… ü herem ve {mübtelâ-yı} emrâz-ı müzmine ve sakam ve âlâm [u] şedâyid-i sefer ü
sakar
ıztırâbından şikeste-hâtır olup girde-bâliş-i nâliş üzre âh-ı enîn ile bî-mecâl …
Sa‘âdetlü pâdişâhın dahi tuğ u serâperdesi Dâvûd Paşa'ya meks-i hıyâm olmak sadedinde iken pâdişâh-ı âlî-nejâd bâ-heme ibtilâ-yı nikrîz ü herem ve {mübtelâ-yı} emrâz-ı müzmine ve sakam ve âlâm [u] şedâyid-i sefer ü sakar ıztırâbından şikeste-hâtır olup girde-bâliş-i nâliş üzre âh-ı enîn ile bî-mecâl ve halâs olması muhâl hâle düşdü. Çün mutlakâ vücûd-ı benî âdem Arapça nass-ı kâtı‘ına mazhar düşüp âkıbetü'l-emr kabza-i ecele düşer. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 75b ·
metinde göster ·
Dükkânları yokdur ammâ dörd mevleviyyet yerde yigirmi altı bin tarla tahrîr olunup elli yedi bin çiftçi add olunmuşdur. Pîrleri zamân-ı kadîmde emr-i Hak ile Hazret-i Âdem idi ammâ Hazret-i Risâlet-penâh asrında pîrleri Hazret-i Reyyâs bin Ömerü'l-Harrât'dır. Hazret-i Alî kemerin bağladı. Kabri Havrân sahrâsı'ndadır. 159a Ağaları bostâncıbaşı tarafından terekecibaşıdır. Bu tâ’ife-i dihkânî ya‘nî ekinci, ayaklarında çarıklar ve eyinlerinde abâ ve kabâ dolamalar ve gûnâ-gûn hırka-i peşmîneler ve başlarında tâc-ı gûnâ-gûnlar üzre teller ile zeyn edüp niçe bin gûnâ-gûn sığırları ve câmûsların boynuzların altun varak ile mutallâ edüp her sevrin miyânında kemer kuşaklar ve sereng ve atlas çullar ve niçe bin kınalı sakar câmûslara boyunduruk geçirüp çifte çifte sabana ve pulluğa koşup ellerinde nodul ve öğendire ve digren ve şuzevle ve kerepe ve raga misilli âletler ile câmûsları saban sürer gibi sürüp "Ekmek benden bereket senden, ver Allâhım ver" deyü feryâd ederek boğazlarında tobra tobra atmaca ya‘nî tohum buğdayın halk üzre serperek "Benim elim değil Âdem ata elidir, Yâ Rabbî berekât-ı Halîl ver" diyerek gürûh gürûh ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158b–159a ·
metinde göster ·
… ğısı deryâ-misâl Sakarya nehri ensesi yalçın dağ üzre kal‘a-i Poli ise pür dert
sakar
yolu olmağıla bi'z-zarûrî cümle kârbân halkı bunda bâc [u] harâc verirlermiş. A …
Evsâf-ı kal‘a-i Çoban: Evc-i âsumâna kad çekmiş serâmed yalçın kaya üzre bir küçük kal‘acıkdır. Hâlâ içinde benî Âdemden yokdur. Hârâb u yebâb durur. Zamân-ı kadîmde Gegve kralenin çobanları bu kal‘ada sâkin olup âyende vü revendeden bâc alırlarmış. Aşağısı deryâ-misâl Sakarya nehri ensesi yalçın dağ üzre kal‘a-i Poli ise pür dert sakar yolu olmağıla bi'z-zarûrî cümle kârbân halkı bunda bâc [u] harâc verirlermiş. Anı ubûr edüp yine cânib-i garba nehr-i Sakarya kenarınca aslâ güneş te’sîr etmez çemenzâr [u] lâle‘ızâ[r] sular kenarında tahta'l-kahve, fatûr-ı fatîrler tenâvül edüp tâ‘at [u] ibâdât edüp sun‘-ı Hudâ-yı Perverdigârı temâşâ ederek 4 sâ‘at dahi gidüp, 369b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 369a–369b ·
