… ı tehî verince yine leb-ber-leb olur bir mutalsam câm idi, anı ve beyâz tûtî ve
sadrancbâz
maymunu ve niçe bin zî-kıymet gûnâ-gûnu ve niçe bin mücelled kütüb-i mu‘teberel …
Âhir Âl-i Osmân'dan karındaşı Sultân Bâyezîd Fransa kıralına elçi gönderüp Cem Şâh'ı taleb etdüklerinde Freng-i bed-reng hîle edüp Cem Şâh'a müşâbih bir sarışın âdemi zehirli ustura ile trâş edüp vechinin reng-i rûyı müteğayyir olup ma‘nûkan herîfi katl edüp Cem Şâh Sa‘dîsi muhallefâtlarından meşhûr-ı âfâk olan câm-ı Cem kim bâdesin nûş edüp sâkî eline câmı tehî verince yine leb-ber-leb olur bir mutalsam câm idi, anı ve beyâz tûtî ve sadrancbâz maymunu ve niçe bin zî-kıymet gûnâ-gûnu ve niçe bin mücelled kütüb-i mu‘tebereleri na‘ş-ı Cem ile Sa‘dî Çelebi ve Haydar Çelebi'ye teslîm edüp Sultân Bâyezîd'e gönderdiler. Cem Sa‘dîsi bir ârif nüktedân, sâhib-i iz‘ân kimesne idi. Beyâz tûtîyi siyâha boyayup Arapça pâdişâh sağ olsun kelimâtların ta‘lîm edüp Cem [Sa‘dîsi] huzûr-ı pâdişâhîye na‘ş-ı Cem ile vardıkda cemî‘i muhallefâtların arz edüp der-hazîne etdiler. Ammâ Bâyezîd-i Velî;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 29a ·
metinde göster ·
… e ve soffalar ile aşren ve fe-aşr havz u şâzrevânlar ile ma‘mûr [u] âbâdân edüp
sadranc
nakşı {dikilmiş} on iki bin serv dırahtı râyihasından âdemin demâğı mu‘attar ol …
Tershâne bâğçesi: Kadîm-i evvelde kefere asrında dahi kırallara mahsûs bâğ imiş. Ammâ ba‘de'l-feth, Ebü'l-feth ibtidâ bunda hayme-i Muhammedîsi ile meks edüp ve gazâ mâlın guzât-ı müslimîne bunda hisse edüp nazargâh-ı kadîmi olmak ile fermânıyla ma‘mûr edüp niçe kâ‘a ve hammâm ve kasr ve müte‘addid hücre ve soffalar ile aşren ve fe-aşr havz u şâzrevânlar ile ma‘mûr [u] âbâdân edüp sadranc nakşı {dikilmiş} on iki bin serv dırahtı râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olup niçe bin eşcâr-ı gûnâ-gûn müsmirât ve gayrı çınâr ve bîd-i sernigûn ve çimşîr ve sanavber ile bu bâğı müzeyyen edüp gûyâ ravza-i Rıdvân olmuş bir iremezâtdır. Hudâ'ya ma‘lûm bu hıyâbânda serviler var kim evc-i âsumâna ser çekmiş niçe bin servdir âdem vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124b ·
metinde göster ·
… ru kat-ender-kat Ciniviz keferesi binâsı kârgîr-binâlardır. Ve cümle şâhrâhları
sadranc
tarzı tarh olunmuş tarîk-ı âmların cümlesi bin yüz altmış sokak ad olunmuşdur. …
Şehir içre olan hânedânları beyân eder: Evvelâ bu Galata zemîni leb-i deryâdan şimâl cânibine Kullekapusuna varınca bir sâ‘at yokuş yukaru kat-ender-kat Ciniviz keferesi binâsı kârgîr-binâlardır. Ve cümle şâhrâhları sadranc tarzı tarh olunmuş tarîk-ı âmların cümlesi bin yüz altmış sokak ad olunmuşdur. Ammâ kal‘adan taşra leb-i deryâda tarîk-i azîm ve kal‘a içre Voyvada yolu ve Arab câmi‘i yolu ve Harbî yolu ve Kullekapusu yolu, bu râhlar izdihâm yollardır. Ve mollâ hânesi ve el-Hacı [hânesi] ve Seyyid Alî Çelebi hânesi ve kârbânsarây-ı Rüstem Paşa, Mi‘mâr Sinân binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 129b ·
metinde göster ·
… le Çıldır gazâsın etmezden mukaddem bu şehrde üç sene sâkin olup kal‘adan taşra
sadranc
nakşı esvâklar ile bir varoş-ı mu‘azzam tarh [u] vaz‘-ı esâs edüp imâr etmiş ki …
Hudûd-ı Gürcîstân'da, hâlâ Acem hükmündedir. İbtidâ bânîsi Enûşirvân'dır. Hazret-i Risâlet-penâh rahm-i mâderden sa‘âdetle rûy-ı arza kadem basdıkda Nûşirevân "İşte bir sâhib-hurûc zuhûr etdi. Anın ümmetleri şerrinden benim re‘âyâ vü berâyâm hıfz u emânda olalar" deyü bu kal‘ayı kûh-ı Elbur[z] dâmeninde havâlesiz arz-ı mahsuldârda şekl-i muhammes seng-binâ bir kal‘a-i ra‘nâ etmişdir. Ammâ mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri münhedim olmuşdur. Dâiren-mâdâr cirmi Husrev gulâmın hatvesiyle on dörd bin adımdır ve yüz yetmiş burcu ve üç dervezesi var. Ve derûn-ı kal‘ada iki bin aded âbâdân hâneler ve câmi‘-i harâblar ve hân ve hammâm-ı