Memdûh-ı meşhûr olan cevâmi‘ler bunlardır. Garâbet bunda kim bu câmi‘lerin cümlesi Acem haliçeleriyle ve Isfahân keçeleriyle döşenüp câmi‘in bir tarafında bir azîm sobası vardır. Cânib-i vakfdan mütevellîleri sobalara âteş edüp câmi‘ kapuların ve revzenlerin keçeleyüp cümle câmi‘ler vakt-i şitâda hammâm gibi olup cemî‘i cemâ‘at mübâhase-i ilm edüp tekmîl-i fünûn ederler ve âbdestleri kârcığan taşra çıkup âb-ı hayâtdan nişân verir ıssı suları var. Bunları dahi mütevellîsi ıssı eder. Râhat üzre andan âbdest alup yine câmi‘e girerler. Niçeleri ders kırâ’at etmeden fâriğ olup câmi‘in bir köşesinde hasmıyla sad-renc-i şatranç oynarlar. Mezheb-i Şâfi‘îde mübâhdır ve dahi akliyyâtdır deyü sad-rencbâzlık ve birbirlerine dilnüvâzlık ederler. Şatrancdan fâriğ olup yine derse meşgûl olurlar. Ammâ bir kerre câmi‘ içinde sadrenc oynaşırlarken Ekrâd kavminin kabı dar olmağile birbirleriyle "kışo mışo" derken giryân giryân olup birbirlerini hançer ile câmi‘de pâre pâre edüp merhûm oldukları meşhûrdur. Ol zamân men‘ etmişler ammâ yine ba‘zıları câmi‘de şatranç-ı Leclâc oynarlar. Hâlâ cemî‘i ulemâ-yı Ekrâd ve şeyhülislâmları dahi elbette hançer ile gezerler. Zîrâ sağîr ü kebîri fetâsı ve pîri şecî‘ ü bahâdırlardır ve gâyet musallîlerdir kim niçe bin âdemleri aslâ câmi‘den çıkmazlar. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 224a ·
metinde göster ·
… r lonca yeridir. Cümle yârân anda pâ-bürehne ve ser-bürehne cülûs edüp tavla ve
sadrenc
ve şatranc lû‘bede-bâzlığı ederler. Ve ekseriyyâ bu şehrin râhları böyle hıyâbâ …
Ve cümle çârsû-yı bâzârları içre azîm çınâr-ı müntehâları hâsıl olmuşdur. Her esvâkı birer gûne sâyedâr mesîregâh çârsûdur. Cümleden Paşa câmi‘i ve hammâmı önünde bir soffa-i vâsi‘ üzre bir çınâr-ı müntehâ vardır. Sâyesinde beş yüz âdem meks edüp kahve nûş ederler. Bu şecerenin sâyesi bu soffayı ve gayri dekâkînleri sâyelemişdir. Altına aslâ güneş te’sîr etmez. Mecma‘-ı zurefâ ve bir lonca yeridir. Cümle yârân anda pâ-bürehne ve ser-bürehne cülûs edüp tavla ve sadrenc ve şatranc lû‘bede-bâzlığı ederler. Ve ekseriyyâ bu şehrin râhları böyle hıyâbân-ı koyahdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y30b ·
metinde göster ·
nakşı tarh edüp cemî‘i müsmirât şecerelerin ale't-tertîb çırpı ile yol yol dikm …
Ve cihânnüma bir mürtefi‘ zemînde vâki‘ olmağile sed sed binâ Y 54b olunmuşdur. Her seddi birer sahrâdır ve gâyet metîn kârgîr sedd-i metînlerdir. Ve cemî‘i diyârın a‘yân [u] eşrâfları Paşa’ya âlü'l-âl meyvedâr şecerler hedâyâ gönderüp bu bâğ içre zemîni sadrenc nakşı tarh edüp cemî‘i müsmirât şecerelerin ale't-tertîb çırpı ile yol yol dikmişler kim her biri birer nahl-i Tûbâ-misâl sâyedâr olup berk [u] bar vermededir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y54a–Y54b ·
metinde göster ·
nakşı tarh olmağile her hâne hudûdu şekl-i murabba‘ vâki‘ olup her tabaka-i köş …
