… nâ hidmetkârlardan ester üştürbân ve gûlam-ı sâyisân ve akkâm u meş‘aleciyân ve
sakkâ
huddâmları dahi dahme-i Efrâsiyâblar bulup niçe medfûn mâl-ı ganâyimler ile muğ …
Ve cünûd-ı İslâm'dan ednâ hidmetkârlardan ester üştürbân ve gûlam-ı sâyisân ve akkâm u meş‘aleciyân ve sakkâ huddâmları dahi dahme-i Efrâsiyâblar bulup niçe medfûn mâl-ı ganâyimler ile muğtenim olup şehr-i Tebrîz'in ol âlî kasr-ı Havernak ve tâk u revâkı ve ma‘mûr-ı âfâk olan bâğ-ı İrem-misâl Şâh-bâğı nâmıyla iştihâr bulan bâğ-ı hıyâbânı bizzât Murâd Hân seyr [ü] temâşâ edüp engüşt ber-dehen edüp fermânları üzre tarfetü'l-ayn içre asker-i deryâ-misâl bu bâğa girüp cümle der [ü] dîvârın ve müte‘addid şâhâne şâhnişîn ve kâ‘aların harâb [ü] yebâb edüp sahîfe-i rûzgârdan zerre mikdârı gubârın dahi komayup tîşe-i Ferhâd ve teber-i Müslimî ile cemî‘i eşcârât-ı müsmirâtların kat‘ edüp vâdî-i Tîh-misâl bir hâmûn etdiler. Gûyâ ol zemînde hübût-ı Âdem'den berü bir âsâr-ı binâ yok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 68a ·
metinde göster ·
… de Rûm Kostanta'ya şâkir[d] olup zerger olmuş idi. Ba‘dehu anıniçün hilâfetinde
Sakkâ
çeşmesi kurbünde kuyumcular kârhânesin binâ etmişdir.
Ve bu cem‘iyyet-i kübrâya bizzât Âl-i Osmân pâdişâhı serâperde-i Süleymânîsin kurup geldükde on iki kîse kuyumcubaşıya hedâyâ vermek kânûn-ı Süleymân Hân'dır. Zîrâ Süleymân Hân âlem-i şehzâdeliğinde Tarabefzûn şehrinde Rûm Kostanta'ya şâkir[d] olup zerger olmuş idi. Ba‘dehu anıniçün hilâfetinde Sakkâ çeşmesi kurbünde kuyumcular kârhânesin binâ etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 145b ·
metinde göster ·
… tarafeynde olan ibâdullâhlara mataralar ve sumaklar ile mâ’-i tâhir bezl edüp "
Sakkâ
sebîlillâh, şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ ervâhlarıyçün sebîl" deyü feryâd ederler. …
Esnâf-ı sakkâyân-ı yeniçeriyân-ı dergâh-ı âlî: Cümle yüz altmış iki aded yeniçeri odalarının yedi yüz sakkâları vardır. Herbiri abraş gül-endâm-misâl küheylân atlarının üzerlerine telâtîn meşkleri ve telâtîn kovaları yükledüp atlarının yeleleri ve kuyrukları ve şikemleri Hasanî Hüseynî Kerbelâ kâtili ve Tuna geçidi kınalı atların sînelerinde ve kusgun ve paldımlarında gûnâ-gûn zîl ü bem çınkıraklar ve her atların başlarında beyâz ablak sorguclar ile tezyîn edüp sakkâlar siyâh çizme ve siyâh meşin dolamalarla ve serlerinde turna cığaları ile atların gûnâ-gûn çiçekler ile zeyn edüp piyâdeleri tarafeynde olan ibâdullâhlara mataralar ve sumaklar ile mâ’-i tâhir bezl edüp "Sakkâ sebîlillâh, şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ ervâhlarıyçün sebîl" deyü feryâd ederler. Zîrâ bu tâ’ife dahi ekmekciye yamakdır. Zîrâ ekmek susuz, ev tuzsuz olmaz. Bu sakkâların pîri Selmân-ı Kûfî'dir. Selmân-ı Pâris belin bağladı. Kabri Rey şehrindedir, yüz otuz yaşında âhirete nakl eyledi, cümle sakkâların silsilesi ana çıkar. Ammâ bu tâ’ifenin zâbitleri yeniçeri ocağında bölükbaşılardan bir çorbacı sakkâbaşıdır kim gedik sâhibidir, yoluyla gelüp kethudâyeri ve muhzır ağa olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 160a ·
