inçe tėp tėdi anta--da basa barnaslıg bay bedük kişiler oglanı yaşı purnı vimal …
arkabaştınkı (bir)(patar) sadaġari inçe tėp tėdi anta--da basa barnaslıg bay bedük kişiler oglanı yaşı purnı vimali ġavanpati subahuda ulatı bėş ınallar arhant kutın bultı--lar
Maitrisimit Nom Bitig (Hami) · Mai.Tek.007.32–37 ·
metinde göster ·
… ḳul azad ḳılmaḳ müʾmin ḳul azad ḳılmaḳ hem diyet ısparlanmış boḍnıḳa meger kim
sadaḳa
ḳılsalar eger bolsa boḍundın düşman sizke ol müʾmin bolsa azad ḳılmaḳ müʾmine ḳ …
92 kerekmez müʾminḳa öldürmek müʾminke meger ḫatan kim kim öldürse müʾminni ḫatan yana müʾmine ḳul azad ḳılmaḳ müʾmin ḳul azad ḳılmaḳ hem diyet ısparlanmış boḍnıḳa meger kim sadaḳa ḳılsalar eger bolsa boḍundın düşman sizke ol müʾmin bolsa azad ḳılmaḳ müʾmine ḳul eger bolsa boḍundın siziŋ ara taḳı anlar ara üstüvarlıḳ hem diyet ısparlanmış iḍisiŋe yaʿni iḍisi tapa hem müᵓmine ḳul azad ḳılmaḳ kim kim bulmasa iki ay tutaşı ruze tutmaḳ tevbe taŋrıdın erür taŋrı bilgen bütün işlig
114 ḫayr yoḳ üküş içinde şuwşamaḳlarında meger kim fermanlasa
sadaḳanı
azu eḍgülükni azu oŋarmaḳnı boḍun arasında kim kim ḳılsa anı ol taŋrınıŋ rızası …
114 ḫayr yoḳ üküş içinde şuwşamaḳlarında meger kim fermanlasa sadaḳanı azu eḍgülükni azu oŋarmaḳnı boḍun arasında kim kim ḳılsa anı ol taŋrınıŋ rızasın tileyü her-ayine bėrür-miz aŋa yanut uluġ
79 anlar kim füsuslanurlar boyun suġanlarnı müʾminlerdin
sadaḳalar
içinde anlar kim bulmazlar meger azraḳları füsuslanurlar olardın ceza yandrur t …
79 anlar kim füsuslanurlar boyun suġanlarnı müʾminlerdin sadaḳalar içinde anlar kim bulmazlar meger azraḳları füsuslanurlar olardın ceza yandrur taŋrı füsuzlarıŋa olardın olarḳa ḳın açıtıġlı
… kim taptuŋız ḳaçan raz aysa sizler yalavaç birle ilgerü ıḍıŋ razlarıŋızda burun
sadaḳa
ol yaḫşı sizke arıġraḳ eger bulmasa sizler ol taŋrı örtgen ulaşu yarlıḳaġan
12 ey anlar kim taptuŋız ḳaçan raz aysa sizler yalavaç birle ilgerü ıḍıŋ razlarıŋızda burun sadaḳa ol yaḫşı sizke arıġraḳ eger bulmasa sizler ol taŋrı örtgen ulaşu yarlıḳaġan
… de merdüm-i şîr ma‘sûmları cem‘ edüp cellâdlar havuz kenârında ol ân boğazlamak
sadedinde
iken üç bin aded ma‘sûmların üç bin aded babaları ve üç bin aded anaları ki her …
"Ey kıralım, eğer sıhhat istersen bu senin derdine bundan gayrı ilâc yokdur. Evvelâ bir büyük sarnıc havz eyle ol havzın içini anası memesin henüz emen ma‘sûmların kanıyla ol havzı leb-ber-leb edüp içine girüp bir sâ‘at dur, andan çıkup hammâma gir, kırk gün bu hâl üzre ma‘sûmların kanıyla her gün havzı pür edüp girirsen bu cüzâm zahmetinden halâs olursun" dedikde derhâl {Kostantîn} emr edüp üç bin aded nâ-resîde merdüm-i şîr ma‘sûmları cem‘ edüp cellâdlar havuz kenârında ol ân boğazlamak sadedinde iken üç bin aded ma‘sûmların üç bin aded babaları ve üç bin aded anaları ki herbiri ciğer-pârelerinden ayrılıyor ve on bin aded akrabâ ve ta‘allukâtları ile cümle yigirmi bin ciğeri yanmış benî âdem baş açup derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden lisân-ı Yûnânca :
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13a ·
metinde göster ·
… mûd üzre tuçdan bir kara sinek sûreti icrâ etmişdi. Dâ’imâ ol timsâl-i megesden
sadâ-yı
zenbûr gibi bir âvâz zâhir olup İslâmbol içre aslâ sinek gezmezdi.