imârlar ve çârsû-yı bâzâr-ı şâhîler ile ârâste ve her hânesi gül-i gülistân ile pîrâste olmış, âb [u] hevâsı ve mahbûb u mahbûbesi memdûh-ı âlemdir. Âb-ı zülâlden nişân ver[ir] suları kûh-ı Elburz'un yedinci tabaka aşağı dâmenlerinden gelüp şehr-i Kâht'ın hadîka-i gaytân [u] ravza-i rıdvân hıyâbânların rey edüp cânib-i şarkda iner nehr-i Kür'e rîzân olur bir âb-ı nâbdır. Lâkin hevâsı bürûdete meyyâl olmağıla ipeği memdûh değildir. Ekseriyyâ halkı Ermeni ve Gökdolak ve Gürcî tâ’ifesidir. Hâkimleri başka sultândır. Bin kadar mezheb-i Kaderî nöker-i Ği‘îye mâlikdir. Ve on iki hâkimi ve kadısı vardır. Ammâ âb [u] hevâsının letâfetinden Şâh İsmâ‘îl, Selîm Hân ile Çıldır gazâsın etmezden mukaddem bu şehrde üç sene sâkin olup kal‘adan taşra sadranc nakşı esvâklar ile bir varoş-ı mu‘azzam tarh [u] vaz‘-ı esâs edüp imâr etmiş kim gûyâ Orta Macar diyârında Kaşa şehrin imâr etmiş. Ba‘dehû kendüsü Selîm Şâh ile Çıldır'da münhedim olup yüz bin askeri dendân-ı tîğ-ı bî-dirîğdan geçüp kendüsü Azerbaycân'a cân atup Âl-i Osmân'ın urğuncu askeri Gürcîstân askeriyle bu şehr-i Kâht'a gelüp nehb ü gâret edüp harâb etdiklerinden berü ol kadar imâr olmamış, ammâ yine sâ’ir şehir varoşlarından müzeyyendir. Ferhâd Paşa Aras kal‘asın imâr ederken bu şehrden niçe bin araba bârı seng-i gûnâ-gûnları Aras kal‘asına ref‘ etmiş. Bu şehr sultânı hakîre muhabbeten bir konak refîk olup cânib-i kıblede kend-i Hodrây Hân'da meks olundu. Nehr-i Kür kenarında bin hâneli câmi‘ ve hân u hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı kenddir. Tiflis hudûdunda bâğlı ve kelenterli kenddir. Andan (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 318b ·
metinde göster ·
… e ahmer-gûn kiremit ile mestûr büyût-ı müte‘addidelerdir. Derûn-ı kal‘ada cümle
sadrancî
nakş üç yüz altmış aded şâhrâhlardır kim cümle tarîk-i âmları serâpâ hacer-i ke …
Mâ‘adâ on mahalledir. Ve kal‘ada cümle Urûm kefereleri ve meyhâne-i Bekriyân ile müzeyyen olmuş bir kal‘adır. Tâ hîn-i fethde böyle ahd-i 150a sulh olmuşdur. Mâ‘adâ cemî‘i müslimler taşra şehr-i mu‘azzamda bâğlı ve bâğçeli hâre-i mu‘azzamlarda sâkinlerdir. Ammâ derûn-ı kal‘ada bâğ u bâğçe yokdur. Kat-ender-kat hâneleri havlısız mukassî evlerdir. Ammâ müslim hâneleri sehel vasî‘dir. Ve cümle ahmer-gûn kiremit ile mestûr büyût-ı müte‘addidelerdir. Derûn-ı kal‘ada cümle sadrancî nakş üç yüz altmış aded şâhrâhlardır kim cümle tarîk-i âmları serâpâ hacer-i kebîrler ile tarz-ı kadîm kaldırım döşelidir. Sâ’ir imârâtı külliyâtda vasf olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 149b–150a ·
metinde göster ·
Der-fasl-ı aded-i şâhrâh-ı şehr-i azîm Edirne: Cümle altı bin yüz yetmiş aded
sadranc
nakşı, bülend ü pest tarîk-i âmlardır. Ve cümle tarîklarından araba işler vâsi‘ …
Der-fasl-ı aded-i şâhrâh-ı şehr-i azîm Edirne: Cümle altı bin yüz yetmiş aded sadranc nakşı, bülend ü pest tarîk-i âmlardır. Ve cümle tarîklarından araba işler vâsi‘ kaldırımlı yollardır kim üç yüz adedi sûk-ı sultânî râhlarıdır. Mâ‘adâsı mahallâtlar içre tarîk-i hâslardır. Hamd-i Huda eyle emn [ü] emân taht-ı sultândır kim bu mezkûr şâhrâhlar üzre aslâ ve kat‘â dervezeler yokdur. Mısrâ‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 166a ·
metinde göster ·
… e süvâr olup cânib-i erba‘asında korkuluklarına girdebâlişlere dayanup tavla ve
sadranc
oynayarak yemîn ü yesârı temâşâ ederek ba‘zı imâr kendlere yanaşarak ve matbahı …
Evvelâ Diyârbekir'den nehr-i Şat üzre cisr-i Kelek kim (---) göz kantara-ı musanna‘dır. Hasankeyfâ'ya ve Cezîre ve Musul'a ve Bağdâd'a Şat ile giden tulumdan kelek gemileri bu cisr dibinde binâ olınur tulumdan gemilerdir kim üzerleri tahta döşeli. Atlarınla ve sâ’ir bisâtınla ve niçe bin kantar bâr-ı sakîlinle bu kelek gemilerine süvâr olup cânib-i erba‘asında korkuluklarına girdebâlişlere dayanup tavla ve sadranc oynayarak yemîn ü yesârı temâşâ ederek ba‘zı imâr kendlere yanaşarak ve matbahında ta‘âm tabh olarak tâ Bağdâd'a ve Basra'ya varınca semâ‘ u safâ ederek selâmet gider bir tûrfe binâ tulum gemileridir. Ana mahsus üstâd kelekçi mellahları vardır. Diyârbekir'de bu mezkûr cisr dibinde niçe yüz kelek âmâdedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 217b ·