metinde göster ·
çeşmesin binâ edüp önünde bir hevâdâr yerde bâğlı ve bâğçeli ve bir câmi‘, hamm …
Ba‘dehu Süleymân Hân pâdişâh oldukda kuyumcubaşılara iltifâten Sakkâ çeşmesin binâ edüp önünde bir hevâdâr yerde bâğlı ve bâğçeli ve bir câmi‘, hammâmlı ve müte‘addid kâ‘a ve hücreli bir tavîl dîvânhâne-misâl ortası yollu iki tarafı kuyumcu dezgâhlarında halîfeler işleyecek hücreler ile ârâste bir kârhâne edüp on bin sahan ve beş yüz kazgan ve tancere ve sâ’ir bakır âvânları vakf edüp hayrât-ı azîm etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 186a ·
metinde göster ·
… âb ve semmûr paçası ve semmûr kafâsı ve kâkûm ve ördek boğazı ve kuğu boğazı ve
sakkâ
kuşu boğazı ve tilki boğazı ve nâfesi ve çılkavası ve beyâz Maskov tilkisi ve z …
Bu kürkcü esnâfıyla tabakların bir acâyib ma‘rekeleri olup âhir pâdişâh ve a‘yân [u] eşrâf kürk geymeğe muhtâc olduğundan bu esnâf mukaddem gidüp başka mehterhâne ile ubûr etmek fermân olunup bunlar tahtırevânlar ve seyishâneler üzre dükkânların niçe yüz bin guruşluk semmûr ve şak ve zerdevâ ve sansâr ve zincâb ve semmûr paçası ve semmûr kafâsı ve kâkûm ve ördek boğazı ve kuğu boğazı ve sakkâ kuşu boğazı ve tilki boğazı ve nâfesi ve çılkavası ve beyâz Maskov tilkisi ve zakan ve kebûtî ve kuzu bağanası ve düşüt bağana kürkleriyle dükkânların zeyn ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 193a ·
metinde göster ·
… mâ hâlâ suları sarnıçlardır kim bârân-ı rahmetden cem‘ olur. Lâkin yine her bâr
sakkâ
bârgîrleriyle a‘yân-ı kibâr aşağı Tuna'dan taşıyup nûş ederler.
Ve derûn-ı hisârda yetmiş mikdârı şindire tahta örtülü evleri ve Süleymân Hân'ın bir küçük câmi‘i ve gılâl anbârları ve cebehâneleri ve yedi aded metîn kulleleri ve dendân-ı bedenleri vardır. Gayri hân ve hammâm ve çârsû-yı bâzârları yokdur, ammâ üstâd-ı kadîm bu iç kal‘anın Tuna cânibinde bir kaya-yı seng-i hârâyı oyup aşağı Tuna nehrine enecek bir su yolu etmiş vâcibü'l-iberdir, ammâ hâlâ suları sarnıçlardır kim bârân-ı rahmetden cem‘ olur. Lâkin yine her bâr sakkâ bârgîrleriyle a‘yân-ı kibâr aşağı Tuna'dan taşıyup nûş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28b ·
metinde göster ·
… a‘nî "Yûsuf Mısır'da satıldı" deyü feryâd eder bir hoş-âvâz kumrudur. Ve murg-ı
sakkâ
ve murg-ı filironya ve tayr-ı iskete ve murg-ı başdankara ve murg-ı ispinoz ve …
Ve sarıasma nâm murg-ı hoş-nevâ asılacak dahi dallara asılup karatavuk nâm murg-ı esved tuyûr-ı İshâk ile hasmâne müselsel savt-ı hazîn ile nağamâtlar ederler kim âdem ferah şâd olur. Ve kumru ve yûsufî (ve) kumru ve hakkıranı ve kumru-ı şâhid-i Yûsufî ya‘nî "Yûsuf Mısır'da satıldı" deyü feryâd eder bir hoş-âvâz kumrudur. Ve murg-ı sakkâ ve murg-ı filironya ve tayr-ı iskete ve murg-ı başdankara ve murg-ı ispinoz ve niçe bin bunun emsâli tuyûr-ı hoş-elhân bu cezîrenin bâğlarında gûyâlık edüp âşiyânlar edinmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y62a ·
metinde göster ·
… vvelâ yigirmi kapucubaşıya üçer yüz guruş ve beşer deve ve birer akkâm ve birer
sakkâ
ve birer meş‘alciyân verdi.