metinde göster ·
olduğundan ne kadar adımdır, bilmem, ammâ şekl-i murabba‘dan tûlânîce vâkı‘ olm …
Kavm-i Ekrâd bu kal‘aya Karaca kal‘a derler. Zîrâ ekseriyyâ seng-i siyâh ile Âl-i Abbâsiyân'dan Gıyâseddîn ibn el-Muktedir Billah binâ etmiş kal‘a-i köhne-âbâddır. Devlet-i Âl-i Osmân'da altıncı Karahisâr-ı Ekrâd budur. İbtidâ Afyonkarahisâr ve Şebin Karahisâr ve Develi Karahisâr ve Antalya Karahisâr (---)(---)(---)(---)(---)(---) altıncı bu Ekrâd Karahisârı'dır. Ammâ bu dahi anlardan kalmaz. Evc-i âsumâne ser çekmiş bir kûh-ı bî-mânend üzre bir hisâr-ı ser-bülenddir, ammâ küçükdür. Cânib-i erba‘ası çâh-ı sakar olduğundan ne kadar adımdır, bilmem, ammâ şekl-i murabba‘dan tûlânîce vâkı‘ olmuşdur. (---)(---)(---)(---)(---)(---). 287a Hâlâ Mahmûdî beğlerinden Evliyâ Beğ adaşımız hükmünde yurdluk ve ocaklık olmak üzre tabl [u] alem sâhibi bir mankâle mîr-i muhteremdir kim cemî‘i Kürdistân ümerâların ihsânıyla bend etmişdir. Dörd bin aded güzîde pâk müsellah asker-i Ekrâda mâlikdir. Cemî‘i Mahmûdî beğlerinin âb-ı rûyıdır. Gerçi bir lahm u şahm sâhibi görinür ammâ gâyet çâpük ü zinde ve server-i hünerverlik üzerinde mevcûd bir mîr-i Mahmûdî'dir. Bitlîs hânıyla bu Evliyâ Beğ diyâr-ı Kürdistân'ı Hâtem-i Taylık'da aralamışlardır kim ni‘metleri mebzûldür. Hattâ cümle refîklerimizle aşağı hıyâbânında bir ziyâfet-i azîm etmişdir kim cümle ni‘met-i nefîselerinin sükkeri Şâm'ın nebât-ı Hamevîsinden idi. Ba‘de't-ta‘âm parmağındaki Ferîd hattıyla damlalı zümürrüd üzre yazılmış bir hâtem idi kim Hâtem-i Tay bile eyle bir hâteme mâlik olmamış idi. "Evliyâm görem gözüm mührünü" dedi. "Görün hânım" deyü eline {mührümü} verdikde kırâat etdi Sec‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 286b–287a ·
metinde göster ·
Ve dahi dâr-ı cahîm tasvîrinde Veylü deresin ve Gayyâ deresin ve
Sakar
deresin ve Tamu deresi ve Siccîn deresi ve Sâ’îr beli (---)(---) alev ber-alev …
Ve dahi dâr-ı cahîm tasvîrinde Veylü deresin ve Gayyâ deresin ve Sakar deresin ve Tamu deresi ve Siccîn deresi ve Sâ’îr beli (---)(---) alev ber-alev elvân boyalar ile eyle âteş-i Nemrûdlar içinde Nemrûd ve Fir‘avn ve Karûn [ve] şeddad ve hümeze ve lümeze ve zemmâm ve nemmâm ve fâsık ve fâcir ve zânî ve lutîleri birbirlerine çatışmış tasvirlerin gösterüp yılan ve çıyan ve akreb ve ukâb sıfatlı zebânîler zift ve katrân içinde mezkûr âsîlere nobûtlar urup azâb-ı elîm etdiklerin göstermiş kim gören âdemler her şeyden tâ’ib ü tâhir olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106a ·
metinde göster ·
… rdevs ve Adn-i berîn ve huld-i irem ve ılliyyîn ile bir dâr-ı cahîm ve sa‘îr ve
sakar
ve gayyâ ve derk-i esfel veyl ve tamu tasvîrlerin yazmağa kâdir değillerdir.
