‘ olmuş çaydan ba‘îd yüz hâneli ma‘mûr karyesi vardır. Mezkûr çay Çomaklı dağınd …
Menzil-i Çaybaşı: Bir çemenzâr sahrâda vâki‘ olmuş çaydan ba‘îd yüz hâneli ma‘mûr karyesi vardır. Mezkûr çay Çomaklı dağından ve Van'ın cânib-i şarkîsinde bir top menzili ba‘îd olan Akkirpi dağlarından cem‘ olup bu mahalde Van deryâsına mahlût olur âb-ı zülâl bir çay-ı helâldir. Paşa bu ferahfezâda serâperdesiyle meks edüp Van şehrinin cemî‘i a‘yân u eşrâfları bu mahalde paşa ile müşerref olup ol kadar zî-kıymet hedâyâlar ve atlar ve zırh-ı zirih-külâh ve gayrı elvân elvân pîşkeş-i firâvânlar getirdiler kim ta‘bîr ü tavsîfi bir veci ile mümkin değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 246b ·
metinde göster ·
… lmas sahrâsıdır kim Pasin ve Muş hâmûnlarının beşi kadar bir deşt-i Kıpçak gibi
sahrâda vâki
‘ olmuş kal‘a-i Salmas'dır. Ammâ şimâle nâzır kal‘a kapusunun içeri girerken sağ …
Ba‘dehû sene (---) târîhinde Cihân Şâh'ın Salmas nâm bir vezîri imâr edüp ismine Salmas dediler. Ya‘nî selâm esen kal‘ası demek olur. Bu kal‘a zeyline geldikde bi'l-acele hânı istikbâle çıkup eşik ağasıyla Rûmiyye hânını kendi sarâyına aldı. Murtezâ Paşa ağasın kethudâsına, bizi münşîsine mihmânlığa verüp kal‘ayı seyr ü temâşâya başladık. Ammâ kal‘ası bir sahrâ-yı azîmin içine vâki‘ olmuşdur. Cânib-i erba‘asına Rûmiyye ve Tesûy ve Kumla ve Karabağlar ve Hoy ve Merend ve Behistân ve Çures hânlarıyla ve sultânlarıyla müşâ bir Salmas sahrâsıdır kim Pasin ve Muş hâmûnlarının beşi kadar bir deşt-i Kıpçak gibi sahrâda vâki‘ olmuş kal‘a-i Salmas'dır. Ammâ şimâle nâzır kal‘a kapusunun içeri girerken sağ tarafında çâr-kûşe bir taş üzre "Emr-i hâzâ's-sûrü'l-metîn, bi-eyyâm-ı Tâceddîn-i âlîşân ve binâ-yı Hâce Nakdî-i Mıkrîzî." deyü tahrîr eylemiş ve sûrunun dâ’iren-mâdârı bin adımdır. 300b Ve. hevâsı bürûdet üzredir. Âb-ı cârîleri cânib-i garbda Kürdistân'ın Pinyanişî ve Abagay kûh-ı bâlâlarından gelüp niçe yüz bin bâğ [u] hadîka-i hayâtları reyy edüp bâğıstân-ı engüristânlarından ubûr ederek cânib-i garba Rûmiyye deryâsına munsabb olur. Ammâ kal‘ası bir püşte üzre vâki‘ olmağile bu enhâr-ı zülâller kal‘adan cereyân etmeyüp âb-ı zülâl kuyuları vardır ve taşrada cereyân eden nühûrlar cümle zîr-i zemînden cereyân edüp şâhrâhları üzre çâh-ı mâları var. Âl-i Osmân askerinden Acem bu kuyulardan çok âdem alup esîr etmişlerdir. Bu diyârın cümle suları böyle taht-ı türâbdan ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 300a–300b ·
metinde göster ·
Evsâf-ı varoş-ı İlvov. Bu şehr-i mu‘azzam bir vâsi‘
sahrâda vâki
‘ olup dâ’iren-mâdâr etr[â]fı handaklı yalın kat dolma (---)(---)(---) ve dâ’i …
Evsâf-ı varoş-ı İlvov. Bu şehr-i mu‘azzam bir vâsi‘ sahrâda vâki‘ olup dâ’iren-mâdâr etr[â]fı handaklı yalın kat dolma (---)(---)(---) ve dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil otuz yedi bin germe adımdır. Kâmil Arabistân'da Antakiyye kal‘ası cirmindedir. Ve cümle yigirmi altı aded tedrîbe kapularıdır. Ve cümle dîvârları (---) ve yetmiş aded köşelerinde dirsek dirsek mazgallı tabyaları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 45b ·
metinde göster ·
… te: Mukaddemâ sene (---) târîhinde bir küçük palanka olup deşt-i Kıpçak-vâr bir
sahrâda vâki
‘ olduğu sene-i mezbûrda evsâfı tahrîr olunmuşdur. Andan 5 sâ‘atde,
Menzil-i palanka-i Dente: Mukaddemâ sene (---) târîhinde bir küçük palanka olup deşt-i Kıpçak-vâr bir sahrâda vâki‘ olduğu sene-i mezbûrda evsâfı tahrîr olunmuşdur. Andan 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 183b ·
metinde göster ·
Ve şehri bir düz kumsal yerde deryâdan üç sâ‘at ba‘îd bir
sahrâda vâki
‘ olmuşdur. Ve değirmen bayırları şehrin şark tarafında beşer bin ve altışar bin …
Ve şehri bir düz kumsal yerde deryâdan üç sâ‘at ba‘îd bir sahrâda vâki‘ olmuşdur. Ve değirmen bayırları şehrin şark tarafında beşer bin ve altışar bin adım ba‘îddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y41a ·
metinde göster ·
… anda meks edüp Yonmataş nâm kayaya bir sâ‘atde çıkup seyr [ü] temâşâ etdik. Bir
sahrâda vâki
‘ olmuş zirve-i a‘lâya ser çekmiş bir sivri kaya üzre bi-emrillâh at eğeri gibi …
Karye-i Yonmataş, demekle ma‘rûf bir yalçın kaya dibinde yetmiş seksen evli bir Etrâk-i bî-idrâk köyünde müsâfir olup yüz bin renc [ü] anâ ile atlarımıza yem ve bizlere biraz ta‘âm getirüp anda meks edüp Yonmataş nâm kayaya bir sâ‘atde çıkup seyr [ü] temâşâ etdik. Bir sahrâda vâki‘ olmuş zirve-i a‘lâya ser çekmiş bir sivri kaya üzre bi-emrillâh at eğeri gibi yonulmuş bir musaykal kırmızı kayadır. Ol diyâr kavminin zu‘mu "Ûc bin Unûk bu kayaya gelüp at gibi binerdi" deyü efvâh-ı nâsda şâyi‘dir ammâ lağvdir. Lâkin vâcibü's-seyr ibret-nümâ kûh-ı bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y137b ·
metinde göster ·
… ammedî bu üç minârede tilâvet olunur kim şehre karîbdir. Ammâ Aksâ ve Sahra bir
sahrâda vâki
‘ olup minâreler inşâ etmemişler kim şehre ba‘îddir.