Evvelâ Siyâvuş Paşa merhûmun bürâder-i kihteri Vezîr Hüseyin Paşa hazretleri şâm eyâletine mutasarrıf olup cemî‘i huccâc-ı şâm'ı Ka‘be-i şerîfe götürüp getirmeğe me’mûr oldu. Zîrâ Arab aşkıyâsı her sene huccâc-ı müslimîni nehb ü gâret ve bu kadar gadr ü hasâret etdikleri der-i devlete mün‘akis olup şâm eyâleti sancakları ve erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı tîmârı ve bin beş yüz şâm yeniçeriyânı ve ağaları ile Hüseyin Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup şâm-ı Tarabulus'da Kara Mehemmed Paşa'dan kırk kîse ve Sayda paşası el-Hâcc İshâk Paşa'dan kırk kîseyi Hoca Bekir Ağa tahsîl edüp Hüseyin Paşa'ya teslîm etdükde paşa-yı mükerrem dahi tevâbi‘atına bezl edüp evvelâ yigirmi kapucubaşıya üçer yüz guruş ve beşer deve ve birer akkâm ve birer sakkâ ve birer meş‘alciyân verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y257b ·
metinde göster ·
… i ellişer guruş verildi. Ve otuz mehterân-ı çalıcıyâna P 108b beş kîse ve bin
sakkâ
ve üç yüz meş‘alciyân ve üç yüz akkâm ve bin katâr devenin bin sârbânına dahi b …
Ve yüz aded vacîbü'r-ri‘âyeye ellişer guruş ve yüz aded müteferrikaya kırkar guruş ve yüz deli ve yüz gönüllü ve yigirmi bayrak sekbân ve sarıca cümle iki bin levend atlıya yüzer guruş mahâfe-süvârlara ellişer guruş ve iki Tatar bayrağı iki yüz pür-silâh yığitlere dahi yüzer guruş ve elli sarrâcîn ve elli aşbâz ve elli çâşnigîr ve elli kilarciyân ve elli mehterân-ı hayme, bu esnâflara dahi ellişer guruş verildi. Ve otuz mehterân-ı çalıcıyâna P 108b beş kîse ve bin sakkâ ve üç yüz meş‘alciyân ve üç yüz akkâm ve bin katâr devenin bin sârbânına dahi bu cümle esnâfa onar kelbî guruş verildi. Ve yüz nefer iç ağalarına dahi yüzer guruş ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y257b ·
metinde göster ·
… în ve bir eşheb kısrak ve dörd mahâfe ve bir hayme ve bir mehter-i hayme ve bir
sakkâ
ve bir akkâm ve bir meş‘alci ve beş aded memlûküme onar guruş ve rûz-merre ikiş …
Ol gün hakîre iki yüz sikke-i hasene beş deve ve bir hecîn ve bir eşheb kısrak ve dörd mahâfe ve bir hayme ve bir mehter-i hayme ve bir sakkâ ve bir akkâm ve bir meş‘alci ve beş aded memlûküme onar guruş ve rûz-merre ikişer sofra ta‘âm ve üç aded esbime dörd alîk ve her sabâh tahte'l-kahve beşer fağfûrî ta‘âm-ı mâ-hazar ve birer şem‘-i asel ve sâ’ir me’kûlât [u] meşrûbâtımı ve cümle levâzımâtlarımı dahi ale't-tertîb görüp kendi otağının sâyesinde meks olunmağı fermân eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y257b ·
metinde göster ·
meşkınden cereyân eder. At ve katır ve develer dizlerine dek gark olup berk-i h …
Yine ol gün bir matar nâzil oldu kim sakkâ meşkınden cereyân eder. At ve katır ve develer dizlerine dek gark olup berk-i hazân gibi dir dir didrerler. Cümle ibâdullâh âlem-i hayretde kalup "Yâ Rabbî! Bu ne hâldir" deyü cümle halk telâşa vardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y260b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Bi’r-i Alî'de salât-ı mağribi edâ edüp nefîrler çalınup Bi’r-i Alî'den cümle tulumları doldurmak gerek, zîrâ ileri kubûr-ı şühedâ'da su yokdur. Andan meş‘aller çerâgân olup kıble cânibine tathîr olmuş yolların iki cânibinde Medîne kurâları içre ubûr ederek Bi’r-i Alî'den öte Mekke şerîfi hükmündedir. Gâyet emn [ü] emândır. Yagı ve bâgî ve dağî Urbân-ı uryân havfi yokdur. Ammâ ordu içindeki akkâm meş‘alciyân ve kavvâs ve sakkâ ve cemmâl haşerâtları hırsızlarından gâyet ihtirâz lâzımdır. Bi’r-i Alî'den cenûba yine taşlı ve bayırlı pâk yerlerdir. Anda o kadar havf olunmaz. Belki içre giderek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y305a ·