Netice-i kelâm bu cennet ve cehnnem ve mîzân ve sırât tasvîrlerin üstâd-ı nakkâş eyle tahrîr ve tasavvur etmiş kim gûyâ sihr-i i‘câz Fireng-pesend nakş-ı Fireng-i Mânî etmişler. Eğer nakkâşân-ı Acem ve Rûm'dan Erjeng ve Bihzâd ve Şâhkulu ve Ağa Rızâ ve Murdâr âleng(?) nâm nakkâşân-ı benâm cümle bir yere gelüp böyle Fireng pesende Firdevs ve Adn-i berîn ve huld-i irem ve ılliyyîn ile bir dâr-ı cahîm ve sa‘îr ve sakar ve gayyâ ve derk-i esfel veyl ve tamu tasvîrlerin yazmağa kâdir değillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 15a ·
metinde göster ·
… le dânesi hurd haşhâş edüp cânları bir baş dûzah-ı tamuya gidüp yerleri nîrân-ı
sakar
olur. Sâ’ir küffârlar bu hâli görüp vâlih ü hayrân olur. N'eylesünler söz sâhib …
Hikmet-i Kahhâr-ı Müntakım ki ol Azîz-i zû-intikâmdır, ol gün bu mel‘ûnlar yüz elli aded ümmet-i Muhammed esîrlerin kal‘a içinde bâtıla ile kırmışlardı, hemân ol ân bu müşâvere cem‘iyyeti etdikleri yere Sadrıa‘zam kolundan bir balyemez güllesi nice gelirse ve bu mel‘ûnların müşâvere-i bâtıla etdiği yere gülle girirse, cümlesinin kelleleri üzre müşâvere damın yıkarsa, yigirmi dâne belli başlıları gülle dânesi hurd haşhâş edüp cânları bir baş dûzah-ı tamuya gidüp yerleri nîrân-ı sakar olur. Sâ’ir küffârlar bu hâli görüp vâlih ü hayrân olur. N'eylesünler söz sâhibleri kalmadı. Cümle küffâr birbirlerine girüp cümle bî-akl olup âh u vâveylâ ederler. Doğru Fargaçi kapudan yanına giderler. Andan bir tesellî-i hâtır cevâb alamayup yine Aktabya muhâfazasına gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 118a ·
metinde göster ·
… şehir içre dahi bir uçurum kayalı ve topraklı kanara ve minâre kaddi veylün ve
sakar
deresi var kim âdem aşağı bakmağa zehresi çâk olup her sene bu uçurum dereye ni …
Bu mezkûr dere-i azîmlerin cânib-i cenûbu tarafında kûh-ı bâlâların üzerine kasaba-i Çayniçe imâretleri vâkı‘ olup cümle evleri İslâmbol'da Cihângîr Yokuşu evleri gibi biri biri üzre biri birinden âlî zemîne zîk ve daracık evler vâkı‘ olup bu şehir içre dahi bir uçurum kayalı ve topraklı kanara ve minâre kaddi veylün ve sakar deresi var kim âdem aşağı bakmağa zehresi çâk olup her sene bu uçurum dereye niçe ma‘sûmlar ve at ve katırlar uçup helâk olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 144b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu bu kulleden kalkup cânib-i kıbleye sarp cehennem dereleri ve taşlık
sakar
derelerin yüz bin meşakkat-i râh-ı su‘ûbet çekerek 4 sâ‘atde giderek,
Ba‘dehu bu kulleden kalkup cânib-i kıbleye sarp cehennem dereleri ve taşlık sakar derelerin yüz bin meşakkat-i râh-ı su‘ûbet çekerek 4 sâ‘atde giderek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 150b ·
metinde göster ·
yokuşu ve Tamu deresi ve Siccîn deresi ve Sa‘îr beli ve gayri gûnâ-gûn cehennem …
