İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

sakîl

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
47
isabet
46 cümle/beyitte
17,4
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
20 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4719,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–47 / 47

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“sakîl” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 34a … ât-ı zî-kıymetleri gâh zemîn zahrına tahmîl ve gâh ilm-i cerr-i eskâl ile bâr-ı sakîl olanları sa‘y-i belîğ ve kûşiş-i bî-dirîğ ile hacerleri keşân ber-keşân çekerek …
EÇS I 43b … binâ olunmuşdur. Ammâ mezkûr amûdlar üzre nîm kubbeler yokdur. Sütûnlara bâr-ı sakîl olmasın içün üstâd Mi‘mâr Sinân billûr ve necef ve moran câmlar etmişdir kim cü …
EÇS II 244a … mmâmı ve üç hânı ve kırk elli dükkânı var. Leb-i deryâdadır, ammâ âb [u] hevâsı sakîl , istemekânı (?), yoğurdlu, bir kasaba-i ma‘mûrdur. Ve meyve-i gûnâ-gûnu gâyet m …
EÇS II 304b … mâristân olmuşdur. Zîrâ mezkûr kûh-ı Sehend, bâd-ı şimâle mâni‘ olmağıla hevâsı sakîl idi. Anınçün vâdî içre imâret olunmuşdur. Ammâ yine cümle âb-ı hayevânları kûh- …
EÇS III 38b … ın ka‘rından niçe zî-kıymet eşyâlar nümâyândır. Niçe serdengeçti yiğitler bâr-ı sakîl hacerleri derâğûş edüp ka‘rına inmeden katı yaydan ok çıkar gibi rûy-ı mâya çık …
EÇS III 83b … ayme vü hargâhlarıyla gâh gâh meks edüp ibtidâ üç gün tuzlu yemeden ve zefîr ve sakîl ta‘âm tenâvül {etmeden} perhîz edüp ale's-sabâh bir filcân ol sudan nûş edüp üç …
EÇS III 123a–123b … üzre bir nakş-ı bukalemun tavandır. Tâ vasatında üç yüz kandilli bir çerâğdân-ı sakîl maslûbdur. Ol dahi bir bâr-ı âhendir. Her şeb ol kanâdilleri dervîşân çerâğân e …
EÇS III 142b … âl oynatsa gerek" dediklerinde Şefî‘î Çelebi'ye bu gûne kelâm-ı ta‘n-âmiz bâr-ı sakîl gelüp "Doğuran kısrak utansın, gitmeyen zen-i fertûte olsun. Yürü baba yürük yü …
EÇS III 144a … ın yanına bu hakîr varup dest-i şerîfin bûs edüp mübârek yed-i yümnâsın ovarken sakîl lisan ile hakîre hitâb edüp eydür: "Evliyâm benim gördüğüm vâkı‘ayı sen de görd …
EÇS IV 201b–202a … e berâber vezn olunmuşdur. Tâ bu mertebe hafîf ayn-ı Hamrevât'dır. Eğer pembesi sakîl olsa şûr olup bî-nefy olmasına delâlet eder. Ve bu ayn-ı Hamrevât mu‘tedil âb-ı …
EÇS IV 203a … âm-ı segâhda, kimi dügâh [u] yekgâhda istimâ‘ olunup usûlü yay çemberidir yâhûd sakîl usûlüdür kim: "tırtaka tırtakataka" "tırtaka tırtırtâk" "tırtâk tâk" "tırtaka t …
EÇS IV 203a … aka tırtırtâk" "tırtâk tâk" "tırtaka tırtırtak" "tırtâk tırtırtâk", deyü usûl-i sakîl ile hallâcları tokmak ururlar.
EÇS IV 219b … pot yapdırup ubûr eder. Zîrâ ta zirve-i a‘lâsına çıkdıkça cisrin kendiri bâr-ı sakîl olmasın içün üstâd-ı bennâ cisrin zirvesin incecik etmiş. Ol mahalden aşağı âde …
EÇS IV 242a … -i Ahlat'ın şimâlî cânibindeki kûh-ı bülendlerde hâsıl olur. Türâb-ı tıbız gibi sakîl bir gûne sarı zırnîhdır kim Rûm u Arab u Acem'e ve Firengîstân'a bundan zırnîh …
EÇS IV 319b … vaş gelişine tâkat getiremeyüp derûn-ı kal‘adan zî-kıymet metâ‘ların alup bâr-ı sakîl cebehânelerin bırağup dâr-ı nîrân-ı İrân'a revâne olurlar.