metinde göster ·
… tarafındaki Ka‘be'nin harem dîvârına muttasıldır. Karşu tarafındaki sokak aşırı
{Sakkâ
başı hânesi köşesinde} yeşil Y 316b direkdir ve kanâdîller ile bu amûdlar zey …
deyüp andan seğirde seğirde ol izdihâm-ı çârsû içre, Mîleyn-i Ahdareyn derler, tarîk-ı âmmın iki tarafında yeşil direkler olduğundan Mîleyn-i Ahdareyn derler. Yolun sol tarafındaki Ka‘be'nin harem dîvârına muttasıldır. Karşu tarafındaki sokak aşırı {Sakkâ başı hânesi köşesinde} yeşil Y 316b direkdir ve kanâdîller ile bu amûdlar zeyn olmuşdur. Safâ'dan bu mahalle gelince seğirde seğirde gelmek sünnetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y316a–Y316b ·
metinde göster ·
… an bîdâr olup ol sa‘b yeri mürûr ederler. Ve böyle sarp yerlerde cümle akkâm ve
sakkâ
ve meş‘alciyân deff [ü] kudümlerin çalarak elâ yansuru's-sultân deyüp el çarpar …
Ammâ deveciler görürler kim develer pek uyur, bir muhâlif sengistân sa‘b yere geldikde "îdek îdek" deyü cemellere hitâb ederler. Derhâl şütürler hâbdan bîdâr olup ol sa‘b yeri mürûr ederler. Ve böyle sarp yerlerde cümle akkâm ve sakkâ ve meş‘alciyân deff [ü] kudümlerin çalarak elâ yansuru's-sultân deyüp el çarparak gûnâ-gûn şakalar ederek her gece böyle azm-i râh ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y376b ·
metinde göster ·
… n eder harâmîsi yokdur. Ammâ huccâc içinde olan deveciler ve akkâm ve kavvâs ve
sakkâ
ve mehterân ve meş‘alciyân hırsızları derdinden bâhusûs bârekallâh (---)(---) …
Ve gece menzil yerine varmadan bir şeyden dahi havf ederler. Gerçi Mısır'ın yollarında celâlîsi ve cemâlîsi ve havf şebhûn eder harâmîsi yokdur. Ammâ huccâc içinde olan deveciler ve akkâm ve kavvâs ve sakkâ ve mehterân ve meş‘alciyân hırsızları derdinden bâhusûs bârekallâh (---)(---)(---) Ezlem askeri ile gelen neşşâl u nassâb [u] vettâh harâmîleri eyledir kim her gece develeri yüküyle ve üzerinde hâb-âlud âdemiyle deveyi katârından kesüp alarga çeküp askerden taşra çıkarup deve sâhibin uykudan uyarup uryân edüp deveyi Y 377a yüküyle yudar. Ekseriyyâ gece karanlıklarında niçe niçe hasâretler olup niçe vâveylâ feryâd u figân vâveylâlar yükler soyarlar ve tarakalar kopar. Mısır yolunda bu ev hırsızlarından gayri havf yokdur. Gâyet ihtirâz lâzımdır el-ıyâzü billâh. Anıniçün Mısırlı gece konağa varmazlar. (---)(---)(---) yup (---) namâzından sonra ba‘zı bu menzilde kuşluk vaktinde konarlar. Eğer ileride menzil ba‘îd ise vakt-i zuhurda nefîrler çalınup azm-i râh eder. Eğer menzil Q 153a karîb ise vakt-i asırda nefîr-i rıhletler çalınır çalınarak çalalar bu minvâl-i meşrûh üzre kat‘-ı menâzil ve tayy-i merâhil ederek Mısır'a dâhil olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y376b–Y377a ·
metinde göster ·
… i. Askerinin kesreti şundan mülâhaza oluna kim yigirmi P 175a bin eli nobutlu
sakkâ
ve yigirmi bin mehterân-ı hayme ve yigirmi bin sâyis ve yigirmi Y 48a bin eli …
Ertesi ale's-sabâh Sultân Gavrî yer götürmez askerle gelüp mukâbele-i âl-i Osmân'da meks eyleyüp yedi koldan çarhalar ve karavullar tertîb eyledi. Askerinin kesreti şundan mülâhaza oluna kim yigirmi P 175a bin eli nobutlu sakkâ ve yigirmi bin mehterân-ı hayme ve yigirmi bin sâyis ve yigirmi Y 48a bin eli nobutlu kavvâs fellâhîni var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y47b–Y48a ·
metinde göster ·
… l-hac Rıdvân Beğ'in dahi kırk bin devesi olduğu müsbetdir. Hâlâ yine Mısır içre
sakkâ
develerinden ve sakkâ hımârlarından geçilmez.