Ve bu cennete karşılık bir muzlim küncde elli adım mikdârı tûlı bir dîvâr yüzüne bir cehennem tasvîri yazmış kim hakîr gördükde sûre-i Fâtiha'da Arapça okudum. Ve mîzân ve terâzûyi görüp sûre-i Rahmân'da 61aArapça âyetin okudum. Ve derk-i esfel deresin gördükde sûre-i (---)Arapça âyetin tilâvet etdim. Ve çâh-ı gayyâyı gördükde sûre-i veylün li-külli âyetin kırâ’at etdim. Veyl deresi ve Sakar yokuşu ve Tamu deresi ve Siccîn deresi ve Sa‘îr beli ve gayri gûnâ-gûn cehennem derecelerin üstâd nakkaş-ı Freng-pesend bir nakş-ı Freng-i Mânî etmiş kim bir kerre ol cehennem içinde ibâdullâhın neft ü katrân ve âteş içinde büryân olup zebânîler elinde giryân olup mâlikler kırbaçlar ile halkı urarak akreb ve yılan ve çıyan ve develer boynu kadar engerekler âdemleri sokarak bu âlâm-ı şedâi’dlerin tasvîrâtların görenler tabî‘at-i Nemrûdiyyetden ve Fir‘avn ve Kârûn ve Şeddâdiyyet tabî‘atinden ve hümeze ve lüzeme ve zemmâm ü nemmâm u fâsık u fâcir ü zânî ve lûtî ve ribâhor ve hamir-nûş olup cemî‘i ahlâk-ı zemîmelerden tâ’ib ve tâhir olur, ol azâb-ı elîm tasvîrlerin görüp yemeden içmeden berî olup bir künc-i mihnetde savma‘asında bakıyye-i ömr-i girân-mâyesin tâ‘atla geçirüp çirkef-i dünyâdan el çeküp "Emir Allâh'ın, cennet olmazsa bârî cennet ve cehennem ortasında a‘râf olsun" der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 60b–61a ·
metinde göster ·
… avs-ı sehm-i pertâbdan mürd olup pâymâl-i rimâl olup yatan lâşe-i murdârları ki
sakar
makar olanlardan yigirmi yedi bin aded küffârdan mütecâviz kefere ve fecereler …
Ammâ bu gece Tatar askerinin bahâdırânları tâ sabâha dak hâb-ı râhat görmeyüp küffârın fezâ-yı ma‘rekede dendân-ı tîğ-i âteş-tâbdan ve kavs-ı sehm-i pertâbdan mürd olup pâymâl-i rimâl olup yatan lâşe-i murdârları ki sakar makar olanlardan yigirmi yedi bin aded küffârdan mütecâviz kefere ve fecereler kazâ-yı sehme hedef olup râh-ı nîrâna revâne olup lâşe-i menhûs-ı necisleri telef oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 114b ·
metinde göster ·
dereleri ve derk-i esfel gayyâları var kim âdem aşağı bakmağa cür’et edemez. İk …
Ammâ bu kazılan Or'u temâşâ etdim. Gûyâ sakar dereleri ve derk-i esfel gayyâları var kim âdem aşağı bakmağa cür’et edemez. İki yanları eflâke ser çekmiş dağlar gibi yığılmış topraklar var. Hâlâ bu Or'un içinde iri dıraht-ı müntehâlar hâsıl olup ba‘zı zamân kış katı olsa bu handak içinde Kalmık sâkin olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 175a ·
metinde göster ·
… Bu şehr-i Siroz'un niçe bin şey’i memdûhdur ammâ ala gözlü ve çakır gözlü alnı
sakar
ve dörd ayakları sekil kınalı semîn ve mahbûb dombay ve kömüş ve câmûsları Kürd …
Der-sıfat-ı eşkâl-i memdûhât: Bu şehr-i Siroz'un niçe bin şey’i memdûhdur ammâ ala gözlü ve çakır gözlü alnı sakar ve dörd ayakları sekil kınalı semîn ve mahbûb dombay ve kömüş ve câmûsları Kürdistân'ın Van diyârında ve Adana ve Tarsûs şehirlerinde yokdur. 221a Bir çift câmûs iki yüz guruşa bey‘ olunur, ammâ dörd araba yükü arabalarına tahmîl etseler çeker. Tâ bu mertebe tüvânâ câmûsları olur. Ve dahi memdûhâtından,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 220b–221a ·
metinde göster ·
… ehresi çâk, yeri hâk olur. Ne‘ûzü billâh derk-i esfel ve çâh-ı cahîm u hamîm ve
sakar
