. Hemân …
EÇS VII 127b Der-âğâze-i nâmhâ-yı zenâne-i ehl-i isyân: Gülefzûn ve Sabâ Cân ve Bike Cân ve
EÇS VII 142a Kad benâ hâze'l-bînâ’e imâmunâ / Kutbu dîn Sultân Süleymân-ı sabâ / Kultü fi'l-itmâmi târîhen lehâ / Udhulûhâ bi-selâmin âminâ / Sene (---),
EÇS VII 167b … bin kadar Tatarlar arabalar ile Kalmık Tatarların hayli kovdular. Anlarsa bâd-ı sabâ gibi esüp gitdiler. Yine kal‘a kefereleri hâ’ib ü hâsir geldiler ve varoşun bak …
EÇS VIII 382a … yı hûb-ı câvidân: Hevâsı ol kadar latîf ve mu‘tedildir kim seher vaktinde bâd-ı sabâ ve bâd-ı nesîm esüp benî âdem hayât-ı râhat-ı cân bulur, ammâ cenûb tarafından …
EÇS IX Y12b–Y13a … f kânıdır. Ve cümle halkı fukarâ muhibbidir. Ve erbâb-ı askerîsi küheylân esb-i sabâ Y 13a peymâlara süvâr olup sayd [u] şikâra mâyillerdir. Ve dest-i bâzûlarında …
EÇS IX Y105b … hıyâbândır kim gûyâ Çârbâğ-ı İsfahân'dır. Aslâ güneş te’sîr etmez. Dâ’imâ bâd-ı sabâ uğrayup cemî‘i sâkinâna cân bahş eder.
EÇS IX Y107a Ve bu cezîrenin âb [u] hevâsı ol kadar latîfdir kim bâd-ı sabâ her bâr esüp benî âdemin reng-i rûyına bâde-i gülgûnuna humret verdiğinden ol k …
EÇS IX Y243a … bın iki cânibinde hurde sütûnlar var kim rû-yı arzda misilleri yokdur. Yemen'de Sabâ şehrinde Belkîs'ın tahtından me’hûzdur, derler. Hakkâ ki sun‘-ı Hudâ'dır.
EÇS IX Y262b Hikmet-i Hudâ ol mahalde kıble tarafından bir bâd-ı sabâ esüp rûy-i semâda kesâfet komayup bir mu‘tedil havâ oldu kim Mısra‘:
EÇS IX Y268a … al‘asıdır. Âsaf-ı Berhayâ oldur kim Hazret-i Süleymân'ın vezîri idi ve Belkîs'ı Sabâ şehrinden ism-i a‘zam ile Hazret-i Süleymân'a getiren Berhayâ'dır.
EÇS IX Y335b … uccâc-ı zevî'l-ihtiyâcın ârâmgâhı bir serdâb kapudur. Zira bâd-ı nesîm ve bâd-ı sabâ bu kapuda eser, âdem hayât-ı cân bulur. Zîrâ bu kapu yeri Hazret-i Risâlet-penâ …
EÇS X Y75b … deki cebel-i Mukattam ve cebel-i Cûşî nâmıyla meşhûr olan cibâl-i Şarkî Mısır'a sabâ yeli gelmeğe mâni‘dir. Ve bu dağ şems ufukda olduğu vakit arz-ı Mısır üzre şems …
EÇS X Y242a … nleridir, ammâ Mısır'da cahîm günleridir. Ve Arîş'den beri Mısır tarafına bâd-ı sabâ ve rîh-i nesîm esmez, ammâ sâm yeli dahi esmez.
EÇS X Y299a … l olup devenin altına girüp dağ pâresi deveyi omuzuna alup şehirden taşra bâd-ı sabâ sür’ati gibi yola revâne olur.
EÇS X Y393b … i Mısır'a bâd-ı nesîm gelmez, tâ arz-ı Hâsân ki Bilbeys şehri ve Arîş'dir bâd-ı sabâ andan beri esmez; cümle tiyâb ve milisî rûzgârı eser. Ammâ bu Sây kal‘asında va …
EÇS X Y416b … ün tevâbi‘lerimizle şikeste-hâtır olmadık. Zîrâ ba‘de'l-asr tâ sabâha dek bâd-ı sabâ esüp âdeme hayât verir.
EÇS X Y438a … sîr etmez. Âb [u] havâsı gâyet latîfdir. Husûsâ ba‘de'l-asr tâ sabâha dak bâd-ı sabâ efil efil esüp âdeme hayât-ı câvidân verir.
EÇS X Y442b … rmek içün tınâb tınâba meks edüp Belkîs'e istikbâle çıkdı. Belkîs dahi Yemen'de Sabâ şehri pâdişâhının duhter-i pâkîze-ahteri idi. Niçe devlet gördü, ammâ dârât [ü] …
EÇS X Y450b … b-i havâ edecek bir cây-ı menfez kalmamış. Ve anıniçün bu Feyyûm şehrinde bâd-ı sabâ yokdur. Lâkin suyu çokdur, ol dahi ol kadar müsta‘meldir ki mezkûr bâğ u bâğçel …