Dördüncü tılısmât: Altımermer nâm mahalde altı aded amûd-ı müntehâ vardır kim her birin hukemâ-yı kudemâdan üstâdlar rasad etmişlerdir kim biri Kavala kal‘ası sâhibi Feylekos hekîm inşâ etmişdir. Ol amûd üzre tuçdan bir kara sinek sûreti icrâ etmişdi. Dâ’imâ ol timsâl-i megesden sadâ-yı zenbûr gibi bir âvâz zâhir olup İslâmbol içre aslâ sinek gezmezdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 16b ·
metinde göster ·
Beşinci tılısmât: Yine Sarâyburnu'nda üç yüz amûd-ı müntehâlar üzre üç yüz altmış nev‘a deryâ mahlûkunun eşkâl-i timsâlleri var idi. Meselâ mâh-ı hamsînde hamsîn balığı sûreti sadâ ursa Karadeniz'de aslâ hamsi balığı kalmayup cümle İslâmbol'a gelüp der-kenâr olup cümle ahâlî-i Makdon, hamsîn balığı ile hamsîn yevm kifâflanırlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 18a ·
metinde göster ·
iken eyyâm muhâlif olup cümle ehl-i İslâm ve cümle küffâr-ı sâhib-esnâm keştîle …
Âhirü'l-emr küffâr yine mağlûp olmak sadedinde iken eyyâm muhâlif olup cümle ehl-i İslâm ve cümle küffâr-ı sâhib-esnâm keştîleri ile karaya düşünce azamet-i Hudâ Arab'ın mahâret-i azîmi karada olmağile ol gece kurâ ve kasabâtları nehb ü gâret edüp üç bin mikdârı at ve katır ve hımâr bulup subh-ı sâdık oldukda gemilerden karaya düşmüş, pâymâl-i rimâl olmuş ac u zâc olup şaşmış, küffâr-ı hâksâr içre aç kurd gibi Arab hayyâlleri girüp yedi sâ‘atde yigirmi üç bin kâfiri pây-beste ve dil-haste edüp esîr etdiler. Ve gark olan gemilerinden ol kadar mâl-ı hazâyinler aldılar kim hisâbın muhtesib-i Bârî bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 21a ·
metinde göster ·
… lup bir fırkası Emînönü'ne gelüp Arz-ı Mukaddes türâbına düşüp Üsküdar'a geçmek
sadedinde
iken bir alay küffâr-ı dûzah-karâr bu ibâdullâhı cümle şehîd edüp hâk-i mezelle …
Âhir gulû-yı âmma muhâlefet kuvvet-i hatâdandır, deyü herkes İslâmbol içre akrabâ ve ta‘allukâtları ile fırka fırka ceng ederek pârekende ve perîşân olup bir fırkası Emînönü'ne gelüp Arz-ı Mukaddes türâbına düşüp Üsküdar'a geçmek sadedinde iken bir alay küffâr-ı dûzah-karâr bu ibâdullâhı cümle şehîd edüp hâk-i mezelletde rimâl-i türâb üzre bırakdılar. Hâlâ ol kân-ı şühedâya şehîdkapusu derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22a ·
metinde göster ·
Allâh Allâh'a rehâ buldurup top u tüfeng şâdumânları ederek yüz elli pâre gemil …
Onuncu günde Kâğızhâne'deki kadırgalar {dahi} hâzır olup (olup) berde ve bahrde keştîler asâkir-i İslâm ile hâzırbâş idi. Ol gün Sultân Mehemmed niçe bin güzîde ve zeber-dest asker ile Okmeydânı'na varup mezkûr gemilerin zîr-i felenklerine dârû döküp ve yağlı kızakları felenkler üzre vocı ırgatlar ile ilm-i cerr-i eskâl ile niçe bin nâmdâr tüvânâ yiğitler keşân ber-keşân çekerek Okmeydânı'nın ol çemenzâr sahrâsına geldükde bi-emri Hudâ bir eyyâm-ı muvâfık rîh-i tayyibe esüp cümle keştîlerin bâdbânların küşâde edüp cümle guzât-ı müslimîn sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup top u tüfeng şâdumânları ederek yüz elli pâre gemiler ile Okmeydânı rû-yı deryâ-misâl oldu. Küffâr İslâmbol'dan bu ziynetler ile bu keştîleri görüp;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26a ·
metinde göster ·
… le Tershâne İreminin yanında olan Okmeydânı donanmasına kavuşup bir hây-hûy bir
sadâ-yı
Allâh Allâh zâhir olunca kal‘ayı muhâsara eden guzât-ı müslimîn dahi kuvvet-i k …