dereleridir. Ammâ bu şehrin niçe tüvânâ fetâlârı ve zehredâr çâpük ü çâlâk, şeh …
Bu kayalardan aşağı bakanın zehresi çâk, yeri hâk olur. Ne‘ûzü billâh derk-i esfel ve çâh-ı cahîm u hamîm ve sakar dereleridir. Ammâ bu şehrin niçe tüvânâ fetâlârı ve zehredâr çâpük ü çâlâk, şehbâz u dilâver-i server-i hünerverleri da‘vâ-yı merd edüp kendüyi bir kayadan bir kayaya pertâb edüp geçer, ammâ el-ıyâzu billâh makdûr-ı beşer değildir. Hakkâ ki zehredârlığ u bahâdırlıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 222a ·
metinde göster ·
… n içeri değme âdemler geçemez. Allâhümme âfinâ gûyâ cehennem derecelerinden bir
sakar
dereceleridir.
Ve bu çârsû-yı bâzâr içleri ve cümle mahallât sokakları zamân-ı kadîmde bu şehir binâ olunurken cümle sadranç nakşı tarîk-i âmlar tarh olup her sokağı ikişer ve üçer bin adım doğru doğruya çırpı ile tarh olmuş tarîk-i âmmlar cümle pâk döşeli taş kaldırımlardır. Ammâ Çufud mahallâtlarının sokakları hem daracık dâr-ı menhûshânelerdir ve hem cümle zokakları pis ve mülevvesdir, zîrâ bu kavm-i cuhûdlar cümle himâyede olmak ile çöplük subaşısı Yahûdların sokakların pâk etdiremez. Ve derilerinin kapularından içeri değme âdemler geçemez. Allâhümme âfinâ gûyâ cehennem derecelerinden bir sakar dereceleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 228a ·
metinde göster ·
… anından Kandiye'ye iki günde varılır, ammâ yolları el-ıyâzen billâh gûyâ 323a
sakar
yokuşlarıdır kim niçe bin at ve katırlar ve eşekler dağlardan uçup helâk olurla …
Ol mahalde bu istiye limanı ağzına kal‘a-misâl bir tabya-i azîm binâ edüp kırk pâre top-ı kal‘a-kûp koyup bin beş yüz aded asker ile Tırhala beği (---) Paşa[yı] koyup bir oda yeniçeri ve bir oda cebeci ve bir oda topçu ve bir sancak zeytûn sipâhîsi koyup Mısır'dan ve Cezâyir ve Tunus ve Tarabulus ve Hilâl vilâyetlerinden gelüp giden gemilere cây-ı amân oldu. Ve bu istiye limanından Kandiye'ye iki günde varılır, ammâ yolları el-ıyâzen billâh gûyâ 323a sakar yokuşlarıdır kim niçe bin at ve katırlar ve eşekler dağlardan uçup helâk olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 322b–323a ·
metinde göster ·
… dir. Her sene kırk elli bin kantâr üzüm ve incîr kurusu Mısır'a gider. İskelesi
Sakar
beli aşırı 4 sâ‘at Marmaris iskelesidir ki Rodos mukâbelesidir. Ve,
Ve bu şehrin cânib-i erba‘ası ikişer sâ‘at bâğ u bâğçedir. Gâyet mahsûllü şehirdir. Her sene kırk elli bin kantâr üzüm ve incîr kurusu Mısır'a gider. İskelesi Sakar beli aşırı 4 sâ‘at Marmaris iskelesidir ki Rodos mukâbelesidir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y100a ·
metinde göster ·
… mân Hân binâ etmişdir. Rodos fethinde bizzât Süleymân Şâh bu şehirden ubûr edüp
Sakar
yokuşu nâm mahalli aşup Sakar beli demişlerdir, hâlâ bir mahûf Y 100b u muhât …
Ve bu şehrin cenûbunda 3 sâ‘at Gökâbâd kazâsı iskelesi vardır. Andan Marmaris nâm bir kal‘adır. Süleymân Hân binâ etmişdir. Rodos fethinde bizzât Süleymân Şâh bu şehirden ubûr edüp Sakar yokuşu nâm mahalli aşup Sakar beli demişlerdir, hâlâ bir mahûf Y 100b u muhâtara beldir, andan 9 sâ‘atde Marmaris kal‘asından karşu Rodos'a geçmişler. Hakîr ol yola gitmeyüp Ula şehrinden garb tarafına bâğ u bâğçeler içre sun‘-ı Hudâları temâşâ ederek Ula'ya bir sâ‘at karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y100a–Y100b ·