EÇS IV 319b–320a Ba‘dehû 320a bâr-ı sakîl olan cebehâne ve hayme vü hargâh makûlesi eşyâları bu kal‘a-i Sîn'e leb-ber-leb …
EÇS V 60a … ığılup iskeleler üzre yığılan taş ve kireçler dahi çok idi, kâfirler dahi bâr-ı sakîl , hemân karaçav iskeleler yıkılup iki üç bin kâfir minâre kaddi yükseklikde yerd …
EÇS V 86a Ve âb [u] havâsı sakîl olduğundan ısıtması çokdur. Anıniçün mahbûbu ve mahbûbesi yokdur, lâkin bâğ u b …
EÇS V 153b … kiz dirhemden ağır gelir. Andan ma‘lûm ola kim Banyaluka kirazı ne kadar iri ve sakîl olur, ammâ lezzetde hoşhor ve âbdâr-ı terdir ve hâzımü'l-ifrâtdır ve ayvası ve …
EÇS VI 163a Etrâfı taşlık olmağile şiddet-i hârı şedîd olup havâsı sakîl olduğundan ısıtması gâyet çok olur, ammâ cemî‘i halkı keçi südü surutkası içmeğ …
EÇS VII 23a–23b … ine ihsân olunup hakîr bu mahalde Tatar ile konup göçerdim ve cebehâneden ba‘zı sakîl eşyâları ihrâk bi'n-nâr edüp üç bin gülleleri Defterdâr Ahmed Paşa defter ile k …
EÇS VII 57b … hat gider, ammâ yokuşa gidemez, enişe serî‘ giderken arabanın ardında bir bâr-ı sakîl sürüdüp arabalar aşağı ense râhat gider. Ancak araba üzre bir kâfir elinde bir …
EÇS VII 57b … île un öğüdür. Gerçi cümle âlât-ı çarhları demirdir, ammâ gâyet hafîfdir, bâr-ı sakîl değildir ehl-i sefere gâyet lâzımlı el değirmenler.
EÇS VII 60a … üğe dahi böyle gulâmlar eyle enüp çıkmadadır. Ve bu gulâmlar hemân körüğe bâr-ı sakîl olmak içün değildir. Bu gulâmları anıniçün tavâşî etmişlerdir kim nefesleri boz …
EÇS VII 92a–92b … sultâna ve bizzât Kırım hânı Mehemmed Geray Hân'a 92b götürmede hafîf bahâda sakîl hedâyâlar ile nâmeler ile Eflak ve Boğdan beğlerine mektûblar verüp ve üç yüz a …
EÇS VIII 231a Ammâ hevâsı sehel sakîl olduğundan ahâlî-i vilâyet mâh-ı Temmûz eyyâm-ı bâhûra varınca cümle yaylağa çı …
EÇS VIII 244a–244b … e niçe zâl-ı zamân ümmet-i Muhammed esîrleri bırakdırup ve seğirdmeden ve bâr-ı sakîl götürmeden [bî-]tâb kalmış kırk beş aded kefereler dahi kalup hamd-i Hudâ anlar …
EÇS VIII 245b "Sizin mâlları küffâr götürürken bâr-ı sakîl olmağile bırağup bizim mâllarımız dahi bırağup siz bizim tekye mâlıdır deyü sah …
EÇS VIII 247a Âb [u] hevâsı gâyet sakîl olduğundan hukemâ-yı kudemâ bu şehre dâr-ı hummâ deyü tesmiye etmişler. Anıniçü …
EÇS VIII 252a–252b … gûyâ her bir kıt‘ası tavan tahtası gibi ince olup câmi‘ üzre 252b aslâ bâr-ı sakîl değildir. Ve cemî‘i bârân-ı rahmetden nâzil olan katarât cümle bu mermer kiremi …
EÇS VIII 346a … rler. Şehir içre cereyân eden nehr-i Narda âb-ı hayâtdır, ammâ ahâlî-i vilâyet " Sakîl sudur" deyü andan içmeyüp çâh-ı mâ içerler, zîrâ hevâsı sakîldir.
