Ve mine'l-bedâyi‘-i âsâr-ı te’sîrü'z-zulm: Menâkıb-ı azîmdir kim vâkıf-ı esrârız, bu hakîr elli altı târîhinde âlem-i seyâhâtde bu şehr-i himâye-i Halîlü'r-rahmân Urfa'ya geldiğimizde Tarabefzûnî Ketenci Ömer Paşazâde Bâkî Paşa bu şehre hâkim idi. Sarâyında mihmân olup subh u mesâ kendüsiyle hüsn-i ülfet ederdik. Bir gün Hazret-i Halîlü'r-rahmân evkâfın teftîş ve tefahhus etmek cür’et edüp halka sûret-i hâkdan görünüp niçe yerlerin ta‘mîr u termîm eder şeklinde celb-i mâl tahsîline düşdü. Ol gice vâkı‘asına bir pîr girüp gâyet kaddi âlî elinde bir asâsı var, dilinde "yâ Kahhâr" ismiyle zikrullah ederek gelüp paşanın pîş-tahtası üzre pençe buyurdusunu alup elindeki asâ ile paşayı döğe döğe tamâm edüp "Benim evkâfıma niçün vaz‘-ı yed etmek istersin?" derken hemân Bâkî Paşa cân havliyle hâbdan bîdâr olup evkâf-ı Halîlullâh'ı yoklamadan fârig olup ale's-sabâh aklı başından gitmiş. Bu vâkı‘ayı imâmına ve hakîre ta‘bîr etdirdikde "Hayr ola sultânım. Fukarâ-yı Halîl'e sadaka ve kurbânlar gönderüp rûhlar içün hatm-ı şerîfler tilâvet etdirin" dedim. Hakîkatü'l-hâl paşa eylece edüp âsitânesine yüz sürüp her şeyden tâ’ib u tâhir oldu. İmdi şehr-i Urfa himâye-i Halîlullâh'da böyle bir nazargâh-ı Halîl'dir. Cümle şehir halkı Halîl-sıfat mahbûbü'l-kulûb mü’min u muvahhid ve ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at müttakî âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 57a ·
metinde göster ·
… düp ber-murâd olundu ve hatt-ı şerîf-i sa‘âdet makrûn ile Özü eyâleti mukarreri
sadaka ve
ihsân olundukda hemân hakîr ol gün Kaya Sultân'dan mektûblar ve ihsânlar alup m …
"Karadeniz'e donanmamız çıkacak mahalde böyle gazâ-yı behcet-eser sürûr [u] şâdumânımızdır gerekdir kim Melek Ahmed Paşa lalama mansıbın mukarrer edem" deyü pâdişâh-ı gazanfer-fer Dergâh-ı âlî kapucubaşılarından Musâhib-i şehriyârî Mîr Mehemmed Ağa ile bir zer-ender hil‘at semmûr-ı fâhire-i mûrisü'l-behce ve bir mücevher kabzalı tîğ-ı zî-kıymet ihsân edüp ber-murâd olundu ve hatt-ı şerîf-i sa‘âdet makrûn ile Özü eyâleti mukarreri sadaka ve ihsân olundukda hemân hakîr ol gün Kaya Sultân'dan mektûblar ve ihsânlar alup mukarrer müjdesiyle,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 65a ·
metinde göster ·
… n Beğ ta‘yîn olunup yine krallığı mukaddemâ çerâğ-ı efrûhte ola[n] Yanoş Kral'a
sadaka ve
ihsân olundukda cümle hayırhâh-ı devlet,
Hemân ki küffâr kal‘adan çıkdılar birkaç guzât-ı müslimîni dâğ-ı derûnlarından şehîd etdiler. Meğer hikmet-i Hudâ var imiş. "Bire küffâr âdem şehîd etmiş" deyince cümle guzât-ı kerrâr hemân dal sâtûr-ı hûnkâr olup bir ânda yetmiş bin küffârı Kassâb-ı Cömerd köçekleri gibi şemşîr-i âteş-tâbdan geçirüp bir tâb [u] tüvânlı küffâr ber-zemîn kalmayup cümle ser ber-zemîn kelleleri galtân olup kal‘a-i Budin tekrâr üçüncü kerre yine feth olup kal‘a muhâfazasına yigirmi oda yeniçeri ile Elbasan beği Hasan Beğ ta‘yîn olunup yine krallığı mukaddemâ çerâğ-ı efrûhte ola[n] Yanoş Kral'a sadaka ve ihsân olundukda cümle hayırhâh-ı devlet,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76a ·