metinde göster ·
beli demişlerdir, hâlâ bir mahûf Y 100b u muhâtara beldir, andan 9 sâ‘atde Ma …
Ve bu şehrin cenûbunda 3 sâ‘at Gökâbâd kazâsı iskelesi vardır. Andan Marmaris nâm bir kal‘adır. Süleymân Hân binâ etmişdir. Rodos fethinde bizzât Süleymân Şâh bu şehirden ubûr edüp Sakar yokuşu nâm mahalli aşup Sakar beli demişlerdir, hâlâ bir mahûf Y 100b u muhâtara beldir, andan 9 sâ‘atde Marmaris kal‘asından karşu Rodos'a geçmişler. Hakîr ol yola gitmeyüp Ula şehrinden garb tarafına bâğ u bâğçeler içre sun‘-ı Hudâları temâşâ ederek Ula'ya bir sâ‘at karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y100a–Y100b ·
metinde göster ·
… süvâr olup refîklerimiz ile Marmaris'e revâne olduğumuz yol üzre Süleymân Hân "
Sakar
beli" deyü nefes etdüği yolu solumuza alup Süleymân Hân'ın taş döşeme kaldırımı …
Ve bu limanda bir küçük hândan gayri bir şey yokdur. Cümle âyende vü revendeler dıraht-ı müntehâlar sayesinde meks ederler. Q 55bP 55b Hakîr dahi bu iskelede bir gece mihmân olup küffârdan Y 110b halâs olduğumuza bin bin hamd ü senâlar edüp ve atları firkateden çıkarup süvâr olup refîklerimiz ile Marmaris'e revâne olduğumuz yol üzre Süleymân Hân "Sakar beli" deyü nefes etdüği yolu solumuza alup Süleymân Hân'ın taş döşeme kaldırımı üzre ubûr edüp ve dörd yerden taş binâ cisirleri güzer edüp Müşklü bel demek ile ma‘rûf bir çamlı beldir ve cümle kûh-ı bâlâsı gûnâ-gûn dırahtların râyiha-i tayyibesinden âyende vü revendenin demâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y110a–Y110b ·
metinde göster ·
El-hâsıl bu râh üzre cemî‘i ubûr etdüği yerlere birer ismile müsemmâ eder. "
Sakar
yokuşundan berü cennet yollarına geldik" deyü buyurmuşlar. Hakîkatü'l-hâl bu yo …
El-hâsıl bu râh üzre cemî‘i ubûr etdüği yerlere birer ismile müsemmâ eder. "Sakar yokuşundan berü cennet yollarına geldik" deyü buyurmuşlar. Hakîkatü'l-hâl bu yollar üzre âdemin demâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y110b ·
metinde göster ·
… ın amîk derk-i esfelden ve gayyâ-yı hümezeden ve çâh-ı cahîmden nişân verir bir
sakar
deresidir. Ve hakîkatü'l-hâl Cehennem deresi ismiyle müsemmâdır, zîrâ ol dere i …
Andan şimâle hisâr dîvârı üzre makâm-ı Sırât köprüsü misâli kal‘a bedeninden taşra uzanmış bir müdevver ü mücellâ sommâkî sütûn-ı musaykaldır kim üstüne murg-ı hümâ pervâz edüp konamaz ve bir murg-ı hevâyî konup duramaz. Aşağısı ise bin arşın amîk derk-i esfelden ve gayyâ-yı hümezeden ve çâh-ı cahîmden nişân verir bir sakar deresidir. Ve hakîkatü'l-hâl Cehennem deresi ismiyle müsemmâdır, zîrâ ol dere içre cemî‘i Yahûdîlerin gûrıdır ve ol bî-dinlerin meşâdlığıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y217a ·
metinde göster ·
… şâh ve Kuba Kalmah şâh ve Çakar Kalmah ve Gökdelen Kalmah ve Urumbet Kalmak ve
Sakar
Kalmak; bunların kimisi Maskov kralına tâbi‘lerdir.