EÇS IX Y18b–Y19a … eğer bu âb-ı zülâl olmasa cümle Banaz halkı uyuzdan helâk olurlardı. Böyle bir sakîl yerdir. Bi'z-zarûrî bir gece anda mihmân olup ertesi cânib-i kıbleye 4 sâ‘atde,
EÇS IX Y21a … mâh-ı Temmûz'da şehr-i Gedüs dere ve depe içinde gâyet şiddet-i hâr olup hevâsı sakîl olduğundan cümle halkı bu Murâd yaylağına göçüp murâd üzre murâdları hâsıl olur …
EÇS IX Y41b … e reng-i rûyları zerd rûdurlar, zîrâ hevâsı şiddet-i hâr üzre halk olunup gâyet sakîl hevâsı olduğundan mahbûbu yokdur.
EÇS IX Y70b Bu şehrin âb [u] hevâsı gâyet sakîl olduğundan atları ve hımârları ısıtma dutar. Ammâ zamân-ı kadîmde âb [u] hevâsı …
EÇS IX Y92b … li evlerdir kim cümle bâğsız ve bâğçesiz ve susuz ve hân u hammâmsız bir hevâsı sakîl ve âdemleri harâmî bir mülevves kasabadır.
EÇS IX Y142a "Belî, ol toprak üzre çok âdem vardıkça sakîl olup yerden çamur çıkar" derler. Ammâ gayri yerden çıkmayup ve bu ziyâretgâhdan …
EÇS IX Y153a Ve bu şehrin âb [u] hevâsı sakîl olduğundan bahârdan sonra şehirde bir ferd kalmayup Bolkar yaylasına çıkarlar. …
EÇS IX Y156a Ve bu şehrin Temmûz'da hevâsı gâyet sakîl olduğundan bahâr eyyâmında bu beyti terennüm ederler. Beyt:
EÇS IX Y195b … k çıkar gibi sudan yukaru pertâb ederler, ammâ zarar isâbet etmez. Ba‘zı cânlar sakîl olmak içün iri taşları dirâgûş edüp dalarlar, yine bir âdem kaddi nüzûl etmeden …
EÇS IX Y243b … amûdcuklar üzre dahi otuz iki hurde kemercikler vardır kim üstâd-ı mebânî binâ sakîl olmasın içün otuz iki sütûn ve otuz iki kemer etmişdir. Bu hisâb üzre haremin c …
EÇS IX Y276b … olsa ve cânib-i Hakk'a yönelse dahi yönlice olup kâlâ-yı metâ‘ı bâzâr-ı mîzânda sakîl gelüp ziyâde bahâ ederdi.
EÇS IX Y340b … di kantâr zer-i hâlisden ibtidâ mîzâb-ı rahmeti bunlar inşâ etdirdi. Ammâ bâr-ı sakîl olmak ile her bâr ol bâr-ı mîzâb düşerdi.
EÇS IX Y358a … ile halkı gâyet za‘îf ü nahîfdir. Ol kadar ehl-i hiref kavim değillerdir. Bâr-ı sakîl iş işlemeğe iktidârları olmadıklarından ekseriyyâ ehl-i Mekke tüccârdır. Bir sı …
EÇS X Y312b–Y313a … âyet latîf ü nerm su altunu olur" deyü cevâb etdi. Hakkâ ki altun Y 313a gibi sakîl gubârdır.
EÇS X Y332b … e kuyulardır, ammâ sehl şûrcadır. Ve cümle halkı balıkcılardır. Ve havâsı gâyet sakîl yerdir. Halkının reng-i rûları asfarü'l-levndirler. Mahbûb u mahbûbesi yokdur. …
EÇS X Y379a–Y379b … yokdur Y 379b ve halkının müflisi çokdur. Reng-i rûları asfarü'l-levn, havâsı sakîl yerdir. Anda,