metinde göster ·
… müzeyyen dükkânçeler berberler ve derziler ve sarrâclardır ve cemî‘i esvâkları
sadranç
nakşı tarh olunmuşdur. Ve kahvehâneleri Şâm u Haleb gibi havz u şadırvânlı kahâ …
Cümleden pâk u müzeyyen dükkânçeler berberler ve derziler ve sarrâclardır ve cemî‘i esvâkları sadranç nakşı tarh olunmuşdur. Ve kahvehâneleri Şâm u Haleb gibi havz u şadırvânlı kahâvîlerinde hânende vü sâzende ve mutrıbân u kışmirân ve rakkâsân [u] mahbûbânları vardır ve gâyet müzeyyendir. Kahve-i Yemen'den gayrı çay u bâdyân ve sa‘leb u mahleb ve sükker şerbeti ve leben-i hâlis pişirirler. Ve niçe bin edviye ile terkîb olunmuş mukavvî ve müferrihâtdan ma‘âcîn-i gûnâ-gûnlar bezl ederler. Her kahvede şükûfe râyihasından ahibbâ-yı dûstânların dimâğları mu‘attar olur ve her kahvenin elbette cânib-i erba‘ası 295a gül-i gülistân ve hadîka-i çemenistândır kim her kûşesi birer gûne mecma‘-ı irfândır. Beher dükkânları hemçünân kân-ı kân-ı fândır. Ve pençe-i âfitâb Selmân-ı Pâk köçekleri hamı serbendleri üzre çiçekleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 294b–295a ·
metinde göster ·
… h ve bir sıra hacer-i ebyaz ile ta‘mîr etmiş ve niçe yerlerinde cümle ahcârları
sadranc
nakşı tertîb eylemiş ve iç kal‘anın burc u bârûların gâyet metânet üzre etmiş. …
Evvelâ bu kal‘a-i Finik, hâk-i bilâd-ı rebî‘de Şatt içinde ve şimâlinde bir konak kal‘a-i Hasankeyfâ ve kıblesinde kal‘a-i Küfürzamân'dır. Bu iki medîne-i atîkin mâbeyninde taşra varoş düzde ve iç kal‘ası püşte-i âlî üzre bir kal‘a-i Bûhinân'dır. Cânib-i garbîsinde bir menzilde Aşdı beği hâkidir. Bu dahi Diyârbekir sancaklarındandır kim kavm-i Aşdı on bin asker olur. Yine Cizre'nin garbında üç konakda çölistânda nehr-i Furât'a karîb Sincâr kal‘ası sancağıdır kim bâlâda Musul'dur. Cânib-i şimâline ve garbîsine meyyâlce kal‘a-i Mardin çölde (---) menzil karîbdir kim yalçın kaya üzre meşhûr-ı âfâk kılâ‘ların biri dahi bu kal‘a-i Mardin'dir. Sene 1065 târîhinde kal‘a-i Mardin dahi vasf olunmuşdur. Bu kal‘a-i Cezîre mezkûr kal‘alara karîb bir tarz-ı acîb ve garîb binâ-yı mehîb seng-i mutarraş ile mebnî bir hisâr-ı kavîdir. Ve üstâd-ı bennâ-yı kûhken bu kal‘a inşâsına var makdûrun arz-ı ma‘rifet içün tarf edüp rûy-ı dîvârı bir sıra seng-i siyâh ve bir sıra hacer-i ebyaz ile ta‘mîr etmiş ve niçe yerlerinde cümle ahcârları sadranc nakşı tertîb eylemiş ve iç kal‘anın burc u bârûların gâyet metânet üzre etmiş. Ve dendân-ı bedenleri ve mazgal deliklerin icrâ-yı ma‘rifet edüp müzeyyen etmiş ammâ iç kal‘asının handakı yokdur. Lâkin aşağı varoş-ı hisârın handakı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 385b ·
metinde göster ·
… zann eder, ammâ yine at ve katır ve hayvân ve benî Âdem gezer. Ve bu kal‘a içre
sadranç
nakşı cümle yüz elli aded bölme sokak sokakdır ve cümle sokakları kalın ağaç di …
Ve nehr-i Tuna kenârında üç aded hurde uğrın kapuları var kim anlara Sukapusu derler. Bu kapulardan içeri kal‘a dîvârlarının iç yüzünde üzerleri tahta belvân örtülü handakları vardır. Gören anı yol zann eder, ammâ yine at ve katır ve hayvân ve benî Âdem gezer. Ve bu kal‘a içre sadranç nakşı cümle yüz elli aded bölme sokak sokakdır ve cümle sokakları kalın ağaç direkler döşeli şâh râhlardır ve cümle sokakların içi serâpâ üçer adım kaddi derin vâsi‘ handaklardır kim üzerleri mezkûr ağaç kirişler döşelidir. Allâhümme âfinâ hîn-i muhâsarada cümle döşeme tahtaları herkes evlerine çeküp yollar gâ’ib olup nehr-i Tuna ile leb ber-leb olmuş sokak sokak handaklar zâhir olup düşman şehir içre girmeğe cür’et edemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 66a ·