Ve şehrinin şâhrâhları sadrenc nakşı tarh olmağile her hâne hudûdu şekl-i murabba‘ vâki‘ olup her tabaka-i köşesinde gûnâ-gûn mukarnas şâhnişînlerin nazîri bir diyârda yokdur. Meğer Alman diyârında Nemse çâsârının tahtı Bec kal‘asında ola. Ammâ bu Sakız hânelerinin ekseriyyâ havlıları yokdur. Ve cemî‘i hânelerde zîr-i zemîn ve su sarnıcları mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y58a ·
metinde göster ·
… na temel bırağan üstâd-ı kâmil ilm-i hendeseye mâ'il olmağile bu şehrin zemînin
sadrenc
nakşı tarh edüp ba‘dehu vaz‘-ı esâs etmiş. Cümle yetmiş şâhrâh etmiş. İki taraf …
Ve bu şehir bir düz sahrâya vâki‘ olmağile ibtidâ esâsına temel bırağan üstâd-ı kâmil ilm-i hendeseye mâ'il olmağile bu şehrin zemînin sadrenc nakşı tarh edüp ba‘dehu vaz‘-ı esâs etmiş. Cümle yetmiş şâhrâh etmiş. İki taraflarına piyâde kaldırımları etmiş, ortaları serâpâ pâk rimâl-i hâkdir. Ve cümle tarîk-ı âmları vâsi‘, şehrin bir ucundan öbür tarafı nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y91a ·
metinde göster ·
… bâğçesiz toprak ve kireç örtülü üç yüz hânedir. Ve kal‘a içi cümle yigirmi altı
sadrenc
nakşı sokakdır. Ve serâpâ kaldırım döşeli pâk sokaklardır.
Ve bu kal‘a içinde havlısız bâğ u bâğçesiz toprak ve kireç örtülü üç yüz hânedir. Ve kal‘a içi cümle yigirmi altı sadrenc nakşı sokakdır. Ve serâpâ kaldırım döşeli pâk sokaklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y104b ·
metinde göster ·
Ve bu âb-ı nâb-ı ayn-ı hayâtın kurbunda ve cânib-i erba‘asında
sadrenc
nakşı tarh olunmuş sun‘-ı Hudâ kırk çınâr-ı müntehâ var kim âyende vü revendeye …
Ve bu âb-ı nâb-ı ayn-ı hayâtın kurbunda ve cânib-i erba‘asında sadrenc nakşı tarh olunmuş sun‘-ı Hudâ kırk çınâr-ı müntehâ var kim âyende vü revendeye mihmângâh ve ârâmgâh [u] namâzgâhdır ve mesîregâh ü teferrücgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y117a ·
metinde göster ·
… âyet-i vâsi‘i ma‘mûr ve belîdeleri ve buk‘aları hûb u mergûbdur. Ve fezâlarında
sadrenc
nakşı mezra‘aları mahsûldar ve ahâlîsi mâldâr ve ni‘metleri firâvân ve uyûnları …
Ve bu şehrin misli arâzî-i ma‘mûrda yokdur. Vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûr ve belîdeleri ve buk‘aları hûb u mergûbdur. Ve fezâlarında sadrenc nakşı mezra‘aları mahsûldar ve ahâlîsi mâldâr ve ni‘metleri firâvân ve uyûnları ve enhârları cârî ve revândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y251a ·
metinde göster ·
… erba‘asında zikr etdiğimiz Harem-i şerîf Y 337b etrâfında olan sütûnlar üzre
sadrenc
nakşı cümle (---) tâk-ı revâk-ı nühtâk tâk-ı Kisrâlardır ki her biri mânend-i k …
Bu Harem-i şerîfin cânib-i erba‘asında zikr etdiğimiz Harem-i şerîf Y 337b etrâfında olan sütûnlar üzre sadrenc nakşı cümle (---) tâk-ı revâk-ı nühtâk tâk-ı Kisrâlardır ki her biri mânend-i kavs-i kuzah ve kehkeşân-âsâ semâya ser çekmişdir. Üstâd-ı kâmil Koca Mi‘mâr Sinân rahmetullâhi aleyh bu tâklara var makdûrun sarf edüp arz-ı ma‘rifet içün mesâfe-i ba‘îdelerden gûnâ-gûn zî-kıymet ahcârât getirdüp eyle tâklar bünyâd etmiş kim her birine im‘ân-ı nazarla nazar olundukda merdüm-i çeşm hîrelenüp, mısra‘-ı târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y337a–Y337b ·
metinde göster ·