metinde göster ·
nassı üzre şeb [ü] rûz her tarafdan sadaka ve nezerât kurbânları gelüp cemî‘i âyende vü revendegânlar ile yeyüp içüp tâ‘at [u] ibâdâta meşgûl bir alay pâ-bürehne ve ser-bürehne fukarâ-yı sâbirîn ü şâkirîn ü zâkirînlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 315b ·
metinde göster ·
… tekye fukarâlarına birer koyun kurbân gelmek mukarrerdir. Ve yine her tarafdan
sadaka ve
nezerât ve ihsân [u] in‘âmlar eksik değildir. Ve yine âyende vü revendelere ni‘ …
Karye-i Alî Baba Tekyesi: Bu azîz-i merhûm dahi Osmân Baba Sultân'ın halîfesidir. Yigirmi otuz kadar abdâlânları var. Evkâfları olmayup hemân kanâ‘at tekyesi olduğundan subh u mesâ Cenâb-ı Bârî fukarâların nafakaların verir. Sûre-i (---)Arapça nass-ı kâtı‘ı üzre fukarâların Rabbü'l-ibâd yedirüp içirüp geydirüp kuşadup perveriş eder. Bu abdâllar dahi yedi terk keçe külâh bozdoğanî kisbet ve tâc-ı revâc geyerler. Ve dâ’imâ "Şey’en lillâh" ile geçinirler. Osmân Baba'dan berü bunlara eyle nefes olunmuş ammâ yine cümle fukarâları "Yâ Ganî" ismine mazharlardır. Ve Cenâb-ı Bârî elbette beher yevm bu tekye fukarâlarına birer koyun kurbân gelmek mukarrerdir. Ve yine her tarafdan sadaka ve nezerât ve ihsân [u] in‘âmlar eksik değildir. Ve yine âyende vü revendelere ni‘metleri mebzûldur. Andan anı geçüp niçe yerler ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 379b ·
metinde göster ·
ihsânlarımız alsınlar ve ta‘âmlarımız Q 118a yesinler ve hil‘atlerimiz geysin …
"Tîz anları huzûruma hâlet-i nez‘de ise getirin. Sadaka ve ihsânlarımız alsınlar ve ta‘âmlarımız Q 118a yesinler ve hil‘atlerimiz geysinler" deyü üç kerre âdem vardı, gelmediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y284b ·
metinde göster ·
… îller ve imâret zâviye ve iki yüz mikdârı fukarâ hânelerinde yine zenbîller ile
sadaka ve
in‘âm-ı âm isterler. Ve sâ’ir merâkıd-ı ulemâ âsitâneleri var. Ve Ebü'l-Leys oğ …
Kabr-i eş-şeyh el-Fakîh el-İmâmü'z-zâhid Hazret-i İmâm Ebü'l-Leys bin Seyyid Abdurrahmân Ebü'l-Hâris radıyallâhu anh: Ekâlîm-i Mısır'ın şeyhülislâmı ve müftiyü's-sakaleyn idi. Bu sultân dahi Karâfe-i kübrâ içre bir mahalde evc-i semâya ser çekmiş bir kubbe-i âlî içinde medfûndurlar. Başka câmi‘ ve medrese ve tekye ve sebîller ve imâret zâviye ve iki yüz mikdârı fukarâ hânelerinde yine zenbîller ile sadaka ve in‘âm-ı âm isterler. Ve sâ’ir merâkıd-ı ulemâ âsitâneleri var. Ve Ebü'l-Leys oğlu dahi bir kubbede âsûdedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y264a ·
metinde göster ·