metinde göster ·
… apusu var, biri cânib-i kıbleye nâzır biri taraf-ı garba manzûr. Ve kal‘ası içi
sadranc
nakşı şâhlar ile ârâste ve musanna‘ kenîseler ile pîrâste olmuş idi kim ta‘bîr …
Ve beş aded tula binâ sedd-i metîn tabyası var gûyâ Varat kal‘asıdır, ammâ bunun iki kapusu var, biri cânib-i kıbleye nâzır biri taraf-ı garba manzûr. Ve kal‘ası içi sadranc nakşı şâhlar ile ârâste ve musanna‘ kenîseler ile pîrâste olmuş idi kim ta‘bîr olunmaz idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 5a ·
metinde göster ·
… ksâr memleketinde böyle kıbleye nâzır (nâzır) şehir yokdur. Ve şehir içi serâpâ
sadranc
nakşı tarh olunmuş şâhrâh pâk kaldırımlı sokaklardır kim tahrîri bir vech ile k …
Bu dahi şekl-i murabba‘ bir yalın kat kal‘adır, ammâ handakı gâyet sa‘b ve metîndir kim bu şehir iki sâ‘atde ancak dolaşılır, sevâd-ı mu‘azzam rabât-ı müzeyyen ve ma‘mûr medyendir kim küffâr-ı hâksâr memleketinde böyle kıbleye nâzır (nâzır) şehir yokdur. Ve şehir içi serâpâ sadranc nakşı tarh olunmuş şâhrâh pâk kaldırımlı sokaklardır kim tahrîri bir vech ile kâbil değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 13a ·
metinde göster ·
… lleleri var ve havâlesi olan bayırlar serâpâ bâğdır. Ve aşağı batak cânibi sâfî
sadranc
nakşı müşebbek mahsûllü bostânlardır.
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Erdel kralına tâbi‘ Saz Macarı kal‘asıdır, ammâ Rakofçi asrında derûn-ı hisâra bir takrîb ile beş bin Nemse askeri girüp Kemen Yanoş'a teba‘iyyen(?) ve hâlâ Apopi Mihal krala rağmen cümle küffâr kal‘aya kapanup asâkir-i İslâm'a hayli top endâht etdi. Kal‘ası bir bataklıkda havâleli bir kal‘a-i azîmdir Nagbanya Ejder kal‘asından hayli büyükdür. On bir tabyası ve beş kapusu ve handakı yokdur, zîrâ batak içindedir. Ve gûnâ-gûn sırçalı kiremitler ile mestûr sarâyları ve binâ-yı âlî kenîseleri ve âlî çanlık kulleleri var ve havâlesi olan bayırlar serâpâ bâğdır. Ve aşağı batak cânibi sâfî sadranc nakşı müşebbek mahsûllü bostânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 17a ·
metinde göster ·
… âdemî-zâd ve hayvânâtdan cân u cinden bir peşşe ve zenbûr yok. Cümle sokakları
sadranc
nakşı tarh olunmuş pâk sokakları içre âb-ı revânlar cereyân edüp iki cânibinde …
Erdel hükmünde imiş, lâkin Leh kralı tarafından bir gümrük emîni oturur, zîrâ bu şehir Erdel'in Seykel diyârıyla Leh hudûdu mâbeyninde nehr-i Turla kenârında bâğlı ve bâğçeli bir yayla eteğinde bâğ-ı İrem-misâl bir şehir idi, ammâ içinde âdem ve âdemî-zâd ve hayvânâtdan cân u cinden bir peşşe ve zenbûr yok. Cümle sokakları sadranc nakşı tarh olunmuş pâk sokakları içre âb-ı revânlar cereyân edüp iki cânibinde bîd-i ser-nigûn ve çınar-ı bâlâlar ile sâyedâr bir dâr-ı diyâr-ı küffâr-ı bed-girdâr-ı murdârdır. Ve derûn-ı şehirde kârgîr binâ tahtânî ve fevkânî sarâylar hisâba gelmez. Her birinin bâğ u bâğçeleri gûyâ bâğ-ı İremdir kim her bir sarây bir Mısır hazînesine olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 22b ·
metinde göster ·
Ve çârsû-yı bâzârı ve gayri esvâkları cümle tertîb üzre
sadranc
nakşı tarh olunmuşdur. Cümle iki bin dükkândır, ammâ cümlesi şâhrâh üzre değild …
Ve çârsû-yı bâzârı ve gayri esvâkları cümle tertîb üzre sadranc nakşı tarh olunmuşdur. Cümle iki bin dükkândır, ammâ cümlesi şâhrâh üzre değildir. Cümle ehl-i sanâyi‘leri hânelerinde işleyüp nisvânları ve bintânları âyîn-i bâtılları üzre cümle bey‘ u şirâ eden duhter-i pâkîze-ahterleri metâ‘ların fürûht ederler kim her biri mânend-i Züleyhâ bânû-yı perî-veş kızlar metâ‘-ı hüsünlerin dahi fürûht edüp arz-ı metâ‘-ı cemâl eder ammâ ırz-ı kemâl-i cemâl etmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 28a ·
metinde göster ·