Bir kerre Circeli Alî Beğ'in kâmil kırk bin eşeği var imiş, yevmiyye onar paraya gılâl taşırmış, diyâr-ı Mısır'da meşhûr-ı âfâkdır. Ve Emîrü'l-hac Rıdvân Beğ'in dahi kırk bin devesi olduğu müsbetdir. Hâlâ yine Mısır içre sakkâ develerinden ve sakkâ hımârlarından geçilmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y64a ·
metinde göster ·
… hi kırk bin devesi olduğu müsbetdir. Hâlâ yine Mısır içre sakkâ develerinden ve
sakkâ
hımârlarından geçilmez.
Bir kerre Circeli Alî Beğ'in kâmil kırk bin eşeği var imiş, yevmiyye onar paraya gılâl taşırmış, diyâr-ı Mısır'da meşhûr-ı âfâkdır. Ve Emîrü'l-hac Rıdvân Beğ'in dahi kırk bin devesi olduğu müsbetdir. Hâlâ yine Mısır içre sakkâ develerinden ve sakkâ hımârlarından geçilmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y64a ·
metinde göster ·
… ndan iç ağaları sarrâcları. Andan sakkâbaşı yetmiş seksen neferâtları ile cümle
sakkâ
bârgîrlerin gûnâ-gûn şükûfeler ile zeyn edüp meşk ve delveleri dahi sebzegûn ya …
Andan iç ağaları sarrâcları. Andan sakkâbaşı yetmiş seksen neferâtları ile cümle sakkâ bârgîrlerin gûnâ-gûn şükûfeler ile zeyn edüp meşk ve delveleri dahi sebzegûn yapraklar ile tezyîn edüp ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y189b ·
metinde göster ·
{Ammâ aceb hikmetdir, Mısır a‘yânının niçe bin su develeri ve
sakkâ
bârgiri vardır. Bugünkü gün her kim devesin ve bârgirin hasîl-harc ağa ile bu k …
{Ammâ aceb hikmetdir, Mısır a‘yânının niçe bin su develeri ve sakkâ bârgiri vardır. Bugünkü gün her kim devesin ve bârgirin hasîl-harc ağa ile bu küplere su taşımağa göndermese cümlesi uyuz olup sâhibi hayrın görmez.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y208b ·
metinde göster ·
… bu yolu bir sâ‘atde açdurup ubûr etmişdir, hâlâ Hart-ı Vâlî derler, ol tarîkde
sakkâ
kırbaları ve tulumları ve matara ve cûzeler işleyen üstâdlar çârşûsudur.
Ve Hartu'l-vâlî: Sultân Kayıtbay Subaşı kapusu önünden geçmemek içün bu yolu bir sâ‘atde açdurup ubûr etmişdir, hâlâ Hart-ı Vâlî derler, ol tarîkde sakkâ kırbaları ve tulumları ve matara ve cûzeler işleyen üstâdlar çârşûsudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y277a ·
metinde göster ·
… gûnâ-gûn gelüp bu cebel üzre meks edüp mihmân olurlar. Ammâ laklak kuşundan ve
sakkâ
kuşundan ziyâde murglar yokdur. Ol cebel üzre ve deşt [ü] sahrâda bir kadem bas …
{Cebel-i Taylîmûn dahi derler} Ve acîb ü garîb vâcibü's-seyr bir temâşâgâh ibret-nümâ cebel-i azîmdir kim temdîhinde lisân kâsırdır. Her sene fasl-ı rebî‘de cânib-i Rûm'dan niçe kerre yüz bin tuyûr-ı gûnâ-gûn gelüp bu cebel üzre meks edüp mihmân olurlar. Ammâ laklak kuşundan ve sakkâ kuşundan ziyâde murglar yokdur. Ol cebel üzre ve deşt [ü] sahrâda bir kadem basacak arz-ı hâliye kalmaz. Ol gece cümle tuyûrlar eyle sayha ururlar kim istimâ‘ edenlerin zehresi çâk olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y369b ·
metinde göster ·