Ve bu harem etrâfında bu üç minâreden gayri minâre yokdur. Mescid-i Aksâ'nın ve Sahra-i şerîfin dahi minâreleri yokdur. Ezân-ı Muhammedî bu üç minârede tilâvet olunur kim şehre karîbdir. Ammâ Aksâ ve Sahra bir sahrâda vâki‘ olup minâreler inşâ etmemişler kim şehre ba‘îddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y216b ·
metinde göster ·
Ammâ bu bender-i Süveys bu bahrin cânib-i garbî nihâyetinde bir kumsal
sahrâda vâki
‘ olmuş benderdir. Hind ü Yemen ve Mekke vü Medîne ve Habeş'in iskelesidir. Mısı …
Ammâ bu bender-i Süveys bu bahrin cânib-i garbî nihâyetinde bir kumsal sahrâda vâki‘ olmuş benderdir. Hind ü Yemen ve Mekke vü Medîne ve Habeş'in iskelesidir. Mısır eyâletinde paşa ağalarından bir ağa hâkimidir. Yigirmi dörd ağalığın biri dahi bu bender-i Süveys'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y384b ·
metinde göster ·
‘ olmuş bâğlı ve hûrmâ bâğçeli bir müzeyyen şehirdir. Büyük Nîl'den iki sâ‘at ba …
Ve bu Mahalle bir düz vâsi‘ sahrâda vâki‘ olmuş bâğlı ve hûrmâ bâğçeli bir müzeyyen şehirdir. Büyük Nîl'den iki sâ‘at ba‘[î]ddir. Lâkin bâğçeleri kenârında Nîl'den müteferrik bir halîc vardır, tâ Nehâriyye önünden cereyân eden halîc kenârındadır. Sayf [u] şitâ bu halîc dâ’imdir, gemiler işler, ammâ bu mahalde nihâyet bulur. Tuğyân-ı Nîl'de bu halîc tâ Dimyât'a giden Nîl'e munsab olur, azîm halîcdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y295b ·
metinde göster ·
‘ olmuşdur. Sene 751 târîhinde Urbân beğlerinden İbn Îsâ hazretleri bu zemînin â …
Şehri bir çöl çölistânın tâ ortasında bir düz sahrâda vâki‘ olmuşdur. Sene 751 târîhinde Urbân beğlerinden İbn Îsâ hazretleri bu zemînin âb [u] havâsın beğenüp bu şehri amâr eder. On bin katar deveye ve niçe kerre yüz bin ganeme ve câmûs [u] sevre ve teyse mâlik olup dâ’imâ Evcile tibrin zabt edermiş. Eyle ankâ olur kim bin deve ile her sene hac edermiş ve cümle huccâca ni‘metin mebzûl edüp herkesin tatyîb-i hâtıriyle takayyüd edüp gider gelirmiş. Bu Emîr Îsâ'nın ihsân [u] in‘âmı sebebiyle bu şehr-i Hûş ol kadar amâr olur kim şehir içinde bir harâb hâne ve bir arz-ı hâlî virâne kalmayup cümle halkı mâl-ı Kârûn'a mâlik olurlar. Zîrâ koyun ve deve yeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y310b ·
metinde göster ·
‘ olmağile bâd-ı nesîm te’sîr edüp âb [u] havâsının letâfetinden bâğ u bâğçesi v …
Ve şehri bir düz sahrâda vâki‘ olmağile bâd-ı nesîm te’sîr edüp âb [u] havâsının letâfetinden bâğ u bâğçesi ve müşebbek bostânları bî-hisâbdır. Ve cemî‘i râhları sadranc nakşı tarh olunup tarîk-ı âmlarının tarafeynleri tertîb üzre şecere-i cümmeyz ve nâbıka ve sac dırahtları ile müzeyyen ve sâyedâr yollardır. Bu tertîb üzre bu şehri âl-i Abbâsiyân'dan Sultân Muhammed bin Ebû Sa‘îd bin el-Muktedir Billâh tezyîn eylemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·