… r olacak yer demekdir, ammâ iki kerre germâ-germ bâzâr durur. Bu kârhânenin içi
sadranc
nakşı tarh olup üstâd-ı bennâ ilm-i hendese üzre yol yol buna tertîb üzre bin a …
Dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adım ihâta eder bir panayurhânedir, ya‘nî yılda bir kerre bâzâr olacak yer demekdir, ammâ iki kerre germâ-germ bâzâr durur. Bu kârhânenin içi sadranc nakşı tarh olup üstâd-ı bennâ ilm-i hendese üzre yol yol buna tertîb üzre bin aded dükkânlar etmiş. Her kankı sokakdan nazar etsen çârsûnun öte başları görünür. Bir tarafı atlar içün âhûrlar ve bir tarafı arabalar duraca[k] meydânlar ve kal‘a kapusu gibi kapu tarafları tahtânî ve fevkânî ve içli tışlı odalar ile amâr olmuş bir binâ-yı azîmdir, ammâ aslâ kârgîr binâ yokdur. Cümle haşeb binâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 63b ·
metinde göster ·
nakşı tarh olunup tûlen ve arzen şâhrâh yigirmi aded sokaklardır kim eğri büğrü …
Ve bu kal‘a içi cümle sadranc nakşı tarh olunup tûlen ve arzen şâhrâh yigirmi aded sokaklardır kim eğri büğrü yollar değillerdir. Her kankı taraf sokak başından bakılsa kal‘anın dîvârları nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 130b ·
metinde göster ·
… ammâ henüz içine elli kadar sazlı evler binâ olunup bunun dahi cümle sokakları
sadranc
nakşı tarh olup iki yerinde tahta kapular vaz‘ olundu.
Komaran kapusunun taşrasında Sadrıa‘zam Köpürlüzâde serdâr-ı mu‘azzam Ahmed Paşa bir câmi‘-i kebîr binâ edüp kal‘a handakına gelen nehr-i Litre kenârınca kâmil beş bin adım ihâta eder bir varoş-ı azîm handakı kazup birkaç günün içinde dıraht-ı müntehâ direklerinden bir palanka çevirme bir metîn hisâr-ı üstüvâr çevirildi kim beş yılda tamâm olmayacak bir binâ-yı hümâm idi, ammâ henüz içine elli kadar sazlı evler binâ olunup bunun dahi cümle sokakları sadranc nakşı tarh olup iki yerinde tahta kapular vaz‘ olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 132a ·
metinde göster ·
Ve bu kapuların araları asker ile şeb [ü] rûz pür olup tavla ve
sadranc
ve bir hâyhûdur kim ta‘bîr olunmaz ve gûnâ-gûn âlât-ı silâhlar ile ârâste ve be …
Ve bu kapuların araları asker ile şeb [ü] rûz pür olup tavla ve sadranc ve bir hâyhûdur kim ta‘bîr olunmaz ve gûnâ-gûn âlât-ı silâhlar ile ârâste ve bevvâbân ve nigehbânlar ile pîrâste olmuş tedribe kapularıdır. Ve bu iki aded kapuların önlerinde ikişer yüz adım tûlı kazıklar üzre haşeb cisrler vardır ve her cisr üzre üçer yerden zemberekli makaralar ile her gece kalkar asma cisrleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14a ·
metinde göster ·
nakşı tarh olunmuş sokaklardır. Cümlesi pâk u pâkîze kaldırım döşelidir kim bu …
Ve bu kal‘a içi sokakları cümle hendese üzre sadranc nakşı tarh olunmuş sokaklardır. Cümlesi pâk u pâkîze kaldırım döşelidir kim bu şehre atdan gayri bir hayvânât giremez. Eğer at girüp terslerse der-akab dükkân sâhibleri ve hâne mâliklerinin hüddâmları at necislerin silüp süpürürler ve yağmur yağsa cümle hâne sâhibleri ve dükkânlardan oğlan ve avretler çıkup sokakları eyle pâk ü pâkîze ve mücellâ süpürürler kim bal dökülse yalanır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 57b ·
metinde göster ·
… r kim her bir bâğ ve sarây yüzer Mısır hazînesine olmaz. Ve bu bâğların cümlesi
sadranç
nakşı çırpı hendese ile dikilmiş eşcârât-ı müsmirât-ı gûnâ-gûnlar var kim dille …
Ve bu râhların tarafeyni bâğ-ı Sudak misilli a‘yân-ı kibâr keferelerin ravzalarıdır kim her bir bâğ ve sarây yüzer Mısır hazînesine olmaz. Ve bu bâğların cümlesi sadranç nakşı çırpı hendese ile dikilmiş eşcârât-ı müsmirât-ı gûnâ-gûnlar var kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf ve tahrîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69a ·
metinde göster ·
… tlarına aklâm kayd olmuşdur. Cümle dörd bin aded dükkânlardır kim vâsi‘ yolları
sadranc
nakşı tarh olunmuşdur.