Ve deşt-i Kıpçak'da ve gayrı yerde sâkin olan Kalmak kâfirlerin beyân eder. Evvelâ devlet-i Taysı şâh ve Moyinçak şâh ve Kuba Kalmah şâh ve Çakar Kalmah ve Gökdelen Kalmah ve Urumbet Kalmak ve Sakar Kalmak; bunların kimisi Maskov kralına tâbi‘lerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y452b ·
metinde göster ·
… ve meşâyih-i Halîlü'r-rahmân ve meşâyih-i Kerek ve meşâyih-i Akabe ve meşâyih-i
Sakar
ve tevâbi‘i ile bi-esrihim yetmiş yedi meşâyih-i Urbân pây-bûs-ı şehriyârîyi bû …
Evvelâ Benî Zühd ve âl-i Umûr ve âl-i Reşîd ve âl-i Ribâh ve âl-i Ma‘ân ve âl-i Şehâb ve âl-i Turâbî ve âl-i Harfûş ve âl-i Haneş ve âl-i Sa‘îd ve Benî İbrâhîm ve Benî Sevâlim ve Benî Atâ ve Benî Atıyye ve Benî Amrân ve Benî Havâlim ve Benî Havrân ve Benî Busrâ ve Benî Ca‘fer ve meşâyih-i Nâbulus ve meşâyih-i Sıfed ve meşâyih-i Akka ve meşâyih-i Remle ve meşâyih-i Filistîn ve meşâyih-i Gazze ve meşâyih-i Kudüs ve meşâyih-i Halîlü'r-rahmân ve meşâyih-i Kerek ve meşâyih-i Akabe ve meşâyih-i Sakar ve tevâbi‘i ile bi-esrihim yetmiş yedi meşâyih-i Urbân pây-bûs-ı şehriyârîyi bûs edüp herbiri iltifât [u] ihsân-ı Selîm Şâh ile behremend olup cümle aşâyir [ü] kabâ’illeri ile mutî‘ oldular. Ve cümlesi uğur-ı pâdişâhîde cân [u] baş ile hizmet etmeğe ta‘ahhüd edüp Katıyye ve Ümmü'l-Hasan çölün aşmağa dörd kerre yüz bin deve yükü su âl-i Osmân pâyine nisâr etmeğe âmâde oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y50b ·
metinde göster ·
Ve ol meşâyihân ibtidâ Mısır'dan Süveys'e varınca âl-i Benî
Sakar
ve âl-i Benî Âyid ve Akabe câniblerinde âl-i Benî Sâlih, andan Hazret-i Şu‘ayb' …
Ve ol meşâyihân ibtidâ Mısır'dan Süveys'e varınca âl-i Benî Sakar ve âl-i Benî Âyid ve Akabe câniblerinde âl-i Benî Sâlih, andan Hazret-i Şu‘ayb'ın Medyen şehrine varınca âl-i Benî Şâhin, andan Yenbû‘ü'l-berr'e varınca âl-i Benî Zeyd, ve dahi niçe kabâ’il-i Urbân surreleri vardır. Her sene emîrü'l-hac eliyle bu meşâyihlere ihsân olunur. Ammâ ol şart ile kim her konakda huccâc-ı müslimîn yollarında me’kûlât [u] meşrûbâtlar ve kuvvetli develer getirüp ordu-yı huccâcı ganîmet edeler ve menzilden menzile imdâd edüp yol göstereler, anın tahtında surre Y 204b ve atıyyeleri verilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y204a–Y204b ·
metinde göster ·
… a ref‘ etdirmek içün paşadan yeniçeri ağası yigirmi iki kîse alup Deşîşe Urbânı
Sakar
Arab şeyhine verir. Bu Deşîşe Urbânı şeyh olmağa paşaya üç kîse ve üç küheylân …
