… mmer olup Orhân sohbetiyle müşerref olmuşdur. Monla Hünkâr ve Şems-i Tebrîzî ve
Sadreddîn-i
Konevî ve Hacı Bektâş-ı Velî ile dahi hem-celîs olmuş tabbâğlık eder ulu sultân …
eş-Şeyh Ahî Evrân-ı Kayserî: Selçûkıyândan berü mu‘ammer olup Orhân sohbetiyle müşerref olmuşdur. Monla Hünkâr ve Şems-i Tebrîzî ve Sadreddîn-i Konevî ve Hacı Bektâş-ı Velî ile dahi hem-celîs olmuş tabbâğlık eder ulu sultândır. Denizli şehrinde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 234a ·
metinde göster ·
… î ibn 239a Abdurrahmân ibn Alî ibn Gânim el-Ensârî'dir: Bunlar Konya'ya varup
Sadreddîn-i
Konevî hazretlerin ziyâret ederken türbe-i pür-envârdan bir el zâhir olup bu şe …
Ve eş-Şeyh Abdüllatîf Makdisî ibn 239a Abdurrahmân ibn Alî ibn Gânim el-Ensârî'dir: Bunlar Konya'ya varup Sadreddîn-i Konevî hazretlerin ziyâret ederken türbe-i pür-envârdan bir el zâhir olup bu şeyhi dâmeninden çeküp sandûka yanında oturdup "Ikra‘ Yâsîn-i şerîf" sadâsı istimâ‘ olunca hemân azîz-i merkûm savt-ı a‘lâ ile azîz Yâsîn-i şerîfi tilâvet eder. Keşf u kerâmet sâhibi azîzdir. Andan Bursa'ya gelüp sene 856 târîhinde Zeynîler Zâviyesin binâ edüp anda medfûndur. Çelebi Mehemmed Hân asrında bundan ulu sultân ma‘lûm değil idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 238b–239a ·
metinde göster ·
Konevî: Kuyumcubaşı oğlu idi. Vâlidesin Muhyiddînü'l-Arabî alup zifâf gicesi Mu …
Ziyâret-i eş-Şeyh Hazret-i Sadreddîn-i Konevî: Kuyumcubaşı oğlu idi. Vâlidesin Muhyiddînü'l-Arabî alup zifâf gicesi Muhyiddîn bir tavuğu cümle tenâvül etdikde ehli "Şu ma‘sûm Sadreddîn'e bir lokma vermedin" deyince hemân Muhyiddîn dücâcın kemiklerin "Kum bi-iznî" dedikde bi-emrillah tavuğun üstühânları hayât bulur. Zîrâ Muhyiddîn "Hüve Hüve" makâmında kutb-ı avn idi. Anınçün "Kum bi-iznî" dedi, "Kum bi-iznillah" demedi. Hatunu bu kerâmeti görüp oğlu Sadreddîn'i Muhyiddîn'e teslîm edüp cemî‘i ulûm-i evvelîn ü âhirîn ve ilm-i ledünni Muhyiddîn-i Arabî'den görüp mürşîd-i kâmil olmuşdur ve ügey oğlu ve perverdesi ve nazarkerdesi olmuşdur. Radıyallahu anhümâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 15b ·
metinde göster ·
Ve Ahi Evran Sultân: Hacı Bektaş-ı Velî ve Monlâ Hünkâr ve Şems-i Tebrîzî ve
Sadreddîn-i
Konevî hazretleri ile hem-celîs ve hem-enîs olmuş ulu sultândır kim niçe keşf [ …
Ve Ahi Evran Sultân: Hacı Bektaş-ı Velî ve Monlâ Hünkâr ve Şems-i Tebrîzî ve Sadreddîn-i Konevî hazretleri ile hem-celîs ve hem-enîs olmuş ulu sultândır kim niçe keşf [ü] kerâmâtları zâhir ü bâhir olmuşdur. Cümle kerâmâtından biri Kayseriyye'de tabbâğlık ederken "Mîrîye öşür vermez" deyü bir gammâz hâkime gamz eder. Derhâl hâcibler varup Ahi Evran'ı kayd-bend etmeğe kasd edince hemân dükkân içinde bir evran zâhir olup avânlar üzre hücûm edince hacîblerin cümlesi bî-cân firâr ederek hâkime gelüp kıssa-ı serencâmların nakl edüp ba‘dehu Ahi Evran'a i‘zâz edüp anıniçün Ahi Evran ya‘nî evran kardaşı demek olur. Ba‘dehu Kayseriyye'den hicret edüp bu Denizli şehrinde garîk-i rahmet olup gavvâs-ı Bârî olup yatır. Kırşehri'nde bir Ahi Baba vardır, ammâ bu Ahi Evran Baba değildir. Esnâf-ı tabbâğânın pîşkademleridir kim tabbâğlara Ahiler derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y95b ·
metinde göster ·