Mezkûr Değirmen kapusunun taşrası önünde kal‘adan bin adım ba‘îd kıble cânibinde bir düz fezâda bir azîm çârsû-yı bâzâr dükkânları ve hânları var, ana sülüş bâzârı derler, ammâ niçe dükkânları çalas ve palaş ve malaşdan külbe-i ahzânlardır, ya‘nî kârgîr binâlı dükkânlar değildir. Sayf u şitâda elbette haftada bir bâzâr gün bâzâr-ı azîm olup kırk elli bin re‘âyâ vü berâyâ cem‘ olup bâzâr-ı azîm durdukda paşa askeri ve subaşı ve cümle yeniçeri askerleri pür-silâh gelüp her hafta bâzârı günleri âmâde olup vakt-i gurûbda yine herkes târumâr olup vatanlarına giderler. Bunda bâc-ı bâzârdan mîrî mâl hâsıl olup kal‘a neferâtlarına aklâm kayd olmuşdur. Cümle dörd bin aded dükkânlardır kim vâsi‘ yolları sadranc nakşı tarh olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 87a ·
metinde göster ·
… ğçesiz daracık tahta örtülü kârgîr binâ dâr-ı menhûslardır. Ve cemî‘i sokakları
sadranç
nakşı tarh olunmuşdur.
Ve kal‘a içinde cümle tokuz bin aded bâğ u bâğçesiz daracık tahta örtülü kârgîr binâ dâr-ı menhûslardır. Ve cemî‘i sokakları sadranç nakşı tarh olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 167a ·
metinde göster ·
nakşı bu şehir üç yüz aded şâhrâh tarîk-i hâss u âmmdır. Ve her zokakda birer e …
Cümle sadranç nakşı bu şehir üç yüz aded şâhrâh tarîk-i hâss u âmmdır. Ve her zokakda birer esnâf halkı çârsû-yı bâzâr mukarrerdir, ammâ cümleden Tahtalkal‘a bâzârı ve kal‘adan taşra Mısır çârsûsu ve kal‘a içre hâliçeciler bâzârı ve haffâflar bâzârı ve hayyâtlar çârsûsu ve takyeciler ve kavukçular çârsûsu ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 227b ·
metinde göster ·
… çleri ve cümle mahallât sokakları zamân-ı kadîmde bu şehir binâ olunurken cümle
sadranç
nakşı tarîk-i âmlar tarh olup her sokağı ikişer ve üçer bin adım doğru doğruya …
Ve bu çârsû-yı bâzâr içleri ve cümle mahallât sokakları zamân-ı kadîmde bu şehir binâ olunurken cümle sadranç nakşı tarîk-i âmlar tarh olup her sokağı ikişer ve üçer bin adım doğru doğruya çırpı ile tarh olmuş tarîk-i âmmlar cümle pâk döşeli taş kaldırımlardır. Ammâ Çufud mahallâtlarının sokakları hem daracık dâr-ı menhûshânelerdir ve hem cümle zokakları pis ve mülevvesdir, zîrâ bu kavm-i cuhûdlar cümle himâyede olmak ile çöplük subaşısı Yahûdların sokakların pâk etdiremez. Ve derilerinin kapularından içeri değme âdemler geçemez. Allâhümme âfinâ gûyâ cehennem derecelerinden bir sakar dereceleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 228a ·
metinde göster ·
… ldırım döşelidir. Ve cümle şâhrâhları ilm-i hendese üzre çırpı ile tarh olunmuş
sadranç
nakşı tarîk-i âmlardır. Lâkin kal‘a içi olmak ile daracık sokaklardır.