Ve Mısır yeniçeri ağası paşaya altı kîse küşûfiyye verir. Ağa dahi yeniçeri beytü'l-mâlinden on kîse alır. Ve yeniçeri ağasının taht-ı hükûmetinde yedi nezâreti var. Süleymâniyye ve Büyük Deşîşe anın nezâretidir kim Mekke ve Medîne'ye beher sene (---) erdeb gılâl yeniçeri ağası yediyle vâsıl olup Deşîşe-i Kübrâ Urbânına ref‘ etdirmek içün paşadan yeniçeri ağası yigirmi iki kîse alup Deşîşe Urbânı Sakar Arab şeyhine verir. Bu Deşîşe Urbânı şeyh olmağa paşaya üç kîse ve üç küheylân kısrak ve elli deve verir. Ve yeniçeri ağası hükmünde olmağile ağaya dahi bir kîse ve paşa kethudâsına bir kîse hâliye verüp niçe yüz bin deve ile Bulak'daki anbârlardan gılâlı Süveys'e taşır. Andan gemilerle Mekke ve Medîne'ye vâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y218a ·
metinde göster ·
… mâ bâğlarıdır kim cihânı dutmuşdur, ve her bâğda benî âdem sâkinlerdir. Ve Benî
Sakar
Urbânı aşkıyâsı havfından bu Kureyn kavmi dâ’imâ pür-silâh âmâde dururlar. Ve c …
Ve bu kal‘anın cânib-i şarkında tâ iki sâ‘at yere varınca serâpâ hûrmâ bâğlarıdır kim cihânı dutmuşdur, ve her bâğda benî âdem sâkinlerdir. Ve Benî Sakar Urbânı aşkıyâsı havfından bu Kureyn kavmi dâ’imâ pür-silâh âmâde dururlar. Ve cümle bâğları tûbdan dîvâr-ı âlîlerdir, her tarafında kurşum atacak mazgal delikleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
ve âl-i Benî (---) cümle on bin asker olup mezkûr sahrâda iki kavm-i cebbâr bir …
{Andan bu mahalle Abdurrahmân Paşa alay-ı azîmile otağına ocağına gelürken Sâlihiyye sahrâsında Şarkıyye hâkinde sâkin olan Benî Harb Süveyd Urbânı âl-i Benî Sakar ve âl-i Benî (---) cümle on bin asker olup mezkûr sahrâda iki kavm-i cebbâr bir ceng-i azîm edüp Benî Harb altı [bin?] askerle âl-i Sakar üzre (---) tarafeynden beş bin âdem nîze-i rumh-ı sinândan güzâr edüp lâşe-i murdârların temâşâ etdiğimiz ceng-i azîmdir. Mufassal yazıla.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… hrâda iki kavm-i cebbâr bir ceng-i azîm edüp Benî Harb altı [bin?] askerle âl-i
Sakar
üzre (---) tarafeynden beş bin âdem nîze-i rumh-ı sinândan güzâr edüp lâşe-i mu …
{Andan bu mahalle Abdurrahmân Paşa alay-ı azîmile otağına ocağına gelürken Sâlihiyye sahrâsında Şarkıyye hâkinde sâkin olan Benî Harb Süveyd Urbânı âl-i Benî Sakar ve âl-i Benî (---) cümle on bin asker olup mezkûr sahrâda iki kavm-i cebbâr bir ceng-i azîm edüp Benî Harb altı [bin?] askerle âl-i Sakar üzre (---) tarafeynden beş bin âdem nîze-i rumh-ı sinândan güzâr edüp lâşe-i murdârların temâşâ etdiğimiz ceng-i azîmdir. Mufassal yazıla.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·