Ba‘dehu cümle guzât-ı müslimîn âlât-ı silâhları ile keştîlere süvâr olup âmâde durdular. Tâ ki Kâğızhâne'de Timurtaş Paşa'nın binâ etdüği elli pâre büyük kadırgalar dahi Eyyûb'dan tarafa zâhir olup rû[z]gâr-ı muvâfık ile bâdbânların küşâde edüp içinde olan mücâhidîn top u tüfenglerin endâht ederek gülbâng-ı Muhammedî ile Tershâne İreminin yanında olan Okmeydânı donanmasına kavuşup bir hây-hûy bir sadâ-yı Allâh Allâh zâhir olunca kal‘ayı muhâsara eden guzât-ı müslimîn dahi kuvvet-i kâhireye gelüp azîm ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl esnâsında cümle donanma-yı hümâyûn'a asker-i İslâm dolup karşu tarafa geçdiklerin kâfir görünce akılları başlarından gidüp acz ızhâr etmeğe başladılar. Ve dahi ol günün hücûmunda kal‘anın taraf taraf rahnedâr yerlerin görüp âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26a ·
metinde göster ·
… azebistân kavm-i Arabistân şehbâzlarından asker doldurup yine İslâmbol'a geçmek
sadedinde
iken
Muhâsaranın otuzuncu günü ki oldu Sultân Mehemmed ser-i sa‘âdetine örf-i izâfetin geyüp ayağına âsumânî çizmesin geyüp Düldül-vâr bir katıra süvâr olup ulemâ kıyâfetiyle İslâmbol kal‘ası etrâfların deverân u seyrân edüp asâkir-i İslâma ihsân [ü] in‘âmlar edüp ve istimâletler ile va‘de-i kerîmeler edüp cüyûş-ı müslimîni cenge terğîb edüp gezerdi. Ol tarafdan ubûr edüp niçe bin asker ile Eyyûb'den Kâğızhâne tarafına varup Beğ nehrin ve Kâğızhâne nehrin ubûr edüp Levend Çiftliği nâm mahalde kırk pâre firkate dahi yapılmış idi, anları alup yine kızaklar ile çekerek Okmeydânı'ndan aşırup deryâ-misâl imdâd-ı asker gösterüp {gemileri Şâhkulu iskelesinde} deryâya kodular ve içine niçe bin pür-silâh kırmızı fes arakiyyeli azebistân kavm-i Arabistân şehbâzlarından asker doldurup yine İslâmbol'a geçmek sadedinde iken
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27b ·
metinde göster ·
Allâh Allâh zâhir olup keştî içre olan küffârları dest-ber-kafâ kayd [u] bend e …
Görseler kim bunların lisânında sadâ-yı Allâh Allâh zâhir olup keştî içre olan küffârları dest-ber-kafâ kayd [u] bend etmeğe başlayup cemî‘i mâl [u] erzâkların gâret etmeğe başlarlar. Hemân küffâr lisânlarınca "ki parlari" der, ya‘nî "nişleyüp ne söylersiz" der. Guzât dahi "parlamazız bütün alırız" derler. Kâfir gördü kim bunlar Türk askeri bir tâ‘ûndur kim gemileri içre girmişler, âlat-ı silâha el kaldırmağa iktidârları yok. Ve limana girdikde şâdumân içün cemî‘i top u tüfenglerin atmış bulundular. Âhir "zanca Türk" deyüp cümle giriftâr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27b ·
metinde göster ·
… ı tehî verince yine leb-ber-leb olur bir mutalsam câm idi, anı ve beyâz tûtî ve
sadrancbâz
maymunu ve niçe bin zî-kıymet gûnâ-gûnu ve niçe bin mücelled kütüb-i mu‘teberel …
Âhir Âl-i Osmân'dan karındaşı Sultân Bâyezîd Fransa kıralına elçi gönderüp Cem Şâh'ı taleb etdüklerinde Freng-i bed-reng hîle edüp Cem Şâh'a müşâbih bir sarışın âdemi zehirli ustura ile trâş edüp vechinin reng-i rûyı müteğayyir olup ma‘nûkan herîfi katl edüp Cem Şâh Sa‘dîsi muhallefâtlarından meşhûr-ı âfâk olan câm-ı Cem kim bâdesin nûş edüp sâkî eline câmı tehî verince yine leb-ber-leb olur bir mutalsam câm idi, anı ve beyâz tûtî ve sadrancbâz maymunu ve niçe bin zî-kıymet gûnâ-gûnu ve niçe bin mücelled kütüb-i mu‘tebereleri na‘ş-ı Cem ile Sa‘dî Çelebi ve Haydar Çelebi'ye teslîm edüp Sultân Bâyezîd'e gönderdiler. Cem Sa‘dîsi bir ârif nüktedân, sâhib-i iz‘ân kimesne idi. Beyâz tûtîyi siyâha boyayup Arapça pâdişâh sağ olsun kelimâtların ta‘lîm edüp Cem [Sa‘dîsi] huzûr-ı pâdişâhîye na‘ş-ı Cem ile vardıkda cemî‘i muhallefâtların arz edüp der-hazîne etdiler. Ammâ Bâyezîd-i Velî;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 29a ·
metinde göster ·