Ve olancası derûn-ı hisârda bin tokuz yüz aded bâğsız ve bâğçesiz ve daracık kârgîr binâ cümle kiremit örtülü ve cümle kemer kapulu ve kefere binâsı Şeddâdî binâ-yı metîn kat-ender-kat evlerdir. Ve cümle soka[k]ları serâpâ pâk kaldırım döşelidir. Ve cümle şâhrâhları ilm-i hendese üzre çırpı ile tarh olunmuş sadranç nakşı tarîk-i âmlardır. Lâkin kal‘a içi olmak ile daracık sokaklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 248b ·
metinde göster ·
… âhibü'l-hayr kimesne bin aded serv-i serâmed dırahtların hendese üzre çırpı ile
sadranç
nakşı ale't-tertîb diküp bir teferrücgâh-ı İrem etmişdir kim bu dahi rub‘-ı mes …
Mesîregâh-ı ârâmgâh: Bu şehir hâricinin cânib-i şimâlinde bir sâhibü'l-hayr kimesne bin aded serv-i serâmed dırahtların hendese üzre çırpı ile sadranç nakşı ale't-tertîb diküp bir teferrücgâh-ı İrem etmişdir kim bu dahi rub‘-ı meskûnda bî-nazîr seyrângâh-ı bî-bedeldir. Servi dırahtlarının râyiha-i tayyibelerinden âdemin demâğı mu‘attar olup niçe yüz kerre yüz bin tuyûr-ı murğ-ı hoş-elhânların asvât-ı hazînleri âdeme safâ verir bir cây-ı safâgâh nüzhetgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 272a ·
metinde göster ·
bin aded mi‘mâr arşını harem-i vâsi‘dir. Bu haremin tâ vasatında henüz nev-peyd …
Ve hareminin tûlu ve arzı sadrancî bin aded mi‘mâr arşını harem-i vâsi‘dir. Bu haremin tâ vasatında henüz nev-peydâ binâ 313a olunmuş bir havz-ı Hanefî-i musanna‘ı var, suyu âb-ı zülâl kemer suyundandır. Etrâfında Hanefî lülelerinden âb-ı nâblar selsebîl-âsâ cereyân edüp cemâ‘at-i kesîreler tecdîd-i vudû’ edüp tâ‘at-ı Yezdân ederler. Ve havzın fıskiyye ve fevvâreleri havuz üzre olan kubbenin zirve-i a‘lâsına pertâb eder. Bu kubbe-i nîlgûn sekiz aded sütûn-ı müntehâlar üzre mebnî olup rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr olup bu kubbe-i âlî üzre pür altun ile mutallâ olmuş bir alemi var kim çeşm-i insân hîrelenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 312b–313a ·
metinde göster ·
… a‘bîr ü tavsîf etsek bir felâhatnâme nâm bir mücelled kitâb-ı benâm olur. Ancak
sadranc
nakşı tarh olmuş cümle bin altmış yedi zirâ‘-ı Mekkî bir cinîn-i gülistân olup …
Bu câmi‘-i mesîregâh-ı tekyegâhın mihrâbı önünde olan bâğ-ı Merâm hadîkayı ta‘bîr ü tavsîf etsek bir felâhatnâme nâm bir mücelled kitâb-ı benâm olur. Ancak sadranc nakşı tarh olmuş cümle bin altmış yedi zirâ‘-ı Mekkî bir cinîn-i gülistân olup cemî‘i şükûfe ve giyâhât [u] nebâtât eşcârât-ı müsmirâtının envâ‘ından mevcûd olup gûnâ-gûn maksûreler ve müte‘addid müsâfirhâne hücreleri ve fıskiyye ve havz u şâzrevânlarındaki fevvâreler ibret-nümûn olup bir matbah-ı azîmi ve kilâr odalarında binden mütecâviz bakır avânî makûlesi olup bir vakf-ı azîm mesîregâh-ı tekye-i iremistân olmuşdur. Cümle maksûrelerinde cemî‘i erbâb-ı ma‘ârifân cem‘ olup niçe a‘yân-ı kibârlar gelüp seyr [ü] temâşâlar edüp kesb-i tarâvet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313b ·
metinde göster ·
… Hâlâ evvel zamân dırahtlarından dörd bin aded servi dırahtları bâkîdir. Cemî‘i
sadranc
nakşı tarh olunup sıra sıra çırpı ile hemvâr dikilmişlerdir. Ve bu bâğçe-i ibre …
El-hâsıl bu bâğı binâ eden Ikrît kralın oğlu Senmartin kral dörd bin aded dıraht-ı müntehâ-yı gûnâ-gûnlar dikmişdir kim bu dünyâda misilleri yok idi. Hâlâ ol kadar değil ise de az eksikdir. Hâlâ evvel zamân dırahtlarından dörd bin aded servi dırahtları bâkîdir. Cemî‘i sadranc nakşı tarh olunup sıra sıra çırpı ile hemvâr dikilmişlerdir. Ve bu bâğçe-i ibret-nümânın tûlu şimâlden cenûb cânibine kâmil on iki bin adımdır. Hemân bir küçük sahrâyı dutmuşdur. Ve arzı kâmil dörd bin aded germe hatvedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 324a ·
metinde göster ·
… a kapulu hân-ı azîm gibi tahtânî ve fevkânî müte‘addid kârgîr binâlı odaları va
sadranç
nakşı tarh olmuş tarîk-i âmlarının yemîn ü yesârlarında cümle binden mütecâviz …
(---) sancağında Usturumça kazâsı hudûdunda bir mesîregâh dırahtistân-ı çerâgâh fezâ-yı lâlezârda ve bir düz vâsi‘ mahsûldar murgzâr zemînde kal‘a-misâl dörd tarafı porta kapulu hân-ı azîm gibi tahtânî ve fevkânî müte‘addid kârgîr binâlı odaları va sadranç nakşı tarh olmuş tarîk-i âmlarının yemîn ü yesârlarında cümle binden mütecâviz dükkânlı serâpâ kiremitli ma‘mûr [u] âbâdân bir panayır yeridir kim (---) binâsı olup (---) vakıfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 375b ·
metinde göster ·
… îne ve kurbânı ve yine tavâf-ı ziyâreti ve cümle recemâtları ve yine bu tavâf-ı
sadra
gelince bile gezüp edâ-yı hacc ederse ol şart ile kavl edüp bedel dutasın, yohs …
Ba‘zısının savâbın vâlideynin ve üstâdların ve hukûkun kesb etdüğün velî-ni‘amlarının rûhuna hac savâbı hibe edesin. Eğer vâlideynim, üstâdım ve ihvânım içün ikişer üç[er] altuna bedel tutup hac etdiririm dersen hemân altunlar hebâya gider. Senden gayri beş on âdemin dahi altunların alup bedel olmuşdur. Meğer tâ hac tamâm olmayınca bir ân yeninden münfekk olmayup umre ve tavâf ve Safâ ve Merve ve Arafât ve Mîne ve kurbânı ve yine tavâf-ı ziyâreti ve cümle recemâtları ve yine bu tavâf-ı sadra gelince bile gezüp edâ-yı hacc ederse ol şart ile kavl edüp bedel dutasın, yohsa ısmarlamak ile hac kabûl olmaz, dedikleri bu husûs içündür, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y330a ·
metinde göster ·
ile eyle iştihâr verdi kim bir üstâd-ı kâmil anın mukâbelesinde bir pâydâk kald …
Ol mahalde Isfahân'a vardık ki nısf-ı cihân nâmıyla bir şehir bünyâd olunurdu. Ispahân'da bir kalenderhânede meks edüp her birimiz birer köşede cilvelenerek zevk [u] sâfâ edüp şehir seyr [ü] temâşâ ederdik. Selîm Dede kahvehânelerde sadrancbâzlık ile eyle iştihâr verdi kim bir üstâd-ı kâmil anın mukâbelesinde bir pâydâk kaldırmağa kâdir değildi. Şehr-i Ispahân halkı Selîm Dede'den âcizmânde kalup cümle Acem fâl edüp dediler kim
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y42b ·
metinde göster ·
nakşı bölme bölme su yollarıdır. Ve şehir içre zamân-ı kadîmde bu su yolları üz …
{Ve şehr-i İskenderiyye'nin altı serâpâ sadranc nakşı bölme bölme su yollarıdır. Ve şehir içre zamân-ı kadîmde bu su yolları üzre yedi bin kuyudur. Hâlâ üç bin adedi âşikâredir kim her sene Buhayre kâşifi üç yüz aded sığırlariyle gelüp mezkûr kuyulardan dollâbları sığırlar ile deverân etdirüp yüz elli aded sarnıcları cümle Nîl suyu ile leb-ber-leb edüp kadıya ve paşa ağasına ve beğ kethudâsına ve yedi bölük ağalarına ve altı aded kal‘a dîzdârlarına kâşif avâyidlerin verüp dîvân-ı Mısır'a vardıkda İskenderiyye'yi rey etdiğiyçün mîrî mâldan kırk kîse mâl-ı muhâsebe gösterir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y320b ·
metinde göster ·
… olduğundan şehrin cümle a‘yân-ı kibârları bu esvâk içre istirâhat edüp tavla ve
sadranc
ve gûnâ-gûn meşgaleler ile eğlenirler. Bundan gayrı cümle çârsûlar dahi böyle ü …
Ve birkaç mecma‘ü'l-irfân berber dükkânları vardır. İki başında kal‘a kapusu gibi metîn demir kapuları vardır, bevvâbları her gece sedd ederler. Gûyâ bu şehrin bezâstenidir. Ve bu sûk küşâde olmak içün tavanlarında câ-be-câ küşâde olacak bâdgîrleri vardır. Bu çârsû içi şiddet-i hârda her bâr sulanup pâk u pâkîze bir serdâb mekân-ı ârâmgâh olduğundan şehrin cümle a‘yân-ı kibârları bu esvâk içre istirâhat edüp tavla ve sadranc ve gûnâ-gûn meşgaleler ile eğlenirler. Bundan gayrı cümle çârsûlar dahi böyle üstleri mazrûfdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y376b ·
metinde göster ·
Ve şehri bir düz sahrâda vâki‘ olmağile bâd-ı nesîm te’sîr edüp âb [u] havâsının letâfetinden bâğ u bâğçesi ve müşebbek bostânları bî-hisâbdır. Ve cemî‘i râhları sadranc nakşı tarh olunup tarîk-ı âmlarının tarafeynleri tertîb üzre şecere-i cümmeyz ve nâbıka ve sac dırahtları ile müzeyyen ve sâyedâr yollardır. Bu tertîb üzre bu şehri âl-i Abbâsiyân'dan Sultân Muhammed bin Ebû Sa‘îd bin el-Muktedir Billâh tezyîn eylemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·